SON DAKİKA

#Mesem

HABER DEĞER - Mesem haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mesem haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

PATRON ÇILDIRDI! CHP Manisa Milletvekili Özel yüzde 90 oy alırım dedi Haber

PATRON ÇILDIRDI! CHP Manisa Milletvekili Özel yüzde 90 oy alırım dedi

Genel başkanlık koltuğu için tüm üyelerin katılımıyla bir yarış teklif eden Özel, "Yüzde 90'ın altında oy alırsam siyaseti bırakıyorum" dedi. "Kaybeden CHP'yi salsın" CHP'de "mutlak butlan" kararı sonrası yaşanan tartışmaların odağındaki isimlerden Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik çağrısını bir üst seviyeye taşıdı. Özel, konuşmasında, "Mademki partilisin, mademki bölünmek istemezsin, mademki 'Bölünme olursa AK Parti'ye yarayacak' diye sanki bölebilecekmiş gibi konuşursun; buradan açıkça söylüyorum, açık açık! İster 1 milyon 950 bin üyemizle, istifa edenleri geri çağıralım 2 milyon üyemizle, ister son bıraktığın 1 milyon 200 bin üyemizle; ikimiz, tüm üyelerle genel başkanlık yarışına girelim, kaybeden CHP'yi salsın! CHP'yi salsın! Kaybeden siyaseti bıraksın. Sayın Kılıçdaroğlu! Çağrı yapıyorsun ya, çağrı yapıyorum. İkimiz yarışalım 2 milyon üyeyle! %90'ın altında oy alırsam siyaseti bırakıyorum." dedi. Özel, "Başta sayın Erdoğan olmak üzere salonlara hapsolanlara, sokağa çıkamayanlara sesleniyorum. Milletimizde korku, teslimiyet yok. İnanç var azim var kararlılık var. Halkın coşkun akan selinin karşısında hiçbir güç durmadı, şimdi de duramadı. Belki makamlarımız yok, bazen bir bankın bazen bir sandalyenin üzerindeyiz. Ama hepimize müjdeler olsun ki milletin gönlündeyiz. Biz adım adım 21 il dolaştık, 22'ncisi Kırıkkale'ye cuma günü varacağız. Biz yeniyi ararken, kurarken, uğradığı haksızlıklar duyulsun diye yürüyenler var." dedi. AP'nu kınadı Özgür Özel, konuşmasının devamında "Kahraman ordumuz TSK bizim onurumuzdur. AP'de Barış Harekatı'na ilişkin iğrenç ithamlarla hareket ordumuzu lekelemeye çalışan kararı en sert biçimde kınıyoruz, reddediyoruz ve lanetliyoruz. Yıllarca soykırıma varan katliamlara maruz bırakılan, bütün çabalara rağmen barışın sağlanamadığı yerde, Ecevit ve Erbakan'n ordumuzu Kıbrıs'a yollamasıyla, başarılı operasyonlarla, savaş için değil adaya barış için giden, katıldıkları operasyonda görevlerini yapan, bugüne kadar en ufak savaş suçuna varacak bir ithamla karşılaşmamış, halen daha dimdik ayakta duran Kıbrıs gazilerimize atılmaya çalışılan bu iftiranın karşısında, tüm gazilerimizi ve şehitlerimizin ailelerini CHP grubu olarak minnetle kucaklıyoruz, ellerinden öpüyoruz." diyerek AP'ye tepki gösterdi. "Hesap soracağız" MESEM konusunda da, "Bir kahredici acı haberi bu hafta Osmaniye'den aldık. MESEM kapsamında traktör tamiri yaptırılan 16 yaşındaki evladımız Yiğit Mehmet Kesme, traktörün hidrolik aksamına sıkışarak feci şekilde can verdi. Ancak Türkiye'de sadece bu yıl 34 çocuk çalışırken iş cinayetinde hayatını kaybetti. Bunlardan 21'i MESEM kapsamında çalışıyordu. Milli Eğitimin başına atanan hadsiz, liyakatsiz, kifayetsiz Kurtuluş Savaşı'nın adını değiştirmekle meşgulken onun görev yerinde evlatlarımız canını kaybediyor. Almanya'da 40 yıldır 1 can almıyorken, Türkiye'de MESEM projesinde 21 evladımızın hesabını o hadsizden sormayacağız da kimden soracağız." dedi. "Hüseyin Can'ımızı gözaltına aldılar." Özel Ankara'da Çankaya Belediyesi başta olmak üzere belediyelere yönelik operasyonlara dair "Bir belediyenin nasıl denetleneceği bellidir. Düzenli ya da rastgele zamanlarda gidilir, müfettişler tarafından denetlenir, kusur görülürse yazılır, suç şüphesi varsa bakanlıktan izin istenir. Bir iddia varsa, gidilir o ihbar incelenir, aynı usullerle denetim ve yargıya doğru gidilir. Bunun dışında bir yöntem yoktur. Sabahın köründe gidip, evini belediyesini basıp, ondan sonra, delilden suça, suçtan suçluya gitmek gibi evrensel bir yargılama yöntemi varken, önce suçluya karar verip, bütün firmalara çalışanlara, "malına mülküne çöktüm, en hassas yerini buldum seni içeri attım, sonra hadi bakalım başkanı suçla, onu alayım seni salayım". Ankara'nın yapmam dediği sistem bu. Birisi hedefe konulup da operasyon yapılmaz. Açık açık, İstanbul'da bu operasyonları yapanların gelip buralara başsavcı yapıldığı bir süreçte şimdi Ankara'da da başladılar. Hüseyin Can'ımızı gözaltına aldılar." ifadelerini kullandı. Yeni parti hakkında açıklama yaptı Özel yani parti iddialarına, "Kimse yeni parti kurmanın meraklısı değil de, yeni partiyi sokakta iktidar yürüyüşümüzü kesip, umudun tükettiğin emekli soruyor. Kolumu çimdiriyor yeni parti diye. Açık açık söylüyorum. 2 milyon üyemizle. İkimiz tüm üyelerle genel başkanlık yarışına girelim kaybeden CHP'yi salsın. Kaybeden siyaseti bıraksın. Sayın Kılıçdaroğlu çağrı yapıyorsun ya, çağrı yapıyorum. İkimiz yarışalım yüzde 90'ın altında oy alırsam siyaseti bırakıyorum. Bu aziz milletin ve bu aziz emanetin önünde tarihi çağrımı yapıyorum. Yüzde 90'ın altında oy alırsam siyaseti bırakıyorum. Bilmiyorum, duymuyorum diyerek değil siyaset iddia ile olur." dedi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

MESEM protestosunda tutuklanan 16 TİP’li genç tahliye edildi Haber

MESEM protestosunda tutuklanan 16 TİP’li genç tahliye edildi

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in katıldığı bir zirvede Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) uygulamasını ve çocuk ölümlerini protesto ettikleri gerekçesiyle tutuklanan 16 Türkiye İşçi Partisi üyesi genç, haftalar süren tutukluluğun ardından tahliye edildi. Protesto gerekçesiyle tutuklanmışlardı 2 Aralık’ta, “Türkiye Yüzyılı Mesleki ve Teknik Eğitim Zirvesi”nin düzenlendiği otelde gerçekleşen protesto sırasında gözaltına alınan gençler hakkında “görevi yaptırmamak için direnme” ve “basit yaralama” suçlamalarıyla dava açılmıştı. Protestonun odağında MESEM’ler kapsamında yaşanan çocuk işçiliği ve iş cinayetleri yer alıyordu. Mahkemeden adli kontrolle tahliye kararı Mahkeme, tutuklu bulunan 16 genç hakkında adli kontrol şartıyla tahliye kararı verdi. Dosya kapsamında bir sonraki duruşmanın 26 Haziran tarihinde görülmesine hükmedildi. TİP’ten açıklama: “Sıra bu sistemi tarihe gömmekte” Tahliye kararının ardından Türkiye İşçi Partisi, sosyal medya hesaplarından yaptığı açıklamada, “MESEM’lerde çocukların katledilmesini protesto ettikleri için haftalardır cezaevinde tutulan 16 TİP’li genç yoldaşımız tahliye edildi. Sıra bu ucube sistemi tarihe gömmekte” ifadelerini kullandı. MESEM tartışmaları sürüyor MESEM uygulaması, çocuk işçiliğini yaygınlaştırdığı ve yeterli denetim sağlanmadığı gerekçesiyle uzun süredir sendikalar, meslek örgütleri ve siyasal partiler tarafından eleştiriliyor. Tahliye kararı, MESEM’ler ve çocukların çalışma koşullarına ilişkin toplumsal tartışmayı yeniden gündemin üst sıralarına taşıdı.

Madenciler ölüyor, sermaye büyüyor: Bu düzenin adı sömürü, artık dur diyoruz! Haber

Madenciler ölüyor, sermaye büyüyor: Bu düzenin adı sömürü, artık dur diyoruz!

Emek ölüyor, adalet susuyor: Dünya Madenciler Günü’nde Türkiye’nin acı tablosu 4 Aralık Dünya Madenciler Günü, tarihte madencilere sığınarak yaşamını kurtaran Santa Barbara’nın anısıyla dünyanın pek çok yerinde dayanışma günü olarak anılırken; Türkiye’de ise madenciler “ölümüne çalışma” düzeninin simgesi haline gelmiş durumda. Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri, Yüksel Caddesi’nde yaptığı açıklamada, işçi katliamlarının artık kader değil politik tercihler olduğunu vurguladı. Açıklamada, yalnızca geçen hafta Siirt Şirvan’da maden işçilerini taşıyan minibüsün uçuruma yuvarlanmasıyla 15 madencinin yaralandığı hatırlatıldı; Soma, Amasra, Ermenek, Şırnak, Kozlu, Elbistan, Sivas ve Zonguldak’ta yaşanan katliamların hâlâ Türkiye toplumunun hafızasında olduğu belirtildi. “Soma’nın katilleri özgür, işçinin avukatları hapiste” Açıklamada, iş cinayetlerinin yargı süreçleri için şu ifadeler kullanıldı: “301 madencinin katili, Soma Holding yöneticisi Can Gürkan, her bir emekçinin yaşamı için altı gün hapis yattıktan sonra serbest bırakıldı. İşçinin avukatlığını yapan Selçuk Kozağaçlı ve Can Atalay ise yıllardır hapishanede.” Bu durumun, Türkiye’de adaletin sermayeden yana işlediğinin en çarpıcı göstergelerinden biri olduğu vurgulandı. Maden Kanunu ve ÇED kararları: ‘Saray’ın sınırsız yetkisi tepki çekiyor Maden Kanunu’nda yapılan son değişikliklerle maden sahalarının açılması, genişletilmesi ve işletilmesi kararlarında tüm yetkinin Saray’a verilmesine değinilerek: “Akbelen’de, İkizköy’de süren direnişleri aşmak için hazırlanan düzenlemeler, yargı kararlarını yok sayarak sermayeye sınırsız bir imtiyaz sunuyor.” denildi. Çocuk emeği, MESEM ve ölümler: “Sorumluluk alması gerekenler kendini aklıyor” MESEM uygulamasıyla çocukların düşük ücretlerle uzun saatler çalıştırıldığı, pek çok çocuğun yaşamını yitirdiği hatırlatılarak: “Çocuklar ölürken Milli Eğitim Bakanı sorumluluk duymuyor; kendisine ‘katil’ denmesini hakaret sayıyor. Bu gerçeği yüzlerine söyleyen 16 öğrenci tutuklandı.” denildi. MESEM’lerde ölümler nedeniyle eylem yapan öğretmenlerin ters kelepçe ile gözaltına alınması da tepkiyle dile getirildi. “İşçi sağlığı yetersiz, denetim yok: Sermaye kanla büyüyor” İSİG Meclisi’nin raporuna göre yılın ilk on ayında 1737 işçi hayatını kaybetti; en az 85’i çocuk. Açıklamada şu vurgu yapıldı: “Sermaye, kadın-çocuk demeden işçilerin kanıyla semiriyor. İşçiler sendikaya üye olduğunda işten atılıyor, direnişleri ise polis-patron-valilik üçgeninde bastırılıyor.” Bütçe ve asgari ücret görüşmeleri: “Yine krizin yükü emekçinin sırtında” Meclis’te görüşülen bütçede de halktan çok sermayeye kaynak ayrıldığı belirtilerek: “Şehir hastaneleri, MESEM gibi modellerle halk için ayrılan sınırlı bütçe bile sermayeye aktarılıyor.” Yakında başlayacak asgari ücret görüşmelerindeki tablo içinse: “İşçi sınıfına yalnızca hayatta kalabileceği bir ücret reva görülüyor.” ifadeleri kullanıldı. Direnişler yayılıyor: “Genel grev, genel direniş mümkündür” Açıklamada, maden işçilerinin tarihsel mücadelesine atıf yapılarak: “1990-91 Zonguldak Büyük Madenci Direnişi, dayanışmanın ve birleşik mücadelenin kazanabileceğini gösteriyor.” denildi ve işçi sınıfı, öğrenciler ve kadın hareketlerinin ortak mücadele hattı kurması çağrısı yapıldı. Son çağrı: “Ölüm değil, insanca yaşam istiyoruz" Açıklama şu sözlerle tamamlandı: “Yer üstünü de yer altı gibi ölüm alanına çeviren bu düzene karşı mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz. Tüm maden emekçilerinin Dünya Madenciler Günü’nü saygıyla selamlıyoruz.” Açıklama, Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri’nin çağrısıyla Yüksel Caddesi’nde yapıldı ve Madenci Anıtı’na yürüyüşle son buldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.