SON DAKİKA

#Sistem

HABER DEĞER - Sistem haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sistem haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Aziz İhsan Aktaş’tan İBB Davası’nda çarpıcı savunma: Dekontları ve belgeleri sundu Haber

Aziz İhsan Aktaş’tan İBB Davası’nda çarpıcı savunma: Dekontları ve belgeleri sundu

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen, görevden alınan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu dahil 53’ü tutuklu 414 sanıklı davanın 68'inci duruşması, İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki duruşma salonunda görüldü. Yaklaşık 15 saat süren maraton duruşmada savunmasını yapan tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş, HTS kayıtları, banka dekontları, dijital materyaller ve uzman mütalaalarından oluşan geniş bir delil klasörünü mahkeme heyetine sundu. Salondaki koruma yoğunluğuna ilişkin spekülasyonlara yanıt vererek savunmasına başlayan Aktaş, "Öncelikle şu yanlış algıyı düzeltmek istiyorum. Bazılarının beyan ettiği üzere yanımdaki kişiler bir koruma ordusu değildir. Daha önce şahsıma yönelik planlanan suikast girişimi nedeniyle devletimizin tahsis ettiği resmi korumalardır. Bu benim için bir ayrıcalık değil, can güvenliğimin sağlanması adına alınan zorunlu bir tedbirdir" ifadelerini kullandı. “Sistemin Amacı Ekrem İmamoğlu'nun Faaliyetlerini Finanse Etmekti” Etkin pişmanlık beyanlarının değersizleştirilmeye çalışıldığını savunan Aktaş, İBB bünyesinde iş insanlarının hak edişlerinin bilerek geciktirildiğini ve bir ödeme baskısı oluşturulduğunu öne sürdü. İddianamede yer alan "sistem" kavramına dair konuşan Aktaş, "Bu dosyadaki temel mesele, yasal hak ediş alacaklarının iş insanları üzerinde sistematik bir baskı aracı hâline getirilmesidir. İlgililerin kendi aralarında 'sistem' adını verdikleri bir para toplama düzeni kurulmuştur. Karşıma çıkan bu yapı, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu liderliğinde şekillenmiştir. Sistemin temel amaçlarından en önemlisi ise Ekrem İmamoğlu'nun siyasi hayatının ve faaliyetlerinin finanse edilmesidir" dedi. Aktaş, bu mekanizmadan İSFALT Genel Müdürü Burak Korzay, İBB İştirakler Danışmanı Ertan Yıldız ve diğer bazı iş insanlarının da ifadelerinde bahsettiğini belirtti. Mahkemeye Sunulan Belgeler ve Para Trafiği Duruşma salonundaki ekranlara yansıttığı HTS baz kayıtları ve banka hareketleriyle iddialarını detaylandıran Aktaş, 2024 yerel seçim süreci öncesinde CHP eski Genel Başkan Yardımcısı ve Milletvekili Özgür Karabat’ın kendisini Esenyurt’taki bir otele çağırdığını iddia ederek, Karabat’ın "İmamoğlu'nun kesin talimatı var, 5 milyon TL vermezsen hak ediş ödemelerin durdurulacak" dediğini ileri sürdü. Aktaş, bankadan nakit çekilen bu paranın İkitelli’deki bir akaryakıt istasyonunda Karabat’ın şoförü/danışmanı Sırrı Küçük’e teslim edildiğini ve söz konusu para çekim dekontları ile HTS sinyallerinin eşleştiğini savundu. İSFALT ve İBB iştirakleriyle yürütülen işlerde hak edişlerin ödenmesi karşılığında kendisinden Kilyos’taki bir otele çanta içerisinde 970 bin dolar (dönemin kuruyla yaklaşık 30 milyon TL) bırakmasının istendiğini, ödeme yapılmaması durumunda şirketlerinin nakit akışının bozulacağı yönünde tehdit edildiğini belirten Aktaş, çantanın daha sonra belediye yetkilileri tarafından alındığını öne sürdü. Ayrıca Florya’daki Başkanlık Konutunda gerçekleştirildiğini iddia ettiği toplantılara değinen Aktaş, İETT ve diğer birimlerde iş yapan yüklenici firmalardan her hak ediş ödemesi için yüzde 10 ila yüzde 12 arasında değişen oranlarda pay talep edildiğini savunarak, kendi şirket grubu üzerinden 2020-2024 yılları arasında toplam 84 milyon 857 bin TL tutarında ödeme yapmak durumunda bırakıldıklarını beyan etti. “Rüşvet Değil, İrtikap Mağduruyuz” Savcılık mütalaasında kendisine rüşvet suçlaması yöneltilmesine karşı çıkan Aktaş, yapılan ödemelerin bir çıkar sağlama amacı taşımadığını, ticari varlıklarını korumak için zorlama altında verilen "irtikap bedelleri" olduğunu ifade etti. Haklarındaki ihaleye fesat karıştırma iddialarına ilişkin diğer adli süreçlerde beraat yönünde görüş bildirildiğini hatırlatan Aktaş, "Etkin pişmanlık kapsamında sunduğum tüm deliller, HTS kayıtları ve belgeler ortadadır. Üzerime atılı rüşvet suçlamasından beraatımı ve hakkımda ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep ediyorum" diyerek savunmasını tamamladı. Mahkeme heyeti, taraf avukatlarının beyanlarını alarak duruşmayı sonraki celseye erteledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Dava, yalnızca bir roman değil, otorite ve adalet üzerine zamansız bir sorgulama Haber

Dava, yalnızca bir roman değil, otorite ve adalet üzerine zamansız bir sorgulama

Franz Kafka'nın ölümünden sonra 1925 yılında yayımlanan Dava, dünya edebiyatının en önemli klasiklerinden biri olarak kabul ediliyor. Roman, banka memuru Josef K.'nın bir sabah nedenini bilmediği bir suçlamayla karşı karşıya kalmasıyla başlıyor. Suçunun ne olduğunu öğrenemeyen Josef K., giderek karmaşıklaşan bir yargı sürecinin içinde kendisini savunmaya çalışırken, okur da onunla birlikte belirsizlik ve sorgulama dolu bir yolculuğa çıkıyor. Romanın merkezinde yalnızca bir dava değil, insanın anlam arayışı ve sistem karşısındaki konumu yer alıyor.Kafka, kurduğu atmosferle okura kesin cevaplar vermek yerine düşünme alanı bırakıyor. Bu nedenle Dava, her dönemde farklı bakış açılarıyla yeniden yorumlanan eserler arasında gösteriliyor. Eser, adalet, bürokrasi ve sorumluluk kavramlarını sade ama etkileyici bir anlatımla ele alıyor. Josef K.'nın yaşadığı belirsizlik, yalnızca hukuk sistemiyle ilgili bir hikâye olarak değil, hayatın farklı alanlarında karşılaşılan karmaşık süreçlerin de sembolü olarak değerlendiriliyor. Romanın yıllardır ilgi görmesinin en önemli nedenlerinden biri de bu çok katmanlı yapısı. Aradan geçen yaklaşık yüz yıla rağmen Dava, günümüz dünyasında da okurlarına farklı pencereler açmayı sürdürüyor. Dijitalleşmenin arttığı, kurumlarla birey arasındaki ilişkilerin daha karmaşık hâle geldiği bir dönemde eser; şeffaflık, iletişim ve adalet duygusunun önemini yeniden hatırlatıyor. Bu yönüyle yalnızca edebiyat meraklılarının değil, hukuk, siyaset bilimi ve sosyoloji alanına ilgi duyan okurların da başvurduğu temel eserlerden biri olmayı sürdürüyor. Kafka'nın en büyük başarısı ise mesajlarını doğrudan vermek yerine okuru düşünmeye yöneltmesi. Kimin haklı ya da haksız olduğundan çok, bireyin karşılaştığı belirsizliklerin insan psikolojisi üzerindeki etkisini anlatan roman, her okunuşta farklı anlamlar kazanıyor. Franz Kafka kimdir? Franz Kafka, 1883 yılında Prag'da doğdu. Hukuk eğitimi aldıktan sonra uzun yıllar sigorta alanında görev yaptı. Yaşamı boyunca az sayıda eseri yayımlanan Kafka, 1924 yılında hayatını kaybetti. Ölümünün ardından yakın dostu Max Brod'un yayımladığı Dava, Şato ve Amerika gibi eserleriyle dünya edebiyatının en etkili yazarları arasında yer aldı. Yabancılaşma, bürokrasi, insan psikolojisi ve bireyin yaşam karşısındaki yalnızlığını işleyen Kafka'nın eserleri, bugün de dünyanın birçok ülkesinde okunmaya ve akademik çalışmalara konu olmaya devam ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İkinci el satışta yeni dönem: e-Devlet “beyaz liste” şartı geliyor Haber

İkinci el satışta yeni dönem: e-Devlet “beyaz liste” şartı geliyor

İkinci el elektronik ürün piyasasında köklü değişiklikler yolda. Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan yeni yönetmelik taslağına göre, cep telefonu başta olmak üzere birçok ürünün yenilenerek satışa sunulabilmesi için e-Devlet sistemindeki “beyaz liste”de yer alması gerekecek. Düzenleme, piyasada güvenliği artırmayı ve kayıt dışılığı önlemeyi hedefliyor. “Beyaz liste” şartı zorunlu olacak Yeni düzenlemeyle birlikte, elektronik kimlik bilgisi bulunan cihazların yenilenip tekrar satılabilmesi için e-Devlet’te yer alan “beyaz liste”de bulunması gerekecek. Ayrıca cihazın en az bir yıl öncesine ait kullanım verilerinin de sistemde yer alması şartı aranacak. Televizyonlar da kapsama alınıyor Taslak yönetmeliğe göre yenilenmiş ürün kapsamı genişletiliyor. Cep telefonu, tablet ve bilgisayar gibi cihazların yanı sıra televizyonlar da yenilenerek yeniden satışa sunulabilecek ürünler arasına dahil edilecek. YÜBİS sistemi devreye giriyor Bakanlık, süreçleri kontrol etmek için Yenilenmiş Ürün Bilgi Sistemi (YÜBİS) adı verilen yeni bir sistem kuracak. Bu sistem sayesinde ürünlerin kayıp, çalıntı veya kaçak olup olmadığı anlık olarak takip edilebilecek ve tüketiciler de bu bilgilere erişebilecek. Suistimallere karşı 30 gün kuralı Yeni düzenlemeyle birlikte yenilenmiş bir ürünün tekrar yenilenebilmesi için en az 30 gün geçmesi şartı getiriliyor. Bu uygulamayla piyasadaki olası kötüye kullanımın önüne geçilmesi amaçlanıyor. Tüketiciye 14 gün cayma hakkı Taslakta tüketici haklarına yönelik önemli bir adım da yer alıyor. Buna göre yenilenmiş ürün satışlarında, tüketicilere 14 gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeden cayma hakkı tanınacak. Yeni dönem 3 ay sonra başlıyor Düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle birlikte ikinci el elektronik ürün piyasasında daha şeffaf ve denetlenebilir bir sistemin kurulması hedefleniyor. Yönetmeliğin yayımlanmasının ardından üç ay içinde uygulamaya alınması planlanıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

62 ilde tablo ağır: 71 bin ücretli öğretmen, açık 80 bini aştı Haber

62 ilde tablo ağır: 71 bin ücretli öğretmen, açık 80 bini aştı

En büyük yük büyükşehirlerde Verilere göre en fazla ücretli öğretmenin görev yaptığı il İstanbul oldu. İstanbul’da 21 bin 947 ücretli öğretmen bulunurken, Şanlıurfa 5 bin 894 ile ikinci sırada yer aldı. Ankara’da 3 bin 662, İzmir’de 3 bin 538 ve Gaziantep’te 3 bin 63 ücretli öğretmen görev yapıyor. Bu tablo, özellikle büyükşehirlerde öğretmen ihtiyacının kritik seviyelere ulaştığını gösteriyor. Eğitim fakültesi mezunları azınlıkta kaldı Araştırmada dikkat çeken bir diğer veri ise ücretli öğretmenlerin eğitim durumu oldu. Toplam 71 bin 757 öğretmenin; 30 bin 536’sı eğitim fakültesi mezunu35 bin 359’u lisans mezunu5 bin 862’si ön lisans mezunu Bu durum, eğitim fakültesi mezunlarının bile sistem içinde yeterince istihdam edilmediğini ortaya koyuyor. Özel eğitimde riskli tablo Özellikle özel eğitim alanında ortaya çıkan tablo, eğitim kalitesi açısından tartışma yarattı. 20 bin 979 ücretli öğretmenin görev yaptığı bu alanda, 2 bin 205 öğretmenin ön lisans mezunu olduğu belirtildi. Uzmanlık gerektiren bu alanda alan dışı görevlendirmeler eleştiri konusu oldu. Branş dağılımında dengesizlik Branş öğretmenliğinde 25 bin 10 ücretli öğretmen görev yaparken, ihtiyaç 40 bin 581 olarak açıklandı. Buna karşın bazı alanlarda norm fazlası görevlendirme yapılması, sistemde planlama sorununa işaret etti. Açık kapatılamıyor: 8 bin 692 fark var 55 ildeki toplam öğretmen açığının 80 bin 449 olduğu belirtilirken, mevcut ücretli öğretmen sayısının bu ihtiyacı karşılamaya yetmediği ve 8 bin 692 kişilik ek açık bulunduğu ifade edildi. Örneğin; İstanbul’da ihtiyaç 25 bin 532, mevcut sayı 21 bin 947Ankara’da ihtiyaç 4 bin 402, mevcut sayı 3 bin 662 “Ücretli öğretmenlik çözüm değil” Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, öğretmen açığının yıllardır geçici yöntemlerle kapatılmaya çalışıldığını vurguladı. Geylan, ücretli öğretmenlerin düşük ücretle ve sosyal güvenceden yoksun çalıştırıldığını belirterek, bu durumun eğitim kalitesini olumsuz etkilediğini ifade etti. 2026 yılı için planlanan 10 bin öğretmen atamasının yetersiz olduğunu dile getiren Geylan, en az ücretli öğretmen sayısı kadar kadrolu atama yapılması gerektiğini söyledi. Emeklilik krizi de büyütüyor Öte yandan, emeklilik hakkı kazanmış 123 binden fazla öğretmenin ekonomik nedenlerle görevde kalmaya devam etmesi, yeni atamaların önünde engel olarak gösterildi. Uzmanlara göre tablo net: Türkiye’de eğitim sistemi, kalıcı kadrolu istihdam politikalarına ihtiyaç duyuyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Epstein skandalında yeni perde: Genç kızlar model ajansları üzerinden ağa çekilmiş Haber

Epstein skandalında yeni perde: Genç kızlar model ajansları üzerinden ağa çekilmiş

ABD’de yıllardır tartışılan Epstein dosyasında yeni tanıklıklar ortaya çıktı. BBC’ye konuşan iki Brezilyalı kadın, modellik vaadiyle kurulan bir sistem üzerinden genç kızların uluslararası bir istismar ağına dahil edilmeye çalışıldığını anlattı. Tanıklıklara göre Fransız model ajansı sahibi Jean-Luc Brunel, bu süreçte kilit bir rol oynadı. Model olma vaadiyle yaklaşmış BBC Brasil’e konuşan Glaucia Fekete, 2004 yılında henüz 16 yaşındayken Brunel’in kendisine ulaştığını anlattı. Fekete, Brunel’in ailesinin evine gelerek annesini ikna etmeye çalıştığını ve kendisini Ekvador’daki bir model yarışmasına göndermek istediğini söyledi. Genç kadın, Brunel’in daha sonra tüm masrafları karşılayarak New York’a gitmesini teklif ettiğini belirtti. Ancak annesi bu teklifi kesin bir şekilde reddetti. Fekete o günü şu sözlerle anlattı: “Eğer annemin sözünü dinlemeyip New York’a gitseydim başıma ne gelebileceğini düşünmeden edemiyorum. Annem beni kurtardı.” Epstein aynı tarihlerde bölgede bulunuyordu BBC’nin ulaştığı ABD belgelerine göre Jeffrey Epstein’in 24–25 Ağustos 2004’te Ekvador’un Guayaquil kentinde bulunduğu kaydedildi. Aynı tarihlerde söz konusu model yarışmasının finali düzenleniyordu. Belgelerde ayrıca yarışmaya katılan 16 yaşından küçük bir modelin aynı yıl Epstein’in özel uçağıyla iki kez seyahat ettiği bilgisi yer aldı. “Model olacağımı sanıyordum” BBC’ye konuşan ve kimliği gizlenen başka bir Brezilyalı kadın ise Brunel’in ajansı aracılığıyla Epstein’le tanıştığını söyledi. “Ana” takma adıyla konuşan kadın şu ifadeleri kullandı: “Sao Paulo’da model olma vaadiyle kandırıldım. Kısa süre sonra fuhuşa zorlandım. ABD vizesini Brunel’in ajansı ayarladı ama aslında modellik işi yapmadım.” Kadın, daha sonra Epstein çevresinden ayrıldığını ve hayatını yeniden kurduğunu belirtti. Model ajanslarının kullanıldığı iddiası ABD Adalet Bakanlığı belgeleri ve mahkeme kayıtları, Brunel’in kurduğu model ajanslarının farklı ülkelerden genç kadınları sisteme dahil etmek için kullanılmış olabileceğini ortaya koyuyor. Belgelerde ayrıca: Epstein’in Brunel’in ABD’de kurduğu ajansa mali destek verdiği, Bazı vize süreçlerinin Epstein tarafından finanse edildiği iddiaları da yer aldı. Brunel suçlamaları reddetmişti Jean-Luc Brunel, hakkındaki suçlamaları hayatı boyunca reddetti. Fransız iş insanı 2022 yılında Fransa’da tutuklu bulunduğu cezaevinde ölü bulunmuştu. Jeffrey Epstein ise 2019 yılında ABD’de tutuklandıktan kısa süre sonra cezaevinde ölü bulunmuş ve olay uluslararası ölçekte tartışma yaratmıştı. Brezilya’da soruşturma başlatıldı Tanıklıkların ardından Brezilya Federal Savcılığı, Epstein bağlantılı olası bir insan kaçakçılığı ve istismar ağı olup olmadığını araştırmak için Şubat ayında soruşturma başlattı. Savcılar, kadınların ifadeleri ve uluslararası belgeler üzerinden sistemin nasıl çalıştığını ortaya çıkarmaya çalışıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Farkında olmadan limit doluyor! Kullanmadığın kredi kartı yeni krediye engel olabilir Haber

Farkında olmadan limit doluyor! Kullanmadığın kredi kartı yeni krediye engel olabilir

Bankacılık işlemleri sırasında imzalanan sözleşmelerde yer alan maddeler, yurttaşların farkında olmadan adlarına kredi kartı limiti tanımlanmasına yol açabiliyor. Kart fiziksel olarak kullanılmasa bile sistemde açık görünen bu limitler, kredi notu ve yeni başvurular üzerinde doğrudan etkili oluyor. Kullanılmayan limitler toplam kapasiteyi etkiliyor Birden fazla bankayla çalışan kişiler için risk daha da büyüyor. Bankacılık sistemi, farklı bankalardaki tüm kredi kartı limitlerini toplu şekilde değerlendiriyor. Bu nedenle kullanılmayan limitler dahi aktif finansal kapasiteyi azaltarak limit artışı ya da kredi onayı süreçlerini zorlaştırabiliyor. Yasal sınır gelir üzerinden hesaplanıyor Türkiye’de kredi kartı limitleri aylık gelir temel alınarak belirlenen yasal bir çerçeveye tabi. Toplam limit hesabına tüm bankalardaki kartlar dahil edildiği için başka bir bankada açık görünen limit, aktif kullanılan kartların limit artışını engelleyebiliyor. Aynı durum ihtiyaç kredisi başvurularında da etkisini gösteriyor. Kredi süreçlerinde otomatik kart tanımlanabiliyor Uzmanlar, kredi kullanımı sırasında sistem üzerinden otomatik kredi kartı limiti oluşturulabildiğine dikkat çekiyor. Yurttaş kartı hiç kullanmasa bile tanımlanan limit finansal yük olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle geçmişte kredi kullananların sistemde açık görünen kartlarını düzenli olarak kontrol etmesi öneriliyor. Tüm limitler tek raporda görülebiliyor Adına tanımlı kredi kartı ve kredi bilgileri e-Devlet üzerinden alınabilen Risk Merkezi Raporu ile görüntülenebiliyor. Raporda hangi bankada ne kadar kredi kartı limiti bulunduğu, kredili mevduat hesapları ve aktif borç bilgileri tek dosyada yer alıyor. Uzmanlardan kritik öneri: Gereksiz limitleri kapatın Ekonomi uzmanları, finansal esnekliği korumak için kullanılmayan kredi kartlarının kapatılması ya da limitlerinin düşürülmesi gerektiğini vurguluyor. Düzenli kontrol yapılmaması halinde yurttaşlar farkında olmadan toplam limit sınırına takılabiliyor ve kredi başvurularında dezavantaj yaşayabiliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Trafikte devrim başlıyor:Dördüncü ışık yolda Haber

Trafikte devrim başlıyor:Dördüncü ışık yolda

Trafik ışıklarında köklü bir değişim kapıda olabilir. Kuzey Carolina Eyalet Üniversitesi tarafından yürütülen çalışma kapsamında mevcut üçlü sisteme beyaz ışığın eklenmesi test ediliyor. Amaç, özellikle otonom araçların yoğunlaştığı bölgelerde trafiği daha akıcı ve güvenli hale getirmek. Denemeler şimdilik ABD’de sınırlı alanlarda sürdürülüyor. Beyaz ışık neyi ifade edecek Yeni sistemde yeşil ışığın altına yerleştirilecek beyaz sinyal, sürücüsüz araçlara yönelik bir “takip et” komutu anlamına geliyor. Otonom araçlar bu sinyalle yönlendirilirken, insan sürücüler mevcut trafik düzenini takip etmeye devam edecek. Sistem, otonom araçların kavşaklarda birbirleriyle iletişim kurarak geçişleri daha verimli yönetmesini hedefliyor. Süre ve yakıt tasarrufu iddiası Araştırma sonuçlarına göre dört renkli sistemin devreye girmesi halinde seyahat süresinin yüzde 10’a kadar azalabileceği ve yakıt tüketiminin düşebileceği belirtiliyor. Özellikle yoğun şeritlerde ve karmaşık kavşaklarda trafiğin daha düzenli akabileceği ifade ediliyor. Denemeler kontrollü bölgelerde sürüyor Uygulama şu an için Kuzey Carolina’da, yaya hareketliliğinin sınırlı olduğu liman gibi kontrollü alanlarda test ediliyor. Henüz geniş çaplı bir şehir uygulamasına geçilmiş değil. Ancak sistemin başarılı olması halinde otonom araç kullanımının yüksek olduğu şehirlerde yaygınlaşabileceği değerlendiriliyor. Kısa vadede yaygınlaşması zor görünüyor Uzmanlara göre sistemin etkili olabilmesi için trafikteki araçların en az yüzde 30 ila 40’ının otonom olması gerekiyor. Bu oranın kısa vadede yakalanmasının zor olduğu, dönüşümün muhtemelen bir nesil sürebileceği belirtiliyor. Bu nedenle beyaz ışık, bugünden yarına değil, geleceğe dönük bir hazırlık olarak görülüyor. Trafik ışıkları daha önce de değişmişti Trafik sinyallerinde köklü değişim fikri tarihte ilk kez gündeme gelmiyor. 1920’li yıllarda Detroitli polis memuru William Potts, kırmızı ile yeşil arasına sarı ışığın eklenmesini önermişti. O dönem büyük bir yenilik olarak görülen üç renkli sistemin ABD genelinde yayılması yaklaşık 15 yıl sürmüştü. Uzmanlar, benzer bir sürecin beyaz ışık için de yaşanabileceğini ifade ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.