SON DAKİKA

#Sorumluluk

HABER DEĞER - Sorumluluk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sorumluluk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tutuklu Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı CHP'den istifa etti Haber

Tutuklu Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı CHP'den istifa etti

Bozbey, sosyal medya hesabından yaptığı kapsamlı açıklamada kararının gerekçelerini ve Bursa halkına olan bağlılığını paylaştı. "Siyasi kimliğimin sürecin parçası haline gelmesini doğru bulmuyorum" Geçmişte uzun yıllar CHP çatısı altında siyaset yaptığını, parti içinde kıymetli insanlarla yol yürüdüğünü ve bu geçmişi yok saymasının mümkün olmadığını belirten Bozbey, hakkındaki suçlamaları reddetti. Hukuki sürecin devam ettiğini hatırlatan Bozbey, şu ifadeleri kullandı: "Ancak bugün geldiğimiz noktada, hakkımdaki hukuki süreç devam ederken siyasi kimliğimin de bu sürecin bir parçası haline gelmesini doğru bulmuyorum. Hakkımdaki suçlamaları kabul etmiyorum. Gerçeğin ve adaletin, siyasi değerlendirmelerden bağımsız olarak hukuk önünde ortaya çıkacağına inanıyorum. Bursalı hemşehrilerim benim neden bu suçlamalara maruz kaldığımı çok net biliyor. Fakat bir insanın en zor zamanında, mensubu olduğu siyasi yapıyla arasındaki güven ilişkisinin de tartışma konusu haline gelmesi, benim açımdan önemli bir değerlendirme yapmayı zorunlu kılmıştır." "Bu Kkaar bir siyasi manevra değil, sorumluluktur" İstifa kararının parti yöneticilerinin kamuoyu önündeki tartışmaları ve devam eden hukuki sürecin selameti açısından alındığını vurgulayan Bozbey, bunun bir siyasi manevra olmadığını dile getirdi. Açıklamasında Bursa sevgisine ve halkın iradesine dikkat çeken Bozbey, sözlerini şöyle sürdürdü: "Yıllarımı verdiğim bir siyasi yapının içinde, hakkımdaki hukuki süreç devam ederken bu tartışmaların bir parçası olmayı ve bu yaklaşımı kabul etmeyi doğru bulmuyorum. Bu nedenle Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden istifa etme kararı aldım. Bu kararımın özellikle altını çizmek istiyorum: Hakkımdaki, iftiralara, yalanlara dayanan bu hukuki sürecin hiçbir siyasi hesabın gölgesinde kalmasını istemiyorum. Bu kararımı bir siyasi manevra olarak değil, içinde bulunduğum koşullarda doğru olduğuna inandığım bir sorumluluk olarak görüyorum." "Bursa halkının emanetine sahip çıkmaya devam edeceğim" Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevini Bursa halkının sandıkta ortaya koyduğu iradenin bir emaneti olarak gördüğünü belirten Bozbey, hukuki savunmasına devam edeceğini vurguladı: "Benim için Bursa yalnızca yönettiğim bir şehir değildir. Bursa, yaşamımın, hayatımın ve siyaset anlayışımın merkezidir. Bursalı hemşehrilerimin sandıkta ortaya koyduğu irade benim için her türlü siyasi hesabın üzerindedir... Başım dik, alnım açık, verilemeyecek hesabım da yok. Benim sevdam Bursa’dır. Benim sevdam Bursalılara hizmettir. Benim güvencem hukuktur. Benim sorumluluğum Bursalı hemşehrilerimdir." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Cemil Tugay AK Parti iddialarını yanıtladı Haber

Cemil Tugay AK Parti iddialarını yanıtladı

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın siyasi geleceği hakkındaki spekülasyonlar gündemdeki yerini koruyor. Cumhuriyet Halk Partisi'nden istifa etmesinin ardından ilk etapta Özgür Özel'in kuracağı yeni harekete katılacağı konuşulan, sonrasında ise bağımsız kalacağını ilan eden Tugay'ın adı son dönemde AK Parti ile anılmaya başlanmıştı. Hakkında çıkan bu transfer iddiaları üzerine tv100 muhabiri Selda Güneysu'ya özel açıklamalarda bulunan İzmir'in lideri, merak edilen soruları yanıtladı. "Her gün konuşulmak beni üzüyor" Hakkında sürekli farklı senaryolar üretilmesinden duyduğu rahatsızlığı dile getiren Tugay, halihazırda herhangi bir siyasi partiyle üyelik veya geçiş sürecinin söz konusu olmadığını vurguladı. Sürekli gündemde tutulmaktan duyduğu üzüntüyü belirten Tugay, şu ifadeleri kullandı: "Kızgınım. Şu an bir partiye geçme gibi bir durumum yok. Bağımsız kalacağım, bağımsız kalacağımı da defalarca söyledim ancak her gün konuşulmak da beni üzüyor aslında. Tabii ki ben de kendime bir yol çizeceğim." "Yerel yönetici olarak sorumluluklarım var" Geleceğe yönelik adımlarını atarken mevcut görev bilinciyle hareket ettiğinin altını çizen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı, siyasi konjonktürdeki dengelerin oturmasını beklediğini ifade etti. Sorumluluk bilinci dolayısıyla fevri veya erken açıklamalardan kaçındığını belirten Tugay, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı: "Bazı şeylerin oturmasını bekliyorum çünkü şu an itibarıyla yerel bir yöneticiyim. Milletvekili olsam belki daha farklı konuşabilirim ama benim bir kente dair sorumluluğum var. O yüzden de bu süreci sakince bekliyorum." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Mithat Bülent Özmen AK Parti'ye katılma iddialarına yanıt verdi Haber

Mithat Bülent Özmen AK Parti'ye katılma iddialarına yanıt verdi

Eyüpsultan Belediye Başkanı Mithat Bülent Özmen, son dönemde ortaya atılan AK Parti'ye geçeceği yönündeki iddialara ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Bugüne kadar kamu görevlisi olmanın getirdiği hassasiyetle iddialara sessiz kaldığını belirten Özmen, spekülasyonların artması üzerine açıklama yapma gereği duyduğunu ifade etti. "Mazbatayı aldığım gün parti rozetini çıkardım" Meslek hayatı boyunca kamu ve özel sektörde üstlendiği görevlerde devlet terbiyesiyle hareket ettiğini vurgulayan Özmen, Eyüpsultan Belediye Başkanlığı'ndaki temel amacının makam değil kamu hizmeti olduğunu kaydetti. Mazbatasını aldığı gün parti rozetini çıkardığını hatırlatan Özmen, şu ifadeleri kullandı: "Hangi siyasi görüşten olursa olsun tüm Eyüpsultanlılara eşit hizmet etme sorumluluğu olarak görüyorum." "Güvenin tamamına karşı sorumluluk hissediyorum" Görev süresi boyunca adalet ve hakkaniyet anlayışıyla çalışmaya özen gösterdiğini belirten Özmen, seçmen desteğine dikkat çekerek şunları kaydetti: "Bana oy verenlerin bir kısmı Cumhuriyet Halk Partisi'nin adayı olduğum için destek verdi; bir kısmı ise siyasi görüşü ne olursa olsun şahsıma ve ortaya koyduğumuz anlayışa güven duyduğu için tercih yaptı. Ben bu güvenin tamamına karşı kendimi sorumlu hissediyorum." "Bütün mesaimi Eyüpsultan'a hizmet etmeye ayıracağım" Hakkındaki iddialara son noktayı koyan Mithat Bülent Özmen, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Görevime Cumhuriyet Halk Partisi’nin adayı olarak seçilmiş bir belediye başkanı olarak aynı sorumluluk duygusuyla devam edeceğim. Bundan sonra da bütün mesaimi Eyüpsultan'a hizmet etmeye ayıracak; enerjimi hemşehrilerimizin ihtiyaçlarına, ilçemizin geleceğine ve çocuklarımızın yarınlarına harcamayı sürdüreceğim. Kamuoyuna saygıyla duyururum." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Devlet Bahçeli'den aile yapısı ve nüfus uyarısı: "Beka meselesidir" Haber

Devlet Bahçeli'den aile yapısı ve nüfus uyarısı: "Beka meselesidir"

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, aile kurumunun toplumun ve milletin varlığını sürdürebilmesindeki temel unsurlardan biri olduğunu ifade ederek, aile yapısının yapısal olarak zayıflamasının ve sorumlulukların yük olarak görülmesinin ciddi bir tehdit teşkil ettiğini dile getirdi. Televizyon programları ve sosyal medya ağlarının yanı sıra özgür yaşam adı altında keyfiliğin özendirilmesinin aile yapısını olumsuz etkilediğini savunan Bahçeli, acil önlemler alınması çağrısında bulundu. "Televizyon programları ve sosyal medya Aile yapısını etkiliyor" Türkiye'de ve dünyada aile yapısını etkileyen yeni dinamiklerin ortaya çıktığını belirten Bahçeli, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: "Televizyon programları, bilgisayar ve internet ağları üzerindeki sosyal medya platformları, LGBTQ+ gibi etkenler Türk aile yapısını olumsuz yönde etkilemektedir." Gençlerin geleceğinin korunması gerektiğini vurgulayan MHP Lideri, kayıp bir neslin ortaya çıkmasının önüne geçilmesi için gerekli adımların atılmasını istedi. Önceliğin aile yapısının korunması olduğunu belirten Bahçeli, Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda millî kimlik ve kültür bilincine sahip gençlerin yetiştirilmesi gerektiğinin altını çizdi. "Kadim gelenekleri geleceğe taşımak önemli sorumluluktur" Bahçeli, değerlerin uzun dönemli kültürel yönelimlerin yanı sıra inançları, bilgiyi, duyguları ve tavırları da biçimlendirdiğini ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü: "Kadim geleneklerin özüne bağlı kalarak onları uygun bir biçimde yeniden inşa etmek ve geleceğe taşımak insanımız adına bize önemli sorumluluklar yüklüyor. Çünkü değerler uzun dönemli kültürel yönelimleri olduğu kadar inançları, bilgiyi, duyguları, algılamaları, tavır ve tutumları da içermektedir. Bunlar hayatımızın anlam evreni, tercihlerimizi ve eylemlerimizi belirleyecek kılavuzlardır. Bu bağlamda eğitim, irade sahibi insanın iradesini hakikate yöneltme işidir. Temel hedef ise sorumluluk sahibi insanın bir değer dünyası içinde yetiştirilmesi ve bunun planlanmasıdır." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Fatih Portakal Ahbap soruşturması için verdiği ifadede neler söyledi? Haber

Fatih Portakal Ahbap soruşturması için verdiği ifadede neler söyledi?

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturma kapsamında ifadesine başvurulan gazeteci ve sunucu Fatih Portakal, deprem döneminde Ahbap Derneği'ne yardım yapılması yönünde yayınlar gerçekleştirdiğini kabul etti. Haluk Levent hakkında geçmişten gelen karşılıksız çek duyumlarını bildiğini ancak bunları araştırmadığını anlatan Portakal, bağışların nasıl kullanıldığını denetleme ihtiyacı duymadığını belirterek özeleştiri yaptı. "Paraların nereye harcandığını bilmiyordum" Soruşturma dosyasında yer alan bilgilere göre Portakal, Ahbap Derneği lehine yayınlar yaparken toplanan paraların nerelere harcandığı konusunda somut bir bilgiye sahip olmadığını ve bunu o günkü şartlarda denetleme gereği duymadığını ifade etti. Yapı olarak insanları sorgulamaya yönelten bir gazeteci olmasına rağmen bu süreçte aynı sorgulayıcı tutumu göstermediğini kaydeden Portakal, şu açıklamalarda bulundu: "Bu şekilde bu derneğin lehine beyanda bulunurken toplanan paraların devamında nerelere harcandığı konusunda somut olarak bir bilgiye sahip değildim ve bunu o günkü şartlarda denetleme gereğini de duymadım. Bu konuda kendime de kızgınım. Zira yapı olarak insanları sorgulamaya yönelten bir insanım." "Sorumluluk duygusu hissediyorum" Deprem döneminde Ahbap Derneği'ne duyduğu güven nedeniyle yaptığı yayınlardan bugün pişmanlık duyduğunu dile getiren Portakal, toplanan yardım miktarının büyüklüğü dikkate alındığında Haluk Levent'ten hesap vermesini isteyebileceğini ancak bunu yapmadığını kabul etti. Soruşturma konusu para hareketlerini öğrendikten sonra sorumluluk hissettiğini vurgulayan Portakal, şu ifadeleri kullandı: "Toplanan yardımların soruşturmaya konu edildiği hâliyle nerelerde kullanıldığını görünce bu konuda açık söylemek gerekirse sorumluluk duygusu hissediyorum. Bu derneğe yapılacak olan bağışlarla ilgili bu derece güven duyduğum için geldiğimiz aşamada pişmanım. Bu nedenle özür dilemek gerekirse de bu konuda özür dilemeye hazırım." Haluk Levent ve Oğuzhan Uğur'la ticari ya da kişisel bir yakınlığı bulunmadığını, bu kişilerden herhangi bir menfaat elde etmediğini belirten Portakal, yayınlarında derneği öne çıkarmasına rağmen kendisinin derneğe herhangi bir bağışta bulunmadığını, yardımlarını doğrudan ihtiyaç sahiplerine ulaştırdığını sözlerine ekledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

“Yeşil Yol”, geçmişten bugüne uzanan bir adalet hikâyesi! Haber

“Yeşil Yol”, geçmişten bugüne uzanan bir adalet hikâyesi!

Yeşil Yol (The Green Mile), 1935 yılında Louisiana’daki Cold Mountain Hapishanesi’nin idam koğuşunda geçiyor. Koğuşun sorumlusu Paul Edgecomb, mahkûmların infaz odasına giderken yürüdüğü yeşil renkli koridor nedeniyle “Yeşil Yol” olarak anılan bölümde görev yapıyor. Hikâye, iki küçük kızın öldürülmesi suçundan idama mahkûm edilen John Coffey’nin koğuşa getirilmesiyle başlıyor. Fiziksel görünümüyle ilk anda dikkat çeken Coffey, kısa süre içinde sakin tavrı ve hassas kişiliğiyle gardiyanların ilgisini çekiyor. Paul Edgecomb ve çalışma arkadaşları, Coffey’nin alışılmışın dışında özelliklere sahip olduğunu fark ediyor. Film, Coffey’nin geçmişine ilişkin soruların ortaya çıkmasıyla birlikte hapishanedeki karakterlerin kararlarına odaklanıyor. Hikâye boyunca mahkûmlar, gardiyanlar ve yöneticiler arasındaki ilişkiler üzerinden insan davranışları ve vicdani tercihler işleniyor. Yeşil Yol, adalet ve önyargı kavramlarını merkeze alıyor Film, idam cezası uygulamasını arka planına alırken adalet sisteminin işleyişine dair soruları da gündeme getiriyor. Bir kişinin suçlu kabul edilmesiyle gerçeğin ortaya çıkması arasındaki fark, hikâyenin temel unsurlarından biri olarak öne çıkıyor. John Coffey’nin yaşadıkları, dış görünüş, toplumsal konum ve önyargıların insanlar hakkında verilen kararları nasıl etkileyebildiğini gösteriyor. Film, karakterlerin olaylara yaklaşımı üzerinden adaletin yalnızca kurallar ve kararlarla değil, insan davranışlarıyla da ilişkili olduğunu anlatıyor. Paul Edgecomb’un Coffey’ye yaklaşımı ise görev sorumluluğu ile kişisel vicdan arasındaki dengeyi yansıtıyor. Bu yönüyle Yeşil Yol, bir hapishane hikâyesinin ötesine geçerek merhamet, empati ve sorumluluk üzerine kurulu bir anlatı sunuyor. Yeşil Yol neden bugün de önemini koruyor? Yeşil Yol, gösterime girmesinin üzerinden yıllar geçmesine rağmen adalet, insan hakları ve idam cezası tartışmalarıyla ilişkilendirilen filmler arasında yer alıyor. Film, yanlış ya da eksik kararların geri döndürülemez sonuçlar doğurabileceğini hatırlatıyor. Yapım, yargı süreçlerinde tanıklıkların, toplumsal önyargıların ve dönemin koşullarının etkisini hikâyesinin bir parçası hâline getiriyor. Bu nedenle film, adaletin yalnızca hukuki bir süreç değil, aynı zamanda insan hayatını doğrudan etkileyen bir mesele olduğunu vurguluyor. Filmde öne çıkan merhamet ve empati temaları da günümüzde karşılık buluyor. Karakterlerin zor koşullarda aldıkları kararlar, izleyiciye insan ilişkileri ve sorumluluk duygusu üzerine düşünme alanı açıyor. Yeşil Yol, Stephen King’in 1996 yılında yayımlanan aynı adlı romanından sinemaya uyarlandı. King, kitabı ilk olarak altı ayrı kısa kitapçık hâlinde yayımladı; eser daha sonra tek ciltte bir araya getirildi. Yönetmen Frank Darabont kimdir? Frank Darabont, 1959 yılında Fransa’da doğdu. Çocuk yaşta ailesiyle birlikte ABD’ye taşınan Darabont, sinema kariyerine senarist olarak başladı. Özellikle Stephen King eserlerinden yaptığı uyarlamalarla tanındı. Darabont, Yeşil Yoldan önce 1994 yapımı Esaretin Bedeli (The Shawshank Redemption) filmini yönetti. Yine Stephen King’in eserinden uyarlanan film, zaman içinde sinema tarihinin öne çıkan yapımları arasında yer aldı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Dava, yalnızca bir roman değil, otorite ve adalet üzerine zamansız bir sorgulama Haber

Dava, yalnızca bir roman değil, otorite ve adalet üzerine zamansız bir sorgulama

Franz Kafka'nın ölümünden sonra 1925 yılında yayımlanan Dava, dünya edebiyatının en önemli klasiklerinden biri olarak kabul ediliyor. Roman, banka memuru Josef K.'nın bir sabah nedenini bilmediği bir suçlamayla karşı karşıya kalmasıyla başlıyor. Suçunun ne olduğunu öğrenemeyen Josef K., giderek karmaşıklaşan bir yargı sürecinin içinde kendisini savunmaya çalışırken, okur da onunla birlikte belirsizlik ve sorgulama dolu bir yolculuğa çıkıyor. Romanın merkezinde yalnızca bir dava değil, insanın anlam arayışı ve sistem karşısındaki konumu yer alıyor.Kafka, kurduğu atmosferle okura kesin cevaplar vermek yerine düşünme alanı bırakıyor. Bu nedenle Dava, her dönemde farklı bakış açılarıyla yeniden yorumlanan eserler arasında gösteriliyor. Eser, adalet, bürokrasi ve sorumluluk kavramlarını sade ama etkileyici bir anlatımla ele alıyor. Josef K.'nın yaşadığı belirsizlik, yalnızca hukuk sistemiyle ilgili bir hikâye olarak değil, hayatın farklı alanlarında karşılaşılan karmaşık süreçlerin de sembolü olarak değerlendiriliyor. Romanın yıllardır ilgi görmesinin en önemli nedenlerinden biri de bu çok katmanlı yapısı. Aradan geçen yaklaşık yüz yıla rağmen Dava, günümüz dünyasında da okurlarına farklı pencereler açmayı sürdürüyor. Dijitalleşmenin arttığı, kurumlarla birey arasındaki ilişkilerin daha karmaşık hâle geldiği bir dönemde eser; şeffaflık, iletişim ve adalet duygusunun önemini yeniden hatırlatıyor. Bu yönüyle yalnızca edebiyat meraklılarının değil, hukuk, siyaset bilimi ve sosyoloji alanına ilgi duyan okurların da başvurduğu temel eserlerden biri olmayı sürdürüyor. Kafka'nın en büyük başarısı ise mesajlarını doğrudan vermek yerine okuru düşünmeye yöneltmesi. Kimin haklı ya da haksız olduğundan çok, bireyin karşılaştığı belirsizliklerin insan psikolojisi üzerindeki etkisini anlatan roman, her okunuşta farklı anlamlar kazanıyor. Franz Kafka kimdir? Franz Kafka, 1883 yılında Prag'da doğdu. Hukuk eğitimi aldıktan sonra uzun yıllar sigorta alanında görev yaptı. Yaşamı boyunca az sayıda eseri yayımlanan Kafka, 1924 yılında hayatını kaybetti. Ölümünün ardından yakın dostu Max Brod'un yayımladığı Dava, Şato ve Amerika gibi eserleriyle dünya edebiyatının en etkili yazarları arasında yer aldı. Yabancılaşma, bürokrasi, insan psikolojisi ve bireyin yaşam karşısındaki yalnızlığını işleyen Kafka'nın eserleri, bugün de dünyanın birçok ülkesinde okunmaya ve akademik çalışmalara konu olmaya devam ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Cumhurbaşkanı Erdoğan : "Efendilik taslamaya değil, millete hizmet etmeye geldik" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan : "Efendilik taslamaya değil, millete hizmet etmeye geldik"

Konuşmasında teşkilat mensuplarına "etkileşim avcılığı" uyarısında bulunan Erdoğan, siyasetin merkezine "insan onurunu" ve "hizmetkârlık" anlayışını koyduklarını belirtti. "Dünyanın en büyük siyasi hareketlerinden biriyiz" AK Parti'nin 11 milyon 500 bini aşkın üyesiyle sadece Türkiye'nin değil, dünyanın en yaygın ve büyük siyasi hareketlerinden biri olduğunu hatırlatan Erdoğan, "Bizim tasavvurumuzda üyelik sadece bir kayıt işleminden ibaret değildir. Bizde üye demek, millete hizmet mücadelesine nefer yazılmak demektir" ifadelerini kullandı. 2026 yılını "Mahalle Çalışmaları Yılı" olarak ilan ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı, teşkilatın her kademesinden mahalle bazlı çalışmalara hız vermelerini istedi. "Etkileşim avcılığı bir hastalıktır" Sosyal medyanın siyasiler üzerindeki etkisine dikkat çeken Erdoğan, "etkileşim avcılığı" adı verilen yeni nesil siyasi hastalığa karşı teşkilat üyelerini uyardı: "Sosyal medyanın da tesiriyle etkileşim avcılığı denilen bir hastalığın hem toplumda hem kamuda hem de yerel yönetimlerde yayıldığını görüyoruz. Gündem olma ve gündemde kalma kaygısı bir müddet sonra büyük bir kapana dönüşmektedir. Kendi arkadaşlarımızın bir kısmının da bilerek veya bilmeden bu ters akıntıya kapıldıklarına şahit oluyoruz. İcraat peşinde değil şov peşinde koşan bir yaklaşım bizim tasvip etmemiz asla mümkün değildir." "Biz efendilik yapmaya değil, hizmet etmeye geldik" Siyasetin millete tepeden bakma alanı olmadığını vurgulayan Erdoğan, partililere şu prensibi hatırlattı: "Görevi, unvanı, makamı ne olursa olsun hiçbir arkadaşım şunu unutmasın: Biz efendilik taslamaya değil, millete hizmet etmeye, hizmetkârlık yapmaya geldik. Millete hizmet yerleri gösteri alanı değil, sorumluluk makamlarıdır." Konuşmasında geçmişteki 28 Şubat süreci ve benzeri dayatmalara da değinen Cumhurbaşkanı, Türkiye'de artık hiçbir vatandaşın inancı veya kılık kıyafeti nedeniyle dışlanmasına izin vermeyeceklerinin altını çizdi: "Eskiden olduğu gibi bir avuç müstekbirin topluma parmak sallayarak azarladığı, Anadolu insanını tahkir ettiği günler artık geride kalmıştır. Bu görevlerde olduğumuz müddetçe o karanlık dönemler inşallah bir daha asla geri dönmeyecektir." 3 belediye başkanı AK Parti'ye katıldı Toplantının sonunda, AK Parti ailesi genişlemeye devam etti. Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı, Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan ve Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan, düzenlenen törenle AK Parti'ye katıldı. Yeni katılan belediye başkanlarına rozetlerini bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan taktı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.