SON DAKİKA

#Kamu Görevlisi

HABER DEĞER - Kamu Görevlisi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kamu Görevlisi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mümtaz'er Türköne: "Borsa soygunu, AKP iktidarının sonunu getirmiş görünüyor." Haber

Mümtaz'er Türköne: "Borsa soygunu, AKP iktidarının sonunu getirmiş görünüyor."

Yazısına çarpıcı bir tespitle başlayan Türköne, "Aylarca gündemimizi işgal edecek, dallanıp budaklanacak bir hikâyenin henüz başındayız. Düzen tepemize çöktü, yara henüz taze, hissedilmesi zaman alacak. Yeni başlayan karanlık bir televizyon dizisi gibi, her hafta yeni bölümleri şaşkınlıkla ve heyecanla takip edeceksiniz" dedi. Tasarruflarını kaybeden bir yakınının "Devlet zararımızı karşılar mı?" sorusuna "Üzerine bir bardak soğuk su iç, sonra mutluluğu paradan başka şeylerde ara" yanıtını verdiğini aktaran yazar, soygunun pek çok cephede sarsıcı sonuçlar doğuracağını kaydetti. "Nüfuz ticareti" ve hukuki sorumluluklar Olayın hukuki boyutunu ele alan Türköne, finans sektörünü düzenleyen kanunlara karşı suç işleyen yetkililerin tek tek ayıklanacağını belirterek, "Sultanahmet Camii’nin üçer şerefeli altı minaresini çalanlar, kılıfa ihtiyaçları olduğunu hiç düşünmemişler. Peynir büyük, fare ne yapsın? Demek çok sağlam garantilerle iş görmüşler" ifadelerini kullandı. Söz konusu soruşturmanın Türk Ceza Kanunu'nun 255. maddesinde yer alan "nüfuz ticareti" başlığı altında yürütüleceğini vurgulayan Türköne, şu değerlendirmeyi yaptı: "Bu ceza maddesi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörüyor. Suçu işleyen kamu görevlisi ise (politikacılar da bu kategoriye girecek) ceza yarı oranında arttırılıyor ve üç yıldan 7.5 yıla kadar çıkıyor. Hisse tahtasının %1000-2000 arttığı fonlardan Fatma Betül Sayan gibi astronomik kâr edenler, otomatik olarak bu suçu işlemiş sayılacak. Bürokraside ve AKP’de etkili görevlerde bulunanlar 'nüfuz ticareti' suçundan yargılanacak. Göz göre göre gelmekte olan kriz için uyarılarda bulunan eski MASAK başkan yardımcısını gözaltına alan yargı mensupları, el konulan şirketlerdeki usulsüzlükleri haber yapanlara saniyesinde 'yayın yasağı' kararı veren hakimlerin de soruşturulması gerekecek." Mehmet Şimşek'in geçen kasım ayındaki uyarısından sonra SPK'nın ocak ayında durumun farkına vardığını ancak raporların kaldırıldığını hatırlatan yazar, "Ne çare ki geri adım atıyor veya attırılıyor, üç başkan yardımcısı görevden alınıyor ve malumu ilam eden rapor SPK web sitesinden kaldırılıyor. Bu güç kimde var? Kimler araya girmiş? Yetkili ve sorumlular kendi paçalarını kurtarmak için mutlaka ötecek" dedi. AKP için arınma ve siyasi sistem eleştirisi AKP içerisinde dürüst politikacıların başkaldırması için bir fırsat doğduğunu savunan Türköne, "AKP’nin siyasî varlığını devam ettirebilmesi, bu tufeylileri sırtından atıp, bulaşan kirden-pastan arınmasına bağlı" dedi. Hayatı boyunca özel himaye görmüş Fatma Betül Sayan'ın profilinin partinin 24 yıldaki ahlaki çöküşünü özetlediğini belirten yazar, "Güç, bütün ahlaki öncelikleri toprağa gömüyor, sonradan görmelerin çılgın soygunu başlıyor" ifadelerini kullandı. Borsa soygununun doğrudan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin yol açtığı siyasi bir skandal olduğunu belirten Türköne, "Bütün yetkiler tek kişinin elinde toplandı. Tekelleşen bu yetkiyi tabasbus ile gücün yanında pozisyon alanlar, doğal olarak kendileri için kullanmaya başlayınca yolsuzluklarda patlamalar yaşandı. Mevcut siyasal sistem bu tür soygunları fiilen önleyecek denetim mekanizmalarını işletemiyor" değerlendirmesinde bulundu. Ekonomik çöküş ve orta sınıfın tasfiyesi Ekonomik sistemin tamamını kilitleyecek bir arıza ile karşı karşıya olunduğunu belirten Türköne, iktidarın geçmişteki politikalarını eleştirdi: "Fakirin geliri artarsa tüketim artar, talep baskısı doğar ve fiyatlar yükselir. Bunun yerine fakirden zengine verirsek, doğal olarak tasarruf edeceği para fazla yatırıma dönüşür ve arz artar, bu da fiyatların düşmesine yol açar. Tuzu kuruların tasarruflarını az biraz yatırıma kanalize eden sistem hisse senetleri ve doğal olarak borsadır. Borsa çökmüş durumda." Devletin hisse sahiplerinin zararlarını karşılamasının veya bu iş için vergi salınmasının imkansız olduğunu vurgulayan yazar, toplumun orta sınıfının aldığı yaraya dikkat çekti: "450 bin hisse sahibinin 50 binini çıkartın, geriye kalan 400 bin kişi küçük tasarruf sahipleri. Aileleri ile birlikte toplumsal dengelerde ağırlıklı bir yerleri var; çünkü bu kesim aynı zamanda toplumun orta sınıfını meydana getiriyor. Orta sınıf, ekonomik-siyasî çalkantı dönemlerinde üst ve alt sınıflar arasında süspansiyon vazifesi görür, darbeleri yumuşatırlar. Şimdi yaşadıkları duygu yoğunluğu yoksullardan farklı değil. Bu zümre, kaybedecek hiçbir şeyi olmayan yoksul kesimin halini daha yakından tanıyacak." "AKP iktidarının sonunu getirmiş görünüyor" İktidarın muhalefete karşı yıldırma ve sindirme taktikleri uyguladığını ancak borsa krizinin bu algı operasyonlarını anlamsız kıldığını belirten Türköne, yazısını şu sözlerle noktaladı: "Borsa soygunu bu algı operasyonlarını bile anlamsız ve işe yaramaz hale getirecek çapta iktidarı dehşetli bir türbülansın içine soktu. 2001 bankacılık krizi ile iktidara gelen AKP’nin, 2026 borsa krizi ile iktidarı halefine devretmekten başka çaresi yok. Toplumdaki infial, siyasetteki çözümsüzlük derinleşiyor. Türkiye’nin nefes almasını sağlayacak yegâne çare, tarafların adaletini içine sindirecekleri bir seçim ve bu yolla iktidarı değiştirme umudu. Toplumun sabrı siyasetin basiretli duruşu bu umuttan besleniyor. Bu ihtimal ortadan kalkarsa düdüklü tencere içinde biriken basıncın hangi şiddette ve ne zaman patlayacağını muhalefet dahil hiç kimse kestiremez. Borsa soygunu, Fatma Betül Sayan’ın siyasî kariyerini noktaladığı gibi, AKP iktidarının da sonunu getirmiş görünüyor." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Gülistan Doku bilirkişi raporu sonrası iki dalgıç tutuklandı Haber

Gülistan Doku bilirkişi raporu sonrası iki dalgıç tutuklandı

Tunceli'de 5 Ocak 2020 tarihinde kaybolan Munzur Üniversitesi öğrencisi 21 yaşındaki Gülistan Doku’nun akıbetine ilişkin Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen geniş kapsamlı soruşturma yeni bir safhaya ulaştı. Aralarında eski mülki amirler ve emniyet müdürlerinin de bulunduğu 28 kişinin tutuklu olduğu dosyada, arama çalışmaları sırasında su altında şüpheli materyaller ele geçiren iki kamu görevlisi dalgıç da "delil karartmak ve sahte tutanak düzenlemek" suçlamasıyla tutuklandı. Barajdaki tartışmalı materyaller Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı'nın derinleştirdiği soruşturmada odak noktası, arama faaliyetleri sırasında sudan çıkarılan delillerin baraja nasıl getirildiği ve tutanakların doğruluğu oldu. Dosyadaki 8 Ocak 2020 tarihli ilk tutanakta, su altı aramalarında ıslanmış kağıt parçalarının bulunduğu beyan edilmişti. Bu materyaller arasında Gülistan Doku adına düzenlenmiş barkodlu bir doktor reçetesi ve üzerinde "psikolojikmen bize baskı yaratıldığı" ibaresi yer alan bir notun bulunarak olay yeri inceleme ekiplerine teslim edildiği iddia edilmişti. Dalgıçlarca 10 Ocak 2020 tarihinde ise baraj tabanında 14 santimetrelik siyah saplı bir makasın bulunduğu öne sürülmüştü. Bilirkişi: "O derinlikte kağıt kalması mümkün değil" Süreci değiştiren gelişme, söz konusu kağıtlara ilişkin hazırlanan uzman bilirkişi raporunun dosyaya girmesiyle yaşandı. Hazırlanan raporda, fiziksel ve hidrolik kanunlar gereği hafif yapıda olan bir kağıt parçasının barajın 14 metre derinliğinde uzun süre akıntıya kapılmadan kalmasının bilimsel olarak "mümkün olmadığı", suyun etkisiyle çoktan sürüklenmesi gerektiği vurgulandı. Bu bilimsel veri, delillerin dalgıçlar tarafından sonradan suya bırakıldığı şüphelerini netleştirdi. Soruşturmadaki tutuklu ve firari durumları Dalgıçların da eklenmesiyle "kasten öldürme", "suç delillerini gizleme" ve "kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma" suçlamalarından yürütülen soruşturmadaki tutuklu sayısı arttı. Daha önceki süreçte; dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, baş şüpheli olan oğlu Mustafa Türkay Sonel, Gülistan Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov, üvey babası (eski polis) Engin Yücer ve annesi Cemile Yücer tutuklanmıştı. Ayrıca Doku'nun SIM kartındaki verileri imha ettiği öne sürülen eski polis Gökhan Ertok, hastane kayıtlarını sildiği iddia edilen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, İl Özel İdaresi çalışanları Erdoğan Elaldı, Celal Altaş, Nurşen Arıkan, Ferhat Hanedan Güven ile koruma polisi Şükrü Eroğlu ve güvenlik korucusu Fatih Özmen de cezaevinde bulunuyor. Kırmızı bültenle aranan firari şüpheli Umut Altaş ise kısa süre önce ABD'de yakalanarak gözaltına alınmıştı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bakan Gürlek duyurdu: Sahte kimlik ve ehliyet şebekesi çökertildi Haber

Bakan Gürlek duyurdu: Sahte kimlik ve ehliyet şebekesi çökertildi

Kamu düzenini ve hukuk güvenliğini sarsan yapılanmaya karşı yürütülen çalışmalarda, nüfus müdürlüklerindeki bazı memurların şebekeyle iş birliği yaptığı tespit edildi. Soruşturma kapsamında 31 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Nüfus Müdürlükleri'nde usulsüz işlemler Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İstanbul İl Jandarma Komutanlığı tarafından yürütülen soruşturmada; suç işlemek amacıyla örgüt kurma, resmi belgede sahtecilik ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçları mercek altına alındı. Şebekenin çalışma yöntemleri şu şekilde belirlendi: Haklarında yakalama kararı bulunan kişilere sahte kimlik belgesi düzenlendi. Sürücü belgesi olmayan veya iptal edilmiş kişilere yasa dışı yollarla ehliyet sağlandı. Yabancı uyruklu şahıslar için sahte ikamet izin belgeleri oluşturuldu. Yurt dışında yaşayan ve Türkiye'de mal varlığı bulunan kişilerin bilgileri kopyalanarak, sahte kimliklerle tapu dairelerinde gayrimenkul satışı yapmaya teşebbüs edildi. 8 ilde eş zamanlı operasyon Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu’nun talimatıyla harekete geçen jandarma ekipleri, İstanbul, Antalya, İzmir, Düzce, Bursa, Şanlıurfa, Çanakkale ve Edirne illerinde operasyon başlattı. 31 şüphelinin yakalanması için eş zamanlı baskınlar, arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirildi. Bakan Gürlek’ten tavizsizlik mesajı Operasyona ilişkin açıklamalarda bulunan Adalet Bakanı Akın Gürlek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, İçişleri Bakanlığı ve MİT ile koordineli olarak "tavizsiz" bir mücadele yürüttüklerini vurguladı. Gürlek, şu ifadeleri kullandı: "Devletimizin resmi belgelerine ve vatandaşlarımızın hukuk güvenliğine kasteden yapılara göz açtırmıyoruz. Devletin emanetini suistimal eden bu sistematik suç yapılanması deşifre edilmiştir. Önümüzdeki dönemde sahtecilik suçlarına karşı çok daha sert, caydırıcı ve kapsamlı tedbirleri hayata geçireceğiz. Görevini kötüye kullanarak suç örgütlerine alan açan her kamu görevlisi hakkında hukuk sınırları içinde en ağır adli süreç işletilecektir." Bakan Gürlek ayrıca soruşturmayı yürüten Başsavcılığa, operasyonu gerçekleştiren İstanbul Jandarma Komutanlığına ve sürece sunduğu katkılardan dolayı MİT Başkanlığına teşekkürlerini iletti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

14 milyon liralık "kamu görevlisi" vurgunu: 10 ilde 22 tutuklama Haber

14 milyon liralık "kamu görevlisi" vurgunu: 10 ilde 22 tutuklama

Adana Emniyet Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri, telefonla ulaştıkları vatandaşları kamu görevlisi oldukları yalanıyla korkutup dolandıran bir çeteyi takibe aldı. Teknik ve fiziki takip neticesinde şebekenin, aralarında yabancı uyrukluların da bulunduğu 14 kişiyi altın, nakit para ve döviz alarak toplam 14 milyon lira zarara uğrattığı saptandı. Eş zamanlı baskınlarla 28 gözaltı Soruşturmayı derinleştiren polis, Adana ile birlikte İstanbul, Ankara, İzmir, Mersin ve Şanlıurfa'nın da aralarında bulunduğu 10 farklı ildeki adreslere eş zamanlı baskınlar düzenledi. Operasyonda 28 şüpheli yakalanırken, ekiplerin titiz çalışması sayesinde dolandırılmak üzere olan 25 vatandaşın daha mağduriyeti son anda önlendi. Adliyeye sevk edilen zanlılardan 22'si mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Kripto cüzdanlara ve taşınmazlara el konuldu Suç gelirlerine yönelik yürütülen incelemelerde şebekenin mali trafiği de ortaya çıkarıldı. Mahkeme kararıyla, şüphelilere ait olduğu belirlenen ve içerisinde yaklaşık 20 milyon lira bakiye bulunan 23 adet kripto cüzdanı ile 1 arsaya tedbir amacıyla el konuldu. Vurgun sonrası çorba keyfi kamerada Soruşturma dosyasına giren güvenlik kamerası görüntüleri ise pes dedirtti. Görüntülerde şüphelilerin mağdurların yanına gittiği anların yanı sıra, dolandırıcılık eylemlerini gerçekleştirdikten sonra bir restoranda çorba içerek kutlama yaptıkları anlar saniye saniye kaydedildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.