İsrail’den ChatGPT ve Yapay Zeka Modellerine Dijital Algı Operasyonu
İsrail’den ChatGPT ve Yapay Zeka Modellerine Dijital Algı Operasyonu
İsrail'in, Gazze'deki suçlamaları örtmek için 'Hanover Institute' adlı sahte bir kuruluş üzerinden yapay zekâ botlarını manipüle ettiği ortaya çıktı. Milyonlarca dolarlık operasyonla botlara yanlış veri enjekte edilerek algı yönetimi yapıldığı belirlendi.
Haber Giriş Tarihi: 29.08.2026 17:28
Haber Güncellenme Tarihi: 29.08.2026 17:35
Kaynak:
Haber Merkezi
https://haberdeger.com/
Geleneksel diplomasi ve klasik medya propaganda yöntemleri yerini hızla yapay zekâ odaklı enformasyon mühendisliğine bırakıyor. İsrail’in Gazze’deki askeri operasyonlarına, insan hakları ihlallerine ve soykırım suçlamalarına yönelik küresel tepkileri kırmak amacıyla yapay zekâ sohbet botlarını hedef alan milyonlarca dolarlık örtülü bir operasyon yürüttüğü ortaya çıktı. Kendisini bağımsız bir düşünce kuruluşu gibi tanıtan paravan yapılar, üretken yapay zekâ modellerinin veri tarama mekanizmalarını hedef alarak küresel bilgi havuzuna sistematik biçimde resmi tezleri enjekte ediyor.
Hayalet Enstitü ve Dokuz Günde 560 Bin Kelime
Uluslararası araştırmacı gazetecilik ağları ve Quincy Institute gibi saygın düşünce kuruluşlarının incelemelerine göre, "Hanover Institute for Public Policy" adlı internet sitesi bu yeni nesil dezenformasyon ağının merkezinde yer alıyor. Hukuki olarak hiçbir ülkede resmi kaydı, fiziki bir adresi, çalışan kadrosu veya imza sahibi uzmanı bulunmayan bu sahte enstitü, son derece kısa sürede devasa bir içerik hacmi üretti. Yalnızca dokuz günlük bir zaman diliminde 124 kapsamlı sözde araştırma metni yayımlayan platform, toplamda 560 bin kelimeden fazla akademik görünümlü veri dolaşıma soktu. Sitenin içerik üretim hızı, metinlerin doğrudan otomatik yapay zekâ araçları ve özel optimizasyon algoritmalarıyla hazırlandığını ortaya koyuyor.
Sitede yer alan 124 metnin 123’ü, kullanıcıların ChatGPT, Claude, Gemini veya Perplexity gibi yapay zekâ sohbet botlarına sıkça sorduğu soru kalıplarından seçildi. "İsrail Gazze’de soykırım yapıyor mu?", "İsrail Filistinlileri zorla mı sürgün etti?" ve "Anti-Siyonizm antisemitizm midir?" gibi kritik başlıklar altında hazırlanan raporlar, ilk bakışta Birleşmiş Milletler, Dünya Bankası ve Af Örgütü gibi meşru kurumlara atıfta bulunarak tarafsız bir inceleme izlenimi veriyor.
Akademik Kılıf Altında Algı Yönetimi
Hazırlanan metinlerin derinlemesine analizi, içeriklerin İsrail aleyhindeki uluslararası hukuki ve insani suçlamaları sistematik biçimde etkisizleştirmek üzere kurgulandığını gösteriyor. Uluslararası Adalet Divanı süreçleri, apartheid tahlilleri ve savaş suçu raporları ele alınırken, metinlerde defalarca "bu konuda nihai bir mahkeme hükmü bulunmadığı" vurgulanarak iddialar hafifletiliyor. Gazze’deki Sağlık Bakanlığı ve sivil savunma verileri "taraflı kaynak bilgisi" olarak yaftalanıp şüpheye düşürülürken, insan hakları ihlalleri tartışmalarının büyük bölümü hızla antisemitizm eksenine çekilerek tartışmanın odağı saptırılıyor.
Bu dijital operasyonun en çarpıcı boyutu, hazırlanan raporların insan okuyuculardan ziyade yapay zekâ botlarının tarama botlarını hedeflemesi olarak öne çıkıyor. Platformun altyapısında yer alan ve yapay zekâ sistemlerine sitelerin nasıl taranacağını bildiren "llms.txt" protokolünün, şirketlerin sohbet botlarında kaynak gösterilmesini sağlayan yapay zekâ optimizasyon araçlarıyla entegre edildiği belirlendi.
Analizler, bu stratejinin temel amacının "Common Crawl" gibi geniş çaplı açık veri tabanlarına sızmak olduğunu vurguluyor. Böylece yapay zekâ modelleri interneti tararken veya gelecekteki dil modellerini eğitirken bu sahte enstitünün raporlarını güvenilir birincil kaynak kabul ediyor. Yapılan ilk denemelerde, ChatGPT'nin bölgedeki gelişmelere ilişkin sorulara yanıt verirken söz konusu kuruluşun argümanlarına ve bağlantılarına yer vermeye başlaması, planlanan optimizasyon taktiğinin teknik olarak işlediğini gösteriyor.
Milyonlarca Dolarlık Taşeron Ağı ve FARA Kayıtları
ABD Adalet Bakanlığı bünyesindeki Yabancı Temsilciler Kayıt Yasası (FARA) verileri, operasyonun finansal boyutunu ve kurumsal arka planını gözler önüne seriyor. New York merkezli Piro Inc. ve Clock Tower X gibi medya ve dijital strateji şirketlerinin, Frankfurt merkezli Havas Media üzerinden İsrail hükümeti adına çalıştığı resmi kayıtlarda yer alıyor. İsrail Kamu Diplomasisi ve Reklam Kurumu (LaPam) üzerinden aktarılan bütçelerin onlarca milyon dolara ulaştığı, sadece belirli taşeronlara ayrılan sözleşmelerin 10 ila 15 milyon dolar seviyelerinde seyrettiği görülüyor.
İsrail Dışişleri Bakanlığı'nın uluslararası kamu diplomasisi ve algı yönetimi için yüz milyonlarca dolarlık devasa fonlar tahsis etmesi, Tel Aviv yönetiminin küresel enformasyon savaşını doğrudan üretken yapay zekâ mecrasına kaydırdığının en somut kanıtı olarak değerlendiriliyor.
Yapay zekâ yanıtlarını manipüle etmeye yönelik harcanan devasa kaynaklara rağmen, İsrail'in küresel kamuoyundaki imaj erozyonunu durduramadığı gözlemleniyor. ABD ve Avrupa merkezli bağımsız kamuoyu yoklamaları, özellikle genç kuşaklar ve ana akım seçmenler nezdinde İsrail politikalarına desteğin tarihi dip seviyelere gerilediğini ortaya koyuyor. Gallup ve Pew Research verileri, Amerikan kamuoyunun önemli bir kesiminin Gazze'deki duruma dair İsrail anlatısından uzaklaştığını belgeliyor.
Siyaset bilimciler ve yapay zekâ araştırmacıları, İsrail'in sahadaki ağır insani yıkımı ve siyasi krizi yalnızca bir "pazarlama ve halkla ilişkiler problemi" olarak görmesini eleştiriyor. Algoritmaları manipüle etmenin kısa vadede sohbet botu yanıtlarını saptırabileceği, ancak sahadaki somut gerçeklik karşısında küresel kamuoyu vicdanını uzun vadede yönlendirmeye yetmeyeceği vurgulanıyor. Bu vaka, yapay zekâ çağında dezenformasyonun sınır tanımaz boyutunu ve devletlerin algı savaşlarında teknolojiyi nasıl bir araca dönüştürdüğünü açıkça gözler önüne seriyor.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
İsrail’den ChatGPT ve Yapay Zeka Modellerine Dijital Algı Operasyonu
İsrail'in, Gazze'deki suçlamaları örtmek için 'Hanover Institute' adlı sahte bir kuruluş üzerinden yapay zekâ botlarını manipüle ettiği ortaya çıktı. Milyonlarca dolarlık operasyonla botlara yanlış veri enjekte edilerek algı yönetimi yapıldığı belirlendi.
Geleneksel diplomasi ve klasik medya propaganda yöntemleri yerini hızla yapay zekâ odaklı enformasyon mühendisliğine bırakıyor. İsrail’in Gazze’deki askeri operasyonlarına, insan hakları ihlallerine ve soykırım suçlamalarına yönelik küresel tepkileri kırmak amacıyla yapay zekâ sohbet botlarını hedef alan milyonlarca dolarlık örtülü bir operasyon yürüttüğü ortaya çıktı. Kendisini bağımsız bir düşünce kuruluşu gibi tanıtan paravan yapılar, üretken yapay zekâ modellerinin veri tarama mekanizmalarını hedef alarak küresel bilgi havuzuna sistematik biçimde resmi tezleri enjekte ediyor.
Hayalet Enstitü ve Dokuz Günde 560 Bin Kelime
Uluslararası araştırmacı gazetecilik ağları ve Quincy Institute gibi saygın düşünce kuruluşlarının incelemelerine göre, "Hanover Institute for Public Policy" adlı internet sitesi bu yeni nesil dezenformasyon ağının merkezinde yer alıyor. Hukuki olarak hiçbir ülkede resmi kaydı, fiziki bir adresi, çalışan kadrosu veya imza sahibi uzmanı bulunmayan bu sahte enstitü, son derece kısa sürede devasa bir içerik hacmi üretti. Yalnızca dokuz günlük bir zaman diliminde 124 kapsamlı sözde araştırma metni yayımlayan platform, toplamda 560 bin kelimeden fazla akademik görünümlü veri dolaşıma soktu. Sitenin içerik üretim hızı, metinlerin doğrudan otomatik yapay zekâ araçları ve özel optimizasyon algoritmalarıyla hazırlandığını ortaya koyuyor.
Sitede yer alan 124 metnin 123’ü, kullanıcıların ChatGPT, Claude, Gemini veya Perplexity gibi yapay zekâ sohbet botlarına sıkça sorduğu soru kalıplarından seçildi. "İsrail Gazze’de soykırım yapıyor mu?", "İsrail Filistinlileri zorla mı sürgün etti?" ve "Anti-Siyonizm antisemitizm midir?" gibi kritik başlıklar altında hazırlanan raporlar, ilk bakışta Birleşmiş Milletler, Dünya Bankası ve Af Örgütü gibi meşru kurumlara atıfta bulunarak tarafsız bir inceleme izlenimi veriyor.
Akademik Kılıf Altında Algı Yönetimi
Hazırlanan metinlerin derinlemesine analizi, içeriklerin İsrail aleyhindeki uluslararası hukuki ve insani suçlamaları sistematik biçimde etkisizleştirmek üzere kurgulandığını gösteriyor. Uluslararası Adalet Divanı süreçleri, apartheid tahlilleri ve savaş suçu raporları ele alınırken, metinlerde defalarca "bu konuda nihai bir mahkeme hükmü bulunmadığı" vurgulanarak iddialar hafifletiliyor. Gazze’deki Sağlık Bakanlığı ve sivil savunma verileri "taraflı kaynak bilgisi" olarak yaftalanıp şüpheye düşürülürken, insan hakları ihlalleri tartışmalarının büyük bölümü hızla antisemitizm eksenine çekilerek tartışmanın odağı saptırılıyor.
Bu dijital operasyonun en çarpıcı boyutu, hazırlanan raporların insan okuyuculardan ziyade yapay zekâ botlarının tarama botlarını hedeflemesi olarak öne çıkıyor. Platformun altyapısında yer alan ve yapay zekâ sistemlerine sitelerin nasıl taranacağını bildiren "llms.txt" protokolünün, şirketlerin sohbet botlarında kaynak gösterilmesini sağlayan yapay zekâ optimizasyon araçlarıyla entegre edildiği belirlendi.
Analizler, bu stratejinin temel amacının "Common Crawl" gibi geniş çaplı açık veri tabanlarına sızmak olduğunu vurguluyor. Böylece yapay zekâ modelleri interneti tararken veya gelecekteki dil modellerini eğitirken bu sahte enstitünün raporlarını güvenilir birincil kaynak kabul ediyor. Yapılan ilk denemelerde, ChatGPT'nin bölgedeki gelişmelere ilişkin sorulara yanıt verirken söz konusu kuruluşun argümanlarına ve bağlantılarına yer vermeye başlaması, planlanan optimizasyon taktiğinin teknik olarak işlediğini gösteriyor.
Milyonlarca Dolarlık Taşeron Ağı ve FARA Kayıtları
ABD Adalet Bakanlığı bünyesindeki Yabancı Temsilciler Kayıt Yasası (FARA) verileri, operasyonun finansal boyutunu ve kurumsal arka planını gözler önüne seriyor. New York merkezli Piro Inc. ve Clock Tower X gibi medya ve dijital strateji şirketlerinin, Frankfurt merkezli Havas Media üzerinden İsrail hükümeti adına çalıştığı resmi kayıtlarda yer alıyor. İsrail Kamu Diplomasisi ve Reklam Kurumu (LaPam) üzerinden aktarılan bütçelerin onlarca milyon dolara ulaştığı, sadece belirli taşeronlara ayrılan sözleşmelerin 10 ila 15 milyon dolar seviyelerinde seyrettiği görülüyor.
İsrail Dışişleri Bakanlığı'nın uluslararası kamu diplomasisi ve algı yönetimi için yüz milyonlarca dolarlık devasa fonlar tahsis etmesi, Tel Aviv yönetiminin küresel enformasyon savaşını doğrudan üretken yapay zekâ mecrasına kaydırdığının en somut kanıtı olarak değerlendiriliyor.
Yapay zekâ yanıtlarını manipüle etmeye yönelik harcanan devasa kaynaklara rağmen, İsrail'in küresel kamuoyundaki imaj erozyonunu durduramadığı gözlemleniyor. ABD ve Avrupa merkezli bağımsız kamuoyu yoklamaları, özellikle genç kuşaklar ve ana akım seçmenler nezdinde İsrail politikalarına desteğin tarihi dip seviyelere gerilediğini ortaya koyuyor. Gallup ve Pew Research verileri, Amerikan kamuoyunun önemli bir kesiminin Gazze'deki duruma dair İsrail anlatısından uzaklaştığını belgeliyor.
Siyaset bilimciler ve yapay zekâ araştırmacıları, İsrail'in sahadaki ağır insani yıkımı ve siyasi krizi yalnızca bir "pazarlama ve halkla ilişkiler problemi" olarak görmesini eleştiriyor. Algoritmaları manipüle etmenin kısa vadede sohbet botu yanıtlarını saptırabileceği, ancak sahadaki somut gerçeklik karşısında küresel kamuoyu vicdanını uzun vadede yönlendirmeye yetmeyeceği vurgulanıyor. Bu vaka, yapay zekâ çağında dezenformasyonun sınır tanımaz boyutunu ve devletlerin algı savaşlarında teknolojiyi nasıl bir araca dönüştürdüğünü açıkça gözler önüne seriyor.
En Çok Okunan Haberler