Aziz İhsan Aktaş’tan İBB Davası’nda çarpıcı savunma: Dekontları ve belgeleri sundu
Aziz İhsan Aktaş’tan İBB Davası’nda çarpıcı savunma: Dekontları ve belgeleri sundu
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasının 68'inci duruşmasında savunma yapan tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş, İBB'de Ekrem İmamoğlu liderliğinde bir "sistem" kurularak hak edişlerin baskı aracı olarak kullanıldığını öne sürdü. Geniş bir delil klasörünü mahkemeye sunan Aktaş, "Rüşvet değil, irtikap mağduruyuz" dedi.
Haber Giriş Tarihi: 21.08.2026 14:07
Haber Güncellenme Tarihi: 21.08.2026 14:18
Kaynak:
Haber Merkezi
https://haberdeger.com/
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen, görevden alınan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu dahil 53’ü tutuklu 414 sanıklı davanın 68'inci duruşması, İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki duruşma salonunda görüldü. Yaklaşık 15 saat süren maraton duruşmada savunmasını yapan tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş, HTS kayıtları, banka dekontları, dijital materyaller ve uzman mütalaalarından oluşan geniş bir delil klasörünü mahkeme heyetine sundu. Salondaki koruma yoğunluğuna ilişkin spekülasyonlara yanıt vererek savunmasına başlayan Aktaş, "Öncelikle şu yanlış algıyı düzeltmek istiyorum. Bazılarının beyan ettiği üzere yanımdaki kişiler bir koruma ordusu değildir. Daha önce şahsıma yönelik planlanan suikast girişimi nedeniyle devletimizin tahsis ettiği resmi korumalardır. Bu benim için bir ayrıcalık değil, can güvenliğimin sağlanması adına alınan zorunlu bir tedbirdir" ifadelerini kullandı.
“Sistemin Amacı Ekrem İmamoğlu'nun Faaliyetlerini Finanse Etmekti”
Etkin pişmanlık beyanlarının değersizleştirilmeye çalışıldığını savunan Aktaş, İBB bünyesinde iş insanlarının hak edişlerinin bilerek geciktirildiğini ve bir ödeme baskısı oluşturulduğunu öne sürdü. İddianamede yer alan "sistem" kavramına dair konuşan Aktaş, "Bu dosyadaki temel mesele, yasal hak ediş alacaklarının iş insanları üzerinde sistematik bir baskı aracı hâline getirilmesidir. İlgililerin kendi aralarında 'sistem' adını verdikleri bir para toplama düzeni kurulmuştur. Karşıma çıkan bu yapı, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu liderliğinde şekillenmiştir. Sistemin temel amaçlarından en önemlisi ise Ekrem İmamoğlu'nun siyasi hayatının ve faaliyetlerinin finanse edilmesidir" dedi. Aktaş, bu mekanizmadan İSFALT Genel Müdürü Burak Korzay, İBB İştirakler Danışmanı Ertan Yıldız ve diğer bazı iş insanlarının da ifadelerinde bahsettiğini belirtti.
Mahkemeye Sunulan Belgeler ve Para Trafiği
Duruşma salonundaki ekranlara yansıttığı HTS baz kayıtları ve banka hareketleriyle iddialarını detaylandıran Aktaş, 2024 yerel seçim süreci öncesinde CHP eski Genel Başkan Yardımcısı ve Milletvekili Özgür Karabat’ın kendisini Esenyurt’taki bir otele çağırdığını iddia ederek, Karabat’ın "İmamoğlu'nun kesin talimatı var, 5 milyon TL vermezsen hak ediş ödemelerin durdurulacak" dediğini ileri sürdü. Aktaş, bankadan nakit çekilen bu paranın İkitelli’deki bir akaryakıt istasyonunda Karabat’ın şoförü/danışmanı Sırrı Küçük’e teslim edildiğini ve söz konusu para çekim dekontları ile HTS sinyallerinin eşleştiğini savundu. İSFALT ve İBB iştirakleriyle yürütülen işlerde hak edişlerin ödenmesi karşılığında kendisinden Kilyos’taki bir otele çanta içerisinde 970 bin dolar (dönemin kuruyla yaklaşık 30 milyon TL) bırakmasının istendiğini, ödeme yapılmaması durumunda şirketlerinin nakit akışının bozulacağı yönünde tehdit edildiğini belirten Aktaş, çantanın daha sonra belediye yetkilileri tarafından alındığını öne sürdü. Ayrıca Florya’daki Başkanlık Konutunda gerçekleştirildiğini iddia ettiği toplantılara değinen Aktaş, İETT ve diğer birimlerde iş yapan yüklenici firmalardan her hak ediş ödemesi için yüzde 10 ila yüzde 12 arasında değişen oranlarda pay talep edildiğini savunarak, kendi şirket grubu üzerinden 2020-2024 yılları arasında toplam 84 milyon 857 bin TL tutarında ödeme yapmak durumunda bırakıldıklarını beyan etti.
“Rüşvet Değil, İrtikap Mağduruyuz”
Savcılık mütalaasında kendisine rüşvet suçlaması yöneltilmesine karşı çıkan Aktaş, yapılan ödemelerin bir çıkar sağlama amacı taşımadığını, ticari varlıklarını korumak için zorlama altında verilen "irtikap bedelleri" olduğunu ifade etti. Haklarındaki ihaleye fesat karıştırma iddialarına ilişkin diğer adli süreçlerde beraat yönünde görüş bildirildiğini hatırlatan Aktaş, "Etkin pişmanlık kapsamında sunduğum tüm deliller, HTS kayıtları ve belgeler ortadadır. Üzerime atılı rüşvet suçlamasından beraatımı ve hakkımda ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep ediyorum" diyerek savunmasını tamamladı. Mahkeme heyeti, taraf avukatlarının beyanlarını alarak duruşmayı sonraki celseye erteledi.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Aziz İhsan Aktaş’tan İBB Davası’nda çarpıcı savunma: Dekontları ve belgeleri sundu
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasının 68'inci duruşmasında savunma yapan tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş, İBB'de Ekrem İmamoğlu liderliğinde bir "sistem" kurularak hak edişlerin baskı aracı olarak kullanıldığını öne sürdü. Geniş bir delil klasörünü mahkemeye sunan Aktaş, "Rüşvet değil, irtikap mağduruyuz" dedi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen, görevden alınan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu dahil 53’ü tutuklu 414 sanıklı davanın 68'inci duruşması, İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki duruşma salonunda görüldü. Yaklaşık 15 saat süren maraton duruşmada savunmasını yapan tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş, HTS kayıtları, banka dekontları, dijital materyaller ve uzman mütalaalarından oluşan geniş bir delil klasörünü mahkeme heyetine sundu. Salondaki koruma yoğunluğuna ilişkin spekülasyonlara yanıt vererek savunmasına başlayan Aktaş, "Öncelikle şu yanlış algıyı düzeltmek istiyorum. Bazılarının beyan ettiği üzere yanımdaki kişiler bir koruma ordusu değildir. Daha önce şahsıma yönelik planlanan suikast girişimi nedeniyle devletimizin tahsis ettiği resmi korumalardır. Bu benim için bir ayrıcalık değil, can güvenliğimin sağlanması adına alınan zorunlu bir tedbirdir" ifadelerini kullandı.
“Sistemin Amacı Ekrem İmamoğlu'nun Faaliyetlerini Finanse Etmekti”
Etkin pişmanlık beyanlarının değersizleştirilmeye çalışıldığını savunan Aktaş, İBB bünyesinde iş insanlarının hak edişlerinin bilerek geciktirildiğini ve bir ödeme baskısı oluşturulduğunu öne sürdü. İddianamede yer alan "sistem" kavramına dair konuşan Aktaş, "Bu dosyadaki temel mesele, yasal hak ediş alacaklarının iş insanları üzerinde sistematik bir baskı aracı hâline getirilmesidir. İlgililerin kendi aralarında 'sistem' adını verdikleri bir para toplama düzeni kurulmuştur. Karşıma çıkan bu yapı, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu liderliğinde şekillenmiştir. Sistemin temel amaçlarından en önemlisi ise Ekrem İmamoğlu'nun siyasi hayatının ve faaliyetlerinin finanse edilmesidir" dedi. Aktaş, bu mekanizmadan İSFALT Genel Müdürü Burak Korzay, İBB İştirakler Danışmanı Ertan Yıldız ve diğer bazı iş insanlarının da ifadelerinde bahsettiğini belirtti.
Mahkemeye Sunulan Belgeler ve Para Trafiği
Duruşma salonundaki ekranlara yansıttığı HTS baz kayıtları ve banka hareketleriyle iddialarını detaylandıran Aktaş, 2024 yerel seçim süreci öncesinde CHP eski Genel Başkan Yardımcısı ve Milletvekili Özgür Karabat’ın kendisini Esenyurt’taki bir otele çağırdığını iddia ederek, Karabat’ın "İmamoğlu'nun kesin talimatı var, 5 milyon TL vermezsen hak ediş ödemelerin durdurulacak" dediğini ileri sürdü. Aktaş, bankadan nakit çekilen bu paranın İkitelli’deki bir akaryakıt istasyonunda Karabat’ın şoförü/danışmanı Sırrı Küçük’e teslim edildiğini ve söz konusu para çekim dekontları ile HTS sinyallerinin eşleştiğini savundu. İSFALT ve İBB iştirakleriyle yürütülen işlerde hak edişlerin ödenmesi karşılığında kendisinden Kilyos’taki bir otele çanta içerisinde 970 bin dolar (dönemin kuruyla yaklaşık 30 milyon TL) bırakmasının istendiğini, ödeme yapılmaması durumunda şirketlerinin nakit akışının bozulacağı yönünde tehdit edildiğini belirten Aktaş, çantanın daha sonra belediye yetkilileri tarafından alındığını öne sürdü. Ayrıca Florya’daki Başkanlık Konutunda gerçekleştirildiğini iddia ettiği toplantılara değinen Aktaş, İETT ve diğer birimlerde iş yapan yüklenici firmalardan her hak ediş ödemesi için yüzde 10 ila yüzde 12 arasında değişen oranlarda pay talep edildiğini savunarak, kendi şirket grubu üzerinden 2020-2024 yılları arasında toplam 84 milyon 857 bin TL tutarında ödeme yapmak durumunda bırakıldıklarını beyan etti.
“Rüşvet Değil, İrtikap Mağduruyuz”
Savcılık mütalaasında kendisine rüşvet suçlaması yöneltilmesine karşı çıkan Aktaş, yapılan ödemelerin bir çıkar sağlama amacı taşımadığını, ticari varlıklarını korumak için zorlama altında verilen "irtikap bedelleri" olduğunu ifade etti. Haklarındaki ihaleye fesat karıştırma iddialarına ilişkin diğer adli süreçlerde beraat yönünde görüş bildirildiğini hatırlatan Aktaş, "Etkin pişmanlık kapsamında sunduğum tüm deliller, HTS kayıtları ve belgeler ortadadır. Üzerime atılı rüşvet suçlamasından beraatımı ve hakkımda ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep ediyorum" diyerek savunmasını tamamladı. Mahkeme heyeti, taraf avukatlarının beyanlarını alarak duruşmayı sonraki celseye erteledi.
haberdeger.com
Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist
En Çok Okunan Haberler