SON DAKİKA

ABD ordusunun etik doktrini yok

ABD merkezli strateji ve savunma platformu War on the Rocks’ta yayımlanan dikkat çekici bir analiz, Amerikan ordusunun yıllardır teknolojiye, silah kapasitesine ve operasyonel üstünlüğe yatırım yaptığını ancak savaşın “ahlaki yükü” konusunda ciddi bir doktrin boşluğu taşıdığını öne sürdü.

Haber Giriş Tarihi: 26.05.2026 17:10
Haber Güncellenme Tarihi: 26.05.2026 17:16
Kaynak: Haber Merkezi
https://haberdeger.com/
ABD ordusunun etik doktrini yok

Irak ve Afganistan’da görev yapmış eski deniz piyadesi subayı Dennis W. Katolin tarafından kaleme alınan analizde, ABD ordusunun askerleri fiziksel ve taktiksel olarak savaşa hazırladığı fakat savaşın psikolojik ve etik yıkımına karşı hazırlıksız bıraktığı savunuldu.

Katolin’in yazısı, klasik bir “ordu eleştirisi”nden çok daha derin bir tartışmaya dayanıyor. Yazara göre asıl mesele doğrudan savaş kapasitesinin kendisi. Çünkü modern savaşta moral çöküş yaşayan, neden savaştığını sorgulayan veya etik pusulasını kaybeden askerlerin uzun vadede askeri etkinliği de çökmeye başlıyor.

Yazıda dikkat çeken bölümlerden biri, Katolin’in Irak’ta yaşadığı kişisel deneyim oldu. 2004 yılında Irak’ın El-Kaim bölgesinde görev yaptığını anlatan eski subay, bir telsiz anonsuyla bir komutanlarının öldürüldüğünü öğrendiği anı aktarırken, “taktiksel olarak hazırdım ama ahlaki olarak savaşa hazırlanmamıştım” ifadelerini kullandı. Ona göre Amerikan ordusu askerlerine silah kullanmayı, operasyon yönetmeyi ve hayatta kalmayı öğretiyor ama ölüm, vicdan, korku, öfke ve travmanın içsel boyutuna dair sistematik bir eğitim vermiyor.

Analizde özellikle ABD Deniz Piyadeleri’nin temel doktrinlerinden biri olan Warfighting metnine atıf yapılıyor. Bu doktrinde savaşın “ahlaki bir sınav” olduğu vurgulanmasına rağmen, pratikte Pentagon’un bu alanda kurumsal bir etik doktrin geliştirmediği belirtiliyor. Katolin’e göre bu boşluk, özellikle Irak ve Afganistan savaşlarından sonra daha görünür hale geldi.

Yazar, son yıllarda Amerikan ordusunda yaşanan disiplin krizleri, savaş travmaları, intihar vakaları ve komuta problemlerinin arkasında da bu etik boşluğun bulunduğunu düşünüyor. Ona göre ABD ordusu teknoloji merkezli bir savaş anlayışına yöneldikçe, insan unsurunun manevi dayanıklılığı ikinci plana itildi.

Analiz, Pentagon içinde son dönemde yeniden yükselen “warrior ethos” yani “savaşçı ruhu” tartışmalarına da bağlanıyor. ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth’in göreve gelir gelmez “Amerikan ordusunda savaşçı ruhu yeniden inşa edeceğiz” açıklaması yaptığı hatırlatılırken, Katolin bu söylemin tek başına yeterli olmadığını savunuyor. Ona göre etik temeli olmayan bir “savaşçı ruhu” söylemi slogan üretmekten ibaret kalıyor.

Özellikle Çin ve Rusya ile olası uzun süreli çatışma senaryolarında askerlerin psikolojik ve ahlaki dayanıklılığının da belirleyici olacağı vurgulanıyor. Daha önce Heritage Foundation tarafından yayımlanan raporlarda da ABD ordusunun “zayıflayan savaş kapasitesi” ve “ciddi hazırlık sorunları” gündeme taşınmıştı.

Pentagon’un yapay zekâ, siber savaş ve insansız sistemlere yaptığı dev yatırımlar nedeniyle “ahlaki karar alma mekanizmalarının” giderek makinelere devredildiği yönünde eleştiriler de artıyor. Özellikle savaş teknolojilerinin etik sınırları üzerine yapılan akademik çalışmalarda, modern orduların yeni etik normlar üretmek zorunda olduğu vurgulanıyor.

Katolin’in yazısı, aslında Amerikan askeri düşüncesinde uzun süredir büyüyen daha geniş bir krizin işareti olarak değerlendiriliyor. Çünkü Pentagon, Soğuk Savaş sonrası dönemde “yüksek teknoloji merkezli savaş” anlayışına yönelirken, insan unsurunun moral ve etik boyutunu büyük ölçüde ihmal etti. Irak ve Afganistan savaşları ise bu yaklaşımın sınırlarını ortaya çıkardı.

Bugün Washington’da giderek daha fazla stratejist, geleceğin savaşlarının sadece füze, drone ve yapay zekâ yarışından ibaret olmayacağını düşünüyor. Asıl meselenin; uzun süreli çatışmalarda orduların moral dayanıklılığı, toplumsal meşruiyeti ve askerlerin psikolojik direnci olacağı savunuluyor.

Katolin’in sert uyarısı da tam bu noktada yoğunlaşıyor: Pentagon ya savaşın etik boyutunu kurumsal bir doktrine dönüştürecek ya da yeni nesil askerler, bir sonraki büyük savaşta kendi kırılma noktalarını cephede öğrenmek zorunda kalacak.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.