SON DAKİKA

#Uluslararası Uzay İstasyonu

HABER DEĞER - Uluslararası Uzay İstasyonu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Uluslararası Uzay İstasyonu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çernobil’in karanlık sırrı: Radyasyonla beslendiği söylenen siyah mantar Haber

Çernobil’in karanlık sırrı: Radyasyonla beslendiği söylenen siyah mantar

1986’daki Çernobil felaketinin ardından “yaşamın imkânsız” kabul edildiği alanlarda ortaya çıkan siyah bir küf, bilim dünyasının yerleşik kabullerini sorgulatıyor. Mayıs 1997’de nükleer santralin terk edilmiş reaktör binasına giren mikolog Nelli Zhdanova, tavanlarda ve metal aksamlar üzerinde yoğunlaşan siyah mantarları gözlemledi. Bu mantarların, ölümcül radyasyona rağmen hayatta kalmakla kalmayıp, ona doğru büyüdüğü fark edildi. Radyasyonun kalbinde yaşam Çernobil çevresinde insanlar bölgeden uzaklaştırılırken, doğa boşluğu hızla doldurdu. Kurtlar, yaban domuzları ve bitki örtüsü geri dönerken, reaktör binasının içi gibi aşırı radyasyonlu alanlarda siyah küfler yayıldı. Zhdanova’nın çalışmaları, bazı mantar türlerinin radyoaktif partiküllere yöneldiğini ve radyasyonun kaynağına doğru büyüdüğünü ortaya koydu. Bu olguya “radyotropizm” adı verildi. Melanin: Siyah mantarların kalkanı Bu gizemin merkezinde, insanlarda da bulunan melanin pigmenti yer alıyor. Siyah mantarların hücre duvarları melaninle dolu. Melanin, ultraviyole ve iyonlaştırıcı radyasyonu emerek enerjisini dağıtıyor; aynı zamanda antioksidan etkisiyle hücreleri koruyor. Tıpkı koyu tenin güneş ışınlarına karşı daha koruyucu olması gibi, bu mantarlarda da melanin radyasyona karşı bir kalkan görevi görüyor. Radyosentez teorisi: Işık yerine radyasyon 2007’de ABD’de yapılan çalışmalar, bu mantarların yalnızca radyasyona dayanıklı olmadığını, radyasyon varlığında daha hızlı büyüdüğünü gösterdi. Nükleer bilimci Ekaterina Dadaşova, melaninli mantarların radyoaktif sezyum ortamında yüzde 10’a varan büyüme artışı sergilediğini tespit etti. Bu bulgular, mantarların fotosenteze benzer biçimde radyasyondan enerji üretebildiği fikrini gündeme getirdi: Radyosentez. Uzayda da aynı etki Çernobil’de keşfedilen Cladosporium sphaerospermum türü mantarlar, 2018’de Uluslararası Uzay İstasyonu’nda da incelendi. Kozmik radyasyona maruz kalan örneklerin, Dünya’daki kontrol örneklerine kıyasla daha hızlı büyüdüğü gözlendi. Bu sonuçlar, mantarların uzay radyasyonuna karşı potansiyel bir biyolojik kalkan olabileceği ihtimalini güçlendirdi. Bilim dünyasında tartışma sürüyor Her melaninli mantarın radyasyonla büyümediği biliniyor. Araştırmalar, bu özelliğin türden türe değiştiğini gösteriyor. Radyosentez henüz kesin olarak kanıtlanmış değil; melanin ile enerji metabolizması arasındaki mekanizmanın tam olarak anlaşılması gerekiyor. Buna rağmen bulgular, bilim insanlarını nükleer atık temizliği ve astronotları radyasyondan koruyacak biyolojik çözümler üzerine düşünmeye sevk ediyor. Çernobil’in en karanlık köşelerinde ortaya çıkan siyah mantarlar, felaketin sembolü olan radyasyonu bir avantaja çevirebilen ender yaşam formlarından biri olabilir. Eğer radyosentez teorisi doğrulanırsa, bu keşif yalnızca Dünya’daki radyoaktif alanların temizlenmesi için değil, insanlığın uzay yolculuklarında da yeni bir dönemin kapısını aralayabilir.

Rusya patentini aldı, şekli bile belli: Uzayda yerçekimi yaratacak cihaz Haber

Rusya patentini aldı, şekli bile belli: Uzayda yerçekimi yaratacak cihaz

Mikro yerçekimi koşullarının uzun süreli görevlerde yarattığı sağlık riskleri, uzay ajanslarını yeni çözümler aramaya itiyor. Bu kapsamda devlete bağlı roket şirketi Energia, yapay yerçekimli bir uzay istasyonu için Rusya Federal Fikri Mülkiyet Servisi’nden patent aldı. Dönen modüllerle yerçekimi hissi Patentte yer alan tasarıma göre istasyon, merkezde bir çekirdek ve ona bağlı yaşam modüllerinden oluşuyor. Elektrikli bir vantilatörü andıran bu yapı döndükçe oluşan merkezkaç kuvveti, astronotları zemine doğru bastırarak yerçekimi hissi yaratıyor. Energia’nın hesaplamalarına göre yeterli kuvvet için yaşam modüllerinin merkeze yaklaşık 40 metre uzaklıkta konumlanması gerekiyor. Bu sayede Ay’dakinden daha güçlü bir yerçekimi ortamı sağlanabiliyor. Neden gerekli? Sağlık risklerini azaltmak için Telegraph’a konuşan uzmanlara göre, Uluslararası Uzay İstasyonu gibi platformlarda mikro yerçekimi; kemik ve kas erimesi, kalp-damar zayıflaması, bağışıklık sistemi değişimleri ile görme ve bilişsel sorunlara yol açabiliyor. Yeni tasarım, bu etkileri azaltmayı ve uzun görevlerde mürettebat güvenliğini artırmayı amaçlıyor. Kurulum zor, ama modüler İstasyonun inşası birden fazla roket fırlatılması ve yörüngede montaj gerektiriyor. Tasarım “içten dışa” büyüyebilecek şekilde planlanmış; ihtiyaç halinde yeni yaşam modülleri eklenebiliyor. Ancak patent, dönen bir yapıya parça eklemenin teknik açıdan karmaşık olduğuna da dikkat çekiyor. ISS sonrası döneme hazırlık Patent, ISS’nin 2030’a doğru hizmet dışı bırakılmasının planlandığı bir dönemde geldi. Rus uzay ajansı Roscosmos, ISS’den ayrıldıktan sonra Rus Yörünge Uzay İstasyonu (ROSS) üzerinde çalışıyor. Öte yandan NASA ve Avrupa Uzay Ajansı, Ay yörüngesinde görev yapacak Lunar Gateway istasyonunun inşasına hazırlanıyor. Eski fikir, yeni teknoloji Yapay yerçekimi fikri yeni değil: İlk kez Rus bilim insanı Konstantin Tsiolkovskiy tarafından ortaya atıldı, daha sonra Wernher von Braun tarafından savunuldu. 1975’te Stanford Torus, 2011’de Nautilus-X gibi projeler bütçe ve teknik nedenlerle hayata geçirilemedi. Rusya’nın bu yeni patenti, ABD merkezli Vast şirketinin geliştirdiği döner Haven konseptiyle de benzerlik taşıyor. Patent alınmış olsa da proje için net bir takvim yok. Yine de bu adım, uzun süreli uzay görevlerinde insan sağlığını merkeze alan yeni bir dönemin kapısını aralayabilir.

Çin, SpaceX’in rekorunu kırdı: Tek günde 3 fırlatma Haber

Çin, SpaceX’in rekorunu kırdı: Tek günde 3 fırlatma

Tek bir günde üç Uzun Yürüyüş roketi Çin, 9 Aralık Salı günü içerisinde art arda üç Uzun Yürüyüş roketi fırlatarak SpaceX’in elindeki “en kısa sürede üç fırlatma” rekorunu geride bıraktı. SpaceX, Mart 2024’te 20 saat 3 dakika arayla üç Falcon roketi fırlatmış ve bu alanda en hızlı seri fırlatma rekorunu elinde tutuyordu. Independent Türkçe’nin aktardığına göre Çin’in bu yıl gerçekleştirdiği yörünge fırlatma sayısı 83’e ulaştı. Çin Uzay Bilimi ve Teknolojisi Şirketi, “Görev tamamen başarılıydı” açıklamasını yaptı. SpaceX yıllık fırlatma rekorunu koruyor Her ne kadar Çin, tek günlük fırlatma hızında SpaceX’i geçmiş olsa da Musk’ın şirketi yıllık toplam fırlatma sayısında hâlâ açık ara önde. SpaceX, geçen yıl kırdığı 134 fırlatma rekorunu çoktan geride bıraktı ve yılı 178 fırlatma hedefiyle kapatmayı planlıyor. Çin’in yörünge hamlesi: Dev Guowang takımyıldızı Çin’in fırlatma temposu, ülkenin hızla büyüyen uydu projesi Guowang’ın bir parçası. Şu anda yörüngede 100’den fazla aktif Guowang uydusu bulunuyor; devlet şirketi China SatNet, takımyıldızını önümüzdeki yıllarda 13 bin uyduya çıkarmayı hedefliyor. Bu sayı, 9 bin civarında uydusu aktif olan SpaceX’in Starlink ağının büyüklüğüne yaklaşacak. Tiangong ile kendi uzay istasyonu ABD’nin güvenlik gerekçeleriyle Uluslararası Uzay İstasyonu’ndan dışlanan Çin, kendi uzay istasyonu Tiangong’u kurmuştu. Tiangong, 2021’den bu yana mürettebat ağırlıyor ve halihazırda üç astronota ev sahipliği yapıyor. Geçtiğimiz ay, Tiangong’a çarpan uzay enkazı nedeniyle hasar alan modül sonrası, astronotları geri getirme görevinin ikinci aşaması için istasyona insansız araç fırlatıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.