SON DAKİKA

#Ulaştırma Ve Altyapı Bakanlığı

HABER DEĞER - Ulaştırma Ve Altyapı Bakanlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ulaştırma Ve Altyapı Bakanlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Yerlikaya olay yerinden açıkladı... Ses kayıt cihazı ve kara kutu çıkarıldı Haber

Bakan Yerlikaya olay yerinden açıkladı... Ses kayıt cihazı ve kara kutu çıkarıldı

Ankara'da düşen Falcon-50 jetinde 8 kişi hayatını kaybetti; enkazdan ses kayıt cihazı ve kara kutu çıkarıldı. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, 23 Aralık 2025 akşamı Ankara Esenboğa Havalimanı'ndan Trablus'a gitmek üzere havalanan ve Libya Genelkurmay Başkanı Orgeneral Muhammed Ali Ahmed Al-Haddad'ı taşıyan özel jetin düşmesiyle ilgili basın açıklaması yaptı. Bakan Yerlikaya, olayın yaşandığı Haymana ilçesindeki AFAD mobil koordinasyon merkezinde gazetecilere bilgi verdi. Bakan Yerlikaya, uçağın saat 20:10'da Esenboğa'dan kalktıktan sonra 20:32'de teknik arıza nedeniyle geri dönüş bildirdiğini, saat 20:52'de Haymana civarında irtibat kesildi; uçakta acil iniş bildirimi alındı ancak temas sağlanamadığını belirterek, "Uçakta Libya Genelkurmay Başkanı Orgeneral Muhammed Ali Ahmed Al-Haddad, Kara Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Futuri Gribel dahil 5 Libya heyeti mensubu ve 3 mürettebat olmak üzere toplam 8 kişi bulunuyordu. Enkaz, Jandarma tarafından Haymana ilçesi Kesikkavak Köyü'nün 2 km güneyinde bulundu. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Ulaşım Emniyeti İnceleme Merkezi ekiplerince yürütülen çalışmalarda saat 02:45'te ses kayıt cihazı, 03:20'de kara kutu ele geçirildi" dedi. Sahada AFAD, Jandarma, Emniyet, Sağlık, UMKE, Kara ve Hava Kuvvetleri Komutanlıkları ile diğer birimlerden toplam 408 personel, 103 kara aracı ve 7 hava aracı görev yaptığını ifade eden Bakan Yerlikaya, enkaz alanının yaklaşık 3 kilometrekarelik bir bölgede yayıldığını söyledi. Libya'dan 22 kişilik heyet Ankara'ya intikal ettiği öğrenildi.

Turistik Doğu Ekspresi kış sezonu için yola çıktı Haber

Turistik Doğu Ekspresi kış sezonu için yola çıktı

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın turizm odaklı demiryolu hamlelerinden biri olan Turistik Doğu Ekspresi, kış sezonu programını başlattı. Ankara’dan Kars’a uzanan hatta hizmet verecek trenin, Anadolu’nun doğal ve kültürel mirasını yerinde deneyimleme imkânı sunması amaçlanıyor. Yeni sezonda haftada üç gün karşılıklı sefer Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ankara Garı’nda yaptığı açıklamada, trenin 27 Şubat 2026’ya kadar Ankara–Kars yönünde pazartesi, çarşamba ve cuma; Kars–Ankara yönünde ise çarşamba, cuma ve pazar günleri sefer yapacağını bildirdi. Toplam 60 sefer planlanan sezonda, trenin 8 adet konforlu yataklı vagon ve 1 yemek vagonundan oluştuğu belirtildi. Geniş kapasite, uzun soluklu deneyim Trenin tek seferde yaklaşık 160 yolcu kapasitesiyle hizmet vereceğini aktaran Uraloğlu, bu sezon toplamda 10 bin 800 yolcunun ağırlanmasının hedeflendiğini söyledi. Ankara–Kars yolculuğu Erzincan’da 2 saat 30 dakika, Erzurum’da 4 saat ve Kars’ta yaklaşık 3 saatlik duraklamalarla gerçekleştirilecek. Gençlere özel U-FEST iş birliği Bakan Uraloğlu, gençlerin seyahat deneyimine katılımını artırmak amacıyla U-FEST organizasyonlarıyla iş birliği yapıldığını belirtti. Bu kapsamda, üniversitelerden seçilecek 80 öğrenciyle birlikte toplam 160 öğrencinin Turistik Doğu Ekspresi’nde misafir edileceği, yolculuk boyunca kültürel ve deneyimsel etkinlikler düzenleneceği kaydedildi. Yeni turistik hatlar da gündemde Uraloğlu, Turistik Doğu Ekspresi’nin yanı sıra Kars–Erzurum, Erzurum–Kars ve Turistik Diyarbakır Ekspresi gibi hatların da değerlendirildiğini ifade etti. Türkiye’nin doğal ve tarihi mirasının demiryolu üzerinden dünyaya tanıtılmasının hedeflendiğini vurguladı. Anadolu’nun hikâyesi raylarda Yetkililer, Turistik Doğu Ekspresi’nin yalnızca bir ulaşım aracı değil; Anadolu’nun tarihini, kültürünü ve coğrafyasını deneyimleten bütüncül bir seyahat modeli sunduğunu belirterek, kış sezonunda yurttaşları bu yolculuğa davet etti.

16 yaş altına yasak resmen başladı! Haber

16 yaş altına yasak resmen başladı!

Meta'dan 16 yaş altı için hesap kapatma hamlesi Instagram ve Facebook'un çatı şirketi Meta, Avustralya hükümetinin aldığı karar doğrultusunda 16 yaşından küçük yurttaşlara ait sosyal medya hesaplarını kapatma işlemine resmen başladı. Hükümetin 10 Aralık tarihinden itibaren geçerli kılacağı ve kurallara uymayan şirketlere 33 milyon ABD dolarına kadar ceza öngördüğü yasağa hazırlık yapan şirket, yasal süreden bir hafta önce harekete geçti. Bu radikal uygulamanın ülkede yaklaşık 150 bin Facebook ve 350 bin Instagram hesabını doğrudan etkilemesi bekleniyor. Meta, 4 Aralık itibarıyla başlattığı süreçte olası yanlışlıkların resmi kimlik veya video özçekim başvurularıyla düzeltilebileceğini duyururken, bu hamlenin teknoloji dünyasında ve diğer ülkelerde nasıl bir domino etkisi yaratacağı tartışılıyor. Genç yurttaşlardan Yüksek Mahkeme'ye başvuru Yasak kararı, ülkedeki genç yurttaşlar tarafından büyük bir tepkiyle karşılandı ve konu yargıya taşındı. 15 yaşındaki Noah Jones ve Macy Neyland, Dijital Özgürlük Projesi'nin desteğiyle çocuk haklarına aykırı olduğu gerekçesiyle yasağın durdurulması için Yüksek Mahkeme'ye başvurdu. Macy Neyland, yaşanan durumu George Orwell'ın 1984 romanına benzeterek seslerinin kesilmemesi gerektiğini vurgularken, sivil toplum örgütleri bu yasağın engelli, yerli ve kırsal bölgelerdeki en savunmasız genç yurttaşları olumsuz etkileyeceğini savundu. Gençlerin haber alma ve örgütlenme hakları için sosyal medyayı kullandığını belirten savunucular, yasağın gençleri izole edeceğini ve onları denetimsiz, karanlık internet köşelerine itebileceğini öne sürüyor. Hükümetin gerekçesi, ebeveyn desteği ve zararlı içerik istatistikleri Avustralya İletişim Bakanı Anika Wells, teknoloji şirketlerinin tehditlerine boyun eğmeyeceklerini ve Avustralyalı ebeveynler için pes etmeyeceklerini belirterek davalardan korkmadıklarını net bir dille ifade etti. Hükümet, dünyada bir ilk olma özelliği taşıyan bu yasakla çocukların maruz kaldığı baskı ve riskleri azaltmayı hedeflerken, yapılan araştırmalar 10-15 yaş arası çocukların yüzde 96'sının sosyal medya kullandığını gösteriyor. Verilere göre çocukların büyük çoğunluğu kadın düşmanı paylaşımlar, yeme bozukluğu ve intiharı teşvik eden zararlı içeriklere maruz kalıyor. Ayrıca çocukların 7'de birinin cinsel amaçlı kandırmaya, yarısından fazlasının ise siber zorbalığa uğradığı tespit edildiği için ebeveynlerin büyük kısmı bu kısıtlamayı destekliyor. Yasağın kapsamı, muaf tutulan platformlar ve uygulama yöntemleri Yeni düzenleme kapsamında Facebook, Instagram, TikTok, X, YouTube ve Snapchat gibi popüler platformların yanı sıra Reddit ve Twitch gibi mecralar da 16 yaş altı hesapları kapatmak zorunda kalacak. Ancak eğitim ve iletişim odaklı görülen YouTube Kids, Google Classroom ve WhatsApp gibi uygulamalar belirlenen kriterleri karşılamadığı için yasak listesine dahil edilmedi. Roblox ve Discord gibi oyun platformları ise yasağa takılmamak adına bazı özelliklerine yaş sınırlaması getirdi. Yasağın uygulanması konusunda tüm sorumluluğu şirketlere yükleyen hükümet, yaş belirleme teknolojilerinin kullanılmasını zorunlu kılıyor. Şirketlerin makul adımları atmaması durumunda ağır para cezalarıyla karşılaşacağı belirtilirken, kullanıcıların yaş beyanlarının ötesinde resmi kimlikli doğrulama yöntemlerinin devreye girmesi bekleniyor. Dünyadaki benzer girişimler ve türkiye toplumundaki mevcut durum Dünyada bir ilk olan bu yasak diğer ülkeler tarafından da yakından izlenirken İngiltere, Fransa, Danimarka ve İspanya gibi ülkeler benzer kısıtlamalar üzerinde çalışıyor. Konuyla ilgili olarak Türkiye toplumunda da önemli gelişmeler yaşanıyor. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), 13 yaş altı çocukların sosyal ağlara erişimini yasaklamaya yönelik bir çalışma başlatırken, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı sosyal medya yaş kısıtlaması taslağı üzerinde titizlikle çalışıldığını duyurdu. Küresel çapta yayılan bu eğilim, dijital çağda çocuk güvenliği ile özgürlükler arasındaki dengenin nasıl kurulacağı sorusunu gündemin en üst sırasına taşıyor.

TBMM Genel Kurulu'nda bütçe maratonu... 14 gün sürecek görüşmeler 8 Aralık'ta başlıyor Haber

TBMM Genel Kurulu'nda bütçe maratonu... 14 gün sürecek görüşmeler 8 Aralık'ta başlıyor

TBMM Genel Kurulu, 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi'nin kesintisiz 14 gün sürecek görüşmelerine 8 Aralık'ta başlayacak. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda yarın Cumhurbaşkanlığının 2026 yılı bütçesinin yanı sıra 2026 Yılı Gelir Bütçesi, 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi ve 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi'nin görüşmeleri tamamlanacak. "Bütçe maratonu" daha sonra TBMM Genel Kurulunda 8 Aralık'ta başlayacak. Genel Kurul, bütçenin ilk ve son günü saat 12.00'de, resmi tatil günleri dahil diğer günler ise saat 11.00'de toplanacak. Bütçe takvimine göre, görüşmeler kesintisiz 14 gün sürecek. TBMM'nin resmi internet sitesinde yer alan takvime göre bütçenin tümü üzerindeki görüşmeler, 8 Aralık Pazartesi yapılacak. Kamu idarelerinin bütçe ve kesin hesapları üzerindeki müzakereler 9 turda ele alınacak. 2026 YILI BÜTÇESİNİN GENEL KURUL'DAKİ GÖRÜŞME TAKVİMİ ŞÖYLE: 9 Aralık Salı: TBMM, Adalet Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Sayıştay, Avrupa Birliği Başkanlığı, Türk Akreditasyon Kurumu, Kamu Denetçiliği Kurumu, Ceza ve İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İş Yurtları Kurumu, Türkiye Adalet Akademisi, Hakimler ve Savcılar Kurulu, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu, Kişisel Verileri Koruma Kurumu. 10 Aralık Çarşamba: Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, Karayolları Genel Müdürlüğü, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, Helal Akreditasyon Kurumu, Rekabet Kurumu. 11 Aralık Perşembe: Milli Savunma Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB), Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK), Türk Standardları Enstitüsü, Türk Patent ve Marka Kurumu, Türkiye Bilimler Akademisi, Türkiye Uzay Ajansı, GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı, Doğu Anadolu Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı, Konya Ovası Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı, Doğu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı. 12 Aralık Cuma: Gençlik ve Spor Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, Atatürk Araştırma Merkezi, Atatürk Kültür Merkezi, Türk Dil Kurumu, Türk Tarih Kurumu, Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü, Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı, Kapadokya Alan Başkanlığı, Uludağ Alan Başkanlığı, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu. 13 Aralık Cumartesi: Sağlık Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı, Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü, Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu, Nükleer Düzenleme Kurumu. 14 Aralık Pazar: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Yükseköğretim Kurulu, Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı, Yükseköğretim Kalite Kurulu, 127 üniversite. 15 Aralık Pazartesi: İçişleri Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Göç İdaresi Başkanlığı, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı, Gelir İdaresi Başkanlığı, Türkiye İstatistik Kurumu, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, Sermaye Piyasası Kurulu, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Kamu İhale Kurumu, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu. 16 Aralık Salı: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Meteoroloji Genel Müdürlüğü, İklim Değişikliği Başkanlığı, Kentsel Dönüşüm Başkanlığı, Orman Genel Müdürlüğü, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, Türkiye Su Enstitüsü, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, 17 Aralık Çarşamba: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı, Mesleki Yeterlilik Kurumu, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği, İletişim Başkanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı, Devlet Arşivleri Başkanlığı, Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı, Savunma Sanayi Başkanlığı, Strateji ve Bütçe Başkanlığı. 18 Aralık Perşembe günü, 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'nin ilk 8 maddesi oylanacak, 19 Aralık Cuma günü ise 7 maddesi görüşülerek oylamaya sunulacak. 20 Aralık Cumartesi günü, 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi'nin oylanmamış maddeleri oylanacak. Bütçe maratonu, TBMM Genel Kurulunda, 21 Aralık Pazar günü bütçenin tümü üzerinde yapılacak konuşmalarla ve oylamayla tamamlanacak.

Karadeniz alarmda: İki gemi art arda vuruldu Haber

Karadeniz alarmda: İki gemi art arda vuruldu

İlk patlama Rusya rotasındaki tankerde meydana geldi, 25 kişi denizden kurtarıldı. Karadeniz açıklarında Rusya’nın Novorossiysk Limanı yönüne boş seyreden KAIROS adlı tankerle ilgili “dışarıdan etkiyle yangın” ihbarı alındı. Denizcilik Genel Müdürlüğü, gemide bulunan 25 denizcinin durumunun iyi olduğunu ve tahliye için kurtarma unsurlarının derhâl bölgeye sevk edildiğini duyurdu. Mürettebat, denizden güvenli şekilde alınarak kurtarıldı. Valilik, müdahale ve koordinasyonu doğruladı. Olayın Türkiye kıyılarına yakın noktada yaşandığını bildiren Kocaeli Valiliği, Kandıra–Kefken açıklarında yabancı menşeli bir gemide yangın çıktığını, müdahale için ekiplerin sevk edildiğini ve sürecin yakından izlendiğini açıkladı. Bakanlık, kurtarma araçlarının türünü ve tahliyenin tamamlandığını açıkladı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, KAIROS için KEGM-9 ve KEGM-10 hızlı tahliye botları, KURTARMA-12 römorkörü ve NENE HATUN acil müdahale gemisinin olay yerine yönlendirildiğini bildirdi. Açıklamada, 25 personelin tamamının sağ olarak denizden alındığı ve tahliyenin tamamlandığı teyit edildi. İkinci gemi de vuruldu, 20 denizcinin durumu iyi. Aynı saatlerde Karadeniz’de VIRAT adlı ikinci bir geminin de yaklaşık 35 deniz mili açıkta isabet aldığı bildirildi. Denizcilik Genel Müdürlüğü, gemideki 20 personelin sağlık durumunun iyi olduğunu, makine dairesinde yoğun duman tespit edildiğini ve kurtarma unsurlarının bölgeye sevk edildiğini duyurdu. Bakan Uraloğlu “dış etken” dedi, soru işaretleri arttı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, canlı yayında yaptığı açıklamada her iki olayda da patlamaların “dış etkenli” olduğunu söyledi. Bu ifade, güvenlik ortamına ilişkin belirsizlikleri ve olası risk başlıklarını yeniden gündeme taşıdı. Gözler güvenlik incelemesinde, deniz trafiği yakından izleniyor. Yetkililer, iki olayın niteliği ve nedeni konusunda teknik incelemelerin sürdüğünü bildirirken, bölgedeki deniz trafiği için ilave tedbirlerin değerlendirildiği öğrenildi. Kamuoyunun beklentisi, olayların kaynağına ilişkin netliğin en kısa sürede sağlanması yönünde.

CHP’li Yavuzyılmaz’ın Bakanlığa yönelik tüm iddiaları teknik raporlarla çürütüldü Haber

CHP’li Yavuzyılmaz’ın Bakanlığa yönelik tüm iddiaları teknik raporlarla çürütüldü

CHP milletvekili Deniz Yavuzyılmaz’ın sosyal medyada ne zaman, nasıl ve hangi ifadelerle ortaya attığı iddiaların teknik olarak neden gerçeği yansıtmadığı, ihale dosyalarındaki kayıtlar, proje aşamalarının niteliği ve maliyet dökümleri üzerinden yapılan incelemelerle netleşti. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nı hedef alan suçlamaların hiçbirinin doğruluk payı bulunmadığı resmi belgelerle ortaya çıktı. “300 adetlik ihalesiz alım” ve “600 milyon euro peşkeş” iddiaları gerçek dışı Bakanlık kayıtlarına göre Türkiye Raylı Sistem Araçları A.Ş.’nin yürüttüğü Dizel–Elektrikli Coco Lokomotif Projesi, henüz prototip aşamasında. İhale yalnızca bir adet prototip cer zinciri için yapıldı. Bu nedenle, geleceğe dönük 300 adetlik seri üretim veya zorunlu alım iddiası teknik olarak mümkün değil. Yaklaşık maliyet tablosunda prototip bedelinin 2,3 milyon euro olduğu, kamuoyuna sunulan “600 milyon euro vurgun” söyleminin rakamsal olarak bile karşılığı olmadığı belirtildi. “Adrese teslim ihale” iddiası da çürüdü Hazırlık sürecinde Almanya, İsviçre, İspanya ve Fransa’dan sekiz farklı uluslararası firma ihaleye davet edildi. Tek bir firmanın bile şartnamenin rekabeti kısıtladığına dair itirazı olmadığı gibi, talep üzerine ihale takviminin genişletildiği açıklandı. Bu bilgiler, “ihalenin tek şirkete göre yazıldığı” iddiasını tamamen geçersiz kıldı. “ASELSAN ve TÜRASAŞ devre dışı bırakıldı” iddiası da doğru değil Şartnameye eklenen kritik bir maddeyle, seri üretim aşamasında TÜRASAŞ’ın teknolojiyi yerlileştirmesi zorunlu hale getirildi. Bakanlık kaynakları, bu hükmün yerli üretimin önünü açan bir düzenleme olduğunu, “devre dışı bırakma” iddiasının manipülatif olduğunu ifade etti. Kayıtlar ve belgeler tabloyu netleştirdi Teknik raporlara göre: 600 milyon euroluk vurgun planı yok. 300 adetlik zorunlu seri üretim yok. Beş yıl sürecek ihalesiz alım anlaşması yok. Adrese teslim ihale yok. Tüm iddiaların, sosyal medya üzerinden üretilmiş kurgusal ve yanlış yönlendirici bir anlatı olduğu belirtildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.