Eski İsrail istihbarat başkanından dikkat çeken açıklama: İran’ın gizli gücü korunuyor
Eski İsrail istihbarat başkanından dikkat çeken açıklama: İran’ın gizli gücü korunuyor
Eski İsrail istihbarat şefi Tamir Hayman, saldırılara rağmen İran'ın nükleer programı ve stratejik kapasitesinin korunduğunu belirtti. Hayman, İran'ın füze üretiminin sürdüğünü ve ABD'nin iyimser tabloyla çelişen bir gerçeklik olduğunu savundu.
Haber Giriş Tarihi: 18.05.2026 23:10
Haber Güncellenme Tarihi: 18.05.2026 23:16
Kaynak:
Haber Merkezi
https://haberdeger.com/
İsrail’in eski üst düzey istihbarat yetkililerinden Tamir Hayman’ın yaptığı açıklamalar, İran’a yönelik aylar süren saldırıların ardından Tel Aviv’de oluşan “zafer” söylemini tartışmaya açtı. İsrail askeri istihbaratının eski başkanı olan Hayman’a göre, İran’ın nükleer programı “özünde değişmedi” ve ülkenin stratejik kapasitesi hâlâ ayakta.
Ortadoğu’da son aylarda yaşanan büyük askeri gerilim boyunca İsrail ve ABD, İran’ın füze üsleri, yer altı tesisleri ve nükleer altyapısına yönelik geniş çaplı operasyonlar düzenlemişti. Ancak Middle East Eye’a konuşan Hayman, saldırıların İran’ın stratejik çekirdeğini tamamen ortadan kaldıramadığını söyledi. Özellikle yer altına taşınmış tesislerin ve dağıtılmış altyapının hâlâ büyük ölçüde işlevsel olduğunu belirten eski istihbarat yetkilisi, İran’ın uzun vadeli kapasitesinin sanıldığından daha güçlü olduğunu savundu.
Hayman’ın açıklamaları, Washington’dan gelen iyimser açıklamalarla çelişiyor. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) yetkilileri son günlerde İran’ın askeri kapasitesinin “önemli ölçüde zayıflatıldığını” ve füze üretim altyapısının ağır darbe aldığını ileri sürmüştü. Ancak İsrail içinden gelen bu değerlendirme, sahadaki gerçek tablonun daha karmaşık olduğuna işaret ediyor.
Eski istihbarat şefine göre İran, balistik füze üretimini de sürdürmeye devam ediyor. Haberde yer alan bilgilere göre Tahran yönetimi aylık yaklaşık 125 balistik füze üretme kapasitesine sahip ve elinde binlerce füzelik bir stok bulunuyor. Bu durum, İsrail’in hava üstünlüğüne rağmen İran’ın caydırıcılık kapasitesini tamamen kaybetmediği yönündeki değerlendirmeleri güçlendiriyor.
Son haftalarda Amerikan istihbarat raporlarında da benzer uyarılar dikkat çekmişti. New York Times’a dayandırılan değerlendirmelerde İran’ın yer altındaki füze ve askeri tesislerinin büyük bölümüne yeniden erişim sağladığı belirtilmişti. Aynı raporlarda, Trump yönetiminin kamuoyuna sunduğu “İran çöktü” anlatısının sahadaki istihbaratla tam olarak örtüşmediği ifade edildi.
Bu tablo, İsrail’in stratejik hedefleri açısından ciddi bir soru işareti yaratıyor. Çünkü Tel Aviv uzun süredir İran’ın yalnızca mevcut kapasitesini değil, gelecekte nükleer silaha ulaşma ihtimalini de ortadan kaldırmayı amaçlıyordu. Ancak savaşın ardından ortaya çıkan değerlendirmeler, İran’ın nükleer bilgi birikimi, bilimsel altyapısı ve dağınık üretim ağı nedeniyle programın tamamen yok edilmesinin çok zor olduğunu gösteriyor.
Öte yandan bölgede diplomatik trafik de hız kazanmış durumda. Reuters ve The Guardian’ın geçtiği son haberlerde, İran’ın savaşın sona ermesi için yeni teklifler sunduğu ve bazı bölgesel aktörlerin arabuluculuk yürüttüğü belirtiliyor. Buna rağmen taraflar arasındaki güvensizlik derinleşirken, yeni bir çatışma ihtimali hâlâ masada duruyor.
İsrail içinde yükselen bu tartışma, aslında daha büyük bir soruya işaret ediyor: Aylar süren saldırılar gerçekten İran’ın stratejik kapasitesini durdurdu mu, yoksa yalnızca daha sert ve daha gizli bir dönemin kapısını mı araladı? Tamir Hayman’ın sözleri, Tel Aviv’de bile bu sorunun net bir cevabının olmadığını gösteriyor.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Eski İsrail istihbarat başkanından dikkat çeken açıklama: İran’ın gizli gücü korunuyor
Eski İsrail istihbarat şefi Tamir Hayman, saldırılara rağmen İran'ın nükleer programı ve stratejik kapasitesinin korunduğunu belirtti. Hayman, İran'ın füze üretiminin sürdüğünü ve ABD'nin iyimser tabloyla çelişen bir gerçeklik olduğunu savundu.
İsrail’in eski üst düzey istihbarat yetkililerinden Tamir Hayman’ın yaptığı açıklamalar, İran’a yönelik aylar süren saldırıların ardından Tel Aviv’de oluşan “zafer” söylemini tartışmaya açtı. İsrail askeri istihbaratının eski başkanı olan Hayman’a göre, İran’ın nükleer programı “özünde değişmedi” ve ülkenin stratejik kapasitesi hâlâ ayakta.
Ortadoğu’da son aylarda yaşanan büyük askeri gerilim boyunca İsrail ve ABD, İran’ın füze üsleri, yer altı tesisleri ve nükleer altyapısına yönelik geniş çaplı operasyonlar düzenlemişti. Ancak Middle East Eye’a konuşan Hayman, saldırıların İran’ın stratejik çekirdeğini tamamen ortadan kaldıramadığını söyledi. Özellikle yer altına taşınmış tesislerin ve dağıtılmış altyapının hâlâ büyük ölçüde işlevsel olduğunu belirten eski istihbarat yetkilisi, İran’ın uzun vadeli kapasitesinin sanıldığından daha güçlü olduğunu savundu.
Hayman’ın açıklamaları, Washington’dan gelen iyimser açıklamalarla çelişiyor. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) yetkilileri son günlerde İran’ın askeri kapasitesinin “önemli ölçüde zayıflatıldığını” ve füze üretim altyapısının ağır darbe aldığını ileri sürmüştü. Ancak İsrail içinden gelen bu değerlendirme, sahadaki gerçek tablonun daha karmaşık olduğuna işaret ediyor.
Eski istihbarat şefine göre İran, balistik füze üretimini de sürdürmeye devam ediyor. Haberde yer alan bilgilere göre Tahran yönetimi aylık yaklaşık 125 balistik füze üretme kapasitesine sahip ve elinde binlerce füzelik bir stok bulunuyor. Bu durum, İsrail’in hava üstünlüğüne rağmen İran’ın caydırıcılık kapasitesini tamamen kaybetmediği yönündeki değerlendirmeleri güçlendiriyor.
Son haftalarda Amerikan istihbarat raporlarında da benzer uyarılar dikkat çekmişti. New York Times’a dayandırılan değerlendirmelerde İran’ın yer altındaki füze ve askeri tesislerinin büyük bölümüne yeniden erişim sağladığı belirtilmişti. Aynı raporlarda, Trump yönetiminin kamuoyuna sunduğu “İran çöktü” anlatısının sahadaki istihbaratla tam olarak örtüşmediği ifade edildi.
Bu tablo, İsrail’in stratejik hedefleri açısından ciddi bir soru işareti yaratıyor. Çünkü Tel Aviv uzun süredir İran’ın yalnızca mevcut kapasitesini değil, gelecekte nükleer silaha ulaşma ihtimalini de ortadan kaldırmayı amaçlıyordu. Ancak savaşın ardından ortaya çıkan değerlendirmeler, İran’ın nükleer bilgi birikimi, bilimsel altyapısı ve dağınık üretim ağı nedeniyle programın tamamen yok edilmesinin çok zor olduğunu gösteriyor.
Öte yandan bölgede diplomatik trafik de hız kazanmış durumda. Reuters ve The Guardian’ın geçtiği son haberlerde, İran’ın savaşın sona ermesi için yeni teklifler sunduğu ve bazı bölgesel aktörlerin arabuluculuk yürüttüğü belirtiliyor. Buna rağmen taraflar arasındaki güvensizlik derinleşirken, yeni bir çatışma ihtimali hâlâ masada duruyor.
İsrail içinde yükselen bu tartışma, aslında daha büyük bir soruya işaret ediyor: Aylar süren saldırılar gerçekten İran’ın stratejik kapasitesini durdurdu mu, yoksa yalnızca daha sert ve daha gizli bir dönemin kapısını mı araladı? Tamir Hayman’ın sözleri, Tel Aviv’de bile bu sorunun net bir cevabının olmadığını gösteriyor.
En Çok Okunan Haberler