SON DAKİKA

PJAK gerçekten ne kadar güçlü? İran’ı sarsabilir mi, yoksa medya balonu mu?

İran gibi yaklaşık 90 milyona yaklaşan nüfusa sahip, güçlü güvenlik bürokrasisi olan, istihbarat kapasitesi yüksek ve sert devlet refleksleri bulunan bir ülkeyi tek başına PJAK’ın sarsması gerçekçi görünmüyor.

Haber Giriş Tarihi: 18.04.2026 16:00
Haber Güncellenme Tarihi: 18.04.2026 16:15
Kaynak: Haber Merkezi
https://haberdeger.com/
PJAK gerçekten ne kadar güçlü? İran’ı sarsabilir mi, yoksa medya balonu mu?

Ortadoğu’da kriz anlarında bazı hareketler hızlı bir şekilde manşetlere taşınır. Son yıllarda bunlardan biri de PJAK oldu. Özellikle İran’daki iç gerilimler, sınır hattındaki çatışmalar ve bölgesel savaş ihtimalleri arttığında, PJAK’ın “İran’ı içeriden sarsabilecek güç” olduğu yönünde yorumlar yeniden dolaşıma giriyor.

Peki bu iddialar ne kadar gerçekçi? PJAK gerçekten İran devletini zorlayabilecek kapasitede mi? Yoksa kriz dönemlerinde büyütülen bir jeopolitik gölge mi? Bu sorunun cevabı, hem evet hem hayır.

Sınır dağlarının örgütü

PJAK, esas olarak İran’ın batısındaki Kürt nüfuslu bölgelerde etkili olmaya çalışan, ideolojik ve askeri olarak daha geniş Kürt hareketiyle ilişkili bir yapı olarak biliniyor. Faaliyet alanı çoğunlukla Zagros Dağları çevresi ve İran-Irak sınır hattı.

Bu coğrafya önemlidir. Çünkü dağlık sınırlar, Ortadoğu tarihinde merkezi devletlerin en zayıf olduğu alanlardır. Kaçak geçişler, yerel ağlar, aşiret bağları ve zor arazi koşulları küçük örgütlere manevra alanı sağlar.

Bu nedenle PJAK, klasik anlamda büyük bir ordu değildir. Ama düşük yoğunluklu çatışma kapasitesine sahip, hareketli, dağınık ve yerel dayanaklar üzerinden varlık sürdüren bir yapı olarak görülüyor.

PJAK Eş Genel Başkanı Emir Kerimi, BBC Türkçe’ye verdiği yazılı yanıtta İsrail-İran gerilimine ilişkin şu ifadeyi kullandı: “İsrail ile İran arasındaki savaş bizim ve halkımızın savaşı değildir, tarafı değiliz.”

İran’ı yıkabilecek güç mü? Kısa cevap: Hayır

İran gibi yaklaşık 90 milyona yaklaşan nüfusa sahip, güçlü güvenlik bürokrasisi olan, istihbarat kapasitesi yüksek ve sert devlet refleksleri bulunan bir ülkeyi tek başına PJAK’ın sarsması gerçekçi görünmüyor.

İran son kırk yılda; ağır yaptırımlar, kitlesel protestolar, bölgesel savaş baskıları, suikastlar ve sabotajlar gibi çok sayıda kriz yaşadı. Buna rağmen devlet aygıtı çökmüş değil. Bu nedenle PJAK’ın tek başına rejim değişikliği yaratacağı tezleri çoğu zaman abartılıdır.

Burada ikinci gerçek devreye giriyor: PJAK küçük olabilir ama etkisiz değildir.

İran açısından PJAK’ın yaratabileceği riskler şunlar olabilir:

Devlet, batı sınırında sürekli askerî ve istihbarî kaynak ayırmak zorunda kalır.

Ülke içindeki başka huzursuzluklarla birleşirse “merkez zayıflıyor” algısı doğabilir.

Kürt bölgelerinde her silahlı hareket, sadece askeri değil kimlik siyaseti anlamı da taşır.

İran aynı anda ekonomik kriz, dış saldırı tehdidi ve iç protestolar yaşarsa küçük aktörlerin etkisi büyür. Yani PJAK tek başına büyük güç olmayabilir; fakat büyük krizlerin çarpanı olabilir.

PJAK Eşbaşkanı Amir Kerimi ŞarkulAwsat’a verdiği röportajda ABD ve İran üzerine şu ifadeleri kullandı:

“Washington’un temel amacı rejimi değiştirmek değil, davranışlarını değiştirmektir.”

“İran halkı kendi geleceğini kendisi belirlemelidir.”

İran neden dikkatle izliyor?

Tahran yönetimi PJAK’ı yalnızca askeri bir gruptan ziyade potansiyel bir zincir reaksiyon unsuru olarak görür.

Çünkü mesele sadece birkaç sınır saldırısı değildir. Mesele şu sorudur:

“Eğer ekonomik kriz derinleşirse, şehir protestoları büyürse ve çevre bölgelerde çatışmalar artarsa, çevre etnik bölgelerde ne olur?”

İran gibi çok katmanlı toplumlarda merkez-çevre ilişkisi stratejik önemdedir.

Amir Kerimi aynı söyleşide İran iç protestolarına dair şunları söyledi:

“Rejimi diz çöktürebilecek esas güç halk ayaklanmasıdır.”

“Kadın, Yaşam, Özgürlük süreci İran devletini sarstı.”

“Toplum artık eski toplum değildir.”

Dağdaki küçük aktör, masadaki büyük başlık

Ortadoğu’da bazen küçük örgütler büyük devletleri deviremez; fakat büyük devletlerin zayıf anlarında tarihin akışını etkileyebilir.

PJAK bugün muhtemelen böyle bir noktada duruyor.

Gücü abartıldığında propaganda olur. Yok sayıldığında analiz hatası yapılır.

Asıl soru PJAK’ın ne kadar güçlü olduğu değil, İran devletinin ne kadar kırılgan hale gelebileceği sorusudur.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.