Zayıf bağışıklık kader değil, beslenme belirleyici rol oynuyor
Zayıf bağışıklık kader değil, beslenme belirleyici rol oynuyor
Kış aylarında artan enfeksiyonlara karşı güçlü bağışıklığın anahtarı doğru beslenme ve yaşam alışkanlıkları.
Haber Giriş Tarihi: 08.01.2026 00:30
Haber Güncellenme Tarihi: 07.01.2026 23:44
Kaynak:
Haber Merkezi
https://haberdeger.com/
Kış aylarının ortasında enfeksiyon hastalıklarında yaşanan artış, bağışıklık sisteminin günlük yaşam alışkanlıklarından ne kadar hızlı etkilendiğini bir kez daha ortaya koyuyor. Diyetisyen Deniz Ayşen Demir, bağışıklığın yalnızca genetik faktörlere bağlı olmadığını, beslenme ve yaşam tarzının belirleyici rol oynadığını vurguluyor.
Kapalı alanlarda geçirilen sürenin artması, güneş ışığından yeterince faydalanılamaması ve soğuk havanın burun ile boğazdaki koruyucu bariyeri zayıflatması, kış aylarında enfeksiyon riskini artırıyor. Buna ek olarak fiziksel aktivitenin azalması ve uyku düzeninin bozulması, bağışıklık sistemini olumsuz etkileyen başlıca faktörler arasında yer alıyor.
Bağışıklık sisteminin güçlü kalabilmesi için dengeli ve çeşitli beslenme büyük önem taşıyor. Özellikle D vitamini, C vitamini, A ve E vitaminleri ile çinko ve demir gibi mineraller, bağışıklık hücrelerinin sağlıklı çalışmasına katkı sağlıyor. Bu besin öğelerinin yetersiz alınması, enfeksiyonlara karşı direncin düşmesine neden olabiliyor. Bu noktada birçok kişi takviyelere yönelse de, Diyetisyen Demir bilinçsiz takviye kullanımına karşı uyarıyor.
Bağışıklığı güçlendirme amacıyla kullanılan ürünlerin kontrolsüz tüketilmemesi gerektiğini belirten Demir, takviyelerin mutlaka doktor ve uzman görüşü alınarak, kişiye özel şekilde değerlendirilmesi gerektiğinin altını çiziyor. Özellikle kronik hastalığı olan bireylerde doz ayarlamasının büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor.
Bağışıklığı desteklemek için tek bir besine odaklanmanın yeterli olmadığını ifade eden Demir, öğün atlamadan beslenmenin, yeterli protein alımının, sebze ve meyve tüketiminin artırılmasının bağışıklık hücrelerini desteklediğini belirtiyor. Ayrıca yoğurt, kefir, lifli sebzeler ve tam tahıllar gibi besinlerin bağırsak mikrobiyotasını güçlendirerek bağışıklık sistemine önemli katkı sağladığını vurguluyor. Düzenli uyku ve günlük fiziksel aktivite ise vücudun savunma mekanizmasının güçlü kalmasında kritik rol oynuyor.
Bağırsak sağlığının bağışıklık sisteminin merkezinde yer aldığını söyleyen Diyetisyen Deniz Ayşen Demir, bağırsak dengesinin bozulmasının enfeksiyonlara karşı direnci azalttığını ifade ediyor. Yararlı bakterilerin bağışıklık yanıtını düzenlemede önemli rol oynadığını belirten Demir, günlük beslenmede probiyotik ve liften zengin besinlere düzenli olarak yer verilmesi gerektiğini vurguluyor.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Zayıf bağışıklık kader değil, beslenme belirleyici rol oynuyor
Kış aylarında artan enfeksiyonlara karşı güçlü bağışıklığın anahtarı doğru beslenme ve yaşam alışkanlıkları.
Kış aylarının ortasında enfeksiyon hastalıklarında yaşanan artış, bağışıklık sisteminin günlük yaşam alışkanlıklarından ne kadar hızlı etkilendiğini bir kez daha ortaya koyuyor. Diyetisyen Deniz Ayşen Demir, bağışıklığın yalnızca genetik faktörlere bağlı olmadığını, beslenme ve yaşam tarzının belirleyici rol oynadığını vurguluyor.
Kapalı alanlarda geçirilen sürenin artması, güneş ışığından yeterince faydalanılamaması ve soğuk havanın burun ile boğazdaki koruyucu bariyeri zayıflatması, kış aylarında enfeksiyon riskini artırıyor. Buna ek olarak fiziksel aktivitenin azalması ve uyku düzeninin bozulması, bağışıklık sistemini olumsuz etkileyen başlıca faktörler arasında yer alıyor.
Bağışıklık sisteminin güçlü kalabilmesi için dengeli ve çeşitli beslenme büyük önem taşıyor. Özellikle D vitamini, C vitamini, A ve E vitaminleri ile çinko ve demir gibi mineraller, bağışıklık hücrelerinin sağlıklı çalışmasına katkı sağlıyor. Bu besin öğelerinin yetersiz alınması, enfeksiyonlara karşı direncin düşmesine neden olabiliyor. Bu noktada birçok kişi takviyelere yönelse de, Diyetisyen Demir bilinçsiz takviye kullanımına karşı uyarıyor.
Bağışıklığı güçlendirme amacıyla kullanılan ürünlerin kontrolsüz tüketilmemesi gerektiğini belirten Demir, takviyelerin mutlaka doktor ve uzman görüşü alınarak, kişiye özel şekilde değerlendirilmesi gerektiğinin altını çiziyor. Özellikle kronik hastalığı olan bireylerde doz ayarlamasının büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor.
Bağışıklığı desteklemek için tek bir besine odaklanmanın yeterli olmadığını ifade eden Demir, öğün atlamadan beslenmenin, yeterli protein alımının, sebze ve meyve tüketiminin artırılmasının bağışıklık hücrelerini desteklediğini belirtiyor. Ayrıca yoğurt, kefir, lifli sebzeler ve tam tahıllar gibi besinlerin bağırsak mikrobiyotasını güçlendirerek bağışıklık sistemine önemli katkı sağladığını vurguluyor. Düzenli uyku ve günlük fiziksel aktivite ise vücudun savunma mekanizmasının güçlü kalmasında kritik rol oynuyor.
Bağırsak sağlığının bağışıklık sisteminin merkezinde yer aldığını söyleyen Diyetisyen Deniz Ayşen Demir, bağırsak dengesinin bozulmasının enfeksiyonlara karşı direnci azalttığını ifade ediyor. Yararlı bakterilerin bağışıklık yanıtını düzenlemede önemli rol oynadığını belirten Demir, günlük beslenmede probiyotik ve liften zengin besinlere düzenli olarak yer verilmesi gerektiğini vurguluyor.
En Çok Okunan Haberler