SON DAKİKA

#Lojistik

HABER DEĞER - Lojistik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Lojistik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Savaşın maliyeti ortaya çıktı: ABD 24 saatte 779 milyon dolar harcadı! Haber

Savaşın maliyeti ortaya çıktı: ABD 24 saatte 779 milyon dolar harcadı!

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı askeri operasyonlar 28 Şubat’tan bu yana devam ederken, çatışmaların ekonomik maliyeti de giderek büyüyor. Orta Doğu’daki gerilim enerji piyasalarından finans sistemine kadar birçok alanı etkilerken, savaşın yalnızca ilk gününde harcanan para miktarı dikkat çekici seviyelere ulaştı. Yapılan hesaplamalara göre United States Armed Forces’in İran’a yönelik operasyonlarının ilk 24 saatlik maliyeti yaklaşık 779 milyon dolar oldu. Bu rakama, kullanılan mühimmat, hava operasyonları ve askeri lojistik faaliyetler dahil ediliyor. Operasyonlar için bölgeye yapılan askeri yığınak da maliyetleri ciddi şekilde artırdı. Uçakların Orta Doğu’ya sevk edilmesi ve çok sayıda deniz aracının konuşlandırılmasının yaklaşık 630 milyon dolar ek maliyet oluşturduğu tahmin ediliyor. Ayrıca bölgedeki her bir uçak gemisi grubunun günlük işletme maliyetinin yaklaşık 6,5 milyon dolar olduğu belirtiliyor. Savaşın ekonomik bedelini anlık olarak takip edebilmek için bir internet sitesi de yayına alındı. “iran-cost-ticker.com” adlı platform, askeri operasyonların maliyetini tahmini veriler üzerinden güncel olarak hesaplıyor. Sitede yer alan verilere göre operasyonların toplam maliyeti kısa sürede 2 milyar doların üzerine çıktı. Hesaplamalara göre savaşın saatlik maliyeti yaklaşık 9,16 milyon dolar, günlük maliyeti ise 220 milyon dolar seviyesinde. Uzmanlar, çatışmaların uzaması halinde yalnızca askeri harcamaların değil, enerji fiyatları ve küresel ticaret üzerindeki etkilerin de çok daha büyük bir ekonomik yük oluşturabileceğini belirtiyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Sınırda yeni dönem başlıyor: Nusaybin-Kamışlı kapısı yeniden açılıyor Haber

Sınırda yeni dönem başlıyor: Nusaybin-Kamışlı kapısı yeniden açılıyor

Mardin’in Nusaybin ilçesi ile Suriye’nin Kamışlı bölgesi arasındaki geçişi sağlayan Nusaybin Sınır Kapısı, yaklaşık 14 yıl aranın ardından yeniden açılıyor. Bölge iş dünyasından yapılan açıklamaya göre kapının mart ayı sonunda faaliyete geçmesi beklenirken kararın ticaret, insani yardım ve sınır hareketliliği açısından yeni bir süreci başlatacağı değerlendiriliyor. Açılış için tarih verildi Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kaya, Şubat ayı meclis toplantısında yaptığı açıklamada Nusaybin Sınır Kapısı’nın 31 Mart itibarıyla yeniden açılacağı bilgisini aldıklarını söyledi. Toplantıda, kapının açılmasıyla birlikte Suriye ile ticaretin yeniden canlanabileceği ve insani yardımların bölgeye daha hızlı ulaştırılabileceği vurgulandı. Meclis Başkanı Nevin İl’in yönettiği toplantıda ayrıca bölge illerinin sanayi kapasitesini artırmaya yönelik öneriler de gündeme geldi. Savaş sonrası kapanmıştı Nusaybin ile Kamışlı arasındaki sınır kapısı, Suriye’de iç savaşın başlamasından kısa süre sonra 2012 yılında Şam yönetimi tarafından tadilat gerekçesiyle kapatılmıştı. Uzun yıllar kapalı kalan geçiş noktası, özellikle sınır ticareti ve aile bağları açısından bölge halkı için önemli bir başlık olmaya devam etti. Kapının yeniden açılmasının, hem ekonomik hareketlilik hem de sınır hattındaki sosyal ilişkiler açısından etkili olabileceği ifade ediliyor. Ticaret ve yardım hattı yeniden canlanabilir İş dünyası temsilcileri, sınır kapısının faaliyete geçmesiyle lojistik akışın hızlanacağını ve bölgedeki üreticiler için yeni pazar imkanları oluşabileceğini belirtiyor. Aynı zamanda insani yardım kuruluşlarının Suriye’nin kuzeyine erişiminin kolaylaşabileceği değerlendiriliyor. 14 yıl sonra atılması beklenen bu adımın, Türkiye ile Suriye sınır hattındaki ekonomik ve toplumsal dinamikleri yeniden şekillendirebileceği yorumları yapılıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan tarım mesajı: 81 milyar lira çiftçinin hesabına Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan tarım mesajı: 81 milyar lira çiftçinin hesabına

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, çiftçilerle gerçekleştirilen iftar programının ardından tarım politikalarına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye’de tarımın sona erdiği yönündeki tartışmalara değinen Erdoğan, üretimin sürdüğünü vurguladı ve yeni destek programlarının detaylarını paylaştı. Açıklamaya göre 6 Mart’tan itibaren bir ay içinde 81 milyar liralık destek ödemesi üreticilerin hesaplarına aktarılacak. Tarımın sürdüğü vurgulandı Erdoğan, son yıllarda tarımın gerilediği yönündeki eleştirilerin gerçeği yansıtmadığını belirterek Türkiye’nin birçok üretim kaleminde dünya sıralamalarında üst basamaklarda yer aldığını ifade etti. Hayvancılık, tohum üretimi ve ihracat verilerine dikkat çeken Erdoğan, iklim krizi ve ekonomik dalgalanmalara rağmen tarım sektörünün büyümeye devam ettiğini söyledi. 81 milyar liralık destek martta hesaplarda Yeni destek paketinin temel ve planlı üretim modeline dayandığını belirten Erdoğan, 6 Mart’tan itibaren bir ay içinde 81 milyar liranın çiftçilerin hesaplarına yatırılacağını açıkladı. Desteklerin üretim planlamasını güçlendirmeyi, girdi maliyetlerini azaltmayı ve kırsal kalkınmayı hızlandırmayı hedeflediği aktarıldı. Organize tarım bölgeleri genişliyor Tarımda sanayi benzeri planlama modeline geçildiğini söyleyen Erdoğan, organize tarım bölgelerinin sayısının artırıldığını ve 14 bölgede üretime başlandığını belirtti. Bu modelle üretim verimliliğinin artırılması, lojistik maliyetlerinin düşürülmesi ve katma değeri yüksek ürünlerin yaygınlaştırılması amaçlanıyor. Genç ve kadın üreticilere özel destek Kırsal kalkınma bütçesinin önemli bölümünün genç ve kadın üreticilere ayrıldığını ifade eden Erdoğan, küçükbaş hayvancılık için başlatılan proje kapsamında 150 bin hayvanın üreticilere verileceğini duyurdu. Projeye katılacak üreticilerin faizsiz kredi imkanından yararlanabileceği, iki yıla kadar geri ödemesiz ve yedi yıla kadar vadeli finansman sağlanacağı belirtildi. Kırsalda üretim ve istihdam hedefi Yeni desteklerin yalnızca üretimi artırmayı değil, kırsalda nüfusun korunmasını ve istihdamın güçlendirilmesini hedeflediği vurgulandı. Tarım politikalarının uzun vadeli planlama çerçevesinde yürütüleceğini belirten Erdoğan, üretimin sürdürülebilirliğinin öncelikli hedef olmaya devam edeceğini ifade etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Beyaz yakayı geride bıraktı: Gri yaka maaşlarda yeni dönemi başlattı Haber

Beyaz yakayı geride bıraktı: Gri yaka maaşlarda yeni dönemi başlattı

İş gücü piyasasında son yıllarda dikkat çeken değişimlerden biri gri yakalı çalışanların yükselişi oldu. Hem teknik uzmanlık hem sahada uygulama becerisi gerektiren bu meslekler, artan eleman açığı ve dijitalleşen üretim süreçleri nedeniyle maaş skalasında beyaz yakayı geride bırakmaya başladı. Gri yakalılar kimlerden oluşuyor? Gri yakalılar, beyaz yakanın analitik ve idari yetkinlikleri ile mavi yakanın teknik ve operasyonel becerilerini bir araya getiren çalışanları ifade ediyor. CNC operatörleri, bakım teknisyenleri, kalite kontrol teknikerleri, IT saha destek uzmanları, radyoloji ve laboratuvar teknikerleri ile lojistik operasyon sorumluları bu gruba örnek gösteriliyor. Mesleki ve teknik lise ile meslek yüksekokulu mezunları ağırlıkta olsa da sertifikasyon süreçleriyle farklı alanlardan kişiler de gri yakaya geçiş yapabiliyor. Maaş dengesi tersine döndü Sektör temsilcilerine göre son 10 yılda maaş dengesi belirgin biçimde değişti. Yeni mezun bir beyaz yakalı çoğunlukla asgari ücretin 1,5-2 katıyla işe başlarken gri yakada başlangıç maaşları 2-3,5 kat seviyesine kadar çıkabiliyor. Aynı fabrikada yeni başlayan bir insan kaynakları uzmanının yaklaşık 30-33 bin TL kazanmasına karşın CNC operatörünün 50 bin TL’ye ulaşması bu tabloya örnek gösteriliyor. Tekniker mühendisten fazla kazanabiliyor Deneyim arttıkça fark daha da görünür hale geliyor. On yıl tecrübeli bir inşaat mühendisinin 110 bin TL civarında maaş aldığı örneklerde aynı deneyime sahip inşaat teknikerinin 140 bin TL kazanabildiği belirtiliyor. Yeni mezun bir mimarın 65 bin TL maaşına karşılık şantiye şefinin 80 bin TL’ye ulaşması da sahadaki teknik uzmanlığın değer kazandığını ortaya koyuyor. Eleman açığı ücretleri yukarı çekti Uzmanlara göre Endüstri 4.0 ile birlikte üretim süreçlerinin dijitalleşmesi sahada teknik bilgiye sahip çalışan ihtiyacını artırdı. Buna karşın mesleki eğitime ilginin sınırlı kalması nitelikli personel açığı yarattı. Beyaz yakalı ilanlarına yüzlerce başvuru gelirken gri yaka pozisyonlarının daha az başvuru alması şirketleri ücretleri yükseltmeye yöneltti. Asgari ücret etkisi makası daralttı İnsan kaynakları yöneticileri, son yıllarda asgari ücretteki hızlı artışın orta kademe beyaz yakalı maaşlarının görece sınırlı kalmasına neden olduğunu ve bunun da maaş hiyerarşisini değiştirdiğini belirtiyor. Aynı pozisyon için farklı bölümlerden mezunların rekabet etmesi de beyaz yakada ücret baskısını artıran faktörler arasında gösteriliyor. En yüksek maaşlar teknik uzmanlıkta Gri yakada en yüksek gelirlerin havacılık, inşaat ve enerji sektörlerinde olduğu ifade ediliyor. Uçak bakım teknisyenlerinin maaşlarının 150 bin TL’den başlayabildiği, vinç operatörleri ile rüzgar türbini teknik servis çalışanlarının ise 100-200 bin TL bandına ulaşabildiği belirtiliyor. Bu tablo, teknik uzmanlığın iş gücü piyasasında stratejik bir değer haline geldiğini ortaya koyuyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İşe alımlarda yeni dönem: Uyuşturucu testi şartı yaygınlaşıyor Haber

İşe alımlarda yeni dönem: Uyuşturucu testi şartı yaygınlaşıyor

Son dönemde artan uyuşturucu operasyonlarının ardından iş dünyasında işe alım süreçleri değişmeye başladı. Daha önce sınırlı meslek gruplarında uygulanan madde tarama testleri, sağlık raporuna eklenerek birçok sektörde işe giriş prosedürlerinin parçası haline geldi. Talep katlandı, kurumsal paketler devrede Laboratuvar firmaları, işveren taleplerinde belirgin bir artış yaşandığını ve madde testlerine yönelik başvuruların son aylarda 6-7 kat yükseldiğini ifade ediyor. Bu artışla birlikte şirketler toplu test anlaşmaları yapmaya, mobil numune ekipleri göndermeye ve hızlı sonuç paketleri sunmaya başladı. Böylece test uygulaması bireysel sağlık kontrolü olmaktan çıkarak kurumsal risk yönetimi aracına dönüştü. Kritik sektörlerde zorunlu hale geliyor Enerji, lojistik, savunma, kimya, ağır sanayi ve güvenlik gibi dikkat ve güvenlik gerektiren alanlarda testlerin yaygınlaştığı belirtiliyor. Bazı kamu ve özel kuruluşlarda stajyerler dahil tüm adaylar için madde testi zorunlu hale getirilirken, ulaşım kurumlarında düzenli kontroller sonucunda işten çıkarmaların yaşandığı ifade ediliyor. Uzmanlar, bu uygulamanın iş kazalarını azaltma, veri güvenliğini koruma ve kamu güvenliğini sağlama gerekçesiyle hızla yayıldığını belirtiyor. Hukuki çerçeve: Rıza ve gizlilik şart Hukukçulara göre işverenlerin madde testi talep etmesi tamamen yasak değil ancak testin işin niteliğiyle bağlantılı olması, adayın açık rızasının alınması ve sonuçların gizli tutulması gerekiyor. Keyfi uygulamaların özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerin korunması açısından sorun yaratabileceği vurgulanıyor. İşyerinde uyuşturucu kullanımı veya bulundurulmasının ise İş Kanunu kapsamında tazminatsız fesih gerekçesi sayılabileceği hatırlatılıyor. Test fiyatı ortalama 2.200 TL Laboratuvar kaynaklarına göre idrar, kan ve tükürük örnekleri üzerinden yapılan tarama testlerinin ortalama maliyeti 2.200 TL civarında. Toplu anlaşmalarda fiyatların düşebildiği belirtilirken, test sonuçlarının KVKK kapsamında yalnızca kişiye teslim edildiği ve işverene iletilmesi için adayın onayının gerektiği ifade ediliyor. Yetkililer, bu testlerin cezai bir yaptırım doğurmadığını, yalnızca işe uygunluk değerlendirmesinde kullanıldığını kaydediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Yerli yapay zeka hamlesi: Trendyol AI agent platformunu tanıttı Haber

Yerli yapay zeka hamlesi: Trendyol AI agent platformunu tanıttı

Türkiye merkezli e-ticaret platformu Trendyol, yapay zeka alanındaki yeni yatırımlarını duyurarak teknoloji ekosistemindeki konumunu güçlendirmeyi hedefliyor. Trendyol Teknoloji Topluluğu tarafından düzenlenen AI/ML Summit etkinliğinde, şirketin geliştirdiği yerli büyük dil modeli (LLM) ile otonom “AI Agent” platformu ilk kez kapsamlı biçimde paylaşıldı. Açık kaynak yaklaşımıyla geliştirilen bu sistemlerin, yapay zekanın üretim ve ticaret süreçlerine entegrasyonunda önemli bir eşik olduğu değerlendiriliyor. Yerli dil modeli e-ticaret süreçlerini hızlandırıyor Şirketin mühendisleri tarafından geliştirilen yerli yapay zeka dil modeli, özellikle e-ihracat ve ürün yönetimi süreçlerinde verimlilik sağlıyor. Yapay zeka destekli araçlar sayesinde ürün giriş hızının yüzde 60 oranında arttığı belirtilirken, Türk üreticilerinin küresel pazarlara daha hızlı erişebildiği ifade ediliyor. Model, satıcıların farklı dillerde ürün açıklamaları hazırlamasına, müşteri sorularını anında çevirmesine ve içerik üretimini otomatikleştirmesine olanak tanıyor. AI Agent platformu günlük milyonlarca karar üretiyor Trendyol’un otonom AI agent sistemi, müşteri deneyimi ve operasyon yönetiminde aktif rol oynuyor. Platformun günlük 500 milyondan fazla tahmin ve karar üreterek stok yönetiminden lojistiğe kadar birçok süreci yönettiği aktarıldı. Bu yaklaşımın, şirketin yazılım geliştirme süreçlerinde teslim sürelerini dokuz kata kadar hızlandırdığı ve dijital operasyonları daha ölçeklenebilir hale getirdiği belirtildi. E-ihracatta lojistik ve rekabet avantajı Yapay zeka tabanlı eşleştirme algoritmaları, uluslararası pazarlara açılan satıcıların ürün listeleme süreçlerini kolaylaştırırken lojistikte de verimlilik sağlıyor. Şirket verilerine göre teslimat süreçlerinde yüzde 20’ye varan iyileşme elde edilirken, bu gelişmenin KOBİ’lerin rekabet gücünü artırdığı vurgulanıyor. Trendyol CTO’su Cenk Çivici, yapay zekanın operasyonların merkezine yerleşmesinin yerli üreticilerin küresel pazarlardaki hızını artırdığını ifade etti. AI/ML Summit teknoloji iş birliklerini büyütmeyi hedefliyor Trendyol Tech Community tarafından ilk kez düzenlenen AI/ML Summit, sektör profesyonelleri ile mühendisleri buluşturarak yapay zeka uygulamalarının paylaşılmasını sağladı. Şirket, zirvenin önümüzdeki dönemde düzenli hale getirilerek teknoloji ekosistemiyle iş birliğinin genişletilmesini planlıyor. Uzmanlar, açık kaynaklı yerli modellerin artmasının Türkiye’nin yapay zeka üretim kapasitesi açısından stratejik önem taşıdığı görüşünde. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Schengen’de ezber bozan adım: 90 gün sınırı tarihe mi karışıyor Haber

Schengen’de ezber bozan adım: 90 gün sınırı tarihe mi karışıyor

Avrupa Komisyonu, Avrupa Birliği ekonomisini güçlendirmek ve küresel ölçekte nitelikli profesyonelleri bölgeye çekmek amacıyla Schengen vizesine yönelik yeni bir strateji taslağı yayımladı. Yaklaşık 15 sayfalık belgede, kısa süreli fakat sık tekrarlanan iş seyahatlerinde yaşanan süre sınırlamalarının kaldırılması planlanırken, mevcut sistemin yavaş ve caydırıcı olduğu vurgulandı. 90 gün sınırı masaya yatırıldı Mevcut uygulamaya göre üçüncü ülke yurttaşları, herhangi bir 180 günlük dönemde Schengen Bölgesi’nde en fazla 90 gün kalabiliyor. Bu sürenin aşılması durumunda uzun süreli vize ya da oturum izni gerekiyor. Avrupa Komisyonu ise bu modelin proje bazlı, geçici veya döngüsel çalışma düzenine sahip profesyoneller için iş süreçlerini zorlaştırdığını ve ekonomik faaliyetleri yavaşlattığını belirtiyor. Hedef nitelikli iş gücünü Avrupa’ya çekmek Komisyon, katı süre kurallarının Avrupa’nın ihtiyaç duyduğu uzmanların farklı pazarlara yönelmesine neden olduğuna dikkat çekti. Hazırlanan taslak, AB içinde kalıcı olarak yerleşmeden daha uzun süre çalışması gereken profesyoneller için “uzatılmış kısa süreli konaklama” modelini gündeme getiriyor. Altı meslek grubu için esneklik planı Yeni modelin; turne kapsamında seyahat eden sanatçılar, uluslararası müsabakalara katılan sporcular, sınır ötesi projelerde görev alan uzmanlar, AB sanayi ve hizmet sektörlerine destek veren profesyoneller, lojistik alanında çalışan tır şoförleri ile kısa süreli ancak tekrar eden görevlerde bulunan teknik ve operasyonel iş gücünü kapsaması öngörülüyor. AB genelinde tek tip kural hedefi Taslakta ayrıca, üye ülkeler ile üçüncü ülkeler arasındaki ikili anlaşmaların gözden geçirilmesi ve zamanla kaldırılarak yerlerine tüm Avrupa Birliği’nde geçerli ortak kuralların getirilmesi planlanıyor. Analistler, düzenlemenin hayata geçmesi halinde Schengen sisteminin daha esnek bir yapıya kavuşabileceğini ve iş dünyasının hareketliliğini artırabileceğini değerlendiriyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Wang Yi’den Bişkek çıkarması: Kırgızistan–Çin ilişkileri en iyi döneminde Haber

Wang Yi’den Bişkek çıkarması: Kırgızistan–Çin ilişkileri en iyi döneminde

Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov, Çin Komünist Partisi Merkez Komitesi Siyasi Bürosu Üyesi ve Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi ile dün Bişkek’te bir araya geldi. Görüşmede iki ülke arasındaki siyasi, ekonomik ve güvenlik alanlarındaki ilişkiler ele alındı; stratejik ortaklığı derinleştirme mesajı verildi. “İlişkilerimiz tarihin en iyi döneminde” Cumhurbaşkanı Caparov, Çin ile ilişkileri “iyi komşular paha biçilemez hazinelerdir” sözleriyle nitelendirdi. Caparov, ilişkilerin tarihsel olarak en verimli döneminde olduklarını belirterek: “Çin ile üst düzey temasları sürdürmeye, ticaret hacmini artırmaya ve Çin–Kırgızistan–Özbekistan demiryolu projesini hızlandırmaya hazırız.” dedi. Stratejik projeler ve güvenlik işbirliği masada Caparov, sivil havacılık, lojistik ve sınır kapıları gibi kritik alanlarda işbirliğinin artırılması gerektiğini vurguladı. Ayrıca iki ülkenin: Karşılıklı bağlantıyı güçlendirme, Güvenlik işbirliğini derinleştirme, “Üç kötü güç” olarak bilinen terörizm, ayrılıkçılık ve aşırıcılıkla ortak mücadeleyi sürdürme konusunda mutabık olduklarını belirtti. BM ve SİÖ’de koordinasyon vurgusu Caparov, Birleşmiş Milletler platformunda ve Çin–Orta Asya mekanizmasında Çin ile yakın koordinasyonun süreceğini açıkladı. Ayrıca, Çin’in Kırgızistan’ın Şanghay İşbirliği Örgütü (SİÖ) dönem başkanlığına destek vermesini beklediklerini söyledi. Wang Yi: “Kırgızistan’ın bağımsızlığına her koşulda destek vereceğiz” Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, Kırgızistan’ı her zaman “güvenilir bir dost ve ortak” olarak gördüklerini belirterek: “Kırgızistan’ın egemenliğini, bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü kararlılıkla destekliyoruz. İç işlerine müdahaleye karşı çıkıyoruz.” ifadelerini kullandı. “Liderler arasındaki uzlaşıyı somut adımlara dönüştüreceğiz” Wang Yi, iki ülke ilişkilerinin “kapsamlı stratejik ortaklık” çerçevesinde daha da ileri taşınacağını belirterek: “İki liderin vardığı uzlaşı doğrultusunda işbirliği planını somut eylemlere dönüştüreceğiz. Karşılıklı modernizasyon hedeflerimizde birlikte büyük adımlar atacağız.” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.