SON DAKİKA

#Beraat

HABER DEĞER - Beraat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Beraat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Osman Kavala'dan cezaevindeki 9. yılında açıklama: "Hukuk devletinin tesisine inanıyorum" Haber

Osman Kavala'dan cezaevindeki 9. yılında açıklama: "Hukuk devletinin tesisine inanıyorum"

Cezaevindeki dokuzuncu yılını tamamlaması dolayısıyla kamuoyuna bir açıklama metni gönderen iş insanı Osman Kavala, sürecin başından bu yana yaşanan hukuksuzluklara ve yargı kararlarına dikkat çekti. İlk tutuklandığı dönemde bunun kısa sürede düzeltilecek bir hata olduğunu düşündüğünü ancak yanıldığını belirten Kavala, "Silivri’de ikametimin dokuzuncu yılı tamamlandı" diyen Kavala, "İlk tutuklandığımda bunun bir hata olduğunu, kısa zaman içinde düzeltileceğini düşünüyordum. Yanılmışım. Suç işlediğime dair herhangi bir delil bulunmamasından dolayı beraatle sonuçlanan Gezi davasından sonra, AİHM kararına rağmen, kurgulanan casusluk suçlamasıyla tutukluluğum sürdürüldü, beraat kararları bozuldu, bana ve diğer suçlananlara ağır cezalar verildi" dedi. "Hukuk devletinin tesisine yönelik gelişmeleri görebileceğime inanıyorum" Açıklamasında yöneltilen suçlamalara değinen Kavala, "Bana yöneltilmiş olan suçlamada delil bulunmayışını telafi etmek için akıl almaz iddialar öne sürülmüştü. Yirmi küsur siyasi parti ve siyasi örgütün, yüze yakın sendika, meslek odası ve derneğin oluşturduğu Taksim Dayanışma Platformu’nu kalkışmaya yönlendirdiğim, hükümeti devirmeye teşebbüs eden göstericilerin her türlü ihtiyaçlarını karşılamış olduğum iddia edildi." ifadelerini kullandı. AİHM'in özgürlüğünün kısıtlanmasını "adaletin açık biçimde inkâr edilmesi" olarak değerlendirdiren Kavala, "Cezaevine girdiğimde 60 yaşındaydım. Bu yaştan sonra sivil toplum alanında aktif olarak çalışabileceğim sürenin neredeyse tamamını ve sağlıklı yaşayabileceğim yılların önemli bir kısmını cezaevinde geçirmiş oldum. Ancak, yaşamakta olduğumuz bütün sıkıntılara rağmen, ülkemde hukuk devletinin tesisine yönelik gelişmeleri görebileceğime inanıyorum. Ümit ettiğim gibi, Gezi davasından ve maruz kaldığım adaletsizlikten ders çıkartılabilirse, bu benim için teselli kaynağı olacak." açıklamasını yaptı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe  karar duruşmasında hakim karşısına çıktı Haber

Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe karar duruşmasında hakim karşısına çıktı

Tutuklu Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe, hakkında yürütülen yargılama kapsamında karar duruşmasında hakim karşısına çıktı. Dosyada, 24 yıla kadar hapsi istenen Bahçetepe ile örgüt lideri olarak yargılanan ve tutuksuz bulunan Aziz İhsan Aktaş dahil toplam 9 sanık yer alıyor. Hakkında “rüşvet alma”, “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” ve “haksız mal edinme” suçlamaları yöneltilen Bahçetepe, tutuklu bulunduğu Marmara Kapalı Cezaevi’nden Çağlayan Adliyesi’ne getirildi. İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nin davası, 27. Ağır Ceza Mahkemesi’nin salonunda görüldü. Savcı tahliyesini talep etmişti Savcı, 20 Ekim’de açıkladığı esas hakkındaki mütalaasında, Hakan Bahçetepe’nin “rüşvet alma” suçundan 4 yıldan 12 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını ve tutuklu kaldığı süre dikkate alınarak hükümle birlikte tahliye edilmesini istemişti. Bahçetepe hakkında “haksız mal edinme” ve “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” suçlamalarından beraat talep edilirken, eşi Gözde Bahçetepe ile kayınpederi Aziz Lal’in de aklama suçlamasından beraatleri istenmişti. Mütalaada ayrıca, Aziz İhsan Aktaş’ın iki ayrı “rüşvet verme” eylemi nedeniyle cezalandırılması, ancak etkin pişmanlık hükümleri kapsamında hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi talep edildi. Gürkan Dölekli ve Özer Ayık’ın “rüşvet verme”, Erdal Celal Aksoy’un “rüşvet alma”, Baki Aydöner ve Seza Büyükçulha’nın ise “rüşvete aracılık etme” suçlarından cezalandırılmaları istendi. "Tek bir somut delil yok" Karar duruşmasında söz alan Hakan Bahçetepe, "Mütalaayı okudum ifadelerimi tekrar ediyorum. Eşimin ve kayınpederimin beraatini talep ediyorum. Dosyada hakkımda tek bir somut delil yok. 17 ay boyunca tek bir mağdur ifadesi yoktur. 17 aydır tutukluyum tahliyemi talep ediyorum" şeklinde savunma yaptı. Mahkeme heyeti, duruşmayı 6 Kasım tarihine ertelerken; Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe'nin tutuklu yargılanmasına devam edilmesine hükmetti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Veyis Ateş davasında yeni karar: Mahkemeye gelmeyen tanıklar zorla getirilecek Haber

Veyis Ateş davasında yeni karar: Mahkemeye gelmeyen tanıklar zorla getirilecek

İstanbul Adalet Sarayı 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ikinci celsesinde, kamuoyunun yakından tanıdığı eski Habertürk Genel Müdürü Veyis Ateş hazır bulundu. Daha önce 9 ay boyunca cezaevinde tutuklu kaldıktan sonra tahliye edilen Ateş, duruşmaya müdafi avukatıyla birlikte katıldı. Yargılamada "uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırmak" ve "uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapmak" suçlamaları ele alınıyor. "Bir an önce aklanmak istiyorum" Görülen duruşmada, mahkeme salonunda bulunması gereken tanıklar Serap Şaylan ve Ebru Gülan'ın yer almadığı tespit edildi. Tanıkların mazeretsiz katılım sağlamaması üzerine söz alan sanık Veyis Ateş, sürecin uzamasından duyduğu rahatsızlığı dile getirdi. Medyatik bir kimliğe sahip olduğunu belirten Ateş, daha önceki bir başka dosyada (Mehmet Akif davası) tanık olarak çağrıldığında hemen ifade verdiğini hatırlattı. 9 aylık bir tutukluluk süreci geçirdiğini vurgulayan Ateş," Mehmet Akif dosyasında tanıktım. Tahliyemden sonra o duruşmaya katıldım. Zaten 9 aylık bir tutukluluk dönemim var. Medyatik bir insanım.Tanıklar bir an önce gelsinler, ifadelerini versinler. Benim amacım bir an önce aklanmak ve beraat etmektir" dedi. Mahkemeden zorla getirme kararı Sanık beyanlarının ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, duruşma davetine icabet etmeyen tanıklar Ebru Gülan ve Serap Şaylan'ın bir sonraki celseye zorla getirilmesine hükmetti. Heyet, dosyada eksik kalan diğer hususların tamamlanması amacıyla duruşmayı 8 Aralık 2026 tarihine erteledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Saraçhane davasında karar verildi: İmamoğlu eylemlerine katılan 88 genç beraat etti Haber

Saraçhane davasında karar verildi: İmamoğlu eylemlerine katılan 88 genç beraat etti

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun 19 Mart 2025'te gözaltına alınıp 23 Mart 2025'te tutuklanması sonrasında Saraçhane’de yapılan gösteriler nedeniyle açılan davalarda karar çıktı. İstanbul 65. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmalarda 88 sanık hakkında beraat hükmü kuruldu. "Valiliğin yasak kararı idari yargı tarafından iptal edildi" Duruşmaya katılarak savunma yapan İstanbul Barosu Başkanı Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu, Emniyet'in dayanak gösterdiği İstanbul Valiliği kararının idari yargı tarafından iptal edildiğini hatırlattı. Kaboğlu mahkemedeki beyanında şu ifadeleri kullandı: "Kolluk güçleri, anayasaya saygı duymak yerine Valiliğin 19-23 Mart 2025 tarihlerine ilişkin gösteri yasaklama kararını temel alarak şiddet kullanmıştır. Bize göre bu yasaklama kararı zaten yok hükmündedir ve nitekim idari yargı tarafından iptal edilerek kesinleşmiştir. Savcılığın mütalaası da göz önüne alındığında, bu kitlesel davanın açılması en başından beri ifade özgürlüğünün açık bir ihlali anlamına gelmektedir." İki ayrı dosyada 88 kişiye beraat Sanıkların ve avukatların son sözlerinin ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, iki ayrı dosya kapsamında yargılanan gençlerin durumunu değerlendirdi. Karara göre, 45 kişinin yargılandığı ilk dosyada 44 kişi hakkında 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet suçundan beraat kararı verildi. Aynı dosyada yer alan 1 kişiye ise sosyal medya paylaşımı nedeniyle "suç işlemeye tahrik" suçundan 7 ay 15 gün hapis cezası verilerek hükmün açıklanması geri bırakıldı. İlk davadan ayrılan 44 sanıklı ikinci dosyada da mahkeme tüm sanıklar hakkında beraat kararı verdi. Bu dosyada da yine 1 kişiye sosyal medya paylaşımı gerekçesiyle 7 ay 15 gün hapis cezası verilerek cezası ertelendi. Böylece her iki dosyada toplam 88 kişi beraat etmiş oldu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Gazeteci Mehmet Akif Ersoy davasında ara karar: Bir isim için ev hapsi kararı Haber

Gazeteci Mehmet Akif Ersoy davasında ara karar: Bir isim için ev hapsi kararı

İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ikinci celsesinde sanıklar, avukatlar, mağdurlar ve tanıklar hakim karşısına çıktı. "Nitelikli cinsel saldırı", "suç örgütü kurma", "uyuşturucu ticareti yapma veya sağlama" ve "uyuşturucu kullanımını kolaylaştırma" iddialarıyla yargılanan sanıklar suçlamaları reddederek tahliye ve beraat talebinde bulundu. Mağdur ve tanıkların beyanları duruşmaya damga vurdu Duruşmada dinlenen mağdur Elif Kılınç, uyuşturucu testinin negatif çıktığını belirterek dosyada adı geçen şahıslar tarafından herhangi bir cinsel saldırıya uğramadığını ve kimseden şikayetçi olmadığını ifade etti. Süreç boyunca işini ve sağlığını kaybettiğini söyleyen Kılınç, "Ne bu dosyada ismi geçenler ne de başkaları tarafından mağdur edilmedim. Cinsel bir saldırıya maruz kalmadım, kalsaydım o gün şikayetçi olurdum. Ama bu süreçte mağdur edildim, işimden oldum, sağlığımı kaybettim" dedi. Spiker Meltem Acet ise soruşturma sürecinin tüm hayatını altüst ettiğini vurgulayarak, dosyada mağdur veya şikayetçi olmadığını belirtti. Acet, "52 yaşındayım, bütün hayatım altüst oldu. İsmim bir kurguyla bu soruşturmaya dahil edildi. Ben bu dosyada mağdur değilim, şikayetçi de değilim. Ama yaşadıklarımdan dolayı mağdurum, ismim bu dosyada geçtiği için mağdurum" ifadeleriyle tepkisini dile getirdi. Kişisel bilgilerinin sosyal medyada paylaşıldığını belirten Acet, adının dosyadan çıkarılmasını talep etti. Tanık olarak dinlenen gazeteci Tuğçe Özçelik de Ersoy'u tanıdığını ancak kendisinin neden bu dosyada tanık yer aldığını anlamadığını söyledi. Öte yandan, önceki duruşmayı salonda dinlediği ortaya çıkan bir gizli tanık, mahkeme başkanının tespiti üzerine tanıklıktan çıkarıldı. Sanıkların savunmaları Hakim karşısında savunma yapan tutuklu sanık Mehmet Akif Ersoy, hakkındaki suçlamaları ve örgüt liderliği iddialarını reddederek tahliyesini istedi. Duruşmada bazı isimlerden daha önce özür dilediğini hatırlatan Ersoy, Elif Kılınç ve Meltem Acet'ten de yaşananlar nedeniyle özür diledi. Ersoy, "Ortada bir örgüt yok, ben örgüt lideri falan değilim. Herkes başta şüpheliydi. Herkes mağdur burada. Tahliyemi talep ediyorum" diyerek kamuoyu baskısına dikkat çekti ve "Adımı internete yazarsanız iftira, hakaret, çirkin iddiaları görürsünüz, benim bu halde bırakın kaçmayı evden dışarı çıkamayacağıma bile emin olabilirsiniz" dedi. Diğer tutuklu sanık Mustafa Manaz da suçlamaların somut delillere dayanmadığını savunarak tahliye ve beraat talebinde bulundu. Soruşturma süreci nedeniyle şirketine haciz konulduğunu ve banka hesaplarının bloke edildiğini belirten Manaz, "Masumiyet karinesi hiçe sayıldı. Çok ağrıma gidiyor, kaldıramıyorum. Onurum ve şerefim için yaşadım ben. Dosyada somut hiçbir şey yok, söylenti ve laf hepsi" diye konuştu. Mahkemeden ara karar çıktı Cumhuriyet savcısının tutuklu sanıkların mevcut hallerinin devamını talep ettiği duruşmada ara karar açıklandı. Mahkeme heyeti, Mehmet Akif Ersoy’un tutukluluk halinin devamına karar verirken, diğer tutuklu sanık Mustafa Manaz hakkında ise ev hapsi tedbiri uygulanmasına hükmetti. Davadaki yargılama süreci önümüzdeki celselerde devam edecek. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

"İzmir daha önce de işgal edildi" demişti: Oyuncu Berna Laçin hakkında soruşturma başlatıldı Haber

"İzmir daha önce de işgal edildi" demişti: Oyuncu Berna Laçin hakkında soruşturma başlatıldı

Siyaset gündeminin en önemli başlıklarından biri olan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın AK Parti saflarına katılım süreci, sosyal medyada da geniş yankı uyandırdı. Tugay'ın AK Parti Genel Merkezi'ne gelerek rozet taktığı ve resmi katılımın gerçekleştiği saatlerde oyuncu Berna Laçin'in yaptığı paylaşım, hukuki süreci beraberinde getirdi. Laçin'in sanal medya hesabından paylaştığı ifadelerin ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı resen harekete geçerek inceleme başlattı. Tugay'ın partiye katılımı Gündemdeki bu kritik siyasi transfer, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla gerçekleşen törenle kamuoyuna duyuruldu. Tören sırasında açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ege'nin incisi İzmir'e ve İzmirli kardeşlerimize hizmet mücadelesinde tüm imkanlarımızla kendisine destek olacağımızı vurgulamak istiyorum" ifadelerini kullandı. Erdoğan'ın ardından kürsüye gelen Cemil Tugay ise yeni döneme dair hedeflerini paylaşarak, "Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliği ve AK Parti ailesinin kıymetli desteğiyle İzmir'i ayağa kaldırmak ve şehrimizi adeta yeniden inşa etmek üzere yola çıkıyoruz" sözleriyle kararlılığını dile getirdi. Laçin'in geçmişteki soruşturma dosyaları Başlatılan bu son soruşturma, oyuncu Berna Laçin'in sosyal medya paylaşımları nedeniyle yargı mercileriyle karşı karşıya kaldığı ilk olay olma özelliği taşımıyor. Geçmiş yıllarda da yaptığı bazı paylaşımlar nedeniyle hakkında çeşitli adli işlemler başlatılmıştı. Laçin hakkında 2018 yılında Medine'ye ilişkin yaptığı paylaşımlar sebebiyle "halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama" suçundan soruşturma açılmıştı. 1 yıla kadar hapis istemiyle yargılandığı bu davada 2019 yılında mahkeme suç unsurlarının oluşmadığına hükmederek beraat kararı vermiş, savcılığın itirazı üzerine dosyayı inceleyen istinaf mahkemesi de beraat kararını onamıştı. Öte yandan, 2024 yılında sahipsiz hayvanlara ilişkin yasal düzenlemenin TBMM'de kabul edilmesinin ardından milletvekillerini hedef alan paylaşımı nedeniyle de hakkında "Türkiye Büyük Millet Meclisini alenen aşağılama" suçundan resen soruşturma başlatılmıştı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Tanju Özcan "cinsel saldırı" davasından beraat etti Haber

Tanju Özcan "cinsel saldırı" davasından beraat etti

Bolu'da yerel siyaseti sarsan yargı sürecinde yeni bir hukuki eşik geride kaldı. Şubat ayında yürütülen bir "icbar suretiyle irtikap" soruşturması kapsamında tutuklanarak Bolu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Tanju Özcan hakkında, belediye personeli Öznur Ç.'nin şikayeti üzerine cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlamalarıyla açılan dava karara bağlandı. Haziran ayında tahliye edilmişti Söz konusu iki suçlama kapsamında bir süredir tutuklu olarak yargılanan Özcan, geçtiğimiz haziran ayında görülen duruşmada tahliye edilmiş ve yargılamasına tutuksuz olarak devam edilmişti. Bolu 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde bugün görülen duruşmaya, "icbar suretiyle irtikap" suçundan halen tutuklu bulunduğu Ankara Sincan Cezaevi'nden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katılan Özcan, hakim karşısına çıktı. Dosyadaki iddiaları ve savunmaları değerlendiren mahkeme heyeti, sanığın üzerine atılı suçları işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut maddi delil bulunmadığına hükmetti. Heyet, bu gerekçeyle Tanju Özcan'ın her iki suçlamadan da beraatine karar verdi. Öte yandan, cinsel saldırı davasından beraat eden Tanju Özcan'ın, görevden uzaklaştırılmasına ve cezaevinde bulunmasına yol açan temel dosya olan "icbar suretiyle irtikap" soruşturmasındaki tutukluluk halinin ise devam ettiği bildirildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Aleyna Çakır davasında karar: Ümitcan Uygun'a 4 yıl hapis cezası Haber

Aleyna Çakır davasında karar: Ümitcan Uygun'a 4 yıl hapis cezası

Ankara 34. Ağır Ceza Mahkemesi kararını açıkladı Ankara’da "Aleyna Çakır" adıyla tanınan Sema Esen’in evinde ölü bulunmasıyla ilgili açılan davada mahkeme kararını verdi. Ankara 34. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada sanık Ümitcan Uygun hakim karşısına çıktı. Yargılama sonucunda mahkeme heyeti, sanık Uygun’u "intihara teşvik etmek ve intihar kararını kuvvetlendirmek" suçundan 4 yıl hapis cezasına mahkum etti. Sanık hakkında "eziyet etme" suçlamasından ise suçun işlendiğinin sabit olmaması gerekçesiyle beraat kararı verildi. Savcılık 15 yıla kadar hapis istemişti Davanın 8 Mayıs 2026 tarihinde açıklanan esas hakkındaki mütalaasında cumhuriyet savcısı, sanık Ümitcan Uygun'un "intihara teşvik etme" ve "eziyet etme" suçlarından toplamda 6 yıl 6 aydan 15 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını talep etmişti. Yargılama süreci boyunca üzerindeki suçlamaları reddeden sanık Uygun ise beraatini istemişti. Olayın geçmişi Gerçek adı Sema Esen olan 21 yaşındaki genç kadın, 3 Haziran 2020’de Ankara’nın Keçiören ilçesindeki evinde ölü bulunmuş, Adli Tıp Kurumu raporunda ölümün ası sonucu meydana geldiği belirtilmişti. Esen’in ölümünün ardından, Ümitcan Uygun’un daha önce Esen’e şiddet uyguladığı anlara ilişkin görüntüler sosyal medyada büyük yankı uyandırmıştı. Söz konusu görüntülerin Esen’in ölümünden yaklaşık bir buçuk ay önce kaydedildiği belirlenmişti. Yıllar sonra hazırlanan iddianamenin ardından davanın ilk duruşması Mart 2025’te Ankara 34. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmüştü. 22 Eylül 2026 tarihinde karara bağlanan davada sanığa "intihara teşvik etmek ve intihar kararını kuvvetlendirme" suçundan 4 yıl hapis cezası verildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

12 Eylül’ün TRT'ye yansıması: "101’ler" Olayı Haber

12 Eylül’ün TRT'ye yansıması: "101’ler" Olayı

Basın ve yayın dünyasında "101’ler" olarak anılan süreç, 12 Eylül rejiminin düşünceyi, üretimi ve nitelikli kadroları nasıl hedef aldığının en çarpıcı örneklerinden biri olarak tarihe geçti. Gerekçesiz Sürgünler ve Meslek Dışı Atamalar 10 Kasım 1981 günü, TRT bünyesinde görev yapan ve her biri alanında uzmanlaşmış 101 yayıncı, prodüktör, spiker, kameraman ve muhabir; hiçbir hukuki gerekçe gösterilmeden görevlerinden alındı. 1402 sayılı Sıkıyönetim Yasası uyarınca kamuda başlatılan kıyım dalgasının bir parçası olan bu atamalarda, çalışanların meslekleriyle uzaktan yakından ilgisi bulunmayan bakanlık ve müdürlüklere gönderilmesi dikkat çekti. Dönemin TRT Genel Müdürü emekli general Macit Akman, bu toplu sürgünün "tepeden gelen bir emir"le yapıldığını belirterek uygulamayı, "Vallahi, hiçbirini tanımam ben. Emir veren Başbakan Bülend Ulusu’dur. Biz de uyguladık" sözleriyle özetlemişti. Gazeteci-yazar Adnan Gerger’in "12 Eylül Sürgünleri" adlı kitabında detaylandırdığı süreç, Türkiye tarihinde benzeri görülmemiş bir kadro kıyımıydı. 101 çalışanın karşı karşıya kaldığı atamalar, trajikomik olduğu kadar yıkıcı bir tablo ortaya koydu: Halil Eroğlu (Prodüktör) Kütahya Veteriner Müdürlüğü, Sina Akyol (Dış Yayınlar Prodüktürü), Yozgat Teknik Ziraat Müdürlüğü, Melek Dener (Spiker), Bayındırlık Bakanlığı Dosya Evrak Memurluğu, Ümit Demirağ (Seslendirme Yönetmeni) Afet İşleri, Erdal Özkan (Prodüktör), Türkiye Kömür İşletmeleri, Mustafa Şahin (Kameraman)Trabzon Su Ürünleri Bölge Müdürlüğü Gözaltılar ve DAL Grubu Sürgün edilen TRT personelinden radyo prodüktörü Ahmet Mortaş’ın yaşadıkları, dönemin güvenlik bürokrasisinin ve sıkıyönetim koşullarının bireyler üzerinde yarattığı fiziksel ve psikolojik tahribatın acı bir özetiydi. 11 Kasım'da kurum içinden gözaltına alınan Mortaş, Ankara Emniyet Müdürlüğü Siyasi Şubesi bünyesindeki "Derin Araştırma Laboratuvarı" (DAL Grubu) olarak bilinen birimde günlerce sorgulandı. Sorgularda; geçmişte hazırladığı programlar, Halk Ozanı Mahzuni Şerif ve diğer aydınlarla ilişkileri, mezhebi ve dini bilgileri soruşturma konusu yapıldı. Emniyetteki gözaltı süresinin ardından serbest bırakılmayı beklerken Mamak Askeri Cezaevi’ne gönderilen Mortaş, burada yaşadığı şiddetli fiziksel ve psikolojik işkenceleri şu sözlerle aktarmıştı: "Mamak’a gittik. Kademe kademe, aşama aşama esas koğuşa alınıncaya kadar hayatımın en büyük işkencelerini gördüm... Avuçlarımıza ve bacaklarımıza iniyordu coplar. Sağa bakma, sola bakma, arkaya dönme, bağırmalar… Kafese alınınca burnumuz duvara, ayaklarınız süpürgeliğe değecek şekilde esas duruşta beklememiz isteniyordu." Mamak'ta geçirdiği 25 günün ardından 4. Sıkıyönetim Mahkemesi'nde yargılanan ve yasal bir sendika/dernek olan TRT-DER üyeliği dışında suç unsuru bulunamayarak beraat eden Mortaş, tahliye sonrasında gittiği hastanede kafasında çatlar/kırıkler olduğunu ve beyin kanamasından kıl payı kurtulduğunu, doktorların bunun "büyük bir mucize" olduğunu belirttiğini öğrenmişti. Hafızalarda Kalan Bir Direniş "101’ler" olayı; üniversitelerden uzaklaştırılan "1402’likler" ve Devlet İstatistik Enstitüsü'nden sürülen "70’ler" ile birlikte, 12 Eylül rejiminin toplumu ve bürokrasiyi tek tipçi bir zihniyetle nasıl biçimlendirdiğinin simgesi oldu. Yıllar süren hukuk mücadeleleri, mesleklerinden koparılan aydınların yaşadığı travmalar ve Adnan Gerger’in kaleme aldığı “12 Eylül Sürgünleri” kitabı, bu dönemin toplumsal hafızada kapanmayan yaraları olarak kayda geçti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.