SON DAKİKA

TALİBAN İKTİDARA GELMEDEN ÖNCE BİRİLERİ KOKUSUNU YAYMAK İSTİYORDU

Yazının Giriş Tarihi: 05.04.2026 10:24
Yazının Güncellenme Tarihi: 05.04.2026 10:33

Bazen bir toplumun geleceği büyük siyasi anlaşmalarla değil, sokakta kurulan bir cümleyle anlaşılır. Kabil’de bir kadına küçümseyici bir ses tonuyla söylenen şu söz gibi git teyze, yoksa Taliban’ı çağırırım, seni öldürürler. Bu yalnızca bir tehdit değildi. Bu söz henüz iktidara gelmemiş bir gücün bile toplumun zihnine nasıl yerleştiğinin göstergesiydi. Taliban henüz tam anlamıyla geri dönmemişti, fakat kokusu çoktan sokaklarda dolaşmaya başlamıştı.

Daha doğrusu, bazıları o kokuyu içeriden duyurmak istiyordu.İşte Farkhunda’nın hikayesi tam da bu noktada başlıyor.Farkhunda yalnızca bir linç kurbanı değildi. O, bir toplumun ahlaki sınavının ortasında bırakılmış bir kadındı. Bir kalabalık onu suçladı, dövdü, taşladı ve sonunda öldürdü. Sonra da bedenini yakıp nehre attı. Daha korkutucu ise bu vahşetin büyük bir kısmının kameralar önünde gerçekleşmesiydi. İnsanlar yalnızca izlemekle kalmadı, bazıları bu vahşeti alkışladı.

Bu olay Afganistan’daki derin krizin küçük bir özeti gibiydi, çünkü burada yalnızca bir kadının ölümü yoktu, burada adaletin ölümü vardı, siyasi kültürün çöküşü vardı ve en önemlisi toplumun kolektif vicdanındaki kırılma vardı. Bir toplumda dini ya da ahlaki şiddet normalleştiğinde, linç kültürü yalnızca sokakta kalmaz. Zamanla kurumlara, yasalara ve siyasi yapılara sızar. Farkhunda’nın öldürülmesi işte bu sürecin açık bir işaretiydi.

Afganistan o gün bu işareti doğru okuyamadı. Bugün geriye baktığımızda şu sorular hala cevap bekliyor. Bir toplum böylesine açık bir şiddete nasıl sessiz kalabilir? Bir kadının kalabalık tarafından öldürülmesi nasıl kısa süre içinde unutulabilir? Daha da önemlisi, Farkhunda gibi yüzler kız ve kadın çeşitli bahanelerle ortadan kayboldu ya da öldürüldü. Tam beş yıldır kızlar eğitimden kadınlar ise kamusal hayattan sistematik biçimde dışlanması nasıl geniş bir toplumsal direnişle karşılaşmaz?

Elbette bu trajediyi yalnızca topluma yüklemek kolaycılık olur. Afganistan’ın son yirmi yılı aynı zamanda küresel güçlerin, bölgesel hesapların ve bitmeyen vekalet savaşlarının sahnesiydi. Yolsuzluk, siyasi beceriksizlik ve devlet kurumlarının zayıflığı cumhuriyet projesini içten içe çürütmüştü. Ama bütün bunların ötesinde daha rahatsız edici bir gerçek vardı, aşırıcılık yalnızca silahlı grupların işi değildi,toplumun bazı kesimlerinde yavaş yavaş meşrulaştırılıyordu.Sessizlik bu meşrulaştırmanın en güçlü aracıdır.

Toplumun muhafazakâr kesimleri ve sessiz çoğunluğu aşırıcılığa karşı açık ve kararlı bir tavır almadığında, radikal söylemler giderek daha geniş bir alan bulur. Hatta bazı durumlarda insanlar farkında olmadan bu söylemin taşıyıcısı haline gelir. Sonuçta ortaya çıkan tabloyu bugün görüyoruz.

Bir zamanlar Kabil sokaklarında bir kalabalığın bir kadını öldürmesine yol açan zihniyet, bugün resmi bir siyasi düzen haline gelmiş durumda. Kadınların eğitim hakkının ellerinden alınması, sosyal hayatlarının sıkı denetim altına alınması ve aile içi şiddetin bile ciddi bir suç olarak görülmemesi, bu zihniyetin kurumsallaşmış biçiminden başka bir şey değildir.

Başka bir deyişle, bir zamanlar sokakta gerçekleşen şiddet bugün yasalar ve kararnameler aracılığıyla yeniden üretiliyor.İşte Farkhunda’nın küle dönen bedeni Kabil Nehri’nin kirli sularında kayboldu. Ama onun hikayesi aslında bir uyarıydı, halk o gün bugün farkında değildir.

O gün Kabil sokaklarında yalnızca bir kadın öldürülmedi. Aynı zamanda bir toplumun geleceği hakkında karanlık bir mesaj verildi. Taliban’ın kokusunu içeriden duyurmak isteyenler o gün görevlerini yapmıştı. Bugün ise o koku artık sadece sokaklarda değil, bir ülkenin bütün siyasi düzeninde hissediliyor. Eğer bu düzen değişmezse Afganistan halkı bu karanlıkla birlikte tarihe gömülecektir.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.