SON DAKİKA

#Sürdürülebilirlik

HABER DEĞER - Sürdürülebilirlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sürdürülebilirlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Formerra, maliyet artışlarına karşı ulaşım ek ücreti uygulayacak Haber

Formerra, maliyet artışlarına karşı ulaşım ek ücreti uygulayacak

Formerra, devam eden nakliye ve lojistik piyasası baskılarını karşılamak amacıyla ulaşım ek ücreti uygulayacağını duyurdu. Performans malzemeleri dağıtımında lider olan Formerra, Amerika kıtası genelinde nakliye ve lojistik pazarında devam eden maliyet artışlarını (escalation) karşılamak amacıyla bir ulaşım ek ücreti (sürşarj) uygulanacağını duyurdu. 1 Nisan 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, tüm sevkiyatlara teslimat başına 350 dolar ek ücret uygulanacaktır. Nakliye ve lojistik pazarı; artan dizel fiyatları, sürücü mevcudiyetini etkileyen gelişen düzenleyici gereklilikler, daralan kamyon kapasitesi ve lojistik sektörü genelinde artan işletme giderlerinin etkisiyle yüksek maliyetler yaşamaya devam etmektedir. Sektör öngörüleri, bu baskıların öngörülebilir gelecekte de devam edeceğine işaret etmektedir. Formerra CEO'su Tom Kelly, "Müşterilerimiz için güvenilir hizmeti sürdürmek, taşımacılık ortamındaki kalıcı değişimlere uyum sağlamamızı gerektiriyor," dedi. "Bu ek ücret, kontrolümüz dışındaki sektör genelindeki maliyet baskılarını yönetirken, müşterilerimizin Formerra'dan beklediği yüksek hizmet seviyelerini sağlamaya devam edebilmemiz için gereklidir." Müşterilerin daha fazla bilgi için Formerra temsilcileriyle iletişime geçmeleri rica olunur. Formerra hakkında Formerra; dünyanın önde gelen polimer üreticilerini sağlık, tüketici, endüstriyel ve mobilite pazarlarındaki binlerce orijinal ekipman üreticisi (OEM - Original Equipment Manufacturer) ve marka sahibiyle buluşturan, mühendislik malzemeleri alanında seçkin bir distribütördür. Teknik ve ticari uzmanlıkla güçlendirilen Formerra; portföy derinliği, tedarik zinciri gücü, endüstri bilgisi, hizmet, lider e-ticaret yetenekleri ve yaratıcılığın benzersiz bir kombinasyonunu sunar. Deneyimli Formerra ekibi, birden fazla sektördeki müşterilerin ürünleri yeni ve daha iyi yollarla tasarlamasına, seçmesine, işlemesine ve geliştirmesine yardımcı olarak daha iyi performans, üretkenlik, güvenilirlik ve sürdürülebilirlik sağlar. Daha fazla bilgi için www.formerra.comadresini ziyaret ediniz. KAYNAK: Formerra

U.S. Polo Assn., Charleston, Güney Karolina kıyılarından ilhamla 2026 İlkbahar-Yaz Küresel Koleksiyonunu tanıttı Haber

U.S. Polo Assn., Charleston, Güney Karolina kıyılarından ilhamla 2026 İlkbahar-Yaz Küresel Koleksiyonunu tanıttı

Mevsimlik ve sahil stilleri, U.S. Open Polo Championship Kapsül Koleksiyonu ile birlikte görücüye çıkıyor. Amerika Birleşik Devletleri Polo Birliği'nin (USPA - United States Polo Association) resmi spor markası olan U.S. Polo Assn., kıyı Amerikası'ndan ve sahil yaşamının rahat ruhundan ilham alan canlı ve sezonluk bir seri olan spordan ilham alan İlkbahar-Yaz 2026 Küresel Koleksiyonu'nu (Global Collection) piyasaya sürdü. Kampanya, Rainbow Row'un pastel mimarisinin, kıyı manzaralarının ve Hyde Park Polo Kulübü sahasının mirasının, ikonik küresel markanın en yeni stilleri için mükemmel bir zemin oluşturduğu tarihi Charleston, Güney Karolina'da fotoğraflandı. U.S. Polo Assn. kampanyası, polo sporu ile spordan ilham alan küresel ölçekte tanınan yaşam tarzı markası arasındaki otantik bağı bir kez daha vurguluyor. İlkbahar-Yaz 2026 Küresel Koleksiyonu'ndaki giyim ve aksesuarlar artık satışa sunuldu. KÜRESEL KOLEKSİYON'A BİR BAKIŞ: İLKBAHAR-YAZ 2026 Tema: Rahat resort silüetleri ve spordan ilham alan stil ile Kıyı Amerikası (Coastal Americana) Konum: Rainbow Row, The Dunlin Resort, Hyde Park Polo Kulübü ve Charleston kıyı şeridi dahil olmak üzere Charleston, Güney Karolina Temel Parçalar: Klasik polo tişörtler, uçuşan elbiseler, sportif şortlar, dokuma gömlekler, hafif saç örgü trikolar ve U.S. Open Polo Championship® Kapsül Koleksiyonu Renk Paleti: ABD'nin 250. Doğum Günü ruhuna uygun bahar pastelleri, canlı yaz renkleri ve denizci kırmızısı, beyazı ve mavisi Desenler: Polo tişörtlerde, keten gömleklerde ve rahat yazlık katmanlarda belirgin sezonluk çizgiler Temel Kumaşlar: Nefes alabilen ketenler, hafif trikolar ve dokulu pamuk karışımları Bulunabilirlik: Şu an dünya çapında mağazalarda ve online olarak mevcut Milyarlarca dolarlık küresel U.S. Polo Assn. markasını yöneten ve pazarlayan şirket olan USPA Global CEO'su J. Michael Prince, "Bu sezonun koleksiyonu, U.S. Polo Assn.'i her zaman farklı kılan şeyi, yani dünya çapında markamıza ilham veren sporla olan doğrudan bağımızı yansıtmaya devam ediyor," dedi. "Amerika Birleşik Devletleri Polo Birliği'nin Resmi Spor Markası olarak ilhamımız; oyunculardan sahalara ve oyunun mirasına kadar polo sporu tarafından şekilleniyor." USPA Global Küresel Pazarlamadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Stefanie Coroalles, "Charleston, Güney Karolina'da çekim yapmak, bu parçaların polo sahasından günlük hayata nasıl sorunsuz bir şekilde geçtiğini gösterirken o Kıyı Amerikası ruhunu yakalamamıza olanak tanıdı," dedi. "Rainbow Row'un pastel cazibesinden Hyde Park Polo Kulübü'nün açık sahalarına ve güneşli Charleston kıyılarına kadar bu ortam; rahat resort stilini, canlı renkleri ve sporun zamansız mirasını harmanlayarak İlkbahar-Yaz 2026 Küresel Koleksiyonu'na hayat veriyor." U.S. Polo Assn.'in sezonluk ikonik polo tişörtleri; erkek, kadın ve çocuk koleksiyonlarında klasik polo tişörte modern bir bakış sunan dokulu ribanalar, ince desenler ve yüksek yapısal detaylarla güncellenmiş geniş bir kumaş ve bitiş yelpazesinde sunuluyor. Hareket halindeki bir yaşam için tasarlanan sezonun polo tişörtü; markanın klasik, sportif kimliğine sadık kalarak klasik nötrlerde veya canlı renklerde mevcut olan çok yönlü, kısa kollu ve düğmeli bir modeldir. Markanın imzası olan "Çift Atlı" (Double Horsemen) logosuyla tamamlanan her U.S. Polo Assn. polo tişörtü, sporun özgünlüğünün bir işaretini taşır ve gerçek bir gardırop ikonudur. USPA Global Ticari Ürün ve Tasarımdan Sorumlu Başkan Yardımcısı Jessica Ramesberger, "U.S. Polo Assn. İlkbahar-Yaz Küresel Koleksiyonu için Tasarım Ekibimiz; taze, çabasız, giyilmesi kolay ve sıcak aylar için mükemmel şekilde uygun parçalar yaratmak üzere yola çıktı," dedi. "En ikonik silüetlerimize yeni bir enerji getirmek için canlı bahar pastelleri, belirgin yaz renkleri ve dokulu kumaşlarla oynadık." İlkbahar-Yaz 2026 lansmanı aynı zamanda, USPA Ulusal Polo Merkezi'nde (NPC - National Polo Center) düzenlenen Amerika'nın en prestijli polo turnuvalarından ilham alan U.S. Open Polo Championship® Kapsül Koleksiyonu'nu da tanıttı. Sınırlı sayıdaki kapsül, dünya çapındaki küresel markalı koleksiyon aracılığıyla hayranları ve tüketicileri sporla ve markayla buluşturarak bu ikonik turnuvanın mirasını ve heyecanını kutluyor. Yüksek gollü Amerikan polo sezonu, 26 Nisan 2026'da NPC'de gerçekleşecek ve ESPN2 dahil olmak üzere birden fazla ESPN platformunda ve dünya çapındaki diğer medya kuruluşlarında yayınlanacak olan U.S. Open Polo Championship Finali ile sona erecek. Yayın zamanları için yerel listelerinizi kontrol edin. Prince şunları ekledi: "2026 U.S. Polo Assn. Küresel İlkbahar-Yaz Koleksiyonu ve U.S. Open Polo Championship Kapsül Koleksiyonu, dünya çapındaki tüketiciler ve spor hayranları tarafından benimsenen zamansız Americana stili aracılığıyla sporun mirasını hayata geçiriyor." Otantik spor ilhamıyla dünya çapında tanınan U.S. Polo Assn.; markanın insanlara, ürünlere ve gezegene yönelik sorumlu tedarik ve uzun vadeli çevresel girişimlere olan bağlılığını yansıtan küresel sürdürülebilirlik programı USPA Life ile uyumlu ürünleri bünyesine katmaya devam ediyor. U.S. POLO ASSN. VE USPA GLOBAL HAKKINDA U.S. Polo Assn., 1890 yılında kurulan Amerika Birleşik Devletleri'ndeki en büyük polo kulüpleri ve polo oyuncuları birliği olan Amerika Birleşik Devletleri Polo Birliği'nin (USPA - United States Polo Association) resmi spor markasıdır. Milyarlarca dolarlık küresel ayak izi ve 1.200'den fazla U.S. Polo Assn. perakende mağazasının yanı sıra binlerce ek dağıtım noktası aracılığıyla dünya çapında dağıtımıyla U.S. Polo Assn.; dünya çapında 190'dan fazla ülkede erkek, kadın ve çocuklar için giyim, aksesuar ve ayakkabı sunmaktadır. Marka, her yıl The Palm Beaches'teki NPC'de düzenlenen, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki en önemli polo turnuvası olan U.S. Open Polo Championship® dahil olmak üzere dünya çapındaki büyük polo etkinliklerine sponsor olmaktadır. Amerika Birleşik Devletleri'nde ESPN, Avrupa'da TNT ve Eurosport ve Hindistan'da Star Sports ile yapılan tarihi anlaşmalar, U.S. Polo Assn. sponsorluğundaki dünyanın önde gelen birçok polo şampiyonasını yayınlayarak bu heyecan verici sporu dünya çapında ilk kez milyonlarca spor hayranı için erişilebilir hale getirmektedir. U.S. Polo Assn., License Global'a göre NFL, PGA Tour ve Formula 1 ile birlikte sürekli olarak dünyanın en iyi küresel spor lisansörlerinden biri olarak adlandırılmaktadır. Ek olarak, spordan ilham alan marka, küresel büyüme ve spor içeriği dallarında ödüllerle uluslararası alanda tanınmaktadır. Küresel bir marka olarak elde ettiği muazzam başarı nedeniyle U.S. Polo Assn.; Forbes, Fortune, Modern Retail ve GQ'nun yanı sıra Yahoo Finance ve Bloomberg dahil olmak üzere dünya çapındaki diğer birçok önemli medya kaynağında yer almıştır. Daha fazla bilgi için uspoloassnglobal.com adresini ziyaret edin ve @uspoloassn hesabını takip edin. USPA Global, Amerika Birleşik Devletleri Polo Birliği'nin (USPA - United States Polo Association) bir iştirakidir ve milyarlarca dolarlık spor markası U.S. Polo Assn.'i yönetmektedir. USPA Global ayrıca, polo sporu içeriğinde dünya lideri olan iştiraki Global Polo'yu da yönetmektedir. Daha fazlasını öğrenmek için globalpolo.com adresini ziyaret edin veya YouTube üzerinden Global Polo'ya ulaşın. KAYNAK: U.S. Polo Assn.

Sofralarda devrim başlıyor: Ekmekte tarihi zorunluluk geliyor Haber

Sofralarda devrim başlıyor: Ekmekte tarihi zorunluluk geliyor

Türkiye’de ekmek üretiminde köklü bir değişiklik başlatılıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı ortaklığında yürütülen “Tam Buğday Ekmeği Yaygınlaştırma Kampanyası” kapsamında, ülke genelinde üretilecek ekmeklerde tam buğday unu oranı en az yüzde 70 olacak. Yeni düzenleme ile ekmeğe yapay koyu renk vermek için kullanılan kavrulmuş malt unu tamamen yasaklanıyor. Yeni standart tüm Türkiye’de uygulanacak Türkiye Gazetesi’nin aktardığı bilgilere göre düzenleme ilk etapta kamu kurumlarında devreye alınacak, ardından ülke genelindeki fırın ve işletmeleri kapsayacak. Planlamaya göre kamu yemekhanelerinde sunulan ekmeklerin yüzde 80’i yeni standarttaki tam buğday ekmeklerinden oluşacak. Beyaz ve kepekli ekmek seçenekleri ise sınırlı tutulacak. Pilot uygulama Konya’da başladı Proje, geçtiğimiz yıl ağustos ayında Konya’da pilot olarak hayata geçirildi. Elde edilen sonuçların ardından uygulamanın tüm yurda yayılması kararlaştırıldı. Türkiye Un Sanayicileri Federasyonu tarafından düzenlenen uluslararası kongrede detayları paylaşılan düzenlemenin, sürdürülebilirlik ve iklim dayanıklılığı hedefleriyle de örtüştüğü belirtildi. Beyaz ekmek tüketimi yüzde 95 seviyesinde Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü yetkilileri, Türkiye’de günlük enerjinin yaklaşık yüzde 50’sinin ekmek ve tahıl ürünlerinden sağlandığını vurguladı. Kişi başı yıllık ekmek tüketiminin yaklaşık 200 kilograma yaklaştığı ifade edilirken, mevcut tüketimin yüzde 95’inin beyaz undan yapılan ekmeklerden oluştuğu kaydedildi. 1940’lara kadar yaygın olan tam buğday ekmeği tüketiminin ise bugün yüzde 5 ila 10 seviyelerine gerilediği belirtiliyor. Hedef kronik hastalıkların azaltılması Yetkililer, günlük beslenmeye eklenecek küçük miktarda tam buğday ekmeğinin bile kronik hastalık riskini azaltabileceğini ve uzun vadede sağlık harcamalarında ciddi tasarruf sağlayabileceğini ifade ediyor. Çin ve Amerika Birleşik Devletleri gibi ülkelerin benzer stratejilerle hem sağlık giderlerini düşürmeyi hem de karbon ayak izini azaltmayı hedeflediği belirtilirken, Türkiye’de de bu adımın kapsamlı bir gıda reformu niteliği taşıdığı değerlendiriliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İzocam 2025’i yüzde 55’lik ciro artışıyla kapattı Haber

İzocam 2025’i yüzde 55’lik ciro artışıyla kapattı

İzocam, 2025 yılını geçtiğimiz yıla göre yüzde 55’lik bir ciro artışıyla geride bıraktı. Şirket, gü çlü satış performansı, ihracat ivmesi ve dijital dönüşüm yatırımlarıyla sektördeki liderliğini pekiştirdi. Türkiye yalıtım sektörünün lider markası İzocam, 60. kuruluş yıldönümünü kutladığı 2025 yılını satış hacmi ve üretimde elde ettiği başarıların sonucu olarak, bir önceki yıla göre yüzde 55’lik bir ciro artışıyla geride bıraktı. Son aylarda elde ettikleri güçlü performansın, yıl boyunca sürdürdükleri stratejik çalışmaların sonuçlarını net biçimde ortaya koyduğunu belirten İzocam Genel Direktörü Murat Savcı, “Firmamız açısından satış hacmi ve üretim açısından oldukça verimli ve başarılı bir dönem olarak tamamladığımız 2025 yılını, önceki yıla göre yüzde 55’lik bir ciro artışıyla kapattık. Camyünü ve taşyünü ürün gruplarımızda tonaj bazında rekor seviyelere ulaşmış bulunmaktayız. Tekiz sandviç panel ürün grubumuz, yılın ilk yarısında sana yi sektöründeki dalgalanmaların etkisiyle yıla zayıf başlamış olsa da ikinci yarıda önemli proje kazanımlarıyla kapasitesini doldurmuş ve yılsonu hedeflerimize ulaşmıştır. Özellikle taşyünü panel grubunda pazar liderliğimizi sürdürmekte, birçok büyük projede tercih edilmekteyiz. Mekanik izolasyon tarafında ise kauçuk izolasyon malzemeleri, camyünü ve taşyünü boru ürünlerinde pazar payımızı artırırken; XPS ve EPS ürün gruplarımızda da projelerdeki varlığımızı geçtiğimiz yıla göre yüzde 20’nin üzerinde artırmış bulunmaktayız. 2025 yılı aynı zamanda şantiye ve projelere daha fazla odaklandığımız bir yıl olmuştur. Deprem bölgesindeki yeniden yapılanma çalışmalarıyla birlikte, sanayi ve bina inşaat projelerini yakından takip etmekteyiz” diye konuştu. İzocam olarak 2025 yılında iç pazardaki güçlü performanslarına paralel olarak, ihracat pazarlarında da önemli bir ivme yakaladıklarını aç ıklayan Murat Savcı, “2024 yılına göre dolar bazında yaklaşık yüzde 30’luk bir ihracat artışı sağlamış bulunmaktayız. Bu artışta özellikle camyünü ve sandviç panel ürün gruplarımız öne çıkmaktadır. Ortadoğu ve Ukrayna’daki jeopolitik gelişmeler bazı bölgelerde satışlarımızı etkilese de Avrupa’da yeni pazarlara girişlerimiz ihracattaki başarımızı olumlu şekilde desteklemiştir” dedi. 2026’DA KAPASİTE ARTIŞI, DİJİTALLEŞME VE İHRACATTA GÜÇLÜ HEDEFLER 2026 yılına yönelik hedeflerinin; kapasite büyümesi, ihracat artışı, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik alanlarında yakaladıkları güçlü ivmeyi devam ettirmek olduğunu belirten İzocam Genel Direktörü Murat Savcı, “Hem ülkemizin enerji verimliliği hedeflerine hem de yeşil dönüşüm politikalarına katkı sunmayı, çevreye duyarlı üretim yaklaşımımızı güçlendirmeyi ve sektörümüzdeki liderliğimizi daha da ileri taşım aya kararlıyız. Enerji verimliliği yüksek binaların Türkiye’nin geleceğinde kritik rol oynayacağına olan inancımızla; ülkemizin sürdürülebilir yarınları için değer üretmeye devam edeceğiz” diye konuştu. Kayseri’de kurulu bulunan yeni üretim tesislerinin tam kapasiteyle devreye girmesiyle birlikte üretim maliyetlerinin azalmasını, kârlılığın artmasını ve ihracatın güçlenmesini beklediklerini vurgulayan Murat Savcı, “Kayseri tesisimizden İzocam ürün portföyünün tamamını sevk ederek lojistik verimliliğimizi artırmayı hedeflemekteyiz. Tarsus camyünü tesisimizde ise ürün portföyümüzü iyileştirme ve yeni ürün geliştirme çalışmalarımız sürdürülmektedir. XPS ürün grubunda yapılacak geliştirmelerle de perakende pazarında ve proje bazlı kullanımlarda rekabet gücümüzü daha da yükseltmeyi amaçlamaktayız. Aynı zamanda 2026 yılında ‘Kazandıran İzocam’ sadakat programımızı daha da yaygınla? ?tırmayı, tali bayilerimize yönelik yeni yazılım altyapımızı devreye almayı ve dağıtım kanalı etkinliğimizi artırmayı planlamaktayız” şeklinde konuştu. İKİZ DÖNÜŞÜM STRATEJİSİ: DİJİTALLEŞME VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK BİR ARADA Sürdürülebilir gelecek için inovasyon ve çevre odaklı yatırımlarının da kararlılıkla devam ettiğini ifade eden Murat Savcı, “Yapay zekâ uygulamalarımız iş süreçlerimizi hızlandırarak verimliliğimizi artırmakta; sıfır atık projelerimiz sürdürülebilir kalkınmanın güçlü halkalarından biri hâline gelmektedir. Dijitalleşme ve çevresel sürdürülebilirliği eş zamanlı olarak kapsayan ’ikiz dönüşüm’ vizyonumuz ile hem sektörümüzün rekabetçiliğini artıran hem de gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmayı amaçlayan bütünsel bir yaklaşım sergilemekteyiz” dedi. Dijitalleşmenin, tüm sektörlerde olduğu gibi yalıtım sektöründe de hızl? ? bir dönüşüme etki ettiğini belirten Murat Savcı, “İzocam olarak, bu kapsamda 2020 yılında en modern ERP (kurumsal kaynak planlama) sistemine geçerek altyapımızı yeniledik, iş süreçlerimizi daha verimli ve entegre bir yapıya taşıdık. 2021’de devreye aldığımız veri analitiği çözümleriyle karar süreçlerimizi güçlendirdik ve aynı dönemde başlattığımız RPA (robotik süreç otomasyonu) projeleriyle birçok süreci otomatize ederek verimliliğimizi artırdık. 2022’de hayata geçirilen yapay zekâ tabanlı satış ve maliyet tahminleri ile fiyat önerileri sunan projemiz ise sektörde öncü bir adım olmuştur. 2023’te müşteri ilişkileri yönetimimizi daha güçlü bir zemine taşırken, 2024’te başlattığımız projelerle üretim ve enerji verilerinin anlık takibini sağlamaya başladık. Dijitalleşme yatırımlarımızın önemli bir parçası olarak, 2024 yılından bu yana tüm İzocam tesislerinde kullanılan ‘Endüstriyel e -Tools App’ ile manuel kontrol süreçlerini tamamen dijital ortama taşıdık. Arıza analizi, iş güvenliği gözlemleri, geliştirme projeleri ve risk analizleri gibi kritik bilgiler artık anlık olarak mobil cihazlardan sisteme aktarılabilmektedir. Bu sayede hem kâğıt tüketimi azalmış hem de sahadan bilgi akışı hızlanarak ortak veri depolama süreçleri daha etkin hale gelmiştir” diye konuştu. Bu çerçevede 2025 yılında da teknoloji yatırımlarını artırarak, operasyonel mükemmeliyet ve müşteri memnuniyetini dijital dönüşümle birleştirdiklerini belirten Murat Savcı, “Tarsus camyünü üretim tesisimizde devreye aldığımız Metriks Üretim Yönetim Sistemi ile üretim hattındaki tüm kritik proses parametrelerini (sıcaklık, basınç, enerji tüketimi, devir vb.) otomatik olarak toplayıp analiz etmeye başladık. Operatörlere anlık yönlendirme sağlayan bu dijital platform, kalite ve verimliliği artıran önemli bir adım olmuş ; Tarsus’taki başarılı uygulamanın önümüzdeki dönemde tüm tesislere yaygınlaştırılması planlanmaktadır. Gebkim tesisimizde hayata geçirilen XPS Tartım Otomasyonu ise hammadde verimliliğinde önemli bir adım olmuştur. Dijital tartım sistemi sayesinde ürünlerimiz paketleme öncesi online ölçülmekte ve reçetesinde yer alan oranlarda hammadde kullanılarak ürünlerin istenilen standartta üretimi sağlanmaktadır” dedi. Enerji verimliliği, atık yönetimi ve karbon ayak izi konularında elde ettikleri tüm bu kazanımların, attıkları dijitalleşme adımlarının olumlu sonuçlarını somut bir şekilde ortaya koyduğunu söyleyen Murat Savcı, orta vadede, yapay zeka uygulamalarını tüm iş süreçlerine entegre etmeyi, fabrikalarında dijitalleşmeyi artırmayı ve siber güvenlik altyapılarını güçlendirmeyi hedeflediklerini vurguladı. SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ODAKLI ÜRETİM VE GELECEĞE YATIRIM Yapay zeka projeleriy le iş süreçlerini dönüştürürken, çevreye duyarlı yaklaşımlarıyla da sektöre örnek olduklarını dile getiren İzocam Genel Direktörü Murat Savcı, açıklamasını şu sözlerle sürdürdü: “İzocam ürünlerimiz en az yüzde 30 oranında geri dönüştürülmüş malzeme içerirken, camyünü ürünlerinde bu oran yüzde 80’e kadar çıkmaktadır. Döngüsel ekonomi vizyonunu üretim süreçlerimize entegre ederek her bir ürünümüzde çevre dostu ve sağlıklı çözümler sunmayı, karbon ayak izimizi azaltmayı hedeflemekteyiz. Bu hedef doğrultusunda attığımız en önemli adımlardan biri, 2023 yılı sonunda hayata geçirdiğimiz ‘Zero Waste to Landfill’ (Düzenli Depolamaya Sıfır Atık) projesi olmuştur. Türkiye’de yasal bir zorunluluk olmamasına rağmen başlattığımız bu proje ile proses hurdalarının enerji üretiminde kullanılmasına, geri dönüştürülebilir atıkların yeniden ekonomiye kazandırılmasına ve geri dön? ?ştürülemeyen atıkların alternatif sektörlerde enerji kaynağı olarak değerlendirilmesine odaklanmaktayız. Ayrıca 2022’den bu yana uyguladığımız WCM (World Class Manufacturing) vizyonu ile tesislerimizde çevresel etkiyi en aza indiren, enerji tüketimini azaltan ve CO₂ salımını düşüren projeler hayata geçirmekteyiz. Sürdürülebilirlik vizyonumuz tesis yatırımlarımızla da güçlenmektedir. Tarsus tesisimizde elyaf makinelerinde kompresör verimliliği ve hurda geri kazanım projeleri devam etmektedir. 2024’te başlattığımız ürün tipi ve proses bazlı enerji tüketim hesaplamaları ile de enerji tüketimimizi daha etkin yöneterek; her aşamada izlenebilir ve sürdürülebilir bir enerji yönetimi sağlamaktayız. Ayrıca hatlarımızda yaptığımız modernizasyonlar ile kapasite artışları sağlanmış; dijital operasyon izleme ve yönetim sistemi devreye alınmıştır. Bu dijital operasyon izleme ve yönetim sisteminin önümüzde ki dönemde diğer tesislere de aktarılması planlanmaktadır.”

Platin Global 100 Ödülleri sahiplerini buldu Haber

Platin Global 100 Ödülleri sahiplerini buldu

'Türkiye'nin En Dinamik Aylık Ekonomi ve İş Dünyası Dergisi' mottosuyla 27 yılı başarıyla geride bırakan Platin, Bağımsız Pazar Araştırma Şirketi Ipsos ile birlikte yürüttüğü araştırma sonuçlarına göre Türkiye'nin Global 100 endeksinde ülkemizi uluslararası arenada başarıyla temsil eden şirketleri bu yıl “Etki Ekonomisi” temasıyla ödüllendirdi. Platin Global 100 Ödülleri 2025, T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı A. Burak Dağlıoğlu ve T.C. Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’ın teşrifleriyle gerçekleşti. Borsa İstanbul, Takas İstanbul, Merkezi Kayıt Kuruluşu, Turkish Airlines, Türk Telekom, Vakıfbank ve Ziraat Bankası sponsorluğunda gerçekleşen Platin Global 100 Ödülleri 24 TV'den canlı yayınlandı. Ödül töreninde, T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı A. Burak Dağlıoğlu, T.C. Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ve Platin Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Bahar Akgün açıklamalarda bulundu. Sekizinci kez gerçekleşen Platin Global 100 Ödülleri’nin açılışını yapan Platin Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Bahar Akgün; “Platin Dergisi, 27 yıllık yayıncılık birikimiyle Türkiye iş dünyasının bugününe ve yarınına yön veren tematik içerikler üretmeyi amaçlayan, referans bir ekonomi ve iş dünyası yayınıdır. Bu vizyon doğrultusunda, Ipsos Türkiye iş birliğiyle hazırlanan Platin Global 100 Endeksi, üretim ve ihracat performanslarıyla küresel ölçekte öne çıkan Türk şirketlerini 8’inci kez bir araya getirmektedir. Farklı sektörlerde ülkemizi başarıyla temsil eden bu şirketler, her yıl belirlenen gelecek odaklı temalar çerçevesinde ödüllendirilmektedir. 2025 yılı itibarıyla Platin Global 100’ün odağı, ekonomik büyümeyi sosyal ve çevresel faydayla birlikte ele alan Etki Ekonomisi olmuştur. Şeffaflık, ölçülebilirlik ve hesap verebilirlik temelinde şekillenen bu yaklaşım; çıktıdan sonuca, niyetten gerçek etkiye geçişi temsil etmektedir. Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) ile uyumlu, etki yönetimini merkezine alan şirketleri destekleyerek; sürdürülebilirliği iş yapış biçiminin ayrılmaz bir parçası haline getiren bir ekosistemin oluşmasına katkı sağlamak hedeflenmektedir. Bu anlayışla, geleceği bugünden tasarlayan ve somut değer yaratan şirketler ödüllendirilerek Türkiye iş dünyasında etki odaklı dönüşümün yaygınlaşmasına öncülük edilmektedir.” dedi. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu da yaptığı konuşmada;Etki Ekonomisi yaklaşımının yatırım anlayışında niteliksel bir dönüşümü ifade ettiğini belirterek, bugüne kadar yatırımların ağırlıklı olarak büyüklüğü üzerinden değerlendirildiğini, gelinen noktada ise yatırımların nasıl bir ekonomik, sosyal ve çevresel etki yarattığının da en az bu kadar önemli hale geldiğini vurguladı. Etki ekonomisinin; sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda şeffaflık, ölçülebilirlik ve hesap verebilirlik ilkelerini güçlendiren bütüncül bir çerçeve sunduğunu ifade etti. Dağlıoğlu ayrıca, Türkiye’nin Milli Teknoloji Hamlesi ve Milli Enerji ve Maden Politikası gibi stratejik adımlarla küresel yatırım ekosisteminde yalnızca bir yatırım merkezi değil, yön veren bir aktör konumuna ilerlediğine dikkat çekti. Etki yatırımı, sosyal etki analizi ve etki odaklı fon mekanizmalarının Türkiye’de hızla geliştiğini belirten Dağlıoğlu, önümüzdeki dönemde bu alanlara ayrılan finansal kaynakların artacağını ve etki odaklı yaklaşımın yatırım ekosisteminin kalıcı bir unsuru haline geleceğini ifade etti. Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, sekizinci kez düzenlenen Platin Global 100 Ödül Töreni'nde açıklamalarda bulundu. “Küresel ekonominin jeopolitik gerilimler, ticaret savaşları, dijitalleşme ve iklim değişikliği gibi çok boyutlu sınamalarla önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirtti. Uluslararası kuruluşların büyüme beklentilerinde sınırlı yukarı yönlü revizyonlar yapmasına rağmen küresel büyümenin tarihsel ortalamaların altında seyrettiğine dikkat çeken Bakan, tüm bu zorluklara rağmen Türkiye ekonomisinin üretim kapasitesi ve ihracat gücüyle pozitif ayrışmayı başardığını ifade etti. Bolat, Türkiye ekonomisinin 2025 yılında da kesintisiz büyümesini sürdürdüğünü vurgulayarak, nominal GSYH’nin 1,5 trilyon doların üzerine çıkarak rekor seviyeye ulaştığını, mal ihracatının yıllıklandırılmış bazda 270 milyar dolar seviyesini yakaladığını, hizmet ihracatının ise 117 milyar dolarla tarihi bir başarıya imza attığını kaydetti. Cari işlemler açığında sağlanan güçlü gerilemenin makroekonomik dengeleri güçlendirdiğini belirten Bakan, sürdürülebilir ihracat anlayışı çerçevesinde yeşil ve dijital dönüşüm ile yerli ve millî üretimin stratejik önemine işaret etti. Konuşmasında Etki Ekonomisi kavramına da özel bir vurgu yapan Bakan, ekonomik başarının artık yalnızca büyüklük ve hacimle ölçülemeyeceğini belirterek, “Bugün artık sadece ne kadar ürettiğimizi değil; nasıl ürettiğimizi, kimin için ürettiğimizi ve neye etki ettiğimizi de sorgulamak zorundayız” dedi. Etki ekonomisinin çevresel sürdürülebilirlik, toplumsal refah ve kalıcı değer üretimini merkeze alan yeni bir paradigma sunduğunu ifade eden Bakan, kamu, özel sektör, sivil toplum ve akademi iş birliğiyle bu anlayışın yaygınlaştırılacağını vurguladı. Bakan, Platin Global 100 Ödülleri ile yalnızca ticari başarılarıyla değil, yarattıkları sosyal ve çevresel etkiyle de öne çıkan şirketlerin ödüllendirilmesinin, Türkiye’nin sürdürülebilir ve kapsayıcı büyüme hedeflerine önemli katkı sağladığını sözlerine ekledi. 24 TV'den de canlı yayınlanan Platin Global 100 Ödülleri, çekilen hatıra fotoğrafıyla son buldu.

İzocam'dan Dilovası tesisi için stratejik karar Haber

İzocam'dan Dilovası tesisi için stratejik karar

Türkiye yalıtım sektörünün 60 yıllık lideri İzocam, sürdürülebilirlik, modern üretim ve verimlilik odaklı stratejisi doğrultusunda Dilovası’ndaki taşyünü üretim tesisinde üretimi durdurma kararı aldı. Türkiye’de 60 yıldır yalıtım sektörünün kurucusu ve lideri olan İzocam, üretim yapılanmasını modernizasyon, verimlilik ve sürdürülebilirlik odağında yeniden şekillendirmeye devam ediyor. Bugün 5 fabrika sahasında 7 farklı ürün grubu üreten şirket, çevreci ve yüksek verimlilik sağlayan üretim teknolojilerine geçiş sürecinin bir parçası olarak, ilk fabrikası olan Dilovası’ndaki tesisinde 28 Aralık 2025 itibarıyla üretimi durdurma kararı aldı. Operasyonel süreçlerin tamamlanmasının ardından tesisin kapatılması planlanırken, İzocam taşyünü üretimine Kayseri’de faaliyet gösteren modern ve yüksek kapasiteye sahip yeni tesisinde devam edecek. Bu adım, şirketin 60 yıllık birikimini daha gelişmiş, çevre dostu ve sürdürülebilir üretim altyapısıyla geleceğe taşımayı hedefleyen stratejisinin önemli bir parçası niteliğini taşıyor. 2025 yılı için belirledikleri “Biz Geleceğiz” mottosu ile İzocam’ın liderliğini, güvenilirliğini ve çevre dostu üretim yaklaşımını bir adım daha ileri taşımayı hedeflediklerini belirten İzocam Genel Direktörü Murat Savcı, Dilovası tesisinde üretimin durdurulması yönündeki kararın, uzun vadeli verimlilik ve sürdürülebilirlik hedeflerinin bir parçası olduğunu vurguladı. Savcı, “Faaliyetlerimizi yalnızca bugünün koşullarına değil, geleceğin ihtiyaçlarına göre şekillendirmeye devam ediyoruz. Bu vizyon doğrultusunda yatırımlarımızı; sürdürülebilirlik, verimlilik, çevresel sorumluluk ve uluslararası standartlara tam uyum prensibi üzerine kuruyor, eski ve verimliliği düşük teknolojileri operasyon dışı bırakıyoruz. Bir süredir Dilovası tesisimizin mevcut durumunu hassasiyetle değerlendirmekteydik ve tüm opsiyonları da kapsamlı bir şekilde ele aldık. Yapılan teknik fizibilite ve ekonomik geri dönüş analizleri sonucunda, Dilovası tesisimizdeki mevcut teknolojinin sürdürülebilir olmadığı ve modernizasyon için gerekli yatırımın geri dönüşünün yeterli bulunmadığı belirlenmiş; bu nedenle tesisin yenilenmesi verimli bir seçenek olarak değerlendirilmeyerek, Yönetim Kurulumuz tarafından üretimin sonlandırılması kararı alınmıştır” dedi. Murat Savcı, Dilovası tesisi için alınan bu kararın diğer tesislerdeki üretimleri etkilemeyeceğini ve taşyünü üretimi de dahil tüm faaliyetlerin diğer tesislerde kesintisiz şekilde devam edeceğini belirtti. Şeffaf ve Kontrollü Bir Dönüşüm Planlandı İzocam Yönetim Kurulu’nun kararı ile Dilovası tesisinde üretimin 28 Aralık 2025’te durdurulacağını açıklayan Murat Savcı, tüm sürecin, çalışan haklarına, şirket değerlerine ve yasal mevzuata uygun şekilde planlı ve kontrollü biçimde yürütüldüğünü ve tüm paydaşlarla şeffaf bir iletişim içinde olduklarını belirtti. Murat Savcı, “Taahhüdümüz, paydaşlarımıza kesintisiz hizmet sunmaya devam ederken, İzocam’ın üretim altyapısını daha modern ve sürdürülebilir bir düzeye taşımaktır. Enerji verimliliği yüksek ürünlerimizle ülkemizin tasarruf hedeflerine katkıda bulunmayı sürdüreceğiz. İzocam, sektördeki liderliğini modern, çevreci ve verimli üretim anlayışıyla geleceğe taşımaya; ülkemizin enerji tasarrufu hedeflerine katkıda bulunmaya kararlılıkla devam edecektir” diye konuştu. İzocam’ın Gelecek Hedefleri İzocam olarak, 60’ıncı kuruluş yılına özel olarak benimsedikleri “Biz Geleceğiz” mottosuyla; sürdürülebilir üretim, modern teknolojiler, kapasite gelişimi ve uluslararası rekabet gücünü artırmaya yönelik çalışmaları kararlılıkla sürdürdüklerini vurgulayan Murat Savcı, gelecek vizyonlarını şu sözlerle ifade etti: “İzocam, Türkiye’nin sürdürülebilir yarınları için yalnızca enerji verimliliği yüksek ürünler geliştirmeye değil; aynı zamanda çevresel etkileri azaltan, geri dönüşümü teşvik eden, modern üretim teknolojileriyle uyumlu bir ekosistem oluşturmayı hedeflemektedir. Üretim süreçlerimizin dijitalleşmesi, operasyonel verimliliğimizin artırılması ve global standartlarda çevre dostu çözümlerin yaygınlaştırılması, önümüzdeki dönemin stratejik öncelikleri olacaktır. Sektördeki liderliğimizi daha da güçlendirmek için Ar-Ge kapasitemizi genişletmeye, uluslararası pazarlardaki etkinliğimizi artırmaya ve ülkemizin enerji tasarrufu hedeflerine katkı sağlayan yenilikçi yalıtım çözümlerini hayata geçirmeye devam edeceğiz.”

İzocam'dan, Dilovası tesisi için stratejik karar! Haber

İzocam'dan, Dilovası tesisi için stratejik karar!

Türkiye yalıtım sektörünün 60 yıllık lideri İzocam, sürdürülebilirlik, modern üretim ve verimlilik odaklı stratejisi doğrultusunda Dilovası’ndaki taşyünü üretim tesisinde 28 Aralık 2025 tarihi itibariyle üretimi durdurma kararı aldı. Türkiye’de 60 yıldır yalıtım sektörünün kurucusu ve lideri olan İzocam, üretim yapılanmasını modernizasyon, verimlilik ve sürdürülebilirlik odağında yeniden şekillendirmeye devam ediyor. Bugün 5 fabrika sahasında 7 farklı ürün grubu üreten şirket, çevreci ve yüksek verimlilik sağlayan üretim teknolojilerine geçiş sürecinin bir parçası olarak, ilk fabrikası olan Dilovası’ndaki tesisinde 28 Aralık 2025 itibarıyla üretimi durdurma kararı aldı. Operasyonel süreçlerin tamamlanmasının ardından tesisin kapatılması planlanırken, İzocam taşyünü üretimine Kayseri’de faaliyet gösteren modern ve yüksek kapasiteye sahip yeni tesisinde devam edecek. Bu adım, şirketin 60 yıllık birikimini daha gelişmiş, çevre dostu ve sürdürülebilir üretim altyapısıyla geleceğe taşımayı hedefleyen stratejisinin önemli bir parçası niteliğini taşıyor. 2025 yılı için belirledikleri “Biz Geleceğiz” mottosu ile İzocam’ın liderliğini, güvenilirliğini ve çevre dostu üretim yaklaşımını bir adım daha ileri taşımayı hedeflediklerini belirten İzocam Genel Direktörü Murat Savcı, Dilovası tesisinde üretimin durdurulması yönündeki kararın, uzun vadeli verimlilik ve sürdürülebilirlik hedeflerinin bir parçası olduğunu vurguladı. Savcı, “Faaliyetlerimizi yalnızca bugünün koşullarına değil, geleceğin ihtiyaçlarına göre şekillendirmeye devam ediyoruz. Bu vizyon doğrultusunda yatırımlarımızı; sürdürülebilirlik, verimlilik, çevresel sorumluluk ve uluslararası standartlara tam uyum prensibi üzerine kuruyor, eski ve v erimliliği düşük teknolojileri operasyon dışı bırakıyoruz. Bir süredir Dilovası tesisimizin mevcut durumunu hassasiyetle değerlendirmekteydik ve tüm opsiyonları da kapsamlı bir şekilde ele aldık. Yapılan teknik fizibilite ve ekonomik geri dönüş analizleri sonucunda, Dilovası tesisimizdeki mevcut teknolojinin sürdürülebilir olmadığı ve modernizasyon için gerekli yatırımın geri dönüşünün yeterli bulunmadığı belirlenmiş; bu nedenle tesisin yenilenmesi verimli bir seçenek olarak değerlendirilmeyerek, Yönetim Kurulumuz tarafından üretimin sonlandırılması kararı alınmıştır” diye konuştu. Murat Savcı, Dilovası tesisi için alınan bu kararın diğer tesislerdeki üretimleri etkilemeyeceğini ve taşyünü üretimi de dahil tüm faaliyetlerin diğer tesislerde kesintisiz şekilde devam edeceğini belirtti. ŞEFFAF VE KONTROLLÜ BİR DÖNÜŞÜM PLANLANDI İzocam Yönetim Kurulu’nun kararı ile Dilovası tesisinde üretim in 28 Aralık 2025’te durdurulacağını açıklayan Murat Savcı, tüm sürecin, çalışan haklarına, şirket değerlerine ve yasal mevzuata uygun şekilde planlı ve kontrollü biçimde yürütüldüğünü ve tüm paydaşlarla şeffaf bir iletişim içinde olduklarını belirtti. Murat Savcı, “Taahhüdümüz, paydaşlarımıza kesintisiz hizmet sunmaya devam ederken, İzocam’ın üretim altyapısını daha modern ve sürdürülebilir bir düzeye taşımaktır. Enerji verimliliği yüksek ürünlerimizle ülkemizin tasarruf hedeflerine katkıda bulunmayı sürdüreceğiz. İzocam, sektördeki liderliğini modern, çevreci ve verimli üretim anlayışıyla geleceğe taşımaya; ülkemizin enerji tasarrufu hedeflerine katkıda bulunmaya kararlılıkla devam edecektir” diye konuştu. İZOCAM’IN GELECEK HEDEFLERİ İzocam olarak, 60’ıncı kuruluş yılına özel olarak benimsedikleri “Biz Geleceğiz” mottosuyla; sürdürülebilir üretim, modern teknolojiler, kapasite gelişimi ve uluslararası rekabet gücünü artırmaya yönelik çalışmaları kararlılıkla sürdürdüklerini vurgulayan Murat Savcı, gelecek vizyonlarını şu sözlerle ifade etti: “İzocam, Türkiye’nin sürdürülebilir yarınları için yalnızca enerji verimliliği yüksek ürünler geliştirmeye değil; aynı zamanda çevresel etkileri azaltan, geri dönüşümü teşvik eden, modern üretim teknolojileriyle uyumlu bir ekosistem oluşturmayı hedeflemektedir. Üretim süreçlerimizin dijitalleşmesi, operasyonel verimliliğimizin artırılması ve global standartlarda çevre dostu çözümlerin yaygınlaştırılması, önümüzdeki dönemin stratejik öncelikleri olacaktır. Sektördeki liderliğimizi daha da güçlendirmek için Ar-Ge kapasitemizi genişletmeye, uluslararası pazarlardaki etkinliğimizi artırmaya ve ülkemizin enerji tasarrufu hedeflerine katkı sağlayan yenilikçi yalıtım çözümlerini hayata geçirmeye devam edeceğiz.”

60 yıllık dev üretim üssü kapanıyor: Yüzlerce emekçi belirsizlikte Haber

60 yıllık dev üretim üssü kapanıyor: Yüzlerce emekçi belirsizlikte

Ne oldu, nerede oldu, ne zaman olacak ve kimleri etkileyecek? Kocaeli’nin Dilovası’nda 60 yıldır üretim yapan İzocam, burada yer alan taşyünü tesisinde üretimi 28 Aralık 2025 itibarıyla durdurma kararı aldığını duyurdu. Şirket, operasyonel kapanışın ardından üretimi Kayseri’deki tesislerine taşıyacak. Karar, fabrikada çalışan yüzlerce emekçiyi doğrudan etkilerken, “ne olacak?” sorusu yanıtını bulmuş değil. Şirket kapanma gerekçesini “verimlilik ve sürdürülebilirlik” olarak açıkladı İzocam Genel Direktörü Murat Savcı, Dilovası tesisinin mevcut teknolojisinin sürdürülebilir bulunmadığını, modernizasyon için gerekli yatırımın ekonomik geri dönüşünün yetersiz kaldığını belirtti. Savcı, kararın şirketin uzun vadeli verimlilik, çevresel sorumluluk ve sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda alındığını ifade etti. Üretim Kayseri’ye taşınıyor ancak iş güvencesi hakkında takvim yok Şirket, taşyünü üretiminin Kayseri’de kesintisiz süreceğini duyurdu; fakat Dilovası’ndaki emekçilerin yeni tesise hangi koşullarla, kaç kişinin ve ne zaman geçebileceğine ilişkin ayrıntılı bir plan açıklanmadı. Bu durum, bölgedeki aileler için ekonomik belirsizliği derinleştiriyor. “Yasal mevzuata uygun süreç” vurgusu belirsizliği gidermedi Savcı, sürecin çalışan hakları ve yasal mevzuata uygun şekilde yürütüldüğünü, paydaşlarla şeffaf iletişim kurduklarını söyledi. Ancak mevcut açıklamalar, emekçilerin kıdem, tazminat, yer değişikliği, eğitim ve işe yerleştirme başlıklarında hangi güvencelere sahip olacağı sorularını yanıtlamıyor. Yerel ekonomi için kritik eşik Dilovası’ndaki kapanma, yalnızca fabrikayı değil; yan sanayiyi, lojistiği ve bölgedeki küçük işletmeleri de etkileme potansiyeli taşıyor. Bölge esnafı ve sendikalar, kararın istihdam ve yerel gelir üzerindeki yansımalarının ciddiyetine dikkat çekiyor. Karar kamuoyuna nasıl yansıdı? Sürecin ayrıntıları ilk olarak Dünya Gazetesi’ne yansıdı. Haberde, teknik fizibilite ve geri dönüş analizlerinin yönetim kurulunu üretimi sonlandırma yönünde karara götürdüğü aktarılırken, emekçilerin geleceğine ilişkin netlik olmadığı vurgulandı. Şimdi ne olacak? Gözler; şirketten somut takvim ve yazılı taahhüt içeren bir istihdam planına, yerel yönetimlerden ise bölge ekonomisini koruyacak tamamlayıcı adımlara çevrilmiş durumda. Emekçilerin “retorik güvenceler” yerine, somut hak ve tarih beklediği bu süreçte, yapılacak yeni açıklamalar belirleyici olacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.