MOSSAD’da Büyük Kriz: Netanyahu’nun Halef Planına İstihbarat Darbesi
MOSSAD’da Büyük Kriz: Netanyahu’nun Halef Planına İstihbarat Darbesi
Mossad Başkanı David Barnea, Başbakan Netanyahu'nun kurumun başına General Roman Gofman'ı getirme isteğine karşı çıktı. Atamayı 'uygunsuz' bulan Barnea ile Netanyahu arasında güvenlik bürokrasisinde derin bir güç savaşı yaşanıyor.
Haber Giriş Tarihi: 12.05.2026 22:51
Haber Güncellenme Tarihi: 12.05.2026 22:54
Kaynak:
Haber Merkezi
https://haberdeger.com/
İsrail’de devletin en kritik güvenlik kurumlarından biri olan Mossad etrafında dikkat çekici bir kriz patlak verdi. İsrail basınında yer alan haberlere göre, mevcut Mossad Direktörü David Barnea, Başbakan Benjamin Netanyahu’nun yerine hazırladığı yeni Mossad başkanı adayına açık şekilde karşı çıktı. Bu gelişme İsrail’in güvenlik aygıtı içinde büyüyen güç savaşının yeni bir işareti olarak değerlendiriliyor.
İddiaya göre Netanyahu, Mossad’ın başına kendi askeri sekreteri olan General Roman Gofman’ı getirmek istiyor. Ancak Mossad Başkanı Barnea’nın hazırladığı özel bir yazıyla bu atamaya karşı çıktığı ve Gofman’ı “göreve uygun olmayan bir isim” olarak değerlendirdiği öne sürüldü. İsrail medyasına göre Barnea, özellikle 2022’de yaşanan bir askeri prosedür ihlalini gerekçe göstererek Gofman’ın Mossad gibi kritik bir kurumu yönetemeyeceğini savundu.
Krizin perde arkasında ise çok daha derin bir mesele olduğu konuşuluyor. Netanyahu’nun son yıllarda İsrail güvenlik bürokrasisini tamamen kendi çizgisine göre yeniden şekillendirmeye çalıştığı ve özellikle İran savaşından sonra “kendisine mutlak bağlı” bir güvenlik mimarisi kurmak istediği iddia ediliyor. Intelligence Online’ın analizine göre Netanyahu, İran operasyonları sonrası Mossad ve diğer güvenlik kurumlarında kendisine yakın isimleri stratejik pozisyonlara yerleştirmeye başladı.
İsrail’de bazı çevreler bu süreci “devlet içinde sadakat testi” olarak yorumluyor. Çünkü Barnea, İran operasyonlarının mimarlarından biri olmasına rağmen son dönemde Netanyahu ile ciddi görüş ayrılıkları yaşamaya başladı. Özellikle İran’a yönelik stratejiler, bölgesel savaşın yönetimi ve Washington ile ilişkiler konusunda güvenlik elitleri içinde çatlakların büyüdüğü belirtiliyor.
İsrail medyasındaki yorumlarda dikkat çeken bir başka detay ise Netanyahu’nun tepkisi oldu. Başbakan, Mossad başkanını belirleme yetkisinin kendisinde olduğunu söyleyerek sert bir açıklama yaptı. Netanyahu, Gofman’a yönelik eleştirilerin “politik ve elitist” nedenlerden kaynaklandığını savundu. Hatta bazı açıklamalarında Gofman’ın Sovyetler Birliği kökenli olmasına gönderme yaparak “sistemin dışından gelen isimlerin hedef alındığını” ima etti.
Ancak İsrail’de muhalefet ve bazı eski güvenlik yetkilileri farklı düşünüyor. Onlara göre mesele sadece bir atama değil. Bu atama Netanyahu’nun güvenlik kurumlarını tamamen siyasallaştırma girişimidir. Özellikle Mossad gibi uluslararası operasyon ağına sahip bir kurumun doğrudan siyasi sadakat ekseninde yeniden yapılandırılmasının İsrail devleti içinde ciddi bir kırılmaya yol açabileceği ifade ediliyor.
Bu tartışmaların İran savaşı sonrası döneme denk gelmesi de dikkat çekiyor. Son aylarda İsrail güvenlik bürokrasisi içinde “kim başarısız oldu” tartışmaları büyüyor. İran’a karşı yürütülen operasyonların ardından İsrail kamuoyunda ciddi güvenlik sorgulamaları ortaya çıkarken, Mossad, ordu ve siyasi liderlik arasında karşılıklı suçlamaların arttığı belirtiliyor.
Bazı İsrailli yorumcular ise bu krizin yalnızca Mossad’la sınırlı olmadığını düşünüyor. Onlara göre İsrail devleti içinde uzun süredir görülmeyen ölçekte bir “güvenlik elitleri savaşı” yaşanıyor. Bir tarafta Netanyahu’ya tam bağlı yeni güvenlik kadroları oluşturulurken, diğer tarafta eski güvenlik aklı buna direnmeye çalışıyor.
Özellikle İran dosyası nedeniyle Mossad’ın son dönemde olağanüstü yetkiler elde ettiği ve bölgesel operasyonların merkezine yerleştiği düşünüldüğünde, yeni Mossad başkanının kim olacağı tüm Ortadoğu dengeleri açısından kritik görülüyor. Çünkü bu isim; İran operasyonları, Lübnan, Suriye ve bölgesel gizli savaşların geleceğini doğrudan şekillendirebilir.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
MOSSAD’da Büyük Kriz: Netanyahu’nun Halef Planına İstihbarat Darbesi
Mossad Başkanı David Barnea, Başbakan Netanyahu'nun kurumun başına General Roman Gofman'ı getirme isteğine karşı çıktı. Atamayı 'uygunsuz' bulan Barnea ile Netanyahu arasında güvenlik bürokrasisinde derin bir güç savaşı yaşanıyor.
İsrail’de devletin en kritik güvenlik kurumlarından biri olan Mossad etrafında dikkat çekici bir kriz patlak verdi. İsrail basınında yer alan haberlere göre, mevcut Mossad Direktörü David Barnea, Başbakan Benjamin Netanyahu’nun yerine hazırladığı yeni Mossad başkanı adayına açık şekilde karşı çıktı. Bu gelişme İsrail’in güvenlik aygıtı içinde büyüyen güç savaşının yeni bir işareti olarak değerlendiriliyor.
İddiaya göre Netanyahu, Mossad’ın başına kendi askeri sekreteri olan General Roman Gofman’ı getirmek istiyor. Ancak Mossad Başkanı Barnea’nın hazırladığı özel bir yazıyla bu atamaya karşı çıktığı ve Gofman’ı “göreve uygun olmayan bir isim” olarak değerlendirdiği öne sürüldü. İsrail medyasına göre Barnea, özellikle 2022’de yaşanan bir askeri prosedür ihlalini gerekçe göstererek Gofman’ın Mossad gibi kritik bir kurumu yönetemeyeceğini savundu.
Krizin perde arkasında ise çok daha derin bir mesele olduğu konuşuluyor. Netanyahu’nun son yıllarda İsrail güvenlik bürokrasisini tamamen kendi çizgisine göre yeniden şekillendirmeye çalıştığı ve özellikle İran savaşından sonra “kendisine mutlak bağlı” bir güvenlik mimarisi kurmak istediği iddia ediliyor. Intelligence Online’ın analizine göre Netanyahu, İran operasyonları sonrası Mossad ve diğer güvenlik kurumlarında kendisine yakın isimleri stratejik pozisyonlara yerleştirmeye başladı.
İsrail’de bazı çevreler bu süreci “devlet içinde sadakat testi” olarak yorumluyor. Çünkü Barnea, İran operasyonlarının mimarlarından biri olmasına rağmen son dönemde Netanyahu ile ciddi görüş ayrılıkları yaşamaya başladı. Özellikle İran’a yönelik stratejiler, bölgesel savaşın yönetimi ve Washington ile ilişkiler konusunda güvenlik elitleri içinde çatlakların büyüdüğü belirtiliyor.
İsrail medyasındaki yorumlarda dikkat çeken bir başka detay ise Netanyahu’nun tepkisi oldu. Başbakan, Mossad başkanını belirleme yetkisinin kendisinde olduğunu söyleyerek sert bir açıklama yaptı. Netanyahu, Gofman’a yönelik eleştirilerin “politik ve elitist” nedenlerden kaynaklandığını savundu. Hatta bazı açıklamalarında Gofman’ın Sovyetler Birliği kökenli olmasına gönderme yaparak “sistemin dışından gelen isimlerin hedef alındığını” ima etti.
Ancak İsrail’de muhalefet ve bazı eski güvenlik yetkilileri farklı düşünüyor. Onlara göre mesele sadece bir atama değil. Bu atama Netanyahu’nun güvenlik kurumlarını tamamen siyasallaştırma girişimidir. Özellikle Mossad gibi uluslararası operasyon ağına sahip bir kurumun doğrudan siyasi sadakat ekseninde yeniden yapılandırılmasının İsrail devleti içinde ciddi bir kırılmaya yol açabileceği ifade ediliyor.
Bu tartışmaların İran savaşı sonrası döneme denk gelmesi de dikkat çekiyor. Son aylarda İsrail güvenlik bürokrasisi içinde “kim başarısız oldu” tartışmaları büyüyor. İran’a karşı yürütülen operasyonların ardından İsrail kamuoyunda ciddi güvenlik sorgulamaları ortaya çıkarken, Mossad, ordu ve siyasi liderlik arasında karşılıklı suçlamaların arttığı belirtiliyor.
Bazı İsrailli yorumcular ise bu krizin yalnızca Mossad’la sınırlı olmadığını düşünüyor. Onlara göre İsrail devleti içinde uzun süredir görülmeyen ölçekte bir “güvenlik elitleri savaşı” yaşanıyor. Bir tarafta Netanyahu’ya tam bağlı yeni güvenlik kadroları oluşturulurken, diğer tarafta eski güvenlik aklı buna direnmeye çalışıyor.
Özellikle İran dosyası nedeniyle Mossad’ın son dönemde olağanüstü yetkiler elde ettiği ve bölgesel operasyonların merkezine yerleştiği düşünüldüğünde, yeni Mossad başkanının kim olacağı tüm Ortadoğu dengeleri açısından kritik görülüyor. Çünkü bu isim; İran operasyonları, Lübnan, Suriye ve bölgesel gizli savaşların geleceğini doğrudan şekillendirebilir.
En Çok Okunan Haberler