SON DAKİKA

#Işçi Sağlığı

HABER DEĞER - Işçi Sağlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Işçi Sağlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

“İşçiler için adalet” çağrısı: Ravive davası yeniden gündemde Haber

“İşçiler için adalet” çağrısı: Ravive davası yeniden gündemde

Emek Partisi (EMEP) yöneticileri, Ravive Kozmetik’te hayatını kaybeden işçilerin ailelerini ziyaret ederek dava sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu. 23 Mart 2026 tarihinde yapılan ziyaretin ardından, iş cinayetlerine karşı adalet talebi bir kez daha gündeme taşındı. EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan ve beraberindeki heyet, yangında yaşamını yitiren işçiler Cansu Esatoğlu, Tuğba Taşdemir, Nisa Taşdemir ve Şengül Yılmaz’ın aileleriyle bir araya geldi. Görüşmede, yaşanan olayın sorumlularının yargı önünde hesap vermesi gerektiği vurgulandı. Ailelerden sorumluların yargılanması talebi Aileler, yaşanan olayda ihmallerin bulunduğunu ifade ederek, tüm sorumluların ortaya çıkarılmasını istedi. Açıklamalarda, iş güvenliği önlemlerinin yeterli olmadığı ve denetim süreçlerinin eksik kaldığı yönünde değerlendirmelere yer verildi. Bu talepler, dava sürecine ilişkin toplumsal beklentilerin de altını çizdi. “Bu yalnızca bir kentin sorunu değil” EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, yaptığı açıklamada iş cinayetlerinin yalnızca ilgili ailelerin değil, tüm Türkiye toplumunun sorunu olduğunu ifade etti. Aslan, benzer olayların yaşanmaması için çalışma koşullarının ve denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini dile getirdi. Ayrıca dava sürecinin farklı bir yere taşınmasına yönelik girişimlere de tepki gösterildi. Dava sürecine katılım çağrısı EMEP yetkilileri, davaların kamuoyu tarafından yakından takip edilmesinin önemine dikkat çekerek, daha geniş katılım çağrısında bulundu. Açıklamada, kitlesel takibin yargı sürecini hızlandırabileceği ifade edildi. Ayrıca işçi aileleriyle birlikte ilerleyen süreçte Meclis’te bir buluşma planlandığı ve ortak mücadele yollarının ele alınacağı bildirildi. Ravive Kozmetik davası, işçi sağlığı ve güvenliği konusundaki tartışmaları yeniden gündeme taşırken, sürecin nasıl ilerleyeceği kamuoyu tarafından yakından izleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Madenciler ölüyor, sermaye büyüyor: Bu düzenin adı sömürü, artık dur diyoruz! Haber

Madenciler ölüyor, sermaye büyüyor: Bu düzenin adı sömürü, artık dur diyoruz!

Emek ölüyor, adalet susuyor: Dünya Madenciler Günü’nde Türkiye’nin acı tablosu 4 Aralık Dünya Madenciler Günü, tarihte madencilere sığınarak yaşamını kurtaran Santa Barbara’nın anısıyla dünyanın pek çok yerinde dayanışma günü olarak anılırken; Türkiye’de ise madenciler “ölümüne çalışma” düzeninin simgesi haline gelmiş durumda. Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri, Yüksel Caddesi’nde yaptığı açıklamada, işçi katliamlarının artık kader değil politik tercihler olduğunu vurguladı. Açıklamada, yalnızca geçen hafta Siirt Şirvan’da maden işçilerini taşıyan minibüsün uçuruma yuvarlanmasıyla 15 madencinin yaralandığı hatırlatıldı; Soma, Amasra, Ermenek, Şırnak, Kozlu, Elbistan, Sivas ve Zonguldak’ta yaşanan katliamların hâlâ Türkiye toplumunun hafızasında olduğu belirtildi. “Soma’nın katilleri özgür, işçinin avukatları hapiste” Açıklamada, iş cinayetlerinin yargı süreçleri için şu ifadeler kullanıldı: “301 madencinin katili, Soma Holding yöneticisi Can Gürkan, her bir emekçinin yaşamı için altı gün hapis yattıktan sonra serbest bırakıldı. İşçinin avukatlığını yapan Selçuk Kozağaçlı ve Can Atalay ise yıllardır hapishanede.” Bu durumun, Türkiye’de adaletin sermayeden yana işlediğinin en çarpıcı göstergelerinden biri olduğu vurgulandı. Maden Kanunu ve ÇED kararları: ‘Saray’ın sınırsız yetkisi tepki çekiyor Maden Kanunu’nda yapılan son değişikliklerle maden sahalarının açılması, genişletilmesi ve işletilmesi kararlarında tüm yetkinin Saray’a verilmesine değinilerek: “Akbelen’de, İkizköy’de süren direnişleri aşmak için hazırlanan düzenlemeler, yargı kararlarını yok sayarak sermayeye sınırsız bir imtiyaz sunuyor.” denildi. Çocuk emeği, MESEM ve ölümler: “Sorumluluk alması gerekenler kendini aklıyor” MESEM uygulamasıyla çocukların düşük ücretlerle uzun saatler çalıştırıldığı, pek çok çocuğun yaşamını yitirdiği hatırlatılarak: “Çocuklar ölürken Milli Eğitim Bakanı sorumluluk duymuyor; kendisine ‘katil’ denmesini hakaret sayıyor. Bu gerçeği yüzlerine söyleyen 16 öğrenci tutuklandı.” denildi. MESEM’lerde ölümler nedeniyle eylem yapan öğretmenlerin ters kelepçe ile gözaltına alınması da tepkiyle dile getirildi. “İşçi sağlığı yetersiz, denetim yok: Sermaye kanla büyüyor” İSİG Meclisi’nin raporuna göre yılın ilk on ayında 1737 işçi hayatını kaybetti; en az 85’i çocuk. Açıklamada şu vurgu yapıldı: “Sermaye, kadın-çocuk demeden işçilerin kanıyla semiriyor. İşçiler sendikaya üye olduğunda işten atılıyor, direnişleri ise polis-patron-valilik üçgeninde bastırılıyor.” Bütçe ve asgari ücret görüşmeleri: “Yine krizin yükü emekçinin sırtında” Meclis’te görüşülen bütçede de halktan çok sermayeye kaynak ayrıldığı belirtilerek: “Şehir hastaneleri, MESEM gibi modellerle halk için ayrılan sınırlı bütçe bile sermayeye aktarılıyor.” Yakında başlayacak asgari ücret görüşmelerindeki tablo içinse: “İşçi sınıfına yalnızca hayatta kalabileceği bir ücret reva görülüyor.” ifadeleri kullanıldı. Direnişler yayılıyor: “Genel grev, genel direniş mümkündür” Açıklamada, maden işçilerinin tarihsel mücadelesine atıf yapılarak: “1990-91 Zonguldak Büyük Madenci Direnişi, dayanışmanın ve birleşik mücadelenin kazanabileceğini gösteriyor.” denildi ve işçi sınıfı, öğrenciler ve kadın hareketlerinin ortak mücadele hattı kurması çağrısı yapıldı. Son çağrı: “Ölüm değil, insanca yaşam istiyoruz" Açıklama şu sözlerle tamamlandı: “Yer üstünü de yer altı gibi ölüm alanına çeviren bu düzene karşı mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz. Tüm maden emekçilerinin Dünya Madenciler Günü’nü saygıyla selamlıyoruz.” Açıklama, Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri’nin çağrısıyla Yüksel Caddesi’nde yapıldı ve Madenci Anıtı’na yürüyüşle son buldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.