SON DAKİKA

Epstein’in Gizemli Notu Ortaya Çıktı: “Veda Zamanını Seçmek Bir Lütuf”

ABD’de yıllardır tartışma konusu olan Jeffrey Epstein dosyası yeniden gündemde. Jeffrey Epstein hakkında, ölümünden haftalar önce yazıldığı iddia edilen ve “intihar notu” olarak değerlendirilen bir metin kamuoyuna açıklandı. Amerikan basınında geniş yankı uyandıran not, Epstein’in ölümüne ilişkin yıllardır süren tartışmaları yeniden alevlendirdi.

Haber Giriş Tarihi: 07.05.2026 09:40
Haber Güncellenme Tarihi: 07.05.2026 09:46
Kaynak: Haber Merkezi
https://haberdeger.com/
Epstein’in Gizemli Notu Ortaya Çıktı: “Veda Zamanını Seçmek Bir Lütuf”

CNN ve The New York Times başta olmak üzere ABD medyasında yer alan haberlere göre, söz konusu not New York’taki federal bir yargıcın kararıyla kamuoyuna açıldı. Notun, Epstein’in 2019 yılında Manhattan’daki hapishanede ölü bulunmasından birkaç hafta önce yazıldığı öne sürülüyor.

Kamuoyuna yansıyan metinde dikkat çeken ifadeler yer aldı. Epstein’e ait olduğu iddia edilen notta, “Beni aylarca soruşturdular ve hiçbir şey bulamadılar. Sonra 15 yıl önceki suçlamalar yeniden ortaya çıktı. Ne yapmamı istiyorsunuz, oturup ağlayayım mı? Ne zaman veda edeceğini seçebilmek büyük bir lütuf” ifadelerinin yer aldığı aktarıldı. Amerikan medyası, bu sözlerin “veda mektubu” ya da olası bir “intihar notu” olarak değerlendirildiğini yazdı.

Ancak notun gerçekten Epstein tarafından yazılıp yazılmadığı hâlâ kesinlik kazanmış değil. ABD medyasına konuşan hukuk uzmanları, yazının doğrulanması için el yazısı incelemeleri ve adli analizlerin önemine dikkat çekiyor. Bazı hukuk çevreleri ise notun ortaya çıkarılmasının, yıllardır süren “Epstein gerçekten intihar mı etti?” tartışmasını daha da büyüteceğini düşünüyor.

Dosyaya ilişkin yeni ayrıntılar, Epstein’in eski hücre arkadaşı Nicholas Tartaglione üzerinden gündeme geldi. Cinayet suçlamasıyla tutuklu bulunan Tartaglione’nin, Epstein’in ilk intihar girişiminin ardından hücrede bu notu bulduğu iddia edildi. Notun uzun süre federal mahkeme kayıtlarında mühürlü tutulduğu, daha sonra medyanın başvurusu üzerine gizliliğinin kaldırıldığı belirtildi.

Epstein olayı, yalnızca bir ceza davası olmaktan çok daha büyük bir siyasi ve toplumsal krize dönüşmüştü. 18 yaş altındaki çok sayıda kız çocuğuna yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı kurmakla suçlanan Epstein, 10 Ağustos 2019’da New York’taki yüksek güvenlikli hapishane hücresinde ölü bulunmuştu. Resmî raporlarda ölüm nedeni “intihar” olarak açıklansa da, olayın ardından ortaya çıkan güvenlik kamerası arızaları, nöbet ihmalleri ve çelişkili ifadeler uzun süre komplo teorilerini besledi.

Dava dosyalarında dünya siyasetinden, iş dünyasından ve eğlence sektöründen çok sayıda tanınmış ismin adının geçmesi ise olayın etkisini daha da büyüttü. Belgelerde Donald Trump, Bill Clinton, Prince Andrew, Ehud Barak, Kevin Spacey, Michael Jackson ve David Copperfield gibi isimlerin bulunması, kamuoyunda “küresel elit ağı” tartışmalarını tetiklemişti. Ancak isimlerin dosyalarda geçmesi, bu kişilerin suç işlediği anlamına gelmiyor.

Öte yandan FBI ile ABD Adalet Bakanlığı tarafından yürütülen incelemelerde, kamuoyunda yıllardır konuşulan “gizli müşteri listesi”ne dair somut bir kanıt bulunamadığı açıklandı. Federal yetkililer, Epstein’in ölümünün bir “örtbas operasyonu” sonucu değil, resmî bulgulara göre intihar olduğunu savundu. Buna rağmen özellikle Amerikan kamuoyunda ve sosyal medyada, Epstein’in elindeki bilgilerin bazı güçlü isimleri tehdit ettiği ve bu nedenle susturulduğu yönündeki iddialar hâlâ gündemden düşmüş değil.

Yeni yayımlanan not ise bu tartışmaları yeniden Washington gündemine taşımış durumda. ABD medyasında birçok yorumcu, notun gerçekliğinden bağımsız olarak Epstein dosyasının Amerikan devlet kurumlarına yönelik güvensizliği yeniden artırabileceği değerlendirmesinde bulunuyor.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.