SON DAKİKA

#Moskova

HABER DEĞER - Moskova haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Moskova haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Şi'den Trump'a Pekin'de gönderme: Putin'i kırmızı halıyla karşıladı Haber

Şi'den Trump'a Pekin'de gönderme: Putin'i kırmızı halıyla karşıladı

Küresel jeopolitiğin kalbi Pekin'de atıyor. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, iki ülke arasındaki stratejik ortaklığı pekiştirmek üzere Çin'e resmi bir ziyaret gerçekleştirdi. Büyük Halk Salonu’nda düzenlenen kırmızı halılı, askeri bandolu törende liderleri ellerinde çiçekler olan çocuklar karşıladı. Görkemli karşılamanın, ABD Başkanı Donald Trump'ın Pekin temaslarının hemen ardından yapılması uluslararası basında geniş yankı uyandırdı. "Rusya-Çin ortaklığı kaos ortamında sakinleştirici bir güç" Zirvenin basına açık kısmında küresel düzene ilişkin çarpıcı mesajlar veren Çin lideri Şi Cinping, Rusya ile olan ilişkilerini "dünyadaki kaos ortamında sakinleştirici bir güç" olarak tanımladı. Batı eksenli politikalara dolaylı gönderme yapan Şi, uluslararası sistemde tek taraflı hegemonik akımların kontrolden çıktığı bir dönemin yaşandığını savunarak Pekin ve Moskova arasındaki kapsamlı stratejik koordinasyonun daha da güçlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi. Masada İran savaşı ve Ukrayna krizi var Yaklaşık 24 saat sürmesi planlanan kritik ziyaret kapsamında iki liderin ajandası oldukça yoğun. Putin ve Şi'nin başta Orta Doğu'yu sarsan İran-İsrail savaşı olmak üzere, Ukrayna’daki çatışmalar ve küresel enerji güvenliği gibi başlıkları masaya yatırdığı öğrenildi. Bölgesel istikrara vurgu yapan Şi, İran’daki savaşın bir an önce sonlandırılması gerektiğinin hayati önem taşıdığını belirterek bu çatışmaların küresel enerji tedariki ile uluslararası ticaret rotaları üzerinde çok büyük bir baskı oluşturduğunu kaydetti. Putin'in 25'inci Çin ziyareti Bu kritik hamle, Vladimir Putin’in devlet başkanlığı dönemi boyunca Çin’e gerçekleştirdiği 25’inci resmi ziyaret olarak kayıtlara geçti. Zirve aynı zamanda, iki ülkenin 2001 yılında imzaladığı “İyi Komşuluk ve Dostane İşbirliği Anlaşması”nın 25’inci yılına denk gelmesiyle de tarihi bir önem taşıyor. Uluslararası ilişkiler uzmanları, Ukrayna savaşı sonrası Batı yaptırımlarıyla kuşatılan Rusya’nın ekonomik ve ticari açıdan Çin’e olan bağımlılığının giderek arttığına dikkat çekiyor. Özellikle Orta Doğu’da tırmanan askeri gerilimin enerji piyasalarında yarattığı sıkışmanın, Pekin ile Moskova arasındaki enerji sevkiyatı ve stratejik iş birliğini daha da derinleştirebileceği öngörülüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kremlin'den Pekin zirvesi açıklaması: Putin’in Çin ziyaretinden beklenti büyük Haber

Kremlin'den Pekin zirvesi açıklaması: Putin’in Çin ziyaretinden beklenti büyük

Küresel diplomasinin gözü Pekin'e çevrilmişken, Kremlin Sarayı'ndan Rusya ve Çin arasındaki stratejik ortaklığın derinliğine dair net mesajlar geldi. Sözcü Dmitriy Peskov, Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Çin Cumhurbaşkanı Şi Cinping ile bir araya geleceği iki günlük resmi ziyaretin hemen öncesinde basına açıklamalarda bulundu. "Liderlerin her teması yeni bir ivme demek" Moskova ve Pekin arasındaki ilişkilerin çok katmanlı ve kapsamlı bir yapıya sahip olduğunu hatırlatan Peskov, iki lider arasında kurulacak yüz yüze diyaloğun ehemmiyetine dikkat çekti. Kremlin Sözcüsü, "Ziyaretten beklentimiz son derece büyük. Rusya ile Çin liderlerinin gerçekleştirdiği her zirve, Moskova-Pekin hattındaki ortaklığın gelişmesine ve yeni projelerin filizlenmesine çok güçlü bir ivme kazandırıyor" ifadelerini kullandı. Eğitim, ticaret ve kültür alanında yeni dönem Ekonomik ve ticari iş birliğindeki rekor hacimlerin yanı sıra sosyal ve kültürel bağların da bu ziyaretle birlikte yeni bir safhaya geçeceğini kaydeden Peskov, yakın zamanda ortaklaşa başlatılacak olan "Rusya-Çin Eğitim Yılı" projesine vurgu yaptı. İki ülkenin sadece ağır sanayi ya da enerji başlıklarında değil; sağlık, eğitim, kültür ve akla gelebilecek tüm sosyo-ekonomik alanlarda aktif bir diyalog ve tam bir mutabakat içinde hareket ettiğini belirten Peskov, Pekin'deki temasların bu ortaklık vizyonunu daha da pekiştireceğini aktardı. Uluslararası basının da yakından takip ettiği zirvede, iki liderin küresel jeopolitik dengeler, enerji sevkiyatı ve bölgesel güvenlik mimarisi üzerine kapsamlı kararlar alması bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

MHP’den Çin-Rusya ittifakı şartı: 2028 için program kabul edilmeli Haber

MHP’den Çin-Rusya ittifakı şartı: 2028 için program kabul edilmeli

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP), dış politika eksenine dair dikkat çeken bir çıkış yaptı. MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili İlyas Topsakal, partinin 2028 seçimleri için AKP ile ittifak şartının bakanlık paylaşımı değil, Rusya ve Çin ile iş birliğini esas alan bir programın kabulü olduğunu söyledi. Topsakal’ın açıklamaları, Bahçeli’nin Türkiye-Rusya-Çin (TRÇ) ittifakı önerisinin ardından gündeme geldi. Moskova temasları: “Görev Bahçeli’den geldi” Topsakal, Rusya’nın başkenti Moskova’da gerçekleştirdiği temaslara ilişkin açıklamalarda bulundu. Ziyaretin, MHP lideri Devlet Bahçeli’nin yönlendirmesiyle gerçekleştiğini belirten Topsakal, siyasi partiler, bürokratlar ve entelektüellerle görüşerek TRÇ ittifakı önerisinin detaylarını aktardığını ifade etti. Topsakal, Türkiye’nin değişen küresel dengeler karşısında alternatif ortaklıklar geliştirmesi gerektiğini savunarak, Rusya ve Çin ile kurulacak ilişkilerin yalnızca ekonomik değil, güvenlik açısından da kritik rol oynayabileceğini dile getirdi. “İttifakın şartı bakanlık değil, stratejik yönelim” Rus basınına konuşan Topsakal, MHP’nin AKP ile ittifakına ilişkin dikkat çeken bir kriter açıkladı. Buna göre, 2028 seçimleri için ittifakın sürmesi, Rusya ve Çin ile iş birliğini içeren bir programın kabul edilmesine bağlı olacak. Topsakal, bu yaklaşımın makam ya da görev paylaşımı temelli değil, Türkiye’nin dış politikadaki yönünü belirleyen stratejik bir tercih olduğunu vurguladı. Bahçeli’nin “TRÇ ittifakı” çıkışı gündemde MHP lideri Devlet Bahçeli daha önce yaptığı açıklamada, ABD ve İsrail’i “şer koalisyonu” olarak nitelendirerek Türkiye’nin Rusya ve Çin ile ittifak kurması gerektiğini savunmuştu. Bahçeli, “Türkiye, Rusya ve Çin’den müteşekkil bir ittifakın inşa ve ihya edilmesi arzu ve önerimizdir” ifadelerini kullanmıştı. Dış politikada yön tartışması yeniden alevlendi Topsakal’ın Moskova ziyareti ve açıklamaları, Türkiye’nin dış politika yönelimine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki iktidar blokunun ortağı olan MHP’nin bu çıkışı, Türkiye’nin Batı ile ilişkileri ve alternatif ittifak arayışları bağlamında yeni bir tartışma başlığı açtı. Uzmanlar, küresel dengelerin yeniden şekillendiği bir dönemde bu tür çıkışların Türkiye’nin diplomatik pozisyonuna dair önemli sinyaller verdiğini değerlendiriyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ortadoğu’da askeri gerilim tırmanıyor: 10 bin asker planı krizi büyüttü Haber

Ortadoğu’da askeri gerilim tırmanıyor: 10 bin asker planı krizi büyüttü

Pentagon yeni askeri seçenekleri masaya koydu Pentagon’un, İran’a yönelik olası senaryolar kapsamında Ortadoğu’daki askeri varlığını artırmayı değerlendirdiği öne sürüldü. İddialara göre bu plan, ABD Başkanı Donald Trump’a sunulan seçenekler arasında yer alıyor. Sevkiyatın, daha önce konuşulan birliklere ek olarak yaklaşık 10 bin askeri kapsayabileceği belirtiliyor. Bu adımın, sadece sahadaki askeri gücü artırmakla kalmayıp, aynı zamanda müzakere sürecinde Washington’ın elini güçlendirmeyi hedeflediği ifade ediliyor. 82. Hava İndirme Tümeni yeniden gündemde Plan kapsamında, ABD ordusunun hızlı müdahale gücü olarak bilinen 82nd Airborne Division birliklerinin de bölgeye sevk edilebileceği konuşuluyor. Ancak askerlerin hangi ülkelere veya hangi üslerde konuşlandırılacağına dair resmi bir açıklama henüz yapılmadı. Rusya’dan net mesaj: “Bölgeyi ateşe atar” Moskova yönetimi, ABD’nin İran’a yönelik olası bir kara harekâtı planına sert tepki gösterdi. Rus yetkililer, böyle bir adımın yalnızca İran’ı değil, tüm Orta Doğu’yu kapsayacak geniş çaplı bir krize yol açabileceğini vurguladı. Açıklamada, askeri müdahalenin “vahim sonuçlar” doğuracağı ifade edilirken, diplomatik çözüm çağrısı öne çıktı. Diplomasi ve askeri hazırlık aynı anda ilerliyor ABD’nin bir yandan İran ile diplomatik temaslarını sürdürmesi, diğer yandan askeri seçenekleri masada tutması dikkat çekiyor. Bu durum, bölgede “çifte strateji” izlendiği yorumlarına neden oldu. Uzmanlara göre bu gelişmeler, Orta Doğu’daki gerilimin kısa vadede düşmeyeceğini, aksine daha geniş bir çatışma riskini beraberinde getirebileceğini gösteriyor. Küresel dengeler yeniden şekilleniyor ABD-Rusya hattında yükselen söylem sertliği, sadece bölgesel değil küresel bir güç mücadelesinin de sinyallerini veriyor. Bu nedenle önümüzdeki günlerde atılacak adımlar, yalnızca savaşın seyrini değil, uluslararası sistemin dengelerini de doğrudan etkileyebilir. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Orta Doğu’da savaş 12. gününde: Yeni lider Hamaney’e suikast iddiası Haber

Orta Doğu’da savaş 12. gününde: Yeni lider Hamaney’e suikast iddiası

Orta Doğu’da ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonlarıyla başlayan savaş 12. gününe girerken bölgede çatışmalar şiddetlenerek devam ediyor. İran ile İsrail karşılıklı füze saldırılarını sürdürürken Lübnan ve Batı Şeria semalarında da patlamalar meydana geldi. İran’dan İsrail’e fırlatılan füzelerin Batı Şeria semalarında görüntülendiği belirtilirken savaşın bölgesel bir krize dönüşme riski giderek büyüyor. İran’ın yeni lideri Hamaney hedef alındı Tahran yönetimi, İran’ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney’in hedef alındığı bir saldırı girişimi yaşandığını duyurdu. Batı basınında yer alan Hamaney’in yaşamını yitirdiği yönündeki iddialar İranlı yetkililer tarafından yalanlandı. İran kaynakları, Hamaney’in hayatta olduğunu ve güvenli bir yerde bulunduğunu açıkladı. Bazı medya kuruluşlarında liderin yaralandığına dair iddialar ortaya atılsa da İranlı yetkililer bu konuda resmi bir doğrulama yapmadı. İsrail’in Lübnan saldırısında Hizbullah komutanı öldürüldü Savaşın bölgesel boyut kazanmasıyla birlikte İsrail ordusu Lübnan’a yönelik saldırılarını da artırdı. Lübnan’da düzenlenen saldırılarda üst düzey bir Hizbullah komutanının öldürüldüğü bildirildi. Söz konusu saldırı bölgede yeni bir cephe açılabileceği yönündeki endişeleri güçlendirdi. Rusya’nın konsolosluğu da zarar gördü Çatışmaların genişlediği savaşta Rusya da doğrudan etkilenen ülkelerden biri oldu. İran’da bulunan Rusya başkonsolosluğunun saldırılardan zarar gördüğü açıklandı. Moskova yönetimi olayın ardından tüm taraflara çağrıda bulunarak gerilimin daha fazla tırmandırılmaması gerektiğini vurguladı. Hürmüz gerilimi dünya ekonomisini sarsıyor Savaşın devam ettiği bölgede Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilim küresel enerji piyasalarını da etkiliyor. Petrol sevkiyatının önemli bölümünün geçtiği bu kritik bölgede yaşanan askeri hareketlilik dünya ekonomisinde büyük bir tedirginlik yaratmış durumda. Uzmanlara göre savaşın uzaması halinde enerji fiyatları ve küresel ticaret üzerinde çok daha büyük etkiler ortaya çıkabilir. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Avrupa’da enerji alarmı: Gaz depolarındaki kış stokları tükendi Haber

Avrupa’da enerji alarmı: Gaz depolarındaki kış stokları tükendi

Rus enerji şirketi Gazprom’dan yapılan açıklama, Avrupa’da enerji güvenliği konusundaki endişeleri yeniden gündeme taşıdı. Şirket, Avrupa genelindeki doğal gaz depolama tesislerinde doluluk oranının yüzde 30’un altına gerilediğini ve kışa hazırlık amacıyla depolanan gazın şubat ortasında tamamen tüketildiğini duyurdu. Gazprom’un açıklaması, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Avrupa gaz piyasasından tamamen çekilme ihtimalini gündeme getirmesinin ardından geldi. Avrupa depolarındaki gaz hızla tüketildi Gazprom tarafından yapılan yazılı açıklamada Avrupa ülkelerinin depolardaki gaz rezervlerini hızla kullandığı belirtildi. Açıklamada özellikle Hollanda’daki yeraltı depolarında doluluk oranının yüzde 10’un altına kadar düştüğüne dikkat çekildi. Şirket, Avrupa genelinde kış için depolanan gazın şubat ayının ortasında tamamen çekildiğini ve şu anda depolarda önceki yıllardan kalan stokların kullanılmaya başlandığını bildirdi. Avrupa’nın en büyük tedarikçisi Rusya’ydı Ukrayna savaşı öncesinde Rusya, Avrupa’nın en büyük doğal gaz tedarikçisi konumundaydı. Gazprom, yaklaşık yarım yüzyıl boyunca kurduğu boru hattı altyapısıyla 2022 yılına kadar Avrupa gaz pazarının yaklaşık yüzde 40’ını kontrol ediyordu. Ancak Batı’nın uyguladığı yaptırımlar ve siyasi gerilimler nedeniyle Avrupa ülkeleri Rus gazına olan bağımlılığı azaltmaya yöneldi. Bu süreçte Avrupa, sıvılaştırılmış doğal gaz tedariki için ABD, Katar ve Norveç gibi alternatif kaynaklara yöneldi. Gaz sevkiyatında büyük düşüş Gazprom verilerine göre Rusya’nın Avrupa’ya yaptığı doğal gaz ihracatı son yıllarda ciddi şekilde azaldı. Şirketin Avrupa’ya gönderdiği gaz miktarı 2021 yılında yaklaşık 201,7 milyar metreküp seviyesindeyken, bu rakam 2024 yılında 15 milyar metreküpe kadar geriledi. Rusya yeni pazarlar arıyor Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Moskova yönetiminin Avrupa gaz piyasasından tamamen çekilme ihtimalini gündeme getirmiş ve hükümete bu yönde hazırlık yapılması talimatı vermişti. Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak ise Rus enerji şirketlerinin Avrupa dışında yeni pazarlar aradığını açıkladı. Novak, Hindistan, Çin, Tayland ve Filipinler gibi ülkelerle uzun vadeli enerji anlaşmaları yapılması için görüşmeler yürütüldüğünü belirtti. Enerji uzmanları, Avrupa’daki gaz depolarında yaşanan hızlı düşüşün kıtanın enerji güvenliği açısından yeni bir risk oluşturabileceğini değerlendiriyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Sovyetler Birliği’nin en etkili casusu Aldrich Ames ABD hapishanesinde öldü Haber

Sovyetler Birliği’nin en etkili casusu Aldrich Ames ABD hapishanesinde öldü

Soğuk Savaş’ın en büyük iç ihanetlerinden biri Aldrich Hazen Ames, Amerika Birleşik Devletleri Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) bünyesinde 31 yıl görev yaptıktan sonra, 1985–1993 yılları arasında Sovyetler Birliği’ne ve sonrasında Rusya’ya istihbarat sızdırdığı için 1994’te tutuklanmıştı. Vikipedi O dönemde CIA’nin Sovyetler masasında karşı istihbarat analisti olan Ames, Kremlin’e ABD adına çalışan çok sayıda Rus casusun kimliğini vermesiyle tarihin en yıkıcı ihanet vakalarından birine imza attı. euronews Verdiği bilgiler yüzlerce kişiyi tehlikeye attı Ames’in Moskova’ya sızdırdığı bilgiler, sadece gizli operasyonları deşifre etmekle kalmadı; Batı istihbaratının Sovyetler içindeki kaynaklarının kimlikleri ortaya çıktı ve en az on ajan ya tutuklandı ya da infaz edildi. Anadolu Ajansı Casusluk faaliyetleri karşılığında 2,5 milyon dolardan fazla ödeme aldığı bildirilen Ames, CIA tarihinin en zarar verici casuslarından biri olarak kabul ediliyordu. euronews Tutuklanma ve ceza Ames ve eşi Rosario, casusluk ve vergi kaçakçılığı suçlarını kabul ederek federal mahkeme tarafından şartlı tahliyesiz müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Ames, Maryland’deki Federal Correctional Institution’da tutuklu bulunduğu sürede parole şansı olmadan cezasını çekiyordu. Vikipedi Ölümü ve etkisi 84 yaşında hayatını kaybeden Ames’in ölümü, Soğuk Savaş istihbarat savaşlarındaki en tartışmalı figürlerden birinin yaşamının son bulması olarak değerlendiriliyor. İhaneti, CIA ve ABD’nin Sovyet stratejilerine dair güvenlik politikalarında uzun yıllar süren etkiler yarattı ve insan kaynaklı casusluk risklerine dair önemli dersler bıraktı. Vikipedi

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.