ABD ile Suudi Arabistan arasında nükleer anlaşma imzalandı
ABD ile Suudi Arabistan arasında nükleer anlaşma imzalandı
ABD ile Suudi Arabistan, Riyad yönetiminin sivil nükleer enerji programını geliştirmesinin önünü açacak kapsamlı bir iş birliği anlaşmasına imza attı. Tam metni henüz kamuoyuyla paylaşılmayan mutabakatın, gelecekte Suudi Arabistan'ın kendi topraklarında uranyum zenginleştirmesine imkan tanıyabilecek hükümler içermesi uluslararası kamuoyunda tartışma yarattı.
Haber Giriş Tarihi: 23.07.2026 15:20
Haber Güncellenme Tarihi: 23.07.2026 15:29
Kaynak:
Haber Merkezi
https://haberdeger.com/
ABD Enerji Bakanlığı söz konusu nükleer iş birliği anlaşmasıyla birlikte bir ikili güvenlik önlemleri anlaşmasının da imzalandığını duyurdu. Bakanlık, iki metnin onlarca yıl sürecek milyarlarca dolarlık stratejik ortaklığın hukuki temelini oluşturduğunu ve Amerikan şirketlerinin Suudi Arabistan'ın nükleer programında daha geniş rol üstlenmesinin önünü açacağını belirtti. ABD Enerji Bakanı Chris Wright, mutabakatın en yüksek nükleer güvenlik ve silahların yayılmasının önlenmesi standartlarını içerdiğini savunarak, ülkesinin nükleer teknoloji alanındaki rekabet gücünü artıracağını söyledi. Suudi Arabistan yönetimi ise anlaşmanın iki ülke arasındaki mevcut enerji iş birliğinin devamı niteliğinde olduğunu ifade etti.
Uranyum zenginleştirme süreci tartışılıyor
Nükleer santrallerde yakıt olarak kullanılabilen zenginleştirilmiş uranyumun aynı zamanda nükleer silah üretiminde de değerlendirilebilmesi, anlaşmanın en tartışmalı yönünü oluşturuyor. Nükleer uzmanlar, Suudi Arabistan'ın uranyum zenginleştirme kapasitesi kazanmasının uzun vadede nükleer silah geliştirme riskini artırabileceğine dikkat çekiyor. Daha önceki bilgilere göre Riyad'ın, ABD ile ortak yürütülecek teknik çalışmaların ardından Amerikan teknolojisiyle kurulacak bir tesiste nükleer yakıt üretmesi değerlendiriliyor.
Kongre'de onay süreci bekleniyor
Anlaşmanın resmi olarak yürürlüğe girebilmesi için ABD Kongresi'nin incelemesinden geçmesi gerekiyor. Kongre'nin her iki kanadında Cumhuriyetçiler çoğunluğu elinde bulundursa da, bazı Demokratların yanı sıra bazı Cumhuriyetçilerin de anlaşmaya itiraz edebileceği belirtiliyor. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, anlaşmanın nükleer silahların yayılması riskini artırmayacağını savunarak ABD'nin hiçbir ülkeyle bu tür bir risk içeren anlaşma yapmayacağını ifade etti. Buna karşılık Demokrat Senatör Edward Markey, yönetimin adımını eleştirerek Suudi Arabistan'a nükleer teknoloji verilmesini sorumsuzluk olarak nitelendirdi. Öte yandan önceki yönetimler sivil nükleer iş birliği için Riyad'ın İsrail'i diplomatik olarak tanımasını şart koşarken, uluslararası basında Trump yönetiminin bu şarttan vazgeçtiği öne sürülüyor.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
ABD ile Suudi Arabistan arasında nükleer anlaşma imzalandı
ABD ile Suudi Arabistan, Riyad yönetiminin sivil nükleer enerji programını geliştirmesinin önünü açacak kapsamlı bir iş birliği anlaşmasına imza attı. Tam metni henüz kamuoyuyla paylaşılmayan mutabakatın, gelecekte Suudi Arabistan'ın kendi topraklarında uranyum zenginleştirmesine imkan tanıyabilecek hükümler içermesi uluslararası kamuoyunda tartışma yarattı.
ABD Enerji Bakanlığı söz konusu nükleer iş birliği anlaşmasıyla birlikte bir ikili güvenlik önlemleri anlaşmasının da imzalandığını duyurdu. Bakanlık, iki metnin onlarca yıl sürecek milyarlarca dolarlık stratejik ortaklığın hukuki temelini oluşturduğunu ve Amerikan şirketlerinin Suudi Arabistan'ın nükleer programında daha geniş rol üstlenmesinin önünü açacağını belirtti. ABD Enerji Bakanı Chris Wright, mutabakatın en yüksek nükleer güvenlik ve silahların yayılmasının önlenmesi standartlarını içerdiğini savunarak, ülkesinin nükleer teknoloji alanındaki rekabet gücünü artıracağını söyledi. Suudi Arabistan yönetimi ise anlaşmanın iki ülke arasındaki mevcut enerji iş birliğinin devamı niteliğinde olduğunu ifade etti.
Uranyum zenginleştirme süreci tartışılıyor
Nükleer santrallerde yakıt olarak kullanılabilen zenginleştirilmiş uranyumun aynı zamanda nükleer silah üretiminde de değerlendirilebilmesi, anlaşmanın en tartışmalı yönünü oluşturuyor. Nükleer uzmanlar, Suudi Arabistan'ın uranyum zenginleştirme kapasitesi kazanmasının uzun vadede nükleer silah geliştirme riskini artırabileceğine dikkat çekiyor. Daha önceki bilgilere göre Riyad'ın, ABD ile ortak yürütülecek teknik çalışmaların ardından Amerikan teknolojisiyle kurulacak bir tesiste nükleer yakıt üretmesi değerlendiriliyor.
Kongre'de onay süreci bekleniyor
Anlaşmanın resmi olarak yürürlüğe girebilmesi için ABD Kongresi'nin incelemesinden geçmesi gerekiyor. Kongre'nin her iki kanadında Cumhuriyetçiler çoğunluğu elinde bulundursa da, bazı Demokratların yanı sıra bazı Cumhuriyetçilerin de anlaşmaya itiraz edebileceği belirtiliyor. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, anlaşmanın nükleer silahların yayılması riskini artırmayacağını savunarak ABD'nin hiçbir ülkeyle bu tür bir risk içeren anlaşma yapmayacağını ifade etti. Buna karşılık Demokrat Senatör Edward Markey, yönetimin adımını eleştirerek Suudi Arabistan'a nükleer teknoloji verilmesini sorumsuzluk olarak nitelendirdi. Öte yandan önceki yönetimler sivil nükleer iş birliği için Riyad'ın İsrail'i diplomatik olarak tanımasını şart koşarken, uluslararası basında Trump yönetiminin bu şarttan vazgeçtiği öne sürülüyor.
haberdeger.com
Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist
En Çok Okunan Haberler