SON DAKİKA

#Para Trafiği

HABER DEĞER - Para Trafiği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Para Trafiği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İsmail Çanak'ın ifadesi ortaya çıktı: Cem Küçük ve Tahir Sarıkaya'ya milyonlarca ödeme Haber

İsmail Çanak'ın ifadesi ortaya çıktı: Cem Küçük ve Tahir Sarıkaya'ya milyonlarca ödeme

Cem Küçük'e 630 Bin TL Ödeme İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının Cem Küçük’e ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında gözaltına alınan medya şirketi sahibi İsmail Çanak’ın savcılık ifadesinin ayrıntıları netleşti. Şüpheli sıfatıyla ifade veren Çanak’a, hesaplarında tespit edilen milyonlarca liralık para hareketleri tek tek soruldu. Savcılık sorgusunda Cem Küçük, Tahir Sarıkaya, Serdar Özyurt, İhsan Özyurt ve çok sayıda şirket ile Çanak arasındaki para trafiği gündeme geldi. Çanak, Cem Küçük’e toplam 630 bin TL gönderdiğini doğrulayarak ödemelerin gerekçesini şu sözlerle açıkladı: "Çeşitli organizasyon kapsamında bu parayı göndermişimdir. Cem Küçük’e vermiş olduğum paraların tamamı belediye organizasyonlarına katılması karşılığı bu ödemeleri yapmışımdır." Çanak ayrıca Cem Küçük ile Serdar Özyurt’u kendisinin tanıştırdığını ancak bu tanıştırma karşılığında Serdar Özyurt’tan herhangi bir para almadığını ifade etti. İfadesinin sonunda Cem Küçük ve Tahir Sarıkaya’ya yaptığı ödemelerin iş ilişkisinden kaynaklandığını, söz konusu kişileri herhangi bir şekilde yönlendirmediğini beyan etti. Tahir Sarıkaya ile 10,5 Milyon TL'yi aşan para trafiği Soruşturmadaki dikkat çekici para trafiğinin bir diğer tarafında gazeteci Tahir Sarıkaya yer aldı. Savcılık tarafından Çanak’a, Tahir Sarıkaya’ya toplam 9 milyon 75 bin 564 TL gönderdiği, Sarıkaya’dan ise 1 milyon 448 bin 867 TL aldığı tespiti soruldu. Tahir Sarıkaya’yı 25 yıldır tanıdığını ve Beyaz TV’deki programında 15 yıl boyunca yardımcısı olarak görev yaptığını anlatan Çanak, para trafiğini bu iş ilişkisiyle açıklamaya çalıştı. Kendisini "Herhangi bir şekilde haber yapılması karşılığında para göndermedim" diyerek savunan Çanak, Sarıkaya’nın çocuğunun okul ödemelerinin kendi hesabından yapıldığını, birlikte katıldıkları etkinliklerdeki uçak ve otel masraflarının Sarıkaya’nın kredi kartıyla ödendiğini ve daha sonra bu tutarları Sarıkaya’ya geri verdiğini öne sürdü. Serdar Özyurt ve Özyurt Ailesi'nden gelen milyonlarca lira Dosyadaki en yüksek tutarlı para hareketlerinden biri Serdar Özyurt ile İsmail Çanak arasında tespit edildi. Savcılık, Serdar Özyurt tarafından Çanak’ın hesabına 57 milyon 718 bin 924 TL gönderildiğini, Çanak’ın hesabından Özyurt’a ise 491 bin 988 TL çıktığını belirledi. 2024 yılında Serdar Özyurt ile şirketi arasında PR ve etkinlik anlaşması imzalandığını belirten Çanak, hesabına gelen milyonlarca liranın organizasyon ve konser faaliyetlerine ilişkin olduğunu söyledi. Hatay'da Demet Akalın ve çeşitli sanatçıların konser etkinliklerini düzenlediğini, Ramazan ayındaki yardım faaliyetlerini ve depremzede çocuklara yönelik çalışmaları bu bütçeyle yürüttüğünü ifade eden Çanak, Serdar Özyurt’un Hatayspor forma sponsorluğu reklam çalışmaları nedeniyle de ödeme aldığını ekledi. Savcılık sorgusunda Serdar Özyurt’un kardeşi İhsan Özyurt ve Özyurt bağlantılı şirketlerden gelen transferler de soruldu. Çanak’ın hesabına Asi Grup İnşaat A.Ş.’den 6 milyon 200 bin TL, İhsan Özyurt’tan 3 milyon 896 bin TL ve Ares Grup Savunma şirketinden 3 milyon 38 bin 645 TL gönderildiği tespit edildi. Çanak bu ödemeleri reklam çalışması, şirket tanıtım filmi çekimleri ve Ankara’daki danışmanlık faaliyetleri ile açıkladı. Kripto ve Papara hesaplarındaki milyonluk hareketler İsmail Çanak’ın kripto para hesabındaki yüksek tutarlı işlemler de soruşturmanın dikkat çeken başlıkları arasında yer aldı. Paribu Teknoloji A.Ş.’den hesabına toplam 16 milyon 387 bin 695 TL geldiği, hesabından ise 35 milyon 597 bin 100 TL gönderildiği (toplam 51,9 milyon TL hacim) tespit edildi. Çanak, işlemleri Ankara’da faaliyet gösteren ve kendisine ait olduğunu söylediği Maccaarna Gıda A.Ş. üzerinden açıkladı. Şirketin kuruluş giderleri, teçhizat alımı ve eğitimleri kapsamında İtalya’daki makarna-pizza şirketine ödeme yaptığını savunan Çanak, Türkiye’den para transferinin zor olması nedeniyle kripto hesabını kullandığını belirtti ve yasa dışı bahis oynamadığını vurguladı. Papara Elektronik Para hesabı üzerinden gelen 1 milyon 291 bin 413 TL ve giden 2 milyon 376 bin 638 TL'lik hareketlerin ise ev ihtiyaçları ve çocuklarının ödemeleri için yapıldığını ifade etti. Anatolian Medya, Maccaarna Gıda ve Aras Tanıtım Medya şirketlerinin kendisine ait olduğunu belirten Çanak, buralardan gelen paraların kendi şirket gelirleri olduğunu kaydetti. Yunus Emre Demir ve diğer isimlerle ticari ilişkiler Savcılık, Çanak’ın Yunus Emre Demir’den aldığı 210 bin TL ile Demir’e gönderdiği 8 milyon 550 bin 400 TL’yi de sordu. Çanak, Şanlıurfa merkez ve ilçelerinde gerçekleştirdiği açık hava reklamlarının basım, takma ve söküm işlemlerini gerekçe göstererek bu ödemelerin ticari faaliyetten kaynaklandığını söyledi. Halil Erhan Demir’e gönderilen 4 milyon 382 bin TL'nin ise Şanlıurfa’daki organizasyonlarda alınan hizmetlere karşılık olduğu ifade edildi. Vural Budak, Fahriye Tuba Turan, Fatma Çağlayan, Mahmut Kılıç, Yücel Yılmaz ve diğer isimlerle yapılan para hareketleri de reklam-organizasyon, araç-arsa alımı, ailevi ilişkiler ve hizmet bedelleriyle açıklandı. Mesleği "medya şirketi sahibi" ve aylık geliri 250 bin TL olarak kaydedilen İsmail Çanak’ın ifadesi sonrasında, hesaplarındaki yüksek tutarlı para trafiğinin niteliği ve soruşturma konusu eylemlerle bağlantısı adli makamlarca değerlendirilmeye devam ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Adalet Bakanı Akın Gürlek açıkladı: 122 milyar TL'lik dev para trafiği çökertildi Haber

Adalet Bakanı Akın Gürlek açıkladı: 122 milyar TL'lik dev para trafiği çökertildi

Organize suç şebekelerine eş zamanlı darbe Antalya, Gaziantep, İstanbul ve İzmir Cumhuriyet Başsavcılıklarının koordinasyonunda emniyet güçleri tarafından organize suç örgütlerine yönelik kapsamlı operasyonlar gerçekleştirildi. Yasa dışı bahis, nitelikli dolandırıcılık, uluslararası uyuşturucu ticareti ve kara para aklama suçlarına karışan şebekelerin hedef alındığı dört ildeki soruşturmalar kapsamında toplam 137 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı. Gelişmeyi sosyal medya hesabı üzerinden kamuoyuyla paylaşan Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde devletimiz sahadadır. Suç işleyen de suçtan kazanç sağlayan da hukuk önünde hesabını verecektir" ifadelerini kullandı. Gaziantep'te 122 Milyar TL'lik devasa para Ttafiği Operasyonların en dikkat çeken ayağı Gaziantep'te gerçekleştirildi. Yurt dışından kaçak yollarla getirilen dövizleri kurdukları şirketler üzerinden yeniden yurt dışına çıkaran suç şebekesi deşifre edildi. Şüphelilerin hesaplarında yapılan detaylı incelemelerde, 2021-2026 yılları arasında tam 122 milyar TL'yi aşan devasa bir para hareketliliği tespit edildi. Kaçakçılık, resmi belgede sahtecilik ve vergi suçları kapsamında yürütülen soruşturmada 33 kişi gözaltına alındı. İzmir'de uyuşturucu baronlarının 1 Milyar TL'lik varlığına el konuldu İzmir merkezli yürütülen operasyonda ise Belçika’dan yönetildiği belirlenen uluslararası bir uyuşturucu ağı çökertildi. Adliyeye sevk edilen 38 şüphelinin suçtan elde ettiği tespit edilen yaklaşık 1 milyar TL değerindeki devasa mal varlığı donduruldu. Hakimlik kararıyla el konulan varlıklar arasında 87 taşınmaz, 18 araç, 4 özel tekne ve 14 şirketin ortaklık payları yer aldı. İstanbul'da sanal kumar, Antalya'da çek vurgunu İstanbul'daki operasyonlarda, vatandaşları yasa dışı bahis sitelerine yönlendiren ve entegre ödeme sistemleri kurarak para transferi sağlayan suç örgütüne darbe vuruldu; şebeke üyesi 58 şüpheli yakalanarak çok sayıda dijital materyale el konuldu. Antalya'da ise piyasadaki esnafa güven sağlayıp vadeli çeklerle milyonlarca liralık mal toplayan ve bu ürünleri değerinin çok altında hızla elden çıkaran organize dolandırıcılık şebekesine yönelik baskınlarda 8 kişi kıskıvrak yakalandı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Aziz İhsan Aktaş’tan İBB Davası’nda çarpıcı savunma: Dekontları ve belgeleri sundu Haber

Aziz İhsan Aktaş’tan İBB Davası’nda çarpıcı savunma: Dekontları ve belgeleri sundu

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen, görevden alınan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu dahil 53’ü tutuklu 414 sanıklı davanın 68'inci duruşması, İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki duruşma salonunda görüldü. Yaklaşık 15 saat süren maraton duruşmada savunmasını yapan tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş, HTS kayıtları, banka dekontları, dijital materyaller ve uzman mütalaalarından oluşan geniş bir delil klasörünü mahkeme heyetine sundu. Salondaki koruma yoğunluğuna ilişkin spekülasyonlara yanıt vererek savunmasına başlayan Aktaş, "Öncelikle şu yanlış algıyı düzeltmek istiyorum. Bazılarının beyan ettiği üzere yanımdaki kişiler bir koruma ordusu değildir. Daha önce şahsıma yönelik planlanan suikast girişimi nedeniyle devletimizin tahsis ettiği resmi korumalardır. Bu benim için bir ayrıcalık değil, can güvenliğimin sağlanması adına alınan zorunlu bir tedbirdir" ifadelerini kullandı. “Sistemin Amacı Ekrem İmamoğlu'nun Faaliyetlerini Finanse Etmekti” Etkin pişmanlık beyanlarının değersizleştirilmeye çalışıldığını savunan Aktaş, İBB bünyesinde iş insanlarının hak edişlerinin bilerek geciktirildiğini ve bir ödeme baskısı oluşturulduğunu öne sürdü. İddianamede yer alan "sistem" kavramına dair konuşan Aktaş, "Bu dosyadaki temel mesele, yasal hak ediş alacaklarının iş insanları üzerinde sistematik bir baskı aracı hâline getirilmesidir. İlgililerin kendi aralarında 'sistem' adını verdikleri bir para toplama düzeni kurulmuştur. Karşıma çıkan bu yapı, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu liderliğinde şekillenmiştir. Sistemin temel amaçlarından en önemlisi ise Ekrem İmamoğlu'nun siyasi hayatının ve faaliyetlerinin finanse edilmesidir" dedi. Aktaş, bu mekanizmadan İSFALT Genel Müdürü Burak Korzay, İBB İştirakler Danışmanı Ertan Yıldız ve diğer bazı iş insanlarının da ifadelerinde bahsettiğini belirtti. Mahkemeye Sunulan Belgeler ve Para Trafiği Duruşma salonundaki ekranlara yansıttığı HTS baz kayıtları ve banka hareketleriyle iddialarını detaylandıran Aktaş, 2024 yerel seçim süreci öncesinde CHP eski Genel Başkan Yardımcısı ve Milletvekili Özgür Karabat’ın kendisini Esenyurt’taki bir otele çağırdığını iddia ederek, Karabat’ın "İmamoğlu'nun kesin talimatı var, 5 milyon TL vermezsen hak ediş ödemelerin durdurulacak" dediğini ileri sürdü. Aktaş, bankadan nakit çekilen bu paranın İkitelli’deki bir akaryakıt istasyonunda Karabat’ın şoförü/danışmanı Sırrı Küçük’e teslim edildiğini ve söz konusu para çekim dekontları ile HTS sinyallerinin eşleştiğini savundu. İSFALT ve İBB iştirakleriyle yürütülen işlerde hak edişlerin ödenmesi karşılığında kendisinden Kilyos’taki bir otele çanta içerisinde 970 bin dolar (dönemin kuruyla yaklaşık 30 milyon TL) bırakmasının istendiğini, ödeme yapılmaması durumunda şirketlerinin nakit akışının bozulacağı yönünde tehdit edildiğini belirten Aktaş, çantanın daha sonra belediye yetkilileri tarafından alındığını öne sürdü. Ayrıca Florya’daki Başkanlık Konutunda gerçekleştirildiğini iddia ettiği toplantılara değinen Aktaş, İETT ve diğer birimlerde iş yapan yüklenici firmalardan her hak ediş ödemesi için yüzde 10 ila yüzde 12 arasında değişen oranlarda pay talep edildiğini savunarak, kendi şirket grubu üzerinden 2020-2024 yılları arasında toplam 84 milyon 857 bin TL tutarında ödeme yapmak durumunda bırakıldıklarını beyan etti. “Rüşvet Değil, İrtikap Mağduruyuz” Savcılık mütalaasında kendisine rüşvet suçlaması yöneltilmesine karşı çıkan Aktaş, yapılan ödemelerin bir çıkar sağlama amacı taşımadığını, ticari varlıklarını korumak için zorlama altında verilen "irtikap bedelleri" olduğunu ifade etti. Haklarındaki ihaleye fesat karıştırma iddialarına ilişkin diğer adli süreçlerde beraat yönünde görüş bildirildiğini hatırlatan Aktaş, "Etkin pişmanlık kapsamında sunduğum tüm deliller, HTS kayıtları ve belgeler ortadadır. Üzerime atılı rüşvet suçlamasından beraatımı ve hakkımda ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep ediyorum" diyerek savunmasını tamamladı. Mahkeme heyeti, taraf avukatlarının beyanlarını alarak duruşmayı sonraki celseye erteledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Köklerinden Günümüze: Süleymancılar ve  Alihan Kuriş  Haber

Köklerinden Günümüze: Süleymancılar ve  Alihan Kuriş 

Süleymancılar Cemaatinin Tarihsel Kökleri ve Kuruluş Süreci Süleymancılar cemaatinin temelleri, 1920’li yıllarda Darülhilafetil Aliye Medresesi'nde öğretmenlik yapan ve dönemin koşullarında dini eğitimi farklı metotlarla sürdüren Süleyman Hilmi Tunahan tarafından atılmıştır. Nakşibendiyye tarikatının Müceddidiyye koluna mensup olan Tunahan, 1924 yılında Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nun kabul edilmesi ve medrese sisteminin kaldırılmasının ardından öğrencilerine gizli ve farklı yollarla dini bilgiler aktarmaya devam etmiştir. 1940'lı yıllarda devletin sıkı takipleri ve denetimleri altında kalan, bu süreçte soruşturmalar ve gözaltılar yaşayan Tunahan, 1949 yılında Kur’an kurslarının açılmasına sınırlı da olsa izin verilmesinin ardından faaliyetlerini görünür kılabilmiştir. Tunahan, 1951 yılında İstanbul Çamlıca’da cemaatin ilk Kur'an kursunu açmış ve yapı zamanla Türkiye’nin dört bir yanına yayılarak kurumsal bir boyuta evrilmiştir. Tunahan Sonrası Dönem: Liderlik Değişimleri ve Kurumsallaşma Süleyman Hilmi Tunahan’ın ölümünün ardından cemaatin liderliğini damadı Kemal Kaçar üstlendi. Kaçar döneminde yapı kurumsal bir kimlik kazanarak büyüdü ve 1966 yılında Kur'an kursları kurma, koruma ve idame ettirme dernekleri federasyonu kuruldu. 1970’li yıllardan itibaren faaliyetler Türkiye sınırlarını aşarak Almanya başta olmak üzere Avrupa’daki Türk işçilerine yönelik dini eğitim ve kültür merkezleriyle uluslararası bir nitelik kazandı. 12 Eylül 1980 askeri darbesi sonrasında cemaat bazı hukuki soruşturmalarla ve davalarla karşılaşsa da eğitim ve yurt faaliyetlerini genişletmeye devam etti. Kemal Kaçar’ın 2000 yılında vefat etmesinin ardından cemaat yönetimi, Tunahan ailesinin soy ağacından gelen isimlere devredildi ve liderlik koltuğuna Süleyman Hilmi Tunahan’ın torunu Arif Ahmet Denizolgun oturdu. Alihan Kuriş Kimdir ve Cemaatin Başına Nasıl Geçti? 21 Kasım 1979 İstanbul doğumlu olan Alihan Kuriş, meslek olarak yüksek mimar ve iş insanıdır. Cemaat içindeki köklü aile bağlarıyla dikkat çeken Kuriş’in annesi Gülderen Kuriş, babası Mahmut Sabri Kuriş, dayısı ise bir önceki lider Arif Ahmet Denizolgun’dur; ayrıca annesinin eniştesi Kemal Kaçar, annesinin dedesi ise cemaatin kurucusu Süleyman Hilmi Tunahan’dır. Cemaat bünyesindeki okul, yurt ve kurs projelerindeki mimari çalışmalarıyla tanınan Alihan Kuriş, dayısı Arif Ahmet Denizolgun’un 8 Eylül'de yüksek tansiyona bağlı beyin kanaması sonucu ani vefatının ardından Süleymancılar cemaatinin liderliğini üstlendi. Kuriş, liderliği devraldığı günden bu yana yapının hem idari hem de ekonomik organizasyonunu yöneten ana isim konumundadır. Süleymancılara 17 İlde Operasyon Geçmişte daha çok eğitim, yurt ağları ve siyasi-bürokratik ilişkileriyle anılan Süleymancılar cemaati, günümüzde tarihinin en büyük mali soruşturmasıyla karşı karşıya kaldı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma, faaliyetlerin dini boyutundan ziyade hiyerarşik ve ekonomik çıkar ilişkilerini merkeze alıyor. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan geniş kapsamlı mali suç operasyonu çerçevesinde, aralarında cemaat lideri Alihan Kuriş’in de bulunduğu 49 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. İstanbul, Ankara ve İzmir'in de aralarında bulunduğu 17 ilde eş zamanlı düzenlenen operasyonlarda toplam 123 adreste arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirildi; bunlardan 43'ünün doğrudan adres, 80'inin ise 33 şirkete ait farklı lokasyonlar olduğu belirtildi. Başlatılan operasyon neticesinde Alihan Kuriş dahil 30 şüpheli gözaltına alınarak emniyete götürüldü. Şüpheliler hakkında suç örgütü kurma ve yönetme, suç örgütüne üye olma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık ve Vergi Usul Kanunu’na muhalefet suçlarından soruşturma yürütülüyor. MASAK Raporları ve 100 Milyar TL'yi Aşan Para Trafiği Soruşturmanın odağını Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından hazırlanan kapsamlı mali analiz raporları oluşturuyor. MASAK raporlarında yer alan tespitlere göre, örgütle bağlantılı şirketlerin 2020 yılı sonrasında finansal işlem hacimlerinde olağanüstü artışlar yaşandığı, şirketlerin yüksek sermayelerle bölündüğü veya devredildiği belirlendi. Kurulan yeni şirketlerin farklı illerde ve farklı faaliyet alanlarında konumlandırılarak finansal takibin zorlaştırılmasının amaçlandığı tespit edildi. Şirket hesaplarında ticari hayatın olağan akışına aykırı şekilde yüksek nakit sirkülasyonu bulunduğu, ortaklar tarafından şirketlere kaynağı belirsiz yüksek tutarlı nakit girişleri sağlandığı saptandı. Yabancı ödeme kuruluşları ve yurt dışındaki mukim şirketlerden gelen döviz transferleri ile mal alış-satış kayıtları arasındaki uyumsuzluklar, sahte faturalandırma ihtimali ve para trafiğinde İsrail bağlantılı hareketler bulunduğu yönündeki iddialar da soruşturma kapsamında titizlikle inceleniyor. Soruşturma dosyasında, yapılanmayla bağlantılı kişi ve şirketler üzerinden 100 milyar TL’yi aşan devasa bir para hareketinin çeşitli yöntemlerle yurt dışına çıkarıldığı iddiası araştırılıyor. Suç gelirlerinin muhafaza edilmesi ve olası kamu zararlarının önüne geçilebilmesi amacıyla soruşturma kapsamındaki şüpheli şirketlere ve varlıklara tedbir konulurken, adli süreç tüm boyutlarıyla devam etmektedir. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Haluk Levent'in yardımıcısı noterde yakalandı Haber

Haluk Levent'in yardımıcısı noterde yakalandı

Dernek Başkanı Haluk Levent ve bazı isimlerin tutuklandığı soruşturma; "Dernekler Kanunu'na muhalefet", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "örgüt" suçlamaları ekseninde devam ediyor. Soruşturmanın temel iddiaları arasında, deprem sonrası toplanan bağışların dernek hesapları yerine şahsi hesaplara aktarılması yer alıyor. Milyonluk bahis trafiği iddiası Başsavcılığın daha önce yaptığı açıklamalarda, soruşturmanın merkezindeki isimlerden Alper Çelik'e ait hesaplar üzerinden dikkat çeken bir para trafiği tespit edildiği belirtilmişti. 2020-2026 yılları arasında bu hesaplar üzerinden 990 milyon lira tutarında yasal bahis oynandığı ve yaklaşık 390 milyon liralık kayıp yaşandığı kaydedildi. Şahsi banka hesaplarını kullanamayan ve ticari faaliyetlerinde karşılıksız çekleri bulunan Haluk Levent'in, Alper Çelik üzerinden gerçekleştirdiği bu yüksek meblağlı bahis trafiği soruşturmadaki şüphelerin odağında yer alıyor. "Haluk Levent'in bilgisi dahilinde" ifadesi MASAK raporuna da yansıyan verilere göre, Alper Çelik ile İlker Çetin arasında milyonlarca liralık bir para transferi trafiği yaşandı. İfadesinde paraların kaynağını bilmediğini savunan İlker Çetin, yaptığı transferlerde, "borç iade" veya "Haluk Levent'in bilgisi dahilinde" ifadelerini kullandığını öne sürerek süreci "Haluk Levent kendi hesabını kullanarak Alper Çelik'e para göndertti." dedi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İçişleri Bakanlığı açıkladı: 22 organize suç örgütü çökertildi Haber

İçişleri Bakanlığı açıkladı: 22 organize suç örgütü çökertildi

16 ili kapsayan eş zamanlı baskınlarda, 22 ayrı suç örgütü hedeflenirken, şüphelilerin hesaplarında tespit edilen 10 milyar 166 milyon TL tutarındaki "para trafiği" operasyonun boyutlarını gözler önüne serdi. Eş zamanlı baskınlar yapıldı Jandarma Genel Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) ile Siber Suçlarla Mücadele daire başkanlıklarının koordinasyonunda; MASAK ve Cumhuriyet başsavcılıklarının katkılarıyla düzenlenen operasyonlar şu illerde yoğunlaştı: Ankara, Antalya, Afyonkarahisar, Aydın, Diyarbakır, Edirne, Gaziantep, Iğdır, Kilis, Kırklareli, Kocaeli, Malatya, Manisa, Ordu, Şırnak ve Tekirdağ. Suç örgütlerinin faaliyet alanları Operasyon kapsamında yakalanan 228 şüphelinin, oldukça geniş bir yelpazede yasa dışı faaliyet yürüttüğü belirlendi. Suç örgütlerinin yöntemleri arasında sosyal medya üzerinden "yatırım danışmanlığı" vaadiyle vatandaşları mağdur etmek, internet siteleri üzerinden bahis oynatmak ve bu paraların transferine aracılık etmek, baskı, darp ve tehdit yoluyla işletmelerden haksız maddi kazanç sağlamak ve uyuşturucu ticareti, tefecilik ve kamu kurumları zararına zimmet suçları bulunuyor. 818 Milyon TL değerinde malvarlığına tedbir Operasyonun mali boyutu MASAK tarafından titizlikle incelendi. Şüphelilerin hesaplarındaki 10 milyar TL'yi aşkın hareketliliğin yanı sıra, suçtan elde edildiği değerlendirilen malvarlıklarına da el konuldu: 891 banka hesabı donduruldu. 6 şirket ile 28 taşınmaz ve 40 taşınır (araç vb.) varlığa tedbir kararı uygulandı. Toplam el konulan malvarlığı değerinin 818 milyon TL olduğu açıklandı. Tavizsiz mücadele mesajı Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, şehirlerin huzurunu bozan hiçbir suç ve suçlunun cezasız kalmayacağı vurgulanarak, "Organize suç örgütlerine yönelik yürüttüğümüz mücadelemizi tavizsiz şekilde sürdürüyoruz" ifadesine yer verildi. Gözaltına alınan 228 şüpheli hakkındaki adli süreç devam ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

21 ilde finansal suç operasyonu: 135 kişi tutuklandı Haber

21 ilde finansal suç operasyonu: 135 kişi tutuklandı

Adana Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu koordinasyonunda, siber suçlarla mücadele ekiplerinin yürüttüğü kapsamlı teknik ve fiziki takip süreçleri neticelendi. Siber polisinin dijital veriler, banka hareketleri ve kripto varlık transferleri üzerinde gerçekleştirdiği detaylı analizler, milyarlarca liralık kara para trafiğini yürüten profesyonel bir organizasyonu deşifre etti. Şifreli telefon incelenince şebeke açığa çıktı Büyük operasyonun ilk adımları, geçmiş dönemde "nitelikli dolandırıcılık" şüphesiyle takibe alınan bir zanlının ikametine yapılan baskınla atıldı. Bu aramada ele geçirilen kripto madencilik cihazları ile dijital materyallerin siber uzmanlar tarafından incelenmesi ve kilitli cep telefonu şifresinin kırılması, polisin küresel ölçekteki yasa dışı bahis ağının şemasına ve operasyonel yazışmalarına erişmesini sağladı. 200 milyar liralık para trafiği belirlendi Soruşturmayı derinleştiren savcılık ve MASAK uzmanları; şebekenin yasa dışı bahis, rüşvet ve dolandırıcılık yoluyla elde ettiği kazançları paravan firmalar, elektronik ödeme kuruluşları, banka hesapları, sanal POS altyapıları ve kripto cüzdanlar vasıtasıyla dolaşıma soktuğunu tespit etti. İncelenen hesap hareketlerinde, suç organizasyonunun bugüne kadar toplamda yaklaşık 200 milyar Türk lirası değerinde şüpheli bir fonu yönlendirdiği ve sisteme entegre ettiği ortaya çıkarıldı. Soruşturma dosyasına dahil edilen isimler arasında gazeteci Rasim Ozan Kütahyalı'nın da yer aldığı bildirildi. Kuzey Kıbrıs merkezli yönetim ağı Elde edilen bulgular, mali suç şebekesinin yurt dışı ayağının Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) konuşlandığını gösterdi. KKTC vatandaşı Selahattin Akın Uzun tarafından Karadağ bağlantılı olarak yönetilen yapının, veri güvenliği ve dijital altyapı süreçlerinde geçmişte öldürülen Halil Falyalı’nın yakın çevresiyle temas kurduğu iddia edildi. Örgüt üyelerinin hiyerarşik bağla bağlı olduğu yöneticinin, tüm nakit akışını günlük ve haftalık mali raporlarla denetlediği saptandı. Gizli parola: 5 liralık banknot Teknik takip sırasında, sanal ortamda döndürülen paraların fiziki nakde çevrilmesi için ilginç bir yöntemin kullanıldığı deşifre edildi. Şebeke kuryelerine seri numarası önceden sisteme girilmiş 5 liralık bir kağıt para verildiği, bu paranın görselinin ise iş birliği yapılan döviz büroları ile kuyumculara iletildiği belirlendi. Kapalıçarşı ve Adana'daki bu noktalara giderek şifreli 5 lirayı gösteren kuryeler, adlarına gönderilen milyonlarca lira değerindeki döviz ve altını valizlerle teslim alarak merkez yönetime ulaştırdı. Bu yasa dışı transfer işlemlerine aracılık eden ve el konularak kayyum atanan bazı işletmelerin, işlem başına yüzde 10 komisyon aldığı kayıtlara geçti. Büyük operasyonun adli bilançosu Gözaltı talimatlarının verilmesinin ardından harekete geçen emniyet güçleri, 21 ilde önceden belirlenen adreslere eş zamanlı baskınlar düzenledi. Aralarında banka yöneticileri, emniyet personeli, avukatlar ve şebeke liderlerinin de bulunduğu 161 şüpheli yakalandı. Operasyon kapsamında suçtan elde edildiği değerlendirilen 221 taşınmaz mülke, 120 lüks araca ve 3 tekneye mahkeme kararıyla el koyma tedbiri uygulandı. Emniyetteki yasal süreçlerinin tamamlanmasıyla adliyeye sevk edilen şüphelilerden, aralarında Selahattin Akın Uzun, Rasim Ozan Kütahyalı ve daha önce tutuklu bulunan Serdal Tanak'ın da yer aldığı 135 kişi "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak", "kara para aklama" ve "yasa dışı bahis" suçlamalarıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi. 19 zanlı ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Zuhal Böcek’in ifadesi tartışma yarattı Haber

Zuhal Böcek’in ifadesi tartışma yarattı

Dijital materyallerde yer alan mesajlarda, eşi Gökhan Böcek hakkında ağır iddialar bulunduğu görüldü. Ancak Zuhal Böcek sorgusunda bu ifadelerin gerçeği yansıtmadığını, “eşini korkutmak için yazdığını” öne sürdü. Dosyada yer alan yüksek tutarlı para transferleriyle ilgili olarak Böcek, söz konusu paraların “abla” ve “anne” birikimlerinden geldiğini savundu. Ancak hesap hareketlerinin kaynağına ilişkin net bilgi verememesi dikkat çekti. Mal varlığı listesi ortaya çıktı Telefon incelemesinde, eşine ait taşınmazlar, araçlar ve değerli eşyaların fiyatlarıyla birlikte listelendiği notlar bulundu. Buna rağmen Böcek, eşinin gelir kaynakları ve mal varlığı hakkında bilgi sahibi olmadığını ifade etti. Soruşturma dosyasında yer alan bir diğer dikkat çekici başlık ise taşınmaz alımları oldu. Böcek’in lüks bir daireyi piyasa değerinin oldukça altında bir bedelle satın aldığı iddiası, “kayıt dışı para trafiği” şüphelerini güçlendirdi. Hesabına kuyumculardan gelen yüksek meblağlı ödemeleri “altın bozdurma” olarak açıklayan Böcek, bazı transferler için ise “eşim göndermiş olabilir” ifadelerini kullandı. Uyuşturucu ve mesaj savunması Dosyada yer alan bazı mesajlarda “belediye araçlarıyla uyuşturucu taşındığı” iddiaları bulunurken, Böcek bu ifadeleri “korkutma amaçlı” yazdığını savundu. Öte yandan, adli raporlarla ilgili beyanları da çelişkili bulundu. İfadede yer alan bir diğer başlık ise yargı mensuplarıyla kurulduğu öne sürülen temaslar oldu. Böcek, bir yakınının adli süreci için “danışmanlık” alındığını belirtti. Soruşturma kapsamında elde edilen bulgular ile savunmalar arasındaki uyumsuzluklar, dosyanın en kritik tartışma başlıkları arasında yer alıyor. Yetkililer, incelemelerin çok yönlü şekilde sürdüğünü belirtiyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.