1980 Travması: 12 Eylül’ün İlk İdam Ettiği Necdet Adalı Kimdir?
1980 Travması: 12 Eylül’ün İlk İdam Ettiği Necdet Adalı Kimdir?
12 Eylül 1980 askeri darbesi sonrasında rejimin idam ettiği ilk kişi olan Necdet Adalı’nın davası, Türkiye'nin yakın siyasi tarihinin en çok tartışılan ve hafızalara kazınan yargı süreçlerinden biri oldu.
Haber Giriş Tarihi: 12.09.2026 18:58
Haber Güncellenme Tarihi: 12.09.2026 19:17
Kaynak:
Haber Merkezi
https://haberdeger.com/
İsmetpaşa Kahvehane Baskını ve Tutuklanma
Ankara’nın Etimesgut ilçesinde doğan ve çocukluğu Altındağ Ziraat Mahallesi’nde geçen Necdet Adalı, dönemin yükselen anti-faşist mücadelesinde yer aldı. Adalı'nın adli süreci, 10 Temmuz 1977 tarihinde Ankara İsmetpaşa Mahallesi Uzunyol’daki Güneyli Kıraathanesi’nin taranması olayına dayandı. Gasp edilen bir taksiyle gerçekleştirilen ve TRT’de görevli Sıtkı Aydın ile Mehmet Ali Gözlem’in hayatını kaybettiği, Dursun Gümüş’ün yaralandığı bu saldırı sonrasında başlatılan soruşturma kapsamında Adalı, 8 Ağustos 1977’de Örnek Mahallesi’ndeki bir evde gözaltına alındı ve 12 Ağustos’ta tutuklandı.
Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 1 Numaralı Askerî Mahkemesi’nde otuz ayrı suçtan yargılanan Adalı, cezaevinde bulunduğu dönemde 2 Temmuz 1978'de gerçekleştirilen firar girişimine "nasıl olsa suçsuzluğunun anlaşılacağını" düşünerek katılmadı (bu firardan sadece Kemal Ergin kaçabildi). Daha sonra adli mahkûmlarla yaşanan bir çatışma sonrasında gardiyanlar tarafından darp edilerek Bitlis Cezaevine sürgün edilen Adalı, bir süre tek kişilik hücrede kaldıktan sonra Mamak Cezaevi’ne getirildi. Mamak’ta ranzaların değiştirilmesine karşı yapılan direnişte ve koğuş baskınlarında yer aldı.
Mahkeme Kararı ve Hakimin Şerhi
Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 1 Numaralı Askerî Mahkemesi, 2 Ekim 1979 tarihli kararında Necdet Adalı hakkında ölüm cezası (idam) verdi. Dava sürecinde mahkeme başkanı Albay Hamdi Sevinç'in Adalı'nın suçsuz olduğunu ileri sürmesine karşın mahkeme heyeti tarafından suçlu bulunduğu, karara şerh koyan Sevinç'in bu tutumu nedeniyle ceza alıp daha sonra ordudan istifa ettiği kaynaklarda belirtildi.
Ölüm cezası Askerî Yargıtay 2. Dairesi tarafından 16 Temmuz 1980’de onandı. Sıkıyönetim Komutanlığı dosyayı Başbakanlığa, oradan da Meclis'e gönderdi. Avukatları, Meclis kapalıyken konseyin karar almasının hukuksuz olduğunu belirterek Askerî Yargıtay Daireler Kurulu’nda yeniden inceleme talebinde bulunduysa da bu girişim sonuçsuz kaldı.
12 Eylül Sonrası ve Ulucanlar'daki İnfaz
12 Eylül 1980 darbesinin ardından Millî Güvenlik Konseyi (MGK) devreye girdi. Kenan Evren başkanlığında 6 Ekim 1980’de toplanan MGK, ölüm cezalarının infazına onay verdi. Karar 7 Ekim 1980 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı.
Necdet Adalı, 8 Ekim 1980 (kaynaklarda 7 Ekim ve 8 Ekim tarihleri geçmektedir) tarihinde sabaha karşı Ulucanlar Cezaevi’nde asılarak idam edildi. İnfaz sırasında cellatların urganı geçirmekte zorlandığı, Adalı'nın başını hafifçe oynatarak yardımcı olduğu ve kendi sandalyesine tekme vurduğu aktarıldı. Aynı gün ülkücü görüşlü Mustafa Pehlivanoğlu da idam edildi. Adalı, idamından önce ailesine yazdığı son mektubunda ezilen halklar adına verilen mücadelede yer almaktan gurur duyduğunu ve hiçbir pişmanlık duymadığını ifade etti. Adalı'nın mektubunda şu satırlar vardı:
"Sevgili anneciğim ve babacığım,
Sizleri ve ezilen halklar adına mücadeleyi, erken bırakmak zorunda kaldığım için üzgünüm ama bundan ve içinde bulunduğum durumdan dolayı hiçbir zaman pişmanlık duymadan ve şu kısa yaşamım içersinde hiçbir şahsi çıkar gözetmeden ezilen halklar adına verilen mücadelede yerimi almaya çalıştım ve bundan dolayı gurur duyuyorum.
Anneciğim ve babacığım; sizlere kısaca bahsettiğim gibi hiçbir pişmanlık duymuyorum.
Sizlerinde ezilen halklar uğruna verilen mücadelede katledilişimden dolayı üzülmemenizi ve bundan gurur duymanızı bekliyorum.
Ağabeylerime ve ablalarıma da yazmak isterdim; fakat buna olanak yok. Kendilerine çok selamlar. Burada satırlarıma son verirken, hürmetle ellerinizden öperim. Arkadaşlara selam.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
1980 Travması: 12 Eylül’ün İlk İdam Ettiği Necdet Adalı Kimdir?
12 Eylül 1980 askeri darbesi sonrasında rejimin idam ettiği ilk kişi olan Necdet Adalı’nın davası, Türkiye'nin yakın siyasi tarihinin en çok tartışılan ve hafızalara kazınan yargı süreçlerinden biri oldu.
İsmetpaşa Kahvehane Baskını ve Tutuklanma
Ankara’nın Etimesgut ilçesinde doğan ve çocukluğu Altındağ Ziraat Mahallesi’nde geçen Necdet Adalı, dönemin yükselen anti-faşist mücadelesinde yer aldı. Adalı'nın adli süreci, 10 Temmuz 1977 tarihinde Ankara İsmetpaşa Mahallesi Uzunyol’daki Güneyli Kıraathanesi’nin taranması olayına dayandı. Gasp edilen bir taksiyle gerçekleştirilen ve TRT’de görevli Sıtkı Aydın ile Mehmet Ali Gözlem’in hayatını kaybettiği, Dursun Gümüş’ün yaralandığı bu saldırı sonrasında başlatılan soruşturma kapsamında Adalı, 8 Ağustos 1977’de Örnek Mahallesi’ndeki bir evde gözaltına alındı ve 12 Ağustos’ta tutuklandı.
Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 1 Numaralı Askerî Mahkemesi’nde otuz ayrı suçtan yargılanan Adalı, cezaevinde bulunduğu dönemde 2 Temmuz 1978'de gerçekleştirilen firar girişimine "nasıl olsa suçsuzluğunun anlaşılacağını" düşünerek katılmadı (bu firardan sadece Kemal Ergin kaçabildi). Daha sonra adli mahkûmlarla yaşanan bir çatışma sonrasında gardiyanlar tarafından darp edilerek Bitlis Cezaevine sürgün edilen Adalı, bir süre tek kişilik hücrede kaldıktan sonra Mamak Cezaevi’ne getirildi. Mamak’ta ranzaların değiştirilmesine karşı yapılan direnişte ve koğuş baskınlarında yer aldı.
Mahkeme Kararı ve Hakimin Şerhi
Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 1 Numaralı Askerî Mahkemesi, 2 Ekim 1979 tarihli kararında Necdet Adalı hakkında ölüm cezası (idam) verdi. Dava sürecinde mahkeme başkanı Albay Hamdi Sevinç'in Adalı'nın suçsuz olduğunu ileri sürmesine karşın mahkeme heyeti tarafından suçlu bulunduğu, karara şerh koyan Sevinç'in bu tutumu nedeniyle ceza alıp daha sonra ordudan istifa ettiği kaynaklarda belirtildi.
Ölüm cezası Askerî Yargıtay 2. Dairesi tarafından 16 Temmuz 1980’de onandı. Sıkıyönetim Komutanlığı dosyayı Başbakanlığa, oradan da Meclis'e gönderdi. Avukatları, Meclis kapalıyken konseyin karar almasının hukuksuz olduğunu belirterek Askerî Yargıtay Daireler Kurulu’nda yeniden inceleme talebinde bulunduysa da bu girişim sonuçsuz kaldı.
12 Eylül Sonrası ve Ulucanlar'daki İnfaz
12 Eylül 1980 darbesinin ardından Millî Güvenlik Konseyi (MGK) devreye girdi. Kenan Evren başkanlığında 6 Ekim 1980’de toplanan MGK, ölüm cezalarının infazına onay verdi. Karar 7 Ekim 1980 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı.
Necdet Adalı, 8 Ekim 1980 (kaynaklarda 7 Ekim ve 8 Ekim tarihleri geçmektedir) tarihinde sabaha karşı Ulucanlar Cezaevi’nde asılarak idam edildi. İnfaz sırasında cellatların urganı geçirmekte zorlandığı, Adalı'nın başını hafifçe oynatarak yardımcı olduğu ve kendi sandalyesine tekme vurduğu aktarıldı. Aynı gün ülkücü görüşlü Mustafa Pehlivanoğlu da idam edildi. Adalı, idamından önce ailesine yazdığı son mektubunda ezilen halklar adına verilen mücadelede yer almaktan gurur duyduğunu ve hiçbir pişmanlık duymadığını ifade etti. Adalı'nın mektubunda şu satırlar vardı:
"Sevgili anneciğim ve babacığım,
Sizleri ve ezilen halklar adına mücadeleyi, erken bırakmak zorunda kaldığım için üzgünüm ama bundan ve içinde bulunduğum durumdan dolayı hiçbir zaman pişmanlık duymadan ve şu kısa yaşamım içersinde hiçbir şahsi çıkar gözetmeden ezilen halklar adına verilen mücadelede yerimi almaya çalıştım ve bundan dolayı gurur duyuyorum.
Anneciğim ve babacığım; sizlere kısaca bahsettiğim gibi hiçbir pişmanlık duymuyorum.
Sizlerinde ezilen halklar uğruna verilen mücadelede katledilişimden dolayı üzülmemenizi ve bundan gurur duymanızı bekliyorum.
Ağabeylerime ve ablalarıma da yazmak isterdim; fakat buna olanak yok. Kendilerine çok selamlar. Burada satırlarıma son verirken, hürmetle ellerinizden öperim. Arkadaşlara selam.
Hoşça kalın.
Necdet ADALI"
En Çok Okunan Haberler