SON DAKİKA

#Rusya

HABER DEĞER - Rusya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Rusya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sırbistan'da savaş paniği: Üç komşu ülke bize saldırı hazırlığında Haber

Sırbistan'da savaş paniği: Üç komşu ülke bize saldırı hazırlığında

Orta Doğu’da ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan savaş dünya gündeminin merkezindeyken Avrupa’dan da dikkat çeken bir açıklama geldi. Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic, ülkesinin komşuları Hırvatistan, Arnavutluk ve Kosova’nın Sırbistan’a karşı saldırı hazırlığında olduğunu öne sürdü. Vucic üç komşu ülkenin adını açıkladı Smederevska Palanka bölgesine yaptığı ziyaret sırasında konuşan Vucic, Sırbistan’ın güvenlik açısından ciddi bir tehdit altında olduğunu savundu. Hırvatistan, Arnavutluk ve Kosova’nın kendilerine yönelik askeri hazırlık içinde olduğunu iddia eden Vucic, bölgedeki gelişmeleri yakından takip ettiklerini söyledi. Vucic’e göre söz konusu ülkeler, Rusya ile Avrupa arasında yaşanabilecek olası bir gerilimin tırmanmasını bekliyor ve küresel kaos ortamının kendileri için bir fırsat yaratacağını düşünüyor. Sırbistan’ın hipersonik füzelere sahip olduğunu doğruladı Vucic konuşmasında Sırbistan’ın askeri kapasitesine de değindi. Daha önce gündeme gelen hipersonik balistik füzelere sahip oldukları yönündeki iddiaları doğrulayan Sırp lider, ülkesinin savunma gücünü artırmaya devam ettiğini söyledi. Vucic ayrıca Sırbistan’ın NATO’ya katılma gibi bir planı bulunmadığını da vurguladı. “İsrail ile karşılıklı silah ticareti yapıyoruz” dedi Sırbistan’ın İsrail ile askeri ilişkileri hakkında da konuşan Vucic, iki ülke arasında silah ticaretinin sürdüğünü belirtti. İsrail ile iyi ilişkiler içinde olduklarını söyleyen Vucic, karşılıklı olarak askeri ekipman satışının devam ettiğini ifade etti. Sırp lider, “Onlar bize silah satıyor, biz de onlara silah satıyoruz ve bu böyle devam edecek” dedi. Sırbistan ordusu modernize ediliyor Vucic, Sırbistan ordusunun modernizasyonu için İsrail’den bazı askeri sistemler satın aldıklarını da açıkladı. Bu sistemlerin ilerleyen dönemde kamuoyuna tanıtılacağını belirten Vucic, ülkesinin daha modern ve teknolojik bir ordu kurma hedefi olduğunu söyledi. “Görevim ülkeyi korumak” mesajı verdi Sırbistan’ın kimseye saldırma niyetinde olmadığını belirten Vucic, tüm adımların savunma amaçlı olduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanı Vucic, “Benim görevim ülkeyi korumak ve savunmasını güçlendirmek” ifadelerini kullandı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Orta Doğu’da savaş 12. gününde: Yeni lider Hamaney’e suikast iddiası Haber

Orta Doğu’da savaş 12. gününde: Yeni lider Hamaney’e suikast iddiası

Orta Doğu’da ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonlarıyla başlayan savaş 12. gününe girerken bölgede çatışmalar şiddetlenerek devam ediyor. İran ile İsrail karşılıklı füze saldırılarını sürdürürken Lübnan ve Batı Şeria semalarında da patlamalar meydana geldi. İran’dan İsrail’e fırlatılan füzelerin Batı Şeria semalarında görüntülendiği belirtilirken savaşın bölgesel bir krize dönüşme riski giderek büyüyor. İran’ın yeni lideri Hamaney hedef alındı Tahran yönetimi, İran’ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney’in hedef alındığı bir saldırı girişimi yaşandığını duyurdu. Batı basınında yer alan Hamaney’in yaşamını yitirdiği yönündeki iddialar İranlı yetkililer tarafından yalanlandı. İran kaynakları, Hamaney’in hayatta olduğunu ve güvenli bir yerde bulunduğunu açıkladı. Bazı medya kuruluşlarında liderin yaralandığına dair iddialar ortaya atılsa da İranlı yetkililer bu konuda resmi bir doğrulama yapmadı. İsrail’in Lübnan saldırısında Hizbullah komutanı öldürüldü Savaşın bölgesel boyut kazanmasıyla birlikte İsrail ordusu Lübnan’a yönelik saldırılarını da artırdı. Lübnan’da düzenlenen saldırılarda üst düzey bir Hizbullah komutanının öldürüldüğü bildirildi. Söz konusu saldırı bölgede yeni bir cephe açılabileceği yönündeki endişeleri güçlendirdi. Rusya’nın konsolosluğu da zarar gördü Çatışmaların genişlediği savaşta Rusya da doğrudan etkilenen ülkelerden biri oldu. İran’da bulunan Rusya başkonsolosluğunun saldırılardan zarar gördüğü açıklandı. Moskova yönetimi olayın ardından tüm taraflara çağrıda bulunarak gerilimin daha fazla tırmandırılmaması gerektiğini vurguladı. Hürmüz gerilimi dünya ekonomisini sarsıyor Savaşın devam ettiği bölgede Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilim küresel enerji piyasalarını da etkiliyor. Petrol sevkiyatının önemli bölümünün geçtiği bu kritik bölgede yaşanan askeri hareketlilik dünya ekonomisinde büyük bir tedirginlik yaratmış durumda. Uzmanlara göre savaşın uzaması halinde enerji fiyatları ve küresel ticaret üzerinde çok daha büyük etkiler ortaya çıkabilir. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

AB’den dikkat çeken savaş yorumu: Tek kazanan Rusya Haber

AB’den dikkat çeken savaş yorumu: Tek kazanan Rusya

Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Antonio Costa, Brüksel’de düzenlenen AB Büyükelçiler Konferansı’nda yaptığı konuşmada Ukrayna savaşı ve Orta Doğu’daki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Costa, dünyada artan kutuplaşma ve kriz ortamına dikkat çekerek mevcut çatışma ortamının en büyük kazananının Rusya olduğunu söyledi. Rusya’nın yükselen enerji fiyatlarından faydalanarak Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaşı finanse ettiğini belirten Costa, uluslararası sistemde dengelerin giderek daha kırılgan hale geldiğini vurguladı. Dünya yeni bir jeopolitik gerilim dönemine girdi Konuşmasında küresel düzende yaşanan dönüşüme dikkat çeken Costa, uluslararası sistemin ciddi bir kırılma sürecinden geçtiğini ifade etti. Costa’ya göre dünya, Rusya’nın barışı ihlal ettiği, Çin’in ticaret düzenini zorladığı ve ABD’nin kurallara dayalı uluslararası sistemi sorguladığı yeni bir jeopolitik gerçekliğe doğru ilerliyor. Costa, bu ortamda Avrupa’nın küresel vizyonunun stratejik bir değer taşıdığını belirterek AB’nin çok taraflı düzeni savunmaya devam edeceğini söyledi. Uluslararası hukuk ihlallerine sert vurgu AB’nin uluslararası hukuk ve insan hakları konularında net bir tavır sergilemesi gerektiğini ifade eden Costa, ihlallerin nerede gerçekleşirse gerçekleşsin kabul edilemeyeceğini dile getirdi. Costa, uluslararası hukukun ihlallerinin Ukrayna’dan Gazze’ye, Afrika’dan Latin Amerika’ya kadar dünyanın herhangi bir yerinde gerçekleşmesinin kabul edilemez olduğunu vurguladı. İnsan hakları ihlallerinin de İran, Sudan veya Afganistan gibi farklı coğrafyalarda yaşansa bile aynı şekilde reddedilmesi gerektiğini söyledi. Orta Doğu’daki savaş Avrupa’yı da etkileyebilir Orta Doğu’daki gerilimin giderek daha kaygı verici bir boyuta ulaştığını belirten Costa, bölgedeki tırmanmanın Avrupa ve küresel ekonomi açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini ifade etti. Costa, Hürmüz Boğazı’nın olası bir abluka riski üzerinden dünya ekonomisinin de büyük bir tehdit altında olduğunu belirterek gerginliğin daha fazla tırmanmaması gerektiğini söyledi. Rusya üzerindeki baskının sürmesi gerektiğini savundu Rusya’nın Ukrayna’daki savaşta enerji gelirlerinden faydalandığını belirten Costa, bu nedenle Moskova üzerindeki uluslararası baskının sürdürülmesi gerektiğini ifade etti. Costa, Avrupa’nın güvenliğini zayıflatmayacak adil ve kalıcı bir barış için Rusya’nın müzakereye zorlanması gerektiğini söyledi. AB’nin mevcut yaptırımları uzatmayı ve yeni bir yaptırım paketi hazırlamayı planladığını da sözlerine ekledi. AB küresel iş birliği ve ticaret ağını büyütüyor Konuşmasının devamında Avrupa Birliği’nin küresel ticaret ağını genişletmeye devam ettiğini belirten Costa, Mercosur ve Hindistan ile yapılan ticaret anlaşmalarının yaklaşık 3 milyar insanı kapsayan büyük bir ekonomik alan oluşturduğunu söyledi. AB’nin genişleme politikasına da değinen Costa, Ukrayna’nın üyelik başvurusunun Moldova ve Batı Balkan ülkelerinde yeni bir dinamizm yarattığını ifade etti. Costa’ya göre bu ülkelerin geleceği Avrupa Birliği içinde yer alıyor ancak katılım sürecinin liyakat temelinde ilerlemesi gerekiyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

ABD istihbaratı iddia etti: Rusya, İran’a ABD hedefleri için bilgi verdi Haber

ABD istihbaratı iddia etti: Rusya, İran’a ABD hedefleri için bilgi verdi

ABD istihbaratına bağlı iki yetkili, Rusya’nın İran’a bölgede bulunan Amerikan savaş gemileri, uçakları ve diğer askeri varlıklar hakkında istihbarat sağladığını iddia etti. İsminin açıklanmasını istemeyen yetkililer, Moskova’nın İran’a söz konusu bilgileri nasıl kullanacağına dair doğrudan talimat verdiğine dair bir kanıt bulunmadığını da belirtti. İddia, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri operasyonlarının ardından Tahran’ın Basra Körfezi’nde bulunan Amerikan hedeflerine ve müttefiklerine karşı misilleme saldırıları düzenlediği bir dönemde gündeme geldi. Bu gelişme, Rusya’nın bölgede tırmanan çatışmalarda daha aktif rol alabileceğine dair ilk işaretlerden biri olarak değerlendiriliyor. Beyaz Saray iddiaları küçümsedi Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, Rusya’nın İran’a ABD hedefleri hakkında istihbarat verdiği yönündeki haberleri küçümseyen bir açıklama yaptı. Leavitt, söz konusu iddiaların sahadaki askeri operasyonların gidişatını değiştirmediğini savundu. Leavitt açıklamasında, “İran’daki askeri operasyonlar açısından bunun açıkça hiçbir fark yaratmadığı görülüyor çünkü onları tamamen etkisiz hale getiriyoruz” ifadelerini kullandı. ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth ise CBS televizyonunda yayımlanan “60 Minutes” programına verdiği röportajda, Rusya’nın İran’a yardım ettiği yönündeki haberlerin dikkatle takip edildiğini söyledi. Hegseth, ABD’nin bu tür gelişmeleri askeri planlamalarına dahil ettiğini vurguladı. Kremlin yorum yapmaktan kaçındı Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov ise Rusya’nın İran’a siyasi destek dışında askeri yardım sağlayıp sağlamayacağına ilişkin soruya net bir yanıt vermedi. Peskov, İran yönetimiyle temasların sürdüğünü ancak Tahran’dan askeri yardım talebi gelmediğini ifade etti. Moskova yönetimi, İran ile uzun süredir yakın ilişkiler sürdürüyor. İran’ın nükleer programı ve Orta Doğu’daki bazı silahlı gruplara verdiği destek nedeniyle uluslararası baskı altında olduğu dönemlerde Rusya, Tahran ile diplomatik ve askeri iş birliklerini güçlendiren ülkeler arasında yer aldı. Rusya–İran ilişkileri son yıllarda güçlendi Rusya ile İran arasındaki ilişkiler özellikle Ukrayna savaşının başlamasının ardından daha da yoğunlaştı. ABD ve Batılı ülkeler, İran’ın Rusya’ya saldırı amaçlı insansız hava araçları sağladığını ve Rusya’da drone üretim tesislerinin kurulmasına destek verdiğini öne sürmüştü. Ukrayna yönetimi de İran yapımı “Şahed” tipi insansız hava araçlarının Rusya tarafından savaşta kullanıldığını ve bu saldırılara karşı savunma deneyimini ABD ile Orta Doğu’daki bazı ülkelerle paylaşmaya hazır olduklarını açıkladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Rusya: ABD ile İsrail Orta Doğu’yu uçuruma sürüklüyor Haber

Rusya: ABD ile İsrail Orta Doğu’yu uçuruma sürüklüyor

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Zaharova, başkent Moskova’da düzenlediği haftalık basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına değinen Zaharova, bölgede gerilimin giderek arttığını ve bunun ciddi endişe yarattığını ifade etti. “Uluslararası hukuk ağır şekilde ihlal ediliyor” Zaharova açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Bu durum, ABD ve İsrail’in sebepsiz yere İran’a silahla saldırması sonucu oluştu. Washington ve Tel Aviv sorumsuz ve pervasız eylemlerle uluslararası ve insani hukuk ilkelerini ağır şekilde ihlal ediyor ve bölgeyi kaotik bir uçuruma sürüklüyor.” Rusya’nın İran’a yönelik saldırıları kınadığını belirten Zaharova, İran lideri Ali Hamaney ile bazı üst düzey askeri ve siyasi yetkililerin öldürülmesini de “alçakça” olarak nitelendirdi. Nükleer tesis uyarısı İran’daki nükleer tesislere yönelik saldırıların ciddi radyolojik riskler doğurabileceğini söyleyen Zaharova, bu durumun bölgesel ve küresel güvenlik açısından büyük tehlike oluşturduğunu vurguladı. Zaharova ayrıca ABD’nin İran’daki mevcut yönetimi devirmeyi hedeflediğini öne sürerek, saldırganlığın bölgedeki ülkeler ve dünya ekonomisi için ciddi sonuçlar doğurabileceğini dile getirdi. “İran krizinin askeri çözümü yok” Rus sözcü, taraflara saldırıları derhal durdurma çağrısı yaparak şu mesajı verdi: “Şiddetin durdurulması için herkes elinden geleni yapmalı. Mevcut sorunların çözümü için BM Şartı ve Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması çerçevesinde siyasi ve diplomatik sürece dönülmelidir. İran ile ilgili krizin askeri çözümü yok.” Nükleer silah yarışı uyarısı Zaharova ayrıca ABD, Fransa ve İngiltere’nin nükleer silah yarışını kışkırttığını savunarak Avrupa’da nükleer caydırıcılığın artırılmasına yönelik planların bölgesel istikrarı zayıflatacağını söyledi. İsveç’in topraklarında nükleer silah konuşlandırma planlarının da Rusya’nın nükleer caydırıcılık stratejisinde değişiklik yapılmasına yol açabileceğini ifade etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Türkiye İran için tek yumruk oldu! Haber

Türkiye İran için tek yumruk oldu!

28 Şubat 2026 Cumartesi günü İsrail “önleyici saldırı” başlattığını duyururken, Reuters’ın aktardığı gelişmelerde emperyalist ABD’nin de operasyona eşlik ettiği, Tahran’da patlamalar duyulduğu ve bölgede gerilimin hızla tırmandığı bildirildi. Aynı gün içinde Türkiye’de farklı ideolojik çizgilerden siyasi partiler ile parti liderleri, saldırıları kınayan ve “İran’la dayanışma” çağrısı yapan açıklamalar yayımladı; bazı açıklamalar İncirlik ve Kürecik başta olmak üzere üsler ve Türkiye’nin hava/deniz/kara sahasına ilişkin somut politika talepleriyle dikkat çekti. İsrail “önleyici saldırı” dedi, Reuters ve AP “ABD-İsrail ortak saldırısı” vurgusunu aktardı. Reuters, İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a “pre-emptive” (önleyici) saldırı duyurduğunu, Tahran’da patlamalar duyulduğunu ve ABD’nin askeri eyleminin saldırılara eşlik ettiğinin bildirildiğini yazdı. AP ise Rusya Dışişleri’nin açıklamasını aktarırken, saldırıların “ABD-İsrail” ortaklığıyla yürütüldüğünü ve Moskova’nın bunu “kışkırtılmamış silahlı saldırganlık” olarak nitelediğini bildirdi. Rusya Dışişleri Bakanlığı, saldırıları “kışkırtılmamış silahlı saldırganlık” diye niteledi. AP’nin aktardığına göre Rusya Dışişleri Bakanlığı, 28 Şubat tarihli açıklamasında ABD ve İsrail’i hedef alarak saldırıları “unprovoked act of armed aggression” (kışkırtılmamış silahlı saldırganlık) olarak tanımladı ve bölgesel sonuçlar ile “radyolojik felaket” riskine dikkat çekti. ICAN, nükleer tırmanma riskini öne çıkararak “tamamen sorumsuz” dedi. Nükleer silahsızlanma alanında çalışan Uluslararası Nükleer Silahların Kaldırılması Kampanyası (ICAN), 28 Şubat tarihli resmi açıklamasında saldırıları kınadı; İcra Direktörü Melissa Parke imzasıyla paylaşılan metinde, saldırıların “tamamen sorumsuz” olduğu, tırmanmayı ve nükleer tehlikeyi artırdığı, askeri eylemin durması gerektiği vurgulandı. Türkiye Komünist Partisi, “İran halkının yanındayız” diyerek üslerin kapatılmasını istedi. TKP, resmi sitesindeki “Kahrolsun emperyalizm, kahrolsun siyonizm” başlıklı açıklamada “TKP, bu emperyalist saldırıya karşı İran halkının yanındadır” ifadesini kullandı; metinde “ülkemizdeki ABD üsleri” için kapatma çağrısı yapıldı ve “istihbari desteğin sonlandırılması” talebi yer aldı. Türkiye İşçi Partisi, “hava–deniz–kara sahamız kapatılsın” diyerek NATO üslerinin statüsünü gündeme taşıdı. Cumhuriyet’in aktardığı Türkiye İşçi Partisi açıklamasında “Hava, deniz ve kara sahamız ABD ve İsrail’in doğrudan veya dolaylı kullanımına derhal kapatılmalıdır” denildi; Konya’daki 3. Ana Jet Üssü dahil İran’ı “takip ve tehdit” için kullanıldığı ifade edilen NATO üslerinin statüsünün değiştirilmesi gerektiği savunuldu. HÜDA PAR Dış İlişkiler Başkanı Hüseyin İmir, “dost ve kardeş İran” vurgusuyla bölge ülkelerine çağrı yaptı. HÜDA PAR’ın resmi sitesinde 28 Şubat 2026 12:00 tarih-saat damgasıyla yayımlanan açıklamada Hüseyin İmir imzası yer aldı; metinde saldırı kınanırken bölge ülkelerinin “zorbalığa karşı dayanışma” içinde hareket etmesi gerektiği belirtildi. Haber aktarımı yapan bazı kaynaklar, açıklamada “İran halkının ve devletinin muvaffak olmasını temenni ediyoruz” ifadesinin de yer aldığını aktardı. Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, “Kürecik ve İncirlik kapatılmalı” diyerek iktidara çağrı yaptı. TV5’te yer alan habere göre Mahmut Arıkan, ABD ve İsrail’i hedef alan sert ifadelerle saldırıları kınadı ve “Kürecik ve İncirlik” için kapatma çağrısı yaptı; haberde Arıkan’ın sosyal medya paylaşımına da yer verildi. Emek Partisi Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, “İranlı kadınlarla dayanışma” diyerek özellikle Kürecik riskine işaret etti. EMEP’in resmi sitesinde yayımlanan metinde Sevda Karaca imzasıyla “İranlı kadınlara dayanışma duygularımızı iletiyor…” ifadesi yer aldı; açıklamada Türkiye’deki ABD üslerinin rolü tartışılırken “Kürecik Üssü”nün hedef haline gelmesi ihtimali üzerinden bölge halkının tehlike altında olduğu vurgulandı. Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, “İran’a saldırı Türkiye’ye saldırıdır” diyerek İncirlik-Kürecik için “kontrol altına alma” çağrısı yaptı. Doğu Perinçek’in açıklaması, farklı mecralarda alıntılanarak yayımlandı; “İran’a saldırı Türkiye’ye saldırıdır” cümlesinin yanı sıra (alıntı içinde) “Türk Milleti İran’ın yanındadır” ifadesi ve “İncirlik ve Kürecik” için “derhal kontrol altına alınmalı” çağrısı aktarıldı. KKTC’de Bağımsızlık Yolu, “İran halkıyla dayanışma” mesajı yayımladı. Kıbrıs Postası’nın haberine göre Bağımsızlık Yolu, 28/02/26 13:30 yayın saatli metinde ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri operasyonunu kınadı ve “İran halkıyla dayanışma” vurgusu yaptı; haberde ayrıca artan askeri yığınağın Kıbrıs’ı bölgesel savaşın parçası haline getirdiği savunuldu. İsrail içinden İsrail Komünist Partisi ve Hadaş, saldırıyı “İsrail–ABD saldırganlığı” diye niteleyip karşı çıkış çağrısı yaptı. Haber.sol’un 28 Şubat 2026 15:25 zaman damgalı aktarımında, İsrail Komünist Partisi ile Barış ve Eşitlik için Demokratik Cephe’nin (Hadaş) açıklamasında İsrail ve ABD ortaklığının kınandığı, saldırganlığa karşı ses yükseltme ve mücadeleyi büyütme çağrısı yapıldığı belirtildi. Pakistan’dan Bilawal Bhutto-Zardari, Maleeha Lodhi, Sirajul Haq, Raja Nasir Abbas ve Fatima Bhutto’dan “egemenlik” ve “meşru müdafaa” eksenli çıkışlar geldi. Dawn’ın 28 Şubat tarihli derlemesinde Pakistan’dan çok sayıda siyasi figür ve aktivistin tepkisi aktarıldı. Haberde Pakistan Peoples Party Başkanı ve eski dışişleri bakanı Bilawal Bhutto-Zardari’nin saldırıyı kınadığı ve İran’ın egemenliği/toprak bütünlüğü vurgusu yaptığı; eski büyükelçi Maleeha Lodhi’nin Pakistan’ın “gecikmeden” kınama ve dayanışma göstermesi gerektiğini belirttiği; Jamaat-e-Islami Pakistan eski emiri Sirajul Haq’un saldırıyı sert ifadelerle eleştirdiği; Majlis Wahdat-i-Muslimeen lideri ve Senato muhalefet lideri Raja Nasir Abbas’ın BM Şartı md. 51 çerçevesinde “meşru müdafaa” değerlendirmesi yaptığı; yazar/aktivist Fatima Bhutto’nun ise İran’ın kendini savunma hakkını öne çıkaran güçlü ifadeler paylaştığı yer aldı. Ortak çizgi, “dayanışma” ile “Türkiye’nin rolü” tartışmasını aynı cümlede buluşturdu. 28 Şubat günündeki Türkiye merkezli açıklamalarda en sık tekrar eden iki başlık öne çıktı: İran halkıyla dayanışma ve saldırıların Türkiye’yi de içine çekebileceği uyarısı. TKP’nin “ABD üsleri kapatılsın” çağrısı, TİP’in “hava–deniz–kara sahası kapatılsın” talebi, HÜDA PAR ve Saadet Partisi’nin “bölge ülkeleri ortak tutum alsın / Kürecik–İncirlik” vurguları, EMEP’in “Kürecik nedeniyle bölge halkı tehlikede” uyarısı ve Vatan Partisi’nin “kontrol altına alma” çıkışı, günün siyasal dilinde aynı eksende birleşti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kuzey Kore’den Washington’a mesaj: Diyaloğa açık, Seul’e kapılar kapalı Haber

Kuzey Kore’den Washington’a mesaj: Diyaloğa açık, Seul’e kapılar kapalı

Kim Jong-un, iktidardaki Kore İşçi Partisi kongresinde yaptığı konuşmada dış politikaya ilişkin sert ve çelişkili mesajlar verdi. Kuzey Kore lideri, Washington’a diyalog sinyali gönderirken Seul yönetimiyle temas ihtimalini bir kez daha dışladı. Washington’a koşullu diyalog mesajı Kim, ABD’nin Kuzey Kore’yi nükleer güç olarak tanıması ve “düşmanca politikalarını” geri çekmesi halinde iki ülke arasında ilişkilerin normalleşebileceğini söyledi. Devlet ajansı KCNA’nın aktardığı açıklamalarda Kim, ABD ile “iyi geçinmemek için bir neden olmadığını” ifade ederek müzakere kapısını tamamen kapatmadı. Uzmanlar bu mesajı, Pyongyang’ın diplomatik seçeneklerini açık tutma stratejisinin parçası olarak değerlendiriyor. Seul’e sert ret: “Hiçbir işimiz yok” Kuzey Kore lideri, Güney Kore’yi “en düşmanca varlık” olarak tanımlayarak iki ülke arasındaki diyaloğun gündemlerinde olmadığını vurguladı. Kim, Seul’ün artık “aynı ulusun parçası” olarak görülmediğini ifade ederken güvenliğin tehdit edilmesi halinde Güney Kore’ye karşı askeri güç kullanabileceklerini öne sürdü. Bu söylem, son yıllarda Koreler arası ilişkilerde artan gerilimin sürdüğüne işaret ediyor. Nükleer ve askeri kapasiteyi büyütme çağrısı Kim konuşmasında, nükleer silahlı ordunun güçlendirilmesi gerektiğini belirterek denizaltından fırlatılabilen kıtalararası balistik füzeler, kısa menzilli taktik nükleer silahlar ve Güney Kore’yi hedef alan topçu sistemleri üzerinde çalışılması talimatı verdi. Pyongyang yönetiminin bu adımlarının, bölgesel caydırıcılık stratejisinin merkezinde yer aldığı değerlendiriliyor. Rusya ve Çin dengesi, ABD ile temas ihtimali Kuzey Kore’nin son dönemde Moskova ve Pekin ile ilişkilerini derinleştirdiği, özellikle Rusya’ya askeri destek karşılığında teknoloji ve ekonomik yardım beklentisi içinde olduğu belirtiliyor. Bununla birlikte ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin ziyareti sırasında Kim ile olası bir görüşme ihtimaline dair spekülasyonlar da artmış durumda. Analistler, Pyongyang’ın hem askeri güç gösterisi hem de diplomatik manevra alanını genişletmeye çalıştığını ifade ediyor. Diplomasi hâlâ belirsiz Kuzey Kore, nükleer programın sınırlandırılmasına yönelik çağrıları reddetmeyi sürdürürken 2019’daki başarısız ABD-Kuzey Kore zirvesinden sonra kesilen diplomatik sürecin yeniden başlayıp başlamayacağı belirsizliğini koruyor. Kim, ülkesinin hem barışçıl birlikte yaşama hem de kalıcı çatışma senaryolarına hazır olduğunu söyleyerek kararın Washington’ın tutumuna bağlı olduğunu vurguladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.