SON DAKİKA

#Tazminat

HABER DEĞER - Tazminat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tazminat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sahte kazayla vurgun yapmışlar: 17 sigorta şirketini dolandıran çeteye operasyon Haber

Sahte kazayla vurgun yapmışlar: 17 sigorta şirketini dolandıran çeteye operasyon

Sigorta sektörünü ve ticari hayatı hedef alan nitelikli dolandırıcılık şebekesine karşı Adana merkezli geniş çaplı bir adli operasyon düzenlendi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla Adana Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturmanın detaylarını kamuoyuna duyurdu. 76 trafik kazasının kurgu olduğu saptandı Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında, suç örgütünün 2022-2026 yılları arasında hileli yöntemlerle 17 sigorta şirketini zarara uğrattığı tespit edildi. Dosyaya giren incelemelerde, en az 76 trafik kazasının tamamen kurgu olduğu belgelendi. Soruşturma detaylarına göre şüphelilerin; hasarlı araçları yeni bir kazaya karışmış gibi gösterdikleri, aynı araçları farklı sürücüler üzerinden tekrar tekrar kullandıkları ve gerçeğe aykırı kaza tespit tutanakları düzenleyerek haksız tazminat aldıkları belirlendi. Milyonlarca liralık vurgun MASAK'a takıldı Şebekenin çalışma yöntemleri MASAK incelemeleri, HTS kayıtları, fiziki takip ve güvenlik kamerası görüntüleriyle tek tek deşifre edildi. Şüphelilerin araç temininden hasar dosyalarının hazırlanmasına, sigorta ödemelerinin tahsil edilip paylaşılmasına kadar organize bir iş bölümüyle hareket ettikleri anlaşıldı. Yapılan mali incelemelerde şüphelilerle bağlantılı hesaplarda milyonlarca liralık para trafiği tespit edildi. 88 şüpheliye işlem: 77 gözaltı Eş zamanlı düzenlenen operasyon kapsamında 88 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı. Polis ekiplerince gerçekleştirilen baskınlarda 77 şüpheli gözaltına alınırken, 1 şüphelinin halihazırda cezaevinde bulunduğu saptandı. Firari durumdaki 10 şüphelinin yakalanması için çalışmaların sürdüğü bildirildi. Akın Gürlek açıklama yaptı Akın Gürlek yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "TİCARİ HAYATI SUİSTİMAL EDEREK HAKSIZ KAZANÇ SAĞLAYAN SUÇ YAPILANMALARINA GEÇİT VERMEYECEĞİZ! Hileli yöntemlerle hukuka aykırı maddi menfaat elde etmeye çalışan suç yapılanmalarının tüm bağlantılarını ortaya çıkarmak için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Adana Cumhuriyet Başsavcılığımızın yürüttüğü soruşturmada, 2022-2026 yılları arasında kurgu trafik kazaları üzerinden 17 sigorta şirketinden haksız tazminat temin ettiği belirlenen bir suç yapılanması tespit edildi. İncelenen 76 trafik kazasının kurgu olduğuna ilişkin bulgulara ulaşıldı. Şüphelilerin hasarlı araçları yeni bir kazaya karışmış gibi gösterdikleri, aynı araçları farklı sürücülerle tekrar kullandıkları ve gerçeğe aykırı kaza tutanakları düzenledikleri belirlendi. MASAK incelemeleri, HTS kayıtları, fiziki takip ve kamera görüntülerinin değerlendirilmesi sonucunda, araç temininden hasar dosyalarının hazırlanmasına, sigorta ödemelerinin alınmasından dağıtılmasına kadar planlı bir iş bölümü içerisinde hareket edildiğine ilişkin bulgular elde edildi. Şüphelilerle bağlantılı hesaplarda milyonlarca liralık para hareketliliği tespit edildi. Bugün Adana merkezli gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonda 88 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı. Şüphelilerden 77’si yakalanarak gözaltına alındı, 1 şüphelinin cezaevinde olduğu belirlendi. 10 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar sürmektedir. Soruşturmayı titizlikle yürüten Adana Cumhuriyet Başsavcılığımıza, operasyonu gerçekleştiren Adana İl Emniyet Müdürlüğümüze ve emeği geçen tüm kamu görevlilerimize teşekkür ediyorum. Cumhurbaşkanımız Sayın’ın liderliğinde; ticari hayatı hedef alan dolandırıcılık faaliyetlerinin önlenmesi, suçtan elde edilen gelirlerin ortaya çıkarılması ve suç yapılanmalarının tüm bağlantılarıyla deşifre edilmesi için mücadelemizi tavizsiz sürdüreceğiz. Hangi yönteme başvururlarsa başvursunlar, suçtan kazanç sağlayanlar hukuk önünde hesap verecektir!" haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Yunanistan'ın "soykırım" iddialarına Dışişleri Bakanlığı’ndan sert tepki: "Aklıselime davet ediyoruz" Haber

Yunanistan'ın "soykırım" iddialarına Dışişleri Bakanlığı’ndan sert tepki: "Aklıselime davet ediyoruz"

"Mesnetsiz açıklamaları reddediyoruz" Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias’ın, Kurtuluş Savaşı sırasında Anadolu’da yaşayan Rumlara yönelik soykırım uygulandığını savunarak bu dönemde Anadolu’dan Yunanistan’a göç edenleri andığı sosyal medya paylaşımına Ankara’dan resmi yanıt gecikmedi. Yunan yetkilinin 1919-1922 yılları arasında yaşananları "Küçük Asya Rumlarının Soykırımı" olarak nitelendirmesine Dışişleri Bakanlığı tepki gösterdi. Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, "Yunan makamlarının, Yunanistan’ın Anadolu’yu işgal ve istila çabasında olduğu döneme dair mesnetsiz açıklamalarını reddediyor, Yunan yetkilileri ciddiyete ve aklıselime davet ediyoruz" denildi. "Tazminat ödemeyi Lozan'ın 59. maddesiyle kabul ettiler" Yunanistan’ın söz konusu dönemdeki sorumluluklarına dikkat çekilen açıklamada, tarihi gerçeklerin göz ardı edilemeyeceği vurgulandı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Bu vesileyle, Yunanistan’ın bu dönemde Anadolu’da sivil halka karşı toplu katliamlar ve yıkımlar gerçekleştirdiğini, sözkonusu suçları ve tazminat ödemeyi Lozan Barış Antlaşması’nın 59’uncu maddesi uyarınca kabul ettiğini hatırlatıyoruz." Lozan Barış Antlaşması’nın 59’uncu maddesi uyarınca Yunanistan, Anadolu’da Yunan ordusu veya yönetiminin savaş yasalarına aykırı eylemlerinden doğan zararları giderme yükümlülüğünü resmen tanımıştı. Türkiye ise o dönemde Yunanistan’ın savaş sonrası mali durumunu ve imkanlarını göz önünde bulundurarak bu zararlar için fiili tazminat talebinden vazgeçmişti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Beyrut Limanı faciasının 6. yılı: Anma programında adalet çağrısında bulunuldu Haber

Beyrut Limanı faciasının 6. yılı: Anma programında adalet çağrısında bulunuldu

Beyrut Limanı'nda büyük bir yıkıma ve felakete yol açan patlamanın altıncı yıl dönümünde, felaketin yaşandığı bölgede ve anıt önünde resmi törenler ve anma etkinlikleri gerçekleştirildi. Törene Lübnan Adalet Bakanı Adil Nassar, Enformasyon Bakanı Paul Markus, Sosyal İşler Bakanı Hanin es-Seyyid, patlamada hayatını kaybeden yabancı vatandaşların ülkelerinin büyükelçileri, bürokratlar ve yakınlarını kaybeden acılı aileler katıldı. Katılımcılar anıt alanına çelenk ve çiçekler bırakarak saygı duruşunda bulundu. Bakan Markus: "İddianame birkaç ay içinde hazırlanacak" Enformasyon Bakanı Paul Markus, Cumhurbaşkanı'nın açıklamalarına ve Başbakan Nevvaf Selam başkanlığında gerçekleştirilen kapsamlı Bakanlar Kurulu toplantısına atıfta bulundu. Markus, şu ifadeleri kullandı: "Sayın Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi ve dün Başbakan Nevvaf Selam başkanlığında gerçekleştirilen kapsamlı Bakanlar Kurulu toplantısında vurgulandığı üzere; iddianame en geç gelecek birkaç ay içinde hazırlanacak." Yürütme organı ile yargı arasındaki kuvvetler ayrılığı ilkesine ve yargı bağımsızlığına olan saygılarının tam olduğunu belirten Markus, gerçeğin ortaya çıkarılması ve adaletin tecelli etmesinin kaçınılmaz bir gereklilik olduğunu vurguladı. Bakan Seyyid: "Bu dava tüm Lübnanlıları ilgilendiriyor" Sosyal İşler Bakanı Hanin es-Seyyid ise önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da mağdur aileleriyle birlikte gerçeğin açığa çıkması için verilen mücadelenin sabırla sürdürüldüğünü kaydetti. Yargıya güvendiklerini belirten Seyyid, şunları kaydetti: "Bu dava tüm Lübnanlıları ilgilendiriyor. Bekliyoruz ve beklemeye devam edeceğiz. Bu vesileyle sokaklarda olmayı, adalet arayışımızı sürdüreceğiz." Soruşturmada sona yaklaşılıp yaklaşılmadığı yönündeki soruya ise Seyyid, "Evet, yaklaştık. Umarım yıl sonundan önce bu süreç tamamlanır. Herhangi bir resmi bilgiye sahip olmasak ve yargı sürecine müdahale etmesek bile bunun gerçekleşmesini umuyoruz" yanıtını verdi. 235'ten fazla insan hayatını kaybetmişti Lübnan'ın başkentindeki Beyrut Limanı'nda 4 Ağustos 2020'de tonlarca patlayıcı maddenin bulunduğu bir depoda meydana gelen devasa patlama, tüm kenti sarsmıştı. Felaket sonucunda 235'ten fazla kişi yaşamını yitirmiş, yaklaşık 6 bin kişi yaralanmış ve 300 bin kişi evinden ve yurdundan olmuştu. Süreç içerisinde İngiltere Yüksek Adalet Divanı 2023 yılında Londra merkezli bir şirketi sorumlu bularak tazminat ödenmesine hükmetmişti. Patlamaya ilişkin soruşturmayı yürüten Hakim Tarık Bitar ise temel soruşturmayı Mart 2026'da tamamlayarak dosyayı mütalaa için Yargıtay Başsavcılığına göndermişti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ali İsmail Korkmaz: Hep 19 Yaşında Haber

Ali İsmail Korkmaz: Hep 19 Yaşında

Ali İsmail Korkmaz, yüreği doğa, insan ve hayvan sevgisiyle çarpan, 1994 Hatay doğumlu pırıl pırıl bir üniversite öğrencisiydi. Anadolu Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği Bölümü birinci sınıf öğrencisi olan Ali İsmail, sadece akademik başarısıyla değil, bitmek bilmeyen yardımseverliği ve vefasıyla çevresinin sevgisini kazanmıştı. Henüz 17 yaşındayken arkadaşlarıyla birlikte "Toplum İçin Gençlik" hareketini başlatacak kadar idealistti. Bu inisiyatifle kütüphanesi olmayan okullara kitaplar toplamış, huzurevlerinde yaşlıları ziyaret etmiş, engelliler için kapaklar biriktirmiş ve sokak hayvanlarına yardım eli uzatmıştı. Fotoğraf merakından film tutkusuna kadar hayata dair her şeye ilgi duyan, yaptıklarını "insanlara faydalı olma" gayesiyle ajandasına not eden, aklı ve yüreği yaşından büyük, paylaşmaktan mutluluk duyan bir toplum gönüllüsüydü. Karanlık sokaklarda yaşam mücadelesi 2 Haziran 2013 günü Eskişehir’de, Gezi Parkı protestolarına destek vermek amacıyla düzenlenen yürüyüşe katıldığında, henüz birinci sınıf öğrencisi olan Ali İsmail’in yaşamı trajik bir şekilde kesintiye uğradı. Polisin yoğun gaz bombası ve sert müdahalesiyle ara sokaklara kaçmak zorunda kalan Ali İsmail, burada pusu kuran polis ve sivil giyimli eli sopalı grupların hedefi oldu. Savunmasız durumdayken maruz kaldığı şiddetli darbeler sonucu beyin kanaması geçirdi. Saldırıdan hemen sonra gittiği hastanede yeterli müdahale yapılamadı; ilk tıbbi destek ancak 20 saatlik kritik bir gecikmenin ardından sağlanabildi. 38 gün boyunca süren yaşam mücadelesini 10 Temmuz 2013 tarihinde kaybeden 19 yaşındaki Ali İsmail, arkasında yarım kalmış hayallerini gerçekleştirmek üzere ant içmiş bir halk ve silinmez bir acı bıraktı. Dava sürecinde tartışmalı kararlar Ali İsmail Korkmaz’ın katledilmesine ilişkin yürütülen yargı süreci, Türkiye hukuk tarihinin en uzun ve kamu vicdanını en çok zorlayan davalarından biri oldu. Soruşturma kapsamında biri polis beş tutuklu ve üç tutuksuz polis olmak üzere toplam sekiz sanık yargılandı. 21 Ocak 2015 tarihinde açıklanan ilk kararda mahkeme, sanıkları "kasten öldürme" suçundan değil, "kasten yaralayarak ölüme sebebiyet verme" suçundan cezalandırdı ve iyi hal indirimleri uyguladı; polis Mevlüt Saldoğan’a 13 yıl ceza verilip indirimle 10 yıl 10 aya düşürülürken, tutuklu dört kişi üç yıl dört ay hapis cezası aldı. Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2016'daki bozma kararları sonrası süreç, Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yeniden görüldü. Nihai olarak Yargıtay; Mevlüt Saldoğan'a verilen 10 yıl 10 ay, polis Yalçın Akbulut'a verilen 10 yıl ve üç fırıncıya verilen altı yıl sekizer aylık cezaları onarken, beraat ettirilen polis Hüseyin Engin'e daha sonra 7 ay 15 gün hapis cezası verip hükmü erteledi, Ebubekir Harlar'a ise 6 yıl 8 ay ceza hükmetti. Eskişehir 2. İdare Mahkemesi, İçişleri Bakanlığı’nı ailenin açtığı tazminat davasında mahkûm ederek, maddi ve manevi toplam 707 bin 180 lira tazminata hükmetti. Ancak yıllara yayılan bu süreçte verilen cezalar, "kasten yaralama" sınırlarına hapsedilmesi ve uygulanan indirimler nedeniyle, adalet beklentisiyle davayı takip eden kitleler tarafından uzun süre tartışıldı ve vicdanlarda tam bir karşılık bulamadığı yönünde eleştirildi. Bir Parktan Bir Vakfa: Yaşayan Miras Ali İsmail Korkmaz'ın ölümü, Türkiye genelinde büyük protestolara yol açtı. Adalet yürüyüşleri düzenlendi, heykelleri dikildi, Fenerbahçe taraftarları onun adına marşlar besteledi. Kadıköy’de bir parka adı verilirken, ailesi tarafından kurulan Ali İsmail Korkmaz Vakfı (ALİKEV) aracılığıyla, onun yarım kalan hayalleri olan burslar, sanatsal projeler ve sosyal yardımlar binlerce gence ulaştırıldı. Ancak ailesi ve onu sevenler için en büyük miras, İsmail Saymaz’ın kaleme aldığı "Ali İsmail-Emri Kim Verdi?" kitabında da sorgulandığı gibi, bu karanlığın tam anlamıyla aydınlatılması ve adalet talebinin hiç sönmemesi oldu. O, sevgiyi yüreklerinde taşıyan dostları için hayatın içinden geçip giden, unutulmaz bir toplum gönüllüsü olarak kalmaya devam ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Trafik sigortasında 1 Temmuz dönemi: Vatandaşı neler bekliyor? Haber

Trafik sigortasında 1 Temmuz dönemi: Vatandaşı neler bekliyor?

Hasar süreçlerinden tazminat hesaplamalarına kadar pek çok alanda bürokrasiyi azaltmayı ve şeffaflığı artırmayı hedefleyen yeni düzenleme, trafik sigortası ekosisteminde köklü bir dönüşümü beraberinde getiriyor. Değer kaybında bürokrasisiz dönem Yeni dönemde değer kaybı tazminatı süreçlerindeki bürokrasi tamamen ortadan kalkıyor. Mevcut uygulamada araç sahiplerinin ayrıca başvuruda bulunması gerekirken, artık araç hasarı için başvuran hak sahibi değer kaybı talebinde de bulunmuş sayılacak. Hasar tespiti sırasında eksper, aracın marka, model, yaş ve kaza geçmişini dikkate alarak değer kaybını da hesaplayacak ve bu tutarı hazırlayacağı rapora bağımsız bir kalem olarak ekleyecek. Sigorta şirketleri, hesaplanan bu değer kaybı tutarını raporun kendilerine ulaşmasının ardından hak sahibine SMS veya e-Devlet üzerinden anında bildirmekle yükümlü olacak. Eksper zorunluluğunda 40 bin TL sınırı Hasar tespitlerinde standart bir disiplin oluşturmak adına eksper zorunluluğu da yeniden düzenlendi. Trafik sigortasının 400 bin TL olan maddi teminatının 10’da 1’ini, yani 40 bin TL'yi aşan tüm hasarlarda eksper atanması zorunlu hale getirildi. Bu tutarın altındaki hasarlar için sigorta şirketi ile vatandaş kendi arasında anlaşmaya devam edebilecek. Eksperler ise herhangi bir dış müdahaleye imkan tanınmaması için merkezi bir sistem üzerinden otomatik olarak görevlendirilecek. Parça değişiminde yeni standartlar Onarım süreçlerinde kaliteyi korumak adına parça değişimine ilişkin standartlar da güncellendi. Hasar gören parçanın onarımı mümkün değilse öncelik orijinal parça kullanımına verilecek. Eşdeğer veya yeniden kullanılabilir parça kullanımı ise yalnızca hak sahibinin yazılı onayı ile mümkün olacak ve bu konudaki ispat yükümlülüğü tamamen sigorta şirketinde kalacak. Ayrıca, eksper raporuyla ağır hasarlı olduğu tespit edilen araçlar için "trafikten çekilmiştir" ibareli tescil belgesi sigortacıya ibraz edilmeden tazminat ödemesi gerçekleştirilmeyecek. Dijitalleşme ve şeffaflık zorunluluğu Sürecin şeffaflaşması adına dijital verilerin kullanımı da zorunlu hale getirildi. Sigorta şirketine hasar başvurusunda bulunanlar veya poliçe yaptıranlar, e-Devlet sisteminde kayıtlı cep telefonu numaralarını bildirmek zorunda olacaklar. Böylece değer kaybı tazminatı ve hasar süreçlerine dair tüm kritik bilgiler, kalıcı veri saklayıcıları üzerinden hak sahiplerine doğrudan ulaştırılacak. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Pakistanlı insan hakları savunucusu Mahrang Baloch'a ömür boyu hapis Haber

Pakistanlı insan hakları savunucusu Mahrang Baloch'a ömür boyu hapis

Pakistan'ın Belucistan eyaletinde faaliyet gösteren insan hakları aktivisti Mahrang Baloch, bir paramiliter askerin öldürülmesine ilişkin davada ömür boyu hapis cezası aldı. Belucistan Birlik Komitesi (BYC) lideri olan Baloch ile birlikte aktivist Sibghatullah da aynı davada suçlu bulundu. Mahkeme, iki ismin 2024 yılında Gwadar kentinde düzenlenen bir protesto sırasında yaşanan olaylarda ortak sorumluluk taşıdığına hükmetti. Savcılık, Baloch ve Sibghatullah'ın protestocuları güvenlik güçlerine karşı kışkırttığını ve bunun sonucunda paramiliter asker Shabbir Ahmed'in hayatını kaybettiğini öne sürdü. Yetkililer, protesto sırasında kalabalığın bir güvenlik aracına taş ve sopalarla saldırdığını, Ahmed'in gruptan ayrıldıktan sonra darbedilerek öldürüldüğünü iddia etti. Ancak Mahrang Baloch ve avukatları suçlamaları reddetti. Aktivistler, davanın siyasi saiklerle yürütüldüğünü savunarak yargılama sürecini boykot etti. Quetta'daki Terörle Mücadele Mahkemesi, sanıkların "yasadışı toplantının organizasyonunda yer aldıklarını ve askerin öldürülmesinde ortak amaç doğrultusunda hareket ettiklerini" belirterek ömür boyu hapis cezası verdi. Mahkeme ayrıca sanıkların, hayatını kaybeden askerin ailesine 200 bin Pakistan rupisi tazminat ödemesine hükmetti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Zorunlu trafik sigortasında resmi değişiklikler Haber

Zorunlu trafik sigortasında resmi değişiklikler

Hem sürücülerin sorumluluklarını artıran hem de hak sahiplerinin süreçlerini kolaylaştıran bu yeni dönemde; onarımdan değer kaybına, tedavi giderlerinden kaza sonrası yükümlülüklere kadar birçok başlıkta kurallar yeniden yazıldı. Olay yerini terk eden sürücüye "rödous" hakkı Yeni düzenlemenin en dikkat çeken maddelerinden biri, trafik kazası sonrası olay yerinden mazeretsiz ayrılan sürücüleri hedef alıyor. Artık kazadan sonra olay yerini izinsiz terk eden sürücülerin kusuru netleştiğinde, sigorta şirketleri üçüncü şahıslara ödedikleri tazminat tutarlarını ilgili sürücüden geri talep edebilecek. Bu hamleyle, kaza sonrası sorumluluktan kaçan sürücülere karşı daha caydırıcı bir yaptırım mekanizması kurulması amaçlanıyor. Onarımda 3 yaş sınırı tarihe karıştı Araç sahiplerinin uzun süredir beklediği iyileştirmelerden biri de onarım süreçlerinde yaşandı. Araç onarımlarında orijinal yedek parça kullanımı için uygulanan "3 yaş" sınırı tamamen kaldırıldı. Bu düzenleme ile birlikte, kaza sonrası onarımlarda orijinal parça kullanımı teşvik edilerek araçların değer kaybının minimize edilmesi ve sürüş güvenliğinin artırılması hedefleniyor. Değer kaybı ödemelerinde otomatik süreç Bürokrasiyi azaltmaya yönelik atılan bir diğer adım ise değer kaybı ödemelerinde gerçekleşti. Kazaya karışan araç sahiplerinin değer kaybı tazminatı alabilmek için artık karmaşık başvuru süreçleriyle uğraşmasına gerek kalmayacak. Sigorta şirketleri, kaza sonrası meydana gelen değer kaybı tutarını belirleyerek hak sahibine doğrudan bildirimde bulunacak. Böylece tazminat süreçlerinin hızlandırılması ve mağduriyetlerin hızlıca giderilmesi planlanıyor. Tedavi ve bakımda kapsam genişletildi Yeni dönemde sigorta şirketlerinin sorumluluk alanı, trafik kazaları sonrası ortaya çıkan tedavi ve bakım ihtiyaçlarını da kapsayacak şekilde genişletildi. Kazalar sonrası ortaya çıkan tedavi giderleri, protez ihtiyaçları ve zorunlu bakıcı masrafları noktasında sigorta şirketlerinin üstlendiği yükümlülükler artırıldı. Ayrıca, ağır hasarlı araçlara yönelik tazminat uygulamaları da yeni ve daha kapsamlı kurallar çerçevesinde güncellendi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Anayasa Mahkemesi’nden "128 Milyar Dolar" kararı Haber

Anayasa Mahkemesi’nden "128 Milyar Dolar" kararı

Mahkeme, söz konusu iddiaların somut bir delil ve olgusal temelden yoksun olduğuna hükmederek, Albayrak lehine verilen tazminat kararında bir hak ihlali bulunmadığını tescilledi. Yargı sürecinde iddialar delillendirilemedi Anayasa Mahkemesi'nin 20 Mayıs 2026 tarihli kararı, muhalefetin uzun süre gündemde tuttuğu iddialara karşı hukuki bir kesinlik kazandırdı. Yerel mahkeme, istinaf ve son olarak Anayasa Mahkemesi olmak üzere üç farklı yargı aşamasında da CHP’nin dile getirdiği iddiaların herhangi bir somut belgeye veya delile dayanmadığı, bu sebeple iddiaların temelsiz olduğu net bir şekilde ortaya konuldu. Ömer Çelik: "Siyasi tarihimize yalan olarak geçti" Kararın ardından sosyal medya hesabından bir açıklama yapan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, yaşanan süreci "yalan siyasetinin çöküşü" olarak nitelendirdi. Çelik, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "CHP tarafından Sayın Cumhurbaşkanımıza ve o dönem Hazine ve Maliye Bakanımız olan Sayın Berat Albayrak’a dönük üretilen iftira kampanyalarından biri siyasi tarihimize ‘128 milyar dolar yalanı’ olarak geçmişti. AYM kararıyla birlikte bu iddianın milletimize söylenmiş büyük bir ‘siyasi yalan’ olduğu tescillendi." "Mücadelemiz kararlılıkla sürecek" Ömer Çelik, "yalan siyaseti" üretenlerin bu kampanyayla neyi amaçladıklarının millet tarafından çok iyi değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. AK Parti olarak bu tür kampanyalarla mücadelenin bir sorumluluk olduğunu vurgulayan Çelik, "Bu ‘yalan siyaseti’ni üretenlerin milletimize bu yalanı ısrarla niye söylediğini ve neyi amaçladıklarını çok iyi değerlendirmek gerekir. Bu mücadeleyi sürdürmeye devam edeceğiz" değerlendirmesinde bulundu. CHP’nin “yalan siyaseti” bir kere daha çöktü. CHP tarafından Sayın Cumhurbaşkanımıza ve o dönem Hazine ve Maliye Bakanımız olan Sayın Berat Albayrak’a dönük üretilen iftira kampanyalarından biri siyasi tarihimize “128 milyar dolar yalanı” olarak geçmişti. Anayasa… — Ömer Çelik (@omerrcelik) June 12, 2026 haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.