SON DAKİKA

Taliban kontrol ettikçe Afganistan kaybediyor

Yazının Giriş Tarihi: 23.06.2026 18:24
Yazının Güncellenme Tarihi: 23.06.2026 18:32

Afganistan'da yaşananlar çoğu zaman yalnızca kadınlara yönelik kısıtlamalar üzerinden değerlendiriliyor. Oysa Taliban'ın baskıcı uygulamaları toplumun hemen her kesimini etkiliyor. Erkekler de bu sistemin ağır yükünü taşımakta ve günlük yaşamlarında ciddi sınırlamalarla karşı karşıya kalmaktadır.

Son günlerde bunun yeni bir örneği ortaya çıktı. Afganistan'ın 20'den fazla vilayetinde devlet memurlarının ve kamu çalışanlarının akıllı telefon kullanması yasaklandı. Taliban mensupları bazı bölgelerde kendi telefonlarını medya önünde kırarak bunu örnek bir davranış olarak göstermeye çalıştı. Bu görüntüler, yönetimin toplum üzerindeki denetimini daha da artırma arzusunun açık bir göstergesidir.

Bugün Afganistan'da devlet memuru olmak kolay değildir. Bir kişi kamu görevinde çalışabilmek için Taliban'ın ideolojik ve idari kurallarını kabul etmek zorundadır. Afganistan bir İslam ülkesi olmasına rağmen Taliban'ın yönetim anlayışı birçok noktada İslam'ın temel ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. Dinde açık hükümler bulunmasına rağmen Taliban çoğu zaman kendi ideolojik yorumlarını toplumun tamamına dayatmaktadır.

Yakın zamanda Bedahşan vilayetinde bol şalvar giyen bir kişinin Taliban tarafından gözaltına alındığı ve kıyafetinin yakıldığı yönündeki haberler dikkat çekti. Benzer olaylar neredeyse her gün yaşanıyor. Halk bunları görüyor, duyuyor ve çoğu zaman sessizce izlemek zorunda kalıyor. İnsanların önemli bir kısmı yalnızca şartların değişeceği günü bekliyor.

Taliban, bu yöntemlerle toplumu kontrol altında tuttuğunu düşünüyor olabilir. Ancak insanlar yaşananların farkındadır. Hatta bazı kesimlerde, din adına yapılan baskıcı uygulamaların dine karşı olumsuz algılar oluşturduğu da görülmektedir.

Diğer taraftan, Taliban'ın sık sık dile getirdiği dini hassasiyetlere rağmen ülkede rüşvet ciddi bir sorun olmaya devam etmektedir. Birçok devlet kurumunda vatandaşlar çeşitli işlemler için doğrudan veya dolaylı olarak para ödemek zorunda kalmaktadır. Bazı durumlarda insanlar yalnızca işlerini halletmek için değil, güvenlik kaygıları nedeniyle de ödeme yapmaya mecbur bırakılmaktadır. Son olarak Kabil Belediye Başkanı'nın rüşvet suçlamasıyla tutuklanması gündeme geldi. Ancak hüküm alacağına inanmıyorum. Çünkü üst düzey isimler çoğu zaman cezadan kurtulurken, sıradan vatandaşlar en küçük meselelerde bile ağır baskılarla karşılaşmaktadır.

Taliban yönetimi, kızların eğitim görmesine izin verilmesi ve halka daha fazla özgürlük tanınmasının kendi iktidarını zayıflatacağını düşünüyor gibi görünmektedir. Bu nedenle parlamentoyu kapattılar, seçimleri yasakladılar, siyasi partileri yasakladılar, kısaca onlara kim karşı gelirse önünü kestiler, şu an milyonlarca kız öğrenci eğitim hakkından mahrum bırakılmıştır. Kadınların çalışma hayatına katılımı da ciddi ölçüde sınırlandırılmıştır. Bütün bunların sonucunda Afganistan ilerlemek yerine geriye gitmektedir. Halkın önemli bir bölümü yapılan uygulamaları gerçek reformlar olarak değil, göstermelik adımlar olarak değerlendirmektedir.

Yabancı ziyaretçilere ve yatırımcılara ise farklı bir tablo sunulmaktadır. Özellikle ticaret amacıyla ülkeye gelen kişilere Kabil'in daha düzenli ve güvenli bölgeleri gösterilmekte, her şeyin yolunda olduğu anlatılmaktadır. Oysa perde arkasında milyonlarca insan yoksulluk, işsizlik ve gelecek kaygısıyla mücadele etmektedir. Ben şahsen temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan çok sayıda aile tanıyorum.

Öğretmenlerin durumu da iç açıcı değildir. Düşük maaşlarla çalışan birçok eğitimci ev kirasını ödemekte bile zorlanmaktadır. Böyle bir ortamda onların geleceğin nesillerini huzur içinde yetiştirmesi ve ülkenin geleceğine umutla bakması kolay değildir. Devlet kurumlarında çalışanlar sürekli gözetim altında tutulmaktadır. Birçok kurumun alt kadrolarında hala önceki cumhuriyet döneminden kalan deneyimli memurlar görev yaparken, yönetici pozisyonlarının büyük bölümü Taliban tarafından atanmış kişilerden oluşmaktadır. Çalışanlar çoğu zaman yöneticilere itiraz edememekte, aksi durumda görevlerini kaybetme korkusu yaşamaktadır. Bu nedenle kurumlar sağlıklı ve verimli şekilde çalışamamaktadır.

Uluslararası toplum ise Afganistan'a eskisi kadar odaklanmamaktadır. İran ile Amerika arasındaki gelişmeler, Rusya-Ukrayna savaşı ve Orta Doğu'daki krizler Afganistan meselesini dünya gündeminin arka sıralarına itmiştir.

Zorla evlilik iddiaları toplumda ciddi endişeler yaratmaktadır. Ülkeden ayrılabilen insanlar Afganistan'ı terk etmekte, nitelikli insan gücü göç yolunu tercih etmektedir. Yurt dışında yaşayan birçok Afgan geri dönmeyi düşünmemektedir. Bazıları ekonomik nedenlerle, bazıları ise güvenlik kaygıları nedeniyle ülkeye dönmek istememektedir.

Bir hafta önce hemşerilerimden biri uzun yıllar İran'da yaşamış insan hakları savunucusu Mevlevi BahruddinJawzjani gözaltına alındı, iki gün önce Bedahşan vilayetinin insan hakları savunucu ve kültür aktivisti, Mesut Timur gözaltına alındı. Taliban yönetimi her ne kadar genel af ilan ettiğini söylese de ülkeye dönmeye teşvik edilen bazı eski yetkililerin ve tanınmış kişilerin daha sonra tutuklandığı yönünde çok sayıda iddia bulunmaktadır. Yukarıda isimi geçen iki önemli kişi şu anda nerede olduğu bilinmemektedir.

Afganistan'ın bugün karşı karşıya olduğu sorunlar yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda siyasi, sosyal ve kurumsal sorunlardır. Baskının, korkunun ve özgürlüklerin kısıtlanmasının hâkim olduğu bir ortamda kalkınma sağlamak mümkün değildir.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.