SON DAKİKA

#Hırsızlık

HABER DEĞER - Hırsızlık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hırsızlık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Konut satışında yeni dönem başlıyor: Nakit devri tarihe karışıyor Haber

Konut satışında yeni dönem başlıyor: Nakit devri tarihe karışıyor

Konut ve arsa satışlarında uzun süredir tartışma konusu olan nakit ödeme, elden para teslimi ve kayıt dışı işlemler için kritik bir adım atılıyor. Ticaret Bakanlığı, alıcı ve satıcıyı aynı anda güvence altına almayı hedefleyen Güvenli Ödeme Sistemi’nin taşınmaz satışlarında da zorunlu olacağını açıkladı. Yeni düzenlemenin 1 Mayıs 2026 itibarıyla yürürlüğe girmesi planlanıyor. Ödeme ile tapu devri eş zamanlı olacak Yeni düzenlemeyle birlikte taşınmaz satışlarında ödeme; nakit, havale veya elektronik fon transferi yoluyla yapılsa dahi, bedelin tapu devriyle aynı anda ve sistem üzerinden aktarılması gerekecek. Böylece tapu devri gerçekleşmeden para satıcının hesabına geçmeyecek, para aktarılmadan da mülkiyet devri tamamlanamayacak. Dolandırıcılık ve kayıt dışı hedefte Ticaret Bakanlığı, mevcut uygulamalarda tarafların yüksek miktarda nakit taşımasının; dolandırıcılık, sahtecilik, hırsızlık ve kayıt dışı ekonomi risklerini artırdığına dikkat çekti. Güvenli Ödeme Sistemi ile bu risklerin minimize edilmesi, taraflar arasında yaşanan anlaşmazlıkların da önüne geçilmesi amaçlanıyor. Araç satışlarında uygulanıyordu, şimdi konutta zorunlu Halihazırda ikinci el araç satışlarında kullanılan sistem, ödeme güvenliği açısından etkili bulunmuştu. Bakanlık, aynı modelin konut ve arsa satışlarında da uygulanmasıyla gayrimenkul piyasasında şeffaflığın artırılmasını hedefliyor. Yönetmelik taslağı görüşe açıldı Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelik’te yapılacak değişikliğe ilişkin taslak metin; ilgili kamu kurumları, meslek örgütleri ve sektör temsilcilerinin görüşüne sunuldu. Gelen değerlendirmeler doğrultusunda düzenlemeye son şeklinin verilmesi ve belirlenen tarihte yürürlüğe girmesi planlanıyor.

Kırmızı bültenle ve ulusal seviyede aranan 40 suçlu Türkiye’ye getirildi Haber

Kırmızı bültenle ve ulusal seviyede aranan 40 suçlu Türkiye’ye getirildi

İçişleri Bakanlığı koordinesinde yürütülen uluslararası operasyonlar kapsamında, kırmızı bültenle ve ulusal seviyede aranan toplam 40 suçlu Türkiye’ye getirildi. Gürcistan başta olmak üzere Almanya, Bulgaristan, ABD, Hırvatistan, İsviçre, Karadağ, Rusya ve Yunanistan’da yakalanan şüpheliler, adli süreçlerin tamamlanmasının ardından ülkeye iade edildi. Gürcistan başta olmak üzere 9 ülkeden iade Yetkililerden edinilen bilgilere göre, iade edilen şüphelilerin 27’si Gürcistan’dan, 4’ü Almanya’dan, 3’ü Bulgaristan’dan, diğerleri ise ABD, Hırvatistan, İsviçre, Karadağ, Rusya ve Yunanistan’dan getirildi. Operasyonlar, Interpol ve Europol iş birliğiyle eş zamanlı olarak yürütüldü. 20 kişi kırmızı bültenle aranıyordu İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, iade edilen 40 şüpheliden 20’sinin kırmızı bültenle arandığını belirtti. Bu kişiler arasında kasten öldürme, suç örgütüne üye olma, uyuşturucu madde ticareti, cinsel istismar, yağma ve resmi belgede sahtecilik gibi suçlardan aranan isimlerin yer aldığı bildirildi. 20 şüpheli ulusal seviyede aranıyordu Ulusal seviyede aranan 20 şüphelinin ise terör örgütü propagandası, bilişim yoluyla dolandırıcılık, hırsızlık, ruhsatsız silah bulundurma, zimmet ve malvarlığı değerlerinin gayrimeşru kaynağını gizleme gibi suçlardan arandığı açıklandı. Bu kişilerin büyük bölümünün Gürcistan’da yakalandığı bildirildi. Emniyet birimlerine tebrik Bakan Yerlikaya, operasyonlarda görev alan Emniyet Genel Müdürlüğü Interpol-Europol Daire Başkanlığı, Adalet Bakanlığı yetkilileri ile istihbarat, KOM, narkotik, asayiş, siber suçlar ve terörle mücadele birimlerini tebrik etti. Uluslararası iş birliğiyle gerçekleştirilen bu iadelerle birlikte, ağır suçlardan aranan 40 kişinin daha Türkiye’de yargı önüne çıkarılması sağlandı. Yetkililer, benzer operasyonların kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı.

Humus’ta mezhep fitili ateşlendi: Alevi genç başından vurulmuş halde bulundu! Haber

Humus’ta mezhep fitili ateşlendi: Alevi genç başından vurulmuş halde bulundu!

Sipariş götürdüğü sırada infaz edildi Bölgedeki yerel kaynaklardan ve Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’nden (SOHR) edinilen bilgilere göre, El-Zehra Mahallesi sakinlerinden olan genç kurye, dün öğle saatlerinde El-Hemaydiye semtine sipariş götürmek üzere yola çıktı. Kendisinden uzun süre haber alınamaması üzerine başlatılan aramalar acı bir sonla bitti ve gencin cansız bedeni ulusal hastaneye kaldırıldı. Bu cinayet, bölgede Alevi yurttaşlara yönelik artan şiddet dalgasının son halkası olarak kayıtlara geçti. Kanla yazılan sloganlar kenti karıştırdı Olayların fitili, 23 Kasım günü Zeydel kasabasında bir çiftin evlerinde vahşice öldürülmesiyle ateşlenmişti. Cinayetin işlendiği duvara kurbanların kanıyla mezhepçi sloganlar yazılması üzerine, çiftin mensup olduğu aşiret üyeleri sokağa dökülmüş, Alevi yurttaşların yoğunlukla yaşadığı mahallelere baskınlar düzenlemişti. Saldırılarda çok sayıda ev, araç ve iş yeri ateşe verilirken, yetkililer kent genelinde sokağa çıkma yasağı ilan etmek zorunda kalmış ve okullar tatil edilmişti. Katil uyuşturucu bağımlısı yeğen çıktı Bölgeyi kontrol eden HTŞ yönetimine bağlı içişleri birimleri, olayın siyasi veya mezhepsel bir boyutu olmadığını, cinayetin adli bir vaka olduğunu savundu. Yapılan açıklamada, çiftin uyuşturucu bağımlısı olan yeğeninin hırsızlık amacıyla cinayeti işlediği ve soruşturmayı saptırmak, olayı bir mezhep çatışması gibi göstermek için duvara o sloganları yazdığını itiraf ettiği belirtildi. Kundaklama ve kışkırtıcılıkla suçlanan yüz yirmi kişinin gözaltına alındığı bildirilirken, Benu Halit aşireti de olayların mezhep savaşına dönüştürülmesini reddettiklerini duyurdu. Lazkiye’de de korku ve endişe hakim Humus’ta yaşanan bu kaosun yankıları Alevi nüfusun yoğun olduğu Lazkiye’ye de sıçradı. Bölgede güvenlik zafiyeti yaşandığını belirten yerel kaynaklar, Janata bölgesinde bir kadının plakasız ve camları karartılmış bir araçla kaçırılmak istendiğini, olayın köylülerin müdahalesiyle son anda önlendiğini aktardı. Halk, geçmiş aylarda da benzer vakaların yaşandığına dikkat çekerek güvenlik önlemlerinin artırılmasını talep ediyor.

Beyoğlu’ndaki taciz davasında şok karar! Haber

Beyoğlu’ndaki taciz davasında şok karar!

İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında, tutuklu sanıklar Ömer K. ve Semir T. hakim karşısına çıktı. Savcılık mütalaasında 30 yıla kadar hapisleri istenen sanıklar hakkında hükmünü açıklayan mahkeme heyeti, suçun sabit olduğunu belirterek cezai işlem uyguladı ancak sanıkların cezaevinden çıkmalarının önünü açan bir karara imza attı. Hapis cezasına rağmen serbest kaldılar Mahkeme heyeti, sanık Semir T.’yi "birden fazla kişiyle birlikte cinsel saldırı" suçundan, daha önceki suç kayıtlarını da dikkate alarak 9 yıl hapis cezasına çarptırdı. Diğer sanık Ömer K. ise aynı suçtan 7 yıl 6 ay hapis cezası aldı. Ancak mahkeme, sanıkların tutuklu geçirdikleri süreyi dikkate alarak her iki ismin de tahliyesine hükmetti. Bu karar, sanıkların suçlu bulunmalarına rağmen serbest kalmaları anlamına geldiği için tepkiyle karşılandı. Hürriyeti tahdit suçundan beraat kararı Kararın dikkat çeken bir diğer yönü ise sanıkların "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlamasından beraat etmesi oldu. Mahkeme, mağdur yurttaşın hareket özgürlüğünün kısıtlanmasının cinsel saldırı suçunun doğal bir unsuru olduğunu ve eylemin ayrıca bir hürriyeti kısıtlama suçu oluşturmadığını savundu. Bu hukuki yorumla birlikte sanıklar, iddianamede yer alan bu suçlamadan aklanmış oldu. Tepkiler üzerine tutuklanmışlardı Olayın geçmişi, yargı sürecindeki çalkantıları gözler önüne seriyor. Saldırganlar, olayın hemen ardından mağdurun ilk etapta şikayetçi olmaması gerekçesiyle serbest bırakılmıştı. Ancak güvenlik kamerası görüntülerinin sosyal medyada yayılması ve Türkiye halkının gösterdiği büyük tepki üzerine 25 Eylül tarihinde yeniden gözaltına alınarak tutuklanmışlardı. Suç dosyaları kabarık olan ve hırsızlık, gasp, yaralama gibi suçlardan kayıtları bulunan sanıklar, aylar sonra gelen tahliye kararıyla yeniden sokağa dönmüş oldu.

Mardin’de bir aile nasıl yok oldu? “Yasak Aşk” iddiası dosyanın yönünü değiştirdi Haber

Mardin’de bir aile nasıl yok oldu? “Yasak Aşk” iddiası dosyanın yönünü değiştirdi

Üç canın alındığı evde yeni iddia soruşturmayı derinleştirdi. Mardin’in Kızıltepe ilçesinde aynı evde anne, baba ve 5 yaşındaki çocuklarının başlarından silahla vurulmuş halde bulunmasının ardından yürütülen soruşturmada “yasak ilişki” iddiası gündeme geldi. Emniyet birimlerinin kurduğu özel ekip, olay yerindeki bulgular ve tanık ifadeleri doğrultusunda dosyayı çok yönlü ele alıyor. Komşunun ifadesi dosyaya girdi, iki kişi tutuklandı. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan komşu M.C., ifadesinde, ailenin babasının başka bir kadınla ilişkisi olduğunu, bu nedenle eşler arasında tartışma çıktığını ve olayların bu tartışmanın ardından gerçekleştiğini öne sürdü. M.C., ayrıca olayda kullanılan silahı kendisinin temin ettiğini ve daha sonra kanalizasyona attığını iddia etti. Delil karartma şüphesiyle tutuklanan M.C.’ye yardım ettiği belirlenen V.E. de çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Böylece dosyadaki tutuklu sayısı ikiye çıktı. Kriminal raporlar dikkat çekti: Baba ve çocuğun elinde barut izi. Soruşturmanın teknik ayağında Diyarbakır Kriminal’de yapılan el svaplarında, aile fertlerinden babanın ve 5 yaşındaki çocuğun ellerinde barut izine rastlandığı öğrenildi. Bu bulgu, olayın oluş biçimine dair farklı senaryoların birlikte değerlendirilmesine yol açtı. Emniyet, raporların adli süreçte delil değerinin, olayın zaman çizelgesi ve kamera kayıtlarıyla birlikte incelendiğini vurguluyor. Evde zorlanma yok, silah kayıp: İlk tespitler çelişkileri artırdı. Olay yerine giren ekiplerin ilk incelemelerinde, kapıda zorlama izine rastlanmadığı ve evde yalnızca iki boş kovan bulunduğu kaydedildi. Olay silahının bulunamaması, hem “delil karartma” iddiasını hem de olayın üçüncü kişilerce yönlendirilmiş olabileceği ihtimalini güçlendiren unsurlar arasında yer aldı. Aile yakınları “para ve altınlar kayıp” diyor, cinayet ihtimali masada. Ailenin yakınları, evde bulunan para ve altınların kayıp olduğunu belirterek olayın yalnızca aile içi bir şiddet vakası olmayabileceğini savundu. İddialara göre, kaybolan değerli eşyalar dosyayı “hırsızlık amaçlı cinayet” ihtimali yönünde de genişletti. Emniyet, envanter çalışmasının sürdüğünü ve iddiaların araştırıldığını bildirdi. Avukatlardan çağrı: Spekülasyondan kaçınılsın, gerçekler yargıda açığa çıkacak. Ailenin avukatları, kamuoyuna yaptıkları açıklamada, dosyayla ilgili farklı mecralarda dolaşan spekülatif bilgilerin sürece zarar verebileceğini belirterek, hem ölenler hem de aile yakınları için hassasiyet çağrısı yaptı. Avukatlar, tutuklamaların yalnızca “delil karartma” değil, “öldürme” şüphesi kapsamında da değerlendirildiğini ifade etti. Soruşturma sürüyor, yanıt bekleyen sorular çok. Olayın kesin oluş şekli, silahın bulunup bulunamayacağı, kayıp değerlerin akıbeti ve tanık ifadelerinin kamera kayıtlarıyla örtüşüp örtüşmediği; önümüzdeki günlerde adli bilirkişi raporlarıyla netleşecek. Emniyet birimleri, dosyanın bütün ihtimallerle ele alındığını vurgulayarak, kamuoyunun gelişmelerden bilgilendirileceğini duyurdu.

Louvre Müzesi’nde 7 dakikalık şok soygun!  Haber

Louvre Müzesi’nde 7 dakikalık şok soygun! 

Güpegündüz merdiven dayayıp içeri girdiler Sabah saat 09.30 sularında gerçekleşen olayda, kimliği henüz tespit edilemeyen dört kişi, Seine Nehri kıyısına park ettikleri araçtan merdiven dayayarak Apollon Galerisi’ne tırmandı. Üzerlerinde Louvre personelini andıran gri üniformalar bulunan hırsızlar, elektrikli kesici aletlerle vitrinleri kırarak mücevherleri aldı. Alarmın çalmasıyla birlikte motosikletlere atlayarak izlerini kaybettirdiler. Fransa İçişleri Bakanı Laurent Nunez, olayın “önceden keşif yapılmış profesyonel bir ekip işi” olduğunu açıkladı. Çalınanlar arasında Napolyon’un hediyesi de var Soygunla birlikte ortadan kaybolan eserler arasında Fransız Kraliyet Ailesi’ne ait paha biçilemez parçalar yer alıyor. Müze kayıtlarına göre çalınan mücevherler arasında şunlar bulunuyor: Regent Elması – 60 milyon dolar değerinde Kraliçe Marie-Amélie ve Kraliçe Hortense’ye ait taç ve küpeler Napolyon’un eşi Marie-Louise’e düğün hediyesi olarak verdiği zümrüt kolye ve küpeler İmparatoriçe Eugénie’nin elmas broşu, kemer tokası ve tacı 19. yüzyıl başlarına ait safir mücevher seti Paha biçilemez taç yolda bulundu İmparatoriçe Eugénie’ye ait, 1.354 elmas ve 56 zümrütle süslenmiş tacın bir bölümü Paris sokaklarında kırık halde bulundu. Müze yetkilileri, tacın parçalanmış olmasına rağmen “geri kalan mücevherlerin büyük kısmının kayıp olduğunu” açıkladı. “Fransa’nın kültürel mirasına saldırı” Fransa Kültür Bakanlığı yetkilileri olayı “kültürel bir felaket” olarak nitelendirdi. Müze yönetimi, soruşturma tamamlanana kadar Apollon Galerisi’ni ziyarete kapattı. Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron yaptığı açıklamada, “Bu olay tarihimize ve kimliğimize yapılmış bir saldırıdır. Failler mutlaka adalete teslim edilecek.” ifadelerini kullandı. Aşırı sağcı lider Jordan Bardella ise “Louvre kültürümüzün kalbidir, bu hırsızlık Fransa için dayanılmaz bir utançtır” diyerek hükümete tepki gösterdi. Louvre tarihinin en büyük ikinci hırsızlığı Bu olay, 1911’de ünlü “Mona Lisa” tablosunun çalınmasından sonra Louvre tarihine geçen en büyük ikinci soygun olarak kayıtlara geçti. O dönemde tabloyu müze çalışanı kılığındaki Vincenzo Peruggia çalmış, eser iki yıl sonra bulunmuştu. 7 dakikada tarihe geçen soygun Polis kaynakları, Louvre’un güvenlik kameralarından elde edilen ilk görüntülerde hırsızların son derece planlı hareket ettiklerini belirtti. Ekip, müze girişini sadece 7 dakika içinde aşarak toplamda yaklaşık 100 milyon dolar değerinde tarihi mücevheri çaldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.