SON DAKİKA

#Marco Rubio

HABER DEĞER - Marco Rubio haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Marco Rubio haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ABD, Küba Devlet Başkanı'nı kara listeye aldı Haber

ABD, Küba Devlet Başkanı'nı kara listeye aldı

Söz konusu kararın, Küba’nın ABD’ye karşı yürüttüğü siyasi ve ideolojik kampanyaları destekleyenlere yönelik kapsamlı bir çabanın parçası olduğu ifade edildi. ABD: "Yıkıcı faaliyetlere müsamaha gösterilmeyecek" Yaptırım kararıyla ilgili açıklamalarda bulunan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Küba’yı "radikal sol terörün dünya başkenti" olarak nitelendirdi. Havana rejiminin dünya genelindeki şiddet yanlısı Marksist hareketlere destek verdiğini öne süren Rubio, "Trump yönetimi, ABD'nin ulusal güvenliğini tehdit etmeye çalışan ve radikal devrimlerini dünyaya ihraç etmeyi amaçlayan rejimlere artık müsamaha göstermeyecektir" dedi. Rubio, yaptırım kapsamının bireylerle sınırlı kalmadığını; Küba Devrimci Silahlı Kuvvetleri Bakanlığı, Küba Halklarla Dostluk Enstitüsü ve bazı şirketlerin de dahil olduğu birçok kurumun listeye eklendiğini belirtti. Diaz-Canel'den "siyasi körlük" tepkisi ABD'nin yaptırım hamlesine sosyal medya hesabından sert tepki gösteren Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel, atılan adımları "gayrimeşru" olarak tanımladı. Diaz-Canel, "Bu adımlar, Küba'ya yönelik ablukayı güçlendirmeyi ve çatışma ortamını pekiştirmeyi amaçlamaktadır. Bu bir siyasi körlüktür. Küba halkına zarar vermek üzere tasarlanmış bu zorlayıcı tedbirlere karşı, emperyalist saldırılara direnme kararlılığımızdan ödün vermeyeceğiz" ifadelerini kullandı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

ABD'nin dünya genelindeki 115 büyükelçilik koltuğu halen boş Haber

ABD'nin dünya genelindeki 115 büyükelçilik koltuğu halen boş

Amerikan Wall Street Journal (WSJ) gazetesi, Dışişleri Bakanlığı memurlarını temsil eden Amerikan Dışişleri Servisi Derneği'nin verilerine dayandırdığı haberinde, ABD'nin küresel diplomasi ağındaki ciddi bir aksamayı gözler önüne serdi. Habere göre, dünya genelindeki Amerikan temsilciliklerinin yarıdan fazlasında kalıcı bir büyükelçi görev yapmıyor. Kritik kriz bölgelerinde büyükelçi yok Washington'ın özellikle Orta Doğu ve Doğu Avrupa gibi askeri ve diplomatik hareketliliğin zirvede olduğu bölgelerde büyükelçisinin bulunmaması dikkat çekiyor. ABD'nin; Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Irak, Kuveyt gibi bölge ülkelerinin yanı sıra savaşın ve küresel gerilimin merkezindeki Rusya ve Ukrayna'da da büyükelçilik koltukları boş duruyor. Uzmanlar, İran ile yaşanan gerilimler ve Rusya-Ukrayna Savaşı'nın sürdüğü bir dönemde bu stratejik merkezlerde büyükelçi bulundurmamanın ABD adına "önemli bir diplomatik handikap" oluşturduğunu belirtiyor. Afrika'da Çin ile rekabet sürerken diplomatik boşluk yaşanıyor Büyükelçi krizinin derinden hissedildiği bir diğer kıta ise Afrika oldu. ABD'nin küresel ölçekte Çin ile nüfuz mücadelesi yürüttüğü Afrika kıtasındaki 51 Amerikan büyükelçiliğinden 37'sinde halen bir büyükelçi görevlendirilmedi. Geri çağırma kararları ve Senato süreci etkili oldu Haberde, diplomatik boşluğun arkasındaki nedenler arasında Trump yönetiminin aday belirleme sürecindeki yavaşlığı ve ABD Senatosu’nun onay mekanizmasının hantal işlemesi gösterildi. Ayrıca, Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun Aralık 2025'te aldığı ani bir kararla yaklaşık 30 kariyer büyükelçisini merkeze geri çağırmasının da mevcut tabloya zemin hazırladığı aktarıldı. Geçmiş dönemlerle kıyaslandığında mevcut krizin büyüklüğü daha net ortaya çıkıyor. Trump'ın ilk başkanlık döneminin benzer sürecinde boş koltuk sayısı 45, Barack Obama'nın ikinci dönemindeki aynı süreçte ise yalnızca 12 olarak kayıtlara geçmişti. ABD yasalarına göre büyükelçiler başkan tarafından aday gösterilse de Senato onayı olmadan resmi olarak göreve başlayamıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Trump 8,5 yıl sonra Çin'de: Görkemli karşılama töreni mest etti Haber

Trump 8,5 yıl sonra Çin'de: Görkemli karşılama töreni mest etti

15 Mayıs'a kadar sürecek olan bu kritik ziyaret, dünyanın en büyük iki ekonomisi arasındaki ilişkilerin geleceği açısından büyük önem taşıyor. Trump’a bu seyahatinde Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Savunma Bakanı Pete Hegseth ve Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer gibi kabinesinin önemli isimlerinin yanı sıra Apple CEO'su Tim Cook ve Tesla'nın yöneticisi Elon Musk gibi dev şirketlerin liderleri de eşlik ediyor. Kritik gündem: Ticaret savaşları ve İran krizi Ziyaretin ana gündem maddelerini ekonomi ve bölgesel güvenlik meseleleri oluşturuyor. Washington ile Pekin arasındaki kırılgan ticaret ateşkesinin test edileceği görüşmelerde, özellikle Trump'ın 2025 yılında getirdiği kapsamlı gümrük vergileri ve haksız ticaret uygulamaları soruşturmaları masaya yatırılacak. Trump yönetiminin, Pekin'i ABD'den daha fazla soya fasulyesi ve uçak parçası almaya zorlaması beklenirken; Çin tarafı ise rekor seviyeye ulaşan ihracatı ve teknolojik atılımlarıyla masaya güçlü bir konumda oturuyor. Ekonomik başlıkların yanı sıra, devam eden İran savaşı ve enerji güvenliği de liderlerin en önemli tartışma konularından biri olacak. Her iki tarafın da çatışmanın sona erdirilmesi konusunda istekli olabileceği belirtilse de, İran konusundaki derin görüş ayrılıklarının nasıl aşılacağı küresel diplomasi çevreleri tarafından yakından takip ediliyor. Teknoloji ve yatırım diplomasisi Trump ile birlikte Pekin'e çıkarma yapan Amerikan iş dünyası heyetinin, Çinli firmalarla önemli anlaşmalara imza atması bekleniyor. Özellikle robotik ve çip üretimi gibi stratejik alanlarda Çin'in Batı'ya bağımlılığı azaltma çabaları sürerken, Boeing, Citigroup ve Qualcomm gibi devlerin yöneticilerinin gerçekleştireceği temaslar, iki ülke arasındaki ticari bağların yönünü belirleyecek. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Rubio’dan Münih öncesi kritik mesaj: Artık eski dünya yok Haber

Rubio’dan Münih öncesi kritik mesaj: Artık eski dünya yok

“Dünya gözlerimizin önünde değişiyor” ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Cumartesi günü yapacağı Münih Güvenlik Konferansı konuşmasının ana temasını kamuoyuyla paylaştı. Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Rubio, küresel dengelerin hızla dönüşüm geçirdiğini vurgulayarak, “Büyüdüğüm eski dünya artık yok” ifadelerini kullandı. Rubio, jeopolitik açıdan yeni bir döneme girildiğini belirterek bu çağın nasıl şekilleneceğinin ve ABD’nin bu süreçteki rolünün yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Açıklama, Washington yönetiminin dış politika yaklaşımında stratejik bir güncelleme sinyali olarak yorumlandı. Münih’te “dürüst mesaj” beklentisi Konferansı önemli bir platform olarak nitelendiren Rubio, katılımcıların ABD’nin yönü ve müttefikleriyle kuracağı ilişkiler hakkında açık bir mesaj beklediğini ifade etti. Avrupa liderleriyle çok sayıda özel görüşme gerçekleştirdiğini belirten Rubio’nun konuşmasının, transatlantik ilişkilerin geleceğine dair ipuçları vermesi bekleniyor. Avrupa-ABD hattında güvenlik tartışmaları sürüyor Geçen yıl düzenlenen Münih Güvenlik Konferansı’nda ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, Trump yönetiminin Avrupa’ya ilişkin güvenlik kaygılarına dikkat çekmişti. Vance, Ukrayna’daki savaş için “makul bir çözüm” bulunabileceğini belirtirken, Avrupa’nın ABD ile paylaşılan bazı temel değerlerden uzaklaştığını da savunmuştu. Rubio’nun “yeni çağ” vurgusu, küresel güç dengelerinin yeniden şekillendiği bir dönemde ABD ile Avrupa arasındaki stratejik ortaklığın nasıl evrileceğine dair tartışmaları daha da alevlendirecek gibi görünüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

ABD’deki Rümeysa Öztürk davası: Delilsiz sınır dışı kararı verildi Haber

ABD’deki Rümeysa Öztürk davası: Delilsiz sınır dışı kararı verildi

ABD’de Massachusetts’te görülen davada kamuoyuna açıklanan mahkeme belgeleri, Türk öğrenci Rümeysa Öztürk hakkında sınır dışı tavsiyesinin somut delillere dayanmadığını ortaya koydu. ABD’nin Massachusetts eyaletindeki federal mahkemenin açıkladığı dosyalarda, İç Güvenlik Bakanlığı (DHS) tarafından hazırlanarak ABD Dışişleri Bakanlığı’na gönderilen yazışmalar yer aldı. Belgelerde, Rümeysa Öztürk’ün yanı sıra Mahmud Halil, Muhsin Mahdavi, Bedir Han Suri ve Yunseo Chung’un sınır dışı edilmesine yönelik resmi tavsiyeler bulunduğu görüldü. Mahkeme dosyalarına göre, tamamı yasal olarak ABD’de bulunan bu öğrenciler hakkında alınan yakalama ve sınır dışı kararları, üniversite kampüslerinde Filistin’e destek gösterilerine katılmaları ve bu eylemlere ilişkin mesajlar paylaşmaları gerekçe gösterilerek hazırlandı. Ancak belgelerde, bu faaliyetlerin ABD Anayasası kapsamında ifade özgürlüğü alanına girdiği ve bu nedenle mahkemenin sınır dışı işlemlerine itiraz edebileceği uyarısı da yer aldı. Beyaz Saray yönetimi söz konusu eylemleri “antisemitik” olarak nitelendirip terör örgütlerine destek iddiasında bulunurken, dosyalarda Rümeysa Öztürk’ün antisemitik faaliyetlerde bulunduğuna ya da herhangi bir terör örgütünü desteklediğine dair kanıt olmadığı açıkça ifade edildi. Türk öğrenci hakkında hazırlanan belgelerde, Öztürk’ün üniversitedeki öğrenci gazetesi The Tufts Daily’de ortak yazarı olduğu bir makaleye odaklanıldığı aktarıldı. Söz konusu yazıda, üniversite yönetimine İsrailli şirketlere yönelik yatırımların durdurulması ve Filistin’e yönelik uygulamaların tanınması çağrısı yapıldığı belirtildi. Bu makaleye atıf yapan bir notun da vize işlemlerini yürüten Dışişleri Bakanlığı Konsolosluk İşleri Bürosu’na gönderildiği kaydedildi. Dosyalarda ayrıca DHS, Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Bürosu (ICE) ve İç Güvenlik Soruşturmaları (HSI) tarafından sağlanan bilgilerin, Öztürk’ün vize almaya uygun olmadığına dair yeterli kanıt sunmadığına dikkat çekildi. Buna rağmen “tüm koşullar göz önünde bulundurulduğunda” vizesinin iptal edilmesinin tavsiye edildiği ifade edildi. Rümeysa Öztürk, geçen yıl 25 Mart’ta ICE’ye bağlı, yüzleri maskeli altı görevli tarafından sokakta gözaltına alınmıştı. Marco Rubio, öğrencinin vizesinin iptal edildiğini ve sınır dışı edileceğini açıklamıştı. Ancak federal yargıç Denise Casper, sınır dışı işlemini durdurma kararı vermişti. Mahkemenin talebi üzerine Mayıs 2025’te serbest bırakılan Öztürk’ün hukuki sürecinin halen devam ettiği bildirildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Trump’tan dünyaya rest: ABD 66 uluslararası örgütten çekiliyor Haber

Trump’tan dünyaya rest: ABD 66 uluslararası örgütten çekiliyor

ABD Başkanı Donald Trump, göreve gelişinin ikinci döneminde dış politikada sert bir yön değişikliğine daha imza attı. İmzalanan başkanlık kararnamesiyle ABD’nin, 66 uluslararası örgütteki üyeliği ve bu kuruluşlara sağlanan mali katkıları sonlandırma süreci başlatıldı. Beyaz Saray, kararın “ABD’nin egemenliği ve ekonomik çıkarlarını koruma” amacı taşıdığını savundu. 31 BM kuruluşu ve 35 BM dışı yapı kapsamda Kararnameye göre, 31 Birleşmiş Milletler kuruluşu ile 35 BM dışı uluslararası yapıdan çekilme işlemleri “en kısa sürede” tamamlanacak. Çekilme kararı; çevre, iklim krizi, toplumsal cinsiyet eşitliği ve demokratikleşme alanlarında faaliyet yürüten pek çok kurumu doğrudan etkiliyor. Beyaz Saray: Vergi mükelleflerinin parası boşa harcanıyor Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada, söz konusu örgütlerin ABD’nin ulusal güvenliğine, ekonomik refahına ve siyasi egemenliğine aykırı faaliyetler yürüttüğü öne sürüldü. Açıklamada, “Amerikan yurttaşlarının vergileri, etkisiz ya da ABD karşıtı gündemlere aktarılıyor” denildi. Rubio: ABD karşıtı ve müsrif yapılar ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da kararı savunarak, çekilinen kurumları “ABD karşıtı, gereksiz ve israf niteliğindeki örgütler” olarak tanımladı. Rubio, Washington’un başka uluslararası kuruluşlardan çekilme ihtimalini de değerlendirdiğini açıkladı. İklim ve demokrasi kurumları listede ABD’nin çekildiği kuruluşlar arasında İklim Değişikliği Hükümetlerarası Paneli (IPCC) ile demokratik geçiş süreçlerini destekleyen Uluslararası Demokrasi ve Seçim Yardım Enstitüsü (IDEA) de bulunuyor. Ayrıca BM Ekonomik ve Sosyal İşler Dairesi ile BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi de karardan etkilenecek yapılar arasında yer alıyor. Trump çizgisi net: “Az ver, çok al” dönemi Trump, ikinci başkanlık döneminde ABD’nin “çok para ödediği ama karşılığında az kazandığı” tüm uluslararası mekanizmalara mesafeli yaklaşacağını daha önce de dile getirmişti. Bu yaklaşım, NATO’dan ticaret anlaşmalarına kadar birçok alanda ABD lehine yeniden müzakere baskısı olarak kendini göstermişti. DSÖ ve UNESCO’dan sonra yeni kopuş Trump yönetimi, Ocak 2025’te göreve geldikten sonra Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve UNESCO gibi önemli uluslararası kurumlardan da çekilmişti. Son karar, ABD’nin çok taraflı küresel sistemden kademeli kopuşunun sürdüğünü gösteriyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.