SON DAKİKA

#Sürdürülebilirlik

HABER DEĞER - Sürdürülebilirlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sürdürülebilirlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Bolat OECD'de Türkiye'nin ticaret vizyonunu savundu Haber

Bakan Bolat OECD'de Türkiye'nin ticaret vizyonunu savundu

Küresel ekonominin geleceği ve ticaret politikalarının masaya yatırıldığı zirvede Bakan Bolat, Türkiye'nin adil ve kurallara dayalı ticaret yaklaşımını mevkidaşlarına anlattı. "Korumacılığa karşı serbest ticaret" vurgusu Toplantının açılış oturumlarına katılan Bakan Bolat, dünya genelinde ivme kazanan korumacı ekonomik politikalara karşı Türkiye’nin duruşunu netleştirdi. Bolat, sosyal medya üzerinden yaptığı değerlendirmede, "Dünyada yükselen korumacılık eğilimleri karşısında Türkiye'nin serbest, adil ve kurallara dayalı uluslararası ticarete ilişkin yaklaşımını mevkidaşlarımızla paylaştık" ifadelerini kullandı. Dijital dönüşüm ve sürdürülebilirlik gündemde 38 üye ülkenin yanı sıra aday ve davetli temsilcilerin de yer aldığı zirvede; yapay zeka, dijital dönüşüm, sürdürülebilir kalkınma ve istihdam politikaları gibi kritik başlıklar ele alındı. Bolat, bu çerçevede güncel ekonomik gelişmeler ve ortak politika öncelikleri üzerine geniş kapsamlı görüş alışverişinde bulunduklarını belirtti. İkili görüşmelerle iş birliği arayışı Bakanlar Konseyi'ndeki oturumların yanı sıra çeşitli ülkelerin temsilcileriyle ikili görüşmeler de gerçekleştiren Ticaret Bakanı, ülkeler arası ekonomik ve ticari iş birliği imkanlarını değerlendirdiklerini kaydetti. Bolat, açıklamalarını şu sözlerle tamamladı: "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz doğrultusunda ticaret ve yatırımların güçlendirilmesine yönelik çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bakan Murat Kurum Kopenhag'da: COP31 hazırlıkları için Avustralya ile kritik zirve Haber

Bakan Murat Kurum Kopenhag'da: COP31 hazırlıkları için Avustralya ile kritik zirve

Dünya genelinde iklim kriziyle mücadele ve sürdürülebilirlik politikalarının şekilleneceği Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) için hazırlık çalışmaları küresel ölçekte hız kazandı. Türkiye'nin ev sahipliğinde Antalya'da gerçekleştirilecek dev organizasyon öncesinde, uluslararası temaslarını yoğunlaştıran Bakan Murat Kurum, Danimarka'da kritik bir iklim diplomasisi gerçekleştirdi. Antalya zirvesi öncesi güçlü eş güdüm Bakan Murat Kurum, Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Chris Bowen’ın ev sahipliğindeki kahvaltı programında, zirvenin müzakere süreçlerini yürütecek olan Avustralya heyetiyle bir araya geldi. Görüşmede, Antalya'da gerçekleştirilecek COP31 zirvesinin teknik, lojistik ve stratejik hazırlıkları masaya yatırıldı. Emisyon azaltım hedefleri, yeşil enerji dönüşümü ve gelişmekte olan ülkelere yönelik iklim finansmanı gibi kritik başlıkların ele alındığı toplantıda, iki ülkenin zirve sürecinde tam bir koordinasyon içinde hareket etmesi kararlaştırıldı. "Ortak vizyonla ilerlemeyi sürdürüyoruz" Görüşmenin detaylarına ve iklim diplomasisinin önemine ilişkin sosyal medya hesabı üzerinden resmi bir açıklama paylaşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "COP31 Başkanlığımızda müzakereleri birlikte yürüteceğimiz Avustralya heyeti ile kahvaltıda buluştuk. Antalya'da ev sahipliğini yapacağımız büyük zirveye ilişkin hazırlıklarımızı ve bundan sonraki süreçte atacağımız stratejik adımları detaylıca ele aldık. Küresel iklim diplomasisinde güçlü bir eş güdüm ve ortak vizyonla ilerlemeyi kararlılıkla sürdürüyoruz. Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Sayın Chris Bowen'a nazik daveti ve yapıcı misafirperverliği için teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Türkiye ve Polonya arasında bilim köprüsü: Gdansk’ta stratejik iş birliği Haber

Türkiye ve Polonya arasında bilim köprüsü: Gdansk’ta stratejik iş birliği

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar liderliğindeki Türk heyeti, Polonya’nın Gdansk kentinde düzenlenen "2. Türkiye-Polonya Rektörler Forumu"na katıldı. İki ülke arasındaki akademik ilişkileri kurumsal bir zemine oturtmayı hedefleyen ziyaret kapsamında; yükseköğretimde iş birliği mutabakat zaptı imzalanırken, Polonya-Türkiye Araştırmaları Merkezi’nin de açılışı yapıldı. Özvar, Polonya Bilim ve Yükseköğretim Bakanı Marcin Kulasek ile yaptığı görüşmede, altı asrı aşan tarihi bağların modern dönemde bilimsel projelerle taçlandırılacağını vurguladı. Tarihi imza: Yükseköğretimde ilk mutabakat zaptı İki ülke arasında yükseköğretim alanındaki ilişkileri hukuki bir statüye kavuşturan ilk mutabakat zaptı bu ziyaretle hayata geçirildi. YÖK Başkanı Özvar, imzalanan zaptın bilimsel ve inovasyona dayalı çalışmalara güçlü bir yasal zemin sağlayacağını belirtti. Akademik hareketliliğin ötesine geçerek Ar-Ge odaklı bir iş birliği modelini hedeflediklerini ifade eden Özvar, Türkiye ve Polonya’nın Avrupa’da akademisyen düzeyinde en çok iş birliği yapan iki ülke olduğunun altını çizdi. Gdansk’ta Polonya-Türkiye Araştırmaları Merkezi açıldı Ziyaretin en somut adımlarından biri Gdansk Üniversitesi bünyesinde kurulan Polonya-Türkiye Araştırmaları Merkezi oldu. YÖK Başkanı Özvar ve Polonyalı mevkidaşı Kulasek tarafından açılan merkez; yapay zeka, savunma teknolojileri, enerji, sağlık bilimleri ve sürdürülebilirlik gibi stratejik alanlarda ortak projeler geliştirecek. Merkezin aynı zamanda ortak doktora programları ve bilimsel yayınlar için bir koordinasyon üssü olarak görev yapması planlanıyor. Özvar, Polonya’nın Avrupa’da Türkiyat üzerine en derin araştırmaların yapıldığı ülkelerden biri olduğunu hatırlatarak merkezin stratejik önemine dikkat çekti. Avrupa Araştırma Alanı için stratejik değer Rektörler Forumu’nun açılışında konuşan Erol Özvar, küresel yükseköğretim sisteminin jeopolitik gerilimler nedeniyle zorlu bir dönüşümden geçtiğini belirterek "bilim diplomasisi" vurgusu yaptı. Polonya’nın mühendislik ve üniversite-sanayi iş birliği gücü ile Türkiye’nin genç insan kaynağı ve sağlık bilimlerindeki uzmanlığının birleşmesinin Avrupa Araştırma Alanı açısından kritik değer taşıdığını ifade etti. Forum kapsamında, TÜBİTAK ve Polonyalı kurumlar arasında ortak fon mekanizmalarının geliştirilmesi ve çift diploma programlarının artırılması gibi somut çalışma başlıkları ele alındı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Küresel ulaştırma vizyonunda Türkiye dönemi: ITF 2027 başkanlığı tescillendi Haber

Küresel ulaştırma vizyonunda Türkiye dönemi: ITF 2027 başkanlığı tescillendi

Almanya’nın Leipzig kentinde düzenlenen ve küresel ulaştırma politikalarının geleceğinin şekillendirildiği 2026 Uluslararası Ulaştırma Forumu’ndan Türkiye adına kritik bir karar çıktı. Azerbaycan’ın dönem başkanlığında toplanan Ulaştırma Bakanları Konseyi, Türkiye’nin Mayıs 2027 – Mayıs 2028 dönem başkanlığını üstlenmesini oy birliğiyle kabul etti. Jeopolitik avantaj ve "Oyun Kurucu" rolü Zirvede Türkiye'yi temsil eden Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye’nin 1953’teki kurucu üyeliğine ve 2009’daki başarılı başkanlık dönemine atıfta bulunarak önemli mesajlar verdi. Türkiye’nin sadece bir transit ülke değil; Avrupa, Asya ve Orta Doğu’yu birbirine bağlayan stratejik bir merkez olduğunu vurgulayan Uraloğlu, ulaştırma koridorlarının yeniden tasarlandığı bu süreçte Türkiye’nin en üst düzeyde oyun kurucu rol üstleneceğini ifade etti. Orta Koridor ve Kalkınma Yolu projeleri masada Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin dönem başkanlığı süresince ulaştırmada "dayanıklılık ve sürdürülebilirlik" ilkelerini merkeze alacağını belirtti. Özellikle küresel ticaretin yeni can damarları olarak görülen Orta Koridor ve Kalkınma Yolu projelerinin kritik önemine dikkat çeken Uraloğlu, dijital dönüşüm ve iklim değişikliği gibi küresel risklerin ulaştırma politikalarını yeniden tanımladığına işaret etti. Leipzig’deki saldırı için taziye Uraloğlu, konuşmasına Almanya’nın Leipzig kentinde yaşanan araçlı saldırıda hayatını kaybedenler için taziyelerini ileterek başladı. Konuşmasının sonunda foruma yeni üye olan Gana, Panama ve Peru’yu tebrik eden Bakan Uraloğlu, ITF üyelerini Kasım ayında Türkiye’de gerçekleştirilecek olan COP31 ulaştırma gündemi etkinliklerine davet etti. Merkezi Paris’te bulunan ITF, her yıl 80’den fazla ülkeden ulaştırma bakanlarını ve sektör devlerini bir araya getirerek ulaştırma politikaları konusunda dünyanın en saygın düşünce kuruluşu olarak kabul ediliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Formerra, maliyet artışlarına karşı ulaşım ek ücreti uygulayacak Haber

Formerra, maliyet artışlarına karşı ulaşım ek ücreti uygulayacak

Formerra, devam eden nakliye ve lojistik piyasası baskılarını karşılamak amacıyla ulaşım ek ücreti uygulayacağını duyurdu. Performans malzemeleri dağıtımında lider olan Formerra, Amerika kıtası genelinde nakliye ve lojistik pazarında devam eden maliyet artışlarını (escalation) karşılamak amacıyla bir ulaşım ek ücreti (sürşarj) uygulanacağını duyurdu. 1 Nisan 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, tüm sevkiyatlara teslimat başına 350 dolar ek ücret uygulanacaktır. Nakliye ve lojistik pazarı; artan dizel fiyatları, sürücü mevcudiyetini etkileyen gelişen düzenleyici gereklilikler, daralan kamyon kapasitesi ve lojistik sektörü genelinde artan işletme giderlerinin etkisiyle yüksek maliyetler yaşamaya devam etmektedir. Sektör öngörüleri, bu baskıların öngörülebilir gelecekte de devam edeceğine işaret etmektedir. Formerra CEO'su Tom Kelly, "Müşterilerimiz için güvenilir hizmeti sürdürmek, taşımacılık ortamındaki kalıcı değişimlere uyum sağlamamızı gerektiriyor," dedi. "Bu ek ücret, kontrolümüz dışındaki sektör genelindeki maliyet baskılarını yönetirken, müşterilerimizin Formerra'dan beklediği yüksek hizmet seviyelerini sağlamaya devam edebilmemiz için gereklidir." Müşterilerin daha fazla bilgi için Formerra temsilcileriyle iletişime geçmeleri rica olunur. Formerra hakkında Formerra; dünyanın önde gelen polimer üreticilerini sağlık, tüketici, endüstriyel ve mobilite pazarlarındaki binlerce orijinal ekipman üreticisi (OEM - Original Equipment Manufacturer) ve marka sahibiyle buluşturan, mühendislik malzemeleri alanında seçkin bir distribütördür. Teknik ve ticari uzmanlıkla güçlendirilen Formerra; portföy derinliği, tedarik zinciri gücü, endüstri bilgisi, hizmet, lider e-ticaret yetenekleri ve yaratıcılığın benzersiz bir kombinasyonunu sunar. Deneyimli Formerra ekibi, birden fazla sektördeki müşterilerin ürünleri yeni ve daha iyi yollarla tasarlamasına, seçmesine, işlemesine ve geliştirmesine yardımcı olarak daha iyi performans, üretkenlik, güvenilirlik ve sürdürülebilirlik sağlar. Daha fazla bilgi için www.formerra.comadresini ziyaret ediniz. KAYNAK: Formerra

U.S. Polo Assn., Charleston, Güney Karolina kıyılarından ilhamla 2026 İlkbahar-Yaz Küresel Koleksiyonunu tanıttı Haber

U.S. Polo Assn., Charleston, Güney Karolina kıyılarından ilhamla 2026 İlkbahar-Yaz Küresel Koleksiyonunu tanıttı

Mevsimlik ve sahil stilleri, U.S. Open Polo Championship Kapsül Koleksiyonu ile birlikte görücüye çıkıyor. Amerika Birleşik Devletleri Polo Birliği'nin (USPA - United States Polo Association) resmi spor markası olan U.S. Polo Assn., kıyı Amerikası'ndan ve sahil yaşamının rahat ruhundan ilham alan canlı ve sezonluk bir seri olan spordan ilham alan İlkbahar-Yaz 2026 Küresel Koleksiyonu'nu (Global Collection) piyasaya sürdü. Kampanya, Rainbow Row'un pastel mimarisinin, kıyı manzaralarının ve Hyde Park Polo Kulübü sahasının mirasının, ikonik küresel markanın en yeni stilleri için mükemmel bir zemin oluşturduğu tarihi Charleston, Güney Karolina'da fotoğraflandı. U.S. Polo Assn. kampanyası, polo sporu ile spordan ilham alan küresel ölçekte tanınan yaşam tarzı markası arasındaki otantik bağı bir kez daha vurguluyor. İlkbahar-Yaz 2026 Küresel Koleksiyonu'ndaki giyim ve aksesuarlar artık satışa sunuldu. KÜRESEL KOLEKSİYON'A BİR BAKIŞ: İLKBAHAR-YAZ 2026 Tema: Rahat resort silüetleri ve spordan ilham alan stil ile Kıyı Amerikası (Coastal Americana) Konum: Rainbow Row, The Dunlin Resort, Hyde Park Polo Kulübü ve Charleston kıyı şeridi dahil olmak üzere Charleston, Güney Karolina Temel Parçalar: Klasik polo tişörtler, uçuşan elbiseler, sportif şortlar, dokuma gömlekler, hafif saç örgü trikolar ve U.S. Open Polo Championship® Kapsül Koleksiyonu Renk Paleti: ABD'nin 250. Doğum Günü ruhuna uygun bahar pastelleri, canlı yaz renkleri ve denizci kırmızısı, beyazı ve mavisi Desenler: Polo tişörtlerde, keten gömleklerde ve rahat yazlık katmanlarda belirgin sezonluk çizgiler Temel Kumaşlar: Nefes alabilen ketenler, hafif trikolar ve dokulu pamuk karışımları Bulunabilirlik: Şu an dünya çapında mağazalarda ve online olarak mevcut Milyarlarca dolarlık küresel U.S. Polo Assn. markasını yöneten ve pazarlayan şirket olan USPA Global CEO'su J. Michael Prince, "Bu sezonun koleksiyonu, U.S. Polo Assn.'i her zaman farklı kılan şeyi, yani dünya çapında markamıza ilham veren sporla olan doğrudan bağımızı yansıtmaya devam ediyor," dedi. "Amerika Birleşik Devletleri Polo Birliği'nin Resmi Spor Markası olarak ilhamımız; oyunculardan sahalara ve oyunun mirasına kadar polo sporu tarafından şekilleniyor." USPA Global Küresel Pazarlamadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Stefanie Coroalles, "Charleston, Güney Karolina'da çekim yapmak, bu parçaların polo sahasından günlük hayata nasıl sorunsuz bir şekilde geçtiğini gösterirken o Kıyı Amerikası ruhunu yakalamamıza olanak tanıdı," dedi. "Rainbow Row'un pastel cazibesinden Hyde Park Polo Kulübü'nün açık sahalarına ve güneşli Charleston kıyılarına kadar bu ortam; rahat resort stilini, canlı renkleri ve sporun zamansız mirasını harmanlayarak İlkbahar-Yaz 2026 Küresel Koleksiyonu'na hayat veriyor." U.S. Polo Assn.'in sezonluk ikonik polo tişörtleri; erkek, kadın ve çocuk koleksiyonlarında klasik polo tişörte modern bir bakış sunan dokulu ribanalar, ince desenler ve yüksek yapısal detaylarla güncellenmiş geniş bir kumaş ve bitiş yelpazesinde sunuluyor. Hareket halindeki bir yaşam için tasarlanan sezonun polo tişörtü; markanın klasik, sportif kimliğine sadık kalarak klasik nötrlerde veya canlı renklerde mevcut olan çok yönlü, kısa kollu ve düğmeli bir modeldir. Markanın imzası olan "Çift Atlı" (Double Horsemen) logosuyla tamamlanan her U.S. Polo Assn. polo tişörtü, sporun özgünlüğünün bir işaretini taşır ve gerçek bir gardırop ikonudur. USPA Global Ticari Ürün ve Tasarımdan Sorumlu Başkan Yardımcısı Jessica Ramesberger, "U.S. Polo Assn. İlkbahar-Yaz Küresel Koleksiyonu için Tasarım Ekibimiz; taze, çabasız, giyilmesi kolay ve sıcak aylar için mükemmel şekilde uygun parçalar yaratmak üzere yola çıktı," dedi. "En ikonik silüetlerimize yeni bir enerji getirmek için canlı bahar pastelleri, belirgin yaz renkleri ve dokulu kumaşlarla oynadık." İlkbahar-Yaz 2026 lansmanı aynı zamanda, USPA Ulusal Polo Merkezi'nde (NPC - National Polo Center) düzenlenen Amerika'nın en prestijli polo turnuvalarından ilham alan U.S. Open Polo Championship® Kapsül Koleksiyonu'nu da tanıttı. Sınırlı sayıdaki kapsül, dünya çapındaki küresel markalı koleksiyon aracılığıyla hayranları ve tüketicileri sporla ve markayla buluşturarak bu ikonik turnuvanın mirasını ve heyecanını kutluyor. Yüksek gollü Amerikan polo sezonu, 26 Nisan 2026'da NPC'de gerçekleşecek ve ESPN2 dahil olmak üzere birden fazla ESPN platformunda ve dünya çapındaki diğer medya kuruluşlarında yayınlanacak olan U.S. Open Polo Championship Finali ile sona erecek. Yayın zamanları için yerel listelerinizi kontrol edin. Prince şunları ekledi: "2026 U.S. Polo Assn. Küresel İlkbahar-Yaz Koleksiyonu ve U.S. Open Polo Championship Kapsül Koleksiyonu, dünya çapındaki tüketiciler ve spor hayranları tarafından benimsenen zamansız Americana stili aracılığıyla sporun mirasını hayata geçiriyor." Otantik spor ilhamıyla dünya çapında tanınan U.S. Polo Assn.; markanın insanlara, ürünlere ve gezegene yönelik sorumlu tedarik ve uzun vadeli çevresel girişimlere olan bağlılığını yansıtan küresel sürdürülebilirlik programı USPA Life ile uyumlu ürünleri bünyesine katmaya devam ediyor. U.S. POLO ASSN. VE USPA GLOBAL HAKKINDA U.S. Polo Assn., 1890 yılında kurulan Amerika Birleşik Devletleri'ndeki en büyük polo kulüpleri ve polo oyuncuları birliği olan Amerika Birleşik Devletleri Polo Birliği'nin (USPA - United States Polo Association) resmi spor markasıdır. Milyarlarca dolarlık küresel ayak izi ve 1.200'den fazla U.S. Polo Assn. perakende mağazasının yanı sıra binlerce ek dağıtım noktası aracılığıyla dünya çapında dağıtımıyla U.S. Polo Assn.; dünya çapında 190'dan fazla ülkede erkek, kadın ve çocuklar için giyim, aksesuar ve ayakkabı sunmaktadır. Marka, her yıl The Palm Beaches'teki NPC'de düzenlenen, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki en önemli polo turnuvası olan U.S. Open Polo Championship® dahil olmak üzere dünya çapındaki büyük polo etkinliklerine sponsor olmaktadır. Amerika Birleşik Devletleri'nde ESPN, Avrupa'da TNT ve Eurosport ve Hindistan'da Star Sports ile yapılan tarihi anlaşmalar, U.S. Polo Assn. sponsorluğundaki dünyanın önde gelen birçok polo şampiyonasını yayınlayarak bu heyecan verici sporu dünya çapında ilk kez milyonlarca spor hayranı için erişilebilir hale getirmektedir. U.S. Polo Assn., License Global'a göre NFL, PGA Tour ve Formula 1 ile birlikte sürekli olarak dünyanın en iyi küresel spor lisansörlerinden biri olarak adlandırılmaktadır. Ek olarak, spordan ilham alan marka, küresel büyüme ve spor içeriği dallarında ödüllerle uluslararası alanda tanınmaktadır. Küresel bir marka olarak elde ettiği muazzam başarı nedeniyle U.S. Polo Assn.; Forbes, Fortune, Modern Retail ve GQ'nun yanı sıra Yahoo Finance ve Bloomberg dahil olmak üzere dünya çapındaki diğer birçok önemli medya kaynağında yer almıştır. Daha fazla bilgi için uspoloassnglobal.com adresini ziyaret edin ve @uspoloassn hesabını takip edin. USPA Global, Amerika Birleşik Devletleri Polo Birliği'nin (USPA - United States Polo Association) bir iştirakidir ve milyarlarca dolarlık spor markası U.S. Polo Assn.'i yönetmektedir. USPA Global ayrıca, polo sporu içeriğinde dünya lideri olan iştiraki Global Polo'yu da yönetmektedir. Daha fazlasını öğrenmek için globalpolo.com adresini ziyaret edin veya YouTube üzerinden Global Polo'ya ulaşın. KAYNAK: U.S. Polo Assn.

Sofralarda devrim başlıyor: Ekmekte tarihi zorunluluk geliyor Haber

Sofralarda devrim başlıyor: Ekmekte tarihi zorunluluk geliyor

Türkiye’de ekmek üretiminde köklü bir değişiklik başlatılıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı ortaklığında yürütülen “Tam Buğday Ekmeği Yaygınlaştırma Kampanyası” kapsamında, ülke genelinde üretilecek ekmeklerde tam buğday unu oranı en az yüzde 70 olacak. Yeni düzenleme ile ekmeğe yapay koyu renk vermek için kullanılan kavrulmuş malt unu tamamen yasaklanıyor. Yeni standart tüm Türkiye’de uygulanacak Türkiye Gazetesi’nin aktardığı bilgilere göre düzenleme ilk etapta kamu kurumlarında devreye alınacak, ardından ülke genelindeki fırın ve işletmeleri kapsayacak. Planlamaya göre kamu yemekhanelerinde sunulan ekmeklerin yüzde 80’i yeni standarttaki tam buğday ekmeklerinden oluşacak. Beyaz ve kepekli ekmek seçenekleri ise sınırlı tutulacak. Pilot uygulama Konya’da başladı Proje, geçtiğimiz yıl ağustos ayında Konya’da pilot olarak hayata geçirildi. Elde edilen sonuçların ardından uygulamanın tüm yurda yayılması kararlaştırıldı. Türkiye Un Sanayicileri Federasyonu tarafından düzenlenen uluslararası kongrede detayları paylaşılan düzenlemenin, sürdürülebilirlik ve iklim dayanıklılığı hedefleriyle de örtüştüğü belirtildi. Beyaz ekmek tüketimi yüzde 95 seviyesinde Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü yetkilileri, Türkiye’de günlük enerjinin yaklaşık yüzde 50’sinin ekmek ve tahıl ürünlerinden sağlandığını vurguladı. Kişi başı yıllık ekmek tüketiminin yaklaşık 200 kilograma yaklaştığı ifade edilirken, mevcut tüketimin yüzde 95’inin beyaz undan yapılan ekmeklerden oluştuğu kaydedildi. 1940’lara kadar yaygın olan tam buğday ekmeği tüketiminin ise bugün yüzde 5 ila 10 seviyelerine gerilediği belirtiliyor. Hedef kronik hastalıkların azaltılması Yetkililer, günlük beslenmeye eklenecek küçük miktarda tam buğday ekmeğinin bile kronik hastalık riskini azaltabileceğini ve uzun vadede sağlık harcamalarında ciddi tasarruf sağlayabileceğini ifade ediyor. Çin ve Amerika Birleşik Devletleri gibi ülkelerin benzer stratejilerle hem sağlık giderlerini düşürmeyi hem de karbon ayak izini azaltmayı hedeflediği belirtilirken, Türkiye’de de bu adımın kapsamlı bir gıda reformu niteliği taşıdığı değerlendiriliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İzocam 2025’i yüzde 55’lik ciro artışıyla kapattı Haber

İzocam 2025’i yüzde 55’lik ciro artışıyla kapattı

İzocam, 2025 yılını geçtiğimiz yıla göre yüzde 55’lik bir ciro artışıyla geride bıraktı. Şirket, gü çlü satış performansı, ihracat ivmesi ve dijital dönüşüm yatırımlarıyla sektördeki liderliğini pekiştirdi. Türkiye yalıtım sektörünün lider markası İzocam, 60. kuruluş yıldönümünü kutladığı 2025 yılını satış hacmi ve üretimde elde ettiği başarıların sonucu olarak, bir önceki yıla göre yüzde 55’lik bir ciro artışıyla geride bıraktı. Son aylarda elde ettikleri güçlü performansın, yıl boyunca sürdürdükleri stratejik çalışmaların sonuçlarını net biçimde ortaya koyduğunu belirten İzocam Genel Direktörü Murat Savcı, “Firmamız açısından satış hacmi ve üretim açısından oldukça verimli ve başarılı bir dönem olarak tamamladığımız 2025 yılını, önceki yıla göre yüzde 55’lik bir ciro artışıyla kapattık. Camyünü ve taşyünü ürün gruplarımızda tonaj bazında rekor seviyelere ulaşmış bulunmaktayız. Tekiz sandviç panel ürün grubumuz, yılın ilk yarısında sana yi sektöründeki dalgalanmaların etkisiyle yıla zayıf başlamış olsa da ikinci yarıda önemli proje kazanımlarıyla kapasitesini doldurmuş ve yılsonu hedeflerimize ulaşmıştır. Özellikle taşyünü panel grubunda pazar liderliğimizi sürdürmekte, birçok büyük projede tercih edilmekteyiz. Mekanik izolasyon tarafında ise kauçuk izolasyon malzemeleri, camyünü ve taşyünü boru ürünlerinde pazar payımızı artırırken; XPS ve EPS ürün gruplarımızda da projelerdeki varlığımızı geçtiğimiz yıla göre yüzde 20’nin üzerinde artırmış bulunmaktayız. 2025 yılı aynı zamanda şantiye ve projelere daha fazla odaklandığımız bir yıl olmuştur. Deprem bölgesindeki yeniden yapılanma çalışmalarıyla birlikte, sanayi ve bina inşaat projelerini yakından takip etmekteyiz” diye konuştu. İzocam olarak 2025 yılında iç pazardaki güçlü performanslarına paralel olarak, ihracat pazarlarında da önemli bir ivme yakaladıklarını aç ıklayan Murat Savcı, “2024 yılına göre dolar bazında yaklaşık yüzde 30’luk bir ihracat artışı sağlamış bulunmaktayız. Bu artışta özellikle camyünü ve sandviç panel ürün gruplarımız öne çıkmaktadır. Ortadoğu ve Ukrayna’daki jeopolitik gelişmeler bazı bölgelerde satışlarımızı etkilese de Avrupa’da yeni pazarlara girişlerimiz ihracattaki başarımızı olumlu şekilde desteklemiştir” dedi. 2026’DA KAPASİTE ARTIŞI, DİJİTALLEŞME VE İHRACATTA GÜÇLÜ HEDEFLER 2026 yılına yönelik hedeflerinin; kapasite büyümesi, ihracat artışı, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik alanlarında yakaladıkları güçlü ivmeyi devam ettirmek olduğunu belirten İzocam Genel Direktörü Murat Savcı, “Hem ülkemizin enerji verimliliği hedeflerine hem de yeşil dönüşüm politikalarına katkı sunmayı, çevreye duyarlı üretim yaklaşımımızı güçlendirmeyi ve sektörümüzdeki liderliğimizi daha da ileri taşım aya kararlıyız. Enerji verimliliği yüksek binaların Türkiye’nin geleceğinde kritik rol oynayacağına olan inancımızla; ülkemizin sürdürülebilir yarınları için değer üretmeye devam edeceğiz” diye konuştu. Kayseri’de kurulu bulunan yeni üretim tesislerinin tam kapasiteyle devreye girmesiyle birlikte üretim maliyetlerinin azalmasını, kârlılığın artmasını ve ihracatın güçlenmesini beklediklerini vurgulayan Murat Savcı, “Kayseri tesisimizden İzocam ürün portföyünün tamamını sevk ederek lojistik verimliliğimizi artırmayı hedeflemekteyiz. Tarsus camyünü tesisimizde ise ürün portföyümüzü iyileştirme ve yeni ürün geliştirme çalışmalarımız sürdürülmektedir. XPS ürün grubunda yapılacak geliştirmelerle de perakende pazarında ve proje bazlı kullanımlarda rekabet gücümüzü daha da yükseltmeyi amaçlamaktayız. Aynı zamanda 2026 yılında ‘Kazandıran İzocam’ sadakat programımızı daha da yaygınla? ?tırmayı, tali bayilerimize yönelik yeni yazılım altyapımızı devreye almayı ve dağıtım kanalı etkinliğimizi artırmayı planlamaktayız” şeklinde konuştu. İKİZ DÖNÜŞÜM STRATEJİSİ: DİJİTALLEŞME VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK BİR ARADA Sürdürülebilir gelecek için inovasyon ve çevre odaklı yatırımlarının da kararlılıkla devam ettiğini ifade eden Murat Savcı, “Yapay zekâ uygulamalarımız iş süreçlerimizi hızlandırarak verimliliğimizi artırmakta; sıfır atık projelerimiz sürdürülebilir kalkınmanın güçlü halkalarından biri hâline gelmektedir. Dijitalleşme ve çevresel sürdürülebilirliği eş zamanlı olarak kapsayan ’ikiz dönüşüm’ vizyonumuz ile hem sektörümüzün rekabetçiliğini artıran hem de gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmayı amaçlayan bütünsel bir yaklaşım sergilemekteyiz” dedi. Dijitalleşmenin, tüm sektörlerde olduğu gibi yalıtım sektöründe de hızl? ? bir dönüşüme etki ettiğini belirten Murat Savcı, “İzocam olarak, bu kapsamda 2020 yılında en modern ERP (kurumsal kaynak planlama) sistemine geçerek altyapımızı yeniledik, iş süreçlerimizi daha verimli ve entegre bir yapıya taşıdık. 2021’de devreye aldığımız veri analitiği çözümleriyle karar süreçlerimizi güçlendirdik ve aynı dönemde başlattığımız RPA (robotik süreç otomasyonu) projeleriyle birçok süreci otomatize ederek verimliliğimizi artırdık. 2022’de hayata geçirilen yapay zekâ tabanlı satış ve maliyet tahminleri ile fiyat önerileri sunan projemiz ise sektörde öncü bir adım olmuştur. 2023’te müşteri ilişkileri yönetimimizi daha güçlü bir zemine taşırken, 2024’te başlattığımız projelerle üretim ve enerji verilerinin anlık takibini sağlamaya başladık. Dijitalleşme yatırımlarımızın önemli bir parçası olarak, 2024 yılından bu yana tüm İzocam tesislerinde kullanılan ‘Endüstriyel e -Tools App’ ile manuel kontrol süreçlerini tamamen dijital ortama taşıdık. Arıza analizi, iş güvenliği gözlemleri, geliştirme projeleri ve risk analizleri gibi kritik bilgiler artık anlık olarak mobil cihazlardan sisteme aktarılabilmektedir. Bu sayede hem kâğıt tüketimi azalmış hem de sahadan bilgi akışı hızlanarak ortak veri depolama süreçleri daha etkin hale gelmiştir” diye konuştu. Bu çerçevede 2025 yılında da teknoloji yatırımlarını artırarak, operasyonel mükemmeliyet ve müşteri memnuniyetini dijital dönüşümle birleştirdiklerini belirten Murat Savcı, “Tarsus camyünü üretim tesisimizde devreye aldığımız Metriks Üretim Yönetim Sistemi ile üretim hattındaki tüm kritik proses parametrelerini (sıcaklık, basınç, enerji tüketimi, devir vb.) otomatik olarak toplayıp analiz etmeye başladık. Operatörlere anlık yönlendirme sağlayan bu dijital platform, kalite ve verimliliği artıran önemli bir adım olmuş ; Tarsus’taki başarılı uygulamanın önümüzdeki dönemde tüm tesislere yaygınlaştırılması planlanmaktadır. Gebkim tesisimizde hayata geçirilen XPS Tartım Otomasyonu ise hammadde verimliliğinde önemli bir adım olmuştur. Dijital tartım sistemi sayesinde ürünlerimiz paketleme öncesi online ölçülmekte ve reçetesinde yer alan oranlarda hammadde kullanılarak ürünlerin istenilen standartta üretimi sağlanmaktadır” dedi. Enerji verimliliği, atık yönetimi ve karbon ayak izi konularında elde ettikleri tüm bu kazanımların, attıkları dijitalleşme adımlarının olumlu sonuçlarını somut bir şekilde ortaya koyduğunu söyleyen Murat Savcı, orta vadede, yapay zeka uygulamalarını tüm iş süreçlerine entegre etmeyi, fabrikalarında dijitalleşmeyi artırmayı ve siber güvenlik altyapılarını güçlendirmeyi hedeflediklerini vurguladı. SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ODAKLI ÜRETİM VE GELECEĞE YATIRIM Yapay zeka projeleriy le iş süreçlerini dönüştürürken, çevreye duyarlı yaklaşımlarıyla da sektöre örnek olduklarını dile getiren İzocam Genel Direktörü Murat Savcı, açıklamasını şu sözlerle sürdürdü: “İzocam ürünlerimiz en az yüzde 30 oranında geri dönüştürülmüş malzeme içerirken, camyünü ürünlerinde bu oran yüzde 80’e kadar çıkmaktadır. Döngüsel ekonomi vizyonunu üretim süreçlerimize entegre ederek her bir ürünümüzde çevre dostu ve sağlıklı çözümler sunmayı, karbon ayak izimizi azaltmayı hedeflemekteyiz. Bu hedef doğrultusunda attığımız en önemli adımlardan biri, 2023 yılı sonunda hayata geçirdiğimiz ‘Zero Waste to Landfill’ (Düzenli Depolamaya Sıfır Atık) projesi olmuştur. Türkiye’de yasal bir zorunluluk olmamasına rağmen başlattığımız bu proje ile proses hurdalarının enerji üretiminde kullanılmasına, geri dönüştürülebilir atıkların yeniden ekonomiye kazandırılmasına ve geri dön? ?ştürülemeyen atıkların alternatif sektörlerde enerji kaynağı olarak değerlendirilmesine odaklanmaktayız. Ayrıca 2022’den bu yana uyguladığımız WCM (World Class Manufacturing) vizyonu ile tesislerimizde çevresel etkiyi en aza indiren, enerji tüketimini azaltan ve CO₂ salımını düşüren projeler hayata geçirmekteyiz. Sürdürülebilirlik vizyonumuz tesis yatırımlarımızla da güçlenmektedir. Tarsus tesisimizde elyaf makinelerinde kompresör verimliliği ve hurda geri kazanım projeleri devam etmektedir. 2024’te başlattığımız ürün tipi ve proses bazlı enerji tüketim hesaplamaları ile de enerji tüketimimizi daha etkin yöneterek; her aşamada izlenebilir ve sürdürülebilir bir enerji yönetimi sağlamaktayız. Ayrıca hatlarımızda yaptığımız modernizasyonlar ile kapasite artışları sağlanmış; dijital operasyon izleme ve yönetim sistemi devreye alınmıştır. Bu dijital operasyon izleme ve yönetim sisteminin önümüzde ki dönemde diğer tesislere de aktarılması planlanmaktadır.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.