SON DAKİKA

#İngiltere

HABER DEĞER - İngiltere haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İngiltere haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İstanbul’da kritik diplomasi trafiği: R4+E3 Zirvesi Dışişleri Bakanları toplantısı gerçekleşti Haber

İstanbul’da kritik diplomasi trafiği: R4+E3 Zirvesi Dışişleri Bakanları toplantısı gerçekleşti

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın ev sahipliğinde İstanbul’da kritik bir diplomasi zirvesi gerçekleştirildi. Türkiye, Mısır, Pakistan ve Suudi Arabistan’ın yer aldığı R4 formatındaki görüşmelere; E3 ülkeleri (İngiltere, Almanya, Fransa) ile İtalya Dışişleri Bakanları da katılım sağladı. Zirvenin ardından açıklamalarda bulunan Bakan Fidan, toplantının son ayların en kritik diplomatik temaslarından biri olduğuna dikkat çekti. "Masadaki bütün ülkeler daha fazla savaş istemiyor" Zirvede ele alınan temel konulara ve küresel güvenlik krizlerine değinen Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, katılımcı tüm aktörlerin diplomasi masasında buluştuğunu belirterek şu değerlendirmelerde bulundu: "Bütün konuları masaya yatırdık. Masadaki bütün ülkeler daha fazla savaş istemiyor. Ateşkese taraftarlar. Bütün ülkeler diplomasinin tek yol olduğuna inanıyor. Bu toplantı son aylardaki en önemli diplomatik olaylardan biriydi." Bölgesel gerilimin tırmanması ihtimaline ve Hürmüz Boğazı'ndaki son duruma ilişkin mesajlar veren Fidan, askeri müdahalelerin çözüm getirmeyeceğini vurgulayarak açıklamasını şöyle sürdürdü: "Savaşın yayılmasına müsaade etmeden neler yapılabileceğini konuştuk. Hürmüz Boğazı'nın bir an önce açılması ve piyasaların düzelmesi lazım. Ancak İran'a saldırıyı hiçbir ülke onaylamıyor. Diplomatik yollarla çözülmesi gerekiyor." Bölgesel mekanizmalar ve ukrayna tahılı masada Türkiye’nin öncülük ettiği bölgesel sahiplenme modellerinin önemine değinen Bakan Fidan, bu formatların kendi coğrafyalarındaki krizlerin çözümünde kilit rol oynadığını belirtti. R4 ve E3 gruplarının bir araya gelerek sorunlara ortak ve toplu çözümler aradığını kaydeden Fidan, Ukrayna tahılının dünya pazarlarına güvenle ulaştırılmasına yönelik somut önerilerin de toplantıda kapsamlı biçimde müzakere edildiğini aktardı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Filistin'e destek veren İrlandalı yazarın kitapları satıştan çekildi Haber

Filistin'e destek veren İrlandalı yazarın kitapları satıştan çekildi

Dünyaca ünlü İrlandalı yazar Sally Rooney, İngiltere'nin Filistin eylemliliklerine yönelik baskı ve yasaklama kararlarına karşı radikal bir tutum sergiledi. The Guardian gazetesinin haberine göre Rooney, Temmuz 2025'te İngiltere yönetimi tarafından terör örgütü listesine dahil edilen Filistin yanlısı "Palestine Action" grubuna verdiği kamuoyu desteğinin ardından İngiliz terör mevzuatının hedefi oldu. "Sözleşmelerin ifası suç sayılıyor" Grubun yasaklanmasının ardından Ağustos 2025'te bir kaleme aldığı görüş yazısıyla desteğini kararlılıkla sürdüreceğini beyan eden Rooney, İngiltere'deki katı yasal yaptırımlar nedeniyle yayıneviyle ortak karar aldıklarını açıkladı. Rooney konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı: "Eserlerimin İngiltere'de yayımlanmasına yönelik sözleşmelerin yerine getirilmesi artık ciddi suç teşkil edebilir. Bu nedenle yayınevim Faber ile birlikte eserlerimin bu ülkede artık satışa sunulmaması kararına tam onay verdim." "Telif gelirlerinin aktarılamaması kabul edilemez" Rooney’nin İngiltere ve İrlanda yayın haklarını elinde bulunduran Faber Yayınevi, İngiliz hükümetinin terörün finansmanı mevzuatı gerekçesiyle yazarın hak ettiği satış gelirlerinin kendisine iletilmesini engellediğini bildirdi. Londra yönetiminin yaptırım politikasına tepki gösteren yayınevi açıklamasında şu değerlendirmede bulundu: "Bir yazarın eserlerini satıp kazancını kendisine yasal yollarla aktaramamak, bir yayınevi açısından kabul edilemez bir durumdur." Yayınevi, yazarın tam onayı doğrultusunda Rooney'nin kitaplarının İngiltere pazarında basılı, dijital veya sesli hiçbir formatta satışa sunulmayacağını, ancak uluslararası alandaki yayın faaliyetlerinin kararlılıkla sürdürüleceğini kaydetti. İngiliz kurumlarına siyasi meydan okuma Geçtiğimiz yıl iki ünlü romanının İngiliz yayın kuruluşu BBC'de yayınlanan dizi uyarlamalarından elde ettiği telif gelirlerini "Palestine Action" grubuna aktaracağını duyuran İrlandalı yazar, İngiltere'nin baskıcı tutumuna meydan okuyarak şu ifadeleri kaydetmişti: "Eğer İngiltere devleti bunu terörizm olarak görüyorsa, belki de faaliyetlerimi finanse eden WH Smith ve BBC gibi dev kuruluşları da incelemeli." Öte yandan, İngiltere topraklarına girmesi halinde gözaltına alınma riskiyle karşı karşıya kalan başarılı yazarın, Londra'da düzenlenecek prestijli bir ödül törenine yapmayı planladığı katılımı da tamamen iptal ettiği belirtildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İngiltere'de Brexit karşıtı rapor kulisleri hareketlendirdi: AB'ye dönüş mümkün mü? Haber

İngiltere'de Brexit karşıtı rapor kulisleri hareketlendirdi: AB'ye dönüş mümkün mü?

İngiltere'nin AB'den ayrılışı (Brexit) sonrası yaşanan ekonomik ve siyasi çalkantılar tartışılmaya devam ederken, Londra-Brüksel hattında dikkati çeken bir rapor yayımlandı. Best for Britain grubu tarafından hazırlanan çalışma, gerekli reformlar ve siyasi kararlılık sağlandığı takdirde İngiltere'nin tek bir parlamento dönemi içinde AB masasına geri dönebileceğini öne sürdü. Finlandiya emsali ve Başbakan Burnham'ın yeşil ışığı Eski İngiltere Ticaret Bakanlığı yetkilisi Oliver Nicholls liderliğinde hazırlanan raporda, 1990'ların ortasında üç yıldan kısa bir sürede AB'ye katılan Finlandiya örneği hatılatıldı. Yasal mevzuat uyumunun halihazırda yüksek olduğu durumlarda sürecin hızla tamamlanabileceği vurgulandı. Süreçteki en kritik adımlardan biri olarak Başbakan Andy Burnham’ın açıklamaları gösterildi. Geçtiğimiz ay İşçi Partisi kongresinde konuşan Burnham, İngiltere'yi bloka yakınlaştıracak seçenekleri değerlendireceklerini ve AB'ye yeniden katılım konusunun bir sonraki seçim beyannamesine dahil edilebileceğini işaret etmişti. Bu sinyal, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve İspanya Başbakanı Pedro Sanchez gibi önde gelen AB liderleri tarafından da olumlu karşılanmıştı. Kamuoyu desteği yüzde 61 ile rekor seviyede Anket uzmanı Prof. Sir John Curtice’in verilerine yer verilen raporda, İngiltere halkının AB'ye yeniden katılma desteğinin yüzde 61 ile Brexit referandumundan bu yana en yüksek seviyeye çıktığı kaydedildi. Avrupa Parlamentosu Üyesi Sandro Gozi ve eski Avrupa Komisyonu yetkilisi Sir Jonathan Faull da rapora destek vererek, İngiltere'nin onlarca yıllık üyelik geçmişi nedeniyle müfreatat bakımından eşsiz bir konumda olduğunu ve siyasi kararlılıkla bu takvimin yakalanabileceğini belirttiler. Yeniden katılım sürecinde gündeme gelen Euro para birimine geçiş ve pasaportsuz seyahat alanı Schengen'e dahil olma şartlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan rapor, İsveç ve Danimarka örneklerine dikkat çekti. Bu ülkelerin Euro alanına dahil olmadan üyeliklerini sürdürdüklerini hatırlatan uzmanlar, müzakereler yoluyla olası hukuki ve siyasi engellerin aşılabileceğini ifade etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

MİT'ten tarihi arşiv hamlesi: İnönü-Churchill görüşmesine dair 1943 tarihli belge yayımlandı Haber

MİT'ten tarihi arşiv hamlesi: İnönü-Churchill görüşmesine dair 1943 tarihli belge yayımlandı

Milli İstihbarat Teşkilatı'nın resmi internet sitesinde yer alan "Özel Koleksiyon" başlığı altındaki "Belgeler" bölümüne yeni bir tarihi kayıt eklendi. Teşkilat arşivinden çıkarılan ve 8 Şubat 1943 tarihini taşıyan belge, İkinci Dünya Savaşı'nın en sıcak döneminde Ankara'nın yürüttüğü hassas diplomasiye ve bu diplomasinin dış mihraklar tarafından nasıl izlendiğine ışık tutuyor. Alman Konsolosunun telaşı ve Berlin'den gelen şifre Milli Emniyet Hizmeti Riyaseti İzmir Merkez Amirliğince hazırlanan ve "İzmir Yuvası" kaynak kodlu belgede, Churchill’in Adana ziyaretinin ardından Alman konsolosluğunda yaşanan hareketlilik gözler önüne seriliyor. Raporun detaylarına göre, İngiltere Başbakanı'nın Türkiye ziyaretinin ilk günlerinde Alman konsolosunun büyük bir telaş gösterdiği, ancak kısa süre sonra sefarethaneden gelen şifreli bir mesajla tutum değiştirdiği aktarılıyor. Belgede, Alman konsolosunun 4 Şubat 1943 tarihindeki ifadelerine şu şekilde yer veriliyor: "Şimdi sefarethaneden bir şifre aldım. Bu şifrede Türk hükümetinin Alman dostluğundan ayrılmayacağına dair Von Papen'e kat'i teminat verdiği bildiriliyor. Bundan başka dostlarınız sizden bu mülakat hakkında biz Almanların ne düşündüğünü soracak olurlarsa Almanya'nın bu mülakatı büyük bir soğukkanlılıkla karşıladığını söyleyiniz. Saygılarımla arz eylerim." 12 Şubat damgalı arşiv kaydı Üzerinde "Churchill ziyareti ve Alman konsolosu" konu başlığı bulunan ve 12 Şubat 1943 tarihli kayıt damgasını taşıyan belge, dönemin istihbarat birimlerinin uluslararası temasları ve yabancı misyonların reflekslerini nasıl anbean takip ettiğini ortaya koyuyor. Tarihe "Adana Mülakatı" olarak geçen ve İsmet İnönü ile Winston Churchill'in 30-31 Ocak 1943'te Yenice İstasyonu'nda gerçekleştirdiği bu gizli buluşma, Türkiye'nin savaş dışı kalma mücadelesi ve tarafsızlık politikasının en kritik dönemeçlerinden biri olarak kabul ediliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Hazine ve Maliye Bakanlığı'ndan Mehmet Şimşek hakkındaki iddialara sert yalanlama Haber

Hazine ve Maliye Bakanlığı'ndan Mehmet Şimşek hakkındaki iddialara sert yalanlama

Ticari Bağ Yalanlaması Hazine ve Maliye Bakanlığı, bir gazetede yayımlanan köşe yazısında Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e yönelik öne sürülen iddiaların gerçeği yansıtmadığını bildirdi. Bakanlıktan yapılan açıklamada, söz konusu köşe yazısında bir kişinin dilekçesinde üçüncü bir şahsa atfettiği ifadelere dayanılarak Bakan Şimşek hakkında asılsız imalarda bulunulduğu vurgulandı. Açıklamada, Bakan Şimşek’in haberde adı geçen aracı kurum veya bu kurumun ortak ve yöneticileriyle gerek İngiltere’de gerekse başka bir ülkede; görev öncesi ya da sonrası dönemde hiçbir ticari ilişkisinin, ortaklığının veya iş bağının bulunmadığının altı çizildi. "Hukuki haklarımız saklıdır" Bakanlık tarafından paylaşılan açıklamanın tamamı şu ifadelerden oluştu: "Bugün bir gazetede yayımlanan köşe yazısında, bir şahsın dilekçesinde başka bir kişiye atfettiği sözlerden hareketle Sayın Bakanımız hakkında gerçek dışı imalarda bulunulmuştur. Sayın Bakanımızın adı geçen aracı kurumla ya da bu kurumun sahip ve yöneticileriyle, İngiltere'de veya başka herhangi bir yerde, kamu görevi öncesinde ya da sonrasında hiçbir iş ilişkisi, ortaklığı veya ticari bağı olmamıştır. Sayın Bakanımız, 2000-2007 yılları arasında Merrill Lynch'in araştırma biriminde görev yapmıştır. Bu görev, herhangi bir kurumla ticari ilişki kurma veya iş verme yetkisi içermemektedir. Merrill Lynch gibi küresel bir bankanın Türkiye'deki birçok aracı kurumla kurumsal düzeyde çalışmış olması, Sayın Bakanımız ile herhangi bir kişi arasında iş ilişkisi bulunduğu anlamına gelmez. Bir kişinin kendine itibar ya da nüfuz izlenimi kazandırmak için Sayın Bakanımızın adını kullandığı iddiası, Bakanımızla herhangi bir ilişki bulunduğunu göstermez. Böyle bir durum söz konusuysa sorumluluğu o kişiye aittir. Gerçek dışı iddialara karşı hukuki haklarımız saklıdır.Kamuoyuna saygıyla duyurulur." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Türkiye ve Almanya, Hürmüz için birleşiyor Haber

Türkiye ve Almanya, Hürmüz için birleşiyor

Türkiye ve Almanya’nın ortak girişimiyle, Hürmüz Boğazı'nda yaşanan krizin aşılmasına yönelik üst düzey bir dışişleri bakanları toplantısının 30 Ağustos Pazar günü İstanbul'da gerçekleştirileceği bildirildi. Alman haber ajansı dpa'nın Alman hükümeti kaynaklarına dayandırdığı bilgilere göre, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul'un ev sahipliği yapacağı bu önemli buluşmaya; Suudi Arabistan, Pakistan, Mısır, Fransa ve İngiltere dışişleri bakanlarının da katılması öngörülüyor. Hürmüz Boğazı'nın güvenliği Zirvenin ana gündem maddesini, Hürmüz Boğazı'ndaki deniz taşımacılığının serbestliği ve güvenliği oluşturacak. Yaklaşık altı aydır devam eden İran savaşında ABD'nin yürüttüğü müzakerelerin tıkanma noktasına gelmesi ve sürecin çıkmaza girmesi dikkati çekiyor. Tahran yönetimi, boğazın yeniden açılması için haziran ayında uzlaşılan çerçeve anlaşma maddelerinin hayata geçirilmesini isterken; ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a karşı "ekonomik savaş" stratejisiyle baskıyı sürdürdüğü biliniyor. Bu çerçevede İstanbul'da yapılacak kritik toplantının Washington yönetimine yönelik güçlü bir mesaj niteliği taşıması bekleniyor. Karadeniz ve Ukrayna tahıl ihracatı gündemde İstanbul zirvesinin bir diğer önemli başlığını ise Karadeniz'deki gelişmeler ve Ukrayna'nın tahıl ihracatında yaşanan aksaklıklar oluşturacak. Savaş koşulları sebebiyle sekteye uğrayan tahıl sevkiyatına kalıcı bir çözüm bulunmasının toplantıya iştirak eden tüm aktörlerin ortak menfaatine olduğu Berlin yönetimince ifade edildi. Türkiye'nin Ukrayna buğdayını işleyen ülkelerin başında geldiği, Pakistan ve Mısır'ın ise Ukrayna tahıl ve ürünlerinin en büyük alıcıları arasında yer aldığı hatırlatıldı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Nepal felaketinde can kaybı artmaya devam ediyor Haber

Nepal felaketinde can kaybı artmaya devam ediyor

Güney Asya'nın dağlık coğrafyasında yer alan Nepal, Rasuwa ve Nuwakot bölgelerini esir alan asrın en büyük doğa felaketlerinden biriyle sarsılıyor. Bölgeden yükselen son resmi verilere göre hayatını kaybedenlerin sayısı 270'e yükselirken, sahadan gelen bilgiler felaketin boyutunun ciddiyetini koruduğunu gösteriyor. Olayın hemen ardından başlatılan incelemelerde, ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi (USGS) ile Uluslararası Dağlık Kalkınma Merkezi uzmanları sismik hareketliliğin kaynağını netleştirdi. Başlangıçta geleneksel bir deprem zannedilen 5,2 büyüklüğündeki sarsıntının, devasa bir buzul kütlesinin yerinden koparak çökmesi sonucu meydana geldiği kesinleşti. Dağlık kesimden aşağıya doğru hızla yuvarlanan buz kütlelerinin tetiklediği çığ ve sonrasında gelen yoğun çamur dalgası, nehir yataklarını taşırdı ve güzergah üzerindeki yerleşim yerleri ile kamu yapılarını tamamen haritadan sildi. 826 kişiden haber alınamıyor Nepal Ulusal Afet Riskini Azaltma ve Yönetim Kurumu tarafından yapılan açıklamada, felaket bölgesinde 826 kişiye henüz ulaşılamadığı duyuruldu. Çin devlet televizyonu CCTV'nin aktardığı bilgilere göre, sınırın Tibet tarafında da hissedilen felakette kaybolan kişilerden 260'ının yabancı uyruklu olduğu tespit edildi. Nepal Turizm Kurulu ve ilgili dışişleri temsilciliklerinden derlenen verilere göre, metrelerce kalınlıktaki çamur tabakasının altında kaldığı değerlendirilen kayıp turistler 179 Hindistan vatandaşı, 65 ABD vatandaşı, 53 Ukrayna vatandaşı, 51 Malezya vatandaşı, 35 Avustralya vatandaşı, 33 İngiltere vatandaşı, 25 Kanada vatandaşı olduğu açıklandı. Havadan ve karadan yoğun kurtarma operasyonu Felaket bölgesinde mahsur kalan vatandaşları kurtarmak ve kayıp kişilere ulaşmak amacıyla geniş çaplı bir operasyon yürütülüyor. Nepal Polis Departmanı sahaya 4 bin 50 personel sevk ederken, Nepal Ordusu da son derece çetin hava ve coğrafi koşullara rağmen askeri helikopterlerle havadan tahliye çalışmalarına hız katmış durumda. Yürütülen bu operasyonlar sayesinde şu ana kadar sel sularının ve çamurun ortasında mahsur kalan 100'ü aşkın kişinin güvenli alanlara nakledildiği bildirildi. Yıkımın en ağır şekilde hissedildiği Rasuwa ve Nuwakot hatlarında arama kurtarma faaliyetleri aralıksız sürdürülüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Saray yasağı gelmişti: Prens Harry ve Meghan Markle İngiltere’ye dönecek Haber

Saray yasağı gelmişti: Prens Harry ve Meghan Markle İngiltere’ye dönecek

"Çocukların eğitimi için kesin dönüş" Kraliyet görevlerini 6 yıl önce bırakarak ABD’nin Kaliforniya eyaletine yerleşen Prens Harry ve Meghan Markle çifti, radikal bir kararla Birleşik Krallık’a kesin dönüş yapmaya hazırlanıyor. The Telegraph’ın aktardığı bilgilere göre, 7 yaşındaki Archie ve 5 yaşındaki Lilibet’in eylül ayı itibarıyla İngiltere’de okula başlayacak olması bu ani dönüşün arkasındaki ana etken olarak öne çıkıyor. Kral Charles ile gizli zirve Sürpriz taşınma kararının, 41 yaşındaki Prens Harry’nin geçen ay babası Kral III. Charles ve Kraliçe Camilla ile Highgrove malikanesinde gerçekleştirdiği gizli görüşmede netleştiği öğrenildi. Prens Harry'nin 16 Ağustos Pazar günü taşınma kararını babasına ilettiği, kanser tedavisi gören Kral Charles’ın ise torunlarını ve oğlunu daha sık görecek olmaktan memnuniyet duyduğu belirtildi. Maaş ve saray yasak Geri dönüş hamlesine rağmen saray protokolleri çift için esnetilmeyecek. Kraliyet rollerinde talep ettikleri "yarı içeride, yarı dışarıda" statüsü kabul edilmeyen Sussex Dük ve Düşesi, ülkeye "çalışmayan kraliyet üyeleri" olarak dönecek. Çift, saray bütçesinden ödenek alamayacak ve saray mülklerinin dışında kendi bütçeleriyle kiralayacakları özel bir konutta yaşayacak. Ocak 2020'de ülkeyi terk eden ve resmi polis koruması haklarını kaybeden Prens Harry'nin, tüm yasal mücadelelere ve aile içi gerilimlere rağmen aldığı bu karar Windsor ailesinde yeni bir dönemin başladığını gösteriyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.