SON DAKİKA

#Selahattin Demirtaş

HABER DEĞER - Selahattin Demirtaş haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Selahattin Demirtaş haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ahmet Özer, Bahçeli görüşmesinin perde arkasını anlattı Haber

Ahmet Özer, Bahçeli görüşmesinin perde arkasını anlattı

Görüşmenin merkezinde “Terörsüz Türkiye” süreci yer aldı “Kent uzlaşısı” davası kapsamında bir süre tutuklu kaldıktan sonra tahliye edilen Ahmet Özer, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile Ankara’da bir araya geldi. Özer, görüşmede “Terörsüz Türkiye” sürecinin kapsamlı biçimde ele alındığını, sürecin hızlanması ve hukuki zeminin güçlendirilmesi konusunda karşılıklı değerlendirmeler yapıldığını aktardı. Bahçeli’nin, barışa ilişkin yasal düzenlemelerin mümkünse yılbaşından önce hayata geçirilmesini istediği belirtildi. Silah yakma eylemi “en anlamlı adım” olarak değerlendirildi Özer’in aktardığına göre Bahçeli, PKK’nın silah yakma eylemini sembolik ve politik açıdan en güçlü adım olarak nitelendirdi. Silahların gömülmesinin geleceğe dönük kuşkular yaratabileceğini, teslim edilmesinin ise yeni gerilimler doğurabileceğini belirten Bahçeli’nin, yakmanın “bir daha silaha dönülmeyeceğinin en net göstergesi” olduğu görüşünü dile getirdiği ifade edildi. İBB soruşturmaları ve yargıya güven konusu da konuşuldu Görüşmede İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik soruşturmaların da gündeme geldiğini söyleyen Özer, davalarda olumlu karar veren hâkimlerin sıkça değiştirilmesinin hukuk devletine olan güveni zedelediğini vurguladığını aktardı. Bahçeli’nin de bu değerlendirmeye katıldığını belirten Özer, yargı süreçlerinin öngörülebilir ve şeffaf olması gerektiği konusunda ortak bir hassasiyet oluştuğunu dile getirdi. Gizli tanık ve itirafçı uygulamalarına mesafe vurgusu yapıldı Özer, Bahçeli’nin gizli tanık ve itirafçı beyanları üzerinden yürütülen yargılamalara temkinli yaklaştığını da aktardı. Bu tür uygulamaların adil yargılanma hakkı bakımından sorunlu olabileceği, MHP kurmayları tarafından da daha önce dile getirilen bir eleştiri olarak görüşmede yeniden ifade edildi. Demirtaş için dikkat çeken çıkış: “Türkiye’nin yararına olur” Görüşmenin en çarpıcı başlığının Selahattin Demirtaş olduğunu belirten Özer, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanması gerektiğini vurguladığını söyledi. Özer’in aktardığına göre Bahçeli, Demirtaş’ın bir an önce özgürlüğüne kavuşmasının Türkiye toplumunun yararına olacağını ve barış sürecine katkı sunacağını düşündüğünü açıkça ifade etti. Kürt meselesi ve toplumsal barış vurgusu öne çıktı Özer, Bahçeli’nin kendisinin ve Ahmet Türk’ün geçmişte Kürt meselesinin çözümüne yönelik çalışmalarını bildiğini ve bu katkıların önemine dikkat çektiğini de sözlerine ekledi. Görüşmenin genel çerçevesinin, çatışmasızlık, hukukun üstünlüğü ve Türkiye toplumunda kalıcı barışın tesisi üzerine kurulduğu ifade edildi.

Kürt meselesinde yeni yol haritası: Meclis Komisyonu ‘Barış Yasaları’ için çalışıyor Haber

Kürt meselesinde yeni yol haritası: Meclis Komisyonu ‘Barış Yasaları’ için çalışıyor

Barış yasaları ile silahlar sivil siyasete evrilecek Sürecin henüz başlangıç aşamasında olduğunu belirten Türkdoğan, pozitif barışın inşası için yasal zeminin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Öcalan’ın "Barış Yasaları" kavramının demokratik entegrasyonu işaret ettiğini belirten Türkdoğan, bu yasaların silahlı mücadelenin sona ermesiyle birlikte silahlarını bırakanların sivil ve demokratik yaşama katılımını düzenleyeceğini ifade etti. Türkdoğan, "Dünyadaki örneklerde önce anlaşma sonra silah bırakma gelirken, Sayın Öcalan silah bırakmayı ve PKK’nin feshini öne alarak bir yol açtı. Bu yolun ilerleyebilmesi için hukuki ve siyasi zemin şart" değerlendirmesinde bulundu. Ayrım yapılmadan herkes sürece dahil edilmeli Meclis Komisyonu raporunun en önemli başlığının demokratik entegrasyon olacağını söyleyen Türkdoğan, gerilla güçlerinin geri dönüşü konusunda "eylem yapan-yapmayan" ayrımına gidilmesinin süreci tıkayabileceği uyarısında bulundu. Türkiye’nin ceza yasasında şimdiye kadar böyle bir ayrım gözetilmediğini hatırlatan Türkdoğan, "Silahların imha edildiği ve örgütün kendini feshettiği bir aşamada böyle bir ayrıma gidemezsiniz. Son 50 yılda mağdur olmuş on binlerce insanı kapsayacak bütünlüklü bir düzenleme yapılmalı" dedi. TMK kalkmalı, eşit yurttaşlık anayasaya girmeli Barış yasalarının ardından Terörle Mücadele Kanunu’nun (TMK) kaldırılması ve özel yetkili yargılama usullerinin son bulması gerektiğini belirten Türkdoğan, infaz rejiminin de ayrımcılıktan arındırılması gerektiğini savundu. Sürecin toplumsallaşması için "eşit yurttaşlık" tanımının yapılmasının elzem olduğunu vurgulayan DEM Partili yetkili, "Kürt halkının diğer halklarla eşit olduğunu hissetmesi gerekir. Bunun anayasal güvenceye bağlanması şarttır" ifadelerini kullandı. Kayyumlar gitmeli, siyasi tutuklular serbest kalmalı Yeni bir toplumsal sözleşmeye ihtiyaç duyulduğunun altını çizen Türkdoğan, güven artırıcı adımlar kapsamında Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ gibi siyasi tutukluların serbest bırakılmasının ve kayyum uygulamalarına son verilmesinin büyük bir moral kaynağı olacağını belirtti. Ayrıca "umut hakkı"nın hayata geçirilmesi gerektiğini ve bunun hukuki bir zorunluluk olduğunu hatırlattı. "Bırakın gazeteciler İmralı’ya gitsin" Türkdoğan, sürecin şeffaflığı ve halkın güveninin artırılması için İmralı üzerindeki tecridin kalkması ve gazetecilerin adaya gitmesine izin verilmesi çağrısında bulundu. "Halkın kafasındaki soruların gazeteciler aracılığıyla Sayın Öcalan’a sorulmasının ve onun da cevap vermesinin önünü açın" diyen Türkdoğan, bu adımın sürece olan inancı pekiştireceğini savundu.

Siyasette yargı fırtınası: Demirtaş hakkında 7 yıla kadar hapis istemi Haber

Siyasette yargı fırtınası: Demirtaş hakkında 7 yıla kadar hapis istemi

Mersin’de açılan dosyada talep edilen ceza siyasetin gündemine oturdu Mersin 14. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş hakkında savcılık, zincirleme şekilde “Cumhurbaşkanına hakaret” gerekçesiyle 1 yıl 3 aydan 7 yıla kadar hapis cezası istedi. Dava, Demirtaş’ın Mersin ve Diyarbakır’daki konuşmalarına dayandırıldı ve iki dosyanın birleştirilmesine karar verildi. Savcılık, zincirleme suç değerlendirmesiyle üst sınırı işaret etti Esasa ilişkin mütalaada, isnat edilen fiillerin zincirleme suç kapsamında değerlendirilmesi gerektiği savunuldu. Savcılık makamı, bu gerekçeyle Demirtaş hakkında üst sınırı zorlayan bir talepte bulundu. Ankara ve Mardin’deki ifadeleri kapsayan dosyaların birleştirilmesi talebi ise mahkeme tarafından reddedildi. Müşteki taraf daha ağır yaptırım istedi, savunma süre talep etti Duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi ile bağlanan müşteki avukatı, zincirleme suç yerine her bir eylem için ayrı ayrı cezalandırma talep etti. Demirtaş’ın avukatı ise mütalaaya karşı savunma hazırlamak üzere süre istedi; mahkeme bu talebi kabul etti. Mahkeme, tutukluluğun sürmesine karar verdi Halen Edirne F Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda bulunan Demirtaş duruşmaya katılmadı. Hakim, mevcut halin devamına hükmetti; sanığın bir sonraki celsede hazır bulunmaması halinde “susma hakkını kullandığının kabul edileceği” ihtarında bulunuldu. Dava 6 Ocak’a ertelendi. Dosya, ifade özgürlüğü ve siyaset-yargı ilişkisini yeniden tartışmaya açtı Karar sürecinin, yalnızca bireysel bir yargılama değil; siyaset, ifade özgürlüğü ve yargının sınırlarının toplum nezdinde yeniden tartışılacağı bir eşik oluşturduğu yorumları yapılıyor. Gözler şimdi bir sonraki duruşmaya ve mahkemenin vereceği kritik karara çevrildi.

Demirtaş: Kimse benim adıma konuşamaz! Haber

Demirtaş: Kimse benim adıma konuşamaz!

“Benim adıma konuşan hiç kimseyi kabul etmiyorum” Edirne F Tipi Cezaevi’nde 9 yıldır tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, kamuoyuna el yazısıyla hitap ettiği bir mektupla gündeme yeniden damga vurdu. Demirtaş, son günlerde kendisine atfedilen açıklamalara tepki göstererek, “İyi niyetli dahi olsa hiç kimsenin benim adıma konuşma yetkisi yoktur” ifadelerini kullandı. Mektup, Demirtaş’ın resmi X hesabı üzerinden yayımlandı ve kısa sürede binlerce kişiye ulaştı. Arınç’ın sözlerine dolaylı yanıt: “Benim doğrudan söylemediğim hiçbir şey beni bağlamaz” Demirtaş’ın bu çıkışı, eski TBMM Başkanı Bülent Arınç’ın cezaevi ziyareti sonrası yaptığı açıklamaların hemen ardından geldi. Arınç, “Demirtaş Erdoğan’la görüşmek istiyor, siyasete dönmeyeceğine söz verirse tahliye süreci hızlanır” şeklindeki sözleriyle büyük tartışma yaratmıştı. Demirtaş’ın mektubu, bu iddialara net bir yanıt niteliği taşıyor. Mektupta şu ifadeler öne çıkıyor: “Benim doğrudan paylaşmadığım hiçbir açıklama, yorum, düşünce beni bağlamaz. Gerektiğinde düşüncelerimi bizzat kamuoyu ile paylaşıyorum.” “Bundan böyle siyasetçi ve bazı avukatlarla görüşmeyeceğim” Demirtaş, kendisine mal edilen sözler ve çarpıtılmış açıklamalar nedeniyle görüşme trafiğini sınırlandıracağını belirterek dikkat çeken bir karar aldığını duyurdu: “Arkadaşlarım hariç hiçbir siyasetçi ve avukatla görüşmeyeceğim. Bu çarpıtma ve suistimalleri önlemenin başka yolu kalmadı.” Bu cümle, hem iktidar hem de muhalefet kulislerinde yankı uyandırdı. Siyasi kulislerde deprem etkisi Mektup, barış süreci, tahliye tartışmaları ve kulislerde dolaşan “uzlaşma” iddialarının tam ortasına düştü. Gazeteci Nevşin Mengü X hesabında şu yorumu yaptı: “Demirtaş, Bülent Arınç’ın iddialarını boşa düşürdü. Siyasete dönmeyeceğine ‘söz vermesi’ için baskı yapıldığı iddiaları var, Demirtaş bunu açık şekilde reddediyor.” DEM Parti kaynakları ise mektubun “Demirtaş’ın bağımsız, manipüle edilmeyen sesini koruma iradesi” olduğunu açıkladı. Arka Plan: Tartışmayı başlatan ziyaret 18 Kasım’da Bülent Arınç’ın Edirne Cezaevi ziyaretiyle birlikte, kulislerde “arka kapı diplomasisi”, “Demirtaş’tan uzlaşma sinyali” yorumları gündeme gelmişti. Demirtaş’ın mektubu, bu söylemlere sert bir fren niteliği taşıyor. Mektubun yayımlanan bölümü “İyi niyetli dahi olsa hiç kimsenin benim adıma konuşma yetkisi yoktur. Doğrudan paylaşmadığım hiçbir açıklama beni bağlamaz. Bundan böyle arkadaşlarım hariç hiçbir siyasetçi ve avukatla görüşmeyeceğim.” — Selahattin Demirtaş, 20 Kasım 2025 Tahliye tartışmalarında yeni kırılma noktası Demirtaş’ın mektubu, siyasi atmosferde yeni bir döneme işaret ediyor. Hem iktidar hem muhalefet cephesinin “Demirtaş tahliye edilir mi?” tartışmalarının sürdüğü bir dönemde gelen bu açıklama, “uzlaşma” iddialarını ortadan kaldıran net bir kırmızı çizgi olarak görülüyor.

AB'nin Türkiye raporuna Ankara'dan Yanıt: Önyargılı, mesnetsiz, reddediyoruz! Haber

AB'nin Türkiye raporuna Ankara'dan Yanıt: Önyargılı, mesnetsiz, reddediyoruz!

Ankara: AB, olumlu gündem arayışını baltalıyor Avrupa Birliği Komisyonu’nun 4 Kasım’da yayımladığı yıllık Türkiye raporu, Ankara’nın sert tepkisini çekti. Dışişleri Bakanlığı, raporda yer alan yargı, temel haklar ve iç siyasi işleyişe dair değerlendirmeleri “taraflı, önyargılı ve mesnetsiz” olarak nitelendirdi. Bakanlık, kullanılan dili de Türkiye-AB ilişkilerini geliştirme çabalarıyla bağdaşmayan “olumsuz ve işbirliğine zarar veren” bir tutum olarak tanımladı. AB: Türkiye’de demokratik gerileme sürüyor, yargı bağımsız değil AB Komisyonu raporu, Türkiye’de insan hakları ve demokrasi standartlarının “önceki yıllara göre daha da kötüleştiğini” belirtiyor. Belgede, güçler ayrılığının zayıfladığı, yürütmenin yargı üzerindeki etkisinin arttığı, muhalefet temsilcilerinin tutuklanmasının “Türkiye’nin demokratik geleneğine dair ciddi soru işaretleri yarattığı” vurgulanıyor. Raporda ayrıca, büyükşehir belediyelerinde muhalefet temsilcilerine açılan davalar ile iktidar yanlısı isimlere yönelik soruşturma eksikliği arasında “seçici uygulama” bulunduğu ifade ediliyor. AİHM kararları, Demirtaş ve Kavala vurgusu raporda öne çıktı AB, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) kararlarının uygulanmamasını temel sorunlardan biri olarak gösterdi. Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala kararlarının yerine getirilmemesi özellikle eleştirildi. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Türkiye hakkında “yoğun denetim” altında tuttuğu 205 dosya bulunduğuna dikkat çekildi. Dışişleri: “AB raporu, stratejik ortaklık perspektifine aykırı” Ankara, raporun hem içerik hem ton olarak kabul edilemez olduğunu belirterek Türkiye’nin AB üyelik hedefinin sürdüğünü, ancak “tek taraflı değerlendirmelerin sürece katkı sunamayacağını” vurguladı. Açıklamada, Türkiye ile AB arasında “olumlu gündem inşa etme iradesi varken böylesi metinlerin süreci geriye götürdüğü” ifadesi yer aldı. AB, Kürt yurttaşlara ilişkin çözüm süreci vurgusu yaptı Raporda, Türkiye’nin güvenlik gerekçeli uygulamalarında hukukun üstünlüğü ve temel haklara riayet etmesi gerektiği belirtildi. AB, geçmişte başlatılan çözüm sürecinin “barışçıl ve sürdürülebilir çözüm potansiyeli taşıdığı” değerlendirmesini yineledi. Ekonomi politikaları: “Para sıkılaştırması olumlu, sürdürülmeli” Raporda Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmeler daha ılımlı bir dille yer aldı. Sıkı para politikasının enflasyonu düşürmede etkili olduğu, dış pozisyonun güçlendiği ve Türkiye’nin hâlâ işleyen bir piyasa ekonomisi niteliği taşıdığı belirtildi. AB, ekonomik programın “kararlılıkla devam etmesi gerektiğini” vurguladı. Vize serbestisi ve siyasi uyumda ilerleme yok Schengen vizesinde kolaylaştırıcı adımların devreye alındığını belirten AB, vize muafiyeti için gerekli 6 kriterde hâlâ ilerleme olmadığını kaydetti. Türkiye’nin dış politikada AB tutumuyla uyum oranı ise bir önceki yıl %6 iken bu sene %4’e düştü. Tam üyelik süreci 20 yıldır fiilen donmuş durumda Türkiye’nin 1987’de yaptığı tam üyelik başvurusundan bu yana süreç defalarca durdu. 2005’te başlayan müzakerelerde açılan 35 fasıldan yalnızca 16’sı açılabildi, sadece biri geçici olarak kapatıldı. 2016’dan bu yana hiçbir fasıl ilerlemedi.

Bahçeli’nin “Demirtaş” çıkışının ardından DEM Parti’den yanıt Haber

Bahçeli’nin “Demirtaş” çıkışının ardından DEM Parti’den yanıt

TBMM’de yapılan DEM Parti Grup Toplantısı’nda konuşan Eş Genel Başkan Tuncer Bakırhan, AİHM’in dün kesinleşen kararına dikkat çekerek, eski HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın tutukluluğunun hukuki değil siyasi olduğunu söyledi. Bakırhan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “Tahliyesi Türkiye için hayırlara vesile olur” sözlerine teşekkür ederek, “Bu çağrı doğruysa gereği yapılmalı, Demirtaş başta olmak üzere tüm Kobani davası tutukluları bir saniye bile geçirmeden serbest kalmalıdır” dedi. “AİHM kararı kesinleşti, Türkiye bu karara uymak zorunda” Bakırhan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Demirtaş hakkında üç kez ihlal kararı verdiğini hatırlattı ve “İktidarın itirazı reddedildi, karar kesinleşti. Bu saatten sonra tutukluluk hukuku değil, siyasi keyfiyet olur” ifadelerini kullandı. DEM Parti, 4 Kasım 2016’da başlayan tutuklama sürecini “siyasi tasfiye operasyonu” olarak tanımladı. “Kürt meselesi çözüldükçe Türkiye demokratikleşecek” Bakırhan, Abdullah Öcalan’la görüşme iddialarına da değinerek, “Sayın Öcalan’ın selamı var, demokratik entegrasyon önerisi günceldir” dedi. “Komisyon Öcalan’la da görüşmelidir. Bu 100 yıllık sorunu çözmek istiyorsak muhatabıyla konuşmak en doğal olandır.” Asgari ücret çıkışı: “En az 46 bin TL olmalı” DEM Parti’nin ekonomik önerilerini de açıklayan Bakırhan, asgari ücretin yoksulluk sınırının yarısı olan 46 bin TL olmasını ve yılda iki kez güncellenmesini talep etti. Bahçeli ne demişti? MHP lideri Devlet Bahçeli, grup toplantısı sonrası sorulan bir soru üzerine “Sayın Selahattin Demirtaş hukuki süreci tamamlamıştır, tahliyesi Türkiye için hayırlara vesile olacaktır” demişti. Bu açıklama, Cumhur İttifakı içinde tartışma yaratan dengeler açısından “yumuşama sinyali” şeklinde yorumlanmıştı.

Devlet Bahçeli: Demirtaş’ın tahliyesi hayırlara vesile olacaktır Haber

Devlet Bahçeli: Demirtaş’ın tahliyesi hayırlara vesile olacaktır

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın tahliyesiyle ilgili olarak “Tahliyesi Türkiye için hayırlara vesile olacaktır” şeklinde açıklamada bulundu. Bahçeli, bu sözle siyasi gündemde geniş yankı uyandırırken, aynı zamanda Cumhur İttifakı’nda ‘çatlak’ olduğu yönündeki iddiaları da yalanladı. İttifakta söylentilere son Bahçeli, grup toplantısında, MHP ve Cumhur İttifakı’nın hedefleri etrafında ayrılık olmadığını belirtti. “AK Parti ile aramızda bir hadise değil, bizi sımsıkı saran bir hakikat var” diyerek, ittifakın kuşatıcı ve ortak bir mücadele temelinde sürdüğünü söyledi. Demirtaş cevabı dikkat çekti Toplantı sonrası bir gazetecinin Demirtaş’ın tahliyesine dair sorusuna yanıt veren Bahçeli, “Sayın Demirtaş, hukuki yollardan sonuca ulaşmıştır. Tahliyesi Türkiye için hayırlara vesile olacaktır” ifadelerini kullandı. Bu açıklama, MHP’nin uzun süredir sert olduğu Demirtaş hattında dikkat çeken bir yumuşamaya işaret olarak yorumlandı. 29 Ekim katılımı gündem olmuştu Bahçeli’nin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda Anıtkabir’deki törene ve Cumhurbaşkanı’nın resepsiyonuna katılmaması “Cumhur İttifakı’nda çatlak” iddialarını gündeme getirmişti. MHP lideri bu toplantıda bu tür söylentilerin geçersiz olduğunu yineledi. İttifakın yeni hedefi Bahçeli konuşmasında, “Cumhur İttifakı yoluna devam edecek, yeni yüzyılın çatısını el birliği, güç birliği, hedef birliği, inanç birliği, ülkü birliği eşliğinde imanla örecektir” dedi. Özellikle “terörsüz Türkiye” vurgusu ön plana çıktı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.