SON DAKİKA

#Maaş

HABER DEĞER - Maaş haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Maaş haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yandaş basından Mansur Yavaş’a “operasyon” manşeti: ABB’den net yanıt geldi Haber

Yandaş basından Mansur Yavaş’a “operasyon” manşeti: ABB’den net yanıt geldi

İktidara yakınlığıyla bilinen bazı medya organlarında, Mansur Yavaş ve Ankara Büyükşehir Belediyesi hakkında “yeni bir inceleme başlatıldığı” yönünde haberler yayımlandı. Ancak söz konusu iddiaların, daha önce açılmış ve kamuoyuna yansımış bir dosyada yer aldığı ortaya çıktı. Ankara Büyükşehir Belediyesi, haberlerin gerçeği çarpıttığını belirterek kamuoyunu bilgilendirdi. Aynı dosya, “yeni” gibi servis edildi Sabah ve Yeni Şafak gazetelerinde yer alan haberlerde, Yavaş’ın Çankırı ve Karabük mitinglerinde belediye imkânlarını kullandığı iddiasıyla “yeni bir soruşturma izni istendiği” öne sürüldü. Sabah gazetesi bu durumu “dördüncü operasyon” başlığıyla verirken, Yeni Şafak haberinde ise “başlatıldı” ve “başlatıldığı öne sürüldü” gibi çelişkili ifadelere yer verdi. İddialar zaten mevcut soruşturma kapsamındaydı Haberlere konu edilen Çankırı ve Karabük mitingleri, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın daha önce talep ettiği ve İçişleri Bakanlığı’nın 22 Kasım 2025 tarihinde izin verdiği soruşturma dosyasında zaten yer alıyordu. Aynı dosyada, belediyenin farklı noktalarda yaptığı ücretsiz çorba dağıtımı ve Ankapark başlıklarının da inceleme konusu olduğu biliniyordu. Ankara Büyükşehir Belediyesi: Algı kampanyası yürütülüyor Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan yazılı açıklamada, dosyanın yeni olmadığı vurgulanarak şu ifadelere yer verildi: Söz konusu dosyanın daha önce kamuoyuna da yansıyan açık bir dosya olduğu, buna rağmen bazı medya organlarınca “ilk kez gündeme gelmiş” gibi sunulmasının açık bir algı çalışması olduğu belirtildi. “Kamu kaynağı kullanılmadı” vurgusu Açıklamada ayrıca, Mansur Yavaş’ın 2023 seçim sürecinde belediyeden maaş dahi almadığı ve kamu kaynağı kullanmadığını açık biçimde beyan ettiği hatırlatıldı. Belediyeden yapılan değerlendirmede, bu bilgilerin kamuya açık olduğu ve isteyen herkes tarafından incelenebileceği ifade edildi. Yaşanan gelişme, yerel yönetimlere yönelik medya dili ve siyasal kutuplaşma tartışmalarını yeniden gündeme taşırken, Ankara Büyükşehir Belediyesi cephesinden “dosya eski, manşet yeni” mesajı verildi.

Memurdan zam ayrımcılığına tepki büyüyor: 6,5 milyona adalet istiyoruz Haber

Memurdan zam ayrımcılığına tepki büyüyor: 6,5 milyona adalet istiyoruz

Türkiye Büyük Millet Meclisi, 2026 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu teklifinin görüşmeleri sırasında gergin anlara sahne oldu. Üst düzey kamu yöneticilerine 30 bin TL’ye kadar seyyanen zam öngören düzenlemeye tepki gösteren Birleşik Kamu-İş üyeleri, Meclis önünde toplanarak uygulamayı “ayrımcılık” olarak nitelendirdi. Sendika üyeleri, “Yalnızca Küçük Bir Azınlığa Değil, 6.5 Milyona Adalet” yazılı pankartlarla bütçe teklifini protesto etti. Sendika: “Gerçeklerle bağdaşmayan, açlığa mahkûm eden bir tablo var” Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Genel Başkanı Orhan Yıldırım, bütçede kamu emekçilerinin yok sayıldığını belirterek sert açıklamalarda bulundu. Yıldırım, “Gözümüzün içine baka baka gerçekle bağdaşmayan, halkı açlığa mahkûm eden bir uygulama ile karşı karşıyayız. Sorun çok basit: Adil paylaşım yapılıyor mu, yapılmıyor mu?” dedi. Hükümetin kamu çalışanlarını ayrıştırdığını ifade eden Yıldırım, şöyle konuştu: “Toplu sözleşme masasında oldubitti mekanizması işletildi. Hükümet noteri gibi çalışan heyetin belirlediği utanç verici zam oranı bunun ispatıdır. Kendi lükslerini ‘devletin itibarı’ diyerek meşrulaştırmaya çalışanlar, asıl itibarın bu devleti ayakta tutan emekçilerde olduğunu idrak etmeli. Hakkımızı istiyoruz.” Tartışmalı zam TBMM’de oylanacak Üst düzey kamu yöneticilerine 30 bin TL’ye varan seyyanen zam yapılmasını içeren düzenlemenin, ilerleyen günlerde TBMM Genel Kurulu'na gelmesi bekleniyor. Kamuoyu ise bütçe görüşmeleri sürerken hükümetin maaş politikalarına ilişkin tartışmaları yakından takip ediyor.

Balıkçılar 80 bin TL maaşa rağmen tayfa bulamıyor Haber

Balıkçılar 80 bin TL maaşa rağmen tayfa bulamıyor

Ege Denizi’nde av sezonu hızla devam ederken balıkçılık sektörünün kronikleşen bir sorunu daha görünür hale geldi: Tayfa krizi. Deniz Ürünleri Avcıları Üreticileri Merkez Birliği Başkan Vekili Mehmet Aksoy, sektörün en büyük darboğazının “nitelikli iş gücü eksikliği” olduğunu belirterek, “Gençler teknede değil, ofiste çalışmak istiyor” dedi. “Asgari ücretin 3-4 katını veriyoruz, yine de kimse gelmiyor” Balıkçılık sektörünün omurgasını oluşturan tayfaların maaşları asgari ücretin 3-4 katına ulaşmış durumda. Ancak Aksoy’a göre bu yüksek kazanç bile gençlerin ilgisini çekmiyor: “Tayfalar bir teknenin olmazsa olmazıdır. Kendilerine asgari ücretin 3-4 katı maaş veriyoruz fakat gençler masa başı iş istedikleri için tayfalığı tercih etmiyor. Gemi sahibi üç öğün yemek, yatacak yer ve sezon sonunda gelirden prim de veriyor. Buna rağmen tayfa bulmakta zorlanıyoruz.” Aksoy, mevcut tayfaların “futbolcu gibi transfer” dönemleri yaşadığını belirterek, iyi personelin her sezon farklı teknelere geçtiğini anlattı. “Bu sorunu çözmek için ara eleman yetiştiren meslek yüksekokulları açılması yönünde çalışmalar yürütüyoruz.” “Maaşlar 80 bin TL’ye dayandı ama eleman yok” İzmir Güzelbahçe Balıkçı Barınağı’nda çalışan Mustafa Baran, mesleği babasından devraldığını belirterek, gençlerin sektörden uzaklaştığını söyledi: “Son dönemlerde tayfa bulmakta zorlanıyoruz. Bulsak bile kalifiye değiller. Eğitmek için aylarca uğraşıyoruz. Maaşlar 80 bin liraya dayandı ama çalışacak kimse yok.” Baran’a göre tayfa eksikliği yalnızca Ege’ye özgü değil; Karadeniz ve Marmara’daki teknelerde de benzer tablo yaşanıyor. “Yüksek para veriyoruz ama gençler işi beğenmiyor” Balıkçılıkta 50 yılı geride bırakan Hüseyin Cambaz, deniz emeğinin ağır ama kazançlı bir iş olduğunu, buna rağmen gençlerin teknelere çıkmak istemediğini vurguladı: “Gençler teknede çalışmak istemiyor. Üç öğün yemek, kalacak yer ve 80 bin lira maaş veriyoruz, ama işi beğenmiyorlar. Bu sadece Ege’nin değil, Türkiye’nin sorunu.” Cambaz, “Tayfa olmadan gemi bir işe yaramaz,” diyerek sorunun sürdürülebilir balıkçılığı tehdit ettiğini dile getirdi. “Zor ama ekmeği denizde” 30 yıldır tayfa olarak çalışan Salih Peşmen ise emeğin karşılığının olduğunu ancak işin zorluğunun gençleri caydırdığını söylüyor: “Gemide çalışmak gerçekten zor. Maaşlar 70 bin liradan başlayıp 100 bine kadar çıkıyor ama deniz hayatı sabır ister. Gençler o sabrı göstermiyor.” Tayfalar, Eylül’den Nisan’a kadar tüm hava koşullarına rağmen denizde çalışıyor, ağları seriyor, balıkları ayrıştırıyor ve teknelerin bakımını üstleniyor. “Balıkçı tayfası denizlerin görünmeyen kahramanı” Uzmanlara göre tayfalar, Türkiye’nin balık üretim zincirinin en kritik halkası. Rota, güvenlik, bakım, temizlik ve ağ hazırlığı gibi görevlerle balıkçılığın sürdürülebilirliğini sağlıyorlar. Ancak bu emek, genç kuşak için cazibesini yitirmiş durumda. Denizin riskli doğası, uzun mesai saatleri ve şehir yaşamından uzak koşullar, yeni nesli masa başı işlere yöneltiyor. Ege’den Karadeniz’e uzanan tayfa sıkıntısı, Türkiye’de denizcilik meslek eğitiminin ve emek politikalarının yeniden ele alınmasını zorunlu kılıyor. Yüksek maaş, barınma ve prim imkânlarına rağmen gençlerin tekneden uzak durması, “emeğin kültürel dönüşümünü” de gözler önüne seriyor. “Balıkçı teknelerinde artık tayfa değil, boş ağlar bekliyor.”

Şimşek: Ekonomimizin Dayanıklılığı Haber

Şimşek: Ekonomimizin Dayanıklılığı

Mehmet Şimşek; Ekonomimiz yurt içi ve yurt dışı belirsizliklerin ve zorlukların yaşandığı dönemi aşarak tekrar olumlu bir döngüye girdi. Bu not artışı, süreci başarıyla yönettiğimizi ve ekonomimizin dayanıklılığını teyit ediyor" dedi. Uluslararası derecelendirme kuruluşu Moody's, Türkiye'nin kredi notunu "B1"den "Ba3"e yükseltirken, not görünümünü "durağan"a çevirdi. Bu gelişmenin ardından Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek sosyal medyadan bir açıklama paylaştı. Şimşek açıklamasında söz konusu kredi artışının "sürecin başarıyla yönetildiğine ve ekonominin dayanıklılığını teyit ettiğine" dikkat çekti. Şimşek açıklamasında şunları kaydetti: "Ülke kredi notumuz yükseldi. Ekonomimiz yurt içi ve yurt dışı belirsizliklerin ve zorlukların yaşandığı dönemi aşarak tekrar olumlu bir döngüye girdi. Bu not artışı, süreci başarıyla yönettiğimizi ve ekonomimizin dayanıklılığını teyit ediyor. Enflasyonu kalıcı olarak düşürmeye, cari açığı sürdürülebilir seviyede tutmaya ve deprem harcamaları hariç bütçe disiplinini güçlendirmeye kararlıyız. Programımızın kazanımlarını, yeşil ve dijital dönüşüm başta olmak üzere sanayide yapısal dönüşümü sağlayacak reformlarla kalıcı hale getireceğiz. Sabır ve kararlılıkla programımızı uygulamayı sürdürdükçe, risk primimiz daha da düşecek, finansmana erişimimiz artacak ve yeni not artışları gelecektir."

Şimşek: Ekonomimizin Dayanıklılığı Haber

Şimşek: Ekonomimizin Dayanıklılığı

Mehmet Şimşek; Ekonomimiz yurt içi ve yurt dışı belirsizliklerin ve zorlukların yaşandığı dönemi aşarak tekrar olumlu bir döngüye girdi. Bu not artışı, süreci başarıyla yönettiğimizi ve ekonomimizin dayanıklılığını teyit ediyor" dedi. Uluslararası derecelendirme kuruluşu Moody's, Türkiye'nin kredi notunu "B1"den "Ba3"e yükseltirken, not görünümünü "durağan"a çevirdi. Bu gelişmenin ardından Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek sosyal medyadan bir açıklama paylaştı. Şimşek açıklamasında söz konusu kredi artışının "sürecin başarıyla yönetildiğine ve ekonominin dayanıklılığını teyit ettiğine" dikkat çekti. Şimşek açıklamasında şunları kaydetti: "Ülke kredi notumuz yükseldi. Ekonomimiz yurt içi ve yurt dışı belirsizliklerin ve zorlukların yaşandığı dönemi aşarak tekrar olumlu bir döngüye girdi. Bu not artışı, süreci başarıyla yönettiğimizi ve ekonomimizin dayanıklılığını teyit ediyor. Enflasyonu kalıcı olarak düşürmeye, cari açığı sürdürülebilir seviyede tutmaya ve deprem harcamaları hariç bütçe disiplinini güçlendirmeye kararlıyız. Programımızın kazanımlarını, yeşil ve dijital dönüşüm başta olmak üzere sanayide yapısal dönüşümü sağlayacak reformlarla kalıcı hale getireceğiz. Sabır ve kararlılıkla programımızı uygulamayı sürdürdükçe, risk primimiz daha da düşecek, finansmana erişimimiz artacak ve yeni not artışları gelecektir."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.