SON DAKİKA

İşlemci Dünyasında Kartlar Yeniden Dağıtılıyor

Yazının Giriş Tarihi: 29.06.2026 21:30
Yazının Güncellenme Tarihi: 29.06.2026 21:36

Kişisel bilgisayarlar ve sunucularda bugün Intel, AMD, Qualcomm ve Apple işlemcileri kullanılmaktadır. Mimari açıdan bakıldığında ise iki ana yaklaşım öne çıkar: ARM ve x86. Intel ve AMD, x86 mimarisini kullanırken Qualcomm ve Apple, ARM tabanlı tasarımlara yönelmektedir.

Yapay zekâ çağının hız kazandığı bu dönemde, mevcut ARM ve x86 mimarileri; performans, verimlilik ve ölçeklenebilirlik açısından yeni talepleri karşılamakta zorlanmaya başlamıştır. OpenAI ve Anthropic gibi yapay zekâ şirketlerinin geliştirdiği sistemler, daha yüksek işlem gücü sunan; aynı zamanda yapay zekâ iş yüklerini daha hızlı ve daha düşük enerji tüketimiyle çalıştırabilen yeni nesil işlemcilere ihtiyaç duymaktadır. Piyasadaki bu boşluğu doldurmak için yeni girişimler kuruluyor. Ancak bunların arasında oyunun kurallarını gerçekten değiştirebilecek bir ekip öne çıkıyor: Gerard Williams III, John Bruno ve Ram Srinivasan.

Bu ekip, Nuvacore adlı yeni bir şirket kurdu. Rock’n Roll’daElvis Presley, pop müzikte Tarkan neyse, işlemci tasarımında da Gerard Williams III odur. Apple’ın mobil dünyayı sarsan 64 bit işlemci devriminin ve Qualcomm’un Apple’ın M serisine rakip olarak geliştirdiği Oryon çekirdeklerinin mimarı olan Williams, şimdi kendi ifadesiyle “silikonun kurallarını yeniden yazmak” için Nuvacore ile sahalara geri dönüyor.

Efsanevi Bir Geçmiş: Silikonun Mimarı

Williams’ın kariyeri, bugün kullandığımız pek çok mobil cihazın kalbinde yer alan işlemci tasarımlarına uzanıyor. Williams, 12 yıl boyunca ARM bünyesinde Cortex-A8 ve Cortex-A15 gibi önemli tasarımlara liderlik etti.

Steve Jobs, iPhone, iPad ve Mac’lerde kullanılmak üzere Intel ve geleneksel RISC çözümlerine alternatif güçlü bir işlemci mimarisi geliştirmek istiyordu. Bu amaçla kurulan ekibin önemli isimlerinden biri de Williams oldu ve 2010 yılında Apple’a katıldı. Apple’da geçirdiği 9 yıl boyunca, dünyanın ilk 64 bit mobil işlemcisi olan A7’den A12X’e kadar birçok çekirdeğin baş mimarlığını üstlendi.

64 bit ile 32 bit arasındaki farkı basitçe şöyle anlatabilirim: 32 bit musluktan akan suysa, 64 bit Niagara Şelalesi’dir. Elbette bu benzetme teknik bir açıklama değil; ancak aradaki sıçramanın büyüklüğünü göstermek açısından çarpıcıdır.

Her ne kadar 2020’de Apple Silicon tanıtımı sırasında Apple’da bulunmasa da, Williams’ın daha önce kurduğu mimari yaklaşım ve geliştirme çizgisi, M1 ve M2 gibi işlemcilerin ortaya çıkmasında dolaylı olarak büyük rol oynamıştır.

2019’da Apple’dan ayrılarak Nuvia’yı kurması, sektörde adeta deprem etkisi yarattı. Bu durumdan en çok avukatlar memnun oldu; çünkü Apple, Williams’a karşı iş sözleşmesi ve rekabet başlıkları etrafında hukuki süreç başlattı. Dava sonuçlanmadan Apple, 2023 yılında davadan çekildi.

Nuvia ise 2021 yılında Qualcomm tarafından 1,4 milyar dolar gibi rekor bir bedelle satın alındı. Aslında bu bedel, yalnızca şirketin kendisine değil; daha çok o şirketi kuran, “silikona fısıldayan” mühendis ekibine verilmişti. Fakat hukuki mücadele burada da bitmedi. ARM, Nuvia’ya verdiği lisansların “kişiye/şirkete özel” olduğunu, Qualcomm satın almasının ardından bu lisansların geçersiz hâle geldiğini iddia ederek Qualcomm’a milyar dolarlık davalar açtı.

Bu satın almanın meyvesi olan Oryon CPU (Snapdragon X Elite), Windows PC dünyasında performans ve verimlilik dengesini Apple Silicon seviyesine yaklaştıran ilk ciddi rakiplerden biri oldu. Uzun yıllar sonra ilk kez bir işlemci ailesi, Apple’ın M serisi işlemcilerinin sunduğu pil ömrü ve performans dengesine yaklaşabildi.

Nuvacore: Rüya Takım Yeniden Sahada

2026 yılının başında Qualcomm ile olan beş yıllık sözleşmesi sona eren Williams, kısa bir “ara emeklilik” döneminin ardından, Sequoia Capital desteğiyle Nuvacore’u kurdu. Şirketin kurucu ekibi, Nuvia’daki efsanevi “rüya takımın” önemli bir bölümünden oluşuyor:

• John Bruno: Williams’ın en yakın çalışma arkadaşlarından ve Nuvia’nın kurucularından biri olan Bruno, Nuvacore’da da mühendislik liderliğini üstleniyor. Bruno; geçmişte Apple ve Google’da sistem mimarisi alanında kritik görevler üstlenmiş, ayrıca AMD’nin Trinity Fusion APU projelerine liderlik etmiş önemli bir isim.

• Önemli bir eksik: Nuvia’nın orijinal kurucu üçlüsünden Manu Gulati, bu kez ekipte yer almıyor. Gulati, 2026 itibarıyla yapay zekâ çipleri üzerine çalışan Valura adlı farklı bir girişimin ortağı konumunda.

Mühendislik ordusu: Qualcomm’dan ayrılan Ram Srinivasan gibi kıdemli mühendisler ve Nuviadöneminden gelen çekirdek kadro, Nuvacore çatısı altında yeniden birleşti.

“Ajansal Bilişim” Vizyonu

Nuvacore, yalnızca daha hızlı bir işlemci geliştirmeyi değil, bilişim altyapısını sıfırdan (clean sheet) yeniden tasarlamayı hedefliyor. Şirketin vizyonu, geleceğin teknoloji dünyasını şu alanlarda dönüştürmeyi amaçlıyor:

1. Ajansal bilişim (Agentic Computing)

Williams, geleneksel işlemci mimarilerinin otonom yapay zekâ ajanlarının sürekli ve yoğun taleplerini karşılamakta yetersiz kaldığını savunuyor. Nuvacore, bu yapay zekâ ajanlarının kesintisiz biçimde çalışabileceği; hem verimlilik hem de ham işlem gücü açısından devrim niteliğinde bir altyapı kurmayı hedefliyor.

2. Maksimum alan verimliliği

Nuvacore tasarımları, işlemci üzerinde mümkün olan en yüksek performansı en küçük alanda ve en düşük güç tüketimiyle sunmaya odaklanıyor.

3. Sektörel rekabet ve entrika

Williams’ın Qualcomm’dan ayrılıp rakip bir oluşum kurması, işlemci dünyasında son derece sert bir rekabetin fitilini ateşledi. Qualcomm, bu ekibi bünyesinde tutabilmek için ARM ile milyarlarca dolarlık hukuk savaşlarına girmişti. Şimdi ise aynı ekip, özellikle yapay zekâ sunucuları pazarında Qualcomm’a doğrudan rakip olmaya hazırlanıyor.

4. PC ve sunucu dünyasının geleceği

Nuvacore’un tasarımları ilk etapta veri merkezlerini hedeflese de, Nuvia örneğinde olduğu gibi bu teknolojilerin zamanla dizüstü bilgisayarlara kadar inmesi ve Intel, AMD ile Apple arasındaki dengeleri kökten değiştirmesi mümkün görünüyor.

Gerard Williams III, Silikon Vadisi’nde attığı hemen her adımda sektörü dönüştürmeyi başarmış bir figür. Nuvacore ile ortaya koyduğu tavizsiz genel amaçlı işlemci vizyonu, yapay zekânın yalnızca bir yazılım katmanı değil; donanımla bütünleşmiş otonom bir “ajan” olarak hayatımıza girmesini sağlayacak teknolojik temeli oluşturabilir.

Eğer Williams geçmişteki başarılarını burada da tekrarlarsa, önümüzdeki beş yıl içinde işlemci mimarilerinde hem x86 dünyasını hem de mevcut ARM tasarımlarını geride bırakan yeni bir standartla karşılaşabiliriz. Sonucunu heyecanla ve merakla bekliyoruz.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.