SON DAKİKA

#Sorumluluk

HABER DEĞER - Sorumluluk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sorumluluk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Imposter Sendromu: Başarının içinde kendini misafir hissetmek Haber

Imposter Sendromu: Başarının içinde kendini misafir hissetmek

Bu sendrom, kişinin elde ettiği başarılara rağmen kendini o başarının gerçek sahibi gibi hissedememesiyle tanımlanıyor. Dışarıdan bakıldığında her şey yerli yerinde görünür: sorumluluklar artmıştır, takdir geliyordur, yol açılmıştır. İçerideyse sessiz ama inatçı bir ses dolaşır: “Aslında sandıkları kadar iyi değilim.” Bu ses bağırmaz. Tam tersine, ara ara kendini hatırlatır ve kişiyi sürekli tetikte tutar. Bir gün “gerçeğin” ortaya çıkacağı endişesiyle… Çalışkanlığın ardına gizlenen şüphe Imposter Sendromu çoğu zaman çok çalışkan bir maskeyle dolaşır. Bu kişiler kendilerine gerçekçi olmayan hedefler koyar, hatalara karşı aşırı hassastır. Başarı nadiren tatmin edicidir. Bir işi tamamladıklarında emeklerini görmek yerine kusurlarına odaklanırlar. Aldıkları övgüyü hızla geçiştirir, başarıyı şansla ya da “doğru zamanda doğru yerde olmakla” açıklarlar. Böylece başarı içselleşmeden geçip gider; geriye yalnızca “bir dahaki sefere daha iyisini yapmalıyım” baskısı kalır. Bu hâlin tek bir nedeni yok. Çocuklukta hataya alan tanınmayan ortamlar, sevgi ve takdirin performansa bağlandığı deneyimler, “hep daha fazlasını yapmalıyım” inancı… Hepsi bu sendromu besleyebilir. Yeni bir rol, artan görünürlük ya da daha büyük bir sorumluluk geldiğinde zihin eski reflekslerine hızla döner. Başarı, kimliğin bir parçası olamaz; geçici bir tesadüf gibi algılanır. Üretkenlik artar, bedel ağırlaşır Kısa vadede bu durum üretkenliği artırabilir. Daha çok çalışır, daha az dururuz. Ancak bedeli ağırdır. Kendimizi yeterince iyi hissetmediğimiz için bazı fırsatları erteler, emeğimizi küçümseriz. Dışarıdan “başarılı” görünürken içeride hep eksik ve hazırlıksız hissederiz. Bu his yalnızca zihinde kalmaz; bedende de taşınır. Sürekli tetikte olma hâli, kaslara, nefese ve sinir sistemine yük bindirir. Bugünkü güvensizliğin çoğu zaman geçmişten tanıdık bir duygunun yankısı olduğunu fark etmek, kişiyle kendisi arasında daha dürüst ve şefkatli bir ilişki kurmanın kapısını aralar. Yük hafiflediğinde yürüyüş değişir Uzun yürüyüşlerde öğrenilen basit bir gerçek vardır: Yanımıza aldığımız her fazla eşya, yol uzadıkça yüke dönüşür. Başta fark edilmeyen ağırlıklar saatler sonra adımı yavaşlatır, nefesi daraltır. Bazı şeyleri geride bıraktığımızda yürüyüş hafifler. Bu bir vazgeçiş değil, yolun gerektirdiği bir ayarlamadır. Hayata buradan bakınca şu soru belirir: Sürekli taşıdığımız sorumlulukların, kendimizi kanıtlama ihtiyacının ve her şeye yetişme hâlinin ne kadarı gerçekten bize ait? Kendine söylenen en şefkatli cümle Imposter Sendromu çoğu zaman yetersizlikten değil; fazlasıyla ve çoğu zaman beklentisiz şekilde sorumluluk almaktan doğar. Uzun süre taşındığında insanı yorar, kendine yabancılaştırır. Belki de kendimize söylememiz gereken en şefkatli cümle şudur: “Buradayım, çünkü bunu hak edecek kadar emek verdim.” Mesele bir sabah uyanıp “artık yeterliyim” demek değildir. Her şüphe geldiğinde bu cümleyi içselleştirene kadar kendimize tekrar edebilmektir. Peki ya siz… Okurken içinizde tanıdık bir his uyandı mı? Haber: Azra Yılmaz haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Anne Minguzzi’den Bakan Tunç’a “Hakkımı helal etmiyorum” çıkışı Haber

Anne Minguzzi’den Bakan Tunç’a “Hakkımı helal etmiyorum” çıkışı

İstanbul’un Kadıköy ilçesinde, kaykay malzemesi almak için gittiği Salı Pazarı yakınında uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden Mattia Ahmet Minguzzi’nin ölümünün üzerinden bir yıl geçti. Minguzzi için saldırının gerçekleştiği noktaya yakın parkta düzenlenen anma töreninde yurttaşlar “Ahmet için adalet” sloganları attı. Anmada adalet talebi yükseldi Törene Minguzzi’nin anne ve babası Yasemin ve Andre Minguzzi’nin yanı sıra çok sayıda yurttaş ve siyasi isim katıldı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek İmamoğlu, CHP Parti Meclisi üyesi Baran Seyhan ve Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ aileye destek veren isimler arasında yer aldı. Anne Minguzzi: “Hakkımı helal etmiyorum” Kalabalığa hitap eden anne Yasemin Minguzzi, bir yıldır adalet taleplerinin karşılanmadığını vurgulayarak, “Katile çocuk diyen, her kim diyorsa hakkımı helal etmiyorum. Bir yıl geçti, yasa çıkmadı; hakkımı helal etmiyorum” dedi. Mevcut yasal düzenlemelerin çocukları korumadığını söyleyen Minguzzi, adalet mücadelesini sürdürmekte kararlı olduklarını ifade etti. Bakan Tunç’a doğrudan çağrı Yasemin Minguzzi konuşmasının devamında Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’a seslenerek, “Yılmaz Tunç, duy sesimi. Hiçbir şeyden korkmuyorum. Durmayacağım” sözleriyle tepkisini dile getirdi. Baba Minguzzi: “Öfkeyle değil, sorumlulukla buradayım” Anne Minguzzi’nin ardından söz alan baba Andre Minguzzi, konuşmasına “Bir baba olarak buradayım; öfkeyle değil, sorumlulukla” diyerek başladı. Oğlunun öldürüldüğü yerin bir yaşam alanı olması gerektiğini vurgulayan Minguzzi, “Mattia bir sembol değildi; o bir çocuktu. Çocukları koruması gereken bir dünya, onu koruyamadı” ifadelerini kullandı. Anıt hafıza ve sorumluluk için dikildi Tören kapsamında, Mattia Ahmet Minguzzi için hazırlanan ve üzerinde kaykay ile güvercin figürleri bulunan anıt parkta yerini aldı. Baba Minguzzi, anıtın acıyı değil, toplumsal hafızayı ve sorumluluğu temsil ettiğini belirterek, “Öldürülen her çocuk, bütün toplum için bir kayıptır” dedi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bahçeli: Gerçek hasta adam ABD’dir, 50 parçaya bölünecektir Haber

Bahçeli: Gerçek hasta adam ABD’dir, 50 parçaya bölünecektir

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 2026 yılının ilk TBMM Grup Toplantısı’nda iç ve dış politikaya ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. ABD Başkanı Donald Trump’ın sözlerini hedef alan Bahçeli, küresel siyasetin “hukuksuzluk ve zorbalık” ekseninde ilerlediğini savundu. “Hukuka uymayan devletin çeteden farkı kalmaz” ABD Başkanı Trump’ın “Hukuka ihtiyacım yok” yönündeki ifadelerine sert tepki gösteren Bahçeli, hukukun devletin varlık temeli olduğunu vurguladı. Bahçeli, hukuku hiçe sayan bir devletin organize suç yapılarından farkı kalmayacağını belirterek, bu anlayışın dünyayı kaosa sürüklediğini söyledi. “Gerçek hasta adam artık ABD’dir” Osmanlı İmparatorluğu için 19. yüzyılda kullanılan “hasta adam” tanımını ABD’ye uyarlayan Bahçeli, Amerika’nın içeriden çürüdüğünü savundu. Bahçeli, ABD’nin “kristal vazo gibi 50 parçaya ayrılacağı günlerin uzak olmadığını” öne sürdü. NATO ve Grönland çıkışı: “Ahlaki bağlayıcılığı kalmadı” Trump’ın Grönland’a yönelik açıklamalarını da değerlendiren Bahçeli, bir NATO üyesinin toprağına başka bir müttefikin göz dikmesinin ittifakın meşruiyetini sorgulatır hale getirdiğini söyledi. Bahçeli, NATO’nun ahlaki ve hukuki bağlayıcılığının ciddi biçimde zedelendiğini ifade etti. İran vurgusu: “Gezi Parkı süreciyle benzerlikler var” İran’da 16 gündür süren protestolara da değinen Bahçeli, yaşananların yalnızca ekonomik nedenlerle açıklanamayacağını savundu. Olayların Gezi Parkı süreciyle benzerlikler taşıdığını dile getiren Bahçeli, İran’ın istikrarsızlığının Türkiye için hayati bir mesele olduğunu söyledi. Emekliler için çağrı: “Gövdemizi taşın altına koymalıyız” Ekonomik başlıklara da değinen Bahçeli, yaklaşık 5 milyon emeklinin geçim sıkıntısına dikkat çekti. Emeklilerin insanca yaşayabileceği bir gelir düzeyine kavuşturulması gerektiğini belirten Bahçeli, hükümete “el değil gövdeyle taşın altına koyma” çağrısı yaptı. “Milli birlik kırmızı çizgimizdir” Bahçeli, konuşmasını milli birlik ve beraberlik vurgusuyla tamamladı. Türkiye’nin bölünmesine yönelik her girişimin karşısında duracaklarını belirten Bahçeli, bunun Türk tarihine ve ortak geleceğe karşı bir sorumluluk olduğunu söyledi.

Uzlaşı toplantısında “maarif” vurgusu: Tekin’den ‘irfan’ mesajı, siyasetten ortak çağrı Haber

Uzlaşı toplantısında “maarif” vurgusu: Tekin’den ‘irfan’ mesajı, siyasetten ortak çağrı

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Türkiye Uzlaşı ve Toplumsal Kalkınma Vakfı’nın Ankara’da Başkent Öğretmenevi’nde düzenlediği “Anadolu İrfanı Değerlerinin Toplumsal Uzlaşı Kültürüne Katkıları” başlıklı toplantıda konuştu. Tekin, eğitim politikalarının merkezine “aklıselim, kalbiselim ve zevkiselim” yaklaşımını koyduklarını belirterek, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ni toplumsal uzlaşının omurgası olarak kurguladıklarını ifade etti. Bakan Tekin: “Bu toprakların mirası edep, nezaket ve müzakere kültürüdür” Tekin, farklı kimliklerden insanların aynı sofrada bir araya gelebilmesinin kolay olmadığını söyleyerek, bunun ancak bu toprakların taşıdığı “kadim miras” sayesinde mümkün olabileceğini vurguladı. Bakan Tekin’e göre toplumsal uzlaşıyı besleyen iklim; edep, nezaket, muaşeret ve müzakere geleneğiyle şekilleniyor. Tekin, Türkiye’nin darbeler, vesayet dönemleri, terör ve ekonomik-siyasi buhranlardan geçtiğini hatırlatarak, buna rağmen toplumsal tepkinin çoğu zaman “tarihi sükûnetin izlerini” taşıdığını söyledi. “Devlet-yurttaş mesafesi daraldı” mesajı Konuşmasında son yıllarda devlet-toplum bağının güçlendiğini savunan Tekin, başörtüsü yasağının kaldırılmasından eğitim ve kamuda inanç özgürlüğünü genişleten düzenlemelere, farklı dil ve lehçelerdeki imkanlara kadar birçok adımın bu mesafeyi azalttığını belirtti. Alevi-Bektaşi yurttaşların taleplerine yönelik adımlara da değinen Tekin, “ortak hafızanın” her düzenlemeyle yeni bir seviyeye taşındığını söyledi. “Küresel dil hoyratlaşıyor, eğitim daha kritik hale geliyor” Bakan Tekin, dünyada siyasetin itidal yerine öfke ve provokasyon üzerinden kurulduğunu, sosyal medya dilinin tahammülü azalttığını dile getirdi. Bu atmosferde eğitim sisteminin yalnızca bilgi değil, aynı zamanda adalet, merhamet ve sorumluluk kazandırması gerektiğini vurguladı. Tekin, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin hedefinin “erdem-değer-eylem” çizgisinde, sorumluluğu önceleyen bir öğrenci profili olduğunu belirterek, modelin kapsayıcı ve çoğulcu bir yaklaşım taşıdığını söyledi. Programa, eski milletvekili ve Hisar Derneği (Hukuk, İktisat ve Siyaset Araştırmaları Derneği) kurucusu Ayhan Bilgen, MHP Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Yıldırım ile CHP Ankara Milletvekili Deniz Demir de katıldı. Toplantıda MHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım ve CHP Ankara Milletvekili Demir konuşma yaptı. MHP’li Yaşar Yıldırım: “Çok kutuplu dünyada Türkiye masada kutup başı olmalı” Toplantıda kürsüye çıkan MHP Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Yıldırım, dünyada tek kutuplu düzenden çok kutupluluğa geçildiğini savunarak, Türkiye’nin bu denklemde “kutup başı” olma zorunluluğu bulunduğunu söyledi. Yıldırım, Türk Devletleri Teşkilatı’nın önemine dikkat çekerek, bu yapının farklı alanlarda birlikleri genişletecek bir çatıya dönüşmesi gerektiğini ifade etti. Konuşmasında Karabağ savaşlarına da atıf yapan Yıldırım, ikinci Karabağ sürecinde Türkiye’nin Azerbaycan’ın yanında durmasının bölgedeki dengeleri etkilediğini söyledi. Yıldırım ayrıca Ortadoğu’daki savaşlara ilişkin değerlendirmelerde bulunarak İsrail-Filistin meselesine dair sert eleştiriler dile getirdi. CHP’li Deniz Demir: “Uzlaşı yalnızca siyasi değil, ahlaki bir sorumluluktur” CHP Ankara Milletvekili Deniz Demir ise konuşmasında, Anadolu irfanının “ben değil biz diyebilmek” anlamına geldiğini ifade ederek, kutuplaşmanın arttığı bir dönemde toplumsal uzlaşıya daha fazla ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Demir, “Farklı düşünebiliriz ama aynı toplumun eşit yurttaşlarıyız. Eleştirebiliriz ama birbirimizi düşmanlaştırmadan konuşabiliriz” diyerek uzlaşının ortak ve evrensel bir değer olduğuna dikkat çekti.

Hande Fırat’tan medya özeleştirisi: Hepimiz çizgiyi aştık Haber

Hande Fırat’tan medya özeleştirisi: Hepimiz çizgiyi aştık

Hande Fırat, köşe yazısında siyasetçilerin tartışma programlarına çıkmaması ya da çağrılmaması nedeniyle gazetecilerin onların yerine konuştuğunu belirterek, bu durumun hem gazeteciliğe hem de siyasete zarar verdiğini vurguladı. “Gazeteciler vekâleten siyaset yapıyor” Fırat, Türkiye’de televizyon ekranlarında gazetecilerin yorumcu olmanın ötesine geçerek siyasi aktör gibi konuştuğunu ifade etti. “İster muhalefet ister iktidar kanadına yakın medya kuruluşu olsun, ne yazık ki hepimiz çizgiyi aştık” diyen Fırat, ABD ve Avrupa örneklerinde gazetecilerin yorum yaparken mesafeyi koruduğunu, Türkiye’de ise bu sınırın neredeyse silindiğini yazdı. Cumhurbaşkanlığı uçağı eleştirisi Yazıda, Cumhurbaşkanlığı uçağını izleyen gazetecilere de ayrı bir parantez açıldı. Fırat, bu görevin prestijden çok sorumluluk taşıdığını belirterek, son dönemde uçağa binen bazı gazetecilerin muhabirlik geçmişi, uluslararası zirve deneyimi ve dış politika bilgisinin yeterince gözetilmediğini dile getirdi. “İşin gerçek sahipleri ekrana çıksın” çağrısı Fırat, tartışma programlarında gazeteciler yerine doğrudan siyasetçilerin yer alması gerektiğini savundu. Gazetecilerin bir partinin ya da görüşün temsilcisi gibi etiketlenmemesi gerektiğini vurgulayan Fırat, mesleğin temel görevinin “doğruya doğru, yanlışa yanlış demek” olduğunu hatırlattı.

Yılın kelimesini halk seçecek: TDK 2025 adaylarını açıkladı Haber

Yılın kelimesini halk seçecek: TDK 2025 adaylarını açıkladı

Türk Dil Kurumu, dilin toplumsal dönüşümlerle kurduğu bağı görünür kılmak amacıyla yürüttüğü “Yılın Kelimesi/Kavramı” çalışmasında 2025 adaylarını açıkladı. Oylama, TDK’nin resmî internet sitesi üzerinden halkın katılımına açıldı. TDK ve Ankara Üniversitesi ortaklığı 2025 Yılının Kelimesi/Kavramı süreci, TDK ile Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi İletişim Araştırmaları ve Uygulama Merkezi (İLAUM) iş birliğiyle yürütüldü. Değerlendirme Kurulu, yurttaşlardan gelen önerileri inceleyerek beş kavramı finale taşıdı. 2025’in kelime adayları Bu yılın adayları, dijitalleşme, ahlaki duyarlılık, çevresel sorunlar ve toplumsal dönüşüm başlıklarını yansıtıyor: Dijital vicdan: Gerçek hayatta sorumluluk almadan, sosyal medyada paylaşımlar ve beğeniler yoluyla vicdani rahatlama sağlama hâli. Vicdani körlük: Ağır zulüm ve adaletsizlikler karşısında bireylerin ve toplumların ahlaki duyarlılığını yitirerek kayıtsızlaşması. Çorak: Kısır toprak anlamının ötesinde; manevi dünyanın kuruması ve iklim kriziyle bağlantılı susuzluk gibi geniş bir anlam alanı. Eylemsiz merhamet: İyi niyete rağmen duygusal farkındalık ile somut sorumluluk alma arasındaki boşluk. Tek tipleşme: Dil, düşünce, estetik ve mekân tercihlerinde bireylerin birbirine benzemesi. Oylama takvimi Halk oylaması 22–28 Aralık 2025 tarihleri arasında yapılacak. Katılımcılar, 28 Aralık saat 17.30’a kadar TDK’nin resmî sitesinden oy kullanabilecek. Sonuçlar, oylamanın ardından kamuoyuyla paylaşılacak. TDK’den vurgu Yetkililer, seçilecek kelimenin yalnızca dilsel bir tercih değil, 2025’in toplumsal ruhunu yansıtan bir gösterge olacağını belirtiyor.

Epstein dosyasında Türkiye iddiası: Kız çocukları istismar adasına götürüldü Haber

Epstein dosyasında Türkiye iddiası: Kız çocukları istismar adasına götürüldü

ABD’de çocuklara yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı kurmakla suçlanan milyarder Jeffrey Epstein dosyasına ilişkin yeni belgelerin yayımlanması, dünya genelinde yankı uyandırdı. Açıklanan belgelerde Türkiye’ye dair iddiaların da yer aldığı öne sürülürken, konu Türkiye kamuoyunda siyasi tartışma başlattı. ABD Adalet Bakanlığı belgeleri tartışma yarattı ABD Adalet Bakanlığı tarafından Epstein dosyasının bir bölümünün kamuoyuna açılmasının ardından, belgelerde farklı ülkelerden reşit olmayan kız çocuklarının istismar ağına dahil edildiğine dair ifadeler bulunduğu ileri sürüldü. Belgelerin, Epstein’in kurduğu sistemin uluslararası boyutuna işaret ettiği iddia edildi. Turhan Çömez: “Korkunç bir insanlık suçu” İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, belgelerde Türkiye’den küçük kız çocuklarının da “istismar adasına” götürüldüğünün yazdığını savundu. Çömez, çocukların İngilizce bilmedikleri için yaşadıkları zorlukların dahi not edildiğini belirterek, “Tek kelimeyle korkunç bir insanlık suçu” ifadelerini kullandı. Paylaşılan belgeye atıf yapıldı Çömez’in aktardığına göre belgede, Epstein’in Türkiye, Çek Cumhuriyeti, Asya ülkeleri ve farklı bölgelerden çok sayıda reşit olmayan kızı taşıdığı, bu çocukların bir kısmının İngilizce bilmediği bilgisi yer aldı. İddialar, Epstein’in istismar ağının küresel ölçekte örgütlendiğine dair tartışmaları yeniden alevlendirdi. Geçmişe gönderme ve çağrı Çömez, yıllar önce küresel çocuk istismarı çetelerine ilişkin bir dosyayı dönemin İçişleri Bakanlığı’na sunduğunu ve bu sayede bazı suçluların yakalandığını da hatırlattı. Açıklamalar, Türkiye toplumunda çocukların korunmasına yönelik uluslararası işbirliği ve şeffaf soruşturma çağrılarını güçlendirdi. Toplumsal ve hukuki beklenti Sivil toplum çevreleri, iddiaların bağımsız ve kapsamlı biçimde araştırılması gerektiğini vurgularken, çocuk haklarının korunmasının evrensel bir sorumluluk olduğunun altını çiziyor. Belgelerde yer aldığı öne sürülen iddiaların doğruluğunun, hukuki süreçlerle netleştirilmesi bekleniyor.

Pekin’den Tokyo’ya uyarı: Tayvan konusunda geri adım atılmazsa karşılık veririz Haber

Pekin’den Tokyo’ya uyarı: Tayvan konusunda geri adım atılmazsa karşılık veririz

Çin Ticaret Bakanlığı uyardı Çin Ticaret Bakanlığı, Japonya’nın Tayvan konusundaki açıklamalarını “yanlış ve yanıltıcı” olarak niteledi. Bakanlık Sözcüsü He Yadong, Japonya’nın bu tutumunu sürdürmesi halinde Çin’in gerekli karşı adımları atmaktan kaçınmayacağını açıkladı. “Sorumluluk Tokyo’ya ait olur” He Yadong, Japonya’nın söz konusu açıklamaları düzeltmemesi durumunda doğacak tüm sonuçların sorumluluğunun Tokyo’ya ait olacağını söyledi. Pekin yönetimi, bu çıkışıyla sürece dair diplomatik tansiyonu açık biçimde yükseltti. İşbirliği çağrısı masada duruyor Buna karşın Pekin, kapıların tamamen kapanmadığı mesajını da verdi. Bakanlık, Japonya’dan Çin’e verilen taahhütlere uyulmasını ve iki ülke arasında “normal ekonomik işbirliği” için uygun koşulların yaratılmasını talep etti. “Çin güvenli yatırım merkezi” vurgusu Çin tarafı, ülkenin yabancı yatırımcılar için güvenli ve verimli bir pazar olmaya devam ettiğini savundu. Açıklamada özellikle Japon şirketleri başta olmak üzere çok uluslu firmaların Çin pazarına ilgisinin sürdüğü belirtildi. Tayvan krizi ticareti de etkileyebilir Pekin’in resti, yalnızca diplomatik alanda değil ticari ilişkilerde de yeni bir gerilim ihtimalini gündeme getirdi. Uzmanlar, Tayvan dosyasının iki ülke arasında ekonomik yaptırımlara uzanabilecek bir süreci tetikleme riskine dikkat çekiyor.

30 Kasım Dünya Şoförler Günü’ne özel kutlama Haber

30 Kasım Dünya Şoförler Günü’ne özel kutlama

Konya Büyükşehir Belediyesi, “30 Kasım Dünya Şoförler Günü” dolayısıyla Konya Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Dairesi’nde görevli şoförler için program düzenledi. Konya Büyükşehir Belediyesi, “30 Kasım Dünya Şoförler Günü” dolayısıyla program düzenledi. Büyükşehir Taş Bina Kültür Sanat’ta gerçekleştirilen programda Konya Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Dairesi’nde görevli şoförler bir araya geldi. “RAYLI SİSTEMLERLE BERABER GÜNDE ORTALAMA 500 BİNE YAKIN KİŞİYE HİZMET VERİYORUZ” Konya Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Dairesi Başkanı Hasan Görgülü, programda yaptığı konuşmada, şoförlerin her gün şehri bir yerden bir yere taşıdığını belirterek, “Raylı sistemlerle beraber günde ortalama 500 bine yakın kişiye hizmet veriyoruz. Aslında her biriniz direksiyona geçtiğinde Belediye Başkanımızı temsil ediyorsunuz. Allah hepinizin yar ve yardımcısı olsun, kaza bela vermesin” dedi. “HEPİNİZİN ALIN TERİ, GAYRETİ VE EMEĞİ BİZİM İÇİN ÇOK KIYMETLİ” Konya Büyükşehir Belediye Başkanvekili Mustafa Uzbaş, şoförlüğün büyük sorumluluk, yüksek dikkat ve güçlü emanet bilinci gerektiren değerli bir meslek olduğunu söyledi. Şoförlerin her gün binlerce yolcu taşıdığına dikkati çeken Uzbaş, “Vatandaşlarımızı evlerine, işlerine, okullarına güvenle ulaştırmak ve şehrin 24 saat boyunca ayakta kalmasını sağlamak ancak fedakarlık, sabır ve özveriyle mümkündür. Her gün binlerce yolcuyu güvenle taşıyan sizler, kamu hizmetlerinin doğrudan vatandaşla temas eden en güçlü yanlarından birini temsil ediyorsunuz. Hepinizin alın teri, gayreti ve emeği bizim için çok kıymetli. 30 Kasım Dünya Şoförler Günü’nüzü tebrik ediyorum” ifadelerini kullandı. Konya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Furkan Kuşdemir’in de katıldığı programın sonunda 20 yılını dolduran şoförler ile örnek şoförlere plaket takdim edildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.