Dünya yeni bir savaşın eşiğinde: ABD, İran’a saldırı hazırlığında
Dünya yeni bir savaşın eşiğinde: ABD, İran’a saldırı hazırlığında
Batı basınına konuşan Avrupalı ve İsrailli yetkililer, ABD’nin İran’a yönelik askeri müdahalesinin an meselesi olduğunu öne sürüyor. Küresel kamuoyu ise Washington’ın emperyal reflekslerine karşı sessizliğini koruyor.
Haber Giriş Tarihi: 14.01.2026 21:40
Haber Güncellenme Tarihi: 14.01.2026 22:08
Kaynak:
Haber Merkezi
https://haberdeger.com/
ABD’nin “güvenlik” bahanesiyle savaşı meşrulaştırma çabası
Batı basınında yer alan iddialar, ABD yönetiminin İran’a yönelik askeri bir operasyonu gündemine aldığını ortaya koyuyor. İsmi açıklanmayan Avrupalı yetkililer, Washington’ın bu yönde adım atmasının “muhtemel” olduğunu belirtirken, söz konusu müdahalenin önümüzdeki 24 saat içinde gerçekleşebileceği iddiası dünya kamuoyunda endişe yarattı.
ABD’nin yıllardır sürdürdüğü “önleyici saldırı” ve “ulusal güvenlik” söylemi, Ortadoğu’yu istikrarsızlaştıran emperyal politikaların yeniden devreye sokulduğunu gösteriyor.
Trump yönetimi iç politik krizleri dış savaşla örtmeye mi çalışıyor?
İsmi açıklanmayan bir İsrailli yetkilinin, Donald Trump’ın İran’a müdahale konusunda “kararını çoktan verdiği” yönündeki iddiası, dikkatleri ABD iç siyasetine çeviriyor.
ABD’de derinleşen toplumsal kutuplaşma, ekonomik baskılar ve yönetim krizleri, dış politikada agresif hamlelerle bastırılmaya çalışılıyor. Tarihsel olarak bakıldığında, Washington yönetimlerinin içerde sıkıştığı her dönemde dış düşman yaratma refleksi devreye giriyor.
İsrail faktörü ve bölgesel gerilimin bilinçli tırmandırılması
Sürecin arka planında İsrail’in bölgedeki güvenlik söylemleri ve İran karşıtı baskısı da önemli bir rol oynuyor. İsrail merkezli açıklamaların Batı basınına servis edilmesi, müdahalenin yalnızca ABD’nin değil, daha geniş bir emperyal ittifakın ortak planı olabileceğini düşündürüyor.
Bu tablo, Ortadoğu’nun bir kez daha küresel güçlerin çıkar çatışmalarına kurban edilmek istendiğini açıkça ortaya koyuyor.
Dünya sessiz kalırsa savaş kaçınılmaz olur
Uluslararası toplumun, Birleşmiş Milletler ve küresel kamuoyunun bu noktada sessiz kalması, yeni bir yıkımın önünü açıyor. Emperyal müdahaleler yalnızca hedef alınan ülkeleri değil, tüm bölge halklarını ve dünya barışını tehdit ediyor.
Bugün İran’a yönelen askeri tehdit, yarın başka bir ülkenin kapısına dayanabilir. Bu nedenle dünya halklarının, ABD’nin savaş politikalarına karşı enselerinde hissettikleri sorumlulukla ses yükseltmesi, küresel bir barış hattı örmesi artık bir tercih değil, zorunluluktur.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Dünya yeni bir savaşın eşiğinde: ABD, İran’a saldırı hazırlığında
Batı basınına konuşan Avrupalı ve İsrailli yetkililer, ABD’nin İran’a yönelik askeri müdahalesinin an meselesi olduğunu öne sürüyor. Küresel kamuoyu ise Washington’ın emperyal reflekslerine karşı sessizliğini koruyor.
ABD’nin “güvenlik” bahanesiyle savaşı meşrulaştırma çabası
Batı basınında yer alan iddialar, ABD yönetiminin İran’a yönelik askeri bir operasyonu gündemine aldığını ortaya koyuyor. İsmi açıklanmayan Avrupalı yetkililer, Washington’ın bu yönde adım atmasının “muhtemel” olduğunu belirtirken, söz konusu müdahalenin önümüzdeki 24 saat içinde gerçekleşebileceği iddiası dünya kamuoyunda endişe yarattı.
ABD’nin yıllardır sürdürdüğü “önleyici saldırı” ve “ulusal güvenlik” söylemi, Ortadoğu’yu istikrarsızlaştıran emperyal politikaların yeniden devreye sokulduğunu gösteriyor.
Trump yönetimi iç politik krizleri dış savaşla örtmeye mi çalışıyor?
İsmi açıklanmayan bir İsrailli yetkilinin, Donald Trump’ın İran’a müdahale konusunda “kararını çoktan verdiği” yönündeki iddiası, dikkatleri ABD iç siyasetine çeviriyor.
ABD’de derinleşen toplumsal kutuplaşma, ekonomik baskılar ve yönetim krizleri, dış politikada agresif hamlelerle bastırılmaya çalışılıyor. Tarihsel olarak bakıldığında, Washington yönetimlerinin içerde sıkıştığı her dönemde dış düşman yaratma refleksi devreye giriyor.
İsrail faktörü ve bölgesel gerilimin bilinçli tırmandırılması
Sürecin arka planında İsrail’in bölgedeki güvenlik söylemleri ve İran karşıtı baskısı da önemli bir rol oynuyor. İsrail merkezli açıklamaların Batı basınına servis edilmesi, müdahalenin yalnızca ABD’nin değil, daha geniş bir emperyal ittifakın ortak planı olabileceğini düşündürüyor.
Bu tablo, Ortadoğu’nun bir kez daha küresel güçlerin çıkar çatışmalarına kurban edilmek istendiğini açıkça ortaya koyuyor.
Dünya sessiz kalırsa savaş kaçınılmaz olur
Uluslararası toplumun, Birleşmiş Milletler ve küresel kamuoyunun bu noktada sessiz kalması, yeni bir yıkımın önünü açıyor. Emperyal müdahaleler yalnızca hedef alınan ülkeleri değil, tüm bölge halklarını ve dünya barışını tehdit ediyor.
Bugün İran’a yönelen askeri tehdit, yarın başka bir ülkenin kapısına dayanabilir. Bu nedenle dünya halklarının, ABD’nin savaş politikalarına karşı enselerinde hissettikleri sorumlulukla ses yükseltmesi, küresel bir barış hattı örmesi artık bir tercih değil, zorunluluktur.
HABER: Azra Yılmaz
En Çok Okunan Haberler