SON DAKİKA

#Sosyal Medya

HABER DEĞER - Sosyal Medya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sosyal Medya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

6 katlıyı bitirmeden 8 katlı yok: Zmash Burger’e Bakanlık incelemesi Haber

6 katlıyı bitirmeden 8 katlı yok: Zmash Burger’e Bakanlık incelemesi

İstanbul Emirgan’da faaliyet gösteren Zmash Burger, klasik fast food anlayışının dışına çıkan yapısıyla kısa sürede sosyal medyanın gündemine oturdu. Referansla müşteri kabul edilmesi, sınırlı sayıda kişiye hizmet verilmesi ve bazı ürünler için “önce alt seviye hamburgeri tatmış olma” şartı, mekânı gastronomik bir kulüp havasına büründürdü. Ancak bu sıra dışı ilgi, beraberinde resmi incelemeleri de getirdi. Denetim ekipleri işletmede inceleme yaptı Sosyal medyada paylaşılan görüntülerin ardından Ticaret Bakanlığı ve belediye ekipleri işletmede denetim gerçekleştirdi. Yapılan incelemelerde satıştan kaçınma, fiyatlandırma uygulamaları ve ruhsat bilgilerine ilişkin çeşitli tespitler dosyaya yansıdı. İnceleme, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında yürütülüyor. Menü var, fiyat görünürde yok Denetimlerde, işletmede müşterilerin açıkça görebileceği bir menü ve fiyat listesine yer verilmediği belirlendi. İnceleme tutanaklarına göre menüde 32 farklı ürün bulunurken, fiyatların piyasa ortalamasının oldukça üzerinde olduğu kaydedildi. Yarım litrelik suyun 258 TL’den satılması da dikkat çeken başlıklar arasında yer aldı. Ruhsat tartışması gündeme geldi Belediye ekipleri tarafından yapılan kontrolde, hamburger satışı yapan işletmenin ruhsatında faaliyet alanının “pasta ve unlu mamuller” olarak kayıtlı olduğu tespit edildi. Bu nedenle ruhsat iptaline yönelik sürecin başlatıldığı öğrenildi. Dosyada ayrıca, 8 katlı hamburger siparişi verebilmek için daha önce 6 katlı hamburger tüketilmiş olması gerektiğine dair uygulamaya ilişkin paylaşımlar da yer aldı. İşletme sahibinden savunma: “Bu bir tercih değil, kapasite meselesi” İşletme sahibi Alp Atalık, konseptin yanlış anlaşıldığını belirterek eleştirilere yanıt verdi. Tek başına çalıştığını ve üretimden servise, temizlikten sosyal medya yönetimine kadar tüm süreci kendisinin yürüttüğünü ifade eden Atalık, sınırlı müşteri kabulünün bir seçicilik değil, tamamen kapasiteyle ilgili olduğunu söyledi. Referans kavramının da yanlış yorumlandığını belirten Atalık, uzun süredir gelmek isteyen ve sırada bekleyen misafirleri belirli bir düzen içinde ağırladığını, amacının herkese aynı kaliteyi sunmak olduğunu dile getirdi. Ürünlerin servis sıcaklığına kadar her detayın deneyimin bir parçası olarak kurgulandığını vurgulayan Atalık, “İnsanlar tadı alsın, keyif alsın istiyorum” dedi. Deneyim odaklı gastronomi tartışması büyüyor Zmash Burger’e yönelik inceleme, gastronomide “deneyim tasarımı” yaklaşımının hukuki sınırlarını yeniden gündeme taşıdı. Sosyal medyada hızla parlayan niş konseptlerin, tüketici hakları ve mevzuat karşısında ne kadar ince bir çizgide ilerlediği bu örnekle bir kez daha görünür hale geldi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Siber suçlara büyük darbe! 19 ilde 65 'siber' tutuklama Haber

Siber suçlara büyük darbe! 19 ilde 65 'siber' tutuklama

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, son 5 günde 19 ilde düzenlenen siber suç operasyonlarında 200 şüphelinin yakalandığını, 65’inin tutuklandığını açıkladı. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Siber Suçlarla Mücadele kapsamında Emniyet güçlerince son 5 gündür yürütülen operasyonların sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Bakan Yerlikaya’nın açıklamasına göre, 19 il merkezli gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonlarda toplam 200 şüpheli yakalandı. “Nitelikli Dolandırıcılık, Çevrim İçi Çocuk Müstehcenliği ve Tacizi ile Yasa Dışı Bahis” suçlarına yönelik operasyonlarda gözaltına alınan şüphelilerden 65’i tutuklanırken, 48’i hakkında adli kontrol kararı verildi. Diğer şüphelilerle ilgili adli işlemlerin ise devam ettiği bildirildi. Yapılan tespitlere göre şüphelilerin; sosyal medya platformları ve oltalama (phishing) siteleri üzerinden “görev yap, kazanç sağla” ve “ürün satışı” temalarıyla vatandaşları dolandırdıkları, mobil bankacılık ve oyun hesaplarına yetkisiz erişim sağladıkları belirlendi. Ayrıca yasa dışı bahis ve kumar oynattıkları, yasa dışı bahis sitelerinde para nakline aracılık ettikleri ve bu sitelerin reklamlarını yaptıkları ortaya çıkarıldı. Operasyonlarda, müstehcen çocuk görüntüsü bulundurma, POS tefeciliği yapma ve kişisel verilerin hukuka aykırı şekilde paylaşılması ile sorgulanmasına yönelik faaliyetlerin de yürütüldüğü tespit edildi. EGM Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ve MASAK koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüklerine bağlı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlükleri tarafından gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında; Adana, Adıyaman, Aydın, Bolu, Çanakkale, Denizli, Düzce, Gaziantep, Giresun, Gümüşhane, İstanbul, İzmir, Kayseri, Kırşehir, Kocaeli, Mardin, Sakarya, Samsun ve Van illerinde operasyonlar düzenlendi. Dijital alanda vatandaşların güvenliğini tehdit eden hiçbir yapıya müsamaha gösterilmeyeceğini vurgulayan Bakan Yerlikaya, “Siber suçlara karşı yürüttüğümüz kararlı mücadele devam edecek. Emeği geçen tüm ekiplerimizi tebrik ediyorum” dedi. https://twitter.com/AliYerlikaya/status/2016739286729838853 haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

19 yıllık sahne bugünü anlattı: "Nihilist Penguen” neden herkesin dilinde? Haber

19 yıllık sahne bugünü anlattı: "Nihilist Penguen” neden herkesin dilinde?

Antarktika’da çekilen bir belgesel sahnesi 2026’nın viral simgesine dönüştü 2007 yapımı Encounters at the End of the World belgeselinde görülen bir Adélie pengueni, kolonisi okyanusa ilerlerken aniden sürüden ayrılıp ters yöne, iç kesimlerdeki dağlara doğru yürümeye başlıyor. O kısa sekans, yıllar sonra TikTok’tan X’e, Instagram’dan YouTube’a kadar pek çok mecrada yeniden dolaşıma girerek milyonlarca yurttaşın “ben de bazen böyle hissediyorum” dediği bir metafor haline geldi. Sürü okyanusa giderken o dağlara yürüdü ve herkes aynı soruyu sordu Belgeselin bağlamında bu davranış, yön kaybı yaşayan bir canlının hayatta kalma şansını hızla yitirmesi olarak anlatılıyor; yani sahnenin “romantik” bir kaçış değil, doğada sert bir kırılma anı olduğu vurgulanıyor. Buna rağmen internetin estetik dili, o yürüyüşü “her şeyi geride bırakma” ve “içsel kopuş” hissinin simgesine çevirdi; videonun üzerine eklenen “But why?” sorusu da, penguenden çok izleyenin kendine sorduğu bir cümleye dönüştü. “Nihilist” etiketi, bir hayvana değil modern insana ayna tuttu Sosyal medya kullanıcıları bu pengueni “Nihilist Penguen” diye adlandırırken, aslında bir tür toplumsal duygu raporu yazdı: tükenmişlik, sessiz istifa, sistemden uzaklaşma, açıklaması zor bir yorgunluk. Mizahın içine gömülen bu karanlık duygulanım, tam da bu yüzden geniş bir kitlede yankı buldu; kısa bir belgesel anı, dijital çağın ortak diline dönüştü. Siyaset de trende tutundu, tartışma büyüdü Akım yalnızca popüler kültürle sınırlı kalmadı; bazı paylaşımlar siyasi bir tartışmayı da tetikledi. Haberlere göre Beyaz Saray’ın resmi hesabından, Donald Trump’ı buzullar arasında bir penguenle yürürken gösteren yapay zekâ üretimi bir görsel/video paylaşımı gündem oldu; sosyal medya ise “Grönland’da penguen olmaz” itirazıyla bu içerikleri hızla alaya aldı. Bu tür yapay zekâ içeriklerinin resmi hesaplar üzerinden yayılması, “meme” ile “yanıltıcı temsil” arasındaki çizgiye dair yeni bir tartışmayı da büyüttü. Bir belgesel karesi, dijital çağın kolektif cümlesine dönüştü Sonuçta “Nihilist Penguen”, tek bir canlıdan çok daha fazlasını temsil ediyor: kalabalığın içinde yalnızlaşmayı, konuşmadan uzaklaşmayı, “neden?” sorusunun ağırlaştığı bir dönemi. Herzog’un kadrajındaki sessiz yürüyüş, bugün Türkiye toplumunda da dahil olmak üzere pek çok yerde, “ben de bazen ters yöne yürümek istiyorum” hissinin kısa ve vurucu bir ifadesi gibi dolaşıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

ABD Türkiye Büyükelçiliği’nden dikkat çeken uyarı geldi Haber

ABD Türkiye Büyükelçiliği’nden dikkat çeken uyarı geldi

ABD Türkiye Büyükelçiliği, vize başvurusu yapacak Türkiye yurttaşlarına yönelik yeni bir hatırlatma yayımladı. Büyükelçilik, kimlik doğrulama ve ABD’ye girişe uygunluk incelemesinin sağlıklı yapılabilmesi için başvuru sahiplerinin tüm sosyal medya hesaplarını herkese açık hale getirmesi gerektiğini duyurdu. Sosyal medya incelemesi resmen zorunlu hale getiriliyor Büyükelçilik tarafından X üzerinden yapılan açıklamada, başvuru sahiplerinden sosyal medya hesaplarındaki gizlilik ayarlarını “HERKESE AÇIK” konuma getirmelerinin istendiği belirtildi. Uygulamanın, vize değerlendirme sürecini kolaylaştırmak amacıyla hayata geçirildiği ifade edildi. Uygulama belirli vize türlerini kapsıyor Açıklamaya göre söz konusu şart, 15 Aralık 2025 tarihinden itibaren F, M ve J vizeleri ile H-1B ve H-4 vize başvuruları için geçerli olacak. Diğer vize türlerinin şu aşamada bu kapsamda olmadığı bildirildi. Öğrenci ve değişim programları öne çıkıyor. F vizesi, ABD’de üniversite, kolej, lise veya dil okulu gibi akademik kurumlarda tam zamanlı eğitim alacak öğrenciler için en yaygın kullanılan öğrenci vizesi olarak biliniyor. M vizesi ise uçuş okulu veya aşçılık kursu gibi akademik olmayan, mesleki ve teknik eğitim programlarına katılacak kişiler için veriliyor. J vizesi de Work and Travel programları, araştırma görevlileri ve kısa süreli staj programlarını kapsıyor. Çalışma vizelerinde de sosyal medya şartı var H-1B vizesi, mühendislik, bilişim, finans ve tıp gibi alanlarda yüksek düzeyde uzmanlık gerektiren işlerde çalışacak profesyonellere veriliyor. H-4 vizesi ise H-1B vizesi sahiplerinin eşleri ve 21 yaşından küçük bekar çocuklarını kapsıyor. Daha geniş bir güvenlik politikasının parçası ABD yönetimi, Aralık 2024’te Britanya, Almanya ve Fransa’nın da aralarında bulunduğu 42 ülkeden gelen turistler için beş yıllık sosyal medya geçmişinin inceleneceğini açıklamıştı. Yeni uygulama, ABD’nin vize ve sınır güvenliği politikalarında dijital incelemeyi daha merkezi hale getirdiğini gösteriyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Trump’tan gerilim tırmandıran açıklama: İran’a büyük bir donanma gidiyor Haber

Trump’tan gerilim tırmandıran açıklama: İran’a büyük bir donanma gidiyor

Donald Trump, sosyal medya paylaşımları ve açık oturumlarda İran’a doğru “büyük bir donanma” ya da “armada”nın hareket ettiğini belirterek Tahran’a yönelik baskıyı artırdı. Trump, bu askeri varlığın ABD Merkezi Komutanlığı (CENTCOM)’ın Ortadoğu’da konuşlandırdığı uçak gemisi ve eşlik eden savaş gemilerini kapsadığını söyledi ve İran’ın nükleer silahsızlanma konusunda masaya oturmasını umduğunu ifade etti. Bu donanmanın, Venezuela’ya gönderilen filo gibi güçlü ve hızlı hareket etmeye hazır olduğu yorumları yapıldı. ABD donanması bölgeye konuşlandırıldı Trump, “Başında büyük uçak gemisi USS Abraham Lincoln’ün bulunduğu bu filo, İran’a doğru büyük bir güçle ilerliyor” diye yazdı ve bu askeri adımı daha önceki Venezuela operasyonuyla kıyasladı. ABD hükümeti, donanmanın “bölgesel güvenlik ve istikrarı desteklemek” amacıyla konuşlandırıldığını belirtiyor. Trump hem baskı hem diyalog mesajı verdi Trump, askeri varlığın amacının zorla bir çatışma çıkarmak değil, İran’ı müzakere masasına çekmek olduğunu da vurguladı. Tahran’a “adil ve eşit bir nükleer anlaşma” yapma çağrısı yaparken, zamanın daraldığını ifade etti. Bölge gerilimli; Türkiye dışişlerinden çağrı Bu gelişmelerin ortasında Hakan Fidan önderliğindeki Türkiye, ABD ile İran arasındaki sorunların adım adım çözülmesini, askeri seçeneklerden kaçınılmasını ve nükleer pazarlığın güçlendirilmesini önerdi. Türkiye tarafı, dış müdahalelerin bölge istikrarını daha da bozacağı uyarısında bulundu. Askeri manevralar devam ediyor ABD, Ortadoğu’daki askeri varlığını sadece deniz unsurlarıyla değil, çok günlük hava tatbikatları ve ek savunma sistemleri konuşlandırarak da güçlendiriyor. USS Abraham Lincoln uçak gemisi grubunun gelişini takiben, F-15E ve Birleşik Krallık Typhoon gibi savaş uçakları da bölgeye intikal etti. İran sert yanıt verdi İran yönetimi, herhangi bir askeri saldırıyı “tam ölçekli savaş” olarak değerlendireceğini ve sert şekilde karşılık vereceğini açıkladı. Bu yanıt, bölgedeki tansiyonun yükselmeye devam ettiğini gösteriyor. Tüm bu gelişmeler sürmekte olan jeopolitik gerilimlere işaret ediyor ve uluslararası diplomasinin sonuçlarıyla yakından izleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Aydoğan Doğan: Kobanê’de çocuklar ölürken siyaset susamaz! Haber

Aydoğan Doğan: Kobanê’de çocuklar ölürken siyaset susamaz!

İnsan hakları savunucusu ve siyasetçi Aydoğan Doğan, sosyal medya platformu X üzerinden art arda yaptığı açıklamalarda, komşu ülkede yaşanan sivil katliamlara karşı Ankara’nın izlediği politikayı eleştirdi. Doğan, “denge politikası” söylemiyle sürdürülen sessizliğin ahlaki bir çöküşe işaret ettiğini belirterek, güvenlik merkezli yaklaşımın adalet üretmediğini ifade etti. "Ankara’nın sessizliği tarafsızlık değil, suç ortaklığı" Doğan, “Türkiye bugün susarak tarafsız kalmıyor, susarak suça ortak oluyor” sözleriyle iktidarın tutumunu hedef aldı. Komşu ülkede sivillerin yaşamını yitirdiği bir tabloda seyirci kalmanın ahlaki olarak savunulamayacağını belirten Doğan, adalet üretmeyen güvenlik politikalarının yalnızca daha fazla şiddet yarattığını dile getirdi. "Kürt halkı her kriz anında yalnız bırakılıyor" “Kürtler yine yalnız, yine terk edilmiş” ifadelerini kullanan Doğan, bölgede yaşanan her pazarlık ve kriz sürecinde ilk feda edilenin Kürt halkı olduğunu savundu. Geçmişte IŞİD’e karşı verilen mücadelede yalnız bırakıldıklarını hatırlatan Doğan, bugün ise Şam’a bağlı silahlı yapıların insafına terk edildiklerini ifade etti. "Dış güçlere yaslanan politikaların bedelini halklar ödüyor" Rojava yönetiminin yıllarca ABD’ye bel bağladığını söyleyen Doğan, “Kendi halkına değil, Pentagon’a güvendi” sözleriyle eleştirisini sürdürdü. Washington’un bölgeden çekildiğini, geride ise yıkım ve kan kaldığını dile getiren Doğan, bu coğrafyada gerçek kurtuluşun dış güçlerde değil, halkların dayanışmasında olduğunu kaydetti. "Kobanê’de yaşananlar bütün bölgenin utancı" Doğan, Kobanê’de akan kanın yalnızca Kürt halkının değil, tüm bölgenin utancı olduğunu belirterek, sessiz kalanların tarihe not düştüğünü söyledi. “Susmak, zulmün yanında durmaktır” diyen Doğan, “bize ne” diyenlerin de bu sorumluluktan kaçamayacağını vurguladı. "Vicdan sesini yükseltmeli" Kürt halkının sahipsiz olmadığını ifade eden Doğan, bu ülkede hâlâ vicdan ve adalet talebinin bulunduğunu söyledi. Doğan, “Kobanê yalnız değildir, yalnız bırakılmamalıdır” sözleriyle siyaset kurumunu ve toplumu sessizliği bozarak insani ve ahlaki sorumluluk almaya çağırdı. Kobanê’de Katliam Var, Ankara Seyrediyor!Bugün Kobanê kuşatma altındadır.Bugün Rojava’da siviller hedef alınmaktadır.Bugün Kürt halkı, Şam’ın himayesindeki HTŞ artığı çetelerin insafına terk edilmiştir.Bu yaşananlar “çatışma” değildir.Bu, açık bir insanlık suçudur.Ve bu…— Aydoğan Doğan (@Aydogan0658) January 27, 2026

Atlas Çağlayan’ın ailesini tehdit eden 5 şüpheli tutuklandı Haber

Atlas Çağlayan’ın ailesini tehdit eden 5 şüpheli tutuklandı

İstanbul Güngören’de 14 Ocak’ta bıçaklanarak hayatını kaybeden Atlas Çağlayan’ın ailesine yönelik tehdit iddialarıyla ilgili yürütülen soruşturmada 5 şüpheli tutuklandı. Soruşturma kapsamında 1 kişi hakkında adli kontrol kararı uygulanırken, 1 şüphelinin de Şanlıurfa’da gözaltına alındığı bildirildi. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan açıklamada, Atlas Çağlayan’ın öldürülmesinin ardından aile bireylerine telefon mesajları yoluyla tehdit içerikli paylaşımlar gönderildiğinin tespit edildiği belirtildi. Tehdit ve provokatif sosyal medya paylaşımlarına ilişkin soruşturmanın, Başsavcılığa bağlı Örgütlü Suçlar Bürosu tarafından yürütüldüğü kaydedildi. Açıklamaya göre, tehdit suçuna karıştığı belirlenen 5 şüpheli çıkarıldıkları mahkemece tutuklanırken, 1 kişi hakkında adli kontrol tedbiri uygulandı. Soruşturma kapsamında F.K. isimli şüphelinin ise Şanlıurfa’da gözaltına alındığı aktarıldı. 14.01.2026 günü İstanbul ili Güngören ilçesinde öldürülen Atlas Çağlayan'ın aile bireylerini, olay tarihi sonrasında telefon aracılığında gönderilen mesajlarla tehdit ettiği tespit edilen beş şüpheli tutuklanmış olup, bir şüpheli hakkında da adli kontrol tedbiri uygulanmıştır.… — Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı (@BakirkoyCBS) January 27, 2026 Olayın geçmişi Atlas Çağlayan, 14 Ocak’ta Güngören Mehmet Nesih Özmen Mahallesi’nde bir baklavacı önünde, daha önce tanımadığı E.Ç. (15) ile “yan baktın” tartışması sonucu çıkan kavgada bıçaklanmıştı. Hastaneye kaldırılan Çağlayan, tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetmişti. Olay sonrası gözaltına alınan E.Ç. ve beraberindeki kişiler emniyete götürülmüş, işlemlerinin ardından 18 yaşından küçük olan E.Ç. tutuklanmıştı. Cinayetin ardından sosyal medyada provokatif paylaşımlar yaptığı ve aileyi tehdit ettiği tespit edilen 8 kişi yakalanmış, bunlardan 3’ü savcılık talimatıyla serbest bırakılmıştı. Daha önce A.E., Y.T. ve S.T. isimli şüpheliler tutuklanırken, bir kişi hakkında da adli kontrol kararı verilmişti. Soruşturmanın hem cinayet hem de aileye yönelik tehditler boyutuyla titizlikle sürdürüldüğü bildirildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Dopamin detoksu: Kaçmak değil, sistemi yeniden ayarlamak Haber

Dopamin detoksu: Kaçmak değil, sistemi yeniden ayarlamak

Dopamini “sıfırlamak” mümkün mü? Bilimsel açıdan bakıldığında dopamini tamamen sıfırlamak mümkün değil. Dopamin, beynin motivasyon, öğrenme ve ödül mekanizmalarında temel rol oynayan bir nörotransmitter. Yaşam sürdüğü sürece bu sistem çalışmaya devam ediyor. Asıl sorun, dopaminin yokluğu değil; sürekli ve yoğun uyarılarla sistemin aşırı yüklenmesi. Uzmanlar, sosyal medya, hızlı tüketilen içerikler, sık bildirimler, düzensiz beslenme ve hareketsizlik gibi faktörlerin dopamin sistemini “sürekli patlama modunda” tuttuğunu belirtiyor. Bu durum zamanla odaklanma güçlüğü, motivasyon kaybı ve günlük hayattan alınan keyfin azalması gibi sonuçlara yol açabiliyor. Dopamin detoksu neyi amaçlıyor? Dopamin detoksu, kısa süreli bir ceza ya da radikal bir kopuş olarak değil, alışkanlıkları yeniden düzenlemeye yönelik bir başlangıç adımı olarak değerlendiriliyor. Amaç; hızlı ve yapay dopamin artışlarını azaltarak, beynin daha dengeli ve sürdürülebilir bir motivasyon düzeyine yeniden alışmasını sağlamak. Bu yaklaşımda temel hedefler şöyle özetleniyor: Aşırı ve otomatik uyarıcıları azaltmak Doğal dopamin kaynaklarına (hareket, üretim, sosyal bağlar, doğa) alan açmak Odaklanma ve süreklilik gerektiren faaliyetleri desteklemek Günlük hayatta nasıl uygulanabilir? Uzmanlara göre dopamin detoksu “ya hep ya hiç” şeklinde uygulanmak zorunda değil. Küçük ve sürdürülebilir adımlar yeterli olabiliyor: Bildirimleri azaltmak: Özellikle sosyal medya bildirimlerini kapatmak veya kontrol saatleri belirlemek. Tek işe odaklanmak: Aynı anda birden fazla işle uğraşmak yerine, kısa sürelerle tek bir göreve odaklanmak. Hızlı içerik ve şeker tüketimini fark etmek: Bu ikilinin birlikte dopamin piklerini artırdığına dikkat çekiliyor. Hareketi destek olarak görmek: Düzenli yürüyüş, hafif egzersiz veya kısa fiziksel aktiviteler dopamin sisteminin doğal dengesine katkı sağlıyor. En sık yapılan hata: Kendini cezalandırmak Uzmanlar, dopamin detoksu sürecinde en büyük riskin kişinin kendine aşırı sert davranması olduğunu vurguluyor. Alışkanlıkların uzun sürede oluştuğu ve bir günde tamamen değişmesinin gerçekçi olmadığı hatırlatılıyor. Detoksun amacı iradeyi zorlamak değil, sinir sistemine nefes aldırmak. Dopamin detoksu, mucizevi bir yöntem ya da hızlı bir çözüm olarak görülmemeli. Daha çok, yoğun uyarı çağında zihinsel dengeyi yeniden kurmaya yönelik bir farkındalık süreci olarak değerlendiriliyor. Uzmanlara göre bazen çözüm daha fazla zorlamak değil, sistemi yavaşlatmaya izin vermekle başlıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ardahan halkı ikiye bölündü Haber

Ardahan halkı ikiye bölündü

Ardahan Valiliği’nin kurumsal logosunda yapılan değişiklik, kentte ve sosyal medyada tartışma yarattı. Türk Bayrağı ve Ardahan’ın tarihî simgelerinin yer aldığı eski logonun kaldırılarak, kar ve yaprak temalı yeni bir logoya geçilmesi kamuoyunda farklı tepkilere neden oldu. Valiliğin resmi sosyal medya hesaplarında kullanılan logonun değiştirilmesiyle birlikte, daha önce logoda yer alan Türk Bayrağı, Ardahan Kalesi, karlı dağlar ve Kura Nehri üzerindeki tarihî köprü gibi simgeler kaldırıldı. Yeni logoda ise Ardahan’ın doğasını ve kış mevsimini temsil ettiği belirtilen kar ve yaprak figürleri tercih edildi. Yeni valinin ilk adımı tartışma konusu oldu Resmî Gazete’de yayımlanan kararnameyle kısa süre önce göreve başlayan Mehmet Fatih Çiçekli döneminde alınan bu kararın, kamuoyuna herhangi bir bilgilendirme yapılmadan hayata geçirilmesi eleştirileri artırdı. Logo değişikliğinin “sessiz sedasız” yapılması, tepkilerin büyümesine yol açtı. Kent ikiye bölündü Bir kesim yurttaş, yeni logonun Ardahan’ın doğasını ve kış turizmi potansiyelini yansıttığını savunarak değişikliği olumlu bulduğunu dile getirdi. Ancak çok sayıda vatandaş ve sosyal medya kullanıcısı ise eski logonun kentin tarihî, kültürel ve millî değerlerini daha güçlü temsil ettiğini belirterek karara sert tepki gösterdi. Logo değişikliğiyle ilgili Ardahan Valiliği’nden henüz resmi bir açıklama yapılmazken, tartışmanın önümüzdeki günlerde de sürmesi bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.