SON DAKİKA

#Yüzleşme

HABER DEĞER - Yüzleşme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yüzleşme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

25 yıl sonra aynı sahne: İbrahim Tatlıses ve Asena İbo Show’da gözyaşlarına boğuldu Haber

25 yıl sonra aynı sahne: İbrahim Tatlıses ve Asena İbo Show’da gözyaşlarına boğuldu

Türk televizyon tarihinin en çok konuşulan müzik programlarından İbo Show, 31 Aralık akşamı yılbaşı özel bölümüyle izleyici karşısına çıktı. Programın sunucusu İbrahim Tatlıses, yıllar sonra sürpriz bir isimle aynı sahneyi paylaştı. Bir dönemin unutulmaz oryantali Asena, 25 yıl sonra İbo Show stüdyosuna adım attı. Sürpriz buluşma stüdyoda duygusal anlar yarattı Yılbaşı özel bölümüne Bülent Ersoy, Yıldız Tilbe, Cengiz Kurtoğlu ve Şafak Sezer gibi isimler de konuk oldu. Programda eski İbo Show görüntüleri ekrana gelirken, stüdyoya sürpriz şekilde giren Asena’yı gören İbrahim Tatlıses duygularına hakim olamadı. Tatlıses’in gözyaşlarına boğulması, gecenin en çok konuşulan anlarından biri oldu. 22 yıllık küslük canlı yayında sona erdi Bir dönemin “bomba ikilisi” olarak anılan Tatlıses ve Asena’nın yaklaşık 22 yıl boyunca küs olduğu biliniyordu. Yılbaşı özel programında gerçekleşen bu karşılaşma, ikilinin barışmasıyla sonuçlandı. Yayın sonrası kulis bilgilerine göre Asena, çekimler boyunca diğer konuklardan ayrı bir alanda bekletildi ve sahneye çıkacağı an Tatlıses’e haber verilmedi. Sürpriz karşılaşma, bu nedenle stüdyoda büyük bir şaşkınlık yarattı. Bülent Ersoy’un tepkisi dikkat çekti O anlara tanıklık eden Bülent Ersoy’un yüzünü eliyle kapatarak verdiği tepki de izleyicilerin gözünden kaçmadı. Ersoy’un, geçmişte yaşananları yakından bilmesi nedeniyle ilk anda yaşadığı şaşkınlık ve duygusal yoğunluk, kameralara yansıdı. Geçmişte yaşananlar yeniden gündeme geldi Asena ve İbrahim Tatlıses’in ilişkisi, yıllar önce yaşanan şiddet iddiaları ve çalkantılı ayrılık süreciyle gündeme gelmişti. Asena, o dönem yaşadıkları nedeniyle Tatlıses’ten ayrıldığını açıklamış, uzun süre ekranlardan uzak kalmıştı. Yılbaşı gecesi yaşanan bu buluşma, geçmişteki tartışmaları da yeniden hatırlattı. İbo Show’un yılbaşı özel bölümü, sadece müzik ve eğlenceyle değil, Türk magazin tarihine geçen bu yüzleşme ve barışma anıyla da hafızalara kazındı. 25 yıl sonra aynı sahnede buluşan Tatlıses ve Asena’nın gözyaşları, yeni yılın en çok konuşulan televizyon anlarından biri oldu.

Bir dizinin daha fişi çekildi: Show TV “Bahar” için final kararını verdi Haber

Bir dizinin daha fişi çekildi: Show TV “Bahar” için final kararını verdi

Show TV ekranlarında yayınlanan ve MF Yapım imzası taşıyan “Bahar: Çiçek Açmaya Hazır Mısın?” dizisi için beklenen karar geldi. Reytinglerde yaşanan düşüş nedeniyle yayın günü değiştirilen dizi, bu hamleye rağmen istenilen başarıyı yakalayamayınca final yapma kararı aldı. Reytingler belirleyici oldu Başrollerini Demet Evgar ve Buğra Gülsoy’un paylaştığı dizi, yeni sezonda güçlü başlangıcına rağmen izleyici ilgisini sürdüremedi. Kanal yönetimi, yapılan tüm revizyonlara rağmen tabloyu değiştiremeyince final seçeneğini devreye soktu. Final tarihi netleşti Son olarak 63. bölümüyle ekrana gelen “Bahar”, 64. bölümüyle ekran macerasını tamamlayacak. Dizi, 28 Aralık 2025 Pazar günü yayınlanacak final bölümüyle izleyicisine veda edecek. Son bölümde neler oldu? bölümde Aziz Uras’ın Maral’la evlenip onu eve getirmesi, başta Bahar olmak üzere tüm ailede büyük bir sarsıntıya yol açtı. Bahar ve Seren, bu evliliği durdurmak için son derece cesur ve tehlikeli bir hamle yaparken, alınan kararlar evdeki tüm dengeleri altüst etti. Seren, çocuklarını Maral’ın üvey anneliğinden korumakta kararlıyken; Maral ve Uras arasındaki ilişki de beklenmedik bir dönüşüm geçirdi. Bahar ise bir yandan evdeki kaosla mücadele ederken, Harun ve Çağla arasındaki yakınlaşmayı sorgulamaya başladı. Bahar’ı zor bir yüzleşme bekliyor Evren’le yaşanan yüzleşme, Bahar’ı hayatının en kritik kararlarından birinin eşiğine sürükledi. Kendi hayatında hâlâ istediği gibi var olamadığını kabullenmek zorunda kalan Bahar için final bölümünde artık geri dönüşü olmayan bir yol başlıyor.

Lice Katliamı'nın 32. yıldönümünde: Acılarla yüzleşme zamanı Haber

Lice Katliamı'nın 32. yıldönümünde: Acılarla yüzleşme zamanı

Lice Katliamı'nın 32. Yıldönümünde: Acılarla Yüzleşme Zamanı Bugün, 22 Ekim, Türkiye'nin karanlık sayfalarından birinin yıldönümü. 1993'te Diyarbakır'ın Lice ilçesinde başlayan ve üç gün süren olaylar, 16 canın yitirilmesine, yüzlerce ev ve iş yerinin yıkılmasına yol açan bir trajedi olarak hafızalara kazındı. "Lice Katliamı" olarak anılan bu süreç, sadece bir ilçeyi değil, tüm ülkeyi derinden sarsan bir yaranın simgesi haline geldi. Yıldönümünde, bu acıyı yeniden hatırlamak ve devletten tüm katliamlarla kapsamlı bir yüzleşme talep etmek, barışın ve adaletin ilk adımı olmalı. Olayların fitili, 22 Ekim sabahı Lice Jandarma Komando Bölük Komutanlığı'na düzenlenen bir saldırıyla ateşlendi. Dönemin Diyarbakır Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Bahtiyar Aydın, ilçeye giderek durumu yerinde incelemek üzere helikopterle bölgeye indi. Halka yakınlığı, yasadışı şiddet yöntemlerini reddetmesiyle tanınan Aydın, görev bilinciyle hareket eden bir komutan olarak biliniyordu. Ne yazık ki, helikopterden iner inmez, keskin nişancı ateşiyle vurularak hayatını kaybetti. Aydın'ın ölümü, sadece bir askeri trajedi değil; aynı zamanda, o dönemde bölgede barışçıl yaklaşımları savunan bir figürün kaybı olarak değerlendiriliyor. Onun gibi, halkla diyalog kurmaya çalışan subayların eksikliği, bugün bile Kürt sorununun çözümü tartışmalarında yankılanıyor. Ancak Aydın'ın ölümü, trajedinin sadece başlangıcıydı. Suikastın hemen ardından başlatılan geniş çaplı operasyon, Lice'nin dar sokaklarını cehenneme çevirdi. Üç gün süren çatışmalar ve baskınlarda, 14 sivil vatandaş hayatını kaybetti; aralarında çocuklar, kadınlar ve yaşlılar vardı. Köyler boşaltıldı, 650'ye yakın ev ve iş yeri ateşe verildi veya yıkıldı. Gözaltına alınanlar arasında işkence iddiaları, faili meçhul kayıplar ve yıkılan umutlar birikti. PKK saldırıyı üstlenmedi; resmi tezler zamanla sorgulandı ve iddianameler, olayların karmaşıklığını ortaya koydu. Derin devlet unsurlarının rolü, itirafçı ifadeleri ve delil eksiklikleri, bu katliamı hala gizemle sarılı bir dosya haline getirdi. 32 yıl sonra, Lice'nin tanıkları hala yaralarını sarmaya çalışıyor. Mizgin Cantürk gibi hayatta kalanlar, kardeşlerini, evlerini ve çocukluklarını kaybedişlerini unutamıyor. "Havuzda saklanırken cenazeleri gördük, ama yardım yerine kurşunlar yağdı" diye anlatanlar, adalet arayışında. Bu olay, tek başına değil; Sivas, Başbağlar, Roboski gibi diğer katliamlarla zincirleme bir acının parçası. Her biri, etnik, dini veya siyasi ayrılıkların körüklediği şiddetin izlerini taşıyor. Devletimize sesleniyoruz: Bu yıldönümü, suskunluğun değil, yüzleşmenin günü olsun. Lice Katliamı'nı aydınlatmak, Bahtiyar Aydın'ın katillerini bulmak kadar, sivil kayıpların sorumlularını yargılamak da şart. Tüm katliamlarla –hangi kaynaktan gelirse gelsin– ulusal bir yüzleşme komisyonu kurun.Lice'den Başbağlar'a gerçekleri ortaya çıkarın, mağdurlara tazminat verin, toplumun yaralarını sarın. Adalet olmadan barış olmaz. Türkiye'nin geleceği, bu cesur adımla aydınlanır.Lice'nin dumanı dağıldı, ama acısı kaldı. Bugün, mumlar yakalım; yarın, el uzatalım.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.