SON DAKİKA

Hamid Karzai neden sessiz kalmıyor?

Yazının Giriş Tarihi: 25.08.2026 22:39
Yazının Güncellenme Tarihi: 25.08.2026 22:45

Afganistan’la ilgili pek çok konuda Hamid Karzai’nin adı yeniden medyada karşımıza çıkıyor. Karzai, siyasi açıdan dikkatli, gelişmeleri iyi okuyan ve kendisini her dönemde hem medyanın hem de kamuoyunun gündeminde tutmayı başaran deneyimli bir siyasetçidir.

Bugünlerde de açıklamalarıyla yeniden gündeme geliyor. Özellikle kızların okullarının yeniden açılması gerektiğini savunuyor. Bu tutumu elbette önemlidir. Ancak geçmişi konuşmadan bugünü değerlendirmek de mümkün değildir.

Karzai’nin dikkat çeken özelliklerinden biri, Taliban’ın 2021’de yeniden iktidara gelmesinden sonra Afganistan’da kalmayı tercih eden az sayıdaki önemli siyasi isimden biri olmasıdır.

Bu nedenle bugün yaptığı açıklamalar, yalnızca mevcut duruma ilişkin değerlendirmeler olarak değil, aynı zamanda Afganistan’ın yakın siyasi geçmişiyle birlikte ele alınmalıdır.

İnsanlar çoğu zaman kendi dönemleri, kendi yönetimleri ve sahip oldukları siyasi miras hakkında olumsuz konuşmak istemezler. Fakat tarih, yalnızca hatırlamak istediklerimizden ibaret değildir. Bir ülkenin geleceğini doğru kurabilmek için geçmişte yapılan hatalarla da yüzleşmek gerekir. Karzai, 2001 yılından sonra hem Afganistan içindeki siyasi güçlerin hem de uluslararası toplumun desteğiyle ülkenin yönetiminin başına geldi. O dönem Afganistan için tarihi bir fırsattı. Taliban yönetiminin devrilmesinin ardından uluslararası toplum ülkeye büyük bir siyasi ve ekonomik destek sundu. Dünyanın onlarca ülkesinden Afganistan’a milyarlarca dolar yardım aktı.

Halkın beklentisi oldukça açıktı, Okullar ve üniversiteler inşa edilecek, hastaneler geliştirilecek, yollar yapılacak, ekonomi güçlendirilecek ve gençler için iş imkanları oluşturulacaktı.Fakat zaman içinde bu büyük fırsatın önemli bir bölümü kötü yönetim, yolsuzluk, siyasi kayırmacılık ve kurumsal zayıflıklar nedeniyle heba edildi. O dönemde yalnızca Karzaiyönetimi değil, siyasi ve askeri nüfuz sahibi birçok kişi de mevcut sistemden faydalandı. Mahmud Karzai, General Fahim, Ahmed Şah Mesud’un kardeşleri, Ata Muhammed Nur, İsmail Han ve daha birçok isim dönemin siyasi güç, ekonomik imkanlar ve nüfuz tartışmalarında sık sık gündeme geliyor.

Burada önemli olan, bütün bu isimleri tek tek suçlamak veya Afganistan’ın sorunlarını yalnızca birkaç kişiye bağlamak değildir. Asıl mesele, ortaya çıkan sistemin nasıl işlediğidir.Çünkü Afganistan’ın sorunu yalnızca bir kişi, bir aile veya bir etnik grup değildi. Asıl sorun devlet kurumlarının zayıflığı, gücün belirli çevrelerde yoğunlaşması, yolsuzluğun yaygınlaşması, siyasi kayırmacılık ve ülkeye sunulan tarihi fırsatların gerektiği gibi değerlendirilememesiydi.

2001 sonrası dönem, Afganistan’ın yakın tarihinde belki de en büyük yeniden yapılanma fırsatıydı. Uluslararası toplumun desteği, ülkenin altyapısını ve devlet kurumlarını yeniden inşa etmek için kullanılabilirdi.

Eğer milyarlarca dolarlık uluslararası yardım daha şeffaf, adil ve etkili biçimde kullanılsaydı, bugün Afganistan’ın eğitim sistemi, üniversiteleri, sağlık hizmetleri, ekonomisi ve halkın yaşam koşulları çok daha farklı bir noktada olabilirdi.Maalesef Hayali projeler, hayali okullar ve hastaneler, kamu kaynaklarının kötü kullanılmasının sembollerinden biri haline geldi. Yolsuzluk ise yalnızca devletin mali kaynaklarını tüketmedi, aynı zamanda halkın devlete ve siyasi sisteme olan güvenini de zayıflattı. Bu nedenle bugün Hamid Karzai’ninkız çocuklarının eğitim hakkını savunması elbette olumlu bir tutumdur. Afganistan’da kız çocuklarının eğitimden mahrum bırakılması kabul edilemez ve bu konuda yapılan her çağrı önemlidir. Ancak geçmişin muhasebesini yapmadan geleceği konuşmak eksik kalır.

Karzai bugün geçmişteki hatalardan söz ederken, kendi döneminin de aynı tarihi muhasebenin bir parçası olduğunu unutmamalıdır. Çünkü bir ülkenin geleceğini savunmak kadar, geçmişte yapılan yanlışlarla dürüstçe yüzleşmek de siyasi sorumluluğun bir parçasıdır.

Afganistan’ın bugün yaşadığı sorunları yalnızca 2021 sonrasına bağlamak doğru değildir. Bugünkü krizin kökleri daha derindedir. Savaşlar, zayıf devlet kurumları, yolsuzluk, dış müdahaleler, siyasi bölünmeler ve merkeziyetçi yönetim anlayışı uzun yıllar boyunca ülkenin gelişimini engellemiştir.Bu nedenle Afganistan’ın geleceği için yapılması gereken, geçmişteki hiçbir dönemi tamamen aklamak veya bütün sorunları tek bir döneme yüklemek değildir. Asıl ihtiyaç, geçmişten ders çıkarabilen yeni bir siyasi anlayıştır.

Afganistan halkının artık yalnızca siyasi sloganlara değil, güçlü kurumlara, adalete, şeffaflığa, eğitime, ekonomik fırsatlara ve hesap verebilir bir yönetime ihtiyacı vardır.

Hâmid Karzai’nin bugün konuşması belki de doğaldır. Ancak Afganistan’ın gerçek ihtiyacı, kimin daha fazla konuştuğundan çok, geçmişte neyin yanlış yapıldığını ve gelecekte aynı hataların nasıl tekrarlanmayacağını tartışmaktır.Çünkü Afganistan’ın kaybettiği şey yalnızca bir yönetim dönemi değildir. Kaybedilen, belki de bir neslin geleceğini değiştirebilecek tarihi bir fırsattı ve tarih bize şunu gösteriyor, bir ülkenin geleceğini inşa etmek için önce geçmişin gerçekleriyle yüzleşmek gerekir.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.