SON DAKİKA

#Rusya

HABER DEĞER - Rusya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Rusya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GRÖNLAND NEDEN HEDEFTE? Haber

GRÖNLAND NEDEN HEDEFTE?

GRÖNLAND NEDEN HEDEFTE? ABD’nin Arktik hamlesi, Trump’ın ısrarı ve Danimarka’nın direnişi ABD’nin Arktik’te artan askeri ve ekonomik hamleleri Grönland’ı küresel güç mücadelesinin merkezine yerleştirdi. Donald Trump’ın “satın alma” çıkışı bir kişisel heves değil, emperyal bir stratejinin açık ilanıydı. Danimarka hükümeti ve Grönland halkı ise bu baskıya net bir yanıt verdi: Grönland satılık değil. ABD GRÖNLAND’I NEDEN İSTİYOR? Grönland, Arktik bölgesinin kalbinde yer alması nedeniyle ABD açısından yalnızca bir ada değil, askerî, ekonomik ve jeopolitik bir üs konumunda. 1. Askerî üstünlük ve Arktik kontrol Grönland’daki Thule (Pituffik) Uzay Üssü, ABD’nin füze erken uyarı ve uzay gözetleme sistemlerinde kritik rol oynuyor. Rusya’nın Arktik’te artan askerî varlığı ve Çin’in bölgeye yönelik yatırımları, Washington’un Grönland’a verdiği önemi daha da artırıyor. 2. Yeni ticaret yolları Küresel ısınma ile birlikte Arktik deniz yolları daha uzun süre açık kalıyor. Bu durum, Süveyş ve Panama’ya alternatif daha kısa ve daha ucuz ticaret hatları anlamına geliyor. ABD, bu hatlarda söz sahibi olmayı stratejik bir zorunluluk olarak görüyor. 3. Yeraltı kaynakları Grönland; nadir toprak elementleri, uranyum, petrol ve altın açısından zengin. Bu kaynaklar, savunma sanayii ve yeşil enerji teknolojileri için hayati önemde. ABD’nin hedefi, bu alanda Çin’e olan bağımlılığı kırmak. TRUMP NEDEN ISRARCIYDI? Donald Trump’ın 2019’da Grönland’ı “satın alma” önerisi dünya kamuoyunda alay konusu oldu. Ancak bu çıkış, bireysel bir tuhaflık değil, ABD emperyal aklının kaba ama açık bir ifadesiydi. Trump, Çin ve Rusya’nın Arktik’teki etkisini erken aşamada durdurmak, Grönland’ı askerî ve ekonomik olarak doğrudan ABD kontrolüne almak, Arktik’i fiilen bir ABD gölüne çevirmek istiyordu. Danimarka’nın ret yanıtı sonrası Trump’ın Kopenhag ziyaretini iptal etmesi, meselenin ne kadar ciddi olduğunu ortaya koydu. DANİMARKA HÜKÜMETİ NE DİYOR? Danimarka yönetimi net bir tutum aldı: “Grönland satılık değildir.” Danimarka, ABD ile askerî iş birliğini sürdürse de, Grönland’ın egemenliği konusunda geri adım atmayacağını açıkladı. Kopenhag’a göre bu mesele yalnızca diplomatik değil, uluslararası hukukun ve halk iradesinin konusudur. GRÖNLAND HALKI NE DÜŞÜNÜYOR? Grönland halkının büyük bölümü: ABD’ye bağlanmaya karşı, Danimarka’dan ise daha fazla özerklik ve nihai bağımsızlık talebinde. Yerel yönetim, kendi doğal kaynakları üzerinde tam söz hakkı istiyor. Grönlandlılar için asıl mesele, bir emperyal gücün parçası olmak değil, kendi kaderini tayin etmek. KOLONİDEN ÖZERKLİĞE: GRÖNLAND’IN KISA TARİHİ yüzyıl: Danimarka kolonisi 1953: Danimarka’nın parçası ilan edildi 1979: İç özerklik 2009: Genişletilmiş özerklik ve yeraltı kaynaklarında söz hakkı Bugün Grönland, hukuken Danimarka’ya bağlı; fiilen ise bağımsızlık arayışında olan bir halkın toprağı. SONUÇ: GRÖNLAND BİR ADA DEĞİL, BİR CEPHE Grönland meselesi; ABD’nin küresel hegemonya mücadelesinin, Arktik’in yeni paylaşım savaşının, Küçük halkların büyük güçler arasında sıkıştırılmasının somut örneğidir. Trump gitti, ancak ABD’nin Grönland üzerindeki iştahı bitmedi. Arktik ısındıkça, Grönland üzerindeki emperyal rekabet daha da sertleşecek. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Aydoğan Doğan: Halep bir sahanın değil, bir siyasetin çöküşüdür! Haber

Aydoğan Doğan: Halep bir sahanın değil, bir siyasetin çöküşüdür!

Suriye iç savaşının en sembolik kentlerinden biri olan Halep üzerinden yürütülen tartışmalar yeniden alevlenirken, insan hakları aktivisti ve siyasetçi Aydoğan Doğan’dan dikkat çeken bir analiz geldi. Doğan, X hesabından yaptığı paylaşımda Halep’in bir coğrafyanın kaybı değil; bir siyasal aklın, bir dilin ve bir hayalin çöküşünü temsil ettiğini ifade etti. Halep neden bir kırılma anı olarak görülüyor? Aydoğan Doğan’a göre Halep, yalnızca askeri dengelerin değiştiği bir cephe değil; bölgesel siyasetin, ideolojik okumaların ve stratejik aklın sınandığı bir laboratuvar işlevi gördü. Bu nedenle Halep’te yaşananlar, sahadaki güç kayıplarından ziyade siyaseti doğru okuma kapasitesinin yitirilmesine işaret ediyor. Doğan, Türkiye’de uzun yıllardır “süreç” adı altında sürdürülen siyasal yaklaşımın, değişen bölgesel ve küresel koşulları okumakta başarısız olduğunu savunuyor. Bu yaklaşımın, kendini tekrar eden bir dil ve sorgulanmayan bir ezber ürettiğini belirtiyor. “Askeri değil, entelektüel bir yenilgi” Doğan’a göre yaşanan tablo, klasik bir askeri yenilgiden çok daha derin bir anlam taşıyor. Ona göre Halep’te ortaya çıkan sonuç, entelektüel ve stratejik bir tükenmişliğin dışavurumu niteliğinde. Siyasetin, değişen güç dengelerini ve yeni devlet reflekslerini okuyamaması, bu sürecin temel kırılma noktası olarak öne çıkıyor. Değişen küresel dengeler ve okunamayan gerçeklik Analizde dikkat çekilen bir diğer başlık ise küresel ve bölgesel güç dengeleri. Aydoğan Doğan, ABD, Rusya, İran ve Çin ekseninde şekillenen yeni uluslararası denklemlerin romantik beklentilerle okunmaya devam edildiğini vurguluyor. Ona göre bu yaklaşım, sahadaki gerçeklik ile siyasal dil arasında derin bir kopuş yarattı. Doğan bu noktada şu ifadeyi kullanıyor: “Bugün mesele kimin haklı olduğu değil, kimin zamanı doğru okuyabildiği meselesidir.” Bu sözler, ideolojik doğruların tek başına yeterli olmadığını; zamanlama, güç analizi ve gerçeklik okumasının siyasetin temel unsurları olduğunu ortaya koyuyor. Romantik siyaset eleştirisi: Dil ile saha arasındaki uçurum Aydoğan Doğan’a göre Halep örneği, siyasetin romantik hayallerle değil, soğuk gerçeklerle yürütülmesi gerektiğini bir kez daha gösterdi. Saha gerçekliğiyle uyumsuz kurulan siyasal dil, yalnızca stratejik hatalara değil, aynı zamanda toplumsal algının yanlış yönlendirilmesine de neden oldu. Bu yönüyle Halep, yalnızca bir kentin değil; bir siyasal tahayyülün tükenişi olarak okunmalı. “Bir coğrafyanın değil, bir hayalin kapanış sahnesi” Doğan’ın değerlendirmesinde en çarpıcı vurgu ise Halep’in sembolik anlamına dair oldu. Paylaşımında Halep’i şu sözlerle tanımladı: “Halep; bir coğrafyanın değil, bir siyasetin, bir dilin ve bir hayalin kapanış sahnesidir.” Bu tespit, Halep sonrası dönemde Türkiye’de ve bölgede yeni bir siyasal dile ve yeni bir stratejik akla duyulan ihtiyacı da gündeme taşıyor. Halep sonrası dönem için yeni bir siyaset arayışı Aydoğan Doğan’a göre Halep sonrası süreç, eski ezberlerle sürdürülemez. Yeni dönemin; eleştirel düşünen, öğrenen ve değişen gerçeklikleri esas alan bir siyasal akıl üzerinden inşa edilmesi gerekiyor. Aksi halde benzer kırılmaların kaçınılmaz olacağı uyarısında bulunuyor.

Çin, Rusya ve İran’dan ortak deniz tatbikatı Haber

Çin, Rusya ve İran’dan ortak deniz tatbikatı

Güney Afrika Cumhuriyeti, BRICS ortakları Çin, Rusya ve İran’ın katılımıyla düzenlenen “Barış İradesi” adlı ortak deniz tatbikatına ev sahipliği yapıyor. Tatbikatın, bölgesel deniz güvenliğini artırmayı ve ülkeler arasındaki askeri iş birliğini güçlendirmeyi hedeflediği bildirildi. Tatbikat kapsamında katılımcı ülkelerin savaş gemileri, Güney Afrika donanmasının ana üslerinden biri olan Simon's Town Deniz Üssü’nde bir araya geldi. Tatbikatın, Cape Town açıklarında ve False Bay bölgesinde 16 Ocak’a kadar devam edeceği belirtildi. Güney Afrika Ulusal Savunma Kuvvetleri’nden (SANDF) yapılan açıklamada, tatbikatın amacının “çok uluslu bir ortamda operasyonel kabiliyetleri geliştirmek, deniz güvenliğini sağlamak ve askeri iş birliğini derinleştirmek”olduğu vurgulandı. Tatbikata katılan unsurlar Yetkililerden edinilen bilgilere göre tatbikata liderlik eden Çin, “Tangshan” adlı füze destroyeri ve “Taihu” ikmal gemisiyle katılım sağladı. Rusya, tatbikata “Stoykiy” korveti ve “Yelnya” tankeriyle destek verirken, İran, eski bir petrol tankerinden dönüştürülen ve donanmasının en büyük gemilerinden biri olan “IRIS Makran” (441) adlı yüzer üs gemisini tatbikata dahil etti. Geniş helikopter pisti ve lojistik kapasitesi ile Makran, filonun en dikkat çeken unsurlarından biri oldu. Siyasi tartışmalar da eşlik ediyor Tatbikatın, ABD ile Güney Afrika arasında diplomatik tansiyonun arttığı bir dönemde yapılması dikkat çekti. Güney Afrika’daki koalisyon hükümetinin ortağı Demokratik İttifak (DA), tatbikata yönelik eleştirilerde bulunarak, ülkenin tarafsızlık ilkesinin zarar görmemesi gerektiğini savundu. Buna karşılık Savunma Bakan Yardımcısı Bantu Holomisa, eleştirileri “yersiz” olarak nitelendirerek, Güney Afrika’nın BRICS üyesi olduğunu ve tatbikatın uzun süre önce planlandığını ifade etti.

Sovyetler Birliği’nin en etkili casusu Aldrich Ames ABD hapishanesinde öldü Haber

Sovyetler Birliği’nin en etkili casusu Aldrich Ames ABD hapishanesinde öldü

Soğuk Savaş’ın en büyük iç ihanetlerinden biri Aldrich Hazen Ames, Amerika Birleşik Devletleri Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) bünyesinde 31 yıl görev yaptıktan sonra, 1985–1993 yılları arasında Sovyetler Birliği’ne ve sonrasında Rusya’ya istihbarat sızdırdığı için 1994’te tutuklanmıştı. Vikipedi O dönemde CIA’nin Sovyetler masasında karşı istihbarat analisti olan Ames, Kremlin’e ABD adına çalışan çok sayıda Rus casusun kimliğini vermesiyle tarihin en yıkıcı ihanet vakalarından birine imza attı. euronews Verdiği bilgiler yüzlerce kişiyi tehlikeye attı Ames’in Moskova’ya sızdırdığı bilgiler, sadece gizli operasyonları deşifre etmekle kalmadı; Batı istihbaratının Sovyetler içindeki kaynaklarının kimlikleri ortaya çıktı ve en az on ajan ya tutuklandı ya da infaz edildi. Anadolu Ajansı Casusluk faaliyetleri karşılığında 2,5 milyon dolardan fazla ödeme aldığı bildirilen Ames, CIA tarihinin en zarar verici casuslarından biri olarak kabul ediliyordu. euronews Tutuklanma ve ceza Ames ve eşi Rosario, casusluk ve vergi kaçakçılığı suçlarını kabul ederek federal mahkeme tarafından şartlı tahliyesiz müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Ames, Maryland’deki Federal Correctional Institution’da tutuklu bulunduğu sürede parole şansı olmadan cezasını çekiyordu. Vikipedi Ölümü ve etkisi 84 yaşında hayatını kaybeden Ames’in ölümü, Soğuk Savaş istihbarat savaşlarındaki en tartışmalı figürlerden birinin yaşamının son bulması olarak değerlendiriliyor. İhaneti, CIA ve ABD’nin Sovyet stratejilerine dair güvenlik politikalarında uzun yıllar süren etkiler yarattı ve insan kaynaklı casusluk risklerine dair önemli dersler bıraktı. Vikipedi

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.