SON DAKİKA

#Lif

HABER DEĞER - Lif haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Lif haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

O sebzenin en değerli kısmı meğer sapıymış Haber

O sebzenin en değerli kısmı meğer sapıymış

Brokoli mutfaklarda genellikle yalnızca çiçek kısmı kullanılan bir sebze olarak biliniyor. Ancak uzmanların yaptığı değerlendirmeler, çoğu kişinin çöpe attığı brokoli saplarının aslında oldukça yüksek besin değerine sahip olduğunu ortaya koyuyor. Lif, antioksidan ve vitamin açısından zengin olan brokoli saplarının özellikle sindirim sistemi ve bağışıklık üzerinde önemli katkılar sağlayabileceği belirtiliyor. Brokolinin en zengin lif kaynağı Uzmanlara göre brokoli saplarının en dikkat çeken özelliği yüksek lif içeriği. Diyet lifi sindirim sisteminin düzenli çalışmasına yardımcı olurken bağırsak sağlığını destekleyen önemli bir besin öğesi olarak biliniyor. Harvard T.H. Chan School of Public Health tarafından yapılan değerlendirmelerde lif açısından zengin besinlerin bağırsak hareketlerini düzenlediği, sindirimi kolaylaştırdığı ve uzun süre tokluk hissi sağlayabildiği vurgulanıyor. Bu nedenle brokoli saplarının düzenli tüketiminin özellikle sindirim sistemi açısından faydalı olabileceği ifade ediliyor. Antioksidan bakımından güçlü bir kaynak Brokoli saplarında bulunan glukozinolatlar ve sulforafan gibi doğal bileşikler güçlü antioksidan özellikleriyle dikkat çekiyor. Bu bileşikler vücutta hücrelere zarar verebilen serbest radikallerle mücadele ederek hücre sağlığının korunmasına katkı sağlayabiliyor. ABD Ulusal Kanser Enstitüsü, brokoli ve benzeri turpgillerin bu tür koruyucu bileşikler açısından oldukça zengin olduğunu ve düzenli tüketiminin genel sağlık üzerinde olumlu etkiler yaratabileceğini belirtiyor. Bağışıklık sistemini destekleyebilir Brokoli saplarının yalnızca lif değil aynı zamanda vitamin açısından da zengin olduğu ifade ediliyor. Özellikle C vitamini ve çeşitli fitonutrientler bağışıklık sisteminin güçlenmesine katkı sağlayabiliyor. Uzmanlara göre bu bileşenler vücudun enfeksiyonlara karşı direncini artırarak genel sağlık üzerinde koruyucu bir etki oluşturabiliyor. Kalp sağlığına da katkı sağlayabilir Brokoli saplarında bulunan lif ve antioksidanların kalp sağlığı üzerinde de olumlu etkileri olabileceği belirtiliyor. Bu maddelerin kötü kolesterol olarak bilinen LDL seviyelerinin düşürülmesine yardımcı olabileceği ve kalp-damar hastalıkları riskini azaltabileceği ifade ediliyor. Düzenli sebze tüketiminin kardiyovasküler sağlık üzerinde uzun vadeli koruyucu etkiler sağlayabileceği uzmanlar tarafından sıkça vurgulanıyor. Brokoli sapı nasıl tüketilmeli Brokoli sapları da en az çiçek kısmı kadar farklı şekillerde tüketilebiliyor. Buharda pişirme, haşlama veya çiğ olarak salatalara ekleme gibi yöntemlerle tüketilebilen sapların kabuk kısmı sert olduğu için genellikle soyularak kullanılması öneriliyor. Uzmanlara göre doğru şekilde hazırlandığında brokoli sapları hem besleyici hem de oldukça lezzetli bir alternatif haline gelebiliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Sürekli yemek düşünmek normal mi? “Yemek gürültüsü” ile baş etmenin yolları Haber

Sürekli yemek düşünmek normal mi? “Yemek gürültüsü” ile baş etmenin yolları

Yemek gürültüsü nedir? “Yemek gürültüsü” (food noise), kişinin fiziksel olarak aç olmadığı halde zihninin sürekli yiyeceklerle meşgul olması durumunu ifade ediyor. Bu durum yaşayan kişiler gün içinde sık sık ne yiyeceklerini düşünür, hatta yemek yerken bile bir sonraki öğünü planlayabilir. Gerçek açlık hissinden farklı olarak yemek gürültüsü, beynin yiyecek düşünceleriyle sürekli meşgul olmasıyla ortaya çıkar. Bu nedenle kişi tok olsa bile zihinsel olarak yemek arzusunu bastırmakta zorlanabilir. Uzmanlara göre bu durum özellikle obezite, yüksek beden kitle indeksi, insülin direnci ve tip 2 diyabet gibi metabolik sorunları olan kişilerde daha sık görülebiliyor. Bunun yanında uzun süreli kısıtlayıcı diyetler, stres, kaygı ve uyku eksikliği de yemek gürültüsünü tetikleyebiliyor. Yemek gürültüsü neden ortaya çıkar? Yemek gürültüsünün ortaya çıkmasında birden fazla faktör rol oynar. Bunların başında biyolojik, psikolojik ve çevresel etkenler gelir. Biyolojik nedenler Uzun süre aç kalmak, düzensiz öğünler veya yalnızca basit karbonhidrat ağırlıklı beslenmek kan şekerinin hızlı düşmesine neden olabilir. Bu da kısa sürede yeniden acıkma hissi yaratır. Ayrıca açlık hormonu ghrelin ile tokluk hormonu leptin arasındaki dengenin bozulması da yiyecek düşüncelerini artırabilir. Psikolojik nedenler Bazı kişiler için yemek, stres veya kaygıyla başa çıkmanın bir yolu haline gelebilir. Beyin bu durumu bir “rahatlama yöntemi” olarak öğrendiğinde, zor anlarda otomatik olarak yemek düşünceleri ortaya çıkabilir. Kısıtlayıcı diyetler de yasaklı yiyecekleri zihinde daha cazip hale getirebilir. Çevresel tetikleyiciler Sosyal medyada sürekli yemek içeriklerine maruz kalmak, masada sürekli atıştırmalık bulundurmak ya da kahve yanında otomatik olarak tatlı tüketme alışkanlığı gibi faktörler de yemek düşüncelerini tetikleyebilir. Nörobiyolojik faktörler Şekerli ve yağlı yiyecekler beynin ödül sistemini harekete geçirir ve dopamin salgısını artırır. Beyin bu hissi tekrar yaşamak ister ve zamanla yiyecek düşünceleri daha sık ortaya çıkabilir. Yemek gürültüsü ile nasıl başa çıkılır? Uzmanlara göre yemek gürültüsü yönetilebilen bir durum. Bunun için bazı günlük alışkanlıkları değiştirmek etkili olabilir. 1. Kendinizi suçlamayın Yemek gürültüsü çoğu zaman irade eksikliği değil, beynin açlık ve ödül mekanizmalarıyla ilgilidir. Bu nedenle kendinizi suçlamak yerine sürecin biyolojik yönünü anlamak önemlidir. 2. Düzenli ve dengeli beslenin Öğünlerde protein, lif ve sağlıklı yağlara yer vermek uzun süre tok kalmayı sağlar. Yumurta, yoğurt, et, sebze ve tam tahıllar gibi besinler kan şekerini daha dengeli tutabilir. Ayrıca öğün atlamamak ve yeterli su tüketmek de önemlidir. 3. Tetikleyicileri azaltın Sosyal medyada sürekli yemek videoları izlemek veya göz önünde atıştırmalık bulundurmak yemek düşüncelerini artırabilir. Bu nedenle çevresel tetikleyicileri azaltmak faydalı olabilir. 4. Uyku ve stres yönetimine dikkat edin Yetersiz uyku ve yoğun stres, iştah hormonlarını etkileyebilir. Günlük yürüyüş, nefes egzersizleri veya meditasyon gibi aktiviteler zihinsel dengeyi destekleyebilir. Ne zaman destek alınmalı? Eğer bu düşünceler günlük hayatınızı ciddi şekilde etkiliyorsa ve kendi başınıza başa çıkmakta zorlanıyorsanız bir diyetisyen veya psikologdan destek almak faydalı olabilir. Uzmanlar, yemek gürültüsünün doğru beslenme düzeni ve psikolojik destekle büyük ölçüde kontrol altına alınabileceğini vurguluyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ramazan’da sağlıklı oruç: Sahurdan iftara doğru beslenme rehberi Haber

Ramazan’da sağlıklı oruç: Sahurdan iftara doğru beslenme rehberi

1 Mart’ta başlayacak Ramazan Ayı’nda oruç tutan yurttaşlar için beslenme düzeni günlük yaşam kalitesini doğrudan etkiliyor. Gün doğumundan gün batımına kadar süren açlık ve susuzluk sürecine vücudu hazırlamak için sahurda doğru gıdalar tercih etmek, iftarda ise mideyi yormadan dengeli öğünler oluşturmak gerekiyor. Sağlık sorunu olanlar ya da düzenli ilaç kullananların ise oruç öncesinde doktor görüşü alması öneriliyor. Sahurda uzun süre tok tutan besinler öne çıkıyor Sahur, gün boyunca enerjiyi korumanın en önemli basamağı olarak görülüyor. Protein ve lif açısından zengin yumurta, yoğurt, peynir, tam tahıllar, baklagiller ve yulaf gibi besinler sindirimi yavaşlatarak tokluk süresini uzatıyor. Su içeriği yüksek meyve ve sebzeler de susuzluk hissini azaltmaya yardımcı oluyor. İşlenmiş, aşırı tuzlu ve şekerli gıdalar ise hem susuzluğu artırdığı hem de kan şekerinde dalgalanma yarattığı için sınırlandırılmalı. Sahurda ağır ve yağlı yemeklerden kaçınmak, hem sindirim hem de uyku kalitesi açısından önem taşıyor. İftarda mideyi yormayan dengeli başlangıç öneriliyor Uzun saatler aç kalan bedenin ani ve ağır yemeklerle zorlanmaması gerektiği belirtiliyor. Orucu su ve hurma gibi hafif bir başlangıçla açmak, ardından çorba ve salata gibi kolay sindirilen besinlerle devam etmek öneriliyor. Ana öğünde protein kaynakları (et, tavuk, balık veya baklagiller), sebze yemekleri, tam tahıllar ve yoğurt gibi ürünlerle dengeli bir tabak oluşturulması vücudun ihtiyaçlarını karşılıyor. Aşırı yağlı, kızartılmış ve şekerli yiyecekler hazımsızlık, kilo artışı ve ani enerji düşüşüne yol açabiliyor. Su tüketimi ve yaşam alışkanlıkları belirleyici Uzmanlar, iftar ile sahur arasındaki sürede su tüketiminin zamana yayılması gerektiğini vurguluyor. Kafeinli içeceklerin susuzluğu artırabileceği belirtilirken, hafif egzersiz, yürüyüş ve stres azaltıcı aktivitelerin enerji seviyesini korumaya yardımcı olduğu ifade ediliyor. Yeterli uyku ve porsiyon kontrolü de Ramazan boyunca sağlıklı kalmanın temel unsurları arasında yer alıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Uzmanlar en sağlıklı ekmeği açıkladı: Tansiyon dostu ekmek seçildi Haber

Uzmanlar en sağlıklı ekmeği açıkladı: Tansiyon dostu ekmek seçildi

Lif, tansiyon kontrolünde kilit rol oynuyor Beslenme uzmanı Alexander Leritz, tahıllardaki lifin kan basıncını destekleyici etkisine dikkat çekerek, lifin damar fonksiyonlarını iyileştirdiğini, iştahı düzenlediğini ve kilo kontrolüne yardımcı olduğunu belirtiyor. Araştırmalar, lif alımını artırmanın tansiyonu düşürmenin etkili yollarından biri olduğunu gösteriyor. Önerilen günlük lif miktarı: Kadınlar: en az 28 gram Erkekler: en az 38 gram Bir dilim ekmekte ideal lif miktarı Beslenme uzmanı Vicki Klimantiris, ekmek seçerken etikete bakmanın önemini vurguluyor: “Bir dilim ekmek en az 3–5 gram lif içermeli.” Filizlenmiş tam tahıllı ekmek neden öne çıkıyor? Uzmanlara göre bu ekmek türü: Magnezyum gibi tansiyonu düzenleyen minerallerden zengin Daha düşük sodyum içeriyor Yüksek lif sayesinde sindirimi ve tokluk hissini destekliyor Beslenme uzmanı Rachelle Ajemera, filizlenmiş tam tahıllı ekmeğin düşük glisemik indekse sahip olduğunu, bu sayede kan şekerinde ani yükselmelere yol açmadığını belirtiyor. Bir dilim filizlenmiş tam tahıllı ekmeğin ortalama besin değeri Kalori: 80 Karbonhidrat: 15 g Lif: 3–5 g Protein: 4 g Yağ: 0,5 g Sodyum: 75 mg Magnezyum: 26 mg Ekşi maya güçlü bir alternatif Filizlenmiş tam tahıllı ekmek ilk sırada yer alsa da, ekşi mayalı tam buğday ekmeği de tansiyon dostu seçenekler arasında. Klimantiris’e göre ekşi maya fermantasyonu, kan damarlarını gevşetebilen peptitler üreterek kan basıncını destekleyebiliyor. Tansiyon için doğru ekmek nasıl seçilmeli? Uzmanların ortak önerisi: Lifi yüksek, Sodyumu düşük, Tam tahıl veya filizlenmiş tahıl içeren ürünleri tercih etmek. Bu özellikleriyle filizlenmiş tam tahıllı ekmek ve ekşi mayalı tam buğday ekmeği, tansiyon kontrolünde en sağlıklı seçenekler olarak öne çıkıyor. haberdeger.com ​​​​​​​Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.