Ağız kuruluğu, çoğu zaman basit bir susuzluk hissi olarak görülse de, ciddi sistemik hastalıkların ilk sinyali olabilir. Uzmanlar, özellikle uzun süredir devam eden ağız kuruluğunun mutlaka ciddiye alınması gerektiği konusunda uyarıyor.
Haber Giriş Tarihi: 20.02.2026 00:30
Haber Güncellenme Tarihi: 19.02.2026 23:18
Kaynak:
Haber Merkezi
https://haberdeger.com/
Kulak, Burun ve Boğaz Uzmanı Nesrettin Fatih Turgut, ağız kuruluğunun göz ardı edilmesinin geri dönüşü zor sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirtti.
“Ağız kuruluğu küçümsenmemeli”
Doç. Dr. Turgut, halk arasında basit bir susuzluk hissi olarak değerlendirilen ağız kuruluğunun, gerçekte otoimmün ve sistemik hastalıkların habercisi olabileceğine dikkat çekti.
Özellikle Sjögren sendromu gibi hastalıklarda tükürük bezlerinin zamanla kalıcı hasar görebildiğini vurgulayan Turgut, modern tıpta geliştirilen sialendoskopi yönteminin bu noktada büyük önem taşıdığını ifade etti.
Kesisiz tedaviyle yeni bir dönem
Sialendoskopi, kesi yapılmadan uygulanan ve tükürük bezlerinin doğal yapısını korumayı hedefleyen modern bir cerrahi yöntem olarak öne çıkıyor. Doç. Dr. Turgut, yöntemin avantajlarını şöyle anlattı:
“Özellikle Sjögren hastalarında erken dönemde uygulanan sialendoskopi, bez fonksiyonunu koruma açısından kritik öneme sahiptir. Amaç sadece kuruluğu azaltmak değil, bez dokusundaki ilerleyici hasarı durdurmaktır.”
Erken tanı yaşam kalitesini artırıyor
Uzmanlara göre doğru hasta seçimi ve erken müdahale sayesinde:
Ağız kuruluğu şikâyetleri azalıyor,
Tükürük bezlerinin fonksiyonu korunuyor,
Hastaların yaşam kalitesi belirgin şekilde yükseliyor.
Bu nedenle uzun süredir devam eden ağız kuruluğu yaşayan kişilerin, durumu ihmal etmeden uzman hekime başvurması büyük önem taşıyor.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Ağız kuruluğu basit bir susuzluk değil!
Ağız kuruluğu, çoğu zaman basit bir susuzluk hissi olarak görülse de, ciddi sistemik hastalıkların ilk sinyali olabilir. Uzmanlar, özellikle uzun süredir devam eden ağız kuruluğunun mutlaka ciddiye alınması gerektiği konusunda uyarıyor.
Kulak, Burun ve Boğaz Uzmanı Nesrettin Fatih Turgut, ağız kuruluğunun göz ardı edilmesinin geri dönüşü zor sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirtti.
“Ağız kuruluğu küçümsenmemeli”
Doç. Dr. Turgut, halk arasında basit bir susuzluk hissi olarak değerlendirilen ağız kuruluğunun, gerçekte otoimmün ve sistemik hastalıkların habercisi olabileceğine dikkat çekti.
Özellikle Sjögren sendromu gibi hastalıklarda tükürük bezlerinin zamanla kalıcı hasar görebildiğini vurgulayan Turgut, modern tıpta geliştirilen sialendoskopi yönteminin bu noktada büyük önem taşıdığını ifade etti.
Kesisiz tedaviyle yeni bir dönem
Sialendoskopi, kesi yapılmadan uygulanan ve tükürük bezlerinin doğal yapısını korumayı hedefleyen modern bir cerrahi yöntem olarak öne çıkıyor. Doç. Dr. Turgut, yöntemin avantajlarını şöyle anlattı:
Erken tanı yaşam kalitesini artırıyor
Uzmanlara göre doğru hasta seçimi ve erken müdahale sayesinde:
Ağız kuruluğu şikâyetleri azalıyor,
Tükürük bezlerinin fonksiyonu korunuyor,
Hastaların yaşam kalitesi belirgin şekilde yükseliyor.
Bu nedenle uzun süredir devam eden ağız kuruluğu yaşayan kişilerin, durumu ihmal etmeden uzman hekime başvurması büyük önem taşıyor.
haberdeger.com
Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist
En Çok Okunan Haberler