SON DAKİKA

#Marco Rubio

HABER DEĞER - Marco Rubio haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Marco Rubio haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ABD ile Suudi Arabistan arasında nükleer anlaşma imzalandı Haber

ABD ile Suudi Arabistan arasında nükleer anlaşma imzalandı

ABD Enerji Bakanlığı söz konusu nükleer iş birliği anlaşmasıyla birlikte bir ikili güvenlik önlemleri anlaşmasının da imzalandığını duyurdu. Bakanlık, iki metnin onlarca yıl sürecek milyarlarca dolarlık stratejik ortaklığın hukuki temelini oluşturduğunu ve Amerikan şirketlerinin Suudi Arabistan'ın nükleer programında daha geniş rol üstlenmesinin önünü açacağını belirtti. ABD Enerji Bakanı Chris Wright, mutabakatın en yüksek nükleer güvenlik ve silahların yayılmasının önlenmesi standartlarını içerdiğini savunarak, ülkesinin nükleer teknoloji alanındaki rekabet gücünü artıracağını söyledi. Suudi Arabistan yönetimi ise anlaşmanın iki ülke arasındaki mevcut enerji iş birliğinin devamı niteliğinde olduğunu ifade etti. Uranyum zenginleştirme süreci tartışılıyor Nükleer santrallerde yakıt olarak kullanılabilen zenginleştirilmiş uranyumun aynı zamanda nükleer silah üretiminde de değerlendirilebilmesi, anlaşmanın en tartışmalı yönünü oluşturuyor. Nükleer uzmanlar, Suudi Arabistan'ın uranyum zenginleştirme kapasitesi kazanmasının uzun vadede nükleer silah geliştirme riskini artırabileceğine dikkat çekiyor. Daha önceki bilgilere göre Riyad'ın, ABD ile ortak yürütülecek teknik çalışmaların ardından Amerikan teknolojisiyle kurulacak bir tesiste nükleer yakıt üretmesi değerlendiriliyor. Kongre'de onay süreci bekleniyor Anlaşmanın resmi olarak yürürlüğe girebilmesi için ABD Kongresi'nin incelemesinden geçmesi gerekiyor. Kongre'nin her iki kanadında Cumhuriyetçiler çoğunluğu elinde bulundursa da, bazı Demokratların yanı sıra bazı Cumhuriyetçilerin de anlaşmaya itiraz edebileceği belirtiliyor. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, anlaşmanın nükleer silahların yayılması riskini artırmayacağını savunarak ABD'nin hiçbir ülkeyle bu tür bir risk içeren anlaşma yapmayacağını ifade etti. Buna karşılık Demokrat Senatör Edward Markey, yönetimin adımını eleştirerek Suudi Arabistan'a nükleer teknoloji verilmesini sorumsuzluk olarak nitelendirdi. Öte yandan önceki yönetimler sivil nükleer iş birliği için Riyad'ın İsrail'i diplomatik olarak tanımasını şart koşarken, uluslararası basında Trump yönetiminin bu şarttan vazgeçtiği öne sürülüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Hürmüz Boğazı'nda abluka sürüyor: İki petrol tankeri patladı Haber

Hürmüz Boğazı'nda abluka sürüyor: İki petrol tankeri patladı

ABD'nin İran'a yönelik hava saldırıları ve karşılıklı misillemeler devam ederken, küresel enerji ticaretinin kalbi olan Hürmüz Boğazı'nda kritik gelişmeler yaşanıyor. İran Devrim Muhafızları Ordusu, bölgedeki gemi geçişlerine ilişkin yeni bir açıklama yayımladı. Açıklamada, iki petrol tankerinin ABD'nin baskısıyla güvenli olmayan rotadan geçmeye çalıştığı sırada patladığı ifade edilirken, patlamanın nedenine ilişkin bilgi verilmedi. İran tarafı, kendi belirledikleri rota dışındaki tüm güzergâhların gemi geçişleri için güvenli olmayacağı uyarısında bulundu. İran'dan üslere füze ve İHA saldırısı iddiası Devrim Muhafızları ayrıca Ürdün'ün El-Ezrak bölgesindeki ABD askeri hangarlarını füzelerle hedef aldıklarını ve çok sayıda ABD askerinin hayatını kaybettiğini öne sürdü. Ürdün'deki Akabe Havalimanı'nın da vurulduğu, C-17 ağır nakliye uçakları ile P-8 kontrol uçaklarının ağır hasar gördüğü iddia edildi. Kuveyt'teki Ali es-Salem Üssü'ne ise "Nasr 2" operasyonunun 22. dalgasında hassas İHA saldırısı düzenlendiği, erken uyarı radar sisteminin tamamen imha edildiği ve çok sayıda MQ-9 İHA'nın kullanılamaz hale geldiği belirtildi. Trump ve CENTCOM'dan "kontrol" ve "abluka" mesajı ABD Başkanı Donald Trump, Fox News'e yaptığı açıklamada İran'ın askeri kapasitesinin büyük bölümünü kaybettiğini savunarak, "Boğazı biz kontrol ediyoruz. Onlar hiçbir şeyi kontrol etmiyor" ifadelerini kullandı. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) ise İran'ın ticari gemilere saldırı kapasitesini zayıflatmayı amaçlayan 9. hava saldırı dalgasının tamamlandığını duyurdu. Açıklamada, komuta merkezleri, hava savunma tesisleri ve füze üslerinin vurulduğu bildirilirken; "USS John Finn (DDG 113)" destroyeri öncülüğünde yürütülen deniz ablukası kapsamında 6 ticari geminin farklı rotalara yönlendirildiği ve 1 geminin hizmet dışı bırakıldığı kaydedildi. Bölgede alarm seviyesi üst düzeyde ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı dünyaya karşı bir koz aracı olarak kullanmak istediğini savunarak diğer ülkelere küresel deniz ticaretinin korunmasına katkı çağrısında bulundu. Çatışmaların çevre ülkelere yansımasıyla birlikte Bahreyn İçişleri Bakanlığı sirenlerin devreye girdiğini duyurarak halka güvenli bölgelere gitmeleri çağrısı yaptı. Tebriz, Urmiye ve Buşehr gibi İran kentleri de gece boyunca hedef alınırken, bölgedeki tansiyon üst seviyede seyrediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Pentagon'un Küba işgali planı ortaya mı çıktı? Haber

Pentagon'un Küba işgali planı ortaya mı çıktı?

Gelen son bilgilere göre, Pentagon yetkilileri olası bir Küba operasyonu için "sessiz" bir planlama sürecine girdi. Pentagon'da Planlama Mesaisi CBS News'ün ulaştığı üst düzey yetkililerin açıklamalarına göre, ABD ordusundaki planlamacılar geçtiğimiz haftalarda Küba’ya yönelik hareket planlarını mercek altına aldı. Bu planlar arasında, ABD 101'inci Hava İndirme Tümeni'nin komutasında binlerce askerin katılımıyla gerçekleştirilecek kapsamlı bir hava saldırısı senaryosu olduğu öne sürülüyor. Ancak yetkililer, bu çalışmaların doğrudan bir saldırı kararı anlamına gelmediğinin altını çiziyor; ABD'nin askeri kaynaklarının Orta Doğu'da yoğunlaşması nedeniyle, yakın vadede böyle bir operasyonun "olası olmadığı" savunuluyor. Trump ve Hegseth Arasındaki "İran" Çatlağı Kulislerde, ABD Başkanı Donald Trump ile Savunma Bakanı Pete Hegseth arasında İran politikası nedeniyle bir fikir ayrılığı olduğu da konuşuluyor. Trump'ın, İran'ın nükleer programı konusundaki sürecin uzamasından ve Hegseth'in "daha yüzleşmeci" tavrından dolayı hayal kırıklığı yaşadığı iddia edilirken, Beyaz Saray ve Pentagon cephesinden gelen resmi açıklamalarda ise yönetim içerisindeki uyuma dikkat çekildi. ABD-Küba Hattında Tansiyon Yüksek İki ülke arasındaki kriz, Başkan Trump'ın Ocak ayında imzaladığı ve Küba'ya petrol sağlayan ülkelere yönelik gümrük vergisi yaptırımlarını içeren kararnameyle derinleşmişti. Trump, Havana yönetimini "çökmüş bir devlet" olarak nitelendirirken, Dışişleri Bakanı Marco Rubio da geçtiğimiz ay Küba ordusunun kontrolündeki GAESA holdingine yaptırım listesini genişlettiklerini duyurmuştu. Havana'dan "Kan Gölü" Uyarısı ABD'nin askeri müdahale için "bahane" aradığını savunan Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel, böyle bir hamlenin bölgeyi bir "kan gölüne" çevireceği konusunda sert uyarılarda bulundu. Washington yönetiminin "ulusal güvenlik çıkarları" gerekçesiyle sıkılaştırdığı baskıların, bölgedeki jeopolitik gerilimi tırmandırmaya devam edeceği görülüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kolombiya'da  Espriella'nın seçim zaferi Haber

Kolombiya'da Espriella'nın seçim zaferi

Seçim süreci boyunca "Kaplan" lakabıyla tanınan ve ABD Başkanı Donald Trump’ın açık desteğini alan Espriella, güvenlik gerekçesiyle zafer kutlamalarına kurşun geçirmez bir platformun içinden katıldı. Çekişmeli seçimin sonuçları Ulusal Sivil Sicil Kayıt Başkanlığının açıkladığı verilere göre, sandıkların yüzde 99,91’inin açıldığı seçimde Abelardo de la Espriella yüzde 49,65 oy alırken, iktidar partisi Tarihsel Pakt İttifakı'nın sol görüşlü adayı Ivan Cepeda yüzde 48,70'te kaldı. Yaklaşık 246 bin oy farkla sonuçlanan seçim, ülkedeki siyasi kutuplaşmanın derinliğini gözler önüne serdi. "Kurşun geçirmez" zafer kutlaması Seçim kampanyası boyunca silahlı örgütlere karşı sert söylemleri ve güvenlik vaatleriyle öne çıkan Espriella, zaferini kutladığı törende de yoğun güvenlik önlemleri altında görüldü. Sosyal medyaya yansıyan görüntülerde, Espriella’nın destekçilerine seslenirken kurşun geçirmez camla çevrili özel bir platformun içerisinde yer aldığı dikkat çekti. Espriella, konuşmasında "Silahların gölgesindeki baskılara, oy satın alma girişimlerine, yolsuzluğa ve gerillaya karşı kazandık" ifadelerini kullandı. Seçim sonuçlarına itiraz edildi Mevcut Cumhurbaşkanı Gustavo Petro, sonuçların açıklanmasının ardından sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, oy sayım sürecinde usulsüzlükler yaşandığını öne sürdü. "Hiçbir aday kendisini cumhurbaşkanı ilan edemez" diyen Petro, resmi hukuki sayım sürecinin sonucunu bekleyeceğini belirterek destekçilerine sükunet çağrısında bulundu. Rakibi Ivan Cepeda da benzer şekilde, resmi incelemeler tamamlanana kadar sonuçları tanımayacağını ve iddialarını hukuki yollarla takip edeceğini açıkladı. Seçimde ABD faktörü Seçim kampanyası süresince ABD ve İsrail ile ilişkileri güçlendirme vaadinde bulunan Espriella'ya, Trump yönetiminden de destek mesajları geldi. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Espriella ile görüştüğünü ve Trump yönetiminin yeni dönemde bölgesel güvenlik iş birliğini artırmak için kendisiyle yakın çalışmayı hedeflediğini bildirdi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

ABD, Küba Devlet Başkanı'nı kara listeye aldı Haber

ABD, Küba Devlet Başkanı'nı kara listeye aldı

Söz konusu kararın, Küba’nın ABD’ye karşı yürüttüğü siyasi ve ideolojik kampanyaları destekleyenlere yönelik kapsamlı bir çabanın parçası olduğu ifade edildi. ABD: "Yıkıcı faaliyetlere müsamaha gösterilmeyecek" Yaptırım kararıyla ilgili açıklamalarda bulunan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Küba’yı "radikal sol terörün dünya başkenti" olarak nitelendirdi. Havana rejiminin dünya genelindeki şiddet yanlısı Marksist hareketlere destek verdiğini öne süren Rubio, "Trump yönetimi, ABD'nin ulusal güvenliğini tehdit etmeye çalışan ve radikal devrimlerini dünyaya ihraç etmeyi amaçlayan rejimlere artık müsamaha göstermeyecektir" dedi. Rubio, yaptırım kapsamının bireylerle sınırlı kalmadığını; Küba Devrimci Silahlı Kuvvetleri Bakanlığı, Küba Halklarla Dostluk Enstitüsü ve bazı şirketlerin de dahil olduğu birçok kurumun listeye eklendiğini belirtti. Diaz-Canel'den "siyasi körlük" tepkisi ABD'nin yaptırım hamlesine sosyal medya hesabından sert tepki gösteren Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel, atılan adımları "gayrimeşru" olarak tanımladı. Diaz-Canel, "Bu adımlar, Küba'ya yönelik ablukayı güçlendirmeyi ve çatışma ortamını pekiştirmeyi amaçlamaktadır. Bu bir siyasi körlüktür. Küba halkına zarar vermek üzere tasarlanmış bu zorlayıcı tedbirlere karşı, emperyalist saldırılara direnme kararlılığımızdan ödün vermeyeceğiz" ifadelerini kullandı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

ABD'nin dünya genelindeki 115 büyükelçilik koltuğu halen boş Haber

ABD'nin dünya genelindeki 115 büyükelçilik koltuğu halen boş

Amerikan Wall Street Journal (WSJ) gazetesi, Dışişleri Bakanlığı memurlarını temsil eden Amerikan Dışişleri Servisi Derneği'nin verilerine dayandırdığı haberinde, ABD'nin küresel diplomasi ağındaki ciddi bir aksamayı gözler önüne serdi. Habere göre, dünya genelindeki Amerikan temsilciliklerinin yarıdan fazlasında kalıcı bir büyükelçi görev yapmıyor. Kritik kriz bölgelerinde büyükelçi yok Washington'ın özellikle Orta Doğu ve Doğu Avrupa gibi askeri ve diplomatik hareketliliğin zirvede olduğu bölgelerde büyükelçisinin bulunmaması dikkat çekiyor. ABD'nin; Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Irak, Kuveyt gibi bölge ülkelerinin yanı sıra savaşın ve küresel gerilimin merkezindeki Rusya ve Ukrayna'da da büyükelçilik koltukları boş duruyor. Uzmanlar, İran ile yaşanan gerilimler ve Rusya-Ukrayna Savaşı'nın sürdüğü bir dönemde bu stratejik merkezlerde büyükelçi bulundurmamanın ABD adına "önemli bir diplomatik handikap" oluşturduğunu belirtiyor. Afrika'da Çin ile rekabet sürerken diplomatik boşluk yaşanıyor Büyükelçi krizinin derinden hissedildiği bir diğer kıta ise Afrika oldu. ABD'nin küresel ölçekte Çin ile nüfuz mücadelesi yürüttüğü Afrika kıtasındaki 51 Amerikan büyükelçiliğinden 37'sinde halen bir büyükelçi görevlendirilmedi. Geri çağırma kararları ve Senato süreci etkili oldu Haberde, diplomatik boşluğun arkasındaki nedenler arasında Trump yönetiminin aday belirleme sürecindeki yavaşlığı ve ABD Senatosu’nun onay mekanizmasının hantal işlemesi gösterildi. Ayrıca, Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun Aralık 2025'te aldığı ani bir kararla yaklaşık 30 kariyer büyükelçisini merkeze geri çağırmasının da mevcut tabloya zemin hazırladığı aktarıldı. Geçmiş dönemlerle kıyaslandığında mevcut krizin büyüklüğü daha net ortaya çıkıyor. Trump'ın ilk başkanlık döneminin benzer sürecinde boş koltuk sayısı 45, Barack Obama'nın ikinci dönemindeki aynı süreçte ise yalnızca 12 olarak kayıtlara geçmişti. ABD yasalarına göre büyükelçiler başkan tarafından aday gösterilse de Senato onayı olmadan resmi olarak göreve başlayamıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.