Financial Times uyardı: Savaşın görünmeyen cephesi, açlık olabilir.
Financial Times uyardı: Savaşın görünmeyen cephesi, açlık olabilir.
İngiliz ekonomi gazetesi Financial Times, bugün yayımladığı dikkat çekici analizinde İran çevresinde büyüyen savaş riskinin yalnızca enerji piyasalarını değil, küresel gıda güvenliğini de tehdit ettiğini yazdı.
Haber Giriş Tarihi: 18.04.2026 09:47
Haber Güncellenme Tarihi: 18.04.2026 10:06
Kaynak:
Haber Merkezi
https://haberdeger.com/
“Yaklaşan küresel gıda krizi” başlıklı değerlendirmede, özellikle yoksul ülkelerin yeni bir açlık dalgasıyla karşı karşıya kalabileceği vurgulandı. Gazeteye göre savaşın İran çevresinde yoğunlaşması halinde, bunun en ağır faturasını dünyanın en kırılgan toplumları ödeyebilir.
Hürmüz Boğazı sadece petrol hattı değil
Financial Times analizine göre kamuoyunda kriz çoğunlukla petrol fiyatları üzerinden tartışılsa da, Hürmüz Boğazı ve Körfez hattı aynı zamanda tarım ürünleri, gübre hammaddeleri ve temel gıda tedariki açısından da kritik önemde bulunuyor. Bu güzergâhta yaşanacak her aksama, özellikle buğday, pirinç, şeker, yağ ve yem ürünlerinde küresel fiyat baskısını artırabilir.
Uzmanlara göre deniz sigorta maliyetlerinin yükselmesi, gemi rotalarının uzaması ve limanlardaki gecikmeler bile fiyatları kısa sürede yukarı çekmeye yeterli olabilir.
En büyük darbeyi yoksul ülkeler alacak
Analizde özellikle Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Sahra Altı Afrika ülkelerine dikkat çekiliyor. Bu bölgelerde milyonlarca insan zaten ithal gıdaya bağımlı durumda. Birçok ülke yüksek borç, zayıf para birimi ve sınırlı kamu bütçesi nedeniyle yeni bir fiyat şokunu karşılayacak kapasiteye sahip değil.
Financial Times’a göre Yemen, Sudan, Somali, Lübnan, Afganistan gibi kırılgan ekonomilerde savaşın dolaylı etkileri hızla insani krize dönüşebilir. Çünkü bu ülkelerde ekmek fiyatındaki küçük artışlar bile siyasi ve toplumsal sarsıntılar yaratabiliyor.
Gübre krizi yeni hasatları vurabilir
Analizde dikkat çekilen bir diğer başlık ise gübre piyasası oldu. İran ve bölge ülkeleri, doğal gaz ve petrokimya zinciri üzerinden gübre üretiminde önemli rol oynuyor. Enerji fiyatlarının sıçraması, gübre maliyetlerini artırarak yalnızca bugünü değil gelecek sezonların tarımsal üretimini de tehdit ediyor.
Bu durum, savaşın etkisinin sadece birkaç aylık olmayabileceğini gösteriyor. Çünkü çiftçiler daha pahalı gübre kullanmak zorunda kalırsa üretim düşebilir, bu da sonraki hasat dönemlerinde daha yüksek fiyatlar anlamına gelir.
Dünya Gıda Programı alarm verebilir
Birleşmiş Milletler kuruluşlarının son yıllarda Ukrayna savaşı, kuraklıklar ve iklim krizinin etkileriyle zaten ağır baskı altında olduğu biliniyor. FT’ye göre İran merkezli yeni bir bölgesel savaş, yardım kuruluşlarının lojistik kapasitesini zorlayabilir ve milyonlarca kişiye ulaştırılan destek programlarını sekteye uğratabilir.
Enerji krizi ile gıda krizi birleşebilir
Uzmanlara göre petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki artış, taşımacılık maliyetleri üzerinden gıda fiyatlarını ikinci kez yukarı iter. Yani savaş ortamında hem üretim maliyetleri hem de sevkiyat maliyetleri aynı anda yükselir. Bu da çift yönlü enflasyon baskısı yaratır.
Özellikle gelişmekte olan ülkelerde merkez bankalarının zaten yüksek enflasyonla mücadele ettiği düşünüldüğünde, yeni bir gıda şoku siyasi sonuçlar da doğurabilir.
FT’nin mesajı: Savaşın bedeli cephede kalmaz
Financial Times analizinin temel mesajı net: İran çevresindeki savaş, yalnızca bölgesel askeri mesele olarak okunamaz. Bu tür çatışmalar dünyanın başka köşelerinde sofraları boşaltabilir, yoksulluğu artırabilir ve yeni göç dalgalarını tetikleyebilir. Gazeteye göre şimdi atılması gereken adım, en kırılgan ülkeleri koruyacak acil finansman mekanizmaları, insani yardım koridorları ve gıda piyasalarında koordinasyon sağlanmasıdır. Aksi halde savaşın görünmeyen cephesi, açlık olabilir.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Financial Times uyardı: Savaşın görünmeyen cephesi, açlık olabilir.
İngiliz ekonomi gazetesi Financial Times, bugün yayımladığı dikkat çekici analizinde İran çevresinde büyüyen savaş riskinin yalnızca enerji piyasalarını değil, küresel gıda güvenliğini de tehdit ettiğini yazdı.
“Yaklaşan küresel gıda krizi” başlıklı değerlendirmede, özellikle yoksul ülkelerin yeni bir açlık dalgasıyla karşı karşıya kalabileceği vurgulandı. Gazeteye göre savaşın İran çevresinde yoğunlaşması halinde, bunun en ağır faturasını dünyanın en kırılgan toplumları ödeyebilir.
Hürmüz Boğazı sadece petrol hattı değil
Financial Times analizine göre kamuoyunda kriz çoğunlukla petrol fiyatları üzerinden tartışılsa da, Hürmüz Boğazı ve Körfez hattı aynı zamanda tarım ürünleri, gübre hammaddeleri ve temel gıda tedariki açısından da kritik önemde bulunuyor. Bu güzergâhta yaşanacak her aksama, özellikle buğday, pirinç, şeker, yağ ve yem ürünlerinde küresel fiyat baskısını artırabilir.
Uzmanlara göre deniz sigorta maliyetlerinin yükselmesi, gemi rotalarının uzaması ve limanlardaki gecikmeler bile fiyatları kısa sürede yukarı çekmeye yeterli olabilir.
En büyük darbeyi yoksul ülkeler alacak
Analizde özellikle Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Sahra Altı Afrika ülkelerine dikkat çekiliyor. Bu bölgelerde milyonlarca insan zaten ithal gıdaya bağımlı durumda. Birçok ülke yüksek borç, zayıf para birimi ve sınırlı kamu bütçesi nedeniyle yeni bir fiyat şokunu karşılayacak kapasiteye sahip değil.
Financial Times’a göre Yemen, Sudan, Somali, Lübnan, Afganistan gibi kırılgan ekonomilerde savaşın dolaylı etkileri hızla insani krize dönüşebilir. Çünkü bu ülkelerde ekmek fiyatındaki küçük artışlar bile siyasi ve toplumsal sarsıntılar yaratabiliyor.
Gübre krizi yeni hasatları vurabilir
Analizde dikkat çekilen bir diğer başlık ise gübre piyasası oldu. İran ve bölge ülkeleri, doğal gaz ve petrokimya zinciri üzerinden gübre üretiminde önemli rol oynuyor. Enerji fiyatlarının sıçraması, gübre maliyetlerini artırarak yalnızca bugünü değil gelecek sezonların tarımsal üretimini de tehdit ediyor.
Bu durum, savaşın etkisinin sadece birkaç aylık olmayabileceğini gösteriyor. Çünkü çiftçiler daha pahalı gübre kullanmak zorunda kalırsa üretim düşebilir, bu da sonraki hasat dönemlerinde daha yüksek fiyatlar anlamına gelir.
Dünya Gıda Programı alarm verebilir
Birleşmiş Milletler kuruluşlarının son yıllarda Ukrayna savaşı, kuraklıklar ve iklim krizinin etkileriyle zaten ağır baskı altında olduğu biliniyor. FT’ye göre İran merkezli yeni bir bölgesel savaş, yardım kuruluşlarının lojistik kapasitesini zorlayabilir ve milyonlarca kişiye ulaştırılan destek programlarını sekteye uğratabilir.
Enerji krizi ile gıda krizi birleşebilir
Uzmanlara göre petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki artış, taşımacılık maliyetleri üzerinden gıda fiyatlarını ikinci kez yukarı iter. Yani savaş ortamında hem üretim maliyetleri hem de sevkiyat maliyetleri aynı anda yükselir. Bu da çift yönlü enflasyon baskısı yaratır.
Özellikle gelişmekte olan ülkelerde merkez bankalarının zaten yüksek enflasyonla mücadele ettiği düşünüldüğünde, yeni bir gıda şoku siyasi sonuçlar da doğurabilir.
FT’nin mesajı: Savaşın bedeli cephede kalmaz
Financial Times analizinin temel mesajı net: İran çevresindeki savaş, yalnızca bölgesel askeri mesele olarak okunamaz. Bu tür çatışmalar dünyanın başka köşelerinde sofraları boşaltabilir, yoksulluğu artırabilir ve yeni göç dalgalarını tetikleyebilir. Gazeteye göre şimdi atılması gereken adım, en kırılgan ülkeleri koruyacak acil finansman mekanizmaları, insani yardım koridorları ve gıda piyasalarında koordinasyon sağlanmasıdır. Aksi halde savaşın görünmeyen cephesi, açlık olabilir.
En Çok Okunan Haberler