SON DAKİKA

Kürt-Türk İlişkileri Meselesi: Emperyalizm Ne Zaman Dost Oldu?

Yazının Giriş Tarihi: 08.02.2026 09:59
Yazının Güncellenme Tarihi: 08.02.2026 10:01

Emperyalizme Karşı Notlar – 4

Kürt-Türk ilişkileri meselesi, Türkiye’nin en ağır, en derin ve en uzun soluklu sorunlarından biridir. Bu mesele yıllardır inkârla, baskıyla, güvenlikçi politikalarla ve yanlış çözümlerle yönetilmeye çalışıldı. Bunun bedelini hem Kürt halkı hem de Türkiye toplumu ödedi.

Ancak bugün bu mesele yalnızca Türkiye’nin iç meselesi değildir. Aynı zamanda emperyalist güçlerin bölgeyi dizayn etme araçlarından biri hâline getirilmiştir. Bu gerçeği görmeden sağlıklı bir çözüm üretmek mümkün değildir.

Son yıllarda sıkça tanık oluyoruz:
ABD, Avrupa ülkeleri ve bölgesel güçler, Kürt halkının haklı taleplerini kendi çıkarları için kullanıyor. Bir gün “müttefik”, ertesi gün “terörist” ilan ediyorlar. Dün silah verenler, bugün yalnız bırakıyor.

Çünkü emperyalizmin dostluğu olmaz.
Sadece kullanımı vardır.

Irak’ta, Suriye’de ve bölgede yaşananlar bunun açık kanıtıdır. Kürtler defalarca büyük güçlerin vaatlerine güvenerek hareket etti. Sonuçta ise çoğu zaman ortada bırakıldı. Haritalar değişti, dengeler bozuldu, bedeli yine halk ödedi.

Türkiye’de ise bu tablo, başka bir yanlışla birleşti.

Bir yanda Kürtlerin kültürel, siyasal ve toplumsal hak taleplerini görmezden gelen devlet refleksi…
Diğer yanda, bu haklı talepleri emperyalist projelere bağlayan dış müdahaleler…

Bu ikili sıkışma, meselenin demokratik ve halkçı çözümünü yıllarca geciktirdi.

Oysa gerçek çözüm, ne inkârda ne de dış güçlerin gölgesindedir.

Çözüm; eşit yurttaşlıkta, ortak vatan fikrinde ve güçlü bir demokratik devlette mümkündür. Kürt halkının hakları, Washington’da, Brüksel’de ya da başka başkentlerde değil; Ankara’da, Diyarbakır’da, Van’da, halkın ortak iradesiyle güvence altına alınmalıdır.

Burada açık konuşmak gerekir:

Emperyalizm, hiçbir halkın özgürlüğünü istemez.
O, yalnızca kendi çıkarına hizmet eden “özgürlükleri” destekler.

Bugün Kürt meselesini dış müdahalelerle çözmeye çalışan her yaklaşım, farkında olmadan yeni bağımlılıklar üretir. Bir halkın kaderi, başka ülkelerin askeri üslerine, petrol hesaplarına ve jeopolitik planlarına bağlanamaz.

Türkiye’nin ihtiyacı olan şey; güvenlikçi korkularla değil, cesur bir demokratik iradeyle hareket etmektir. Kürt halkının kimliğiyle, diliyle, kültürüyle bu ülkenin asli unsuru olduğunu kabul eden; eşitliği anayasal temele oturtan bir yaklaşımdır.Asıl siyasal olgunluk hem Kürt halkının haklarını savunuphem de emperyalist projelere karşı çıkabilmektedir.

Ve Türkiye toplumunun bütün yurtaşlarının ve kurumlarının artık şu gerçeği görmesi zorunludur:

Kürtlerin de, Türklerin de geleceği ancak ortak, bağımsız ve demokratik bir ülkede mümkündür. Emperyalizmin gölgesinde kurulan hiçbir özgürlük kalıcı değildir.Buna Türklerin ki de dahil!

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.