SON DAKİKA

Eşit Yurttaş Olmak ya da Olmamak

Yazının Giriş Tarihi: 18.01.2026 15:56
Yazının Güncellenme Tarihi: 18.01.2026 15:57

Eşit yurttaşlık konusunu son derece değerli buluyorum. Çünkü toplumsal barışın, ortak bir zeminde bütünleşmenin ve adil bir ortak yaşamın ancak bununla mümkün olabileceğine inanıyorum. Yarının dirliği de bu anlayıştan geçiyor.

Dünyada eşit yurttaşlık tartışmaları farklı biçimlerde ele alınıyor. Kimi ülkelerde yönetim modelleri üzerinden, kimi yerlerde ise birey–devlet ilişkisi çerçevesinde tartışılıyor. Ancak konu Türkiye olduğunda işler ne yazık ki bu kadar sade ilerlemiyor.

Türkiye’nin dinsel, kimliksel ve çok kültürlü yapısı, yıllardır kangrenleşmiş sorunlarımızı hangi başlık altında ve nasıl çözeceğimiz sorusuyla bizi baş başa bırakıyor. Aslında bu arayış, birlikte yaşama iradesinin bir sonucu.

Eşit yurttaşlık; dinsel ve toplumsal çatışmalardan uzak, birey (yurttaş) ile devlet arasındaki ilişkiyi düzenleyen ve güçlendiren bir çerçevede ele alınmalıydı. Ancak ne yazık ki bu mesele siyasal alanın sert dili içine çekildi ve ciddi biçimde zarar gördü.

Tartışmanın özeti zamanla “eşit olmak isteyenler” ile “eşit olmak istemeyenler” arasındaki bir kutuplaşmaya dönüştü. Bir tarafta kamusal alanda, anayasal güvence altında tanınmak ve kabul görmek isteyenler, diğer tarafta ise “Zaten eşitsiniz, neyiniz eksik?” diyerek söze başlayan ve gerektiğinde eşitliği reddetmeyi dahi savunanlar karşı karşıya geldi. Sonuçta mesele, Anayasa’nın 66. maddesi üzerinden yürüyen bir kavgaya sıkıştı.

Oysa eşit yurttaşlık neden bu kadar kıymetliydi?
Kürtçülük, Alevilik, gayrimüslimlik ya da azınlık söylemleri üzerinden değil; temel hak ve özgürlükler üzerinden, daha medeni, daha makul ve diyaloga açık bir biçimde konuşulabilirdi.

Şahsi kanaatim şudur: Anayasada yer alan her şey meşrudur; yer almayan ise gayrimeşrudur. Eşitlik meselesinin 66. maddeye heba edilip bir çıkmaza sürüklenmesi yerine, bu ülkenin yasada yer almayan zenginliklerinin 67, 68 ve devamı maddelerle açıkça tanımlanması gerekir. Aksi hâlde, üniter devlet yapısını, bayrağı, marşı ve yönetim biçimini sorun etmeyen; sadece eşitlik talep eden yurttaşlar dahi marjinalleştirilir.

Unutulmamalıdır ki eşitliğin dili, rengi ve cinsiyeti yoktur. Bireyin kendini güvende hissedeceği, kendini tanımlayabileceği ve güven duyabileceği bir anayasa inşa edemeyeceksek; eşitliği bu metnin merkezine koyamayacaksak, yazıklar olsun.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.