SON DAKİKA

#Toplumsal Uzlaşı

HABER DEĞER - Toplumsal Uzlaşı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Toplumsal Uzlaşı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Uzlaşı toplantısında “maarif” vurgusu: Tekin’den ‘irfan’ mesajı, siyasetten ortak çağrı Haber

Uzlaşı toplantısında “maarif” vurgusu: Tekin’den ‘irfan’ mesajı, siyasetten ortak çağrı

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Türkiye Uzlaşı ve Toplumsal Kalkınma Vakfı’nın Ankara’da Başkent Öğretmenevi’nde düzenlediği “Anadolu İrfanı Değerlerinin Toplumsal Uzlaşı Kültürüne Katkıları” başlıklı toplantıda konuştu. Tekin, eğitim politikalarının merkezine “aklıselim, kalbiselim ve zevkiselim” yaklaşımını koyduklarını belirterek, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ni toplumsal uzlaşının omurgası olarak kurguladıklarını ifade etti. Bakan Tekin: “Bu toprakların mirası edep, nezaket ve müzakere kültürüdür” Tekin, farklı kimliklerden insanların aynı sofrada bir araya gelebilmesinin kolay olmadığını söyleyerek, bunun ancak bu toprakların taşıdığı “kadim miras” sayesinde mümkün olabileceğini vurguladı. Bakan Tekin’e göre toplumsal uzlaşıyı besleyen iklim; edep, nezaket, muaşeret ve müzakere geleneğiyle şekilleniyor. Tekin, Türkiye’nin darbeler, vesayet dönemleri, terör ve ekonomik-siyasi buhranlardan geçtiğini hatırlatarak, buna rağmen toplumsal tepkinin çoğu zaman “tarihi sükûnetin izlerini” taşıdığını söyledi. “Devlet-yurttaş mesafesi daraldı” mesajı Konuşmasında son yıllarda devlet-toplum bağının güçlendiğini savunan Tekin, başörtüsü yasağının kaldırılmasından eğitim ve kamuda inanç özgürlüğünü genişleten düzenlemelere, farklı dil ve lehçelerdeki imkanlara kadar birçok adımın bu mesafeyi azalttığını belirtti. Alevi-Bektaşi yurttaşların taleplerine yönelik adımlara da değinen Tekin, “ortak hafızanın” her düzenlemeyle yeni bir seviyeye taşındığını söyledi. “Küresel dil hoyratlaşıyor, eğitim daha kritik hale geliyor” Bakan Tekin, dünyada siyasetin itidal yerine öfke ve provokasyon üzerinden kurulduğunu, sosyal medya dilinin tahammülü azalttığını dile getirdi. Bu atmosferde eğitim sisteminin yalnızca bilgi değil, aynı zamanda adalet, merhamet ve sorumluluk kazandırması gerektiğini vurguladı. Tekin, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin hedefinin “erdem-değer-eylem” çizgisinde, sorumluluğu önceleyen bir öğrenci profili olduğunu belirterek, modelin kapsayıcı ve çoğulcu bir yaklaşım taşıdığını söyledi. Programa, eski milletvekili ve Hisar Derneği (Hukuk, İktisat ve Siyaset Araştırmaları Derneği) kurucusu Ayhan Bilgen, MHP Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Yıldırım ile CHP Ankara Milletvekili Deniz Demir de katıldı. Toplantıda MHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım ve CHP Ankara Milletvekili Demir konuşma yaptı. MHP’li Yaşar Yıldırım: “Çok kutuplu dünyada Türkiye masada kutup başı olmalı” Toplantıda kürsüye çıkan MHP Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Yıldırım, dünyada tek kutuplu düzenden çok kutupluluğa geçildiğini savunarak, Türkiye’nin bu denklemde “kutup başı” olma zorunluluğu bulunduğunu söyledi. Yıldırım, Türk Devletleri Teşkilatı’nın önemine dikkat çekerek, bu yapının farklı alanlarda birlikleri genişletecek bir çatıya dönüşmesi gerektiğini ifade etti. Konuşmasında Karabağ savaşlarına da atıf yapan Yıldırım, ikinci Karabağ sürecinde Türkiye’nin Azerbaycan’ın yanında durmasının bölgedeki dengeleri etkilediğini söyledi. Yıldırım ayrıca Ortadoğu’daki savaşlara ilişkin değerlendirmelerde bulunarak İsrail-Filistin meselesine dair sert eleştiriler dile getirdi. CHP’li Deniz Demir: “Uzlaşı yalnızca siyasi değil, ahlaki bir sorumluluktur” CHP Ankara Milletvekili Deniz Demir ise konuşmasında, Anadolu irfanının “ben değil biz diyebilmek” anlamına geldiğini ifade ederek, kutuplaşmanın arttığı bir dönemde toplumsal uzlaşıya daha fazla ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Demir, “Farklı düşünebiliriz ama aynı toplumun eşit yurttaşlarıyız. Eleştirebiliriz ama birbirimizi düşmanlaştırmadan konuşabiliriz” diyerek uzlaşının ortak ve evrensel bir değer olduğuna dikkat çekti.

Aydoğan Doğan: Yeni Bir Yurttaşlık Sözleşmesine İhtiyaç Vardır! Haber

Aydoğan Doğan: Yeni Bir Yurttaşlık Sözleşmesine İhtiyaç Vardır!

Türkiye, Cumhuriyet'in ikinci yüzyılına girerken, derin bir toplumsal sözleşme kriziyle karşı karşıya. 1982 Anayasası, darbe döneminin ürünü olarak, halkın iradesini değil, askeri vesayeti yansıtan bir metin. Bu anayasa, toplumun çeşitliliğini, ihtiyaçlarını ve geleceğini kucaklamaktan uzak. Etnik, kültürel ve sosyal çeşitliliğimiz, merkeziyetçi bir yapı içinde eziliyor; eşit yurttaşlık ise lafta kalıyor. Bu yüzden, yeni bir yurttaşlık sözleşmesine –yani gerçek bir toplum sözleşmesine– acil ihtiyaç var. Bu sözleşme, sadece hukuki bir belge değil, ortak geleceğimizi inşa edecek bir köprü olmalı. Tarihsel olarak bakarsak, Osmanlı'dan Cumhuriyet'e geçişte yurttaşlık kavramı, etnik temelli bir ulus inşasıyla şekillendi. Tanzimat'tan Islahat Fermanı'na, oradan 1921 ve 1924 anayasalarına uzanan süreç, eşitlik vaadiyle başladı ama pratikte dışlayıcı politikalarla devam etti. Kürtler, Aleviler, diğer azınlıklar ve yoksul kesimler, bu süreçte sıklıkla dışlandı. Cumhuriyet'in ilk yıllarında "Türk" tanımı, etnik bir kimlikten ziyade yurttaşlık bağı olarak tasarlanmıştı; ancak uygulama, asimilasyon ve merkeziyetçilikle bozuldu. 1961 ve 1982 anayasaları ise darbe mirası olarak, özgürlükleri kısıtlayan, vesayeti koruyan yapılar haline geldi. Bugün, bu mirasın yükü altında, toplumumuz kutuplaşmış halde: Bir yanda ekonomik eşitsizlikler, diğer yanda kimlik çatışmaları. Güncel sorunlar, bu ihtiyacın aciliyetini gözler önüne seriyor. Türkiye'de yurttaşlık, eşitlikten uzak bir kavram haline geldi. Gelir dağılımındaki uçurum –nüfusun yüzde 1'inin servetin yüzde 40'ını kontrol etmesi– eşit yurttaşlığı slogan haline getiriyor. Kürt sorunu, yıllardır çözümsüz bırakılarak, barışı engelliyor. Merkeziyetçi yönetim, yerel ihtiyaçları görmezden geliyor; Alevilerin inanç hakları, Romanların sosyal dışlanması gibi meseleler, sistematik ihmal ediliyor. Dış politika ve güvenlik tehditleri –örneğin Suriye'deki gelişmeler– iç barışımızı doğrudan etkiliyor. Pandemi, iklim krizi ve göç gibi küresel sorunlar ise, mevcut anayasanın yetersizliğini daha da belirginleştiriyor. Bu yapı, demokrasiyi zayıflatıyor: Seçimler var ama katılım sınırlı; ifade özgürlüğü baskı altında; yargı bağımsızlığı tartışmalı. Peki, yeni bir yurttaşlık sözleşmesi nasıl olmalı? Öncelikle, etnik temelli değil, eşitlik ve katılım temelli bir vatandaşlık tanımı şart. Anayasa, "Türk" kavramını, etnik bir kimlikten çıkarıp, tüm yurttaşları kapsayan bir çatı haline getirmeli. Eşit yurttaşlık, sadece haklarda değil, sorumluluklarda da geçerli olmalı: Bilinçli vatandaşlık, seçimden öte, sürekli katılımı gerektirir. İkinci olarak, sosyal adalet ön planda olmalı. Ekonomik haklar –gelir adaleti, sosyal güvenlik, eğitim ve sağlık erişimi– anayasada güvence altına alınmalı. İzmir İktisat Kongresi'nin ruhuyla, "misak-ı iktisadi" gibi bir ekonomik sözleşme, anayasanın parçası haline getirilmeli. Üçüncü olarak, desentralizasyon: Yerel yönetimler güçlendirilmeli, bölgelerin ihtiyaçlarına göre özerklik sağlanmalı. Bu, federalizm değil, üniter yapı içinde katılımcı bir model. Dördüncü olarak, demokrasi derinleştirilmeli: Halkın doğrudan yasa önerme, vekil geri çağırma hakkı gibi mekanizmalar eklenmeli. Dijital araçlarla katılım artırılmalı. Son olarak, barış ve güvenlik: Silahlı çatışmaların sona ermesi, genel af gibi adımlarla desteklenmeli; ancak bu, şeffaf ve toplum odaklı olmalı. Bu sözleşme, tüm siyasi partilerin, sivil toplumun ve halkın katılımıyla hazırlanmalı. İktidarın önerdiği sivil anayasa tartışması, fırsat olarak görülmeli; muhalefet, "istemezük" tavrından vazgeçip, özgürlükçü öneriler sunmalı. Geçmiş hatalardan –örneğin çözüm sürecindeki yöntem yanlışlıklarından– ders çıkararak, ileriye bakmalıyız. Yeni anayasa, terörsüz bir Türkiye için zemin yaratmalı; Kürtlerin, Alevilerin, tüm kesimlerin sesini duymalı. Sonuç olarak, yeni bir yurttaşlık sözleşmesi, kavga yerine uzlaşıyı; korku yerine umudu getirecek. Bu, siyasetin topluma borcu. Eğer kaçarsak, yarınlarımız karanlık; eğer sahiplenirsek, onurlu bir birliktelik mümkün. Halkın iradesi, bu değişimin anahtarıdır.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.