CHP Genel Başkan Yardımcısı Dinçer: "Cezaları artırmak, sorunun üstünü örtmektir"
CHP Genel Başkan Yardımcısı Dinçer: "Cezaları artırmak, sorunun üstünü örtmektir"
CHP Genel Başkan Yardımcısı Semra Dinçer, Meclis Adalet Komisyonu'nda kabul edilen Çocuk Koruma Kanunu teklifine ilişkin, "Bir çocuğu suça sürükleyen ana etkenleri görmezden gelip çareyi yalnızca hapis cezalarını artırmakta aramak, sorunun üstünü örtmektir" dedi.
Haber Giriş Tarihi: 24.07.2026 17:49
Haber Güncellenme Tarihi: 24.07.2026 18:13
Kaynak:
Haber Merkezi
https://haberdeger.com/
Ankara'da gündeme gelen gelişmeler doğrultusunda, CHP Genel Başkanyardımcısı ve Ankara Milletvekili Semra Dinçer, TBMM Adalet Komisyonu’nda oylanarak kabul edilen ve suça sürüklenen çocuklara yönelik yaptırımların sertleştirilmesini öngören Çocuk Koruma Kanunu teklifine dair kapsamlı bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Dinçer, suç olgusunu doğuran sosyolojik, toplumsal ve ekonomik temellerle mücadele edilmeden, yalnızca hapis cezalarının sürelerini uzatmanın hiçbir kalıcı çözüm üretmeyeceğini savunarak, ilgili yasal düzenlemenin hak odaklı çocuk adaleti anlayışına ağır bir darbe vurduğunu dile getirdi.
Zihniyet vurgusu yaptı
Meclis gündemine gelen teklifin 2. maddesiyle birlikte hayata geçirilen ceza indirimlerinin azaltılmasını ve hâkimlere sınırları belirsiz geniş takdir yetkilerinin tanınmasını eleştiren Dinçer, bu durumun çocuklara doğrudan yetişkin hukuku kurallarını dayatmak anlamına geldiğini belirtti. İnfaz rejiminde yapılan değişikliklere de parantez açan Dinçer, "Söz konusu düzenleme, çocuk adaletinin özünde yer alan onarıcı ve eğitici mantığı tamamen rafa kaldırarak, güvenlikçi ve cezalandırıcı bir zihniyeti merkeze oturtmaktadır. Çocukların iyileştirilip topluma yeniden kazandırılmasını sağlayan çocuk eğitimevleri yerine kapalı ceza infaz kurumlarının asıl seçenek haline getirilmesi kabul edilemez. Bu yaklaşım, suça sürüklenen çocukları topluma kazandırmayı değil, onları toplumdan soyutlayıp parmaklıklar arkasına hapsetmeyi hedefleyen tehlikeli bir anlayıştır" şeklinde konuştu.uyucu ve önleyici mekanizmaları inşa etmede
"Koruyucu ve önleyici mekanizmalar inşa edilmeli"
Hazırlanan yasal düzenlemenin çocuğun gelişimsel gereksinimlerini ve toplumsal hayata kazanımını tamamen göz ardı ederek yalnızca cezalandırma eksenli bir yaklaşım sergilediğini vurgulayan Semra Dinçer, konunun derinlemesine analiz edilmesi gerektiğini kaydetti. Dinçer değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: "Bir çocuğu suça sürükleyen ana etkenleri görmezden gelip çareyi yalnızca hapis cezalarını artırmakta aramak, sorunun üstünü örtmektir. Derinleşen yoksulluk, aile içi ihmal ve şiddet, eğitimden erken kopuşlar, yaygınlaşan uyuşturucu ağları ve sokaklara taşan mafya-şiddet kültürü engellenmeden adalet sağlanamaz. Koruyucu ve önleyici mekanizmaları inşa etmeden, sosyal hizmetleri güçlendirmeden atılan her adım çocuk koruma sistemini daha da geriye götürür."
Ebeveyn sorumluluğuna değindi
Kanun teklifinin içeriğinde yer alan, ebeveynlere yönelik cezai yaptırımların artırılması başlığına da tepki gösteren Dinçer, konunun eksik ele alındığını savundu. Teklifte ateşli silahların dikkatsizce saklanarak çocukların erişimine sunulması durumunda hapis cezası öngörülmesinin sorunun yalnızca bir yönünü oluşturduğunu belirten Dinçer, bireysel silahlanmanın sıkı bir şekilde denetlenmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti. Dinçer, eleştirilerini şu ifadelerle noktaladı: "Kuşkusuz bireysel silahlanmanın kısıtlanması ve denetimi hayati önem taşımaktadır; ancak suça sürüklenme riskini sadece ailelerin sırtına yükleyip cezaları katlamak, devletin kendi sosyal ve koruyucu sorumluluklarından kaçması anlamına gelir. Asıl yapılması gereken, bireysel silahlanmayı kökten engelleyecek iradeyi göstermek ve aileleri sosyal, ekonomik ve psikolojik yönden destekleyecek kamu mekanizmalarını eksiksiz işletmektir."
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Dinçer: "Cezaları artırmak, sorunun üstünü örtmektir"
CHP Genel Başkan Yardımcısı Semra Dinçer, Meclis Adalet Komisyonu'nda kabul edilen Çocuk Koruma Kanunu teklifine ilişkin, "Bir çocuğu suça sürükleyen ana etkenleri görmezden gelip çareyi yalnızca hapis cezalarını artırmakta aramak, sorunun üstünü örtmektir" dedi.
Ankara'da gündeme gelen gelişmeler doğrultusunda, CHP Genel Başkanyardımcısı ve Ankara Milletvekili Semra Dinçer, TBMM Adalet Komisyonu’nda oylanarak kabul edilen ve suça sürüklenen çocuklara yönelik yaptırımların sertleştirilmesini öngören Çocuk Koruma Kanunu teklifine dair kapsamlı bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Dinçer, suç olgusunu doğuran sosyolojik, toplumsal ve ekonomik temellerle mücadele edilmeden, yalnızca hapis cezalarının sürelerini uzatmanın hiçbir kalıcı çözüm üretmeyeceğini savunarak, ilgili yasal düzenlemenin hak odaklı çocuk adaleti anlayışına ağır bir darbe vurduğunu dile getirdi.
Zihniyet vurgusu yaptı
Meclis gündemine gelen teklifin 2. maddesiyle birlikte hayata geçirilen ceza indirimlerinin azaltılmasını ve hâkimlere sınırları belirsiz geniş takdir yetkilerinin tanınmasını eleştiren Dinçer, bu durumun çocuklara doğrudan yetişkin hukuku kurallarını dayatmak anlamına geldiğini belirtti. İnfaz rejiminde yapılan değişikliklere de parantez açan Dinçer, "Söz konusu düzenleme, çocuk adaletinin özünde yer alan onarıcı ve eğitici mantığı tamamen rafa kaldırarak, güvenlikçi ve cezalandırıcı bir zihniyeti merkeze oturtmaktadır. Çocukların iyileştirilip topluma yeniden kazandırılmasını sağlayan çocuk eğitimevleri yerine kapalı ceza infaz kurumlarının asıl seçenek haline getirilmesi kabul edilemez. Bu yaklaşım, suça sürüklenen çocukları topluma kazandırmayı değil, onları toplumdan soyutlayıp parmaklıklar arkasına hapsetmeyi hedefleyen tehlikeli bir anlayıştır" şeklinde konuştu.uyucu ve önleyici mekanizmaları inşa etmede
"Koruyucu ve önleyici mekanizmalar inşa edilmeli"
Hazırlanan yasal düzenlemenin çocuğun gelişimsel gereksinimlerini ve toplumsal hayata kazanımını tamamen göz ardı ederek yalnızca cezalandırma eksenli bir yaklaşım sergilediğini vurgulayan Semra Dinçer, konunun derinlemesine analiz edilmesi gerektiğini kaydetti. Dinçer değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: "Bir çocuğu suça sürükleyen ana etkenleri görmezden gelip çareyi yalnızca hapis cezalarını artırmakta aramak, sorunun üstünü örtmektir. Derinleşen yoksulluk, aile içi ihmal ve şiddet, eğitimden erken kopuşlar, yaygınlaşan uyuşturucu ağları ve sokaklara taşan mafya-şiddet kültürü engellenmeden adalet sağlanamaz. Koruyucu ve önleyici mekanizmaları inşa etmeden, sosyal hizmetleri güçlendirmeden atılan her adım çocuk koruma sistemini daha da geriye götürür."
Ebeveyn sorumluluğuna değindi
Kanun teklifinin içeriğinde yer alan, ebeveynlere yönelik cezai yaptırımların artırılması başlığına da tepki gösteren Dinçer, konunun eksik ele alındığını savundu. Teklifte ateşli silahların dikkatsizce saklanarak çocukların erişimine sunulması durumunda hapis cezası öngörülmesinin sorunun yalnızca bir yönünü oluşturduğunu belirten Dinçer, bireysel silahlanmanın sıkı bir şekilde denetlenmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti. Dinçer, eleştirilerini şu ifadelerle noktaladı: "Kuşkusuz bireysel silahlanmanın kısıtlanması ve denetimi hayati önem taşımaktadır; ancak suça sürüklenme riskini sadece ailelerin sırtına yükleyip cezaları katlamak, devletin kendi sosyal ve koruyucu sorumluluklarından kaçması anlamına gelir. Asıl yapılması gereken, bireysel silahlanmayı kökten engelleyecek iradeyi göstermek ve aileleri sosyal, ekonomik ve psikolojik yönden destekleyecek kamu mekanizmalarını eksiksiz işletmektir."
haberdeger.com
Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist
En Çok Okunan Haberler