SON DAKİKA

#İsfalt

HABER DEĞER - İsfalt haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İsfalt haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Aziz İhsan Aktaş’tan İBB Davası’nda çarpıcı savunma: Dekontları ve belgeleri sundu Haber

Aziz İhsan Aktaş’tan İBB Davası’nda çarpıcı savunma: Dekontları ve belgeleri sundu

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen, görevden alınan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu dahil 53’ü tutuklu 414 sanıklı davanın 68'inci duruşması, İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki duruşma salonunda görüldü. Yaklaşık 15 saat süren maraton duruşmada savunmasını yapan tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş, HTS kayıtları, banka dekontları, dijital materyaller ve uzman mütalaalarından oluşan geniş bir delil klasörünü mahkeme heyetine sundu. Salondaki koruma yoğunluğuna ilişkin spekülasyonlara yanıt vererek savunmasına başlayan Aktaş, "Öncelikle şu yanlış algıyı düzeltmek istiyorum. Bazılarının beyan ettiği üzere yanımdaki kişiler bir koruma ordusu değildir. Daha önce şahsıma yönelik planlanan suikast girişimi nedeniyle devletimizin tahsis ettiği resmi korumalardır. Bu benim için bir ayrıcalık değil, can güvenliğimin sağlanması adına alınan zorunlu bir tedbirdir" ifadelerini kullandı. “Sistemin Amacı Ekrem İmamoğlu'nun Faaliyetlerini Finanse Etmekti” Etkin pişmanlık beyanlarının değersizleştirilmeye çalışıldığını savunan Aktaş, İBB bünyesinde iş insanlarının hak edişlerinin bilerek geciktirildiğini ve bir ödeme baskısı oluşturulduğunu öne sürdü. İddianamede yer alan "sistem" kavramına dair konuşan Aktaş, "Bu dosyadaki temel mesele, yasal hak ediş alacaklarının iş insanları üzerinde sistematik bir baskı aracı hâline getirilmesidir. İlgililerin kendi aralarında 'sistem' adını verdikleri bir para toplama düzeni kurulmuştur. Karşıma çıkan bu yapı, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu liderliğinde şekillenmiştir. Sistemin temel amaçlarından en önemlisi ise Ekrem İmamoğlu'nun siyasi hayatının ve faaliyetlerinin finanse edilmesidir" dedi. Aktaş, bu mekanizmadan İSFALT Genel Müdürü Burak Korzay, İBB İştirakler Danışmanı Ertan Yıldız ve diğer bazı iş insanlarının da ifadelerinde bahsettiğini belirtti. Mahkemeye Sunulan Belgeler ve Para Trafiği Duruşma salonundaki ekranlara yansıttığı HTS baz kayıtları ve banka hareketleriyle iddialarını detaylandıran Aktaş, 2024 yerel seçim süreci öncesinde CHP eski Genel Başkan Yardımcısı ve Milletvekili Özgür Karabat’ın kendisini Esenyurt’taki bir otele çağırdığını iddia ederek, Karabat’ın "İmamoğlu'nun kesin talimatı var, 5 milyon TL vermezsen hak ediş ödemelerin durdurulacak" dediğini ileri sürdü. Aktaş, bankadan nakit çekilen bu paranın İkitelli’deki bir akaryakıt istasyonunda Karabat’ın şoförü/danışmanı Sırrı Küçük’e teslim edildiğini ve söz konusu para çekim dekontları ile HTS sinyallerinin eşleştiğini savundu. İSFALT ve İBB iştirakleriyle yürütülen işlerde hak edişlerin ödenmesi karşılığında kendisinden Kilyos’taki bir otele çanta içerisinde 970 bin dolar (dönemin kuruyla yaklaşık 30 milyon TL) bırakmasının istendiğini, ödeme yapılmaması durumunda şirketlerinin nakit akışının bozulacağı yönünde tehdit edildiğini belirten Aktaş, çantanın daha sonra belediye yetkilileri tarafından alındığını öne sürdü. Ayrıca Florya’daki Başkanlık Konutunda gerçekleştirildiğini iddia ettiği toplantılara değinen Aktaş, İETT ve diğer birimlerde iş yapan yüklenici firmalardan her hak ediş ödemesi için yüzde 10 ila yüzde 12 arasında değişen oranlarda pay talep edildiğini savunarak, kendi şirket grubu üzerinden 2020-2024 yılları arasında toplam 84 milyon 857 bin TL tutarında ödeme yapmak durumunda bırakıldıklarını beyan etti. “Rüşvet Değil, İrtikap Mağduruyuz” Savcılık mütalaasında kendisine rüşvet suçlaması yöneltilmesine karşı çıkan Aktaş, yapılan ödemelerin bir çıkar sağlama amacı taşımadığını, ticari varlıklarını korumak için zorlama altında verilen "irtikap bedelleri" olduğunu ifade etti. Haklarındaki ihaleye fesat karıştırma iddialarına ilişkin diğer adli süreçlerde beraat yönünde görüş bildirildiğini hatırlatan Aktaş, "Etkin pişmanlık kapsamında sunduğum tüm deliller, HTS kayıtları ve belgeler ortadadır. Üzerime atılı rüşvet suçlamasından beraatımı ve hakkımda ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep ediyorum" diyerek savunmasını tamamladı. Mahkeme heyeti, taraf avukatlarının beyanlarını alarak duruşmayı sonraki celseye erteledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü iddianamesinde çarpıcı detaylar ortaya çıktı! Haber

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü iddianamesinde çarpıcı detaylar ortaya çıktı!

Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini manipüle ettiği iddia edilen, liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı suç örgütüne ilişkin hazırlanan 579 sayfalık iddianamede dikkat çekici ayrıntılar ortaya çıktı. İddianameye göre örgüt, en fazla ihaleyi Beşiktaş Belediyesi’nden aldı ve kamu kurumlarında “yolsuzluk ağı” kurarak milyonlarca liralık usulsüz kazanç elde etti. İhale trafiği belediyeler üzerinden yürütüldü 200 şüpheli hakkında hazırlanan iddianamede, 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu kamu görevlilerine rüşvet verildiği, karşılığında ihale süreçlerinin örgüt lehine şekillendirildiği belirtildi. Savcılığa göre örgütün faaliyetleri, 2019 yerel seçimlerinden sonra hız kazandı. “Ekrem İmamoğlu’nun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmesinin ardından, örgüt lideri Aktaş bu değişimi fırsat bilerek rotasını İstanbul’a çevirdi.” İddianamede, Aktaş’ın yönettiği ağın 2020 yılından itibaren İETT, İSFALT, İGDAŞ, Beşiktaş, Avcılar ve Esenyurt belediyeleri ile bağlantılı ihalelerde etkili olduğu ve bu dönemi “örgütün altın çağı” olarak değerlendirdiği yer aldı. Beşiktaş Belediyesi ön planda Örgütün en çok ihale aldığı kurumun Beşiktaş Belediyesi olduğu vurgulandı. İddianamede, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat ve bazı başkan yardımcılarının Aktaş ile “rüşvet ilişkisine girdiği” ve belediyenin ihale sisteminde örgütün fiili hakimiyet kurduğu ileri sürüldü. “Suç örgütü, belediye başkanlarına ve yöneticilere maddi imkanlar sağladı; seçim kampanyalarında kullanılmak üzere araç tahsis etti.” Sahte kaşe ve imza düzeni Soruşturma kapsamında yapılan aramalarda, örgüte ait firmaların adreslerinde başka şirketlere ait kaşeler ele geçirildi. Bu kaşelerin kullanılarak birçok ihaleye yaklaşık maliyet teklifleri verildiği, imzaların sahte olduğu ve firma yetkililerinin bu işlemlerden habersiz olduğu tespit edildi. “Suç örgütü lideri Aktaş, ortak ve yakın çevresine ait firmalardan temsili teklifler alarak ihaleleri kontrol etti. Pazarlık usulü ihalelerde bu firmalar ‘yan teklifçi’ olarak kullanıldı.” “En tepedeki benim” ifadesi iddianamede yer aldı Tanık A.O.’nun beyanlarına göre, Aziz İhsan Aktaş’ın bir görüşmede “En tepedeki benim” dediği kayda geçti. İddianameye göre Aktaş, örgüt üyelerini “emir-komuta zinciri” içinde yönetti, ihaleleri kimin alacağını bizzat belirledi ve elde edilen gelirleri örgüt üyeleri arasında paylaştırdı. Kardeşler ve akrabalar üzerinden şirket ağı Aktaş’ın ticari hayatına Diyarbakır’da başladığı, Harran Üniversitesi Kimya Bölümü mezunu olduğu ve kurduğu firmaları kendi adına değil, kardeşleri ve akrabaları üzerine kurduğu tespit edildi. Bu yöntemle hem hukuki sorumluluktan kaçındığı hem de firmalar arasındaki bağlantının gizlendiği belirtildi. Rüşvet, seçim desteği ve kamu zararları Savcılığa göre suç örgütü, bazı belediye başkanlarının seçim kampanyalarına araç ve nakit desteği sağlayarak ihalelerde öncelik kazandı. Usulsüz işlemler sonucu kamu kurumlarının milyonlarca lira zarara uğratıldığı ifade edildi. Sonraki süreç İddianamenin kabul edilmesinin ardından dava süreci başlayacak. 200 şüphelinin yargılanacağı dosyada, “çıkar amaçlı suç örgütü kurmak”, “rüşvet vermek ve almak”, “ihaleye fesat karıştırmak” ve “resmi belgede sahtecilik” gibi suçlardan ağır hapis cezaları talep ediliyor. Bu kapsamlı soruşturma, son yılların belediye bağlantılı en geniş kapsamlı rüşvet ve ihale yolsuzluğu dosyalarından biri olarak değerlendiriliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.