SON DAKİKA

Cezayir’de 60 Yıllık Radyasyon: Fransa’nın Nükleer Sömürge Mirası

Middle East Eye (MEE) haber sitesinde Tassa Adidi imzasıyla yayımlanan habere göre, Fransa’nın sömürge döneminde Cezayir Sahrası’nda gerçekleştirdiği nükleer denemeler, aradan geçen 60 yılı aşkın süreye rağmen bölgeyi zehirlemeye ve can almaya devam ediyor. Paris yönetiminin askeri arşivleri gizli tutarak radyoaktif atık haritalarını paylaşmayı reddetmesi üzerine Cezayir, çöl topraklarını kendi imkânlarıyla temizlemek için bağımsız dekontaminasyon çalışmalarına başladı.

Haber Giriş Tarihi: 30.08.2026 00:11
Haber Güncellenme Tarihi: 30.08.2026 00:20
Kaynak: Haber Merkezi
https://haberdeger.com/
Cezayir’de 60 Yıllık Radyasyon: Fransa’nın Nükleer Sömürge Mirası

Fransa’nın sömürge döneminde Cezayir Sahrası’nda gerçekleştirdiği nükleer denemelerin üzerinden altmış yılı aşkın bir süre geçmesine rağmen, çöl topraklarına yayılan ölümcül miras varlığını hissettirmeye devam ediyor. Paris yönetiminin askeri arşivleri gizli tutması, gömülen nükleer atıkların yerini gösteren haritaları teslim etmemesi ve temizlik süreçlerine destek vermekten kaçınması, Cezayir’in kendi imkânlarıyla geniş çaplı bir dekontaminasyon hamlesi başlatmasına yol açtı. Nesiller boyu süregelen kanser vakaları, çevre felaketleri ve sömürgecilik dönemine dayanan cezasızlık politikası, iki ülke arasındaki en derin diplomatik krizlerden biri olmayı sürdürüyor.

Çölü Sarsan Patlamalar

Fransa, nükleer güç olma hedefi doğrultusunda ilk atmosferik nükleer denemesini 13 Şubat 1960’ta Cezayir’in Reggane bölgesinde gerçekleştirdi. "Mavi Arap Tavşanı" adı verilen 70 kilotonluk plütonyum bombası, ABD’nin 1945’te Hiroşima’ya attığı atom bombasından yaklaşık dört kat daha güçlüydü. Sabahın erken saatlerinde meydana gelen patlama, yüzlerce kilometrelik bir alana radyoaktif serpinti yaydı ve ardından gelen yıllarda tüm canlı yaşamını felç etti. Bölge sakinlerinin "yeryüzünü deprem gibi yaran kör edici bir ışık ve boğuk bir ses" olarak tarif ettiği bu dehşet, çölde yaşayan yerel halkın hafızasında silinmeyen izler bıraktı.

Bu ilk denemenin ardından Fransa, Cezayir 1962’de bağımsızlığını kazandıktan sonra dahi, Evian Anlaşmaları’ndaki özel maddeler sayesinde Sahra Çölü’nde denemelerine devam etti. 1966 yılına kadar Reggane ve In Ekker bölgelerinde toplam 17 nükleer deneme yapıldı. Bu testlerin dördünde ciddi sızıntılar yaşandı; özellikle 1962’deki "Beryl Operasyonu" sırasında yeraltı tünelindeki çatlaklardan çevreye sızan radyoaktif bulut ve erimiş magma, ekosistemi geri dönülemez biçimde yok etti. Bölgede Sezyum-137 ve plütonyum radyasyonunun etkileri bugün dahi aktif olarak ölçülüyor.

Nükleer Toksisite ve Demografik Yıkım

Cezayirli tarihçi Samia Henni’nin "sömürge toksisitesi" olarak adlandırdığı süreç, bölge coğrafyasında kalıcı bir tahribat bıraktı. Fransız ordusunun çölde terk ettiği paslı askeri araçlar, teçhizatlar ve toprağa gömülen tonlarca radyoaktif atık, yer altı sularını ve besin zincirini zehirlemeye devam ediyor. Paris yönetiminin bölgenin "ıssız ve insansız" olduğu yönündeki iddialarının aksine, yüzyıllardır buralarda yaşayan Tuaregler ve yerel halk büyük bir demografik çöküş yaşadı. Tarihsel kayıtlar, nükleer denemelerin ardından yalnızca Reggane ve çevresindeki nüfusun yarı yarıya azalarak 40 binden 20 bine gerilediğini ortaya koyuyor.

Bölgede faaliyet gösteren yardım kuruluşları, son yıllarda kanser, doğum kusurları ve kısırlık vakalarında dramatik bir artış yaşandığını raporluyor. Radyasyona bağlı genetik hasarların nesilden nesile aktarıldığını belirten uzmanlar, alanlar tamamen arındırılmadıkça bu ölümcül döngünün kırılamayacağı konusunda uyarıda bulunuyor.

Fransa’nın "Devlet Sırrı" Duvarı ve Tazminat Çıkmazı

Nükleer felaketin boyutlarının tam olarak aydınlatılamamasının arkasında, Fransa’nın uyguladığı katı gizlilik yasaları yatıyor. Nükleer Silahların Yasaklanması Uluslararası Kampanyası (ICAN) ve bağımsız uzmanlara göre, Fransa’nın nükleer arşivleri "çift kilit" altında tutuluyor. 2008 ve 2021 yıllarında kabul edilen yasal düzenlemeler, kitle imha silahlarıyla ilgili belgelerin gizliliğinin kaldırılmasını engelliyor ve askeri makamlara haritaların paylaşımı konusunda doğrudan veto yetkisi veriyor.

Analiz, Fransa’nın bu uzlaşmaz tutumunun arkasında hem askeri caydırıcılık doktrinini zedeleme endişesinin hem de mali ve ahlaki tazminat yükümlülüklerinden kaçma arzusunun bulunduğunu vurguluyor. Fransa, 2010 yılında kabul ettiği Morin Yasası ile nükleer test kurbanlarına tazminat yolu açmış görünse de, yasanın getirdiği "belirli bir adreste ikamet etme zorunluluğu" göçebe Sahra halkının hak talebinde bulunmasını fiilen imkânsız hale getirdi. Bugüne kadar tazminat alabilen bini aşkın kurban arasında yalnızca tek bir Cezayirlinin bulunması, sistemin adaletsizliğini gözler önüne seriyor. Cezayir tarafı ise meselenin paradan ibaret olmadığını, asıl talebin tarihi bir kabul, tam şeffaflık ve haritaların teslimi olduğunu sık sık dile getiriyor.

Cezayir Kendi İmkânlarıyla Temizliğe Başladı

Fransa’nın bilgi paylaşımını ve teknik iş birliğini reddetmesi üzerine Cezayir yönetimi inisiyatif alarak kendi temizleme operasyonlarını hayata geçirdi. Cezayir ordusunun denetiminde yürütülen dekontaminasyon çalışmaları, özellikle Beryl Operasyonu’nun yapıldığı Taourirt Tan Afella bölgesinde yoğunlaştı. Uzman ekipler, çöl yüzeyine saçılmış ya da sığ hendeklere terk edilmiş radyoaktif enkazı toplayarak özel olarak hazırlanan kalın beton konteynerlerde izole etmeye çalışıyor.

Ancak on binlerce yıl boyunca radyoaktif kalma potansiyeli taşıyan nükleer atıkların yerini gösteren orijinal askeri topoğrafya haritaları olmadan yürütülen bu çabalar, son derece kısıtlı ve riskli bir çerçevede ilerliyor. Cezayir halkı ve uluslararası sivil toplum kuruluşları, Fransa’nın geçmişiyle yüzleşerek kendi açtığı yaraları temizleme sorumluluğunu üstlenmesini ve sömürge döneminin radyoaktif gölgesini Sahra Çölü’nün üzerinden çekmesini talep ediyor.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.