SON DAKİKA

DİLDE, FİKİRDE, İŞTE BİRLİK

Yazının Giriş Tarihi: 02.02.2026 19:31
Yazının Güncellenme Tarihi: 02.02.2026 19:41

Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev’in 29 Ocak 2026 Perşembe günü Türkiye’ye gerçekleştirdiği kapsamlı resmi ziyaret, Türkiye Özbekistan ilişkilerinde yeni bir dönemin kapılarını araladı. Ankara’da yapılan Üst Düzey Stratejik İşbirliği Konseyi’nin dördüncü toplantısı, iki ülke arasındaki kardeşliğin artık yalnızca tarihsel bir bağ değil, ortak bir gelecek vizyonu olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Bu buluşma, ortak idealler etrafında kenetlenen güçlü bir siyasi iradenin somut tezahürü olarak kayıtlara geçti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev tarafından imzalanan Ortak Bildiri ve Kapsamlı Stratejik Ortaklık çerçevesindeki kararlar, ilişkilerde daha derin ve kurumsal bir safhaya geçildiğinin açık göstergesi oldu. Atılan imzalar, yalnızca diplomatik metinler değil, karşılıklı güvenin, samimiyetin ve müşterek vizyonun yazılı ifadesiydi.

Sağlıktan eğitime, askeri tıptan ekonomiye, madencilikten uluslararası ulaştırma koridorlarına özel ekonomik bölgelerden nükleer güvenlik ve radyasyon alanlarına uzanan geniş işbirliği yelpazesi, iki ülkenin ilişkileri kalıcı ve çok boyutlu bir zemine oturtma kararlılığını gözler önüne serdi. Göç yönetimi, dini kurumlar arası işbirliği, dışişleri bakanlıkları arasında 2026,2027 yıllarını kapsayan ortak programlar ile yükseköğretim ve kültür alanındaki yol haritaları, bu ortaklığın yalnız bugünü değil, yarını da inşa etmeye yönelik olduğunu açıkça göstermektedir.

İsmail Gaspıralı’nın asırlık çağrısı olan ( Dilde, fikirde, işte birlik ) ülküsü, artık bir ideal olmanın ötesine geçerek devlet politikası düzeyinde hayata geçirilmektedir. Bugün Türk dünyası, geçmişin hatıralarıyla değil, ortak akıl, ortak üretim ve ortak gelecek vizyonuyla yol almaktadır.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Ata yurdumuz Orta Asya’nın refahına katkı sunmakta kararlıyız sözleri, Türkiye’nin bölgeye bakışını özetlerken, bu asra Türk dünyasının mührünü vuracağız vurgusu hedefin ne denli büyük ve iddialı olduğunu da ortaya koymaktadır. Bu ifadeler bir temenniden ziyade stratejik bir duruşun yansımasıdır.

Bu noktada özellikle vurgulanması gereken bir husus da Afganistan’daki Türk soylu milletlerdir. Günümüz nüfus verilerine göre Afganistan’da yaşayan Türkmen ve Özbek Türklerinin sayısı yaklaşık olarak 15 milyondur. Bir Türk soylu ve Türkiye’de eğitim almış bir genç olarak her zaman dile getirdiğim bir gerçeği hatırlatmak isterim, Güney Türkistan ya da Kuzey Afganistan Türkleri, hem Türkiye’nin hem de Özbekistan’ın politikalarında göz ardı edilmemelidir. Zira Afganistan Türkleri, tarih boyunca hak ve hukukları için mücadele etmiş köklü ve büyük bir millettir. Bundan sonraki süreçlerde tüm Türk devletlerinin, Afganistan’ı Türk soylu topluluklar bağlamında ele alması zaruridir.

Toplantıda Cumhurbaşkanı Mirziyoyev’in Türkiye’ye yönelik değerlendirmeleri ise kardeşliğin karşılıklı güven temelinde yükseldiğini bir kez daha göstermiştir. Ankara’nın uluslararası alandaki etkili sesi ve Türkiye’nin yeni jeopolitik güç merkezlerinden biri haline gelişi, Türk dünyasının küresel dengelerde daha görünür ve etkili olacağının da işaretidir.

Bugün Ankara’da atılan adımlar yalnızca iki başkent arasında değil, Bakü’den Taşkent’e, Semerkant’tan İstanbul’a uzanan geniş bir coğrafyada yankı bulmaktadır. Bu yankı, ortak tarihin bir hatırası değil, ortak geleceğin habercisidir. Türk dünyası artık söz değil, iz bırakan bir dönemin eşiğindedir. Bu gelişmeler, Türk dünyasının güçlenmesine dair umudu daha da pekiştirmektedir.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.