SON DAKİKA

#Teknoloji

HABER DEĞER - Teknoloji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Teknoloji haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan fon soruşturması açıklaması: "Süreci Kontrol Altına Aldık, 3 Temel Önceliğimiz Var" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan fon soruşturması açıklaması: "Süreci Kontrol Altına Aldık, 3 Temel Önceliğimiz Var"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen TİM 13. İnovasyon Haftası Programı’nda kamuoyunun gündeminde yer alan fon soruşturmasına ve küresel teknolojik gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. Konuşmasında küresel ölçekte insanı merkeze almayan teknolojik gidişata ve "tekno oligarklar" ile "tekno faşizm" tehditlerine dikkat çeken Erdoğan, Türkiye’nin Milli Teknoloji Hamlesi kapsamındaki hedeflerini yineledi. 2002 yılında 1,2 milyar dolar olan AR-GE harcamalarının 20 milyar dolara yükseltildiğini ve teknopark sayısının 115'e çıkarıldığını aktaran Erdoğan, 2030 yılına kadar 100 bin teknolojik girişim ve 100 milyar dolarlık değerleme hedeflendiğini kaydetti. "Tekno oligarklar tüm dünyayı hedef alıyor" Erdoğan açıklamasında, "Geçen hafta dikkat çektiğim tekno oligarklar sadece belli ülkeleri değil, tüm dünyayı hedef almaktadır. Nisan ayında savunma, istihbarat ve güvenlik alanlarında faaliyet gösteren bir veri analiz şirketinin yayınladığı 22 maddelik bildiri, insanlık olarak bizi bekleyen tehlikeyi gözler önüne sermiştir. 100 milyarlarca dolarlık devasa bütçelere hükmeden, dünyayı istedikleri şekilde oynayabilecekleri bir yapboz tahtası olarak gören bu zihniyetin insana, hayata ve topluma bakış açısını böylece anlamış olduk. Kimi yerinin teknokrasi, kimilerinin tekno faşizm adını verdiği bu yeni tehdidin boyutlarını henüz tam olarak ölçemiyoruz. Keza insan unsurunun neredeyse sıfırlandığı karanlık fabrikalar gerçeğinin istihdam hayatımızda yol açacağı sorunları da kestiremiyoruz." dedi. Teknofest açıklaması Erdoğan Teknofest'in gelişimi hakkında da yaprığı açıklamada, "Her yıl düzenlediğimiz teknofestlerde binlerce yenilikçi fikir somut projeye dönüşüyor. 2019 yılına kadar unicorn'u olmayan bir ülkeyken bugün 8 unicorn'umuz var. 2030'a dek ülkemizden 100.000 teknolojik girişimin doğmasını, bunların toplam değerlemesini ise 100 milyar dolara ulaşmasını hedefliyoruz. Atatürk Havalimanı terminal binalarını Terminal İstanbul markasıyla dünyanın en büyük teknoloji ve girişimcilik merkezi haline getiriyoruz. İlk aşamasını devreye aldığımız Terminal İstanbul'u tüm fonksiyonlarıyla 2027'de kullanıma açacağız. Nisan ayında Türkiye'yi küresel yatırımlar ve teknoloji girişimleri için merkez ülke haline getirecek adımları kamuoyuyla paylaştım. Destek enstrümanlarımızı güncelliyor, müteşebbislerimizin ihtiyaçlarına çözüm üreten yeni programları hizmete veriyoruz." ifadelerini kullandı. "17 eylül’den itibaren adımlarımızı attık" Son haftalarda fon piyasasının bir bölümünde ortaya çıkan sorunlara değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sürecin tam yetkili Fon Koordinasyon Kurulu marifetiyle yürütüldüğünü belirterek şu ifadeleri kullandı: "Son haftalarda fon piyasamızın belli bir kısmında nükseden bir sorunla yüzleşiyoruz. 17 Eylül’den itibaren attığımız kararlı adımlarla sorunu kontrol altına aldık. Tam yetkiye sahip Fon Koordinasyon Kurulumuzu süratle oluşturduk, bir cerrah titizliğiyle operasyonu yürütüyoruz. Kararlı, dikkatli ve çok hassas adımlarla meseleyi hakkaniyete en uygun şekilde çözüyoruz." Hükümetin yürüttüğü süreçte 3 temel öncelik Yürütülen soruşturma ve tasfiye süreçlerinde esas alınan adımlara değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilk önceliklerinin tasfiyesine karar verilen fonlardaki birikimlerin hak sahiplerine en kısa sürede ödenmesi olduğunu, belirterek, "Burada 3 tane önceliğimiz var: Birincisi, tasfiyesine karar verilen fonlardaki birikimlerin yatırım sahiplerine mümkün olan en kısa sürede ödenmesi. Geçen hafta olağan tasfiyede ödemeler başladı, sorunsuz devam ediyor. Olağanüstü tasfiyelerde ise Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunulan kanun teklifimizin yasalaşmasını müteakip ara ödemeler başlayacak.İkinci önceliğimiz manipülasyon yaparak haksız kazanç elde edenlerle hukuk önünde hesaplaşmak. Bununla ilgili yargı süreçleri dikkate alınarak icra ediliyor. Yeni bilgiler ve itiraflar ışığında soruşturmalar derinleştiriliyor. Kimse kusura bakmasın.İkinci önceliğimiz manipülasyon yaparak haksız kazanç elde edenlerle hukuk önünde hesaplaşmak. Bununla ilgili yargı süreçleri dikkate alınarak icra ediliyor. Yeni bilgiler ve itiraflar ışığında soruşturmalar derinleştiriliyor. Kimse kusura bakmasın." açıklamasını yaptı. "Önceliğimiz sürecin sermaya piyasalarına zarar vermemesi" Sürecin üçüncü önceliği de açıklayan Erdoğan, "Üçüncü önceliğimiz bu sürecin sermaye piyasalarımıza zarar vermeden yönetilmesidir. İlk günden beri konuda da çok özenli davrandık. Fırsatçılar ile yatırımcılar arasına net bir çizgi çekerek sorumlu bir tutum içinde olduk. Maalesef aynı itinalı yaklaşımı muhalefette ve tetikçi basın organlarında göremedik. Sırf kendilerine ekmek çıksın diye insanların itibarlarıyla oynadılar. Bize zarar vermek uğruna, Türk ekonomisinin zora girmesi için utanmadan kriz tellallığı yaptılar. Bizi siyaseten köşeye sıkıştırma adına önünü arkasını düşünmeden sermaye piyasalarımıza ateş etmekten çekinmediler. Neticede aileleriyle birlikte milyonlarca insanımızı etkileyen bu hadisede gerçekten çok kötü bir sınav verdiler. Her zaman yaptıkları gibi yine sapla samanı birbirine karıştırarak böyle bir konuda dahi ülkenin hayrına olacak isabetli bir politika üretemediler. Şimdi burada bir hususu önemle ifade etmek istiyorum: Fon piyasasının belli bir bölümünde ortaya çıkan bu sorunu görmezden gelmek nasıl doğru bir yöntem değilse; bu sorunu siper alıp Türk sermaye piyasalarına ateş etmek, yatırımcıyı ürkütmek, korkutmak hatta uzaklaştırmak da doğru bir yaklaşım değildir. Fon meselesi üzerinden topyekün sermaye piyasalarımızın kriminalize edilmesini hoş karşılayamayız. Her şeyden önce böyle bir yaklaşım sadece sermaye piyasalarımızı değil, reel sektörümüzü de sıkıntıya düşürecektir Milli teknoloji hamlemizin en önemli finansal destekleyicilerinden birini girişim sermayesi yatırım fonlarımız oluşturuyor. Hal böyleyken, toplam fon sayısının yalnızca %4,6'sında ortaya çıkan bir sorundan yola çıkarak tüm sermaye piyasası araçlarını terörize etmek, bakın açık konuşuyorum, Türkiye ekonomisinin altını oymak olur. Ülkemizin kalkınma yürüyüşüne sabotaj düzenlemek olur. Buna ister siyasetçi, ister gazeteci hüviyeti olsun, kimsenin hakkı yoktur." dedi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "PISA başarısını karalamaya çalışanları kendi hezeyanlarıyla baş başa bırakıyoruz" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "PISA başarısını karalamaya çalışanları kendi hezeyanlarıyla baş başa bırakıyoruz"

"PISA başarısını karalamaya çalışanları kendi hezeyanlarıyla baş başa bırakıyoruz" Gazi Anadolu Lisesi’nde düzenlenen 2026-2027 Eğitim Öğretim Yılı Açılışı ve Ankara’da Yapımı Tamamlanan Eğitim Yatırımlarının Toplu Açılış Töreni’ne katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yeni eğitim yılının tüm öğrenci, öğretmen ve velilere hayırlı olmasını diledi. Konuşmasında eğitimin önemine ve geçmiş yıllardaki başarı anlarına dikkat çeken Erdoğan, "Bugün burada olduğu gibi, her eğitim-öğretim yılı başlangıcında zihni açık, ufku geniş, bilgili, kültürlü, donanımlı, özgüven sahibi nesillerin yetişmekte olduğunu görmenin bahtiyarlığı içindeyiz" dedi. Eğitim alanındaki tartışmalara ve uluslararası verilere de değinen Erdoğan, "Birileri sürekli kötümser senaryolar yazsa da ışıl ışıl bir gençlik filiz veriyor. Üç alanda puanını artıran tek ülke olduk. Bu başarıyı yine birileri karalamaya çalıştı. PISA sonuçlarını önemsizleştirmeye çalışanları kendi hezeyanlarıyla baş başa bırakıyoruz. Bütçede aslan payını her zaman eğitime ayırdık" ifadelerini kullandı. Eğitimde fırsat eşitliğini yaygınlaştırmak ve eğitimin kalitesini artırmak için her türlü imkanı seferber ettiklerini belirten Erdoğan, 2003'ten bu yana yürütülen ücretsiz ders kitabı projesiyle bugüne kadar "4 milyar 306 milyondan fazla ders kitabını öğrencilerimizle buluşturduk" açıklamasında bulundu. Küresel rekabet, teknoloji ve maarif modeli vurgusu Küresel rekabetin kızıştığı, bilim ve teknolojinin mesafeleri ortadan kaldırdığı yeni bir dünyada yaşandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sadece bu yeni dünyada başarılı olmak için değil, ayakta kalmak için de nitelikli eğitime ihtiyacımız var" dedi. Öğrencilerin vizyonunun olabildiğince geniş ve açık olması gerektiğinin altını çizen Erdoğan, "Evlatlarımız önce kendi ülkesini, kendi milletini iyi tanıyacak. Bununla yetinmeyip gönül coğrafyamızı iyi tanıyacak, dünyayı iyi tanıyacak. Çağın nimetleri olan teknolojiyi, interneti, yapay zekayı çok iyi kullanırken bunların taşıdığı risklere karşı uyanık olacak. Teknolojinin esiri olmayacak. Öğretmenlerimiz, kendilerine emanet edilen öğrencileri en güzel şekilde yetiştirirken onların iyi birer birey olması için gayret gösterecek" şeklinde konuştu. Ailelerin sorumluluklarına da değinen Erdoğan, "Ailelerimiz sınav başarısını önemsedikleri kadar çocuklarımızın ahlaklı, saygılı, milli ve manevi değerlerine bağlı olmalarını da önemseyecek. Bunları sağladığımızda inanıyorum ki hem içinde bulunduğumuz çağın tehlikelerinden korunmuş hem de küresel rekabette öne çıkmış oluruz" değerlendirmesinde bulundu. Özünde çağın bilgisiyle bu milletin köklü değerlerini birleştiren "köklerden geleceğe" anlayışının yattığı Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile ilgili olarak Erdoğan, "Modelimizde bilgiyi sadece ezberleyen değil, o bilgiyi kullanabilen, eleştirel düşünebilen, problem çözebilen, sorumluluk sahibi, yetkin ve erdemli bir nesil yetiştirmeyi hedefliyoruz. Yarının mühendisleri, yarının doktorları, yarının öğretmenleri, bilim insanları, sanatçıları, yazarları, şairleri, siyasetçileri, bürokratları işte bu sıralardan çıkacak. İnşallah Türkiye'yi gençlerimiz yönetecek" ifadelerini kullandı. Konuşmasının sonunda öğrencilere ve öğretmenlere seslenen Erdoğan, "Sizlerden öğrencilerimizi okumaya, araştırmaya, düşünmeye daha fazla teşvik etmenizi istirham ediyorum" derken, gençlere yönelik ise şu çağrıda bulundu: "Okuyun, düşünün, uygulayın, neticelendirin. Kendinize inanın, milletinize ve devletinize güvenin. Hayatta başarılı olma umudunuzu hiçbir zaman yitirmeyin. İman ve inanç olduğu sürece imkanın da olacağını aklınızdan çıkarmayın. Sokakların insafına terk etmediğimiz, sizler bizim göz bebeğimizsiniz. Sosyal medyada köpürtülen sahte ve sanal hikâyelere bakıp da ümitsizliğe asla kapılmamanızı istiyorum. İnanıyorsanız mutlaka başaracaksınız." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İran'dan ABD'nin yaptırımlarına sert yanıt: "Tamamen hazırız" Haber

İran'dan ABD'nin yaptırımlarına sert yanıt: "Tamamen hazırız"

İran Ekonomi ve Maliye Bakanı Ali Madanizadeh, yaptırımlara karşı "tamamen hazır" olduklarını belirterek, "Washington'ın İran'ın mali ve ticari kanallarını kesmeyi başaramayacağını" söyledi. "Bu yaptırımlar bizim için yeni değil" ABD yönetiminin İran'a yönelik ekonomik baskıyı artıracak yeni yaptırımlarını açıklamasının ardından devlet televizyonuna konuk olan İran Ekonomi ve Maliye Bakanı Ali Madanizadeh, hükümetin bu tür senaryolara karşı uzun süredir hazırlık yaptığını vurguladı. Ülke ekonomisinin karşılaşabileceği farklı durumlar için iki yıllık bir plan hazırlandığını belirten Madanizadeh, şu değerlendirmelerde bulundu: "Bu yaptırımlar bizim için yeni değil. Küresel mali sistem, Washington'ın İran'ın ekonomik ve ticari kanallarını tamamen kesebileceği bir yapıda değildir. Bizim de kendi araçlarımız var ve bu oyunun kurallarını biliyoruz." Son dönemde artan enflasyon, döviz baskısı ve ekonomik sıkıntıların halk üzerinde ciddi bir yük oluşturduğunu kabul eden Madanizadeh, ABD Başkanı Donald Trump'ın diğer ülke liderleriyle görüşerek İran'la ekonomik ilişkileri kesmelerini isteyeceğine yönelik açıklamalarına da tepki gösterdi. İran'ın ekonomik bağlantılarının "bir veya iki telefon görüşmesiyle" ortadan kaldırılamayacağını ifade eden Bakan, finansal işlemlerin veya ticaret yollarının kısıtlanması ihtimaline karşı alternatif planların hazır olduğunu kaydetti. ABD'den "En büyük mali saldırı" vurgusu ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ise yeni önlemleri İran'a karşı bugüne kadarki "en büyük mali saldırı" olarak nitelendirerek, ülkenin dünya genelindeki finansal bağlantılarını hedef alacaklarını belirtti. ABD Hazine Bakanlığı; dijital varlıklar, teknoloji, altın, havacılık ve deniz taşımacılığı olmak üzere beş sektöre yönelik yeni kararlar alırken, yaklaşık 60 kişi, kuruluş ve gemiyi de yaptırım kapsamına aldı. ABD'li Bakan Bessent, Tahran yönetiminin önünde iki seçenek bulunduğunu belirterek, "İran'ın önünde artık yalnızca iki açık yol var: tamamen küresel izolasyon ya da normale dönerek küresel ekonomiye yeniden katılma fırsatı" ifadelerini kullandı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan teknoloji hamlesi: 3 bin araştırmacı yetiştirilecek Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan teknoloji hamlesi: 3 bin araştırmacı yetiştirilecek

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin bilim ve teknoloji alanındaki insan kaynağını güçlendirmeye yönelik yeni programın ayrıntılarını açıkladı. Erdoğan, programın yapay zekâdan siber güvenliğe, çip teknolojilerinden ileri bilgisayar sistemlerine kadar Türkiye açısından stratejik görülen alanları kapsayacağını bildirdi. İlk etapta 550 doktora öğrencisi seçilecek Programın ilk aşamasında 550 doktora öğrencisi merkezi sınavla seçilecek. Öğrenciler, Türkiye’deki 20 araştırma üniversitesinde eğitim ve araştırma çalışmalarını sürdürecek. Erdoğan, programla nitelikli araştırmacı sayısının artırılmasının ve kritik teknoloji alanlarında uzman insan kaynağı oluşturulmasının amaçlandığını belirtti. 5 yılda 3 bin araştırmacı hedefi Programın uzun vadeli hedefini de açıklayan Erdoğan, 5 yılın sonunda yaklaşık 3 bin genç araştırmacının bilim ve teknoloji ekosistemine kazandırılmasının planlandığını duyurdu. Yeni araştırmacıların özellikle yapay zekâ, siber güvenlik, çip teknolojileri ve ileri bilgisayar sistemleri alanlarında uzmanlaşması hedefleniyor. Erdoğan: Türkiye Yüzyılı’nı bilim ve teknolojiyle inşa edeceğiz Türkiye’nin geleceğin teknolojilerini yalnızca kullanan değil, geliştiren ve üreten ülkeler arasında yer alması için çalışmaların devam edeceğini belirten Erdoğan, “Türkiye Yüzyılı’nı bilimin, teknolojinin ve gençlerimizin gücüyle inşa edeceğiz” ifadelerini kullandı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 25. yıl mesajı: "Tarihi bir dönüşüm yaşadık" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 25. yıl mesajı: "Tarihi bir dönüşüm yaşadık"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti'nin kuruluşunun 25. yılı dolayısıyla Suudi Arabistan merkezli Al Arabiya'da yayımlanan "AK Parti, Milletle Birlikte Yazılan Çeyrek Asırlık Dönüşüm Hikayesi" başlıklı makalesinde partinin çeyrek asırlık iktidar dönemini değerlendirdi. Erdoğan makalesinde, "Bugün geriye baktığımızda AK Parti'nin çeyrek asrının Türkiye için tarihi bir dönüşüme karşılık geldiğini görüyoruz. Demokratik meşruiyet güçlendi, devletimizin hizmet kapasitesi gelişti, toplumun farklı kesimlerinin kamusal hayata katılımı genişledi. Türkiye, kendi hedeflerini belirleyen, imkanlarına güvenen ve geleceğini kendi iradesiyle şekillendiren bir ülkeye dönüştü" ifadelerini kullandı. "Artık Türkiye'de hiçbir şey eskisi gibi olmayacak" 25 yıl önce AK Parti'yi kurarken Türk milletiyle birlikte Türkiye'nin geleceğini yeniden şekillendirecek uzun soluklu bir yürüyüş başlattıklarını belirten Erdoğan, o dönemde Türkiye'nin siyasi krizlerin, ekonomik belirsizliklerin ve vesayetçi anlayışın ağır baskısı altında olduğunu vurguladı. Siyaseti yeniden milletin hizmetine sunmayı, devlet ile vatandaş arasındaki güven bağını güçlendirmeyi ve Türkiye'yi kendi kararlarını verebilen güçlü bir ülke haline getirmeyi hedeflediklerini aktaran Erdoğan, şu değerlendirmeyi yaptı: "14 Ağustos 2001'de 'Artık Türkiye'de hiçbir şey eskisi gibi olmayacak' derken en büyük güvencemiz milletimizin iradesiydi. AK Parti hakları sınırlandırılan, krizlerin yükünü omuzlayan ve çocukları için daha müreffeh bir gelecek isteyen milyonların ortak umudu olarak doğdu." Demokratik meşruiyetin güçlenmesinin en ağır sınavını 15 Temmuz darbe girişiminde yaşadıklarını belirten Erdoğan, milletin o gece seçilmiş iradeye ve anayasal düzene sahip çıkarak Türkiye'nin geleceğine sandık dışı hiçbir gücün yön veremeyeceğini ortaya koyduğunu vurguladı. Bu kararlı duruşun vesayet döneminin geride bırakılmasında, sivil siyasetin güçlenmesinde ve demokrasinin kökleşmesinde tarihi bir dönüm noktası olduğunu kaydetti. Kamu yatırımları ve savunma sanayisinde atılımlar Eğitimden sağlığa, ulaştırmadan enerjiye, sosyal politikalardan şehirleşmeye kadar gerçekleştirilen yatırımların dönüşümlerin somut temelini oluşturduğunu belirten Erdoğan, kamu hizmetlerine erişimi ülke genelinde yaygınlaştırdıklarını, Anadolu'nun üretim ve kalkınma imkanlarını genişlettiklerini ve kadınlar, gençler ile engelliler dahil toplumun bütün kesimlerinin ekonomik ve sosyal hayata katılımını desteklediklerinin altını çizdi. Savunma sanayisinde ve ileri teknolojide atılan adımların stratejik alanlardaki dışa bağımlılığı önemli ölçüde azalttığına işaret eden Erdoğan, bu süreci şu sözlerle anlattı: "İnsansız hava araçlarından milli muharip uçağımız KAAN'a, savaş gemilerinden hava savunma sistemlerine uzanan hamlelerimiz Türkiye'nin üretim ve teknoloji kapasitesini güçlendirdi. TOGG, uzay programımız, nükleer enerji yatırımlarımız ve Karadeniz'de keşfettiğimiz doğal gaz bu yeni özgüvenin sembolleri oldu. Önümüzdeki dönemde bu birikimi yapay zeka, yarı iletkenler, enerji teknolojileri ve yüksek katma değerli üretimde yeni bir sıçramaya dönüştüreceğiz." Dış politika ve küresel adalet vurgusu Dış politikada Türkiye'nin değişen ve giderek çok kutuplu hale gelen uluslararası sistemin etkin aktörlerinden biri olduğuna dikkati çeken Erdoğan, milli çıkarları korurken diplomasiyi, diyaloğu ve insani sorumluluğu esas alan çok yönlü bir anlayışla hareket ettiklerini kaydetti. Türk ve İslam dünyasıyla münasebetleri çok boyutlu geliştirirken mazlumların haklarını savunduklarını belirten Erdoğan, uluslararası sisteme yönelik şu çağrıyı yineledi: "NATO'nun güçlü bir müttefiki, G20'nin etkin bir üyesi, İslam İşbirliği Teşkilatı'nın önde gelen ülkesi ve Avrupa güvenlik mimarisinin başat aktörlerinden biri olarak Karadeniz'den Orta Doğu'ya, Kafkasya'dan Afrika'ya uzanan geniş bir coğrafyada barış ve istikrara katkı sunuyoruz. Stratejik özerkliği, karşılıklı saygı ve ortak çıkarlar temelinde daha dengeli ilişkiler kurmanın zemini olarak görüyoruz. 'Dünya beşten büyüktür' çağrımız, Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası kurumların günümüzün güç dengelerini ve toplumların çeşitliliğini daha adil biçimde temsil etmesi gerektiğine dair teklifimizin özüdür. Küresel barış ve güvenliğin sınırlı sayıdaki ülkenin önceliklerine bağlı kalması, insanlığın karşı karşıya bulunduğu krizlere kalıcı çözümler üretmemektedir. Daha kapsayıcı, daha etkin ve hesap verebilir bir uluslararası düzenin ortak geleceğimiz için zorunlu olduğuna inanıyoruz." Deprem süreci ve gelecek hedefleri Çeyrek asırlık yürüyüşleri boyunca terör saldırılarından bölgesel savaşlara, düzensiz göç hareketlerinden küresel salgına ve ekonomik dalgalanmalara kadar çok sayıda sınamayla karşılaştıklarını anımsatan Erdoğan, 6 Şubat depremlerine değinerek, "11 ilimizi ve milyonlarca vatandaşımızı etkileyen bu büyük felaket milletimizin yüreğinde derin yaralar açtı. İlk andan itibaren devletimizin bütün imkanlarını seferber ettik. Bugün şehirlerimizin yeniden imarında önemli mesafe katettik. Güvenli konutlardan üretim altyapılarına, sosyal hayattan tarihi dokunun korunmasına kadar yürüttüğümüz çalışmaları aynı kararlılıkla sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı. AK Parti'yi çeyrek asırdır güçlü tutan temel unsurun milletle kurdukları gönül bağı olduğunu dile getiren Erdoğan, önümüzdeki döneme ilişkin şu mesajları verdi: "Geçmiş başarılarımız önemli bir referanstır; bizi geleceğe taşıyacak olan reform irademiz ve değişime öncülük etme kabiliyetimizdir. Önümüzdeki dönemde de enflasyonla mücadeleyi kararlılıkla sürdürürken üretimi, yatırımı ve istihdamı büyüteceğiz. Alın terinin karşılığını veren, refahı toplumun bütün kesimlerine yayan ve gençlerimizin eğitimden istihdama, girişimcilikten konuta kadar fırsatlara daha adil biçimde erişebildiği bir Türkiye için çalışacağız." Erdoğan, "Türkiye Yüzyılı, Cumhuriyetimizin ikinci asrına yönelik ortak gelecek irademizin adıdır" diyerek, demokrasisi güçlü, ekonomisi üretken, teknolojide öncü, dış politikada etkili ve toplumsal dayanışması sağlam bir Türkiye hedeflediklerini vurguladı. Açıklamasını, "AK Parti'nin 25'inci yılı, geçmişin tecrübesini değerlendirerek yeni dönemin yol haritasını ortaya koyduğumuz tarihi bir eşiktir. Aziz milletimizle çıktığımız bu yolda, reform irademizi diri tutarak ve geleceğin imkanlarına odaklanarak yolumuza aynı kararlılıkla devam ediyoruz" sözleriyle tamamladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İletişim Başkanı Duran: "Dezenformasyon küresel bir risk" Haber

İletişim Başkanı Duran: "Dezenformasyon küresel bir risk"

Ankara'da gerçekleştirilen "Dijital Çağda Kamu İletişimi Programı"nda katılımcılara hitap eden İletişim Başkanı Burhanettin Duran, dijitalleşme sürecinin devlet yönetimi üzerindeki stratejik etkilerine dikkat çekti. Tarihi ve köklü bir dönüşüm sürecinden geçildiğini ifade eden Duran, bilgiye ulaşmanın kolaylaşmasıyla birlikte doğru ve güvenilir bilginin korunmasının kritik bir hale geldiğini belirterek, "İletişim kanallarını açık tutmak zorundayız. Türkiye'de yaklaşık 62,3 milyon aktif sosyal medya kullanıcısı var. Bilgiye ulaşmak artık çok kolay. Bilgi saniyeler içinde milyonlara ulaşabiliyor" dedi. "Dezenformasyon ekonomik istikrarı hedef alıyor" Dezenformasyonun yalnızca teknik tedbirlerle engellenemeyeceğini, bunun vatandaşın güvenini önceleyen bir kamu kültürüyle mümkün olabileceğini dile getiren Duran, "Hakikatin korunması ise yalnızca teknik tedbirlerle olmaz. Vatandaşın güvenini önceleyen bir kamu kültürüyle mümkündür. 2025 Küresel Risk Raporu, en önemli kısa vadeli küresel risklerden biri olarak dezenformasyonu gösteriyor" ifadelerini kullandı. Konuşmasının devamında kamu iletişiminin devlet yönetiminin stratejik sütunu olduğunu vurgulayan İletişim Başkanı, "Kamu iletişimi devlet yönetiminin stratejik sütunu. Teknoloji karar sürecinde etkili. Tarihi ve köklü bir dönüşüm sürecinden geçiyoruz. Dezenformasyon küresel bir risk. Dezenformasyon, ekonomik istikrarı hedef alıyor" değerlendirmelerinde bulundu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Kacır: "İhracatımızı 278 milyar dolara çıkardık" Haber

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Kacır: "İhracatımızı 278 milyar dolara çıkardık"

Hamamizade İhsanbey Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen programda konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye'yi her alanda hak ettiği noktaya taşıyan reform ve yatırımların hayata geçirildiğini vurguladı. Savunma sanayisinden yapay zekaya kadar kritik alanlarda yerli ve millî teknolojilerin geliştirildiğine dikkat çeken Kacır, son 23 yıldaki ekonomik gelişmeleri şu sözlerle özetledi: "23 yılda imalat sanayi katma değerimizi 41 milyar dolardan 250 milyar doların üzerine taşıdık. İhracatımızı 36 milyar dolardan 278 milyar dolara çıkardık. Kabiliyetleriyle, teknolojisiyle, mühendisliğiyle, dünyada ses getiren, geniş bir yelpazede ürün geliştiren, tasarlayan, üreten ve ihraç eden yerli ve milli bir savunma sanayi altyapısına sahibiz. 23 yılda elde ettiğimiz kazanımları Türkiye Yüzyılı'nda yeni başarılarla taçlandırmaya ve ülkemizi dünyanın en gelişmiş ülkeleri arasına taşımaya kararlıyız." Trabzon'a yatırım ve destekler Trabzon'daki organize sanayi bölgelerinin sayısının 3'ten 5'e çıkarıldığını, toplam yüzölçümünün ise 100 hektardan 422 hektara yükseltildiğini belirten Kacır, OSB'lerde ilave 4 bin 865 kişilik istihdam oluşturulduğunu ifade etti. Şehirdeki KOBİ'lere KOSGEB eliyle 3 milyar 200 milyon lira destek sağlandığını kaydeden Bakan Kacır, kentte gerçekleşecek 85 milyar liralık yatırımın ve 13 binin üzerinde istihdamın önünün açıldığını aktardı. Yatırımlara sağlanan finansal ve yapısal avantajlara değinen Kacır, şu bilgileri paylaştı: "Yatırımın niteliğine göre yüzde 30'a varan yatırıma katkı oranı ile vergi indirimi sağlıyoruz. Yatırım makinelerinde KDV istisnası ve gümrük vergisi muafiyeti uyguluyoruz. Yeni teşvik sistemimizin ana unsurlarından Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programının ilk çağrısında elektrikli tekne ve yat üretimi, endüstriyel ağ ve benzeri ürünler üretimi, entegre su ürünleri üretimi ve işleme tesisi başlıklarında toplam 3 milyar 800 milyon liralık 9 yatırım projesini destekliyoruz." Gençler için yeni teknoloji merkezleri ve projeler DOKAP ve DOKA iş birliğiyle bugüne kadar yüzlerce projeye milyarlarca liralık finansman sağlandığını belirten Bakan Kacır, tören kapsamında toplam yatırım büyüklüğü 228 milyon lirayı aşan 12 yeni proje için protokol imzalandığını duyurdu. Ayrıca gençlerin teknoloji yolculuğuna katkı sunmak amacıyla; Trabzon Büyükşehir Belediyesi, TÜBİTAK, DOKA ve T3 Vakfı iş birliğiyle Özdemir Bayraktar Bilim Merkezi ve Planetaryumu, TÜBİTAK desteğiyle Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) bünyesinde kurulan Milli Teknoloji Atölyesi, Girişimcilere tek çatı altında destek sunacak olan KTÜ VakıfBank Girişim Evi'nin açılış ve ziyaretleri gerçekleştirildi. Programın sonunda Trabzon Büyükşehir Başkanı Ahmet Metin Genç, Bakan Kacır'a üzerinde ismi ve Trabzonspor'un yeni transferi Mısırlı futbolcu Muhammed Salah'ın adı yazılı olan formaları hediye etti. Bakan Kacır ise Salah transferinin Trabzonspor ve Türk futboluna hayırlı olmasını diledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.