SON DAKİKA

#Tazminat

HABER DEĞER - Tazminat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tazminat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

80 bin tapu için yeni düzenleme: İptal tapuların iadesi Meclis gündeminde Haber

80 bin tapu için yeni düzenleme: İptal tapuların iadesi Meclis gündeminde

AK Parti tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan 29 maddelik torba kanun teklifi, orman kadastrosu nedeniyle iptal edilen tapularla ilgili uzun süredir devam eden mülkiyet sorunlarını çözmeyi amaçlıyor. Teklif yasalaşırsa orman sınırları içinde kaldığı gerekçesiyle iptal edilen binlerce tapunun hak sahiplerine iade edilmesinin önü açılacak. 80 bin taşınmazı kapsayan düzenleme Teklifin kabul edilmesi halinde yaklaşık 80 bin tapulu taşınmaz üzerindeki kısıtlamalar kaldırılacak. Bu taşınmazların toplam büyüklüğünün yaklaşık 129 bin hektar olduğu belirtiliyor. Mirasçılar dahil yaklaşık 3 milyon yurttaşın bu düzenlemeden dolaylı olarak etkileneceği ve mülkiyet sorunlarının önemli ölçüde çözülebileceği ifade ediliyor. İptal edilen tapular eski sahiplerine iade edilecek Geçmiş yıllarda yapılan orman kadastro çalışmaları sırasında bazı tarla, bağ, bahçe ve evler orman sınırları içinde kaldığı gerekçesiyle “Devlet Ormanı” olarak kaydedilmiş ve tapular iptal edilerek Hazine adına tescil edilmişti. Yeni düzenlemeyle bu taşınmazların eski hak sahiplerine veya mirasçılarına bedelsiz iade edilmesi planlanıyor. Daha önce tazminat ödenmişse, vatandaşın aldığı tazminatı geri ödeyerek tapusunu yeniden alabilmesi mümkün olacak. Başvuru için iki yıl süre tanınacak Kanunun yürürlüğe girmesinin ardından tapusu iptal edilen taşınmaz sahiplerine iki yıl içinde başvuru yapma hakkı verilecek. Başvuru süresinde işlem yapılması halinde taşınmazların yeniden hak sahiplerine devredilmesi mümkün olacak. 3 hektardan küçük alanlar orman sayılmayacak Teklifte yer alan önemli maddelerden biri de orman tanımına ilişkin düzenleme oldu. Buna göre 3 hektardan küçük ağaçlık alanlar artık orman statüsünde değerlendirilmeyecek. Bu alanların tapuları üzerindeki orman şerhleri kaldırılacak. 3 hektar ve üzerindeki alanlar ise “özel orman” statüsünde değerlendirilecek. Tarım arazileri için yeni uygulamalar geliyor Kanun teklifi yalnızca tapu sorununu değil tarım ve arazi kullanımını da kapsayan düzenlemeler içeriyor. Buna göre: Üst üste iki yıl ekilmeyen tarım arazileri kiraya verilerek üretime kazandırılacak. Hangi bölgede hangi ürünlerin ekileceğini belirleyen planlı tarım modeli güçlendirilecek. Tarım arazilerinin amaç dışı kullanımına yönelik denetim ve cezalar artırılacak. Amaç: mülkiyet sorunlarını ve tazminat yükünü azaltmak Mevcut uygulamada devlet ormanı sınırları içinde kaldığı gerekçesiyle iptal edilen tapular nedeniyle çok sayıda tazminat davası açılmıştı. Yeni düzenlemeyle hem yurttaşların mağduriyetinin giderilmesi hem de devletin 516 milyar liraya ulaşabileceği öngörülen tazminat yükünün azaltılması hedefleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kınık davasında kritik gelişme Haber

Kınık davasında kritik gelişme

İstanbul’da Fatıma Zehra Kınık Demir’in kullandığı aracın karıştığı ve bir kişinin yaşamını yitirdiği kazaya ilişkin davada yeni bir gelişme yaşandı. Hayatını kaybeden Batın Barlasçeki’nin annesi Hasret Doğan, mahkemeye sunduğu dilekçeyle sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçtiğini bildirdi. Anne tazminat talebinden de vazgeçti Doğan dilekçesinde sanıktan herhangi bir maddi ya da manevi tazminat talebinin bulunmadığını ve istinaf yoluna başvurmayacağını belirtti. Daha önce maktulün babası ile kazada yaralanan motosiklet sürücüsünün de şikayetlerini geri çekmesiyle dosyada şikayetçi kalmadı. Kaza 2024’te meydana gelmişti İddianameye göre olay 9 Temmuz 2024’te İstanbul Kavacık’ta gerçekleşti. Sanığın kullandığı araç motosikletle çarpıştı, motosiklette yolcu olan Batın Barlasçeki savrularak ağır yaralandı ve kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Kazada iki kişi de yaralandı. Mahkeme süreci ve cezalar Yerel mahkeme ilk kararda sanık hakkında 4 yıl 2 ay hapis cezası verdi. İstinaf incelemesi sonrası suç vasfı değiştirilerek sanık “taksirle bir kişinin ölümüne neden olma” suçundan yeniden yargılandı. Aralık 2025’te verilen ikinci kararda ceza 3 yıl olarak belirlenirken, takdiri indirim uygulanarak 2 yıl 6 aya düşürüldü ve ehliyetine 1 yıl süreyle el konuldu. Dosyanın hukuki seyri tartışma konusu Şikayetlerin geri çekilmesi, kamuoyunda davanın hukuki süreci ve cezanın kapsamı üzerine tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Sürecin bundan sonraki aşamasının mahkemenin değerlendirmeleri doğrultusunda şekillenmesi bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Uçuşlarda alarm Yurt genelinde havalimanlarında iş bırakma kararı Haber

Uçuşlarda alarm Yurt genelinde havalimanlarında iş bırakma kararı

Türkiye genelinde hava ulaşımını etkilemesi beklenen bir iş bırakma kararı alındı. Devlet Hava Meydanları İşletmesi’nde görev yapan emekçiler, havacılık tazminatı ve performans primi ödemelerindeki adaletsizliklerin giderilmesi talebiyle 18 Şubat’ta iş bırakacaklarını duyurdu. Kararın, uçuşlarda ve yer hizmetlerinde aksamalara yol açabileceği belirtiliyor. Sendika adaletsizlik iddiasını gündeme taşıdı Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası tarafından yapılan açıklamada, havayolu firmalarının hava sahasını kullanmaları karşılığında ödedikleri ücretlerin çalışanlara dağıtımında adil olmayan bir sistem uygulandığı öne sürüldü. Sendika yönetimi, Ankara’daki genel merkezde düzenlediği basın toplantısıyla iş bırakma kararını kamuoyuna duyurdu. Tazminat dağıtımında objektif kriter yok iddiası BTS Genel Başkanı Tonguç Özkan, Devlet Hava Meydanları İşletmesi bünyesinde uygulanan havacılık tazminatı ve performans primi sisteminin unvan gruplandırmalarına dayandığını, bu yöntemin ciddi ücret farklılıklarına yol açtığını savundu. Özkan, aynı görev ve sorumluluğu üstlenen çalışanlar arasında büyük farklar oluştuğunu belirterek bu durumun çalışma barışını zedelediğini ifade etti. Eurocontrol gelirleri tartışma konusu oldu Sendika, Türkiye’nin 1989’dan bu yana üyesi olduğu Eurocontrol kapsamında elde edilen gelirlerin dağıtımında da şeffaflık sorunu yaşandığını ileri sürdü. Açıklamada, Eurocontrol’den sağlanan payın hava trafik hizmetlerinin geliştirilmesi ve çalışanlara adil biçimde dağıtılması gerektiği ancak mevcut uygulamanın bu ilkelere dayanmadığı iddia edildi. 20 yıldır somut adım atılmadığı öne sürüldü BTS yönetimi, konunun yaklaşık 20 yıldır gündemde olduğunu ve diyalog yoluyla çözüm arayışlarının sonuçsuz kaldığını belirtti. Sendika, tüm girişimlere rağmen kalıcı bir düzenleme yapılmadığını savunarak bir günlük iş bırakma eylemi kararı alındığını açıkladı. Uçuşlarda aksama ihtimali gündemde 18 Şubat’ta gerçekleştirilecek iş bırakma eyleminin hava trafiği ve yer hizmetlerinde gecikmelere yol açabileceği değerlendiriliyor. Sendika, adil ve kapsayıcı bir tazminat sistemi kuruluncaya kadar mücadelenin süreceğini vurgularken, yetkililerden henüz resmi bir açıklama yapılmadı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Yargıtay’dan emsal karar: Mesaj altınların kaderini belirledi Haber

Yargıtay’dan emsal karar: Mesaj altınların kaderini belirledi

Sivas’ta açılan bir boşanma davasında ziynet eşyalarının iadesine ilişkin dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Yerel mahkemenin reddettiği talep, Yargıtay incelemesi sonrası kabul edildi. Yüksek Mahkeme, erkeğin gönderdiği mesajın altınların kendisinde olduğunu gösterdiğine kanaat getirerek kararın hukuka aykırı olduğuna hükmetti. Boşanma davasında karşılıklı suçlamalar Sivas 1. Aile Mahkemesi’nde görülen davada kadın, evlilik sürecinde baskı ve şiddete maruz kaldığını, düğünde takılan altınların alındığını ve geri verilmediğini belirterek nafaka, tazminat ve ziynet eşyalarının iadesini talep etti. Erkek ise eşinin ailesine karşı olumsuz tutum sergilediğini, ev ve çocukla ilgilenmediğini ve evi terk ederken ziynetleri yanında götürdüğünü savundu. Mahkeme tarafları eşit kusurlu bularak boşanmaya karar verdi; velayet anneye verildi ve nafaka bağlandı, ancak ziynet talebi reddedildi. Dosya istinaftan da döndü Kadının karara itiraz etmesi üzerine dosya istinaf mahkemesine taşındı, fakat bu mahkeme de yerel kararın yerinde olduğuna hükmetti. Bunun üzerine dosya Yargıtay’a götürüldü. “Söz getireceğim” mesajı delil sayıldı Yargıtay incelemesinde ziynet eşyalarının kişisel mal niteliği taşıdığı vurgulandı. Daire, erkeğin gönderdiği “Söz getireceğim, bıktım artık bu konudan yeter” mesajını, altınların erkek tarafından alındığını gösteren önemli bir delil olarak değerlendirdi. Bu gerekçeyle yerel mahkemenin kararı bozuldu ve ziynet eşyalarının kadına ait olduğuna hükmedildi. Karar emsal olabilir Uzmanlara göre karar, boşanma davalarında dijital yazışmaların delil niteliğini bir kez daha ortaya koyarken, düğünde takılan ziynetlerin kime ait olduğu konusundaki içtihatlara da yön verebilecek nitelik taşıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Hong Kong–Türkiye hattında yeni dönem: Yatırımlar için güvence anlaşması Haber

Hong Kong–Türkiye hattında yeni dönem: Yatırımlar için güvence anlaşması

Yatırım ilişkilerinde çerçeve netleşti Hong Kong Ticaret ve Ekonomik Kalkınma Bürosu (CEDB) tarafından yapılan açıklamada, Hong Kong’un bugüne kadar 33 ekonomiyle 24 yatırım anlaşması imzaladığı belirtildi. Son anlaşmayla birlikte Hong Kong ile Türkiye arasındaki yatırım ilişkilerinin daha öngörülebilir ve güvenli bir zemine oturtulması amaçlanıyor. Yatırımcı güveni ve ekonomik kalkınma vurgusu CEDB Başkanı Algernon Yau Ying-wah, anlaşmanın yatırım güvencelerini güçlendireceğini ve bunun yatırımcı güvenini artırarak Hong Kong ile Türkiye arasındaki yatırımı genişleteceğini ifade etti. Yau’ya göre bu adım, her iki tarafın ekonomik kalkınmasına da doğrudan katkı sağlayacak. Adil muamele ve hukuki güvence taahhüdü Anlaşma uyarınca Hong Kong Özel İdari Bölgesi Hükümeti ile Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti, yatırımcılara adil ve eşit muamele sağlanması ve yatırımların hukuki güvence altına alınması konusunda karşılıklı taahhütte bulunuyor. Kamulaştırma, tazminat ve transfer hükümleri düzenlendi Metinde; kamulaştırma süreçleri, tazminatın esasları, sermaye ve kazanç transferlerinin serbestisi ile yatırım uyuşmazlıklarının çözümüne ilişkin mekanizmalar ayrıntılı biçimde yer alıyor. Bu düzenlemelerin, olası riskleri azaltarak yatırım kararlarını kolaylaştırması bekleniyor. İki ekonomi arasında sermaye akışı hedefleniyor Uzmanlar, anlaşmanın yürürlüğe girmesiyle birlikte Hong Kong–Türkiye hattında karşılıklı yatırımların artabileceğini, özellikle finans, ticaret ve üretim alanlarında yeni işbirliklerinin gündeme gelebileceğini değerlendiriyor. Anlaşma, Türkiye toplumu açısından da uzun vadede istihdam ve büyüme potansiyeli taşıyan bir adım olarak görülüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Lice Katliamı'nın 32. yıldönümünde: Acılarla yüzleşme zamanı Haber

Lice Katliamı'nın 32. yıldönümünde: Acılarla yüzleşme zamanı

Lice Katliamı'nın 32. Yıldönümünde: Acılarla Yüzleşme Zamanı Bugün, 22 Ekim, Türkiye'nin karanlık sayfalarından birinin yıldönümü. 1993'te Diyarbakır'ın Lice ilçesinde başlayan ve üç gün süren olaylar, 16 canın yitirilmesine, yüzlerce ev ve iş yerinin yıkılmasına yol açan bir trajedi olarak hafızalara kazındı. "Lice Katliamı" olarak anılan bu süreç, sadece bir ilçeyi değil, tüm ülkeyi derinden sarsan bir yaranın simgesi haline geldi. Yıldönümünde, bu acıyı yeniden hatırlamak ve devletten tüm katliamlarla kapsamlı bir yüzleşme talep etmek, barışın ve adaletin ilk adımı olmalı. Olayların fitili, 22 Ekim sabahı Lice Jandarma Komando Bölük Komutanlığı'na düzenlenen bir saldırıyla ateşlendi. Dönemin Diyarbakır Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Bahtiyar Aydın, ilçeye giderek durumu yerinde incelemek üzere helikopterle bölgeye indi. Halka yakınlığı, yasadışı şiddet yöntemlerini reddetmesiyle tanınan Aydın, görev bilinciyle hareket eden bir komutan olarak biliniyordu. Ne yazık ki, helikopterden iner inmez, keskin nişancı ateşiyle vurularak hayatını kaybetti. Aydın'ın ölümü, sadece bir askeri trajedi değil; aynı zamanda, o dönemde bölgede barışçıl yaklaşımları savunan bir figürün kaybı olarak değerlendiriliyor. Onun gibi, halkla diyalog kurmaya çalışan subayların eksikliği, bugün bile Kürt sorununun çözümü tartışmalarında yankılanıyor. Ancak Aydın'ın ölümü, trajedinin sadece başlangıcıydı. Suikastın hemen ardından başlatılan geniş çaplı operasyon, Lice'nin dar sokaklarını cehenneme çevirdi. Üç gün süren çatışmalar ve baskınlarda, 14 sivil vatandaş hayatını kaybetti; aralarında çocuklar, kadınlar ve yaşlılar vardı. Köyler boşaltıldı, 650'ye yakın ev ve iş yeri ateşe verildi veya yıkıldı. Gözaltına alınanlar arasında işkence iddiaları, faili meçhul kayıplar ve yıkılan umutlar birikti. PKK saldırıyı üstlenmedi; resmi tezler zamanla sorgulandı ve iddianameler, olayların karmaşıklığını ortaya koydu. Derin devlet unsurlarının rolü, itirafçı ifadeleri ve delil eksiklikleri, bu katliamı hala gizemle sarılı bir dosya haline getirdi. 32 yıl sonra, Lice'nin tanıkları hala yaralarını sarmaya çalışıyor. Mizgin Cantürk gibi hayatta kalanlar, kardeşlerini, evlerini ve çocukluklarını kaybedişlerini unutamıyor. "Havuzda saklanırken cenazeleri gördük, ama yardım yerine kurşunlar yağdı" diye anlatanlar, adalet arayışında. Bu olay, tek başına değil; Sivas, Başbağlar, Roboski gibi diğer katliamlarla zincirleme bir acının parçası. Her biri, etnik, dini veya siyasi ayrılıkların körüklediği şiddetin izlerini taşıyor. Devletimize sesleniyoruz: Bu yıldönümü, suskunluğun değil, yüzleşmenin günü olsun. Lice Katliamı'nı aydınlatmak, Bahtiyar Aydın'ın katillerini bulmak kadar, sivil kayıpların sorumlularını yargılamak da şart. Tüm katliamlarla –hangi kaynaktan gelirse gelsin– ulusal bir yüzleşme komisyonu kurun.Lice'den Başbağlar'a gerçekleri ortaya çıkarın, mağdurlara tazminat verin, toplumun yaralarını sarın. Adalet olmadan barış olmaz. Türkiye'nin geleceği, bu cesur adımla aydınlanır.Lice'nin dumanı dağıldı, ama acısı kaldı. Bugün, mumlar yakalım; yarın, el uzatalım.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.