SON DAKİKA

#Şiddet

HABER DEĞER - Şiddet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Şiddet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Doç. Dr. Zeliha Bürtek: Çocuklar yetişkinlerin yapamadığını yapıyor Haber

Doç. Dr. Zeliha Bürtek: Çocuklar yetişkinlerin yapamadığını yapıyor

Toplumdaki çürümenin ilk olarak sokak hayvanlarıyla kurduğu ilişki sırasında görünür hale geldiğini anlatan Bürtek, artık Türkiye’de insanların birbirine güvenmediğini, kurumların çözüm üretmediğini ve toplumun ortak bir duygu etrafında buluşamadığını söyledi. Doç. Dr. Zeliha Bürtek, sosyal çürüme kavramını ilk kez sokak hayvanlarıyla ilgili çalışmaları sırasında fark ettiğini belirtti. Yaklaşık on yıldır hayvanlarla ilgili gönüllü çalışmalar yürüttüğünü anlatan Bürtek, mahallede, üniversitede ve belediyelerde karşılaştığı insan ilişkilerinin kendisini bu sonuca götürdüğünü söyledi. “Sosyal çürüme sokakta başladı” Bürtek, sokak hayvanları üzerinden toplumun her kesimiyle temas ettiğini belirterek, “Hayvanlarla ilişki kurduğunuzda belediyeyle, üniversiteyle, mahalleyle, esnafla, herkesle muhatap oluyorsunuz. Orada insanların iyilik karşısındaki tuhaf, baskılanmış ve sorunlu haliyle karşılaşıyorsunuz. Ben sosyal çürümeyi ilk kez burada gördüm” dedi. Sokakta yaşananların teorilerle açıklanamayacağını savunan Bürtek, akademide yapılan tartışmaların gündelik hayatın gerçekliğinden uzak olduğunu söyledi. Sosyal çürümenin, bir kuramın ya da ithal edilmiş kavramların değil, doğrudan yaşanan hayatın sonucu olduğunu ifade etti. “Türkiye’deki durumu Batı’nın kavramları açıklamıyor” Doç. Dr. Zeliha Bürtek, Türkiye’de yaşananların sıklıkla “anomi” gibi Batı merkezli kavramlarla açıklanmaya çalışıldığını ancak bunun gerçeği yansıtmadığını söyledi. Bürtek, “Bizde haklarıyla var olan bir birey de yok, ona karşılık veren bir kamu da yok. Bu yüzden Batı’daki toplumsal çözülme kavramlarını Türkiye’ye getirip yapıştırmak hiçbir şeyi açıklamıyor” diye konuştu. Bürtek’e göre Türkiye’de insanlar haklarıyla değil, yalnızca kimlikleriyle kamusal alanda var olmaya çalışıyor. Kadınların, öğretmenlerin ve farklı toplumsal kesimlerin haklarını almak için mücadele ettiğini belirten Bürtek, bu nedenle yaşanan sorunun yalnızca bir “kuşak çatışması” olarak görülemeyeceğini vurguladı. “Çocuklar asosyal değil, yetişkinlere had bildiriyor” Canlı yayının en dikkat çeken bölümlerinden biri, Doç. Dr. Zeliha Bürtek’in çocuklar ve gençler üzerine yaptığı değerlendirmeler oldu. Bürtek, çocukların içine kapanık ya da ilgisiz olmadığını, tam tersine yetişkinlerin kurduğu bozuk düzenin farkında olduklarını söyledi. “Çocuklar her şeyi görüyor. Anne ile baba arasındaki gerilimi, evdeki yoksulluğu, iş hayatındaki çıkmazı, televizyondaki şiddeti, siyasetteki dili görüyor. Bu yüzden çocuklar artık asosyal değil; tam tersine, yetişkinlerin yapamadığını yapan bir noktaya geldiler” diyen Bürtek, son dönemde gençlerin ve çocukların öfkesini de bu çerçevede değerlendirdi. Bürtek’e göre çocuklar bugün ailelerine, okula ve topluma “kendinize gelin” mesajı veriyor. Ancak yetişkinlerin suskunluğu nedeniyle bu mesaj giderek daha sert bir biçimde ortaya çıkıyor. “Yetişkin rica ediyor, çocuk bağırıyor” Toplumun suskunluğunun da sosyal çürümeyi derinleştirdiğini söyleyen Bürtek, insanların sansür, baskı ve gelecek kaygısı nedeniyle konuşamadığını belirtti. Bu nedenle yetişkinlerin acısını ve öfkesini “rica eden” bir dilin içine hapsettiğini savundu. “Acıyan bir insan rica etmez, bağırır. Ama bugün yetişkin bağırmıyor; rica ediyor, dolaylı konuşuyor, susuyor. Çocuk ise rica etmiyor. Çocuk bağırıyor, küfrediyor, tepki gösteriyor” ifadelerini kullanan Bürtek, son dönemde öğrencilerin ve gençlerin öne çıktığı protestoların da bu nedenle yaşandığını söyledi. Doç. Dr. Zeliha Bürtek, gençlerin ideolojik değil, özgürlük ve saygı arayışıyla hareket ettiğini savunarak, “Bu çocuklar kendi giyimlerinin, kimliklerinin, yaşam tarzlarının saygı gördüğü bir toplum istiyor” dedi. “Asıl sorun çocuklar değil, yetişkinlerin kaybettiği dünya” Bürtek, çocukların suçla, şiddetle ya da sosyal medyayla açıklanmasının yanlış olduğunu söyledi. Ona göre asıl problem, çocukların içinde büyüdüğü yetişkin dünyasının çökmesi. Ailelerin ekonomik baskı, işsizlik, güvencesizlik ve bozulmuş ilişkiler içinde yaşamaya çalıştığını belirten Bürtek, “Duygusal olarak çökmüş ebeveynler çocuk yetiştirmeye çalışıyor. Çocuklar da bunu görüyor. Bu yüzden çocukların yaşadığı kriz, yetişkinlerin krizinden bağımsız değil” dedi. Özellikle son dönemde çocuklar için “suça meyilli” gibi kavramların kullanılmasını eleştiren Bürtek, asıl sorulması gereken sorunun çocukların nasıl bu noktaya geldiği olduğunu ifade etti. “Okula polis koymak çözüm değil” Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in okullarda yeni güvenlik tedbirleri alınacağı yönündeki açıklamalarının ardından okullara polis ve güvenlik görevlisi yerleştirilmesinin tartışıldığını hatırlatan Bürtek, bunun gerçek çözüm olmadığını söyledi. “Devlet sürekli kontrol aktörlerini artırıyor. Okula polis, jandarma, güvenlik görevlisi koyuyor. Ama çocuğun yetişmesi için gereken öğretmen, aile, güven ve kültür ortamı yok. Sahte bir güven yaratılıyor” diyen Bürtek, eğitimin ve toplumsal güvenin yeniden inşa edilmesi gerektiğini vurguladı. “Toparlanmanın ilk adımı eğitim” Doç. Dr. Zeliha Bürtek’e göre toplumsal toparlanmanın ilk adımı eğitim sisteminin yeniden kurulması. Bürtek, sürekli değiştirilen eğitim sisteminin hem çocukları hem de aileleri büyük bir belirsizliğe sürüklediğini söyledi. “Çocuklar daha anaokulundan itibaren karmaşık bir sistemin içine giriyor. Üniversiteler de bitmiş durumda. Sayıyı artırdılar ama niteliği düşürdüler. Eğer bu toplumun yeniden toparlanması isteniyorsa, önce eğitimden başlanmalı” ifadelerini kullandı. Bürtek, yalnızca eğitimin değil, kültürün de çöktüğünü savunarak, toplumun geçmişle bağını kaybettiğini söyledi. Türkçe’nin, edebiyatın, mahalle kültürünün ve ortak yaşam pratiklerinin yok olduğunu belirten Bürtek, “Bugün insanların birbirine bağı var ama ilişkisi yok. Birbirlerini görüyorlar ama tanımıyorlar” dedi. “Ankara kaygı taşımıyor” Canlı yayının sonunda Haber Değer Genel Yayın Yönetmeni Ferhat Özmen’in “Devlet kurumlarında ve siyasi partilerde büyük bir yorgunluk görüyorum” sözleri üzerine konuşan Bürtek, asıl sorunun yorgunluk değil, kayıtsızlık olduğunu söyledi. “Kaygılanmayan bir Ankara var. Bu kadar kadın cinayeti, çocukların yaşadığı şiddet, sokak hayvanlarının öldürülmesi karşısında ortak bir dil kurmayan bir devlet var. Eğer gerçekten kaygıları olsaydı, farklı siyasi görüşlerden herkes aynı meselelerde ortak bir ses çıkarırdı” diyen Bürtek, Türkiye’de asıl tartışılması gereken meselenin devletin toplum için nasıl bir gelecek tasarladığı olduğunu söyledi. Doç. Dr. Zeliha Bürtek, “Biz neden sürekli birbirimize soru soruyoruz? Asıl soruyu devlete sormamız gerekiyor. Böyle bir toplumla nasıl bir gelecek kurulmak isteniyor?” diyerek sözlerini tamamladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bakan Gürlek: Çocukların işlediği ağır suçlarda aileler de sorumlu tutulacak Haber

Bakan Gürlek: Çocukların işlediği ağır suçlarda aileler de sorumlu tutulacak

Akın Gürlek, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırılarının ardından suça sürüklenen çocuklara yönelik yeni yasal düzenlemeler üzerinde çalışıldığını duyurdu. Akın Gürlek, çocukların işlediği şiddet suçlarında yalnızca failin değil, ailelerin de sorumlu tutulabileceğini söyledi. Gürlek, özellikle denetim ve bakım yükümlülüğünü yerine getirmeyen aileler için yeni yaptırımlar planlandığını belirtti. “Gerekirse ailelerimizi de bu konuda denetim ve bakım yükümlülüğü ihmal etme anlamında çocukların işlediği bazı suçlardan, özellikle de şiddet içeren suçlar ve adam öldürme gibi suçların sorumluluğunu da gündeme getireceğiz.” Okul saldırıları için “nitelikli öldürme” düzenlemesi geliyor Akın Gürlek, okul ve benzeri kamusal alanlarda işlenen cinayetlerin cezasının da ağırlaştırılacağını açıkladı. Buna göre okulda gerçekleştirilen öldürme eylemleri, “nitelikli adam öldürme” kapsamında değerlendirilecek. Bakanlık, böylece okul saldırıları gibi olaylarda daha ağır cezalar uygulanmasının önünü açmayı hedefliyor. Evde silahı erişilebilir bırakana da ceza Yeni düzenlemeler arasında, ruhsatlı silahların evde çocukların erişebileceği şekilde bulundurulmasına ilişkin yaptırımlar da yer alıyor. Akın Gürlek, ruhsatlı olsa bile silahların çocukların ulaşamayacağı şekilde saklanmasının zorunlu hale getirileceğini söyledi. Silahın usule aykırı şekilde muhafaza edilmesi nedeniyle bir suç işlenmesi halinde, silah sahibinin de cezai sorumlulukla karşılaşabileceğini belirtti. Bu kapsamda, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar Hakkında Kanun’da değişiklik yapılması planlanıyor. Sosyal medya ve şiddet içeriklerine yaptırım gündemde Akın Gürlek, televizyonlar, dijital platformlar ve sosyal medyada şiddeti özendiren içeriklere yönelik de yeni düzenlemeler yapılacağını açıkladı. Buna göre silah kullanımını teşvik eden, şiddeti normalleştiren ya da benzer suçları özendirici yayınlara cezai yaptırım uygulanması gündeme gelecek. Bakanlık, özellikle çocukları etkileyen dijital içeriklerin daha sıkı denetlenmesini ve sosyal medya platformlarına yönelik yeni sorumluluklar getirilmesini planlıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Fatih Altaylı: Bu mesele yalnızca bir bakanın suçu değil Haber

Fatih Altaylı: Bu mesele yalnızca bir bakanın suçu değil

Gazeteci Fatih Altaylı, Kahramanmaraş’taki okul saldırısının ardından yayımladığı değerlendirmede, yaşananların uzun yıllardır biriken toplumsal sorunların sonucu olduğunu ifade etti. Altaylı, “Tüm suçu tek bir bakanın üzerine yıkarak bu meseleden kurtulamayız. Bakan elbette suçlu ama tek suçlu değil” dedi. Altaylı, okul saldırısının sürpriz olmadığını belirterek, okullarda şiddetin ve akran zorbalığının uzun süredir arttığına dikkat çekti. Çocukların “suça sürüklenen çocuklar” olarak tanımlanarak sorunun küçümsendiğini söyleyen Altaylı, bugün çeteleşme, şiddet ve okul içi saldırıların bu ihmallerin sonucu olduğunu savundu. “Okullardaki şiddetin işaretleri yıllardır vardı” Altaylı, son yıllarda okullarda yaşanan şiddet olaylarının giderek daha görünür hale geldiğini belirterek, öğretmenlere ve okul yöneticilerine yönelik saldırıları örnek gösterdi. Bir okul müdürünün burnunu kıran veli olayını ve genç yaşta çetelere karışan çocukları hatırlatan Altaylı, “Bugün Silivri’de yüzlercesi birlikte yargılanan 14-15 yaşındaki çocuklar bu okulların öğrencileri değil miydi?” diye sordu. Kahramanmaraş’taki saldırının yalnızca tek bir olay olmadığını savunan Altaylı, iki gün önce Siverek’te yaşanan ve büyümeden önlenen başka bir okul saldırısını da hatırlattı. Altaylı’ya göre mesele yalnızca eğitim sistemine değil, daha geniş bir toplumsal çöküşe işaret ediyor. Milli Eğitim Bakanlığı’na eleştiri: “Asıl sorunlar görmezden gelindi” Altaylı, Milli Eğitim Bakanı’nı da sert sözlerle eleştirdi. Eğitim sisteminin temel sorunları yerine ideolojik tartışmalarla uğraşıldığını savunan Altaylı, “Eğitimin asıl sorunları bunlarken, aydın bir nesil değil kindar bir nesil yetiştirmek istedikleri için suçlular” ifadelerini kullandı. Öğretmenin giderek değersizleştirildiğini, okul yönetimlerinin ciddiye alınmadığını ve ülkedeki genel hukuksuzluk ikliminin şiddeti beslediğini söyleyen Altaylı, bütün bu unsurların bir araya gelerek bugünkü tabloyu yarattığını öne sürdü. “Kurtlar Vadisi kuşağı” eleştirisi Altaylı değerlendirmesinde, şiddetin toplumsallaşmasında popüler kültürün de önemli rol oynadığını savundu. Özellikle 2000’li yıllarda yayımlanan Kurtlar Vadisi dizisinin Türkiye’de şiddeti, mafyalaşmayı ve hukuku kendi eliyle sağlamayı meşrulaştırdığını ileri sürdü. Altaylı, “Tarihte hiçbir dizi, hiçbir senaryo bir topluma bu dizi kadar büyük zarar vermedi” diyerek, dizinin kendi hukukunu yaratmayı, çeteleşmeyi ve şiddeti normalleştirdiğini söyledi. Gazeteci, yıllar önce bu dizinin yaratacağı toplumsal sonuçlar konusunda uyarılarda bulunduğunu, ancak kimsenin bu eleştirileri dikkate almadığını ifade etti. Altaylı’ya göre, “Kurtlar Vadisi” ile başlayan süreç, sonraki yıllarda farklı diziler, televizyon programları ve sosyal medya içerikleriyle devam etti. “Şiddet ve hukuksuzluk vadisine dönüştük” Altaylı, bugün Türkiye’de şiddetin sıradanlaştığını, gençlerin hukuku değil gücü esas alan bir anlayışla yetiştirildiğini savundu. Kahramanmaraş’taki saldırganın evinde çok sayıda silah bulunmasını ve ailesinin çocuğun davranışlarını fark etmemesini de bu tablonun bir parçası olarak değerlendirdi. Altaylı, saldırganın sosyal medya profilinde daha önce bir okul saldırganının fotoğrafını kullandığının ortaya çıktığını hatırlatarak, “Bu çocuğun durumunu anlayamamış olmak ortak bir sorumsuzluktur” dedi. Değerlendirmesini, “Bu, Kurtlar Vadisi diye başlamış, sabah programlarıyla sürmüş bir şiddet ve hukuksuzluk vadisidir. Bu vadilere düşmek kolaydır. Çıkmak ise hayli zor” sözleriyle tamamladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Batı Şeria’da İsrail saldırısı: Bir Filistinli hayatını kaybetti Haber

Batı Şeria’da İsrail saldırısı: Bir Filistinli hayatını kaybetti

Batı Şeria’da gerilim tırmanıyor. Filistin Sağlık Bakanlığı, İsraillilerin bir köye düzenlediği baskın sırasında 23 yaşındaki bir Filistinlinin hayatını kaybettiğini açıkladı. Baskında ateş açıldı Olayın, Ramallah’ın kuzeydoğusundaki Deir Jarir köyünde gerçekleştiği bildirildi. Filistinli Ali Majed Hamadneh’in, işgalcilerin açtığı ateş sonucu ağır yaralandığı ve kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdiği ifade edildi. Filistin resmi ajansı WAFA, saldırının silahlı yerleşimciler tarafından ve İsrail güçlerinin koruması altında gerçekleştirildiğini aktardı. İsrail ordusundan açıklama yok Olayın ardından İsrail ordusu tarafından henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Yerleşim kararlarının ardından geldi Saldırı, İsrail hükümetinin Batı Şeria’da 34 yeni yerleşim birimini onaylamasından sadece birkaç gün sonra gerçekleşti. Bu karar, Avrupa Birliği ve İslam İşbirliği Teşkilatı tarafından uluslararası hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle eleştirilmişti. Şiddet artıyor Bölgede özellikle 2023 sonrası süreçte yerleşimci saldırılarında ciddi artış yaşandığı belirtiliyor. Filistinli yetkililer ve Birleşmiş Milletler, Batı Şeria’da sivillere yönelik şiddetin tırmandığına dikkat çekiyor. Uluslararası hukuk tartışması Uluslararası hukuka göre Batı Şeria’daki İsrail yerleşimleri yasa dışı kabul edilirken, sahadaki fiili durumun her geçen gün daha da karmaşık hale geldiği ifade ediliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Afrika’da şempanzeler arasında “iç savaş”: Eski müttefikler birbirine girdi Haber

Afrika’da şempanzeler arasında “iç savaş”: Eski müttefikler birbirine girdi

Science dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, Afrika’da nadir görülen bir olguyu ortaya koydu: Aynı topluluktan gelen iki şempanze grubunun birbirine karşı ölümcül bir “iç savaş” yürüttüğü tespit edildi. Çalışma, sosyal bağların çözülmesinin vahşi doğada ne kadar yıkıcı sonuçlar doğurabileceğini gözler önüne serdi. 20 yıllık birliktelik 3 yılda dağıldı Uganda’daki Kibale Ulusal Parkı içinde yaşayan ve yaklaşık 200 bireyden oluşan Ngogo şempanze topluluğu, 20 yılı aşkın süre boyunca güçlü bir birliktelik sergiledi. Ancak bu yapı, yalnızca üç yıl içinde parçalandı. Araştırmacılara göre süreç 2015 yılında başladı. Grup içindeki bazı güçlü erkek bireylerin hastalık nedeniyle ölmesi, sosyal dengeyi bozdu. Aynı dönemde yeni bir alfa erkeğin ortaya çıkmasıyla rekabet arttı ve gerilim tırmandı. Bağlar koptu, sınırlar çizildi 2018 yılına gelindiğinde topluluk tamamen ikiye ayrıldı. Daha önce ortak kullanılan alanlar iki grup arasında sınır hattına dönüştü. Artık gruplar arasında ne sosyal ne de üreme ilişkisi kaldı. Bu kopuşun ardından şiddetli çatışmalar başladı. Daha küçük olan grup, koordineli saldırılar düzenleyerek özellikle yetişkin erkekleri hedef aldı. Saldırılar yavrulara kadar uzandı Araştırmaya göre 2021’den itibaren çatışmalar daha da sertleşti ve yavru şempanzeler de hedef alınmaya başlandı. Şu ana kadar en az 24 şempanzenin öldüğü belirtilirken, gerçek sayının daha yüksek olabileceği ifade ediliyor. “Şempanzeler artık eski dostlarını da öldürüyor” Çalışmanın baş araştırmacılarından John Mitani, şempanzelerin komşu gruplara yönelik saldırganlığının bilindiğini ancak bu olayın farklı bir boyut taşıdığını belirterek, “Artık eski müttefiklerine karşı da ölümcül şiddet uygulayabildiklerini görüyoruz” dedi. Rekabet algısı çatışmayı tetiklemiş olabilir Bilim insanları, çatışmanın kesin nedenini henüz netleştirebilmiş değil. Ancak grubun büyümesiyle birlikte yiyecek ve eş rekabetinin arttığı algısının bu bölünmeyi tetiklemiş olabileceği değerlendiriliyor. İlginç bir şekilde, başlangıçta daha küçük olan grup zamanla rakibini zayıflatarak büyüdü ve güç kazandı. Çatışma hâlâ sürüyor Araştırmacılar, iki grup arasındaki mücadelenin henüz sona ermediğini vurguluyor. Bu durum, sosyal yapıların çöküşünün yalnızca insanlara özgü olmadığını bir kez daha ortaya koyuyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

7 aylık hamile Bahar cinayetinde 3 tutuklama: Vahşetin detayları ortaya çıkıyor Haber

7 aylık hamile Bahar cinayetinde 3 tutuklama: Vahşetin detayları ortaya çıkıyor

Adana’da yaşanan kadın cinayeti, Türkiye’de bir kez daha şiddet gerçeğini gündeme taşıdı. Tufanbeyli ilçesinde gölette cansız bedeni bulunan 24 yaşındaki Bahar Aksüt’ün öldürülmesine ilişkin yürütülen soruşturmada önemli bir gelişme yaşandı. Olayla bağlantılı olduğu belirlenen 3 şüpheli tutuklandı. 7 aylık hamile olduğu ortaya çıktı Yapılan incelemelerde Bahar Aksüt’ün 7 aylık hamile olduğu ve çok sayıda bıçak darbesiyle öldürüldüğü belirlendi. Bu bilgi, olayın vahametini daha da artırırken kamuoyunda büyük tepkiye neden oldu. Son görüştüğü kişiler tespit edildi İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Aksüt’ün en son temas kurduğu kişileri belirlemek için geniş çaplı bir çalışma yürüttü. Yapılan araştırmalar sonucunda, genç kadının son olarak görüştüğü kişilere ulaşıldı. Muhtar dahil 3 kişi tutuklandı Soruşturma kapsamında Yenicami Mahallesi Muhtarı Mustafa A., Kader K. ve Vural Ö. gözaltına alındı. Şüpheliler, jandarmadaki işlemlerinin ardından Kozan Adliyesi’ne sevk edildi. Mahkeme, 3 şüphelinin de tutuklanmasına karar verdi. Soruşturma derinleştiriliyor Yetkililer, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için soruşturmanın sürdüğünü belirtti. Cinayetin planlı olup olmadığı ve olayın arka planındaki ilişkiler ağı detaylı şekilde inceleniyor. Kadın cinayetleri yeniden gündemde Bu olay, Türkiye’de kadınlara yönelik şiddet ve cinayetlerin bir kez daha tartışılmasına neden oldu. Yurttaşlar, benzer olayların önlenmesi için daha etkin önlemler alınması çağrısında bulunuyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye’yi geleceğe taşıyacak güç, nitelikli eğitimdir Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye’yi geleceğe taşıyacak güç, nitelikli eğitimdir

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Eğitim Ailesi ile İftar Programı’nda yaptığı konuşmada eğitimin Türkiye’nin geleceğindeki rolüne dikkat çekti. Erdoğan, öğretmenlere yönelik şiddete asla tolerans gösterilmeyeceğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Eğitim Ailesi ile İftar Programı’nda yaptığı konuşmada, Çanakkale ruhundan eğitimin önemine kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasında Çanakkale Zaferi’nin taşıdığı anlamı vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin sadece 783 bin kilometrekareden ibaret olmadığının en büyük şahidi Çanakkale’dir. Çanakkale’de Anadolu’nun her ili, Balkanlar, Kafkaslar ve Kuzey Afrika vardır” ifadelerini kullandı. Eğitimin bir milletin geleceğini belirleyen en önemli unsur olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir milleti büyük yapan sadece kazandığı zaferler değil, aynı zamanda iyi yetişmiş, özgüven sahibi fertleridir. Güçlü bir Türkiye hedefi, ancak iyi eğitim almış insan kaynağıyla mümkündür” dedi. Son 23 yılda eğitim alanında önemli reformlar hayata geçirildiğini belirten Erdoğan, Türkiye’yi “muasır medeniyetler seviyesinin üzerine taşıyacak en önemli kaldıraçlardan birinin nitelikli ve milli bir eğitim sistemi” olduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan: “Öğretmene kalkan el, geleceğimize kalkmış demektir. Öğretmene kalkan el, bu milletin istiklaline vurulmuş bir hançerdir. İstikbalimizin güvencesi olan çocuklarımızı ve gençlerimizi bir kuyumcu titizliğiyle yetiştiren kıymetli… pic.twitter.com/ZTfx5avFCD — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) March 18, 2026 Öğretmenlere yönelik şiddet konusuna da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu konuda net bir duruş sergileyerek, “Öğretmene kalkan el, geleceğimize kalkmış demektir. Öğretmenlerimize karşı şiddete asla toleransımız yoktur, olmayacaktır. Bu sorunun üzerine kararlılıkla gidiyoruz.” dedi. Erdoğan, öğretmenlerin güvenli ve huzurlu bir ortamda görev yapabilmesi için gerekli tüm adımların atılacağını belirterek, Türkiye Yüzyılı hedefini birlikte inşa edeceklerini söyledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.