İsrail'de ilk kez oy kullanacak 640 bin genç seçimlerin kaderini belirleyebilir
İsrail'de ilk kez oy kullanacak 640 bin genç seçimlerin kaderini belirleyebilir
İsrail'de erken genel seçimlerde ilk kez oy kullanacak 640 bin gencin yüksek katılım isteği dikkat çekiyor. IDI araştırmasına göre, savaş ve krizlerle büyüyen bu kuşak, mevcut siyasi düzende değişim ve sonuç odaklı politikalar bekliyor.
Haber Giriş Tarihi: 23.06.2026 14:25
Haber Güncellenme Tarihi: 23.06.2026 14:28
Kaynak:
Haber Merkezi
https://haberdeger.com/
İsrail'de yapılacak erken genel seçimler ülkenin geleceğini şekillendirecek yeni bir seçmen kuşağına da sahne olacak. İlk kez oy kullanacak yaklaşık 640 bin genç seçmenin siyasi tercihleri, uzun süredir kutuplaşmış olan İsrail siyasetinin yönünü değiştirebilecek en önemli değişkenlerden biri olarak görülüyor. Son araştırmalar ise bu kuşağın önceki nesillerden farklı bir ruh haline sahip olduğunu ortaya koyuyor.
İsrail Demokrasi Enstitüsü'nün (Israel Democracy Institute-IDI) 18-22 yaş grubunda yaklaşık 600 gençle yaptığı araştırmaya göre ilk kez oy kullanacak seçmenlerin yüzde 91'i sandığa gitmeyi planlıyor. Daha da dikkat çekici olan ise gençlerin büyük çoğunluğunun "oyum ülkenin kaderini değiştirebilir" düşüncesine sahip olması. Bu oran, son yıllarda Batılı demokrasilerde gençler arasında görülen siyasal umutsuzluğun aksine İsrail'de yüksek düzeyde siyasal mobilizasyonun oluştuğunu gösteriyor.
Ancak bu yüksek katılım isteği, sistemden memnuniyet anlamına gelmiyor.
Son üç yıl boyunca savaşlar, güvenlik krizleri, ekonomik belirsizlik ve siyasi kutuplaşma içinde büyüyen bu nesil, mevcut siyasi elitlere yönelik ciddi bir güven sorunu taşıyor. Araştırmaya göre gençlerin önemli bir bölümü ülkedeki siyasi sistemin değişime ihtiyaç duyduğunu düşünüyor. Bu nedenle seçim, yalnızca partiler arasında değil, aynı zamanda eski siyasal düzen ile yeni kuşağın beklentileri arasında da bir referanduma dönüşmüş durumda.
Savaş kuşağı ilk kez sandık başında
Bu seçmen kitlesi, Covid-19 pandemisini, 7 Ekim sonrası yaşanan güvenlik krizini, Gazze savaşını, Lübnan cephesindeki çatışmaları ve İsrail tarihinin en büyük toplumsal kutuplaşmasını aynı gençlik döneminde yaşadı.
İsrail’de ki araştırmacılara göre bu nedenle ilk kez oy kullanacak seçmenler klasik sağ-sol ekseninden ziyade üç temel konu üzerinden tercih yapıyor: Güvenlik, devlet kurumlarına güven, ekonomik gelecek.
Özellikle zorunlu askerlik deneyimi yaşayan gençlerin önemli bir kısmı savaşın maliyetlerini doğrudan hisseden bir kuşak olarak tanımlanıyor. Bu durum onları hem daha milliyetçi reflekslere hem de mevcut yönetimi sorgulayan daha eleştirel bir çizgiye aynı anda yaklaştırıyor.
Netanyahu hâlâ en güçlü isim ama...
Son aylarda yayımlanan seçim anketleri ilginç bir tablo ortaya koyuyor.
Netanyahu’nın partisi Likud hâlâ tek başına en büyük parti görünümünü koruyor. Ancak hiçbir blok tek başına hükümet kurabilecek çoğunluğa ulaşamıyor. Eski Başbakan Naftali Bennett etrafında şekillenebilecek olası ittifak senaryoları ise sağ blok içindeki dengeleri değiştirebilecek potansiyele sahip.
Anketler ayrıca kişisel liderlik konusunda da ciddi bir yorgunluğa işaret ediyor.
İsrail kamuoyunda giderek daha fazla seçmen, ülkenin yaşadığı krizlerin yalnızca tek bir lider değişikliğiyle çözülemeyeceğini düşünüyor. Bu değerlendirme, özellikle savaş sonrası dönemde devlet kurumlarına duyulan güven kaybıyla birlikte okunuyor.
Gençler ideolojiden çok "etki" arıyor
Araştırmanın belki de en dikkat çekici sonucu genç seçmenlerin ideolojik sadakatten ziyade sonuç odaklı davranması.
Katılımcıların önemli bölümü; oylarının gerçekten politika değiştireceğine, hükümetleri etkileyebileceğine, ülkenin geleceğini belirleyebileceğine inanıyor.
Bu durum, son yıllarda İsrail siyasetinde görülen parçalı parti yapısını daha da hareketlendirebilir.
Özellikle merkez partiler ile yeni siyasi oluşumların genç seçmenlerden beklenenden daha fazla destek alma ihtimali bulunuyor. Buna karşın güvenlik gündeminin yeniden sertleşmesi halinde sağ partilerin avantajını koruyabileceği de değerlendiriliyor.
İsrail siyasetinde kuşak değişimi mi geliyor?
İsrail seçimleri uzun yıllardır güvenlik, İran tehdidi ve Filistin meselesi etrafında şekilleniyordu.
Bu kez ise tablo biraz farklı.
İlk kez oy kullanacak yüz binlerce genç, savaşın gölgesinde büyüyen bir nesil olarak ekonomik istikrarı, devlet kurumlarının yeniden güçlendirilmesini ve siyasal sistemin işleyişini de sorguluyor.
Bu nedenle yaklaşan seçimler İsrail'de yeni bir siyasal kuşağın doğup doğmayacağını da test edecek. Genç seçmenlerin sandıkta göstereceği yönelim, koalisyon matematiğinden çok daha derin bir dönüşümün habercisi olabilir. Çünkü ilk kez oy kullanacak kuşak, İsrail siyasetinin gelecek on yılını şekillendirebilecek ağırlığa sahip görünüyor.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
İsrail'de ilk kez oy kullanacak 640 bin genç seçimlerin kaderini belirleyebilir
İsrail'de erken genel seçimlerde ilk kez oy kullanacak 640 bin gencin yüksek katılım isteği dikkat çekiyor. IDI araştırmasına göre, savaş ve krizlerle büyüyen bu kuşak, mevcut siyasi düzende değişim ve sonuç odaklı politikalar bekliyor.
İsrail'de yapılacak erken genel seçimler ülkenin geleceğini şekillendirecek yeni bir seçmen kuşağına da sahne olacak. İlk kez oy kullanacak yaklaşık 640 bin genç seçmenin siyasi tercihleri, uzun süredir kutuplaşmış olan İsrail siyasetinin yönünü değiştirebilecek en önemli değişkenlerden biri olarak görülüyor. Son araştırmalar ise bu kuşağın önceki nesillerden farklı bir ruh haline sahip olduğunu ortaya koyuyor.
İsrail Demokrasi Enstitüsü'nün (Israel Democracy Institute-IDI) 18-22 yaş grubunda yaklaşık 600 gençle yaptığı araştırmaya göre ilk kez oy kullanacak seçmenlerin yüzde 91'i sandığa gitmeyi planlıyor. Daha da dikkat çekici olan ise gençlerin büyük çoğunluğunun "oyum ülkenin kaderini değiştirebilir" düşüncesine sahip olması. Bu oran, son yıllarda Batılı demokrasilerde gençler arasında görülen siyasal umutsuzluğun aksine İsrail'de yüksek düzeyde siyasal mobilizasyonun oluştuğunu gösteriyor.
Ancak bu yüksek katılım isteği, sistemden memnuniyet anlamına gelmiyor.
Son üç yıl boyunca savaşlar, güvenlik krizleri, ekonomik belirsizlik ve siyasi kutuplaşma içinde büyüyen bu nesil, mevcut siyasi elitlere yönelik ciddi bir güven sorunu taşıyor. Araştırmaya göre gençlerin önemli bir bölümü ülkedeki siyasi sistemin değişime ihtiyaç duyduğunu düşünüyor. Bu nedenle seçim, yalnızca partiler arasında değil, aynı zamanda eski siyasal düzen ile yeni kuşağın beklentileri arasında da bir referanduma dönüşmüş durumda.
Savaş kuşağı ilk kez sandık başında
Bu seçmen kitlesi, Covid-19 pandemisini, 7 Ekim sonrası yaşanan güvenlik krizini, Gazze savaşını, Lübnan cephesindeki çatışmaları ve İsrail tarihinin en büyük toplumsal kutuplaşmasını aynı gençlik döneminde yaşadı.
İsrail’de ki araştırmacılara göre bu nedenle ilk kez oy kullanacak seçmenler klasik sağ-sol ekseninden ziyade üç temel konu üzerinden tercih yapıyor: Güvenlik, devlet kurumlarına güven, ekonomik gelecek.
Özellikle zorunlu askerlik deneyimi yaşayan gençlerin önemli bir kısmı savaşın maliyetlerini doğrudan hisseden bir kuşak olarak tanımlanıyor. Bu durum onları hem daha milliyetçi reflekslere hem de mevcut yönetimi sorgulayan daha eleştirel bir çizgiye aynı anda yaklaştırıyor.
Netanyahu hâlâ en güçlü isim ama...
Son aylarda yayımlanan seçim anketleri ilginç bir tablo ortaya koyuyor.
Netanyahu’nın partisi Likud hâlâ tek başına en büyük parti görünümünü koruyor. Ancak hiçbir blok tek başına hükümet kurabilecek çoğunluğa ulaşamıyor. Eski Başbakan Naftali Bennett etrafında şekillenebilecek olası ittifak senaryoları ise sağ blok içindeki dengeleri değiştirebilecek potansiyele sahip.
Anketler ayrıca kişisel liderlik konusunda da ciddi bir yorgunluğa işaret ediyor.
İsrail kamuoyunda giderek daha fazla seçmen, ülkenin yaşadığı krizlerin yalnızca tek bir lider değişikliğiyle çözülemeyeceğini düşünüyor. Bu değerlendirme, özellikle savaş sonrası dönemde devlet kurumlarına duyulan güven kaybıyla birlikte okunuyor.
Gençler ideolojiden çok "etki" arıyor
Araştırmanın belki de en dikkat çekici sonucu genç seçmenlerin ideolojik sadakatten ziyade sonuç odaklı davranması.
Katılımcıların önemli bölümü; oylarının gerçekten politika değiştireceğine, hükümetleri etkileyebileceğine, ülkenin geleceğini belirleyebileceğine inanıyor.
Bu durum, son yıllarda İsrail siyasetinde görülen parçalı parti yapısını daha da hareketlendirebilir.
Özellikle merkez partiler ile yeni siyasi oluşumların genç seçmenlerden beklenenden daha fazla destek alma ihtimali bulunuyor. Buna karşın güvenlik gündeminin yeniden sertleşmesi halinde sağ partilerin avantajını koruyabileceği de değerlendiriliyor.
İsrail siyasetinde kuşak değişimi mi geliyor?
İsrail seçimleri uzun yıllardır güvenlik, İran tehdidi ve Filistin meselesi etrafında şekilleniyordu.
Bu kez ise tablo biraz farklı.
İlk kez oy kullanacak yüz binlerce genç, savaşın gölgesinde büyüyen bir nesil olarak ekonomik istikrarı, devlet kurumlarının yeniden güçlendirilmesini ve siyasal sistemin işleyişini de sorguluyor.
Bu nedenle yaklaşan seçimler İsrail'de yeni bir siyasal kuşağın doğup doğmayacağını da test edecek. Genç seçmenlerin sandıkta göstereceği yönelim, koalisyon matematiğinden çok daha derin bir dönüşümün habercisi olabilir. Çünkü ilk kez oy kullanacak kuşak, İsrail siyasetinin gelecek on yılını şekillendirebilecek ağırlığa sahip görünüyor.
En Çok Okunan Haberler