SON DAKİKA

#Sıfır Atık

HABER DEĞER - Sıfır Atık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sıfır Atık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Kurum Trabzon'da duyurdu: "Kıyıdan denize sıfır atık" başlıyor Haber

Bakan Kurum Trabzon'da duyurdu: "Kıyıdan denize sıfır atık" başlıyor

Trabzon'dan küresel iklim diplomasi vurgusu Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) başkanlığıyla küresel iklim politikalarının merkezine yerleşen Türkiye, bu kapsamdaki kritik temaslarını sürdürüyor. "Okyanuslar, İklim ve Mavi Ekonomi Üst Düzeyli Bakanlar Oturumu" ile "Uzunkum Yaşam Alanı Millet Bahçesi Temel Atma Töreni" için Trabzon'a gelen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, kentteki bir otelde düzenlenen "Mavi Diyalog" temalı toplantıda dünyadan gelen yabancı basın mensuplarıyla bir araya geldi. Toplumlar arası köprü kuran basının iklim krizindeki kritik rolüne dikkati çeken Bakan Kurum, COP31'e oldukça hassas ve zorlu bir küresel süreçte hazırlandıklarını belirtti. Artan jeopolitik gerilimler, enerji güvenliği krizleri, büyüyen borç yükleri ve tedarik zinciri kırılganlıklarının ülkelerin ana gündemini sarstığını vurgulayan Kurum; aşırı sıcaklıklar, kuraklık, seller, yangınlar, su stresi ve gıda güvenliği risklerinin artık herkesin kapısını çaldığını ifade etti. Antalya'yı sözlerin değil, projelerin ve somut yatırımların konuşulacağı bir "uygulama COP'u" haline getirmeyi hedeflediklerini belirten Kurum, "Önce dinleyeceğiz, ortak zemini kuracağız ve ardından ortak iradeyi sahaya yansıtacağız" dedi. Mavi veri ağı ve sıfır atık hamlesi Projesi olan ülkeler ile küresel finans kuruluşlarını aynı masada buluşturarak yatırımların önünü açacaklarını dile getiren Kurum, kıyı dirençliliği, mavi karbon, deniz kirliliği ve ekosistem restorasyonu alanlarında hazır projeler geliştireceklerini kaydetti. Kurulması planlanan "mavi veri ağı" ile deniz sıcaklığından kirliliğe, kıyı erozyonundan biyolojik çeşitliliğe kadar kritik verilerin anlık paylaşılacağını belirten Kurum, sorun büyüdükten sonra müdahale etmek yerine riski önceden gören bir mekanizma kuracaklarını söyledi. Bu kapsamda en dikkat çekici müjdeyi veren Kurum, kara kaynaklı atıkların denizlere ulaşmasını kesin olarak engellemek amacıyla "kıyıdan denize sıfır atık" uygulamalarını yaygınlaştıracaklarını duyurdu. İklim adaletinin temelinin imkânları paylaşmak olduğunun altını çizen Kurum, tarihi sorumlulukları bulunmayan ülkelerin iklim krizinin faturasıyla yüzleşmek zorunda kaldığını belirterek, "Eğer dünya ortaklığından bahsediyorsak, bu iradeyi hep birlikte ortaya koyup imkânlarımızı da paylaşmak zorundayız" değerlendirmesinde bulundu. Körfezlerde milyonluk temizlik seferberliği Marmara Denizi'ni sarsan müsilaj felaketinin ardından kirliliğin kaynağına odaklandıklarını hatırlatan Bakan Kurum, Dünya Bankası iş birliğiyle sağlanan yaklaşık 400 milyon euroluk finansmanla atık su altyapısının dönüştürüldüğünü ve kıyı illerindeki arıtma tesislerinin kapasitelerinin artırıldığını bildirdi. Fethiye Göcek'te "mapa-şamandıra" sistemiyle deniz çayırlarının koruma altına alındığını, "Deria" yazılımıyla denizcilik faaliyetlerinin dijitalleştirildiğini aktaran Kurum, Fethiye Körfezi'nde başlatılan dev projeyle 600 hektarlık alanda 2 dip tarama gemisinin çalışacağını ve 3 yıl içinde 16 milyon metreküp dip çamurunun temizlenerek uzaklaştırılacağını açıkladı. İzmit Körfezi'nde de benzer bir etabın tamamlandığını belirten Kurum; Eğirdir, Beyşehir, Salda, Mogan ve Meke göllerinde de her ekosistemin kendi doğasına uygun özel ıslah projelerinin yürütüldüğünü kaydetti. Konuşmasını okyanusların ve kıyıların geleceğine dair uyarılarla bitiren Kurum, "Denizlerin geleceği kıyıların geleceğidir. Kıyıların geleceği insanlığın geleceğidir ve insanlığın geleceği birlikte koruyabildiğimiz bu mavi vatanımıza bağlıdır" diyerek sözlerini tamamladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bakanı Kurum'dan COP31 açıklaması: "Dünyaya Türkiye’yi ve medeniyetimizi anlatacağız" Haber

Bakanı Kurum'dan COP31 açıklaması: "Dünyaya Türkiye’yi ve medeniyetimizi anlatacağız"

Antalya'da COP31 hazırlıkları hız kesmeden sürüyor Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Antalya'daki EXPO Alanı'nda gerçekleştirilen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin 31. Taraflar Konferansı (COP31) Alanı ve Oteller Bölgesi Yolları Açılış Programı'na katıldı. Antalya'nın tarih boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yaptığını belirten Kurum, 9-20 Kasım tarihlerinde düzenlenecek zirvede devlet ve hükümet başkanları, bilim insanları, iş dünyası, sivil toplum kuruluşları ve gençlerin bir araya geleceğini hatırlattı. Türkiye'nin organizasyona sadece ev sahipliği yapmayacağını vurgulayan Bakan Kurum, iklim değişikliğiyle mücadeledeki tecrübelerini ve kalkınmayla çevreyi birlikte ele alan yaklaşımı küresel kamuoyuyla paylaşacaklarını kaydetti. Yaklaşık 1 milyon metrekarelik EXPO Alanı'nın "Mavi Bölge" ve "Yeşil Bölge" olarak yeniden düzenlendiğini ifade eden Kurum, Mavi Bölge'de resmi müzakerelerin yürütüleceğini, Yeşil Bölge'nin ise zirveyi toplumla buluşturacağını aktardı. Çalışmaların 1500 personel ve 300'ü aşkın makine ekibiyle takvimin önünde ilerlediğini bildiren Kurum, zirvede sıfır atık, dirençli şehirler, gıda güvenliği ve temiz enerji başlıklarının ön plana çıkarılacağını ifade etti. Altyapı yatırımları ve Belek Turizm Yolu tamamlandı Zirve hazırlıkları kapsamında ulaştırma altyapısının da güçlendirildiğini belirten Bakan Kurum, 38 kilometrelik Belek Turizm Yolu'nun tamamlandığını, 4 ana arterde 21 kilometrenin üzerinde ve 12 bağlantı yolunda 16 bin metrelik çalışma gerçekleştirildiğini açıkladı. Bu yatırımların yalnızca COP31 için yapılmadığının altını çizen Kurum, şu değerlendirmede bulundu: "Misafirlerimiz gelecek, dünyanın en güzel, en önemli organizasyonlarından birini yapacağız ve zirve bitecek, herkes ülkesine dönecek. Ama bu yollar burada kalacak. Kimin için kalacak? Antalyalı kardeşim, esnafımız, turizmcimiz, gencimiz ve Antalya'nın geleceği için kalacak." Zirve sonrasında yaklaşık 160 bin metrekare kapalı alana sahip EXPO Alanı'nın da kentin istihdamına ve üretimine katkı sağlayacak şekilde değerlendirileceği belirtildi. Sıfır atık ve çevre denetimlerinde rekor veriler Konuşmasında sıfır atık projelerine ve Depozito Yönetim Sistemi'ne de değinen Kurum, sistem kapsamında toplanan ambalaj sayısının 200 milyon sınırını aştığını belirterek, "Şu ana kadar topladığımız ambalaj sayısı 200 milyona ulaştı. Ve Antalyamız DOA kullanımında birinci sırada" dedi. Akdeniz'in korunmasına yönelik kararlı mesajlar veren Bakan Kurum, denizlerin gelecek nesillere bırakılacak bir emanet olduğunu vurgulayarak, "Akdeniz bizim ortak hazinemizdir. Denizlerimiz bize ecdadımızdan kalan bir miras olduğu kadar çocuklarımızın da emanetidir. Kimsenin denizlerimizi, kıyılarımızı, derelerimizi, tabiatımızı kirletmesine müsaade etmeyeceğiz" ifadelerini kullandı. Bölgede çevreyi kirlettiği tespit edilen 128 tesise toplam 219 milyon lira ceza uygulandığını ve 21 tesisin mühürlendiğini bildiren Kurum, kararlılık mesajını şu sözlerle pekiştirdi: "Birileri konuşacak, biz iş yapacağız. Birileri seyredecek, biz yapacağız. Birileri bahane üretecek, biz milletimiz için bütün bakanlarımızla, milletvekillerimizle, valilerimizle eser üretmeye devam edeceğiz." Kurum ayrıca, gelecek hafta Fethiye'de deniz ekosistemini korumak amacıyla dip çamuru temizliği çalışmalarının başlatılacağı müjdesini verdi. Açılış töreni, Bakan Kurum'un yanı sıra Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, TOKİ Başkanı Mustafa Levent Sungur, milletvekilleri ve protokol üyelerinin katılımıyla gerçekleştirilen kurdele kesimiyle tamamlandı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Depozito Yönetim Sistemi 9 Milyona yakın ambalajı geri dönüştürdü Haber

Depozito Yönetim Sistemi 9 Milyona yakın ambalajı geri dönüştürdü

Yaklaşık 1,5 yılda 9 milyona yakın ambalajın toplandığı projede, tüketicilere 2 milyon lirayı aşkın teşvik ödemesi yapıldı. 1,5 Yılda dev geri dönüşüm Şubat 2025'te başlayan ve 1 Temmuz 2026 itibarıyla Türkiye genelinde 81 ile yayılan Depozito Yönetim Sistemi'nin ilk meyveleri Sakarya'da toplandı. Türkiye Çevre Ajansı (TÜÇA) verilerine göre, 16 ilçede kurulan 50 ayrı noktada, 2 milyon 865 bin 283 cam, 5 milyon 695 bin 513 pet, 413 bin 710 alüminyum olmak üzere toplam 8 milyon 974 bin 506 ambalaj ekonomiye kazandırıldı. Tüketiciye nakit desteği "Depozitosu Olan Ambalajlar" (DOA) logolu ürünleri iade makinelerine veya toplama merkezlerine teslim eden vatandaşlara, ambalaj başına 1 TL teşvik bedeli ödeniyor. Sistemin başladığı tarihten bu yana tüketicilere toplam 2 milyon 256 bin 24 lira ödeme yapıldı. Biriken bu tutarlar, dijital cüzdan üzerinden banka hesaplarına aktarılabiliyor veya doğrudan alışverişlerde kullanılabiliyor. Sıfır Atık hedefinde yeni aşama Toplanan ambalajlar, Erenler ilçesindeki DOA ÇEYAŞ Depolama ve Sayım Merkezi'nde ayrıştırılıp preslenerek geri dönüşüm tesislerine gönderiliyor. Bu süreçte yaklaşık 510 ton (509 bin 780 kg) hurda satışı gerçekleştirilerek döngüsel ekonomiye doğrudan katkı sağlandı. 1 Temmuz itibarıyla tüm Türkiye'de uygulanmaya başlanan sistemle, atık oluşumunun azaltılması ve kaynakların verimli kullanılması hedefleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Dönüşüm seferberliğinde  7,6 milyon ambalaja ulaşıldı  Haber

Dönüşüm seferberliğinde  7,6 milyon ambalaja ulaşıldı 

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, sistemin beşinci gününe ilişkin güncel verileri paylaşarak, büyük bir başarıya ulaşıldığını duyurdu. "Hem cebimize hem ekonomimize katkı" Bakan Kurum, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, DOA sisteminin vatandaşların günlük alışkanlıklarının bir parçası haline geldiğini belirtti. Kurum, "DOA artık yeni alışkanlığımız. Bu dönüşüm her geçen gün daha da hızlanıyor. 5'inci günde DOA ile topladığımız ambalaj sayısı 7 milyon 600 bine ulaştı. Atmıyor dönüştürüyor, çevremizi korurken hem kendi cebimize hem de ülke ekonomimize katkı sağlamaya devam ediyoruz" diyerek projenin önemine vurgu yaptı. 1,3 Milyondan fazla kullanıcı sisteme dahil oldu Bakanlığın açıkladığı verilere göre, sistemin yaygınlaşma hızı hedeflerin de üzerinde seyrediyor. Kısa süre içinde ulaşılan çarpıcı rakamlar, projenin toplumsal kabulünü de gözler önüne seriyor. DOA sistemini aktif olarak kullanan kişi sayısı 1 milyon 385 bin 673'e yükseldi. Beş gün gibi kısa bir sürede geri dönüşüm merkezlerine kazandırılan ambalaj miktarı 7 milyon 600 bin adedi geçti. DOA sistemi ile ne hedefleniyor? Depozitosu Olan Ambalajlar sistemi, temelinde atık yönetimini köklü bir değişikliğe uğratmayı amaçlıyor. Sistem, geri dönüşüm süreçlerini teşvik ederek çevresel kirliliğin önüne geçmeyi, kaynakların verimli kullanılmasını sağlamayı ve atıkların ekonomiye geri kazandırılarak katma değer oluşturulmasını hedefliyor. Kullanıcıların ambalajları "atmak yerine dönüştürmesi" üzerine kurulu olan bu modelle, Türkiye'nin sıfır atık hedeflerine bir adım daha yaklaşılması öngörülüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bakan Kurum: "COP31'de tecrübelerimizi paylaşacağız" Haber

Bakan Kurum: "COP31'de tecrübelerimizi paylaşacağız"

Türkiye’nin tecrübelerini küresel bir ortak akla dönüştürmeyi hedeflediklerini belirten Kurum, iklim değişikliğiyle mücadelede "iddialı cümlelerden ziyade ölçülebilir, uygulanabilir ve takip edilebilir" bir eylem planına odaklandıklarını vurguladı. "2035'e kadar yüzde 35" hedefi ve yeni rapor çağrısı Bonn’da kamuoyuyla paylaştıkları "2035’e kadar nihai enerji tüketiminin yüzde 35’inin elektrikle karşılanması" hedefini teknik bir oranın ötesinde, bütüncül bir çağrı olarak tanımlayan Bakan Kurum, bu hedefe giden yolun bilimin ışığında somutlaşması gerektiğini belirtti. Kurum, Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) ile stratejik bir ortaklık içinde, bu dönüşümün yol haritasını ortaya koyacak özel bir rapor hazırlanmasını beklediklerini ifade etti. Elektrifikasyon sürecinin sadece teknolojik bir yarışa dönüşmemesi gerektiğinin altını çizen Kurum, "Elektrifikasyonu finansmandan, finansmanı kalkınma hakkından kopararak ele alamayız" diyerek, bu dönüşümün "adil ve iddialı" olması gerektiğini savundu. İş dünyasından da büyük destek gören bu hedefe yönelik anketlerin, şirketlerin %90'ının faaliyetlerini elektrifikasyon ekseninde dönüştürmeye hazır olduğunu gösterdiğini kaydeden Kurum, temiz enerjiye geçişin gelişmekte olan ülkelerin enerjiye erişim hakkını zayıflatmaması gerektiğini belirtti. Türkiye'nin "uygulama" odaklı vizyonu COP31 Başkanlığı süresince "Geçmişte verilen sözlerin tekrarlandığı değil, hayata geçirildiği bir zirve" hedeflediklerini söyleyen Bakan Kurum, bu nedenle zirveyi bir "Uygulama COP'u" olarak nitelediklerini ifade etti. Kurum, Türkiye’nin şehircilikten afet yönetimine, yenilenebilir enerjiden Sıfır Atık projelerine kadar elde ettiği birikimi bu zirveye taşıyacaklarını dile getirerek şunları kaydetti: "Şehirleri, binaları, üretimi ve günlük hayatı aynı dönüşüm zincirinin parçaları olarak görüyoruz. Bu doğrultuda iki büyük hedefimiz daha var: Binalarda enerji tüketim yoğunluğunu 2035’e kadar yüzde 25 azaltmak ve atık artışını aynı tarihe kadar yarı yarıya düşürmek." Londra’daki etkinlikte IEA İcra Direktörü Fatih Birol ve farklı ülkelerden bakanlarla bir araya gelen Bakan Kurum, iklim diplomasisinin geleceği için siyasi irade ile veri gücünün birleşmesinin önemine dikkat çekerek, bu yüksek düzeyli diyalogların ortak iradeyi güçlendirmek açısından kritik bir eşik olduğunu sözlerine ekledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bakan Kurum’dan çocuklara anlamlı çevre mesajı Haber

Bakan Kurum’dan çocuklara anlamlı çevre mesajı

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, etkinlikler kapsamında düzenlenen atölye çalışmalarına katılan çocukların heyecanına ortak oldu. "Çevre müfettişleri" iş başında Bakanlık tarafından hayata geçirilen "Çevre Müfettişi" projesi kapsamında bir araya gelen çocuklar, Sıfır Atık ve doğa koruma projeleriyle ilgili bilgilerini paylaştı. Çevre bilincinin erken yaşlarda yerleşmesinin önemine vurgu yapan Bakan Kurum, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Türkiye Çevre Haftası'nda çocuklarımızın neşesi millet bahçelerimizi doldurdu. Ankara'da da çevre müfettişlerimiz başkentimizin simge mekanları arasına giren Saraçoğlu Mahallesi'nde buluştu" ifadelerini kullandı. Geleceğin doğa koruyucuları sahneye çıktı Etkinlikte söz alan minik "Çevre Müfettişleri" ise doğayı koruma kararlılıklarını dile getirdi. Müfettişlerden Asya Yıldırım, çevre kirliliğine karşı herkesi duyarlı olmaya çağırarak, "Yerlere çöp atmıyorum, atanları uyarıyorum. Doğayı korumalıyız çünkü bizim geleceğimiz için önemli" dedi. Bir diğer müfettiş Ayliz İnceler ise plastik atıkların doğaya verdiği zararı öğrendiklerini ve bu konuda daha bilinçli hareket edeceklerini belirtti. Saraçoğlu Mahallesi’nde dün başlayan ve çocukların doğayla iç içe eğitici oyunlar oynamasına imkan tanıyan atölye çalışmaları, 7 Haziran Pazar günü de minikleri ağırlamaya devam edecek. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Çevre Haftası’nda "Dünya Bize Emanet" mesajı verildi Haber

Çevre Haftası’nda "Dünya Bize Emanet" mesajı verildi

“Dünya Bize Emanet” sloganıyla hayata geçirilen organizasyonlar, yarınlara daha sağlıklı ve temiz bir çevre bırakma gayesini taşıyor. COP31 yolunda iklim vizyonu vurgulanıyor 1-7 Haziran aralığında gerçekleşen programların bu edisyonunda, Türkiye’nin üstleneceği COP31 ev sahipliğinin stratejik önemi öne çıkarılıyor. Bu süreçte ülkemizin iklim krizine karşı geliştirdiği stratejiler ve başkanlık hedefi kapsamlı bir şekilde paylaşılıyor. Ayrıca iklim değişikliğiyle mücadele, biyoçeşitliliğin muhafazası ve yeşil odaklı üretim modelleri gibi alanlarda toplumun bilgilendirilmesi planlanıyor. Sıfır Atık vizyonu masaya yatırılıyor Haftanın en öne çıkan buluşması ise Emine Erdoğan’ın teşrifleriyle düzenlenecek "Sıfır Atık Forumu" olacak. 5-7 Haziran tarihlerinde, "Antalya'ya Giden Yol: İklim Eylemi Olarak Sıfır Atık" mottosuyla gerçekleştirilecek zirveye; siyasetten iş dünyasına, akademiden sivil topluma kadar geniş bir katılımcı kitlesi iştirak edecek. Geniş çaplı çevre seferberliği Yurt genelindeki kamu birimleri, yerel yönetimler ve eğitim yuvaları; sergilerden çevre temizliği çalışmalarına kadar pek çok aksiyonla haftaya destek veriyor. Söz konusu faaliyetlerle atık yönetimi konusunda hassasiyet oluşturulması ve Türkiye’nin ekolojik dönüşümdeki kararlılığının pekiştirilmesi hedefleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Tehlikeli bir eşikteyiz Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Tehlikeli bir eşikteyiz

Recep Tayyip Erdoğan, Antalya Diplomasi Forumu 2026’nun resmi açılış töreninde konuştu. Erdoğan, uluslararası sistemin yalnızca güç dengelerindeki değişim nedeniyle değil, aynı zamanda “ahlaki ve varoluşsal” bir kriz nedeniyle sarsıldığını söyledi. “Bugün dünya güç bunalımıyla birlikte bir istikamet buhranı da yaşamaktadır. Gelinen nokta itibarıyla ciddi ve tehlikeli bir eşikte olduğumuz görülüyor.” Kahramanmaraş’taki okul saldırısına değindi Konuşmasının başında Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırısına da değinen Erdoğan, saldırının ardından kendisine ulaşanlara teşekkür etti. “Rabbim hiç kimseye, hiçbir aileye ve topluma böyle acılar yaşatmasın.” “Gazze’de yaşananlar sistemin kimi koruduğunu gösterdi” Recep Tayyip Erdoğan, uluslararası sistemin en büyük sınavını Gazze’de verdiğini savundu. Gazze’de yaşananların yalnızca insani bir trajedi olmadığını belirten Erdoğan, bunun mevcut dünya düzeninin neye izin verdiğini ortaya koyduğunu söyledi. “Gazze’de yaşanan soykırım, mevcut düzenin neye izin verdiğini, neyi görmezden geldiğini ve kimi koruduğunu bize çok net biçimde göstermiştir.” “Müzakerenin yerini kanlı mücadele almamalı” Erdoğan, İsrail ile Lübnan arasında ilan edilen ateşkesin kalıcı barış için fırsat olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Anlaşmazlıkların çözümünde silah yerine diplomasinin tercih edilmesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan, İsrail’in müzakere sürecini bozabilecek adımlarına karşı dikkatli olunması gerektiğini ifade etti. “Ne kadar derin olursa olsun anlaşmazlıkların çözümünde sözün yerini silahların, müzakerenin yerini kanlı mücadelenin almasına izin verilmemelidir.” Hürmüz Boğazı mesajı: “Ticari gemilere açık tutulmalı” Recep Tayyip Erdoğan, son günlerde gerilimin merkezlerinden biri haline gelen Hürmüz Boğazı hakkında da değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan, Hürmüz’ün bir tarafında İran’ın, diğer tarafında ise Umman’ın bulunduğunu hatırlatarak, Körfez ülkelerinin denize erişim hakkının engellenmemesi gerektiğini söyledi. “Esas olan Hürmüz’ün ticari gemilere açık tutulmasıdır.” NATO zirvesi ve COP31 Antalya’da yapılacak Konuşmasında Türkiye’nin uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yapacağını da açıklayan Erdoğan, 7-8 Temmuz’da NATO Liderler Zirvesi’nin Ankara’da gerçekleştirileceğini söyledi. Ayrıca Kasım ayında COP31’in de Antalya’da düzenleneceğini duyurdu. Erdoğan, COP31 sürecinde özellikle “Sıfır Atık” politikalarının öne çıkarılacağını ifade etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Cumhurbaşkanı Erdoğan; Hava, su ve toprak kirliliği ürkütücü boyutta Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan; Hava, su ve toprak kirliliği ürkütücü boyutta

Cemre Vakfı Tanıtım Programı’na katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bugün tüm dünya, çevre ve iklim meselesinde ciddi sınamaların eşiğinde bulunuyor. Sanayi atıkları, spreyler, dumanlar, petrol ve ilaç atıkları, plastik ürünler, yeni gübreler, çöpler, kimyasal atıklar çevremizi çok hızlı biçimde kirletiyor. Hava, su ve toprak artık iyice ürkütücü boyutlara ulaşan bu hızlı kirlenmeden payını alıyor” dedi. İCumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul AKM’de düzenlenen Cemre Vakfı Tanıtım Programı’na katılarak bir konuşma yaptı. İkinci günü idrak edilen Ramazanın katılımcılarla birlikte millete, İslam alemine ve tüm insanlığa hayırlar getirmesini Allah'tan niyaz eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sizlerin şahsında burada bulunamayan ancak bir yaşatma ve yeşertme gönüllüsü olarak, bir cemre olarak bu çatıyı yücelten ve yükselten genç kardeşlerime selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Biliyorum ki sizler çevre duyarlılığı olan milyonları temsilen buradasınız. Biliyorum ki sizler söz konusu çevre olunca, afetle mücadele olunca, 'Kim var?' denildiğinde, sağına soluna bakmadan 'Ben varım' diyen milyonlarca neferi temsil ediyorsunuz. Dolayısıyla gözlerinin ışıltısı, yüreğimi ısıtan, geleceğe dair umutlarımı büyüten siz genç arkadaşlarımla birlikte Türkiye'nin sorumluluk sahibi tüm gençlerini burada saygıyla selamlıyorum" diye konuştu. "SİZİNLE BİRLİKTE YÜRÜMEK BENİM İÇİN AYRI GURURDUR" Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu anlamlı program vesilesiyle bugün Türkiye'nin 81 iline, yarın dünyanın dört bir yanına düşeceğine inandığı cemrelerle beraber olmaktan büyük bahtiyarlık duyduğunu belirterek, şöyle devam etti: "Sizin şu heyecanınızı paylaşmak, sizinle beraber olmak, sizinle aynı ufka bakmak, birlikte yürümek benim için ayrı gururdur, mutlulukların en büyüğüdür. 2021 yılında bir sivil toplum hareketi olarak başlayan ve geçtiğimiz sene kurumsal bir yapıya dönüşen Cemre Vakfına, mütevellisine, mensuplarına teşekkürlerimi iletiyor, bu güzel buluşmaya vesile olan vakfımızın fahri başkanı Samsun Milletvekilimiz Çiğdem Karaaslan'ı tebrik ediyorum. Rabb'im halis niyetinizi, çabalarınızı ve adımlarınızı bereketli kılsın. Son derece güncel, hayati önemde ve geleceğimizi doğrudan ilgilendiren bir mücadeleye gönül veriyor, omuz veriyorsunuz." Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir şeyi tüm samimiyetiyle ifade etmek istediğini aktararak, genç kardeşlerine bakınca sadece Türkiye'yi yeşertme ve yaşatma azmini değil, aynı zamanda kurdun, kuşun, dağın, taşın, havanın, suyun hakkını gözeten bir medeniyetin mirasçılarını gördüğünü dile getirdi. Gençlere bakınca tabiatla aynı dili konuşan bir hassasiyeti, özü, hakka ve hakikate giden bir inceliği gördüğünü anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Sizlere bakınca 'Benim sadık yârim kara topraktır' diyerek kültürümüzün varlıkla bağını sanata dönüştüren Aşık Veysel'deki idrak derinliğini görüyorum. Sizlere bakınca sadece doğal afetlerde Hızır gibi yetişen gönül elçilerini değil, aynı zamanda kendini dünyanın geleceğinden mesul hisseden, darda kalana yetişmeyi hayat tarzı hâline getiren yüksek sorumluluk bilinci görüyorum. Sizlere bakınca hiçbir inkırazın, yabancılaşmanın, kültürel erozyonların milletimizin kalbinden ve gönlünden silemediği uyanış ve diriliş mayasını, bunu hayata geçirme iradesini görüyoruz. Sizlere bakınca bizi millet yapan değerlerin tecellisini görüyorum. Her birinize coşkunuz, çevre hassasiyetiniz, afetler konusundaki farkındalığınız için teşekkür ediyorum." "İKLİM VE ÇEVRE KRİZİNİ GÖRMEZDEN GELMEK MÜMKÜN DEĞİL, DOĞRU DA DEĞİL" Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisini vatanı, ülkesi, milleti ve tüm insanlık için cemre olmaya adayan katılımcıları ve Cemre Vakfını tebrik etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün tüm dünya, çevre ve iklim meselesinde ciddi sınamaların eşiğinde bulunuyor. Sanayi atıkları, spreyler, dumanlar, petrol ve ilaç atıkları, plastik ürünler, suni gübreler, çöpler, kimyasal atıklar çevremizi çok hızlı biçimde kirletiyor" diye konuştu. Hava, su ve toprağın, artık iyice ürkütücü boyutlara ulaşan bu hızlı kirlenmeden payını aldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: "40-50 yıl önce insanlığın hiçbir surette gündeminde olmayan yeni sorunlar ortaya çıkarken, örneğin mikro plastikler, deniz canlıları için en büyük tehditlerden biri hâline geliyor. Sorumsuzca tabiata atılan bir plastik şişe, yaklaşık 4 asır boyunca çevreyi kirletmeye devam ediyor. Çevre kirliliği, iklim krizi ve tabiatın bozulan dengesi sebebiyle yaşanan seller, fırtınalar, ani hava olayları insanların yanı sıra tüm canlıları olumsuz etkiliyor. Öyle bir noktadayız ki dünyanın neresinde olursak olalım iklim ve çevre krizini görmezden gelmek mümkün değil, açıkçası doğru da değil. Çevre konusunda çabalarımızı artırmamız, başta gençler olmak üzere daha fazla insanı harekete geçirmemiz gereken bir dönemdeyiz." Gençlerin bir araya gelmesiyle vücut bulan Cemre Vakfının, farkında olmakla sorumluluk almak arasındaki boşluğu gönüllülükle doldurmayı amaçlayan bir çevre hareketi olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Cemre, ayağı toprağa basanların, bir ağaç gölgesinde serinleyenlerin, avuçlarıyla gözelerden su içenlerin, yağmurun sesine kulak verenlerin, her bahar tabiatın yeniden uyanışına şahitlik edenlerin buluştuğu, güç birliği yaptığı, harbi ve hasbi bir iyilik hareketidir" ifadesini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Bu hareket çevre duyarlılığını ideolojik çerçeveye hapsedenlerin refleksiyle değil, kendini kâinatla, kâinatı da kendisiyle bir gören ulvi bir duruşun ve duyuşun sivil çatısıdır. Cemre, gücünü ve ilhamını medeniyetimizin kurucu değerlerinden alan, kökü mazide, gözü atide bir bilinç hareketidir. Bunu son derece kıymetli bulduğumu hassaten vurgulamak istiyorum. Çünkü biz gerek kültürel kadrolarımız gerekse medeniyetimiz, özellikle müktesebatımız bu açıdan oldukça zengin bir birikime sahibiz. 'Yarın kıyametin kopacağını bilsen dahi elindeki fidanı dik' buyuran bir Peygamberin ümmetiyiz. Millet olarak savaş zamanlarında bile fethettiği ülkelerde sadece insanların değil, canlı cansız her varlığın hakkına riayet eden, tabiata asla zarar vermeyen, karıncayı dahi incitmeyen bir medeniyetin mensuplarıyız." Tabiatı tahrip etmenin kınandığı, israfın şiddetle yasaklandığı, temizliğin övüldüğü bir kültürden geldiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kültürümüzde kurdun, kuşun, dağın, taşın, börtü böceğin, çiçeğin, ağacın, suyun, havanın, toprağın, velhasıl tabiattaki her varlığın hakkı vardır. Bu hakkı gözetmek bize emredilmiştir. Sadece bizde değil dünyanın farklı yerlerinde ilhamını fıtrattan alan tüm kadim kültürlerde tabiat tasavvurunun birbiriyle örtüştüğünü görürsünüz" şeklinde konuştu. "GENÇLERİMİZİ 'BİR CEMRE DE SEN OL' DİYEREK CEMRE VAKFIMIZA ÜYE OLMAYA DAVET EDİYORUM" Amerikan yerlilerine atfedilen "Son ırmak kuruduğunda, son ağaç kesildiğinde ve son balık öldüğünde, o zaman beyaz adam paranın yenmediğini anlayacak" sözünü hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz de bugün diyoruz ki su kaynakları kirletildiğinde, canlılar nefes alamaz hâle geldiğinde, ozon tabakası delik deşik olduğunda, dünyanın florası ve faunası zehirlenerek can çekiştiğinde, yeryüzü insan için artık yaşanmaz olduğunda, agresif büyümenin, tüketim çılgınlığının, sömürüye dayalı konforun, zenginliğin ve insanı büyüleyen teknolojik ilerlemenin hiçbir işe yaramadığını herkes idrak edecek" değerlendirmesinde bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: "Bunun için çevre bilinci, aynı zamanda bir vatan bilincidir. Çevre bilinci, aynı zamanda bir var olma bilincidir. Çevre bilinci, aynı zamanda bir gelecek inşa etme bilincidir. Çevre bilinci, aynı zamanda kendimizin, insan olduğumuzun farkına varma bilincidir. Çevre bilinci, kâinattaki dengeyi idrak etme bilincidir. Cemre Vakfı ve Cemre gönüllülerimizin bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da işte bu bilinçle hareket edeceklerine, yaptıkları çalışmalara işte bu pencereden bakacaklarına yürekten inanıyorum. Çevreye duyarlı ve gönüllülük bilinci yüksek tüm gençlerimizi 'Bir cemre de sen ol' diyerek Cemre Vakfımıza üye olmaya davet ediyorum." Cumhurbaşkanı Erdoğan, Allah'ın eseri ve emaneti olarak gördükleri tabiatı korumak, gelecek nesillere daha yaşanabilir, daha güzel, daha temiz bir Türkiye bırakmak için yoğun gayret gösterdiklerini kaydetti. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminden beri çevre konusunda çok önemli çalışmalar içinde olduklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hatırlayın, şu kavram fakire aittir. Çöp, çukur, çamur. Bunu biz hâllettik. Kökü kokudan ötürü toprakla doldurulması tartışılan Haliç'i, tekrar Boğaz'ın incisi hâline getirdik. Vahşi depolamadan dolayı çöp dağlarının patladığı İstanbul'u, ülkemizin en temiz şehirlerinden biri hâline getirdik. İstanbul'daki tecrübemizi daha sonra Başbakan ve Cumhurbaşkanı olarak tüm Türkiye'ye teşmil ettik" diye konuştu. "RÜZGÂR VE GÜNEŞ ENERJİSİNİ YAYGINLAŞTIRARAK YENİLENEBİLİR ENERJİNİN GÜÇ İÇERİSİNDEKİ PAYINI YÜZDE 62'YE ÇIKARDIK" Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece 5 ilde kullanılan doğal gazı 81 vilayete yayarak, şehirlerin hava kirliliği sorununu önemli ölçüde çözdüklerini belirterek, "Rüzgâr ve güneş enerjisini yaygınlaştırarak yenilenebilir enerjinin toplam kurulu güç içerisindeki payını yüzde 62'ye çıkardık. Neredeyse bir asırdır ihmal edilen nükleer enerjiye yönelik yatırımlarımızı hızlandırdık. Ağaçlandırma noktasında ise adeta bir devrim yaptık. Son 23 yılda 7,5 milyarın üzerinde fidanı toprakla buluşturduk. Dünyada en fazla ağaçlandırma yapan, Avrupa'da orman varlığını en çok artıran ülkeler arasında ilk sıralarda yer alıyoruz. 81 ilimize 82 milyon metrekareyi aşan millet bahçesi kazandırma hedefimizi adım adım gerçekleştiriyoruz" ifadelerini kullandı. Şimdiye kadar toplam 38 milyon 700 bin metrekare büyüklüğünde 314 millet bahçesini tamamladıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, kalanların inşasının da hızla devam ettiğini dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Yerli otomobil markamız Togg'u elektrikli olarak üretirken yine çevre hassasiyetimizi ortaya koyduk. Çevre projelerinde asla bir siyasi ayrımcılık içinde değiliz. Çevreyi koruyan, tabiatı güzelleştiren, bizim bu alandaki çabalarımıza katkı veren her adımı, her fikri samimiyetle destekliyoruz. Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızın kapıları herkese açıktır. Aynı şekilde bizim kapımız, ülkesine, milletine ve şehrine hizmet etmek isteyenlere sonuna kadar açıktır. Çevreyi korumanın partisi olmaz, afetlere karşı hazırlığın ideolojisi olmaz. Biz iş yapana, hizmet üretene, insanımıza faydası olana her zaman sahip çıkarız, destek veririz, önünü açarız." "SIFIR ATIK PROJESİ BUGÜN GELİNEN NOKTADA KÜRESEL BİR ÇEVRE HAREKETİNE DÖNÜŞTÜ" Türkiye'nin çevre konusunda, küresel düzeyde oluşturulan örgütlerin içinde yer alma, anlaşmalara taraf olma konusunda gelişmiş ülkelerin önünde olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Paris İklim Anlaşması'nı 2021 yılında Meclisimizde biz onayladık. Ardından yeşil büyüme vizyonu ve net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda iklim değişikliğiyle mücadeleyi amaçlayan İklim Kanunu'nu kabul ettik. Nihai hedefimiz olan 2053 yılında net sıfır emisyona ulaşmak için gerekli tüm adımları atmayı sürdürüyoruz. Eşim Emine Erdoğan'ın himayesinde yürütülen Sıfır Atık Projesi bugün gelinen noktada küresel bir çevre hareketine dönüştü" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, çevre projelerinin çatısını sıfır atık anlayışının oluşturduğunu belirterek, şunları kaydetti: "Bu hareket bize şunu öğretiyor. Bir pet şişeyi geri dönüştürdüğümüzde sadece bir atığı bertaraf etmiyoruz, aynı zamanda bir canlının hayatını, bir sahilin güzelliğini, bir çocuğun umudunu da kurtarıyoruz. Bir ağacı kurtardığımızda yalnızca bir fidan yeşertmiyoruz, daha önemlisi bir neslin nefesini de güvence altına alıyoruz. Şimdi tüm bu çabaları, projeleri ve hizmetleri bir üst aşamaya taşımaya hazırlanıyoruz. Biliyorsunuz oldukça çetin geçen diplomatik müzakereler neticesinde COP31'in ev sahipliğini üstlendik. Bu sene Antalya'da 200'e yakın ülkeyi ağırlayacak, inşallah artık 'Söz değil, eylem zamanı' diyeceğiz. Çevreye, afetlere ve topluma dair ilk ısıyı büyütme gayretiyle kurulan Cemre Vakfımızın bizlere bu mücadelemizde destek olacağına, omuz ve katkı vereceğine yürekten inanıyorum. İnşallah biz de Cemre Vakfı gibi samimi, sorumlu, vizyoner ve gayretli sivil toplum kuruluşlarımıza gereken her türlü desteği vereceğiz." Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Lafa gelince çevreci kesilen ama Milas'ta zeytin ağacı kıyımı yapanların yönettikleri şehirleri çöpe, çamura ve çukura mahkum edenlerin, kışın ortasında milletimize haftalarca susuzluk çektiren istismarcıların, kimi zaman beceriksizlikleri, kimi zaman aşırı rant hırsları sebebiyle cennet vatanımızı yaşanmaz hâle getirmelerine fırsat vermeyeceğiz" dedi. Yılın ilk cemresinin havaya düştüğü bu günlerde Türkiye'nin 'cemre'leriyle bir araya gelmekten duyduğu bahtiyarlığı ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, herkesin Ramazan-ı Şerif'ini de tebrik etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Rabb'imden hepimizi sağlık ve afiyet içinde bayrama da kavuşturmasını niyaz ediyorum. Cemre Vakfının faaliyetlerinin hayırlara vesile olmasını, çevre ve afetlere hazırlık konusunda başarılı çalışmalara imza atmasını temenni ediyorum" diye konuştu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.